Suriye rejimi, müzakereciler üzerinde baskı oluşturmak için Dera’daki ablukayı sıkılaştırmakla suçlanıyor

Suveyda’da yerel gruplar arasındaki gerilimi azaltma çabaları sürüyor

Dera'ya ulaşan bir yardım konvoyunun fotoğrafı (Ahbar Dera)
Dera'ya ulaşan bir yardım konvoyunun fotoğrafı (Ahbar Dera)
TT

Suriye rejimi, müzakereciler üzerinde baskı oluşturmak için Dera’daki ablukayı sıkılaştırmakla suçlanıyor

Dera'ya ulaşan bir yardım konvoyunun fotoğrafı (Ahbar Dera)
Dera'ya ulaşan bir yardım konvoyunun fotoğrafı (Ahbar Dera)

4. Zırhlı Tümeni güçlerinin, Dera el-Beled, Sed Yolu ve Dera Kampı mahallelerine uyguladığı abluka 48 gündür devam ediyor. Şuan 4 binden fazla ailenin yaşadığı bu bölgelerde tüm su kaynakları tamamen kesilmiş durumda. Muhaliflere göre merkezi müzakere komitelerine ve bölge sakinlerine taviz vermeleri ve 4. Zırhlı Tümeni tarafından öne sürülen şartları kabul etmeleri için baskı yapmak amacıyla uygulanan abluka sonucu gıda ürünleri, tıbbi malzemeler, bebek maması ve un stokları neredeyse tamamen tükendi.
Dera'daki yerel kaynaklar, Dera el-Beled ve çevresindeki bölgelerin halen bombalandığını ve roketlerle hedef alındığını söylediler. 4. Zırhlı Tümeni güçlerinin Salı gecesi el-Menşiye semtinde el-Kaziye Askeri Noktası’na baskınlar düzenlediği ve bombardımanlar gerçekleştirdiğini ifade eden kaynaklar, Dera’nın doğusundaki Sed Yolu mahallesinde de çatışmalar yaşandığını aktardılar. Dera el-Beled’den gelen Mustafa el-Kassem Grubu’ndan Askeri Güvenlik Teşkilatı'nın yerel üyelerinin bazılarının, el-Menşiye semtindeki el-Kaziye Askeri Noktası’na sızmaya çalıştıkları sırada yaralandıklarını bazılarının ise öldüğü bildirildi.
Horan Free’nin (Teccemmu Ahrar Havran) aktardığı bilgilere göre Dera'nın merkez bölgesi kırsalındaki Şeyh Miskin beldesindeki bir askeri kontrol noktasına düzenlenen saldırıda rejim güçlerinden yaralananlar olurken bölgede güvenlik alarmı verildi. Şarku'l Avsat'a konuşan Dera el-Beled’deki  Merkezi Müzakere Komitesi'nden bir kaynak, merkezi müzakere komiteleri, aktivistler, siyasi ve sivil güçler, bölgenin kötüleşen askeri ve insani koşullarını görüşmek üzere Pazartesi günü Birleşmiş Milletler (BM) Suriye Özel Temsilcisi Geir Pedersen ile bir araya geldiğini söyledi. Kaynağın aktardığı bilgilere göre Pedersen görüşmede, mevcut tabloyu BM Genel Sekreteri'ne mutlaka aktaracağını ve ekibinin Şam ile iletişim kurmakla görevlendirileceğini belirtti. Pedersen aynı ekibin, gerçekleri öğrenmek amacıyla Dera el-Beled’i ziyaret edeceğini de ekledi.
Kaynaklar ayrıca Rus tarafıyla yapılan görüşmelerin, ‘Esedullah’ adıyla bilinen ve Temmuz 2018'de Rusya aracılığıyla Esed rejimi ile muhaliflerin arasında anlaşmaya varılan bölgelerin yönetiminden sorumlu Rus generalin, Deralıları geçtiğimiz günlerde, muhalif grupların Suriye rejimine bağlı Güvenlik Komitesi’nin taleplerini reddetmeleri halinde bölgeye İranlıları getirmekle tehdit etmesinin ardından görevinden alınması nedeniyle ertelendiğini kaydettiler. Esedullah, geçtiğimiz Temmuz ayı sonlarında da Dera el-Beled ve çevresinde başlayan gerginliğin öncesinde müzakere sürecinde, birkaç kez Rus savaş uçaklarını kullanmakla tehdit etmişti. Esedullah’ın, her zaman Suriye rejim güçlerinin, özellikle de 4. Zırhlı Tümeni güçlerinin istekleri doğrultusunda hareket ettiğini söyleyen bir kaynak, bu tutumun Dera'daki durumun alevlenmesi ve daha da ağırlaşmasının nedenlerinden biri ve Rus tarafının Dera'nın 2018 yılı anlaşmasına tabi olan bölgelerinde oynadığı tek rol olduğunu belirtti.
