Iraklı Şii lider Sadr seçimleri boykot kararından vazgeçmek için iki şart öne sürdü

Sadr, Iraklı Şiilerin en üst dini mercii Ali es-Sistani’yi ziyareti sırasında seçim tarihinin ertelenmesini ve Sistani’nin kontrol dışı silahlı gruplara karşı tavır koymasını talep etti.

Sadr hareketi lideri Mukteda es-Sadr (Reuters)
Sadr hareketi lideri Mukteda es-Sadr (Reuters)
TT

Iraklı Şii lider Sadr seçimleri boykot kararından vazgeçmek için iki şart öne sürdü

Sadr hareketi lideri Mukteda es-Sadr (Reuters)
Sadr hareketi lideri Mukteda es-Sadr (Reuters)

Sadr Hareketi lideri Mukteda es-Sadr’ın Necef kentindeki üst düzey dini liderlerle görüşmesinde “seçimleri boykot kararından geri adım atabileceğini ancak bunun için iki temel şartın yerine getirilmesi gerektiğini” söylediği iddia edildi.
Son iki gün içerisinde Irak’taki siyasi partilerin merkezlerinde Sadr’ın yakın zamanda seçim yarışına geri döneceğini ilan edeceği yönünde söylentiler dolaşıyordu. Ancak bu söylentiler Sadr Hareketi yönetimi tarafından teyit edilmedi. Sadr yönetimi seçimle ilgili tutumunda çelişkili işaretler vermeyi tercih ediyor. Son olarak yayınlanan bir videoda Sadr, Muharrem Taziye Meclisi’ne katılmak üzere Iraklı Şiilerin en üst dini mercii Ali es-Sistani’nin evinden çıkarken görüntülendi.
Bununla birlikte Şarku’l Avsat’a konuşan Necef’ten üst düzey bir kaynak, Sadr’ın Sistani ile görüşmediğini ancak ona yakın yüksek mevkideki isimlerle arasında ‘ciddi konuşmalar’ geçtiğini aktardı. Başka kaynaklar da iki taraf arasında bir toplantı yapıldığını teyit ederek, Sadr’ın “muhataplarıyla kısa bir konuşma gerçekleştirdiğini” ve seçimlerle ilgili tutumu hakkındaki soruları yanıtladığını belirtti. Bir kaynağın aktardığına göre, Sadr “seçimlere geri dönme ve katılmaya hazır olduğunu dile getirdi ancak bunun öncesinde iki şartın yerine getirilmesini istedi”. Toplantı atmosferini anlatan kaynak, Sadr’ın birinci şartı olarak, Sadr Hareketi’nin seçimlere iyi hazırlanması ve haftalardır kampanyalarını sürdüren diğer partilerle rekabette adaletin sağlanması için seçim tarihinin ertelenmesini talep etti.
Ancak Sadr’ın toplantıda sunduğu ikinci şart içerde bölgesel düzeyde siyasi tartışmalara yol açabilir. Zira kaynağın aktardığına göre Sadr Hareketi lideri, Sistani’nin, Irak’ta seçimleri tehdit eden kontrolsüz silahlı gruplara karşı kınayıcı bir tutum benimsemesini istedi.
Kaynak, Sadr’ın, silahlı gruplardan olan rakiplerinin “güç haritasını ve Şii siyasi dengelerini devlete kasteden grupların lehine değiştirmek için şiddete başvurabileceğini” düşündüğünü söyledi.
Sadr’ın öne sürdüğü şartlar ile seçimleri boykot konusunda genellikle manevralar yapan Sairun Koalisyonu (Sadr Hareketi tarafından destekleniyor) milletvekillerinin açıklamaları birbiriyle çelişiyor. Nitekim son olarak Milletvekili Rami es-Sukeyni boykotu “taktiksel bir çekilme” diye nitelerken, ondan önce açıklama yapan Milletvekili Hasan el-Azzari kesin bir dille “boykottan geri adım atılmayacağını” ifade etmişti.
Sadr Hareketi milletvekillerinin Sadr ile iletişim kurabilmesi noktasında da çelişkili bilgiler söz konusu. Nitekim kaynaklar Sadr’ın seçimden çekilme kararını ilan etmesinden bu yana “kendisine yakın isimlerin bile telefonlarına çıkmadığını” ve siyasi faaliyetleri tek başına yürütmeyi tercih ettiğini belirtiyor.
Doğrusu belirsizliklerle dolu bu tutarsızlık, Sadr’ın, rakiplerinin tepkisini yoklamak için yıllar içinde ustalaştığı siyasi taktiğin bir parçasıdır.
Sadr, seçimlerin Sadr Hareketi olmadan yapılmasının zorluğunun farkında. Ayrıca Sadr’ın kendisine bağlı devlet dışı silahlı grubuyla yeni hükümete muhalefet edebileceği endişesi herkesi sarmış durumda. Sadr belki de seçimlerin ertelenmesi, siyasi çalışma kurallarının değiştirilmesi ve Kazımi hükümetinin (zira Kazımi’nin rakipleri de Ekim seçimlerinde Kazımi’nin görev süresinin sona ermesini istiyor) üzerindeki büyük baskıyı hafifletme yoluyla bu manevrasında kazançlı çıkabilir.



