Suudi Arabistan’da 11 milyon kişi koronavirüse karşı iki doz aşı oldu

Al Şeyh: Eğitim, hükümetin desteğiyle salgın sırasında bir gün bile durmadı

Enformasyon Bakanı Vekili Dr. Macid el-Kasabi (SPA)
Enformasyon Bakanı Vekili Dr. Macid el-Kasabi (SPA)
TT

Suudi Arabistan’da 11 milyon kişi koronavirüse karşı iki doz aşı oldu

Enformasyon Bakanı Vekili Dr. Macid el-Kasabi (SPA)
Enformasyon Bakanı Vekili Dr. Macid el-Kasabi (SPA)

Suudi Arabistan, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle yaklaşık bir buçuk yıllık aranın ardından yüz yüze eğitimin 29 Ağustos’ta başlayacağını açıkladı. İstisnai yeni eğitim yılında, 3 dönemlik bir sistemde yeni eğitim müfredatının uygulanmaya başlayacak. Liseler için ortak ilk yıl sistemi uygulanacak ve eğitimin ilk aşamalarında erkek öğrencilerin eğitiminde kadın öğretmen oranının yüzde 40’a çıkarılması gibi uygulamalara tanık olunacak.
Enformasyon Bakanı Vekili Dr. Macid el-Kasabi dün (Perşembe) hükümet iletişim konferansında en dikkat çeken gelişmeleri ve güncel meseleleri ele aldı. Kasabi, Krallığın Kovid-19 salgınıyla mücadelede her yönden büyük bir ilerleme kaydettiğini, liderliğin sınırsız desteğinin sağladığı toplum dayanışması ve farkındalığı sayesinde 11 milyondan fazla kişinin iki doz, 21 milyon kişinin ise tek doz aşılarını olduğunu belirtti. Kasabi, tüm vatandaşlara ve sakinlere aşı olma ve aşılarını tamamlama çağrısında bulunarak herkesin bu konuda sorumlu olduğunu belirtti.
Kasabi, bu yılın başından bu yana, hacıların ve ziyaretçilerin sağlığını korumak için yapılan kontroller ve tedbirlere uyularak Mescid-i Haram’ın günde 20 bin hacı ağırlamaya başladığını belirtti. Ülkenin, yurtdışından gelen turistlerin geri dönüşüne tanık olduğunu belirterek, “Güvenli bir geri dönüş sağlamak için ihtiyati tedbirleri uygulamaya devam edilmesi gerekiyor.” ifadelerini kullandı.
Kasabi, Suudi Arabistan Veri ve Yapay Zekâ Kurumu (SDAIA), Sivil Havacılık Genel Otoritesi (GACA) ve Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği (IATA) arasında imzalanan Operasyonel Protokol Anlaşması aracılığıyla, Tawakulna platformunun yurtdışı ile bağlantısının kurulması ve etkinleştirilmesi sonucu Suudi sağlık pasaportunun Tawakulna platformu üzerinden küresel olarak tanındığını açıkladı.

