ABD Ulusal Güvenlik Konseyi Sözcüsü Emily Horn, dün üst düzey bir ABD heyetinin Tunus'a yaptığı ziyaretin sonuçlarını açıkladı. Gözlemcilere göre bu ziyaret, Tunus’taki mevcut siyasi durumu değerlendirmede iki taraf arasında derin bir anlaşmazlık bulunduğunu gösteriyor.
ABD yönetimi, siyasi sahneyi çevreleyen belirsizliğin hızla ortadan kaldırılması, en kısa sürede bir başbakanın atanması ve parlamenter demokrasiye hızlı bir şekilde geri dönülmesi için çağrı yaparken, Tunus cumhurbaşkanı “söylenti yayma ve dezenformasyon girişimlerine” karşı uyarılarda bulundu.
Horn, ABD Birinci Ulusal Güvenlik Danışman Yardımcısı John Viner'ın, Yakın Doğu İşlerinden Sorumlu Dışişleri Bakan Vekili ile birlikte Tunus'a geldiğini ve Başkan Kays Said ile görüşerek kendisine Başkan Joe Biden'dan yazılı bir mesaj ilettiklerini söyledi. Viner ayrıca Tunuslu sivil toplum liderleriyle de bir araya gelerek, ABD'nin "tüm Tunuslular için demokratik ve müreffeh bir gelecek inşa etmede" sivil toplum katılımına desteğini dile getirdi. Genel olarak ABD yönetiminin, kişisel olarak da ABD Başkanı Biden ve yardımcısı Kamala Harris’in Tunus halkına verdiği desteği yinelediğini vurgulayan Viner, Cumhurbaşkanı Kays Said'e "parlamenter demokrasiye hızlı bir şekilde dönülmesi" çağrısı yaptı. Viner, ülkesinin, 25 Temmuz'dan bu yana Tunus’un yaşadığı olağanüstü durumun üstesinden gelmek için Cumhurbaşkanı'nın hükümet ve siyasi düzeyde atacağı sonraki adımları dört gözle beklediğini aktardı.
Gözlemciler, Amerikan ziyaretinin, siyasi vizyonu netleştirmek ve cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle dondurulan seçilmiş parlamentonun durumunu kesinliğe kavuşturmak için Tunus cumhurbaşkanlığı üzerinde daha fazla baskın yaratacağını düşünüyorlar. ABD yönetimi özellikle, görevden alınan Hişam el-Meşişi’nin yerine acilen bir başbakan atanması gerektiğini ifade ederken Tunus’un karşı karşıya olduğu ekonomik ve sağlık krizlerini ele alabilecek yeni bir hükümet kurulmasını istiyorlar.
Temmuz ayı başlarında, ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan, Cumhurbaşkanı Said ile bir saatlik bir telefon görüşmesi yaptı ve ABD başkanının temel insan haklarına, güçlü kurumlara ve hukukun üstünlüğüne dayalı Tunus demokrasisine verdiği desteği aktardı. Telefon görüşmesinde ayrıca, yeni bir hükümetin kurulması yoluyla Tunus'ta demokratik yola hızlı bir şekilde dönüşün acil bir ihtiyaç olduğuna ve seçilmiş parlamentonun zamanında faaliyete dönmesini sağlamaya odaklanıldı.
Horn, yaptığı açıklamada, Viner’ın Cumhurbaşkanı Said ile Tunus'un karşı karşıya olduğu ekonomik ve sağlık krizlerini ele alabilecek bir hükümet kuracak bir başbakanın acilen atanması ihtiyacını görüştüğünü de sözlerine ekledi . "Yeni bir hükümetin ekonomiyi istikrara kavuşturmasını sağlamak, önerilen anayasal ve seçim reformları hakkında kapsamlı bir diyalog için alan yaratacaktır” açıklamasında bulundu.
Geçen ayın sonlarında Cumhurbaşkanı Kays Said, başbakanın görevden alındığını, parlamentonun çalışmalarının askıya alındığını ve Tunus Temsilciler Meclisi'ni oluşturan 217 milletvekilinin dokunulmazlığının kaldırıldığını duyurmuştu. ABD Dışişleri Bakanı Anthony Blinken geçen ay Cumhurbaşkanı Said ile konuşarak onu ülkeyi "demokratik yola" döndürmek için harekete geçmeye çağırdı.
