Nahda Hareketi Genel Başkan Yardımcısı Ali el-Ariz: Nahda, ülkede siyasi krizin alevlenmesinde ‘büyük pay’ sahibi

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (AP)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (AP)
TT

Nahda Hareketi Genel Başkan Yardımcısı Ali el-Ariz: Nahda, ülkede siyasi krizin alevlenmesinde ‘büyük pay’ sahibi

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (AP)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (AP)

Nahda Hareketi Genel Başkan Yardımcısı Ali el-Ariz, 2011'den beri iktidar ortağı olan İslamcı parti Nahda’nın, Tunus'taki siyasi krizin alevlenmesinde büyük pay sahibi olduğunu" söyledi. Ariz, ayrıca 2011 devriminden sonra devletin yönetilememesinde de hareketin önemli bir payı olduğunu dile getirdi. Daha önce Başbakan ve İçişleri Bakanı olarak görev yapan Ariz, şunları söyledi: “Nahda, Tunus'taki başarısızlıkta büyük bir pay sahibi. Hareketin iktidara bağlılığı ve ne pahasına olursa olsun siyasi ittifaklar yapması, bir bütün olarak Tunus'taki siyasi durum üzerinde olumsuz bir etki yarattı. İktidar partileri karşısında muhalefet rolünü oynayabilir ve bu pozisyondan Nahda hareketi ve bir bütün olarak Tunus için daha faydalı olabilirdi.”
Ancak Ariz, geçen 25 Temmuz'dan önce yaşananlardan yalnızca Nahda Hareketi’nin sorumlu olmadığını kaydetti. Ariz, “Sorumluluk kolektif. Siyasi partiler ve sosyal kuruluşların hepsi, Tunus'ta demokrasiyi vuran yönetişim krizinin ortaya çıkmasında pay sahibidir” dedi.
Bu arada Nahda Hareketi liderlerinden Rıdvan el-Mesmudi, hareketin siyasi bürosundan istifa ettiğini duyurdu. Mesmudi çatışmalardan, partizan baskılarından ve siyasi çekişmelerden uzak bir şekilde kendisini demokrasiyi savunmaya adamak arzusunda olduğu için istifa ettiğini açıkladı.
Mesmudi'den kısa bir süre önce, Halil El-Barumi, Nahda Hareketi Yürütme Kurulu Üyeliğinden ve Nahda Hareketi Medya Sorumluluğu görevinden istifa etti.
Öte yandan muhalefetteki Demokratik Akım Partisi liderlerinden Nebil el-Hacci, parlamentonun 25 Temmuz öncesinde olduğu gibi aynı tablo, aynı farklılıklar ve aynı siyasi rekabetlere dönmesini beklemediğini söyledi. Hacci, “Parlamento eski dönemine dönerse bundan en çok Cumhurbaşkanı etkilenecek. Son kararı Cumhurbaşkanı Said için “siyasi intihar” niteliğinde.”
En uygun senaryonun meclisin kendisini feshetme kararı alması için bir meclis oturumu düzenlemek olacağını öne süren Hacci, “Parlamento üyelerinin yarısının veya üçte birinin istifası bu yasal soruna radikal bir çözüm olmayacak. Cumhurbaşkanı, seçim yasasını ihlal eden seçim listeleri dosyasının açılmasını sağlamalı. Bu listelerde şüpheli fonlar alan ve ‘seçim suçları’ işleyen adayların vekillikleri düşürülmeli” diye konuştu.
Tunus Asliye Mahkemesi Sözcüsü Muhsin ed-Dali, Nahda Hareketi’ne atfedilen “lobicilik sözleşmesi” iddiasına ilişkin soruşturmalar yürütülmesi konusunda savcılığın yetki verdiğini açıkladı. Bu adım, ABD Adalet Bakanlığı'nın, Washington'daki bir medya ve iletişim şirketinin Nahda’ya 30 bin dolar değerinde gelir sağlayacak bir sözleşmenin varlığını doğrulayan bir belge yayınlamasından sonra geldi.
Nahda hareketi, yasal temsilcisi veya herhangi bir kurum veya lideri aracılığıyla yurtdışındaki herhangi bir kurumla herhangi bir sözleşme imzalamadığını, yurtdışına herhangi bir para transferi yapmadığını ve yurtdışından herhangi bir finansal transfer veya finansman almadığını açıkladı. Sadece liderlerinin ve kurumlarının karar ve taahhütlerinden sorumlu olduğunu, bunun dışında herhangi bir sorumluluk taşımadığını açıklayan Nahda, bazı taraflarca harekete karşı kasıtlı bir karalama kampanyası yürütüldüğünü ve bu kampanyayı şiddetle kınadığını ifade etti.
Dali, 2019 seçimlerinde kampanyaları için yabancı fon aldıkları iddiaları üzerine söz konusu suçlamalara Yaşa Tunus Derneği ve Nahda’nın parlamentodaki müttefiki Tunus'un Kalbi Partisi’nin de dahil olduğunu kaydetti.