Eğitim Bakanı: Kitaplarda iki yılda 120 bin değişiklik yapıldı
Suudi Arabistan Eğitim Bakanı Dr.Hamad Al Şeyh aynı konferansta, hükümetin desteğinin salgın sırasında eğitimin bir gün bile kesinti olmaksızın devam etmesine yardımcı olduğunu söyledi. Eğitim Bakanı, geliştirme çalışmalarının yaklaşık 34 yeni kitap ve yeni bir müfredatla sonuçlandığını, eğitim müfredatındaki bulunan 89 kitabın geliştirilmesinin yanı sıra yeni ders kitaplarının sayısının 52’ye ulaştığını açıkladı. İki yılda yapılan değişikliklerin sayısı 120 bine ulaştı. Değişiklik dilsel, bilimsel ve düşünsel değişiklikleri içeriyordu. Bu değişiklikler seçkin ve küresel olarak rekabetçi bir eğitim sistemine yol açan kalkınma vizyonunun kapsamında geldi.
Eğitim yılı üniversitelerde, uygulamalı eğitim veren fakültelerde, teknik eğitimde, ortaöğretim ve lise seviyelerinde iki doz koronavirüs aşısı olanlar için yüz yüze olarak başlayacak. İlkokul ve anaokulu öğrencileri ise Ekim ayının sonunda yüz yüze eğitime geçene kadar “Madrasati” ve “Rawdty” uygulamaları üzerinden, okul günlerinde saat üçte başlayan bir sistemle uzaktan eğitime devam edecekler.
Aşılarını tamamlamayan öğrencilerin aşı olmaya ve diğer öğrencileri korumaya teşvik etmek için eğitim kurumlarına girişleri engellenecek ve elektronik platformlardaki eğitim alternatifleri ile eğitimlerine devam edecekler. Diğer yandan, İnsan Kaynakları ve Sosyal Kalkınma Bakanlığı, iki doz aşı olmayan idari ve eğitim personellerine yönetmeliğini dikkate alarak müdahale edecek.
Sınıf içerisinde bir vakanın bulunması durumunda, sınıfın yüz yüzde eğitimi 10 gün askıya alınacak ve dersler elektronik ortamda sürdürülecek. Enfeksiyonların okul genelinde veya birden fazla sınıfta görülmesi durumunda söz konusu uygulama okulun tamamı için geçerli olacak.
Perşembe günü itibariyle lise ve ortaokul öğrencilerinin yüzde 37’si iki doz, yüzde 93’ü ise bir doz aşı oldu. Yükseköğretim öğrencileri arasında iki doz aşı olan kişi oranı yüzde 59’a yükseldi. Yetkili makamlar, öğrencilerin aşılanmasını hızlandırmak için aşı merkezlerini artırıyor, randevu sağlıyor ve aşılara erişimi kolaylaştırıyor.
Son 24 saatte 499 vaka tespit edildi
Suudi Arabistan’da günlük vaka eğrisi düşmeye devam etti. Sağlık Bakanlığı dün (Perşembe), Mart ayından bu yana ilk kez 500’ün altında yeni vaka kaydedildiğini duyurdu. Bakanlık, yaptığı açıklamada son 24 saat içerisinde 499 vakanın daha tespit edilmesi ile ülkedeki toplam vaka sayısının 540 bin 743’e yükseldiğini açıkladı. Ayrıca bin 234’ü ağır hasta olmak üzere aktif vaka sayısının 5 bin 858 olduğu bildirildi.
Bakanlığa göre, 877 kişinin daha sağlığına kavuşması ile şu ana kadar toplam 526 bin 436 kişi iyileşirken, 10 kişinin daha hayatını kaybetmesiyle toplam can kaybı 8 bin 449 kişiye yükseldi.
Ülke geneline dağılmış olan aşı merkezleri, işyerlerine, okullara ve üniversitelere giriş için aşı zorunluluğunun getirilmesinin ardından büyük bir talebe tanık oluyor.  Ülkede günde ortalama 260 bin doz aşı uygulanırken toplamda 33 milyondan fazla aşı dozu uygulandı.



Suudi deneyimi... Tarihi bir an, bir yönetim projesine dönüştüğünde

Tarihsel hareketin aşamaları (Araştırmacı Abdurrahman eş-Şukayr tarafından hazırlanan illüstrasyon)
Tarihsel hareketin aşamaları (Araştırmacı Abdurrahman eş-Şukayr tarafından hazırlanan illüstrasyon)
TT

Suudi deneyimi... Tarihi bir an, bir yönetim projesine dönüştüğünde

Tarihsel hareketin aşamaları (Araştırmacı Abdurrahman eş-Şukayr tarafından hazırlanan illüstrasyon)
Tarihsel hareketin aşamaları (Araştırmacı Abdurrahman eş-Şukayr tarafından hazırlanan illüstrasyon)

