Afganistan Merkez Bankası Başkanı Ahmedi: Taliban’ın ülkenin rezervlerine ulaşımı yok

Afgan vatandaşları para çekmek için Kabil Bankası önünde uzun kuyruklar oluşturdu. (AP)
Afgan vatandaşları para çekmek için Kabil Bankası önünde uzun kuyruklar oluşturdu. (AP)
TT

Afganistan Merkez Bankası Başkanı Ahmedi: Taliban’ın ülkenin rezervlerine ulaşımı yok

Afgan vatandaşları para çekmek için Kabil Bankası önünde uzun kuyruklar oluşturdu. (AP)
Afgan vatandaşları para çekmek için Kabil Bankası önünde uzun kuyruklar oluşturdu. (AP)

Afganistan Merkez Bankası Başkanı Ecmel Ahmedi, Taliban’ın hızlı bir şekilde iktidara gelmesine rağmen ülkenin rezervinin büyük kısmına sahip olamayacağını söyledi.
Ahmedi, Twitter üzerinden yaptığı açıklamada Afganistan’ın çoğu yurt dışında olmak üzere 9 milyar dolar rezervi olduğunu ve Taliban’ın bu bankalara ulaşamayacağını belirtti.
Ahmedi, Taliban’ın başkente girmesiyle güvenliğinden korkanların ülkeden gittiğini ve söz konusu kişilerin varlıklarının çoğunun uluslararası standartlara göre hazine, altın ve senet gibi güvenli bir şekilde tutulduğunu söyledi.
Bir ABD yetkilisinin AFP’ye verdiği demece göre Taliban, Afgan hükümetinin ABD’deki malvarlıkları da kullanamayacak.
Ahmedi, Afganistan’ın ABD Federal Rezerv Bankası’nda yedi milyar doları olduğunu, kalan meblağın da Basel’deki Uluslararası Ödemeler Bankası gibi kuruluşlarda bulunduğunu kaydetti. Taliban’ın Afganistan’ın varlıkları hakkında merkez bankası çalışanlarını sorguladığı haberlerine yanıt veren Ahmedi “Eğer bu haber doğruysa ekiplerine acil olarak bir ekonomist eklemeleri lazım” iadesini kullandı.
Afganistan Merkez Bankası Başkanı Ahmedi, güvenlik durumu kötüleştiği için Washington’ın Afganistan’a nakdi sevkiyatı kestiği bilgisini paylaştı. Zira Taliban’ın parayı ele geçirmesinden endişe ediliyor.
Yapılan değerlendirmeler varlıkların dondurulmasına ek olarak Washington’ın Venezuela gibi tanımadığı hükümetlerde yaptığı gibi Uluslararası Para Fonu ve Dünya Bankası gibi çok taraflı borç veren kurumlardan Afganistan’a yapılacak yardımları engelleyebileceği yönünde.



Amerika'nın en büyük uçak gemisi, rekor bir görev süresinin ardından Ortadoğu'dan ayrılıyor

ABD Donanması'na ait uçak gemisi USS Gerald Ford (AFP)
ABD Donanması'na ait uçak gemisi USS Gerald Ford (AFP)
TT

Amerika'nın en büyük uçak gemisi, rekor bir görev süresinin ardından Ortadoğu'dan ayrılıyor

ABD Donanması'na ait uçak gemisi USS Gerald Ford (AFP)
ABD Donanması'na ait uçak gemisi USS Gerald Ford (AFP)

ABD’li iki yetkili dün yaptıkları açıklamada, dünyanın en büyük uçak gemisi USS Gerald R. Ford’un 300 günden uzun süren rekor konuşlandırmanın ardından ülkeye döneceğini bildirdi. Bu sürenin, İran’a karşı yürütülen savaşa katılımı ve Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun yakalanmasını da kapsadığı belirtildi.

İsimlerinin açıklanmaması kaydıyla konuşan yetkililer, geminin önümüzdeki günlerde Ortadoğu’dan ayrılarak Virginia eyaletindeki ana limanına doğru yola çıkacağını ve mayıs ortasında hedefine ulaşmasının beklendiğini ifade etti. Bu haberi ilk olarak The Washington Post duyurdu.

Yetkililer ayrıca, USS George H. W. Bush’un geçen hafta bölgeye ulaşmasının, Ortadoğu’da üç ABD uçak gemisinin aynı anda konuşlandırıldığı anlamına geldiğini kaydetti. Bunun, İran’la yürütülen savaşta kırılgan bir ateşkes sürerken, 2003 yılından bu yana görülmeyen bir seviye olduğu vurgulandı.

