Türkiye, 2020 Tokyo Olimpiyatları'nı 35. sırada tamamladı: 73 yıllık rekor kırıldı

Türk sporcular, 2020 Tokyo Olimpiyatları'nı 2'si altın, 2'si gümüş olmak üzere toplam 13 madalya ile tamamladı / Fotoğraf: @TMOK_Olimpiyat
Türk sporcular, 2020 Tokyo Olimpiyatları'nı 2'si altın, 2'si gümüş olmak üzere toplam 13 madalya ile tamamladı / Fotoğraf: @TMOK_Olimpiyat
TT

Türkiye, 2020 Tokyo Olimpiyatları'nı 35. sırada tamamladı: 73 yıllık rekor kırıldı

Türk sporcular, 2020 Tokyo Olimpiyatları'nı 2'si altın, 2'si gümüş olmak üzere toplam 13 madalya ile tamamladı / Fotoğraf: @TMOK_Olimpiyat
Türk sporcular, 2020 Tokyo Olimpiyatları'nı 2'si altın, 2'si gümüş olmak üzere toplam 13 madalya ile tamamladı / Fotoğraf: @TMOK_Olimpiyat

Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle bu yıla ertelenen 2020 Tokyo Olimpiyatları, dün akşam Japonya'da düzenlenen törenle perdeyi kapattı.
23 Temmuz'da başlayan organizasyonda, 50'den fazla ülkeden katılan 10 binden fazla sporcu madalya mücadelesi verdi.
Bu yıl 32. kez düzenlenen Yaz Olimpiyat Oyunları birçok tarihi ana sahne oldu. Türk sporcular da sergilediği performansla 73 yıllık rekoru kırmayı başardı.
Olimpiyatlarda Türkiye, 18 branşta toplam 108 sporcuyla temsil edildi. Türkiye, toplamda kazandığı 13 madalya ile 1948 Londra Olimpiyatları'ndaki 12 madalyalık rekoru kırmayı başararak tarihi bir sonuçla organizasyonu noktaladı.
Oyunlara Türkiye'den bisiklet, halter ve okçulukta 2'şer, badminton, eskrim, kürek ve modern pentatlonda ise 1'er sporcu katıldı. 
Ayrıca atletizmde 25, yüzmede 11, güreşte 9, yelkende 8, karatede 7, boks ve judoda 6, tekvando ile artistik jimnastikte 5, atıcılıkta 4 milli sporcu boy gösterdi.
Türkiye'yi olimpiyatlarda takım sporlarında temsil eden tek takım ise A Milli Kadın Voleybol Takımı oldu.

Okçuluk ve boksta altın, en fazla madalya karateden geldi
Türkiye, 32. yaz olimpiyatlarında 6 branşta madalya kazanmayı başardı.
Olimpiyatlarda bugüne kadar 5 farklı branşta madalya almayı başaran milli sporcular, bu kez 6 farklı branşta kürsüye çıktı.
Türkiye, 2020 Tokyo Olimpiyatları'ndan 2 altın, 2 gümüş ve 9 bronz madalya ile dönerek sayısal anlamda tarihteki en iyi derecesini elde etti.
Okçulukta Mete Gazoz, boksta ise Busenaz Sürmeneli ile altın madalya kazanan Türkiye, bu branşlarda bir ilke imza attı.

Türkiye, karatede Eray Şamdan, boksta ise Buse Naz Çakıroğlu ile gümüş madalya kazanarak yine bir ilke imza attı. Çakıroğlu ve Şamdan, Türkiye'nin olimpiyat tarihinde söz konusu branşlarda madalya kazanan ilk sporcuları olarak tarihe geçti.
Yasemin Adar, Taha Akgül ve Rıza Kayaalp güreşte bronz madalya kazandı. Adar, Türkiye adına olimpiyatlarda derece elde eden ilk kadın güreşçi oldu.
Türkiye, İbrahim Çolak, Ahmet Önder, Ferhat Arıcan, Adem Asil ile mücadele ettiği jimnastikte ise Arıcan ile bronz madalyaya uzandı.
Tokyo 2020'de Türkiye adına tekvando branşında mücadele eden Hatice Kübra İlgün ile Hakan Reçber bronz madalya ile yurda döndü.
Türkiye, 2020 Olimpiyatları'nda en çok madalyayı karate branşında kazandı.
Karatede Eray Şamdan gümüş madalya alan sporcu olarak tarihe geçerken, Ali Sofuoğlu, Merve Çoban ve Uğur Aktaş bronz madalya ile tarihe geçti.

