Libya'da yeniden savaş günlerine dönme uyarıları yapılırken ülkenin batısından askeri yığınak yapıldığı haberleri geliyor

TM’de seçim yasasının ele alındığı oturumda, milletvekilleri arasında tartışma yaşandı

Libya Temsilciler Meclisi’nin dünkü oturumundan bir kare (TM Resmi İnternet Sitesi)
Libya Temsilciler Meclisi’nin dünkü oturumundan bir kare (TM Resmi İnternet Sitesi)
TT

Libya'da yeniden savaş günlerine dönme uyarıları yapılırken ülkenin batısından askeri yığınak yapıldığı haberleri geliyor

Libya Temsilciler Meclisi’nin dünkü oturumundan bir kare (TM Resmi İnternet Sitesi)
Libya Temsilciler Meclisi’nin dünkü oturumundan bir kare (TM Resmi İnternet Sitesi)

Libya’da, ülkenin batısında Müslüman Kardeşler'e (İhvan) sadık silahlı milislerin askeri yığınak yaptıklarına dair haberler gelirken geçiş yönetimine bağlı askeri güçlerin komutanlarından biri, ülkede yeni bir savaşın patlak vermesi olasılığına karşı uyardı. Öte yandan ABD, 24 Aralık’ta yapılması planlanan milletvekili ve cumhurbaşkanlığı seçimlerinin anayasal temeliyle ilgili uzlaşıya varılması konusunda Libya’ya yönelik baskısını sürdürdü.
Temsilciler Meclisi'nin (TM) dün Libya’nın doğusundaki Tobruk şehrinde bulunan binasında gerçekleşen oturumda, cumhurbaşkanının doğrudan halk tarafından seçilmesini öngören seçim yasasının maddeleri tartışılırken bazı milletvekilleri arasında sözlü tartışmalar ve yumruklaşmalar yaşandı.
TM Başkanı Akile Salih, oturumun güvenliğini sağlamaktan sorumlu görevliden kavgayı sonlandırmasını ve sözlü tartışmayı durdurmasını istedi. 24 Aralık'ta yapılması planlanan cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday olmak isteyen çifte vatandaşlığa sahip kişilere veya askeri personele ilişkin maddeye dair milletvekilleri arasında başlayan hararetli tartışmanın yumruklaşmaya dönüşmesinin ardından milletvekillerinden birine ya oturumu terk etmesi ya da sessiz kalması söylendi.
TM Başkanı Salih, milletvekillerinin fikirlerini ve yasa tasarısının önümüzdeki Pazartesi günü yapılacak oturuma kadar TM Hukuk Komisyonu’na havale edilmesinden sonra yaptığı açıklamada milletvekillerinin dünkü oturumda seçim yasasının hazırlanmasında son aşamaya geldiklerini açıkladı.
Öte yandan Libya Yüksek Seçim Komisyonu, yurtiçindeki 2,8 milyondan fazla seçmenin kayıt sürecinin sona erdiğini ve bu akşam itibariyle yurt dışındaki seçmenlerin kayıt sürecinin başladığını duyurdu. Yüksek Seçim Komisyonu Başkanı İmad es-Sayih, her Libya vatandaşı için göreve aday olma hakkına saygı duymaya çağırdı.
Muhammed el-Menfi başkanlığındaki Başkanlık Konseyi ve Abdulhamid Dibeybe liderliğindeki Ulusal Birlik Hükümeti’ne (UBH) bağlı Batı Bölgesi Komutanı Tümgeneral Usame el-Cuveyli, savaşın yeniden patlak verebileceğine dair bir takım işaretlerin tekrarlandığını söyledi. Tümgeneral Cuveyli, “Ülkede halen savaşı tercih edilen bir seçenek olarak gören bir taraf varsa o halde savaş olsun” şeklinde konuştu. 5+5 Ortak Askeri Komitesi’nin Libyalı çeşitli taraflara ve Birleşmiş Milletler Libya Destek Misyonu’na (UNSMIL) gönderdiği mesajları reddettiğini açıklayan Tümgeneral Cuveyli, Ortak Askeri Komite’yi, savunma bakanı atanmasını ve UNSMIL’e Libya Siyasi Diyalog Forumu’na (LSDF) baskı yapmasını isteyerek yetki sınırlarını aşmakla suçladı.
Ortak Askeri Komite’nin Fayiz es-Serrac başkanlığındaki Ulusal Mutabakat Hükümeti (UMH) tarafından Türkiye ile imzalanan anlaşmaları ve mutabakat zabıtlarını dondurma talebini şiddetle reddettiğini söyleyen Tümgeneral Cuveyli, söz konusu anlaşmaların sivil devleti sona erdirmeyi amaçlayan saldırganlığı püskürtmeye yardımcı olmak için hükümetin talebi üzerine yapıldığını vurguladı. Ortak Askeri Komite'nin önceki hükümet (UMH) tarafından oluşturulan askeri ve güvenlik teşkilatlarının yeniden yapılandırılmasıyla ilgisi olmadığını söyleyen Tümgeneral Cuveyli, Komitenin, bir savunma bakanı atamasını talep ederken sivil yönetimi reddeden bir tarafın varlığını göz ardı ettiğine dikkat çekerek, “Savunma Bakanının sadece Libya’nın batısı üzerinde mi yetkisi olacak?” diye sordu.
