Cezayir’de eski bakanın avukatı, bakanın tutukluluk süresinin ‘aşılmasını’ protesto etti

Cezayir’in eski Kültür Bakanı Halide Tumi (APS)
Cezayir’in eski Kültür Bakanı Halide Tumi (APS)
TT

Cezayir’de eski bakanın avukatı, bakanın tutukluluk süresinin ‘aşılmasını’ protesto etti

Cezayir’in eski Kültür Bakanı Halide Tumi (APS)
Cezayir’in eski Kültür Bakanı Halide Tumi (APS)

Yaklaşık iki yıldır tutuklu olan Cezayir’in eski Kültür Bakanı Halide Tumi’nin avukatı, tutuklunun yargılanacağı tarihe kadar serbest bırakılmasını öngören tüm şartları sağladıkları gerekçesiyle siyasi ve adli makamlara, eski bakan için yapılan geçici tahliye talebini onaylamaları çağrısında bulundu. Cezayirli yetkililer, eski Cumhurbaşkanı Abdulaziz Buteflika'nın 2019 yılında halkın baskısı sonucu istifa etmesinin ardından dönemin başbakanı ve eski başbakanın yanı sıra sekiz bakanı, birkaç askeri yetkiliyi ve çok sayıda işadamını yolsuzluk suçlamalarıyla hapse attılar.
Eski Kültür Bakanı Halide Tumi'nin avukatı Bucemaa Gaşir, Şarku'l Avsat'a yaptığı açıklamada, eski bakanın 22 aydır tutuklu olduğunu, ancak Cezayir Anayasası uyarınca tutukluluk süresinin sekiz ayı aşmaması gerektiğini, bu nedenle Tumi’nin tutukluluk süresinin hukuksuz bir şekilde sürdürüldüğünü söyledi. Uzun yıllar, Cezayir'de hükümetten bağımsız en önemli insan hakları örgütü olan Cezayir İnsan Haklarını Savunma Birliği’nin yöneticiliğini yapan avukat, “Müvekkilimde koronavirüs (Kovid-19) belirtileri olduğunu gördük. Hapishane idaresinden ve Adalet Bakanlığı’ndan test yapılmasını talep ettik, ama Allah'a şükür şüphelerimiz yersiz çıktı” dedi.
Cezayir Yüksek Mahkemesi (bakanları ve üst düzey yetkilileri takip eden yargı organı) soruşturma hakiminin, Kasım 2019'da müvekkili Tumi’yi yalnızca bir kez sorguladığını ve soruşturma süresince gözaltında tutulmasına karar verdiğini söyleyen Gaşir, “Müvekkilimin ilk sorgusunun üzerinden uzun zaman geçmiş ve kanunun öngördüğü şekilde bir daha sorguya alınmamıştır. Bu mantıksız. Duruşma öncesi tutukluluk süreci adeta mahkumiyete dönüştü. Başta Cumhurbaşkanlığı, Adalet Bakanlığı ve soruşturma hakimi olmak üzere tüm taraflarla temasa geçerek, suçlama listesinin gerçeklerle örtüşmemesinin yanı sıra yargılanmadan tutukluluk süresinin aşılmasına ilişkin rahatsızlığımızı kendilerine ilettik. Ancak deva bize cevap vermeyi reddediyor. Cezayir İnsan Haklarını Savunma Birliği de sessizliğini koruyor” ifadelerini kullandı. Tumi’nin avukatı,  Tumi için 6 kez geçici olarak salıverilmesi talebinde bulunduklarını ve tüm taleplerinin reddedildiğini belirtti.
Soruşturma hakiminin Maliye Bakanlığına bağlı Maliye Genel Müfettişliği tarafından yürütülen kamu fonlarının zimmete geçirilmesi vakalarına ilişkin tutanaklarını talep ettiğini ifade eden avukat, bu tutanaklarda Tumi veya herhangi bir yakını adına zimmete para geçirme, kişisel kazanç elde etme veya yurtdışına para transferi yapma gibi bir vakaya rastlanılmadığını vurguladı.
Cezayir yargısı, Tumi’yi (63) ‘2007'de Arap kültürünün başkenti Cezayir, 2009'da Afrika Sanat ve Kültür Festivali ve 2011'de İslam kültürünün başkenti Tilimsan’ olmak üzere üç büyük etkinliğe harcanan fonları zimmetine geçirdiği şüphesiyle tutukladı. Tumi’nin avukatına göre bu etkinlikler özel bir amaç taşıyor ve Cezayir'in yurt dışındaki imajını düzeltmek amacıyla gerçekleştiriliyorlardı. Bu yüzden de finansmanı, normal anlaşmaların ve projelerin usulüne göre yapılmıyordu. Avukat, yetkililerin de bunu bildiğini kaydetti. Ayrıca, bu etkinliklere harcama yapılması emrini veren tarafın Kültür Bakanlığı olmadığını ifade eden avukat, “Bakan bu harcamaları sadece siyaseten denetliyordu ve bunu yetkililer de biliyor” dedi.
Tumi muhalefet kanadındayken ‘kadınları demokrasi mücadelesinin bir simgesi’ olarak gören eski Cumhurbaşkanı Abdulaziz Buteflika'ya yakın olmasının bedelini Tumi’nin ailesinin ödediği söyleyen Gaşir, Buteflika’nın Tumi’yi yaklaşık 10 yıl boyunca bakanlık hizmetinde tuttuğunu belirtti. Aynı süre zarfında Şekib Halil’in de Enerji Bakanlığı görevini yürüttüğünü ve onun da Buteflika’ya yakın bir isim olması nedeniyle hakkında uluslararası tutuklama emri çıkarıldığını aktardı. Eski rejimin tutuklanan yetkililerinin avukatları, Buteflika'nın en azından tanık olarak mahkemeye çıkarılmasını talep ettilerse de hakimler bu talebi reddettiler. Birkaç bakan ve iş adamının avukatları da yargının temyiz prosedürlerine yanıt vermeyi ‘ertelemesini’ protesto ettiler.