Kürsüye çok yaklaşanlar, ilki başaranlar
2020 Tokyo Olimpiyatları'nda madalyaya çok yaklaşmasına rağmen mutlu sona ulaşamayan isimler de oldu.
Atletizmde sırıkla atlamada Ersu Şaşma, 5,65 metre atlayışıyla en iyi 12 sporcu arasına girse de kürsüye çıkamadı.
Üç adım atlamada Necati Er 17,13'lük atlayışıyla finale kalmayı başardı ancak madalya elde edemedi.
5. kez olimpiyatlara katılan milli çekiççi Eşref Apak da kürsüyü kıl payı kaçıran isimlerden.
Apak, müsabakalarda finale kalsa da kürsüye çıkamadı.
Atıcılıkta Ömer Akgün, Türkiye adına yarışlarda yer alan ilk sporcu oldu ve organizasyonu dördüncü sırada bitirdi.
Ciritte Eda Tuğsuz 62,31m derece yaptı ve bu alanda finale kalarak tarihi bir başarıya imza attı ancak sonunda madalya gelmedi.

Eskrimde flörede yarışan İrem Karamete, bu alanda yarışmalara katılan ilk sporcu olarak tarihe geçti.
A Milli Kadın Voleybol Takımı, Türkiye tarihinde olimpiyatlarda ilk kez çeyrek finale kalma başarısı gösterdi. Turnuvanın favorileri arasında yer alan "Filenin Sultanları" çeyrek finalde Güney Kore'ye yenilerek organizasyonu beşinci sırada tamamladı.
Yelkende Beste Kaynakçı ve Okyanus Arıkan ile 470 sınıfında ilk kotayı alan milli sporcular madalya kazanamadı. Erkeklerde ise 470 sınıfında Deniz Çınar ve Ateş Çınar, Finn sınıfında ise Alican Kaynar, bu alanda ilk kez finallere kalarak madalya mücadelesi verdi.
Yüzmede kadınlar 4X200 serbest bayrak takımı, Türkiye tarihinde ilk kez olimpiyat deneyimi yaşadı. 

Madalya alan sporcular ne kadar kazandı?
16 gün süren 32. olimpiyat oyunlarında kürsüye çıkan sporcular sadece madalya ile ödüllendirilirken, her ülke başarı elde eden sporcusunu maddi yönden de ödüllendiriyor.
Olimpiyatlarda sporcularına en yüksek ödülü Singapur, en az para ödülünü ise Avustralya veriyor.
Singapur yönetimi, altın madalya kazanan sporcularına yaklaşık 6 milyon 300 bin, gümüşe 3 milyon, bronz madalyaya işe yaklaşık 2 buçuk milyon lira ile ödüllendiriyor. Avustralya ise altına 130 bin, gümüşe 95 bin, bronza ise yaklaşık 60 bin lira dağıtıyor.
Türkiye ise olimpiyatlarda madalya kazanan sporcularını cumhuriyet altınıyla ödüllendiriyor.

Altın madalya kazanan Türk sporcular bin, gümüş madalya kazananlar 600 ve bronz madalya alanlar ise 300 cumhuriyet altını ile ödüllendiriliyor.
Buna göre 2020 Tokyo Olimpiyatları'ndan altın madalya ile dönen Mete Gazoz ve Busenaz Sürmeneli biner, gümüş madalya kazanan Eray Şamdan ve Buse Naz Çakıroğlu ise 600'er cumhuriyet altını ödülü kazandı.
Öte yandan bronz madalya kazanan Yasemin Adar, Taha Akgül, Rıza Kayaalp, Ferhat Arıcan, Hatice Kübra İlgün, Hakan Reçber, Ali Sofuoğlu, Merve Çoban ve Uğur Aktaş da 300'er cumhuriyet altını ile ödüllendirilecek.
Cumhuriyet altınının güncel değeri 3 bin 190 lira civarında işlem görüyor.