Diğer taraftan ABD'nin Libya Özel Temsilcisi ve Trablus Büyükelçisi Richard Norland, Pazartesi günü akşam Rabat'ta Fas Dışişleri Bakanı Nasır Burita ile bir araya geldi. İki yetkili, uluslararası toplumun Libyalıların LSDF’den çıkan 24 Aralık'ta milletvekili ve cumhurbaşkanlığı seçimleri yapma arzusunu gerçekleştirmelerine nasıl yardımcı olabileceklerini görüştüler. Görüşmede ayrıca Libya'daki yabancı askeri varlığın bir an önce azaltılmasının önemi vurgulandı.
Fas’ın tüm tarafları önlerindeki zor konularda Libya halkının çıkarına hareket etmeye yönlendirme konusundaki çabasını takdir eden Norland, seçimlerin zamanında yapılabilmesi için yasal ve anayasal çerçeveyi oluşturmanın zamanının geldiğini kaydetti.
ABD Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, Mısır, Türkiye ve Fas'ı ziyaret eden, Kahire ve Ankara'da üst düzey yetkililerle ve Rabat'ta Fas Dışişleri Bakanı Nasır Burita ile bir araya gelen Norland'ın, görüşmelerinde milletvekili ve cumhurbaşkanlığı seçimleri için gereken anayasal temelin bir an önce kabul edilmesi ve yasal çerçevenin acilen oluşturulması gerektiğini vurguladığı belirtildi. Açıklamaya göre Norland, ‘adil bir şekilde yapılacak seçimlerin istikrarlı, ortak ve demokratik bir Libya'ya doğru atılması gereken önemli bir adım olduğunun’ altını çizdi.
Norland’ın, istikrarın, siyaset ve güvenlik alanında devam eden ilerlemenin Libyalılar için artan ekonomik fırsatlar, yabancı yatırım ve refaha açılan yol olduğunu bir kez daha teyit ettiği belirtilen açıklamada, ABD’li diplomatın, Kahire'de (Libya Ulusal Ordusu (LOU) lideri) Mareşal Halife Hafter ile bir araya geldiği belirtildi. Açıklamaya göre Norland, Libyalı önemli isimlerle yaptığı son temaslarda olduğu gibi Hafter ile olan görüşmesinde de ABD'nin Libya halkının dış baskıdan uzak açık bir demokratik süreçle kendi liderlerini seçme hakkına verdiği desteği vurguladı ve Libyalılar için en iyi olanı yapmak adına önde gelen siyasi isimleri bu kritik dönemde nüfuzlarını kullanmaya çağırdı.
Öte yandan UBH Başbakanı Abdulhamid Dibeybe, Pazartesi günü akşamı, Bingazi ve Derne’yi Yeniden İnşa Fonu Müdürü Ali Ebhayri ile üzerinde çalışacağı çalışma planı ve gerekli mali ödenekleri görüştü. Toplantıya, Libya Ulaştırma Bakanı Muhammed Salim eş-Şehubi de katıldı. Ebhiri’ye çalışmalara başlama yetkisi veren Dibeybe, çalışmaların hızlı bir şekilde tamamlanması gerektiğini vurguladı.
UBH, Bingazi ve Derne şehirlerinde savaştan zarar gören bölgelerin yeniden inşası ve kalkındırılmasının yanı sıra kalkınma hedeflerine ulaşılması, hasar gören binaların ve altyapının iyileştirilmesi için 1,5 Libya dinarı tahsis etti.



Selam’dan Guterres’e: UNIFIL misyonunun sona ermesinin ardından Lübnan’ın uluslararası bir güce ihtiyacı var

Lübnan’ın güneyindeki el-Mansuri kasabasında bulunan UNIFIL güçleri (Reuters)
Lübnan’ın güneyindeki el-Mansuri kasabasında bulunan UNIFIL güçleri (Reuters)
TT

Selam’dan Guterres’e: UNIFIL misyonunun sona ermesinin ardından Lübnan’ın uluslararası bir güce ihtiyacı var

Lübnan’ın güneyindeki el-Mansuri kasabasında bulunan UNIFIL güçleri (Reuters)
Lübnan’ın güneyindeki el-Mansuri kasabasında bulunan UNIFIL güçleri (Reuters)

Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam dün Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres ile yaptığı görüşmede, Birleşmiş Milletler Lübnan Geçici Görev Gücü’nün (UNIFIL) görev süresinin sona ermesinin ardından ülkenin güneyinde BM himayesinde uluslararası bir gücün varlığının sürdürülmesi gerektiğini söyledi.