İsrail'in güney Lübnan'a düzenlediği hava saldırısında bir kişi öldü, iki kişi yaralandı

İsrail'in Beyrut'un güney banliyölerine düzenlediği baskının ardından duman yükseliyor (DPA)
İsrail'in Beyrut'un güney banliyölerine düzenlediği baskının ardından duman yükseliyor (DPA)
TT

İsrail'in güney Lübnan'a düzenlediği hava saldırısında bir kişi öldü, iki kişi yaralandı

İsrail'in Beyrut'un güney banliyölerine düzenlediği baskının ardından duman yükseliyor (DPA)
İsrail'in Beyrut'un güney banliyölerine düzenlediği baskının ardından duman yükseliyor (DPA)

Lübnan resmi medyasına göre İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki bir kasabada bir evi hedef alan hava saldırısında bir kişi öldü, iki kişi de yaralandı.

Ulusal Haber Ajansının haberine göre “İsrail savaş uçakları, Bint Cubey bölgesindeki Ganduziye kasabasında bir eve şafak vakti şiddetli bir saldırı düzenledi; bir kişi öldü, iki kişi yaralandı.Yaralılar enkaz altından çıkarıldı» dedi.

İsrail ordusu, Lübnan'ın başkenti Beyrut'un güney banliyölerindeki birkaç mahalle sakinlerine tahliye uyarısı verdikten sonra, bu sabah “Hizbullah”ın Beyrut'taki hedeflerine bir dizi hava saldırısı düzenlediğini duyurdu.

Ordu kısa açıklamasında, güçlerinin "şu anda Beyrut'ta Hizbullah terör örgütüne ait hedeflere saldırdığını" belirtti. İsrail askeri sözcüsü daha önce, Hizbullah'ın kalesi olan güney banliyölerinde yaşayanları hava saldırıları başlamadan önce evlerini boşaltmaları konusunda uyarmıştı.


NATO Bağdat'tan "geçici olarak" ayrılıyor...

Irak Haşdi Şabi Güçleri, Salahaddin'e düzenlenen hava saldırısında öldürülen üyelerinden birinin fotoğrafının bulunduğu ambulansın yanında (AFP)
Irak Haşdi Şabi Güçleri, Salahaddin'e düzenlenen hava saldırısında öldürülen üyelerinden birinin fotoğrafının bulunduğu ambulansın yanında (AFP)
TT

NATO Bağdat'tan "geçici olarak" ayrılıyor...