Olimpiyatın en başarılısı ABD oldu
2020 Tokyo Olimpiyatları sona ererken organizasyonun en başarılı ekipleri de belli oldu.
Amerika Birleşik Devletleri Olimpiyat Takımı, 39 altın, 41 gümüş ve 33 bronz madalya ile toplamda 113 kez kürsüye çıktı ve bu alanda zirvede yer aldı.
ABD'nin ardından 38 altın, 32 gümüş ve 18 bronz madalya kazanan Çin, toplam 88 kürsü ile ikinci oldu. Çin'in ardından 27'si altın, 14'ü gümüş ve 17'si bronz olmak üzere toplam 58 kez kürsüye çıkan ev sahibi Japonya geldi.
Türkiye ise 2 altın, 2 gümüş ve 9 bronz olmak üzere toplam 13 madalyasıyla 35. sırada yer aldı.

2020 Tokyo Olimpiyatları'nda ilk 10 sıralama şöyle:

Independent Türkçe



Motor sesleri geri dönüyor: Formula 1 yeniden Türkiye'de

Formula 1'in Türkiye'ye dönüşünü duyurma etkinliğinde Red Bull'ın F1 arabası Dolmabahçe Sarayı'nın önüne getirildi (Reuters)
Formula 1'in Türkiye'ye dönüşünü duyurma etkinliğinde Red Bull'ın F1 arabası Dolmabahçe Sarayı'nın önüne getirildi (Reuters)
TT

Motor sesleri geri dönüyor: Formula 1 yeniden Türkiye'de

Formula 1'in Türkiye'ye dönüşünü duyurma etkinliğinde Red Bull'ın F1 arabası Dolmabahçe Sarayı'nın önüne getirildi (Reuters)
Formula 1'in Türkiye'ye dönüşünü duyurma etkinliğinde Red Bull'ın F1 arabası Dolmabahçe Sarayı'nın önüne getirildi (Reuters)

Adrenalin'den herkese merhaba. Bu hafta Formula 1'in Türkiye'ye dönüşünü ve daha önce İstanbul Park'ta yapılan yarışları inceliyoruz.

Uzun süredir beklenen açıklama bugün resmiyet kazandı ve Türkiye Grand Prix'sinin 2027 itibarıyla 5 yıl boyunca Formula 1 takviminde yer alacağı duyuruldu.

Böylece İstanbul Park, 2005-2011'le 2020-2021 dönemlerinin ardından Formula 1'e 10. kez ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. 6 yıllık aranın ardından yarışseverlerin bekleyişi de sona ermiş olacak.

İstanbul'daki 5,3 kilometrelik pist, ilk kez 2005'te Formula 1 takvimine dahil edilmiş ve 2011 sezonuna kadar aralıksız olarak yarışlara ev sahipliği yapmıştı.

Daha sonra pandemi döneminde takvimde yaşanan değişiklikler nedeniyle Türkiye Grand Prix'si yeniden programa alınmıştı. Yarış, 2020'de seyircisiz olarak, 2021'de ise yarı kapasiteyle düzenlenmişti.

2027'de yapılacak etapla birlikte İstanbul Park, yeniden dünya motor sporlarının en önemli organizasyonlarından birine kapılarını açacak.

Türkiye Grand Prix'si en son 2020 ve 2021'de üst üste düzenlenmişti. 2020'de Mercedes pilotu Lewis Hamilton, İstanbul Park'ta kazandığı yarışla kariyerinin 7. dünya şampiyonluğunu ilan etmiş ve Michael Schumacher'in rekoruna ortak olmuştu. Pistteki son galibiyetse 2021'de yine Mercedes adına yarışan Valtteri Bottas'a ait.

Bugüne kadar İstanbul Park'ta toplam 9 yarış düzenlendi. Bu yarışların ilki 2005 yılında gerçekleştirildi ve McLaren-Mercedes pilotu Kimi Raikkonen, 1 saat 24 dakika 34.454 saniyelik derecesiyle Türkiye Grand Prix'sinin ilk galibi oldu.