New York’ta BM Genel Kurulu çalışmalarının başlamasından bir gün önce gerçekleşen görüşmede Selam, ‘UNIFIL sonrası dönemde güneyde BM çatısı altında uluslararası varlığın sürdürülmesinin önemine’ vurgu yaptı. Selam, ‘izleme, raporlama ve iletişim görevlerinin sürdürülmesini güvence altına alması, istikrarın korunmasına katkı sağlaması ve Lübnan devletinin ülkenin tamamında otoritesini tesis etme sürecini desteklemesi’ gerektiğini belirtti.

1978’den bu yana Lübnan’ın güneyinde görev yapan UNIFIL bünyesinde 46 ülkeden yaklaşık 7 bin 500 personel bulunuyor. Ancak BM Güvenlik Konseyi, geçen yıl ağustos ayında ABD’nin baskısıyla UNIFIL’in görev süresinin 31 Aralık 2026’da sona erdirilmesine karar vermişti.

UNIFIL misyonunun sona ermesinin yaklaşması, İsrail’in Lübnan’ın güneyindeki geniş bölgelerde işgalini sürdürdüğü bir döneme denk geliyor.

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn geçen hafta AFP’ye verdiği röportajda, ülkesinin Güney Lübnan’da görev yapan UNIFIL’in yerine geçecek herhangi bir güce açık olduğunu belirtmiş ve UNIFIL’in çekilmesinin ardından herhangi bir ‘boşluk’ oluşmaması gerektiğini vurgulamıştı. Avn, “En önemli husus bir boşluk oluşmaması. Hangi ad altında olursa olsun gelecek herhangi bir gücün yasal bir çerçeveye sahip olması gerekir. Bu yasal çerçevenin temel ilkesi devletin egemenliğidir” demişti. Avn ayrıca, Güney Lübnan’da bir gücün bulunmasının amacının ‘devletin yerini almak değil, orduya yardım etmek ve devleti güçlendirmek’ olduğunu ifade etmişti.

Avn, bu konuyu geçen hafta Paris’te Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Ürdün Kralı 2. Abdullah ile gerçekleştirdiği toplantıda da ele aldı. Fransa ve İtalya daha önce BM’nin Lübnan’daki barış gücünün yerine geçecek çok uluslu bir güç oluşturulmasını istediklerini açıklamıştı.

Guterres de UNIFIL’in görev süresinin sona ermesinin ve güçlerin ülkeden ayrılmasının ardından Lübnan’ın barış gücüne ihtiyaç duymaya devam edeceğini belirtmişti. Öte yandan Selam, BM Genel Sekreteri’ne yaklaşık 329 bin kişinin halen yerinden edilmiş durumda olduğunu bildirerek insani müdahale için finansman sağlama çabalarının sürdürülmesinin ve BM kuruluşlarının yerinden edilenlere yardım etmesine destek verilmesinin önemini vurguladı.


Guterres: Lübnan’ın UNIFIL görevinin sona ermesinin ardından uluslararası bir güce ihtiyacı var

Lübnan’ın güneyindeki Mansuri kasabasında UNIFIL güçleri (Reuters)
Lübnan’ın güneyindeki Mansuri kasabasında UNIFIL güçleri (Reuters)
TT

Guterres: Lübnan’ın UNIFIL görevinin sona ermesinin ardından uluslararası bir güce ihtiyacı var

Lübnan’ın güneyindeki Mansuri kasabasında UNIFIL güçleri (Reuters)
Lübnan’ın güneyindeki Mansuri kasabasında UNIFIL güçleri (Reuters)

Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, dün Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres ile görüşmesinde, Birleşmiş Milletler Lübnan Geçici Barış Gücü’nün (UNIFIL) görev süresinin sona ermesinin ardından ülkenin güneyinde BM himayesinde bir uluslararası gücün varlığını sürdürmesinin gerekli olduğunu söyledi.

New York’ta BM Genel Kurulu çalışmalarının başlamasından bir gün önce gerçekleşen görüşmede Selam, “UNIFIL sonrası dönemde güneyde BM çatısı altında uluslararası bir varlığın devam etmesinin önemini” vurguladı. Selam’ın ofisinden yapılan açıklamaya göre bu varlık, “gözlem, raporlama ve iletişim görevlerinin sürdürülmesini güvence altına almalı, istikrarın korunmasına katkı sağlamalı ve Lübnan devletinin bütün toprakları üzerindeki otoritesini tesis etme sürecini desteklemeli.”