Tunus cumhurbaşkanlığından yayınlanan bir genelgede, Cumhurbaşkanı Said'in Amerikalı yetkililere, aldığı tedbirlerin siyasi, ekonomik ve sosyal krizler ışığında anayasayı uygulama ve halkın iradesine cevap verme çerçevesinde uygulamaya koyulduğunu bildirdiği belirtildi.
Öte yandan Tunus cumhurbaşkanlığı farklı bir bakış açısı sunarak, Cumhurbaşkanı Said'in Amerikan tarafını Tunus'taki durumla ilgili söylenti yayma ve dezenformasyon girişimlerine karşı uyardığını aktardı. Yaklaşık üç hafta önce alınan istisnai tedbirlerin “Tunus anayasasının uygulanması çerçevesine girdiğine ve özellikle siyasi, ekonomik, sosyal krizler, ülkedeki yaygın yolsuzluk ve rüşvet ışığında geniş bir halk iradesine cevap verdiklerine dikkat çekti. Bu hususta Cumhurbaşkanı Said, Amerikan tarafına güvence vererek, "Tunus'un Amerikan toplumuyla paydaş olduğu özgürlük, adalet ve demokrasi değerleri gibi konularda endişelenecek bir durum yok" dedi.
Tunus cumhurbaşkanı, "Halkın iradesine, sorunlarına ve endişelerine kulak verildi. Onlara karşı adaletsizlik, hak ihlalleri veya irtidat asla kabul edilmez" dedi ve Tunus'un "tarihi dostlarıyla stratejik ortaklıklarına bağlı kalan ılımlı ve açık bir ülke olmaya devam edeceğini” vurguladı.
Öte yandan, Cumhurbaşkanı Said'e yakınlığıyla bilinen Halk Hareketi Partisi lideri Salim el-Ebyad, (dondurulmuş) parlamentonun "siyaset yapmada ve genç demokrasiyi çöküşten korumada çok önemli bir role sahip olduğunu" vurguladı. Seçilmiş parlamentonun “çeşitli bireysel ve toplu özgürlükler için, partilerin ve derneklerin kurulması ve iktidarın barışçıl bir şekilde devredilmesi için bir emniyet sübabı” olduğunu aktardı. Çoğu zaman Cumhurbaşkanı ile aynı tutumu benimsese de özellikle Nahda Hareketi’nin önderlik ettiği iktidar koalisyonu partilerinin durumu hakkında bu sefer Cumhurbaşkanından farklı bir tutumda olduğunu belirtti.
El-Ebyad, 1959 anayasasına uygun olarak başkanlık sistemine dönüş çağrılarını eleştirdi ve bu çağrıda bulunanların çoğunun “Tunus'un 1956'da bağımsızlığını kazanmasının ardından geçen altmış yılın bir öncekinden daha az trajik olmadığını unutuyorlar” dedi. Siyasi seçkinleri, Cumhurbaşkanı Said'in anayasanın 80. maddesi sınırları içinde kalmasına yardım etmeye ve istisnai durumu, belirtilen süreler içinde sona erdirmeyi taahhüt etmeye çağırdı.
ABD'den Tunus Cumhurbaşkanı Said’e ‘demokrasiye dönüş’ çağrısı
Biden, “parlamenter demokrasiye dönüş” çağrısında bulundu. Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said “söyleti ve dezenformasyonlara” karşı uyardı.
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said Cuma akşamı ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Yardımcısı John Viner başkanlığındaki Amerikan heyetini kabul ederken (Tunus Cumhurbaşkanlığı)
ABD'den Tunus Cumhurbaşkanı Said’e ‘demokrasiye dönüş’ çağrısı
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said Cuma akşamı ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Yardımcısı John Viner başkanlığındaki Amerikan heyetini kabul ederken (Tunus Cumhurbaşkanlığı)
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة
10 Mart'ta Şam'da imzalanan anlaşma sırasında Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara ve Suriye Demokratik Güçleri Lideri Mazlum Abdi (SANA/AFP)
Suriye'nin kuzeydoğusundaki Tabka'da, SDG’li bir kadın savaşçının parçalanmış heykelinin üzerine çekilen Suriye bayrağı, 18 Ocak 2026 (Reuters)
Almanya Şansölyesi Friedrich Merz, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve İngiltere Başbakanı Keir Starmer, Münih Güvenlik Konferansı sırasında düzenlenen E-3 toplantısının başlangıcında bir arada, Münih, 13 Şubat 2026 (AFP)