Pistin en başarılı ismiyse Felipe Massa. Eski Ferrari pilotu, 2006, 2007 ve 2008'de üst üste üç kez damalı bayrağı ilk sırada görerek İstanbul Park tarihinin en çok kazanan pilotu unvanını elde etti.

Massa'nın 2006'daki zaferi aynı zamanda Formula 1 kariyerindeki ilk yarış galibiyetiydi. Brezilyalı pilot, sonraki iki sezonda da birinciliğini koruyarak İstanbul'daki üstünlüğünü sürdürdü.

2009'da Brawn GP adına yarışan Jenson Button, 1.26.24.848'lik derecesiyle zafere ulaştı. 2010'da Lewis Hamilton, McLaren-Mercedes'le 1.28.47.620'lik zamanıyla birinciliği elde etti.

2011'de ise Red Bull-Renault pilotu Sebastian Vettel, 1.30.17.558'lik derecesiyle İstanbul Park'taki yarışı kazandı. Vettel, aynı sezon dünya şampiyonluğuna da ulaşmıştı.

Bugün gerçekleştirilen tanıtım etkinliğinin ardından Formula 1 CEO'su Stefano Domenicali, İstanbul'un Formula 1 için taşıdığı öneme dikkat çekti.

Domenicali, 2027'den itibaren İstanbul'un atmosferine yeniden dönecek olmaktan büyük mutluluk duyduklarını belirterek, taraftarları Formula 1'in en heyecan verici ve en zorlu pistlerinden birinde yeniden buluşturacaklarını ifade etti.

İstanbul'un Avrupa'yla Asya arasında kültürel bir köprü olduğunu vurgulayan Domenicali, şehrin tarih ve geleneği modern spor, iş dünyası ve eğlence yaklaşımıyla birleştirdiğini söyledi.

FIA Başkanı Mohammed Ben Sulayem de Türkiye'nin dönüşünü Formula 1'in küresel büyümesinin önemli bir göstergesi olarak değerlendirdi.

Sulayem, Türkiye Grand Prix'sinin yeniden FIA Formula 1 Dünya Şampiyonası takvimine dahil edilmesinden memnuniyet duyduklarını belirterek, İstanbul Park'ın Formula 1 tarihinde özel bir yere sahip olduğunu ifade etti.

Bu geri dönüşün şampiyonayı dinamik pazarlarda genişletme kararlılığını yansıttığını vurgulayan Sulayem, bu iş birliğinin yalnızca Formula 1'in Türkiye'deki uzun vadeli geleceğini güvence altına almakla kalmayıp motor sporlarının gelişimini ve sürdürülebilir büyümesini de desteklediğini kaydetti.

sdvdfv
Red Bull pilotu Yuki Tsunoda'nın kullandığı F1 aracı, Galataport'tan hareketle, Karaköy güzergahını takip ederek Dolmabahçe'ye geldi (Reuters)

İstanbul Park'taki 9 yarış sonunda toplam 12 farklı pilot podyuma çıkma başarısı gösterdi. Felipe Massa, Kimi Raikkonen, Fernando Alonso, Juan Pablo Montoya, Michael Schumacher, Lewis Hamilton, Jenson Button, Mark Webber, Sebastian Vettel, Valtteri Bottas, Max Verstappen ve Sergio Perez, Türkiye Grand Prix'sinde ilk üç içerisinde yer alan isimler oldu.

Pistin dikkat çekici istatistiklerinden biri de en hızlı tur derecesi. Bu alandaki rekor, 2005 yarışının 39. turunda 1.24.770'lik derece elde eden Juan Pablo Montoya'ya ait. Kolombiyalı pilot, McLaren-Mercedes adına yarıştığı dönemde kaydettiği bu zamanla İstanbul Park'ın en hızlı tur sahibi konumunda bulunuyor.