Rus tarafıyla son toplantının Hmeymim Hava Üssü’ndeki Tarafları Uzlaştırma Merkezi’nden Rus generallerin, Havran’ın önde gelenlerinin ve merkezi müzakere komitelerinin katılımıyla 6 Ağustos’ta yapıldığını aktaran kaynak, Rus general Esadullah meselesi de dahil olmak üzere bölgedeki tüm sorunların ve öne çıkan meselelerin gündeme getirildiğini belirtti. Kaynak, görüşmede Rus tarafının ateşkes için derhal çalışmaya koyulacağına ve Dera el-Beled, Sed Yolu ve Dera Kampı mahallelerindeki kuşatmanın kaldırılması yönünde sözler verdiğini ifade etti.
Öte yandan Dera'daki Uzlaşı Merkezi (Deralı Merkezi Komite), 4. Zırhlı Tümeni’nin, askeri operasyonların sona erdirmek ve bölgeden geri çekilmek zorunda kalacağı bir anlaşmaya varılması korkusuyla Dera’da herhangi bir ilerleme kaydetmek ve bir takım kazanımlar elde etmek için devam eden girişimlerinin ortasında, Rus tarafı ve Suriye'nin güneyindeki anlaşma bölgelerini yönetmek üzere yeni görevlendirilen general ile yaptığı toplantıdan duyduğu memnuniyeti ifade etti.
Bu arada ‘Dera'ya Özgürlük Kampanyası’nın aktivistleri, geniş kapsamda Suriye halkını ve özelde Havran halkını 12 Ağusto Çarşamba ve 13 Ağustos Perşembe günleri, ‘Hamza el-Hatib Yürüyüşü’ adı altında ‘2011 yılında Dera el-Beled ablukasını kırmak için ellerinde zeytin dalıyla yürüyen Havranlıların yanında yürürken Suriye rejim güçleri tarafından işkence görerek şehit olan bu çocuğun aradığı asil değerlere olan inançla’ düzenlenen onur yürüyüşüne katılmaya çağırdılar.
Dera’dan yerel haberleri aktaran ‘Annabaa’ haber sitesi, rejime bağlı 4. Zırhlı Tümeni unsurları ve yabancı milislerin, Dera'nın güney ve güneydoğudaki bölge sakinlerini çiftliklerinden kovduktan sonra onlarca eve el koyduklarını, evlerin, rejimin keskin nişancılarının konuşlandığı askeri noktalar haline geldiğini ve insanların hiçbir eşyasını almalarına izin verilmediğini aktardı. Sitenin haberine göre rejim güçleri zaman zaman Dera el-Beled’i, çevresindeki 4. Zırhlı Tümeni gruplarının ve Arap Milliyetçi Muhafızlar milislerinin konuşlandığı çiftliklerden ve eski gümrük noktalarından gelen ağır makineli tüfekler ve tank mermileriyle hedef alıyor.
Rus subaylarından oluşan heyet ile Dera'nın ileri gelenleri arasında, gerginliğin sona erdirilmesi için yapılan görüşmelerde askeri operasyonların sona ermesinin gerektiği söylenmesine rağmen, Dera’nın çeşitli mahalleleri tank ve havan toplarıyla hedef alınmaya ve Dera el-Beled, Sed Yolu ve Dera Kampı mahallerine uygulanan abluka devam ediyor.
Diğer yandan 'Suveyda 24' adlı haber sitesinin genel yayın yönetmeni olan aktivist Reyyan Maruf, nüfusunun çoğunluğunu Dürzilerin oluşturduğu Suriye'nin güneyindeki Suveyda ilinde Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Suveyda’nın güneyindeki er-Raha beldesi sakinlerinin Pazartesi günü, Suriye rejimine bağlı Ulusal Savunma Güçleri (USG) ve Hizbu’l-Liva grubunun beldeyi terk etmelerini talep ettiklerini söyledi.
Er-Raha sakinleri, Şam'da Birinci Kolordu Komutanı Tümgeneral Müfid Hassan ve rejime bağlı Güvenlik Komitesi ile yaptıkları görüşmenin ardından bu talepte bulundular. Er-Raha’da konuşlu Samir el-Hekim liderliğindeki Hizbu’l-Liva grubu, geri çekilme niyetlerine ilişkin haberlere rağmen beldede konuşlanmaya devam ediyor.
Suveyda'da yeni kurulan Hizbu’l-Liva grubunu destekleyen isimler, Şam'daki Güvenlik Komitesi’nin, Hizbu’l-Liva grubunu Salı günü saat 6.00'dan önce burayı boşaltmaması halinde er-Raha’daki karargahını havaya uçurma tehdidinde bulunduğunu iddia ettiler. Bazı taraflar,  Hizbu’l-Liva’nın varlığının bölgedeki uyuşturucu kaçakçılığının yolunu kestiği ve silahlı milisler arasında bir çatışma olmadığı göz önüne alındığında gelişmelerin, sesini duyurmak isteyenlerle bu sesi sonsuza dek bastırmak isteyenler arasındaki bir savaş olarak nitelediler.
Sosyal medya kullanıcıları, Suveyda bölgesinin havadan bombalanması tehdidini ‘kabul edilemez ve devletin en yüksek makamlarına ulaşması gereken bir durum’ şeklinde yorumladılar.



