Yemen: Husiler yeni eğitim ve öğretim yılına vergileri arttırarak başlıyor

Sana'daki bir sınıfta yer alan öğrenciler ve öğretmen (AFP)
Sana'daki bir sınıfta yer alan öğrenciler ve öğretmen (AFP)
TT

Yemen: Husiler yeni eğitim ve öğretim yılına vergileri arttırarak başlıyor

Sana'daki bir sınıfta yer alan öğrenciler ve öğretmen (AFP)
Sana'daki bir sınıfta yer alan öğrenciler ve öğretmen (AFP)

İran destekli Husi milisleri yeni öğretim yılına “Öğretmen Destek Fonu”nu arttırarak başladı. Bu fon her öğrencinin aylık olarak bir miktar ödemesini zorunlu kılarken, eğitim yılının önceki yıllara göre daha zor geçmesi beklenen bir dönemde özel okullara da harç konuldu. Yemen’de bu yıl üç milyonu aşkın çocuğun okula kayıt olamayacağı tahmin edilirken, nüfusun yoğun olarak yaşadığı yerlerde ise yoksulluğun daha da artması bekleniyor.
Yüksek fiyatların ve nüfusun yüzde 80'inin gıda yardımına bağımlılığı çerçevesinde veliler, önceki yıllardan kalan borçlarını özel okullara ödeyemedikleri için çocuklarını okula yazdıramamaktan şikayetçi. Maaşların kesintiye uğraması ve milislerin mezhepçi üyelerini öğretmeni olarak dayatması eğitim sürecinin dramatik bir şekilde bozulmasına neden oldu.
Şarku’l Avsat’a konuşan bir hükümet çalışanı, özel okula geçmiş iki akademik yılın ücretini ödeyemediği için dört çocuğunun bu yıl okula gidemeyeceğini belirterek, borçlar ödeninceye dek belgelerin okul tarafından tutulması sebebiyle devlet okuluna nakil yaptıramayacağı için bu kararı almak zorunda kaldıklarını söyledi.
İşgal altındaki Sana’nın 10 km güneyindeki Zimar vilayetinde çalışan Yahya, özel okullardaki ücretlerin öğrenci başına 150 bin riyali aşkın (Milis kontrolündeki bölgelerde bir dolar yaklaşık 600 riyal) olması sebebiyle bu yıl çocuklarını okula yollayamayacağını söyleyerek,  geçen yıldan kalan borcu ödeyemediğini kaydetti. Yahya açıklamasında, “Devlet okullarına gitmelerinin bir faydası olmadığı için eşim ve ben çocukların evde kalmasına karar verdik. Öğretmenler dört yıl maaşsız çalıştıktan sonra okulları bıraktılar ve yerlerine vasıfsız Husiler geldi. Tüm bu unsurlar, gençlere mezhepsel bölünmeyi öğretiyor. Çocuklarımın bu kavgaya karışmasını istemiyorum” şeklinde konuştu.
Abdullah el-Afi ise, okulların silah altına alma, nefret, düşmanlık ve şiddet ilkeleriyle akılları bulandırarak çocuklar için radikal ve tehlikeli bir ortam haline geldiğini söylemekten endişe etmediğini belirtti.
Diğer yandan Ma'rib Valiliği'ndeki Kamplarının Yönetimi için Yürütme Birimi, yeni eğitim ve öğretim yılının başlamasıyla birlikte yerlerinden edilmiş kimseler arasında 130 bin çocuğun acil eğitim yardıma ihtiyacı olduğunu, bölgedeki yerlerinden edilmiş kişilerin ise yüzde 15’inden fazlasının eğitim belgelerini kaybettiğini ifade etti.
Öğrencilerin yeni eğitim-öğretim yılının başında yaşadıkları bu durum, darbecilerin lideri Abdülmelik el-Husi'nin, müfettişlere, “eğitimin düzeltilmesi” talimatını vermesiyle aynı zamana denk geldi. Konu hakkında bilgi sahibi kaynaklara göre buradaki amaç, milisler dışından herhangi birinin eğitim sektöründe görev almasını engellemek. İş aramak için göç eden veya milis kontrolündeki bölgelerden hükümet kontrolündeki bölgelere kaçan öğretmenler yerine kendi milislerini görevlendirmek.
Sana’daki kaynaklara göre Husilerin eğitim ofisi, destekçilerinin kadrolu öğretmen olup iş bulmaları için çalışmalara başladı. Emeklilik, mesleğe ara vermek ve hükümetle işbirliği bahanesiyle zorla işten çıkarılan öğretmenlerin yerine Husilere sadık beş bin öğretmen atandı.
Daha önce Husi darbe hükümetinin Eğitim Bakanlığı, kontrolü altındaki bölgelerde, öğretmenler için aylık 30 bin riyal (yaklaşık 50 dolar) tutarındaki teşviki onayladı.  Karar, milislerin iki yıl önce ‘Öğretmen Destekleme’ fonunu kurmak için verdiği karara dayanarak önümüzdeki Eylül’den itibaren uygulanacak.
Bu fonun kaynakları, narkotik bitki hasat satışlarının yüzde 2’sini, mal ve emtia üzerindeki gümrük vergilerinin yüzde 1’ini, yurt içi ve yurt dışı seyahat bilet ücretlerinin yüzde 1’ini, yerli veya ithal sigaraların yüzde 2’sini, mobil veya sabit hat telefon faturasının yanı sıra internet faturasının yüzde 1’ini içeriyor.
Maden suyu, meyve suları, alkolsüz içecekler, yerli ve ithal alkolsüz içecekler ile oturma izinleri, giriş ve çıkış vizeleri, Yemenli olmayanlar için çalışma izinleri, aylık kesintiler ve çalışanlar için cezalar da bu fonun yararına olacak şekilde genişletildi.
Husiler ayrıca, sayıları 4 milyonu aşkın devlet okulundaki öğrencileri fona verilmek üzere bin 500 riyal ödemeye zorluyor.