Sosyolog ve araştırmacı Dr. Abdurrahman eş-Şukayr, Suudi devletinin kuruluş deneyimini daha önce görülmemiş bir yorum çerçevesine oturtuyor. Tarihi, birbirinden kopuk olaylar dizisi olarak değil; nüfus, kaynaklar ve seçkinler arasındaki ölçülebilir ve karmaşık ilişkiler tarafından yönetilen bir sistem olarak ele alıyor. Bu yaklaşımın, karmaşıklık bilimi ile ‘tarihin yasaları’ olarak da bilinen kliodinamik teorisine dayandığını belirten eş-Şukayr, devletlerin nasıl ortaya çıktığını, büyüdüğünü ve ardından seçkinlerin aşırı çoğalması nedeniyle baskı aşamasına girerek kriz ve zirve noktalarına ulaştığını; sonrasında ise istikrarı yeniden üreten bir lider figürünün ortaya çıktığını açıklıyor.

Eş-Şukayr, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, bu çerçeve sayesinde Diriye’nin Muhammed bin Suud öncesinde elit doygunluğa ve yapısal istikrarsızlığa ulaşmış yerel bir sistem olduğunun anlaşılabildiğini söyledi. Buna göre Muhammed bin Suud’un yükselişi, yönetim merkezini yeniden şekillendiren ve yeni bir siyasi döngü başlatan tarihsel bir yeniden ayar anı olarak yorumlanıyor.

Karmaşıklık bilimi

Eş-Şukayr, karmaşıklık biliminin; toplumlar ya da ekonomi gibi birbiriyle bağlantılı çok sayıda parçadan oluşan sistemleri incelediğini belirtti. Bu sistemlerde her küçük unsur diğerini etkilerken, yoğun etkileşim sonucunda yalnızca tek tek parçaların incelenmesiyle anlaşılamayacak yeni örüntü ve davranış biçimleri ortaya çıkıyor. Bu çerçevede karmaşıklık bilimi, zaman içinde küçük etkileşimlerin birikmesi sonucu istikrarın, kaosun ya da büyük ölçekli değişimlerin nasıl ortaya çıktığına odaklanıyor.

Devlet dönüşümünün beş yıllık döngüsü

Eş-Şukayr, devletlerin dönüşümüne ilişkin beş aşamalı döngüye de değinerek, devletlerdeki değişimlerin ölçülebilir dinamiklere tabi olduğunu ve genel eğilimlerinin öngörülebileceğini söyledi. Bu çerçevede toplumların beş aşamalı bir döngü içinde hareket ettiğini belirten eş-Şukayr, süreci şöyle açıkladı:

- Büyüme aşaması: Kaynakların genişlediği ve devletin kontrol kapasitesinin arttığı evreyi ifade ediyor. Bu süreç, nüfus artışı ve seçkinlerin çoğalmasıyla eş zamanlı ilerliyor. Aşama; tarihçilerin metinlerine ihtiyaç duyulmaksızın, nüfus ve ekonomik kaynaklara ilişkin yaklaşık veriler ve göstergeler üzerinden ölçülebiliyor ve öngörülebiliyor.

- Baskı aşaması: Kaynak bolluğunun görece azaldığı, kamu görevlerine talip olanların sayısının arttığı ve mevcut elitlerin konumlarını korumaya çalıştığı dönem olarak tanımlanıyor. Bu durum, devletin herkesi bünyesinde barındırma kapasitesini aşan bir tablo ortaya çıkarıyor. Nüfus artışı, siyasi, ekonomik, bilimsel ve toplumsal elitlerin sayısını artırırken, mevcut pozisyonların sayısı yetersiz kalıyor.

- Kriz aşaması: Seçkinler arasındaki birliğin sarsıldığı ve örtük gerilimlerin açık çatışmalara dönüştüğü evreyi oluşturuyor.

- Zirve aşaması: Kriz ve istikrarsızlığın doruğa ulaştığı bu safhada ittifaklar çözülüyor, dışlamalar ve ayrışmalar hız kazanıyor.

- İstikrar aşaması: Yeni bir liderliğin ya da revize edilmiş bir yönetim sisteminin, nüfus, kaynaklar ve seçkinler arasındaki ilişkiyi toplumun yeni ruhuna uygun biçimde yeniden düzenlemeyi başardığı dönem olarak tanımlanıyor. Bu aşamayla birlikte, önceki döngüye kıyasla daha bütünlüklü yeni bir süreç başlıyor.