1978’den bu yana Lübnan’ın güneyinde konuşlu bulunan UNIFIL, 46 ülkeden yaklaşık 7 bin 500 personelden oluşuyor. Ancak BM Güvenlik Konseyi, ABD’nin baskısıyla geçen yıl ağustos ayında UNIFIL’in görev süresinin 31 Aralık 2026’da sona erdirilmesine karar verdi.

UNIFIL misyonunun sona ermesine yaklaşılması, İsrail’in Lübnan’ın güneyindeki geniş bölgelerde işgalini sürdürdüğü bir dönemde gerçekleşiyor.

Şarku’l Avsat'ın AFP’den aktardığına göre Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn  geçen hafta ajansa verdiği röportajda, güney Lübnan’da görev yapan BM Geçici Gücü’nün yerini alacak herhangi bir güce açık olduklarını belirtti ve UNIFIL’in çekilmesinin ardından herhangi bir “boşluk” oluşmaması gerektiğini vurguladı. Avn, “En önemli husus bir boşluk oluşmamasıdır. Hangi ad altında gelirse gelsin, herhangi bir güç için hukuki çerçeve oluşturulmalıdır. Bu hukuki çerçevenin temel ilkesi devletin egemenliğidir” ifadelerini kullandı. Avn ayrıca güney Lübnan’da bulunacak bir gücün amacının “orduyu desteklemek ve devleti güçlendirmek, devletin yerini almak olmaması gerektiğini” kaydetti.

Avn, bu konuyu geçen hafta Paris’te Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Ürdün Kralı II. Abdullah ile gerçekleştirdiği görüşmede de ele aldı. Fransa ve İtalya daha önce, Lübnan’daki BM barış gücünün yerini alacak çok uluslu bir güç oluşturmak istediklerini açıklamıştı.

Guterres de UNIFIL’in görev süresinin sona ermesi ve güçlerin ülkeden ayrılmasının ardından Lübnan’ın bir barış gücüne ihtiyaç duymaya devam edeceğini belirtmişti.

Öte yandan Selam, BM Genel Sekreteri’ne yaklaşık 329 bin kişinin hâlâ yerinden edilmiş durumda olduğunu bildirdi. Selam, insani yardım çalışmalarına yönelik finansmanın seferber edilmeye devam etmesinin ve BM kuruluşlarının yerinden edilmiş kişilere yardım sağlamasının önemini vurguladı.


Irak Kürdistanı, Peşmerge güçlerinin birleştirildiğini açıkladı

Kürdistan Bölgesi Başkanı Neçirvan Barzani, Peşmerge güçlerinin birleştirilmesi töreninde konuşurken (Bölge Başkanlığı)
Kürdistan Bölgesi Başkanı Neçirvan Barzani, Peşmerge güçlerinin birleştirilmesi töreninde konuşurken (Bölge Başkanlığı)
TT

Irak Kürdistanı, Peşmerge güçlerinin birleştirildiğini açıkladı

Kürdistan Bölgesi Başkanı Neçirvan Barzani, Peşmerge güçlerinin birleştirilmesi töreninde konuşurken (Bölge Başkanlığı)
Kürdistan Bölgesi Başkanı Neçirvan Barzani, Peşmerge güçlerinin birleştirilmesi töreninde konuşurken (Bölge Başkanlığı)

Kürdistan Demokratik Partisi (KDP) ile Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) arasındaki “Kardeşler Savaşı” sırasında bölünmelerinin üzerinden 30 yılı aşkın bir süre geçtikten sonra, Irak’ın kuzeyindeki Kürdistan Bölgesi yönetimi dün, Peşmerge güçlerinin birleştirildiğini açıkladı. Bu adımın, güvenlik ve siyasi açıdan bölünmüş Kürt cephesinin birliğine katkı sağlaması bekleniyor.

Peşmerge güçlerinin birleştirilmesi töreni, bölge başkanı ve aynı zamanda Peşmerge güçlerinin başkomutanı olan Neçirvan Barzani’nin gözetiminde Erbil’de düzenlendi. Törene Başbakan Mesrur Barzani de katıldı. Irak Silahlı Kuvvetler Başkomutanı Ofisi Direktörü Abdülemir eş-Şemri de törende hazır bulundu.

Irak Başbakanı Ali Falih ez-Zeydi, güçlerin Peşmerge Bakanlığı çatısı altında birleştirilmesinin tamamlanmasını memnuniyetle karşıladığını belirtti.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Peşmerge saflarındaki bölünmenin kökeni, güçlerin iki ayrı yapıya ayrıldığı 1990’ların ortalarına dayanıyor. Bu yapılardan biri Kürdistan Demokratik Partisi’ne, diğeri ise Kürdistan Yurtseverler Birliği’ne bağlıydı.