Suriye Ordusu: Irak'tan Tanf Üssü'ne yönelik İHA saldırısını püskürttük

Suriye'nin güneydoğusundaki Tanf Üssü (Arşiv- AP)
Suriye'nin güneydoğusundaki Tanf Üssü (Arşiv- AP)
TT

Suriye Ordusu: Irak'tan Tanf Üssü'ne yönelik İHA saldırısını püskürttük

Suriye'nin güneydoğusundaki Tanf Üssü (Arşiv- AP)
Suriye'nin güneydoğusundaki Tanf Üssü (Arşiv- AP)

Suriye ordusu bugün yaptığı açıklamada, ülkenin güneyindeki el-Tanf askeri üssünü hedef alan bir insansız hava aracı (İHA) saldırısını püskürttüğünü duyurdu.

SANA’nın haberine göre Suriye Arap Ordusu Operasyonlar Komutanlığı, İHA’nın Irak topraklarından havalandığını ve askeri üssü hedef almaya çalıştığını belirterek, “bölgede konuşlanmış Suriye güçlerinin dikkati sayesinde hedeflerine ulaşamadıklarını” kaydetti.


Bağdat ve Washington, "terörist saldırılarla" mücadelede "işbirliğini yoğunlaştıracak"

Musul yakınlarındaki bir askeri üste bulunan ABD askeri (Arşiv- Reuters)
Musul yakınlarındaki bir askeri üste bulunan ABD askeri (Arşiv- Reuters)
TT

Bağdat ve Washington, "terörist saldırılarla" mücadelede "işbirliğini yoğunlaştıracak"

Musul yakınlarındaki bir askeri üste bulunan ABD askeri (Arşiv- Reuters)
Musul yakınlarındaki bir askeri üste bulunan ABD askeri (Arşiv- Reuters)

Bağdat ve Washington, Ortadoğu'daki savaşın başlangıcından bu yana Irak güçlerini ve Amerikan çıkarlarını hedef alan "terörist saldırılarla" mücadelede "işbirliğini yoğunlaştırmak" konusunda anlaşmaya vardıklarını duyurdu.