Kontrol edilemeyen rekabet

Eş-Şukayr, zirve aşamasının Hicri 1139 yılına yakın dönemde belirginleştiğini belirterek, yönetici kollar arasındaki rekabetin artık kontrol edilemez bir seviyeye ulaştığını ifade etti. Bu süreçte elitler içindeki ayrışmalar hız kazanırken, bazı isimlerin kısa süreli emirlik deneyimleri yaşadığı ve sadakatlerin hızla el değiştirdiği görüldü. Bu tablo, iç dengeleri yönetme kapasitesinin çöktüğünü ortaya koydu. Bu koşullar altında siyasi sistemin sınırına dayandığını kaydeden eş-Şukayr, yönetim makamına talip olanların sayısının emirliğin iktidarı düzenleme kapasitesini aştığını vurguladı. Böylece zirve aşaması, yeniden kurucu bir liderliğin ortaya çıkmasına zemin hazırlayan tam ölçekli bir yapısal çözülme anına dönüştü.

Tarihsel hareketin aşamaları (Araştırmacı Abdurrahman eş-Şukayr tarafından hazırlanan illüstrasyon)Tarihsel hareketin aşamaları (Araştırmacı Abdurrahman eş-Şukayr tarafından hazırlanan illüstrasyon)

Muhammed bin Suud’un yükselişi, Diriye’de istikrar koşullarının olgunlaşmasının bir sonucu olarak gerçekleşti. Seçkinlerin aşırı çoğalması, eski yönetim sistemini sürdürülemez hale getirirken, çatışan elitlerin okuyamadığı tabloyu kavrayabilecek bir lideri gerekli kılan tarihsel bir moment ortaya çıktı. Bu çerçevede Muhammed bin Suud’un iktidarı devralması, Diriye içindeki güç dengelerinin yeniden ayarlanması anlamına geldi. Böylece yerel siyasi düzen, yapısal istikrarını yeniden tesis etme kapasitesini kazandı.

Yönetim merkezinin inşası

Muhammed bin Suud, Diriye’de yeni bir büyüme sürecinin başlangıcı olarak et-Turayf mahallesini kurarak burayı yönetim merkezi haline getirdi. Oysa daha önce Diriye emirleri Gusaybe ya da el-Mulaybid bölgelerinde ikamet ediyordu. Muhammed bin Suud, siyasi, dini ve askeri elitleri yeni devlet kurumları içinde yeniden dağıtarak, Diriye’deki iktidar yapılarını düzenleyerek, elit fazlasını azaltarak ve rekabet halindeki kollar arasındaki ilişkileri kontrol altına alarak yönetim merkezini yeniden inşa etti.

Bu yapısal düzenleme, emirliğin nüfus, kaynaklar ve elitleri tek bir çerçeve içinde yönetme kapasitesini yeniden kazanmasını sağladı. Böylece, Diriye merkezli yeni bir kuruluş döngüsünün önü açıldı ve bu süreç Diriye Emirliği olarak bilinen yapının çekirdeğini oluşturdu.

Eş-Şukayr, bu yeni okumanın Arap Yarımadası’nda devletlerin ortaya çıkışını; nüfus, kaynaklar ve seçkinler arasındaki ilişkiyi esas alan yapısal döngüler üzerinden açıklayan yeni bir araştırma ufku sunduğunu belirtti. Yerel çevrelerin farklılığına bağlı olarak denetim mekanizmalarının değiştiğini vurgulayan eş-Şukayr, yaklaşık nüfus ve mali istatistiklerin oluşturulmasının, tarihi test edilebilir ve karşılaştırılabilir bir alana dönüştürmek için zorunlu bir giriş olduğunu ifade etti. Bunun ise bölge tarihine ilişkin verilerin toplanmasını ve sınanabilir hipotezlerin geliştirilmesini gerektirdiğini kaydetti. Bu yaklaşımın, parçalı anlatıların ötesine geçen, daha uzun vadeli, daha hassas ve daha bağımsız bir Arap yorum modeli inşa edilmesine katkı sağlayacağını dile getirdi.