Selam’dan Guterres’e: UNIFIL misyonunun sona ermesinin ardından Lübnan’ın uluslararası bir güce ihtiyacı var

Lübnan’ın güneyindeki el-Mansuri kasabasında bulunan UNIFIL güçleri (Reuters)
Lübnan’ın güneyindeki el-Mansuri kasabasında bulunan UNIFIL güçleri (Reuters)
TT

Selam’dan Guterres’e: UNIFIL misyonunun sona ermesinin ardından Lübnan’ın uluslararası bir güce ihtiyacı var

Lübnan’ın güneyindeki el-Mansuri kasabasında bulunan UNIFIL güçleri (Reuters)
Lübnan’ın güneyindeki el-Mansuri kasabasında bulunan UNIFIL güçleri (Reuters)

Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam dün Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres ile yaptığı görüşmede, Birleşmiş Milletler Lübnan Geçici Görev Gücü’nün (UNIFIL) görev süresinin sona ermesinin ardından ülkenin güneyinde BM himayesinde uluslararası bir gücün varlığının sürdürülmesi gerektiğini söyledi.

New York’ta BM Genel Kurulu çalışmalarının başlamasından bir gün önce gerçekleşen görüşmede Selam, ‘UNIFIL sonrası dönemde güneyde BM çatısı altında uluslararası varlığın sürdürülmesinin önemine’ vurgu yaptı. Selam, ‘izleme, raporlama ve iletişim görevlerinin sürdürülmesini güvence altına alması, istikrarın korunmasına katkı sağlaması ve Lübnan devletinin ülkenin tamamında otoritesini tesis etme sürecini desteklemesi’ gerektiğini belirtti.

1978’den bu yana Lübnan’ın güneyinde görev yapan UNIFIL bünyesinde 46 ülkeden yaklaşık 7 bin 500 personel bulunuyor. Ancak BM Güvenlik Konseyi, geçen yıl ağustos ayında ABD’nin baskısıyla UNIFIL’in görev süresinin 31 Aralık 2026’da sona erdirilmesine karar vermişti.