2027'de yeniden takvime dönmesiyle birlikte Türkiye Grand Prix'si, geçmişte oluşan sportif mirası yeni yarışlarla genişletmeye hazırlanıyor. İstanbul Park, Formula 1 tarihindeki yerini yeniden güçlendirirken, Türkiye de dünya motor sporlarının önemli duraklarından biri olarak takvimdeki konumunu tekrar kazanmış olacak.

Kaynaklar: Formula 1, BBC, Motorsport


İspanya’da Lamine Yamal şoku: Dünya Kupası’na yetişecek mi?

İspanya’da Lamine Yamal şoku: Dünya Kupası’na yetişecek mi?
TT

İspanya’da Lamine Yamal şoku: Dünya Kupası’na yetişecek mi?

İspanya’da Lamine Yamal şoku: Dünya Kupası’na yetişecek mi?

La Liga’da FC Barcelona’nın Celta Vigo karşısında aldığı 1-0’lık galibiyete, Lamine Yamal’ın sakatlığı gölge düşürdü. Genç oyuncunun durumu, İspanyol medyasında günün en çok konuşulan başlıklarından biri haline geldi.

İspanyol basını, sakatlığın detayları ve olası sonuçlarına geniş yer ayırırken, sezonun geri kalan maçları ve İspanya Milli Takımı’nın Dünya Kupası’nda oynayacağı karşılaşmalara yetişip yetişmeyeceği belirsizliğini koruyor.

Mundo Deportivo, Lamine Yamal’ın kazandırdığı penaltıdan attığı golün ardından maça devam edemediğini yazdı. Haberde, oyuncunun golü kutlamak yerine acı hissederek kendini yere bıraktığı ve değişiklik istediği belirtildi. Sağlık ekibinin müdahalesinin ardından oyuna devam edemeyeceğinin anlaşılması, hem kulüp hem de millî takım cephesinde alarma yol açtı.

AS gazetesi ise “Tam alarm! Lamine arka adale sakatlığı nedeniyle oyundan çıktı” başlığını kullandı. Haberde, oyuncunun penaltıyı kullandıktan hemen sonra elini kaldırarak sağlık görevlilerini çağırdığı ve sol bacağının arka kısmını tuttuğu aktarıldı. Kulüp doktoru Ricard Pruna’nın doğrudan oyuncu değişikliği talebinde bulunduğu ifade edildi.

Şarku'l Avsat'ın AS gazetesinden aktardığı habere göre sakatlığın zamanlamasının da kritik olduğuna dikkat çekti. 2026 FIFA Dünya Kupası’na yaklaşık 50 gün kala yaşanan bu durumun, oyuncunun turnuvaya yetişip yetişemeyeceği konusunda soru işaretleri doğurduğu belirtildi. İlk değerlendirmelere göre hafif bir kas yırtığı ihtimali bulunurken, bu tür bir sakatlığın 2 ila 3 hafta sahalardan uzak kalmaya yol açabileceği ifade edildi.

Ayrıca João Cancelo’nun da aynı maçta sağ bacağındaki kuadriseps kasından sakatlanarak oyundan çıktığı ve yerine Alejandro Balde’nin girdiği, her iki oyuncunun da durumunun yapılacak tetkiklerle netleşeceği aktarıldı.

Marca gazetesi, Barcelona’nın şampiyonluğa yaklaşmasına rağmen Yamal’ın yokluğunun hücum hattında ciddi bir eksiklik yaratabileceğini yazdı. Cadena SER ise ilk bulguların arka adalede yırtık ihtimaline işaret ettiğini ve oyuncunun birkaç hafta sahalardan uzak kalabileceğini duyurdu.

Sport gazetesi de sakatlığın galibiyetin önüne geçtiğini vurgulayarak, bunun hem Barcelona hem de millî takım için kritik bir kayıp olabileceğini belirtti.

Bu gelişmeler ışığında, Lamine Yamal’ın 2026 FIFA Dünya Kupası’nda Suudi Arabistan Millî Futbol Takımı’na karşı 21 Haziran’da oynanacak ilk maçta forma giyip giyemeyeceği belirsizliğini koruyor. Atlanta’daki Mercedes-Benz Stadium’da oynanacak karşılaşma öncesinde, oyuncunun durumuna ilişkin nihai kararın sağlık raporlarının ardından verilmesi bekleniyor.