Maliki Washington'a meydan okudu: Sonuna kadar devam edeceğim

ABD Özel Temsilcisi Barrack ve Irak Başbakanı Sudani (Irak Başbakanlık Ofisi)
ABD Özel Temsilcisi Barrack ve Irak Başbakanı Sudani (Irak Başbakanlık Ofisi)
TT

Maliki Washington'a meydan okudu: Sonuna kadar devam edeceğim

ABD Özel Temsilcisi Barrack ve Irak Başbakanı Sudani (Irak Başbakanlık Ofisi)
ABD Özel Temsilcisi Barrack ve Irak Başbakanı Sudani (Irak Başbakanlık Ofisi)

Irak’ta yeni bir hükümet kurmak için aday olan eski Başbakan Nuri el-Maliki, dün Bağdat'ta ABD Özel Temsilcisi Tom Barrack ile yaptığı görüşmeyle ilgili olarak, Washington'ın muhalefetine rağmen adaylıktan çekilmeyeceğini açıkladı.

Dün Fransız Haber Ajansı AFP'ye konuşan Maliki, “Geri çekilmeye niyetim yok, çünkü ait olduğum ülkeyi, onun egemenliğini ve iradesini saygı duyuyorum” ifadelerini kullandı.

Çoğunluğu İran'a yakınlığıyla bilinen Şii partilerden oluşan Koordinasyon Çerçevesi ittifakının kendisinin adaylığı üzerinde anlaşmaya vardığını belirten Maliki, “Dolayısıyla bu makama saygı duyduğum için geri çekilmeyeceğim. Birçok açıklamada geri çekilme olmayacağını söyledim. Sonuna kadar gideceğim” şeklinde konuştu.

Öte yandan ABD Özel Temsilcisi Tom Barrack, Bağdat'ta birkaç toplantı düzenledi ve geçici Başbakan Muhammed Şia es-Sudani ile görüştü. Görüşmenin ardından yaptığı açıklamada Barrack, “Başkan (Donald) Trump'ın bölgede barış planına uygun bir gelecek inşa etme hedeflerini tartıştım. Irak ve halkının istikrarını teşvik edecek politikalar benimseyen etkili bir liderliğin varlığı, ortak hedeflere ulaşmak için çok önemli” ifadelerini kullandı.