Öte yandan USS Abraham Lincoln’un da Tahran’la gerilimin arttığı ocak ayından bu yana bölgede bulunduğu aktarıldı. Yetkililer, Ford’un bu ay Vietnam Savaşı sonrası en uzun ABD deniz konuşlandırması rekorunu kırdığını, haziran ayında Norfolk Deniz Üssü’nden ayrıldıktan sonra yaklaşık 10 ay görev yaptığını ifade etti.


Charles, transatlantik ilişkileri savundu

Kral Charles Kongre'ye konuşurken (Reuters)
Kral Charles Kongre'ye konuşurken (Reuters)
TT

Charles, transatlantik ilişkileri savundu

Kral Charles Kongre'ye konuşurken (Reuters)
Kral Charles Kongre'ye konuşurken (Reuters)

Britanya Kralı 3. Charles, ABD’den yaptığı açıklamada, İran savaşı nedeniyle iki ülke arasında yaşanan gerilimi aşmayı amaçlayan devlet ziyareti kapsamında transatlantik ilişkileri ve “ortak” Batı değerlerini savundu.

Charles, Senato ve Temsilciler Meclisi’nin ortak oturumunda yaptığı tarihi konuşmada, “Karşı karşıya olduğumuz zorluklar, herhangi bir ülkenin tek başına üstesinden gelebileceği türden değil” ifadelerini kullanarak, müttefikleri ortak değerleri savunmaya çağırdı. “Görüş ayrılıklarımız ne olursa olsun, demokrasiyi destekleme konusundaki kararlılığımızda birleşiyoruz” ifadelerini kullandı.

Washington temaslarının ardından Kral Charles ve Kraliçe Camilla, 11 Eylül 2001’de New York’ta düzenlenen terör saldırılarının kurbanlarını anmak üzere dün New York’a gitti.


Mamdani, III. Charles'ı kraliyet elmasını Hindistan'a iade etmeye çağırdı

İngiltere Kralı III. Charles, Kraliçe Camilla ile birlikte New York'taki 11 Eylül Anıtı'nı ziyaretinde New York Belediye Başkanı Zahran Mamdani ile konuşuyor (AP)
İngiltere Kralı III. Charles, Kraliçe Camilla ile birlikte New York'taki 11 Eylül Anıtı'nı ziyaretinde New York Belediye Başkanı Zahran Mamdani ile konuşuyor (AP)
TT

Mamdani, III. Charles'ı kraliyet elmasını Hindistan'a iade etmeye çağırdı

İngiltere Kralı III. Charles, Kraliçe Camilla ile birlikte New York'taki 11 Eylül Anıtı'nı ziyaretinde New York Belediye Başkanı Zahran Mamdani ile konuşuyor (AP)
İngiltere Kralı III. Charles, Kraliçe Camilla ile birlikte New York'taki 11 Eylül Anıtı'nı ziyaretinde New York Belediye Başkanı Zahran Mamdani ile konuşuyor (AP)

New York Belediye Başkanı Zahran Mamdani, Kral Charles III’ü, Britanya İmparatorluğu’nun 19. yüzyılda Hindistan’dan aldığı 'Kuh-i nur' Elmasını iade etmeye çağırdı.

Mamdani, 11 Eylül Anıtı ziyareti sırasında kraliyet çiftiyle görüşmesi öncesinde kendisine yöneltilen bir soruya verdiği yanıtta, “Kral ile başka bir konuda konuşma fırsatım olsaydı, muhtemelen onu 'Kuh-i nur' elmasını geri vermeye teşvik ederdim” dedi.

Kral Charles’ın daha sonra Mamdani ile gülerek sohbet ettiği görüldü.

105,6 karat ağırlığındaki elmas, halen Londra Kulesinde sergileniyor. Söz konusu elmas, 1849 yılında, Anglo-Sih Savaşı’nın ardından imzalanan barış anlaşmasının parçası olarak İngiliz Doğu Hindistan Şirketine devredilmişti.

Elmasın Hindistan’da çıkarıldığı konusunda genel bir uzlaşı bulunmakla birlikte, geçmişi efsanelerle gerçeklerin iç içe geçtiği bir hikâye olarak biliniyor. Afganistan, İran ve Pakistan gibi ülkeler de elmas üzerinde hak iddia ediyor.

Hindistan daha önce defalarca elmasın iadesini talep etmiş, ancak bu girişimler sonuçsuz kalmıştı.