Selam’dan Guterres’e: UNIFIL misyonunun sona ermesinin ardından Lübnan’ın uluslararası bir güce ihtiyacı var

Lübnan’ın güneyindeki el-Mansuri kasabasında bulunan UNIFIL güçleri (Reuters)
Lübnan’ın güneyindeki el-Mansuri kasabasında bulunan UNIFIL güçleri (Reuters)
TT

Selam’dan Guterres’e: UNIFIL misyonunun sona ermesinin ardından Lübnan’ın uluslararası bir güce ihtiyacı var

Lübnan’ın güneyindeki el-Mansuri kasabasında bulunan UNIFIL güçleri (Reuters)
Lübnan’ın güneyindeki el-Mansuri kasabasında bulunan UNIFIL güçleri (Reuters)

Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam dün Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres ile yaptığı görüşmede, Birleşmiş Milletler Lübnan Geçici Görev Gücü’nün (UNIFIL) görev süresinin sona ermesinin ardından ülkenin güneyinde BM himayesinde uluslararası bir gücün varlığının sürdürülmesi gerektiğini söyledi.

New York’ta BM Genel Kurulu çalışmalarının başlamasından bir gün önce gerçekleşen görüşmede Selam, ‘UNIFIL sonrası dönemde güneyde BM çatısı altında uluslararası varlığın sürdürülmesinin önemine’ vurgu yaptı. Selam, ‘izleme, raporlama ve iletişim görevlerinin sürdürülmesini güvence altına alması, istikrarın korunmasına katkı sağlaması ve Lübnan devletinin ülkenin tamamında otoritesini tesis etme sürecini desteklemesi’ gerektiğini belirtti.

1978’den bu yana Lübnan’ın güneyinde görev yapan UNIFIL bünyesinde 46 ülkeden yaklaşık 7 bin 500 personel bulunuyor. Ancak BM Güvenlik Konseyi, geçen yıl ağustos ayında ABD’nin baskısıyla UNIFIL’in görev süresinin 31 Aralık 2026’da sona erdirilmesine karar vermişti.

UNIFIL misyonunun sona ermesinin yaklaşması, İsrail’in Lübnan’ın güneyindeki geniş bölgelerde işgalini sürdürdüğü bir döneme denk geliyor.

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn geçen hafta AFP’ye verdiği röportajda, ülkesinin Güney Lübnan’da görev yapan UNIFIL’in yerine geçecek herhangi bir güce açık olduğunu belirtmiş ve UNIFIL’in çekilmesinin ardından herhangi bir ‘boşluk’ oluşmaması gerektiğini vurgulamıştı. Avn, “En önemli husus bir boşluk oluşmaması. Hangi ad altında olursa olsun gelecek herhangi bir gücün yasal bir çerçeveye sahip olması gerekir. Bu yasal çerçevenin temel ilkesi devletin egemenliğidir” demişti. Avn ayrıca, Güney Lübnan’da bir gücün bulunmasının amacının ‘devletin yerini almak değil, orduya yardım etmek ve devleti güçlendirmek’ olduğunu ifade etmişti.

Avn, bu konuyu geçen hafta Paris’te Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Ürdün Kralı 2. Abdullah ile gerçekleştirdiği toplantıda da ele aldı. Fransa ve İtalya daha önce BM’nin Lübnan’daki barış gücünün yerine geçecek çok uluslu bir güç oluşturulmasını istediklerini açıklamıştı.

Guterres de UNIFIL’in görev süresinin sona ermesinin ve güçlerin ülkeden ayrılmasının ardından Lübnan’ın barış gücüne ihtiyaç duymaya devam edeceğini belirtmişti. Öte yandan Selam, BM Genel Sekreteri’ne yaklaşık 329 bin kişinin halen yerinden edilmiş durumda olduğunu bildirerek insani müdahale için finansman sağlama çabalarının sürdürülmesinin ve BM kuruluşlarının yerinden edilenlere yardım etmesine destek verilmesinin önemini vurguladı.


Guterres: Lübnan’ın UNIFIL görevinin sona ermesinin ardından uluslararası bir güce ihtiyacı var

Lübnan’ın güneyindeki Mansuri kasabasında UNIFIL güçleri (Reuters)
Lübnan’ın güneyindeki Mansuri kasabasında UNIFIL güçleri (Reuters)
TT

Guterres: Lübnan’ın UNIFIL görevinin sona ermesinin ardından uluslararası bir güce ihtiyacı var

Lübnan’ın güneyindeki Mansuri kasabasında UNIFIL güçleri (Reuters)
Lübnan’ın güneyindeki Mansuri kasabasında UNIFIL güçleri (Reuters)

Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, dün Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres ile görüşmesinde, Birleşmiş Milletler Lübnan Geçici Barış Gücü’nün (UNIFIL) görev süresinin sona ermesinin ardından ülkenin güneyinde BM himayesinde bir uluslararası gücün varlığını sürdürmesinin gerekli olduğunu söyledi.

