Lübnan eski Başbakanı Sinyora, Şarku’l Avsat’a konuştu: Diyab’ın yokluğunda yapılan Yüksek Savunma Konseyi toplantısı anayasaya aykırıdır

Fuad Sinyora
Fuad Sinyora
TT

Lübnan eski Başbakanı Sinyora, Şarku’l Avsat’a konuştu: Diyab’ın yokluğunda yapılan Yüksek Savunma Konseyi toplantısı anayasaya aykırıdır

Fuad Sinyora
Fuad Sinyora

Lübnan Merkez Bankası Başkanı Riyad Selame, 11 Ağustos’ta Yüksek Savunma Konseyi’ne Merkez Bankası’nın artık akaryakıt alımını destekleyemeyeceğini bildirdi. Üretim tesisleri ve alternatif şebeke istasyonları yoluyla elektrik kesintisi krizinin yanı sıra akaryakıt istasyonlarının önündeki kuyrukların uzadığı bir dönemde Selame, akaryakıt satın almak için ‘Lübnan Elektrik Kurumuna’ kredi verilmesini talep eden bir yasa tasarısının Temsilciler Meclisi’ne teklif edilmesi çağrısı yaptı.
Cumhurbaşkanı Mişel Avn, 11 Ağustos’ta koronavirüs bulaşmış kişilerle teması nedeniyle karantinaya alınan geçici Başbakan Hasan Diyab’ın yokluğunda, Yüksek Savunma Konseyi toplantısına başkanlık etti. Bu durum, başbakanın toplantının önemli bir üyesi olduğu göz önüne alındığında, toplantının anayasaya uygunluğu hakkında birtakım soruları gündeme getirdi. Öyle ki eski Başbakan Fuad Sinyora, Yüksek Savunma Konseyi Başkan Yardımcısı olan Başbakan’ın oturumda bulunmamasına atıfla, Şarku’l Avsat’a “Başbakanın yokluğunda yapılacak oturum anayasaya aykırıdır” dedi.
Konsey, ilki geçici hükümet Başbakan Yardımcısı, Savunma Bakanı, Dışişleri ve Göçmenler Bakan Vekili Zeyne Aker, Maliye, İçişleri, Ekonomi ve Ticaret Bakanlarının katılımıyla ve ikincisi de güvenlik birimlerinin liderleri, geçici hükümetteki çalışma ve enerji bakanları ve Merkez Bankası Başkanı’nın katılımıyla, iki toplantı düzenledi.
İlk toplantıya katılan bakanlardan biri Şarku’l Avsat’a, toplantıda Beyrut Limanı patlamasına dair Devlet Güvenlik Genel Müdürü Tümgeneral Antoine Saliba’nın yargılanmasına izin verilmesi meselesinin tartışıldığını söyledi.
Yüksek Savunma Konseyi, Tümgeneral Tony Saliba’nın yargılanması talebinin Cumhuriyet Savcılığına sevk edilmesine karar verdi.
İkinci toplantıda ise Merkez Bankası Başkanı, konseyi yakıt ithaline dolar sağlayamayacağı konusunda bilgi verdi. Merkez Bankası’nın, bankanın rezervleri tükenmeden önce ithal için döviz sağladığı biliniyor. Bakanlık kaynağı, Selame’nin ‘artık yapamayacağını’ belirttiğini, çünkü tüm siyasi güçlerin Merkez Bankası nezdinde kalan dolar rezervlerinin zarar görmesine karşı çıktığını vurguladı. Kaynağa göre Selame, karaborsada yaklaşık 20 bin lira olan dolar kuru üzerinden yakıt ithal etmek isteyenlere kolaylık sağlamaya hazır olduğunu söyledi. İkinci çözümün ise geçtiğimiz Mayıs ayında olduğu gibi, zorunlu rezervden yakıt ithal etmek için bir kredi açmak amacıyla Temsilciler Meclisi’ne bir yasa önermek olduğunu dile getirdi.
Kaynak, Selame’nin ‘böylece zorunlu rezervi ihlal etme konusunda sorumluluk alınacağını’ belirttiğini dile getirdi.
İstifa eden hükümet, yakıt desteği sağlamak üzere Merkez Bankası’ndaki bankaların zorunlu rezervine başvurmayı talep eden Temsilciler Meclisi için bir yasa tasarısı hazırlayamaz. Ancak parlamentonun, Temsilciler Meclisi genel kurulunda onaylanan ve 10 milletvekili tarafından sunulan, hızlandırılmış ve mükerrer bir yasa önererek bunu talep etmesi mümkün.
Geçici hükümette Enerji ve Su Bakanı Raymond Gacar, “Bugün elektrik ihtiyacının zirve aşamasındayız. İhtiyacımız 3 bin megavat ve mevcut yakıta göre üretim kapasitesi 750 megavatı geçmiyor” dedi. Bakana göre Merkez Bankası Başkanı Riyad Selame, çözümün, ‘tarifesi yükseltilse bile vatandaş için en iyi çözüm bu’ olmasından ötürü akaryakıt satın almak için Lübnan elektriğine kredi verilmesini talep eden bir yasa önermek olduğunu belirtti.
Elektrik krizi, büyük sektörler için bir tehdit haline gelen yakıt kıtlığı ortasında siyasi otorite için en büyük zorlukları oluşturuyor. Hizbullah üyesi olan Milletvekili Hüseyin Hac Hasan, “Mazot krizinin çözümü, Merkez Bankası Başkanı tarafından yeni krediler açmak ve Lübnan Elektrik Kurumu’na yakıt sağlamak için kararlar imzalamakta yatıyor. Bir çözüm bulmak, halkın sorumluluğunda değil. Aksine yeni bir hükümet kuruluncaya kadar geçici hükümetin sorumluluğundadır” dedi. Bir televizyon kanalına konuşan Hasan, “Lübnan Elektrik Kurumu için yakıt alımını finanse etme maliyeti, jeneratörler için mazot alımını finanse etmekten yüzde 30 daha azdır” şeklinde konuştu.
Hac Hasan, “Enerji Bakanlığı, Irak petrolünü kullanılabilir yakıta dönüştürmeye yönelik bir ihaleyi tamamladı. Şu anda aşılmakta olan birçok engel var” ifadelerini kullandı. Milletvekili Hüseyin Hac Hasan’a göre Enerji Bakanı, ‘Irak yakıtının yakında ülkeye ulaşacağını ve bunun elektriği beslemede günde beş ila altı saat arasında bir artış anlamına geldiğini’ kaydetti.



ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
TT

ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)

Suriye kaynakları Şarku’l Avsat'a, ABD arabuluculuğuyla Suriye'nin güneyindeki Süveyda vilayetinde bir esir takası konusunda görüşmelerin devam ettiğini doğruladı.

İl yönetiminin medya ilişkileri direktörü Kuteyba Azzam, Suriye hükümeti ile Şeyh el-Akl ve Hikmet el-Hicri'ye bağlı "Ulusal Muhafız Kuvvetleri" arasında, esir takası anlaşmasına varılması amacıyla görüşmelerin yapıldığını belirtti.

Medyada yer alan haberlere göre ABD elçisi Tom Barrack'ın ofisi, 2025 yazındaki olaylardan bu yana Şam kırsalında gözaltında tutulan Süveyda'dan 61 sivilin serbest bırakılması karşılığında, Savunma ve İçişleri Bakanlıklarından "Ulusal Muhafızlar" tarafından Süveyda'da tutulan 30 mahkumun teslim edilmesini içeren anlaşmanın sonuçlandırılması için her iki taraftan da onay aldı.

Süveyda Valisi Mustafa Bakur, geçen ay Suriye hükümetinin bu sivilleri aşiret güçlerinden teslim aldığını ve takas ayarlamak üzere gözaltına aldığını duyurdu.

Geçtiğimiz temmuz ayındaki olaylardan dolayı gözaltına alınanların serbest bırakılması, geçen eylül ayında Şam'dan Amerikan ve Ürdün'ün desteğiyle açıklanan "yol haritasının" maddelerinden biridir.


Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.