Lübnan: BM Geçici Görev Gücü devriyesinin Nebatiye’de önü kesildi

Güney Lübnan’da devriye gezen UNIFIL güçleri (Arşiv-AFP)
Güney Lübnan’da devriye gezen UNIFIL güçleri (Arşiv-AFP)
TT

Lübnan: BM Geçici Görev Gücü devriyesinin Nebatiye’de önü kesildi

Güney Lübnan’da devriye gezen UNIFIL güçleri (Arşiv-AFP)
Güney Lübnan’da devriye gezen UNIFIL güçleri (Arşiv-AFP)

Güney Lübnan'daki Nebatiye şehrinin bir dizi sakini, dün (Çarşamba) erken saatlerde, güneyde faaliyet gösteren uluslararası barış güçlerinin (UNIFIL) devriyesini tali bir yoldan geçtikten sonra durdurdu. Bu eylem uluslararası barış güçlerinin görev süresinin Güvenlik Konseyi tarafından yenilenmesi kararının alınacağı günden birkaç gün önce gerçekleşti. Lübnan, misyonunun değişmediğini ısrarla ifade ediyor.
Güvenlik kaynaklarının Şarku'l Avsat'a aktardığına göre, uluslararası güçler bünyesinde faaliyet gösteren İrlanda taburuna ait üç askeri araçtan oluşan bir devriye Beyrut'tan güneydeki doğu şubesindeki iş merkezine doğru hareket etti. Devriye, başkentten güneye giden UNIFIL araçlarının normal rotasından farklı olan ikincil bir yola girdi.
Kaynaklar, konvoyun farklı bir yolu izlemesinin GPS koordinatlarındaki bir hatadan kaynaklandığını söyledi. Konvoy, ana cadde yerine ikincil bir yola yönlendirildi.
Kaynaklar, devriyenin Nebatiye'ye doğru gittiğini ve şehrin girişine ulaştıktan sonra, halk tarafından önünün kesildiğini ve bu nedenle Lübnan ordusunun duruma müdahale etmek zorunda kaldığını kaydetti.
Lübnan resmi haber ajansı NNA, halkın Salı gece yarısından sonra konvoyun önünü kestiğini bildirdi. NNA, İrlanda taburuna ait biri askeri ambulans 3 askeri araçtan oluşan konvoyun Beyrut'tan dönüş yolunda olduğunu, rutin yolunun dışında başka yollara saptığını ve Nebatiye’de yolunun kesildiğini bildirdi.
Benzer olaylar genellikle UNIFIL devriyeleri güneydeki tali yollara girdiklerinde veya rutin yolun dışındaki yollara girdiğinde tekrarlanır. Bu olaylar genellikle Güvenlik Konseyi'nin uluslararası gücün görevini yenilediği Ağustos ayının son haftasından önce meydana gelir.
Lübnan, 1701 sayılı kararın uygulanmasında UNIFIL’ın ve BM misyonlarının rolüne ve bu rollerde hiçbir değişiklik yapılmadan korunmasında kararlıdır. Lübnan Cumhurbaşkanı Mişel Avn, geçen hafta uluslararası yetkililere bunu bildirmiştir. UNIFIL misyonu, Lübnan ve İsrail arasındaki “Temmuz Savaşı” sonrasında Güvenlik Konseyi tarafından yayınlanan 1701 sayılı Karar uyarınca 2006 yılından beri varlığını sürdürmektedir. Lübnan ordusu, 17 Ağustos 2006'daki savaştan sonra güneye konuşlandırıldı.
Lübnan Eski Cumhurbaşkanı Mişel Süleyman dün yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Lübnan ordusunun güneyde konuşlanmaya başlamasının üzerinden 15 yıl geçti. Sınırların ve egemenliğin korunmasındaki doğal rolünden yirmi yıldan fazla bir süredir zorunlu olarak yoksun bırakıldıktan sonra 17 Ağustos 2006 sabahı Lübnan ordusu güneyde konuşlanmaya başladı. Tarihin tekerrür etmemesi ve askeri kurumun bu ulusal rolü bir kez daha kaybetmemesi için, silah ve askeri güç unsurlarının mülkiyetinin mümkün olan en kısa sürede yalnızca askeri güçlerin elinde olması amacıyla savunma stratejisi onaylanmalıdır. Yeni kurulacak hükümet, Lübnan Anayasası'nın 65. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, devletin her alanda genel politikasını belirlemek gibi birinci görevi çerçevesinde bu konuyu ele almazsa hükümeti kurmak yeterli değildir ve yararsızdır.”
 