Çad, Sudan ile olan sınırlarını kapattığını duyurdu

Çad'ın doğusundaki Tine şehrinde, 250 km güneydeki Adré'ye giden bir ulaşım istasyonundaki yolcular - Kasım 2025 (Reuters)
Çad'ın doğusundaki Tine şehrinde, 250 km güneydeki Adré'ye giden bir ulaşım istasyonundaki yolcular - Kasım 2025 (Reuters)
TT

Çad, Sudan ile olan sınırlarını kapattığını duyurdu

Çad'ın doğusundaki Tine şehrinde, 250 km güneydeki Adré'ye giden bir ulaşım istasyonundaki yolcular - Kasım 2025 (Reuters)
Çad'ın doğusundaki Tine şehrinde, 250 km güneydeki Adré'ye giden bir ulaşım istasyonundaki yolcular - Kasım 2025 (Reuters)

Çad, Darfur bölgesinde ordu yanlısı “Ortak Güç”ün kontrolündeki Tine şehri çevresinde çatışmaların artması üzerine, çoğu insani yardımın geçtiği ünlü Adré geçişi de dahil olmak üzere Sudan ile sınırlarını kapattığını duyurdu ve topraklarına yönelik her türlü saldırıya karşılık vereceğini açıkladı.

Dün gerçekleşen sınır kapatma kararı, ülkenin batısındaki son ordu yanlısı kale olarak kabul edilen bu sınır bölgesini kontrol altına almak için Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) ve Müşterek Kuvvetler arasında şiddetli çatışmaların yaşandığı bir dönemde gerçekleşti.

Çad Enformasyon Bakanlığı yaptığı açıklamada, dünden (Pazartesi) itibaren ikinci bir duyuruya kadar sınır ötesi insan ve mal geçişlerinin kısıtlandığını bildirdi.

Bu sırada HDK, orduyla iş birliği yapan ve Sudan'da Cancavid güçleri olarak bilinen birlikleri yöneten Mahamid kabilesinin lideri Musa Hilal'in kontrolündeki Kuzey Darfur'daki Mustariha kasabasının kontrolünü ele geçirdi.


Libya sahilinde 7 kaçak göçmenin cesedi bulundu

Libya Kızılayı mensupları, Zaviye şehrindeki sahilden kimliği belirsiz bir ceset çıkarıyor (Libya Kızılayı, Facebook üzerinden)
Libya Kızılayı mensupları, Zaviye şehrindeki sahilden kimliği belirsiz bir ceset çıkarıyor (Libya Kızılayı, Facebook üzerinden)
TT

Libya sahilinde 7 kaçak göçmenin cesedi bulundu

Libya Kızılayı mensupları, Zaviye şehrindeki sahilden kimliği belirsiz bir ceset çıkarıyor (Libya Kızılayı, Facebook üzerinden)
Libya Kızılayı mensupları, Zaviye şehrindeki sahilden kimliği belirsiz bir ceset çıkarıyor (Libya Kızılayı, Facebook üzerinden)

Libya Kızılayı çalışanı dün AFP’ye verdiği demeçte, Libya'nın başkenti Trablus'un doğusundaki bir plajda Sahra altı ülkelerden gelen 7 kaçak göçmenin cesetlerinin bulunduğunu söyledi.

Kaynak, kurbanlardan üçünün çocuk olduğunu belirterek, birçok göçmenin hala kayıp olabileceğini belirtti. Libya Kızılayı, ölümlerin koşullarını açıklamadı.

Kurum yaptığı açıklamada şunları belirtti: “Libya Kızılayı - Al-Hums şubesinden gönüllüler, Kasr el-Akyar bölgesindeki plajdan, yasadışı göç etmeye çalışan göçmenlere ait yedi ceset çıkardı.”

Kıyı kasabası Kasr el-Akyar, Trablus'un yaklaşık 73 kilometre doğusunda yer almaktadır.

Libya, her yıl Avrupa'ya ulaşmaya çalışan binlerce göçmen için önemli bir geçiş ülkesidir ve sık sık göçmen ölümleri bildirilmektedir.

Şarku’l Avsat’ın Uluslararası Göç Örgütü verilerinden aktardığına göre, geçen yıl 2 bin 100'den fazla yasadışı göçmen Akdeniz'i geçerek Avrupa'ya ulaşmaya çalışırken öldü veya kayboldu.