Irak Haşdi Şabi Güçleri, Salahaddin'e düzenlenen hava saldırısında öldürülen üyelerinden birinin fotoğrafının bulunduğu ambulansın yanında (AFP)
Irak Haşdi Şabi Güçleri, Salahaddin'e düzenlenen hava saldırısında öldürülen üyelerinden birinin fotoğrafının bulunduğu ambulansın yanında (AFP)

NATO, bölgesel gerilimlerin artmasıyla birlikte bazı güçlerini geçici olarak geri çekme kararına paralel olarak, Irak'taki misyon duruşunu "belirlemek" için çalıştığını duyurdu.

NATO sözcüsü Alison Hart dün yaptığı açıklamada, ittifakın "Irak'taki duruşunu ayarladığını... ve müttefiklerle yakın koordinasyon içinde çalıştığını" teyit ederek, "NATO personelinin güvenliği ve emniyetinin son derece önemli olduğunu" vurguladı.

Aynı bağlamda, Polonya Savunma Bakanı Wladyslaw Kosiniak-Kamysz, "operasyonel koşulları ve potansiyel tehditleri analiz ettikten sonra" ülkesinin güçlerinin Irak'tan çekileceğini duyurdu.

Bu gelişmeler, Bağdat'ta hükümet mesajları, yargı uyarıları ve "kesin" Amerikan tehditleri yoluyla grupların saldırılarını durdurmaya yönelik yoğun siyasi baskıyla eş zamanlı olarak geldi.

Kaynaklar, sahada nispeten sakin bir ortamda, «Hizbullah Tugayları»nın beş günlük ateşkes ilan etmesiyle birlikte gerilimi azaltmaya yönelik ilk mutabakatlardan bahsetti. Ancak Şarku’l Avsat’ın ulaştığı kaynaklar, Amerikan tarafının şu ana kadar buna net bir yanıt vermediğini ifade etti. Bu da “Haşdi Şabi”ye ait karargahları hedef alan hava saldırılarının devam etmesiyle birlikte, ateşkesi kırılgan ve çökmeye açık bir durumda bırakıyor.


Önde gelen isimlerin istifasının ardından Somali Cumhurbaşkanı’nın partisinde çatlaklar oluşmaya başladı

Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud, Somali’nin Geleceği Konseyi üyeleri ve yetkilileriyle gerçekleştirdiği önceki bir toplantıda (SONNA)
Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud, Somali’nin Geleceği Konseyi üyeleri ve yetkilileriyle gerçekleştirdiği önceki bir toplantıda (SONNA)
TT

Önde gelen isimlerin istifasının ardından Somali Cumhurbaşkanı’nın partisinde çatlaklar oluşmaya başladı

Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud, Somali’nin Geleceği Konseyi üyeleri ve yetkilileriyle gerçekleştirdiği önceki bir toplantıda (SONNA)
Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud, Somali’nin Geleceği Konseyi üyeleri ve yetkilileriyle gerçekleştirdiği önceki bir toplantıda (SONNA)

Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud tarafından kurulan Adalet ve Dayanışma Partisi, ‘hukuki ve anayasal sürece uyulmaması’ yönündeki eleştiriler ve son anayasa değişiklikleri konusunda hükümet ile muhalefet arasındaki sert anlaşmazlıkların gölgesinde yeni bir darbe aldı.

Uzmanlara göre, partide yaşanan dikkat çekici istifalar, giderek derinleşen bölünmenin boyutlarını ortaya koyuyor. İstifa edenler arasında en öne çıkan isim, partinin genel başkan yardımcısı ve Güneybatı Eyaleti Başkanı Abdulaziz Hasan Muhammed Laftagaren oldu.

Laftagaren, çarşamba akşamı X platformu üzerinden yaptığı açıklamada görevinden istifa ettiğini duyurarak, “Birliğimizi zayıflatan anayasa dışı adımları destekleyemem. Somali’nin birliği, demokrasisi ve hukukun üstünlüğüne bağlılığım sürecek” ifadelerini kullandı.

Bu karar, Güneybatı Eyaleti’nin bir gün önce federal hükümetle iş birliğini askıya almasının ardından geldi. Eyalet yönetimi, Mogadişu’nun iç işlerine müdahale ettiği yönünde suçlamalarda bulunurken, merkezi hükümet bu iddiaları reddediyor.