Dün akşam ayrı ayrı yayınlanan açıklamalarda, Irak hükümetinin Güvenlik Medya Birimi ve Bağdat'taki ABD Büyükelçiliği, "Irak ve Amerika Birleşik Devletleri arasındaki stratejik ortaklık çerçevesinde, ortak bir üst düzey koordinasyon komitesi kurulmasına karar verildi" ifadelerini kullandı.

Komite, «terör saldırılarını önlemek için iş birliğini yoğunlaştırmaya ve Irak topraklarının Irak halkına, Irak güvenlik güçlerine, tesislerine ve stratejik varlıklarına, ayrıca ABD vatandaşlarına, diplomatik misyonlara ve uluslararası koalisyona yönelik herhangi bir saldırı için üs olarak kullanılmamasını sağlamaya» karar verdi. Taraflar, “Irak topraklarının, hava sahasının ve karasularının Irak'ı veya komşu ülkeleri tehdit etmek için kullanılmamasını sağlamada Irak'a destek vereceklerini” teyit ettiler.

Buna ilave olarak, Irak Savunma Bakanlığı, Basra vilayetinin Deyr ilçesindeki Mecnun petrol sahası içinde bir insansız hava aracının (İHA) düştüğünü, ancak patlamadığını ve düşüşünün herhangi bir maddi hasara veya can kaybına yol açmadığını duyurdu.

Bakanlığın yaptığı açıklamada, "Olay yerinde bulunan güçler derhal Basra Harekat Komutanlığı ve El-Neşve Polis Karakolunu bilgilendirdi. Uçağın uygun prosedürlere göre kaldırılması için olay yerine mühendislik ekipleri ve Patlayıcı Maddeler Kontrol Dairesi ekipleri sevk edildi" denildi.

Erbil Havalimanı yakınlarında patlama sesi

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre bugün, Washington liderliğindeki uluslararası koalisyonun “DEAŞ” ile mücadele eden birliklerinin bulunduğu Erbil Uluslararası Havalimanı yakınlarında bir patlama sesi duyulduğunu bildirdi. Bir görgü tanığı ajansa, havalimanı çevresinde duman yükseldiğini gördüğünü söyledi.

Ortadoğu'da savaşın başlamasından bu yana, hava savunma sistemleri, büyük bir ABD konsolosluğunun da bulunduğu Erbil semalarında İHA’ları durdururken, İran'a bağlı Iraklı silahlı gruplar her gün Irak ve bölgedeki “düşman üslerine” saldırılar düzenlediklerini duyuruyor.


Filistinliler Doğu Kudüs'teki "zorla tahliyeleri" kınadı

İsrail güçleri, Batı Şeria'nın Nablus kentinde bir evin yıkılmasının ardından arama operasyonu düzenledi (EPA)
İsrail güçleri, Batı Şeria'nın Nablus kentinde bir evin yıkılmasının ardından arama operasyonu düzenledi (EPA)
TT

Filistinliler Doğu Kudüs'teki "zorla tahliyeleri" kınadı

İsrail güçleri, Batı Şeria'nın Nablus kentinde bir evin yıkılmasının ardından arama operasyonu düzenledi (EPA)
İsrail güçleri, Batı Şeria'nın Nablus kentinde bir evin yıkılmasının ardından arama operasyonu düzenledi (EPA)

Filistin Dışişleri Bakanlığı, Doğu Kudüs’te “İsrail işgal makamlarının zorla tahliye operasyonlarını tırmandırmasını” kınayarak, uluslararası toplumu bunu durdurmak için “daha kararlı adımlar atmaya” çağırdı.