Milyar dolarlık Dammam projesi, Spor Yatırım Forumu’nun ilk meyvesi

Suudi Arabistan Olimpiyat Komitesi Başkan Yardımcısı Prens Fahd bin Celvi, gelecekteki spor projelerinin maketlerini inceliyor. (Fotoğraf: Beşir Salih)
Suudi Arabistan Olimpiyat Komitesi Başkan Yardımcısı Prens Fahd bin Celvi, gelecekteki spor projelerinin maketlerini inceliyor. (Fotoğraf: Beşir Salih)
TT

Milyar dolarlık Dammam projesi, Spor Yatırım Forumu’nun ilk meyvesi

Suudi Arabistan Olimpiyat Komitesi Başkan Yardımcısı Prens Fahd bin Celvi, gelecekteki spor projelerinin maketlerini inceliyor. (Fotoğraf: Beşir Salih)
Suudi Arabistan Olimpiyat Komitesi Başkan Yardımcısı Prens Fahd bin Celvi, gelecekteki spor projelerinin maketlerini inceliyor. (Fotoğraf: Beşir Salih)

Riyad’da düzenlenen Spor Yatırım Forumu ilk gününde, Suudi Arabistan’ın doğusundaki Dammam şehrinin spor altyapısını değiştirebilecek nitelikte tarihi bir gelişmeyi duyurdu. Açıklamada, Dammam Spor Şehri projesinin geliştirilmesine yönelik yaklaşık 1 milyar Suudi riyali değerinde bir yatırım fırsatının başlatıldığı bildirildi. Projenin 2026 yılında hayata geçirilmesi ve spor altyapısının güçlendirilerek nitelikli uluslararası ortaklıklara alan açması hedefleniyor.

Söz konusu adımın, spor sektörünün ekonomik büyümenin önemli itici güçlerinden biri haline geldiğini gösterdiği; uluslararası ortaklıklar ve yatırım fırsatlarıyla Suudi Arabistan’daki spor ekosisteminin olgunlaşmasını ve çeşitlenmesini yansıttığı ifade edildi.

‘Sporun Gençleri Güçlendirmesi’ başlıklı oturumda konuşan Muhammed bin Selman Vakfı (Misk) CEO'su Bedr el-Bedr, sporun gençleri güçlendirmeye yönelik bütüncül bir sistemin temel parçalarından biri olarak görüldüğünü belirtti.

El-Bedr, “Sporu yalnızca yan bir faaliyet ya da eğlence unsuru olarak görmüyoruz; onu toplumda sağlık ve yaşam kalitesiyle doğrudan bağlantılı daha geniş bir sistemin parçası olarak değerlendiriyoruz” ifadesini kullandı.

vfevfev
Spor Yatırım Forumu’nun ilk gününde gerçekleştirilen zengin içeriğe sahip söyleşi oturumlarından (Fotoğraf: Beşir Salih)

Misk Vakfı yetkilileri, genç yeteneklerin gelişim sürecini erken yaşlardan itibaren yapılandırmak için çeşitli kurumlarla iş birliği içinde programlar yürüttüklerini açıkladı. 7 ile 17 yaş arasındaki çocukları hedefleyen bu programların, Riyad’daki okullarda futbol ve yüzme gibi branşlarda profesyonel gelişim yolları oluşturmayı amaçladığı belirtildi.

Açıklamada, Riyad Okulları Futbol Akademisi’nin, ilerleyen dönemde Suudi Arabistan milli takımını 2034 Dünya Kupası’nda temsil edebilecek oyuncular yetiştirmeyi hedeflediği ifade edildi.

Suudi Arabistan E-Spor Federasyonu Başkanı Prens Faysal bin Bender bin Sultan Al Suud, katıldığı oturumda, sporun artık geçmişte olduğu gibi yalnızca bir hobi olmadığını, özel sektörün artan desteğini gerektiren bir yatırım alanına dönüştüğünü söyledi.