UNIFIL misyonunun sona ermesinin yaklaşması, İsrail’in Lübnan’ın güneyindeki geniş bölgelerde işgalini sürdürdüğü bir döneme denk geliyor.

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn geçen hafta AFP’ye verdiği röportajda, ülkesinin Güney Lübnan’da görev yapan UNIFIL’in yerine geçecek herhangi bir güce açık olduğunu belirtmiş ve UNIFIL’in çekilmesinin ardından herhangi bir ‘boşluk’ oluşmaması gerektiğini vurgulamıştı. Avn, “En önemli husus bir boşluk oluşmaması. Hangi ad altında olursa olsun gelecek herhangi bir gücün yasal bir çerçeveye sahip olması gerekir. Bu yasal çerçevenin temel ilkesi devletin egemenliğidir” demişti. Avn ayrıca, Güney Lübnan’da bir gücün bulunmasının amacının ‘devletin yerini almak değil, orduya yardım etmek ve devleti güçlendirmek’ olduğunu ifade etmişti.

Avn, bu konuyu geçen hafta Paris’te Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Ürdün Kralı 2. Abdullah ile gerçekleştirdiği toplantıda da ele aldı. Fransa ve İtalya daha önce BM’nin Lübnan’daki barış gücünün yerine geçecek çok uluslu bir güç oluşturulmasını istediklerini açıklamıştı.

Guterres de UNIFIL’in görev süresinin sona ermesinin ve güçlerin ülkeden ayrılmasının ardından Lübnan’ın barış gücüne ihtiyaç duymaya devam edeceğini belirtmişti. Öte yandan Selam, BM Genel Sekreteri’ne yaklaşık 329 bin kişinin halen yerinden edilmiş durumda olduğunu bildirerek insani müdahale için finansman sağlama çabalarının sürdürülmesinin ve BM kuruluşlarının yerinden edilenlere yardım etmesine destek verilmesinin önemini vurguladı.


Guterres: Lübnan’ın UNIFIL görevinin sona ermesinin ardından uluslararası bir güce ihtiyacı var

Lübnan’ın güneyindeki Mansuri kasabasında UNIFIL güçleri (Reuters)
Lübnan’ın güneyindeki Mansuri kasabasında UNIFIL güçleri (Reuters)
TT

Guterres: Lübnan’ın UNIFIL görevinin sona ermesinin ardından uluslararası bir güce ihtiyacı var

Lübnan’ın güneyindeki Mansuri kasabasında UNIFIL güçleri (Reuters)
Lübnan’ın güneyindeki Mansuri kasabasında UNIFIL güçleri (Reuters)

Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, dün Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres ile görüşmesinde, Birleşmiş Milletler Lübnan Geçici Barış Gücü’nün (UNIFIL) görev süresinin sona ermesinin ardından ülkenin güneyinde BM himayesinde bir uluslararası gücün varlığını sürdürmesinin gerekli olduğunu söyledi.

New York’ta BM Genel Kurulu çalışmalarının başlamasından bir gün önce gerçekleşen görüşmede Selam, “UNIFIL sonrası dönemde güneyde BM çatısı altında uluslararası bir varlığın devam etmesinin önemini” vurguladı. Selam’ın ofisinden yapılan açıklamaya göre bu varlık, “gözlem, raporlama ve iletişim görevlerinin sürdürülmesini güvence altına almalı, istikrarın korunmasına katkı sağlamalı ve Lübnan devletinin bütün toprakları üzerindeki otoritesini tesis etme sürecini desteklemeli.”

1978’den bu yana Lübnan’ın güneyinde konuşlu bulunan UNIFIL, 46 ülkeden yaklaşık 7 bin 500 personelden oluşuyor. Ancak BM Güvenlik Konseyi, ABD’nin baskısıyla geçen yıl ağustos ayında UNIFIL’in görev süresinin 31 Aralık 2026’da sona erdirilmesine karar verdi.

UNIFIL misyonunun sona ermesine yaklaşılması, İsrail’in Lübnan’ın güneyindeki geniş bölgelerde işgalini sürdürdüğü bir dönemde gerçekleşiyor.