İsrail makamları çarşamba günü, işgal altındaki Doğu Kudüs'ün Silvan kasabasındaki Batn el-Hava mahallesinde 11 Filistinli aileyi yerleşimcilerin yararına tahliye etme kararlarını uyguladı. İnsan hakları örgütü “B'Tselem” ve “Fransız Basın Ajansı” bu durumu doğruladı. İsraillilerin Filistinlilerin yerine yerleşmesine izin vermeyi amaçlayan operasyonlar giderek artıyor.

Filistin Dışişleri Bakanlığı, «Resmi Haber Ajansı (WAFA)» tarafından yayınlanan açıklamada, «İsrail işgal makamlarının işgal altındaki Kudüs şehrinde halkımıza yönelik zorla tahliye operasyonlarını tırmandırmasını ve son olarak Silvan’ın Batn el-Hava bölgesinde 15 ailenin evlerinden sürülmesini» kınadı. Ayrıca, “işgal belediyesinin, Kalandiya kasabasındaki yedi ev için temyiz edilemez acil yıkım emirleri çıkarmasını” da kınadı.

Bakanlık, uluslararası toplumu «halkımıza yönelik zorla tahliyenin devam etmesini önlemek için diplomatik baskı araçlarını devreye sokmak ve sahadaki uluslararası varlığı güçlendirmek de dahil olmak üzere, daha kararlı ve kesin adımlar atmaya» çağırdı.

İsrail makamları, Doğu Kudüs’ün Eski Şehir’in güneyinde yer alan Silvan mahallesindeki evlerin boşaltılmasına ilişkin kararlarında, 1970 yılında çıkarılan ve 1948’de İsrail’in kurulmasından önce sahip oldukları mülkleri kaybeden Yahudilerin bu mülkleri geri almalarına izin veren bir yasaya dayanmaktadır.

Ayrıca, 19. yüzyıl ve Osmanlı dönemine ait belgelere de dayanıyor. Bu belgeler, Yemen kökenli Yahudilerin bu topraklarda yaşadığını ve 1929 ile 1936 yılları arasında meydana gelen Filistin devrimleri sırasında burayı terk ettiklerini gösteriyor.

İsrail makamları son yıllarda bölgeden birçok aileyi tahliye ederken, diğer aileler kendilerine yönelik çıkarılan kararların uygulanmasını beklemektedir. 1980’lerde başlayan Silvan’daki yerleşimcilerin varlığı yasadışı kabul edilmektedir. Bu mahalle, İsrail’in 1967’de işgal ettiği ve daha sonra uluslararası toplumun tanımadığı bir adımla ilhak ettiği Doğu Kudüs’ün bir parçasıdır.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre Silvan'da, yaklaşık 50 bin Filistinli arasında yüzlerce yerleşimci yaşıyor. Bu kişilerin evleri, çatı ve pencerelere asılan İsrail bayraklarından veya evlere yerleştirilen güvenlik kameralarından ayırt edilebiliyor. Ayrıca, tel örgülerle çevrili bir spor sahası gibi gelişmiş tesisler de bu evlerin yakınında bulunuyor.

Uluslararası hukuka göre, işgalci güçler işgal altındaki topraklardan nüfusu başka bir yere nakledemez veya bu nüfusu başka vatandaşlarla değiştiremez. Filistinliler, Doğu Kudüs’ün gelecekteki devletlerinin başkenti olması konusunda ısrarcıdır.

Filistinlilerin haklarını savunan İsrail merkezli sivil toplum kuruluşu Ir Amim, dün yaptığı açıklamada, "Silvan'daki zorla tahliyeler ve yıkımlar" durdurulmazsa, "1967'den bu yana Doğu Kudüs'ten en büyük tahliye dalgalarından birine yol açacağı ve 2 binden fazla Filistinliyi etkileyeceği" konusunda uyardı.