Öte yandan, Muhammed bin Suud hakkında kaleme alınan çalışmaların analitik ve anlatısal boyutunun sınırlı kaldığına dikkat çekildi. Kurucu eylemin mantığını açıklayan kapsamlı bir tarihsel biyografinin bulunmadığı, tarih kayıtlarının ise kuruluş öncesi ve kuruluş sırasındaki gelişmeleri yeterince aydınlatmadığı belirtildi. Bu boşluğun, Muhammed bin Suud’un hayatını olayların iç yapısından hareketle yeniden kurgulamayı gerektiren bir araştırma hattını zorunlu kıldığı ifade edildi. Kararların, ittifakların ve çatışmaların; yönetim tasavvurunu ve devletin koşullarını ortaya koyan anlamlı bir sistem olarak okunmasıyla, gerçekliğin hareketinden süzülen bir tarihsel biyografi ve siyasi projenin seyrine ilişkin bütünlüklü bir yorum üretilebileceği vurgulandı.


Muhammed bin Selman, Medine'de alimleri, bakanları ve vatandaşları kabul etti

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Medine'de alimler, bakanlar ve bir grup vatandaşı kabul ederken (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Medine'de alimler, bakanlar ve bir grup vatandaşı kabul ederken (SPA)
TT

Muhammed bin Selman, Medine'de alimleri, bakanları ve vatandaşları kabul etti

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Medine'de alimler, bakanlar ve bir grup vatandaşı kabul ederken (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Medine'de alimler, bakanlar ve bir grup vatandaşı kabul ederken (SPA)

Suudi Arabistan Başbakan Yardımcısı Veliaht Prens Muhammed bin Salman bin Abdulaziz, mübarek Ramazan ayının gelişi vesilesiyle kendisini tebrik etmek ve kutlamak için gelen alimleri, bakanları ve bir grup vatandaşı Medine'de kabul etti.

Hazır bulunanlar, mübarek ay vesilesiyle tebriklerini Veliaht Prens'e ilettiler, Veliaht Prens de herkesin oruçlarını, dualarını ve iyi amellerini Allah'ın kabul etmesini diledi.

Prens Muhammed bin Salman, mübarek Ramazan ayı vesilesiyle Medine'de tebriklerini kabul ediyor (SPA)Prens Muhammed bin Salman, mübarek Ramazan ayı vesilesiyle Medine'de tebriklerini kabul ediyor (SPA)

Resepsiyona Medine Bölgesi Valisi Prens Selman bin Sultan bin Abdulaziz, Devlet Bakanı ve Bakanlar Kurulu Üyesi Prens Turki bin Muhammed bin Fahd bin Abdulaziz, Riyad Bölgesi Vali Yardımcısı Prens Muhammed bin Abdulrahman bin Abdulaziz, Medine Bölgesi Vali Yardımcısı Prens Suud bin Nahar bin Suud bin Abdulaziz, Kültür Bakanı Prens Bedr bin Abdullah bin Ferhan, Prens Suud bin Selman bin Abdulaziz, Prens Faisal bin Bedr bin Muhammed bin Celavi, Prens Fahd bin Selman bin Sultan bin Abdulaziz, Prens Nahar bin Suud bin Nahar bin Suud bin Abdulaziz ve bakanlar katıldı.


Veliaht Prens Mescid-i Nebevi’yi ziyaret etti

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Prens Muhammed bin Seman,(SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Prens Muhammed bin Seman,(SPA)
TT

Veliaht Prens Mescid-i Nebevi’yi ziyaret etti

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Prens Muhammed bin Seman,(SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Prens Muhammed bin Seman,(SPA)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Prens Muhammed bin Seman bin Abdulaziz, dün Mescid-i Nebevi’yi ziyaret ederek Ravza-i Şerif'te namaz kıldı. Ayrıca Peygamberimiz Hz. Muhammed'i (Sallallahu aleyhi ve sellem) ve iki sahabesini (Allah onlardan razı olsun) selamlama şerefine nail oldu.