Şarku’l Avsat'ın AFP’den aktardığına göre Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn  geçen hafta ajansa verdiği röportajda, güney Lübnan’da görev yapan BM Geçici Gücü’nün yerini alacak herhangi bir güce açık olduklarını belirtti ve UNIFIL’in çekilmesinin ardından herhangi bir “boşluk” oluşmaması gerektiğini vurguladı. Avn, “En önemli husus bir boşluk oluşmamasıdır. Hangi ad altında gelirse gelsin, herhangi bir güç için hukuki çerçeve oluşturulmalıdır. Bu hukuki çerçevenin temel ilkesi devletin egemenliğidir” ifadelerini kullandı. Avn ayrıca güney Lübnan’da bulunacak bir gücün amacının “orduyu desteklemek ve devleti güçlendirmek, devletin yerini almak olmaması gerektiğini” kaydetti.

Avn, bu konuyu geçen hafta Paris’te Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Ürdün Kralı II. Abdullah ile gerçekleştirdiği görüşmede de ele aldı. Fransa ve İtalya daha önce, Lübnan’daki BM barış gücünün yerini alacak çok uluslu bir güç oluşturmak istediklerini açıklamıştı.

Guterres de UNIFIL’in görev süresinin sona ermesi ve güçlerin ülkeden ayrılmasının ardından Lübnan’ın bir barış gücüne ihtiyaç duymaya devam edeceğini belirtmişti.

Öte yandan Selam, BM Genel Sekreteri’ne yaklaşık 329 bin kişinin hâlâ yerinden edilmiş durumda olduğunu bildirdi. Selam, insani yardım çalışmalarına yönelik finansmanın seferber edilmeye devam etmesinin ve BM kuruluşlarının yerinden edilmiş kişilere yardım sağlamasının önemini vurguladı.


Irak Kürdistanı, Peşmerge güçlerinin birleştirildiğini açıkladı

Kürdistan Bölgesi Başkanı Neçirvan Barzani, Peşmerge güçlerinin birleştirilmesi töreninde konuşurken (Bölge Başkanlığı)
Kürdistan Bölgesi Başkanı Neçirvan Barzani, Peşmerge güçlerinin birleştirilmesi töreninde konuşurken (Bölge Başkanlığı)
TT

Irak Kürdistanı, Peşmerge güçlerinin birleştirildiğini açıkladı

Kürdistan Bölgesi Başkanı Neçirvan Barzani, Peşmerge güçlerinin birleştirilmesi töreninde konuşurken (Bölge Başkanlığı)
Kürdistan Bölgesi Başkanı Neçirvan Barzani, Peşmerge güçlerinin birleştirilmesi töreninde konuşurken (Bölge Başkanlığı)

Kürdistan Demokratik Partisi (KDP) ile Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) arasındaki “Kardeşler Savaşı” sırasında bölünmelerinin üzerinden 30 yılı aşkın bir süre geçtikten sonra, Irak’ın kuzeyindeki Kürdistan Bölgesi yönetimi dün, Peşmerge güçlerinin birleştirildiğini açıkladı. Bu adımın, güvenlik ve siyasi açıdan bölünmüş Kürt cephesinin birliğine katkı sağlaması bekleniyor.

Peşmerge güçlerinin birleştirilmesi töreni, bölge başkanı ve aynı zamanda Peşmerge güçlerinin başkomutanı olan Neçirvan Barzani’nin gözetiminde Erbil’de düzenlendi. Törene Başbakan Mesrur Barzani de katıldı. Irak Silahlı Kuvvetler Başkomutanı Ofisi Direktörü Abdülemir eş-Şemri de törende hazır bulundu.

Irak Başbakanı Ali Falih ez-Zeydi, güçlerin Peşmerge Bakanlığı çatısı altında birleştirilmesinin tamamlanmasını memnuniyetle karşıladığını belirtti.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Peşmerge saflarındaki bölünmenin kökeni, güçlerin iki ayrı yapıya ayrıldığı 1990’ların ortalarına dayanıyor. Bu yapılardan biri Kürdistan Demokratik Partisi’ne, diğeri ise Kürdistan Yurtseverler Birliği’ne bağlıydı.