New York’ta BM Genel Kurulu çalışmalarının başlamasından bir gün önce gerçekleşen görüşmede Selam, “UNIFIL sonrası dönemde güneyde BM çatısı altında uluslararası bir varlığın devam etmesinin önemini” vurguladı. Selam’ın ofisinden yapılan açıklamaya göre bu varlık, “gözlem, raporlama ve iletişim görevlerinin sürdürülmesini güvence altına almalı, istikrarın korunmasına katkı sağlamalı ve Lübnan devletinin bütün toprakları üzerindeki otoritesini tesis etme sürecini desteklemeli.”

1978’den bu yana Lübnan’ın güneyinde konuşlu bulunan UNIFIL, 46 ülkeden yaklaşık 7 bin 500 personelden oluşuyor. Ancak BM Güvenlik Konseyi, ABD’nin baskısıyla geçen yıl ağustos ayında UNIFIL’in görev süresinin 31 Aralık 2026’da sona erdirilmesine karar verdi.

UNIFIL misyonunun sona ermesine yaklaşılması, İsrail’in Lübnan’ın güneyindeki geniş bölgelerde işgalini sürdürdüğü bir dönemde gerçekleşiyor.

Şarku’l Avsat'ın AFP’den aktardığına göre Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn  geçen hafta ajansa verdiği röportajda, güney Lübnan’da görev yapan BM Geçici Gücü’nün yerini alacak herhangi bir güce açık olduklarını belirtti ve UNIFIL’in çekilmesinin ardından herhangi bir “boşluk” oluşmaması gerektiğini vurguladı. Avn, “En önemli husus bir boşluk oluşmamasıdır. Hangi ad altında gelirse gelsin, herhangi bir güç için hukuki çerçeve oluşturulmalıdır. Bu hukuki çerçevenin temel ilkesi devletin egemenliğidir” ifadelerini kullandı. Avn ayrıca güney Lübnan’da bulunacak bir gücün amacının “orduyu desteklemek ve devleti güçlendirmek, devletin yerini almak olmaması gerektiğini” kaydetti.

Avn, bu konuyu geçen hafta Paris’te Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Ürdün Kralı II. Abdullah ile gerçekleştirdiği görüşmede de ele aldı. Fransa ve İtalya daha önce, Lübnan’daki BM barış gücünün yerini alacak çok uluslu bir güç oluşturmak istediklerini açıklamıştı.

Guterres de UNIFIL’in görev süresinin sona ermesi ve güçlerin ülkeden ayrılmasının ardından Lübnan’ın bir barış gücüne ihtiyaç duymaya devam edeceğini belirtmişti.

Öte yandan Selam, BM Genel Sekreteri’ne yaklaşık 329 bin kişinin hâlâ yerinden edilmiş durumda olduğunu bildirdi. Selam, insani yardım çalışmalarına yönelik finansmanın seferber edilmeye devam etmesinin ve BM kuruluşlarının yerinden edilmiş kişilere yardım sağlamasının önemini vurguladı.


Irak Kürdistanı, Peşmerge güçlerinin birleştirildiğini açıkladı

Kürdistan Bölgesi Başkanı Neçirvan Barzani, Peşmerge güçlerinin birleştirilmesi töreninde konuşurken (Bölge Başkanlığı)
Kürdistan Bölgesi Başkanı Neçirvan Barzani, Peşmerge güçlerinin birleştirilmesi töreninde konuşurken (Bölge Başkanlığı)
TT

Irak Kürdistanı, Peşmerge güçlerinin birleştirildiğini açıkladı

Kürdistan Bölgesi Başkanı Neçirvan Barzani, Peşmerge güçlerinin birleştirilmesi töreninde konuşurken (Bölge Başkanlığı)
Kürdistan Bölgesi Başkanı Neçirvan Barzani, Peşmerge güçlerinin birleştirilmesi töreninde konuşurken (Bölge Başkanlığı)

Kürdistan Demokratik Partisi (KDP) ile Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) arasındaki “Kardeşler Savaşı” sırasında bölünmelerinin üzerinden 30 yılı aşkın bir süre geçtikten sonra, Irak’ın kuzeyindeki Kürdistan Bölgesi yönetimi dün, Peşmerge güçlerinin birleştirildiğini açıkladı. Bu adımın, güvenlik ve siyasi açıdan bölünmüş Kürt cephesinin birliğine katkı sağlaması bekleniyor.

Peşmerge güçlerinin birleştirilmesi töreni, bölge başkanı ve aynı zamanda Peşmerge güçlerinin başkomutanı olan Neçirvan Barzani’nin gözetiminde Erbil’de düzenlendi. Törene Başbakan Mesrur Barzani de katıldı. Irak Silahlı Kuvvetler Başkomutanı Ofisi Direktörü Abdülemir eş-Şemri de törende hazır bulundu.

Irak Başbakanı Ali Falih ez-Zeydi, güçlerin Peşmerge Bakanlığı çatısı altında birleştirilmesinin tamamlanmasını memnuniyetle karşıladığını belirtti.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Peşmerge saflarındaki bölünmenin kökeni, güçlerin iki ayrı yapıya ayrıldığı 1990’ların ortalarına dayanıyor. Bu yapılardan biri Kürdistan Demokratik Partisi’ne, diğeri ise Kürdistan Yurtseverler Birliği’ne bağlıydı.