Lübnan Cumhurbaşkanı, İsrail'in hava saldırılarını kınayarak, bu saldırıların ülkede istikrarın sağlanmasına yönelik çabaları baltalamayı amaçladığını söyledi

 Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi bölgesinde bulunan Bednayel köyünde, İsrail hava saldırılarının ardından ağır hasar gören bina (AFP)
Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi bölgesinde bulunan Bednayel köyünde, İsrail hava saldırılarının ardından ağır hasar gören bina (AFP)
TT

Lübnan Cumhurbaşkanı, İsrail'in hava saldırılarını kınayarak, bu saldırıların ülkede istikrarın sağlanmasına yönelik çabaları baltalamayı amaçladığını söyledi

 Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi bölgesinde bulunan Bednayel köyünde, İsrail hava saldırılarının ardından ağır hasar gören bina (AFP)
Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi bölgesinde bulunan Bednayel köyünde, İsrail hava saldırılarının ardından ağır hasar gören bina (AFP)

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, İsrail'in dün gece karadan ve denizden Sayda (Sidon) bölgesini ve Bekaa Vadisi'ndeki kasabaları hedef alan saldırılarını şiddetle kınayarak, "Bu saldırıların devam etmesi, Lübnan'ın başta Amerika Birleşik Devletleri olmak üzere dost ülkelerle istikrarı sağlamak ve İsrail'in Lübnan'a yönelik düşmanlıklarını durdurmak için yürüttüğü diplomatik çabaları ve girişimleri engellemeyi amaçlayan açık bir saldırganlık eylemidir" dedi.

Ulusal Haber Ajansı, Avn'un şu sözlerini aktardı: "Bu baskınlar, Lübnan'ın egemenliğinin yeni bir ihlalini ve uluslararası yükümlülüklerin açık bir şekilde çiğnenmesini temsil ediyor ve uluslararası toplumun iradesine, özellikle de Birleşmiş Milletler'in 1701 sayılı Kararına tam uyulmasını ve tüm hükümlerinin uygulanmasını öngören kararlarına karşı bir saygısızlığı yansıtıyor."

Bölgede istikrarı destekleyen ülkelere, "Lübnan'ın egemenliğini, güvenliğini ve toprak bütünlüğünü korumak ve bölgeyi daha fazla gerilim ve gerginlikten kurtarmak için saldırıları derhal durdurma ve uluslararası kararlara saygı gösterilmesi yönündeki sorumluluklarını üstlenmeleri" çağrısını yineledi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre İsrail ordusunun Lübnan'ın doğusundaki Hizbullah komuta merkezlerini hedef aldığını söylediği baskınlarda en az 6 kişi öldü ve 25 kişi de yaralandı.


"Barış Konseyi"... Trump'ın vaatlerinin yeni bir sınavı

 Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)
Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)
TT

"Barış Konseyi"... Trump'ın vaatlerinin yeni bir sınavı

 Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)
Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)

Washington, önceki gün Barış Konseyi'nin resmi açılışına tanık oldu. Bu hamleyi ABD Başkanı Donald Trump, kendisini bir barış başkanı olarak tanıtarak ve mesajını öncelikle Amerikan kamuoyuna yönelterek siyasi söyleminin merkezine yerleştirdi. Amerika Birleşik Devletleri artık dış politika dosyalarının iç mücadelenin bir parçası haline geldiği ve her diplomatik hamlenin seçmenler önünde Amerikan rolünün imajının yeni bir sınavı olduğu bir seçim yılına giriyor.

İran ile gerginliğin artmasıyla birlikte bölgedeki büyük askeri yığılma göz önüne alındığında şu soru gündeme geliyor: "İran'a önümüzdeki iki hafta içinde askeri bir saldırı düzenlenmesi durumunda Gazze ile ilgili müzakere edilen iyimser planlar nasıl gerçekçi olabilir?"