Cumhurbaşkanına parti içinde en güçlü destek veren isimlerden biri olarak görülen Laftagaren’in yanı sıra, partinin dört üst düzey yöneticisi daha istifa etti. Somali basınına göre bu isimler, parti yönetimini ulusal anayasayı göz ardı etmek ve federal sistemi zayıflatmakla suçladı.

İstifa edenler arasında Muhammed Hasan Muhammed, Hasan Ali Muhammed, Aleviye Seyid Abdullah ve Muhtar Muhammed Mürsel yer alıyor. Bu isimler, hayvancılık, planlama, sağlık ve eğitim alanlarından sorumlu parti sekreterliklerini yürütüyordu. Üçü parlamentoda görev yaparken, biri eski bakan olarak biliniyor ve tamamı Güneybatı Eyaleti’ni temsil ediyor.

Ortak açıklamalarında parti yönetimini ‘federal sistemi zayıflatmak’ ve ‘Güneybatı Eyaleti’ne karşı hareket etmekle’ suçlayan isimler, partinin artık ülkenin anayasal ve hukuki çerçevesine bağlı kalmadığını, bunun da ulusal bütünlüğü aşındırdığını savundu.

Afrika uzmanı Ali Mahmud Kelni, iktidar partisinin başkan yardımcısının istifasının, yönetim içindeki derin görüş ayrılıklarını yansıtan önemli bir gelişme olduğunu belirtti.

Kelni, mevcut çatlaklara rağmen iktidar partisinin kısa vadede tamamen dağılmasının beklenmediğini ifade ederken, anlaşmazlıkların çözülmemesi halinde kademeli bir parçalanma ihtimaline dikkat çekti. Önümüzdeki dönemde, iktidar partisinden öne çıkan isimleri de içerebilecek yeni siyasi ittifakların ortaya çıkabileceği ve muhalefetin daha aktif hale gelebileceği öngörülüyor.

Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud (SONNA)Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud (SONNA)

Adalet ve Dayanışma Partisi’nin Mayıs 2025’te kurulması, Hasan Şeyh Mahmud ile muhalefet arasında yeni bir gerilim sürecinin başlangıcı oldu. Özellikle Mahmud’un yaklaşan doğrudan seçimler için partinin adayı olarak öne çıkması, muhalif isimlerin tepkisiyle karşılandı.

Kelni’ye göre, tartışmalar yalnızca partinin kurulmasıyla sınırlı kalmadı; seçimlerin nasıl yapılacağı konusu da önemli bir anlaşmazlık başlığı oldu. Ayrıca Cumhurbaşkanı Mahmud’un, Puntland Başkanı Said Abdullahi Deni ve Cubaland Başkanı Ahmed Muhammed İslam Madobe ile yaşadığı gerilimler, federal sistem içindeki bölünmenin boyutunu gözler önüne seriyor.

Kelni, hükümetin yeni anayasayı onayladığını açıklamasının muhalefetin tepkisini daha da artırdığını ve alınan kararların meşruiyeti ile zamanlamasına ilişkin şüpheleri derinleştirdiğini belirtti. Bu tek taraflı sürecin, ülkedeki istikrarsızlığı artırabileceği ve siyasi kaos ile güvenlik sorunlarına zemin hazırlayabileceği uyarısında bulundu.

Somali’de yaşanan gelişmelerin, ülkenin siyasi tarihinde sıkça görülen bir örüntüyü yansıttığını ifade eden Kelni, büyük siyasi süreçler yaklaşırken gerilimlerin tırmandığına dikkat çekti.

Kelni, mevcut krizin aşılması için tek çözümün, taraflar arasında güveni yeniden tesis edecek ve geçiş sürecinin yönetimine yönelik uzlaşı zemini oluşturacak ‘ciddi ve kapsayıcı bir ulusal diyalog’ başlatılması olduğunu vurguladı.