Faysal bin Bender, “Geçmişte spor sadece hobi olarak görülüyordu, ancak bugün nitelikli spor yatırımları için özel sektör desteğine büyük ihtiyaç var” dedi. Faysal bin Bender, e-sporlar alanında federasyon bünyesinde 1,2 milyon profesyonel oyuncu bulunduğunu belirterek, yerelden küresel rekabete geçiş için özel sektör yatırımlarının kritik olduğunu vurguladı.

Suudi Arabistan Deniz Sporları ve Dalış Federasyonu Başkanı Sultan bin Fahd bin Selman Al Suud da özel sektörün rolüne dikkat çekerek, “Onların desteği olmadan spor yatırımlarında büyüme ve gelişme sağlanamaz” ifadesini kullandı.

Fahd bin Selman ayrıca, Suudi vatandaşları için dalış lisansı sayısının engellerin kaldırılması ve teşviklerle birlikte 50 bine ulaştığını kaydetti.

grbgrt
İlk günkü oturumlara spor federasyonlarının başkanları, yöneticiler ve uzmanlar katıldı. (Fotoğraf: Beşir Salih)

Suudi Arabistan Masa Tenisi Federasyonu Başkanı Muhammed bin Abdurrahman bin Nasır Al Suud, spor yatırımlarının kayda değer bir ilerleme sağladığını belirterek, “Bugün 6 bin profesyonel masa tenisi sporcumuz var. Hedeflerimize yüzde 150 oranında ulaştık. Bu da yatırımın branşın gelişimine etkisini açıkça gösteriyor” dedi.

Spor yatırımlarına odaklanan SURJ Sports Investment CEO’su Danny Townsend, katıldığı ‘Yapay Zekâ ve Spor Yatırımı’ oturumunda Suudi Arabistan’daki fırsatların olağanüstü olduğunu söyledi. Townsend, mevcut yönetişim çerçevesinin benzersiz olduğunu belirterek, spor ve eğlence sektörlerinde dijital dönüşüm sürecinin henüz başlangıç aşamasında olduğunu ifade etti.

Tatimmah Capital şirketinin Yönetim Kurulu Başkanı Ehab Hassoubah, ‘Sporun Geleceğinin Finansmanı ve Yatırım Fonları’ başlıklı oturumda yaptığı konuşmada, spor sektörünü desteklemede gelir kaynaklarının çeşitlendirilmesinin kritik bir rol oynadığını söyledi.

Hassoubah, “Gelirlerin çeşitlendirilmesi, belirlenen stratejilerin uygulanmasına katkı sağlar ve sürdürülebilirliği garanti altına alır” ifadesini kullandı.

R Sports CEO’su Rafi el-Gamidi ise spor sektörünün önemli bir yatırım fırsatı sunduğunu belirtti. El-Gamidi, “Fonlar mevcut, ancak asıl zorluk fikirleri sistemli bir şekilde yapılandırmak. Bu başarıldığında sürdürülebilirliğe ulaşmak mümkün” dedi.

El-Gamidi ayrıca, birçok yatırım fırsatının hâlâ hazır uygulama modellerinden yoksun olduğunu, ancak Suudi Arabistan’ın 2030 yılına kadar spor inovasyonunda küresel düzeyde rekabet edebileceğine inandığını ifade etti.

Aramco Stadyum Şirketi CEO’su Matthew Kittle, ‘Spor: Turizm ve Yatırımın Bileti’ başlıklı oturumda, Suudi Arabistan’daki ilgili kurumlar arasındaki güçlü ilişki ağının spor ve turizm projelerini destekleyen temel bir unsur olduğunu söyledi.

Kittle, hükümet kurumları ve turizm otoritesiyle güçlü bağlara sahip olduklarını, ayrıca doğu bölgesinde altyapı ve kültür alanlarında önemli profesyonel ortaklıklar yürüttüklerini belirtti. Bu yapının Suudi Arabistan’ın turizm vizyonuyla uyumlu olduğunu ve ilişkilerin kurulmasını kolaylaştırdığını ifade etti. Ayrıca ekip içindeki deneyimin bu ilişkilerin hızla gelişmesine katkı sağladığını ve başarının en önemli unsurunun etkili iletişim olduğunu vurguladı.