Öte yandan, "Gazze Şeridi Yönetimi Ulusal Komitesi"nin geçen akşam Geçici Polis Gücü'nde iş başvurularının alınmaya başlanacağını duyurmasının hemen ardından, Gazze'deki gençler başvurularını yapmak için yarışa girdiler.


Mladenov'un ofisi ile Filistin Yönetimi arasında iletişim ve koordinasyon için bir irtibat bürosu kurulması

Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)
Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)
TT

Mladenov'un ofisi ile Filistin Yönetimi arasında iletişim ve koordinasyon için bir irtibat bürosu kurulması

Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)
Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)

Gazze Barış Konseyi Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov yaptığı açıklamada, Gazze Şeridi için hazırlanan Amerikan barış planının uygulanması kapsamında, ofisi ile Filistin Yönetimi arasında resmi bir irtibat bürosu kurulduğunu duyurdu.

Mladenov'un ofisinden dün yapılan açıklamada, "Filistin Yönetimi ile irtibat bürosunun kurulmasını memnuniyetle karşılıyoruz" denilerek, bu adımın iki taraf arasında resmi ve organize bir iletişim ve koordinasyon kanalı sağlayacağı, yazışmaların açık bir kurumsal mekanizma aracılığıyla alınıp iletilmesini güvence altına alacağı belirtildi.

Şarku'l Avsat'ın DPA'den aktardığına göre açıklamada Mladenov'un "(Barış Konseyi) ile Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi arasındaki irtibat görevlisi sıfatıyla, Gazze Şeridi'ndeki geçiş yönetimi, yeniden yapılanma ve kalkınmanın çeşitli yönlerinin (dürüstlük ve etkinlik içinde) uygulanmasını sağladığı" ifade edildi.

Yapılan açıklamada, Filistin Yönetimi irtibat bürosunun, ABD Başkanı Donald Trump tarafından açıklanan 20 maddelik barış planını, Güvenlik Konseyi'nin 2803 sayılı 2025 tarihli kararına uygun olarak uygulamak ve Gazze halkı ile bölge halkı için daha istikrarlı bir gelecek inşa etmeye katkıda bulunmak amacıyla, Filistin Yönetimi irtibat bürosuyla birlikte çalışma konusundaki istekliliği ifade edildi.

Filistin Yönetimi Başkan Yardımcısı Hüseyin eş-Şeyh ise yaptığı kısa açıklamada, duyuruyu memnuniyetle karşılayarak şunları söyledi: "Filistin Yönetimi'ne bağlı bir irtibat bürosunun kurulması duyurusunu memnuniyetle karşılıyoruz. Bu büro, Başkan Trump'ın planını ve Güvenlik Konseyi'nin 2803 sayılı kararını uygulamak için (Barış Konseyi) temsilcisinin ofisi ile Filistin Yönetimi arasında resmi bir koordinasyon ve iletişim kanalı sağlayacaktır."

Bu gelişme, ABD Başkanı Donald Trump'ın Gazze Şeridi'ndeki savaşı sona erdirmeye yönelik planının ikinci aşamasının uygulanması bağlamında gerçekleşiyor. Kasım 2025'te BM Güvenlik Konseyi tarafından 2803 sayılı kararla onaylanan plan, yönetimi ve yeniden yapılanmayı denetlemek üzere geçici bir organ olarak "Barış Konseyi"nin kurulmasını ve geçici bir uluslararası istikrar gücünün konuşlandırılmasını destekliyor.

Bulgar bir diplomat ve 2015-2020 yılları arasında Ortadoğu barış sürecinde BM özel temsilcisi olarak görev yapmış olan Mladenov, 2015 sonbaharından beri devam eden kırılgan ateşkes ortamında, yaygın yıkımın ardından yeniden yapılanmada büyük zorluklarla karşı karşıya olan Gazze'de "Barış Konseyi" ile Gazze Ulusal Yönetim Komitesi arasında koordinasyonu sağlamaktan sorumludur.

İrtibat ofisinin kurulması, Ramallah'taki Filistin Yönetimi ile Gazze'de yeni mekanizmalar arasındaki koordinasyonu artırmak için pratik bir adım olarak görülürken, kapsamlı silahsızlanma ve İsrail güçlerinin çekilmesi gibi planın bazı hükümlerinin uygulanması, Filistinli grupların tutumlarına ve sahadaki gelişmelere bağlı kalmaktadır.