Hamadi Muammeri/Gazeteci
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said'in 25 Temmuz'da açıkladığı olağanüstü tedbirler, ülkenin siyasi sahnesi ve demokratik süreci için bir dönüm noktası oldu.
Tunusluların çoğu, iktidar kavgası durumuna, sağlık krizinin şiddetlenmesine ve ekonomik ve sosyal durumun kötüleşmesine son veren bu tedbirler karşısında duydukları memnuniyeti dile getirirken, bazı hukukçular ve Tunus’taki genel durumu takip edenler ülkenin, siyasi ufkun belirsizliği ortasında baskıcı bir rejime doğru kaymasından endişe duyuyor.
Tunuslular, başta demokrasi yolu, özgürlükler ve Tunuslu kadınların kazanımları olmak üzere bir dizi dosya hakkındaki görüşleri netleştirmek için Cumhurbaşkanı Said’in önümüzdeki dönem sunacağı programı bekliyorlar.
2014 Anayasası hak ve özgürlükler anayasası olarak tanımlanıyor. Bazı anayasa hukuku profesörleri, bu anayasanın işleyişinin ya da bir kısmının askıya alınıp revize edilene kadar iktidarı tanzim etmek için geçici bir sistemin (küçük bir anayasa) kurulmasından yada 1959 Anayasası’na dönülmesinden ve referanduma gidilerek yönetim biçiminin değiştirilmesinden korkuyorlar. Kays Said anayasanın işleyişini askıya alacak mı? Bu adım ne gibi tehlikeler yaratabilir?
Habersiz bir şekilde askıya alma
Herhangi bir ülkede anayasa, en yüksek ve en yüce yasa olarak kabul edilir. Anayasa devletin biçimini, yönetim şeklini, otoritelerin yapısını, ihtisaslarını ve her birinin yetkilerini belirler. Anayasanın işleyişinin askıya alınması, hüküm ve kurallarının işleyişinin belirli bir süreliğine askıya alınması demektir. Tunus’un durumu hakkında yorum yapan Anayasa Hukuku Profesörü Abdurrezzak Muhtar, Tunus Anayasası’nın 80. maddesinin uygulanması hususunda sınırın aşılmasından ötürü Tunus’ta anayasanın işleyişinin habersiz bir şekilde askıya alındığını söyledi. Muhtar “Cumhurbaşkanı bu maddenin dışına çıktı. Bu da anayasanın ihlali ya da haber etmeden anayasanın işleyişini askıya almak demektir” dedi.
Anayasa Hukuku Profesörü konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Kays Said'in 80. maddeyi uyguladığını kabul edersek, bu madde anayasanın askıya alınmasını öngörmüyor. Ayrıca olağanüstü tedbirlere göre anayasanın işleyişinin askıya alınması mümkün değil. Anayasada, hak ve özgürlüklerle ilgili her şeyin yanı sıra kurumlarla ilgili kısım veya anayasa hukukunda Kurumlar Anayasası olarak adlandırılan kısımla ilgili olarak saygı duyulması gereken sağlam bir çekirdek var.”
Belirsiz bir aşama
Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia’dan aktardığı habere göre, Muhtar, Kays Said’in Tunus sokaklarında bir nevi kabul görmesi ve anayasanın gözden geçirilmesi için referanduma gitmeden önce olağanüstü tedbirler başlığı altında yetkililer için geçici bir düzen oluşturulması ışığında anayasanın haklar ve özgürlükler şeklindeki temel çekirdeğinin korunarak bir kısmının askıya alınmasının muhtemel olduğunu söyledi.
Siyasi durumu saran belirsizlikten ötürü Tunus’ta ileride olacaklar karşısında duyduğu korkuyu gizlemeyen Muhtar, Cumhurbaşkanı Said’e, 2011 sonrasında gelen başarısızlıkları kıracak yeni bir toplumsal proje için dürüst niteliklere pay verme çağrısında bulundu.
Hak ve özgürlük kazanımları
Tunus'taki sivil toplum kuruluşları, hak ve özgürlük kazanımlarından yavaş yavaş vazgeçileceği korkusunu paylaşıyor. Tunus İnsan Hakları Savunma Birliği (LTDH) Genel Başkanı Cemal Muslim olağanüstü tedbirlerin sonuçlarına ilişkin korkularını dile getirdi. Bununla birlikte Muslim LTDH’nin birden fazla etkinlikte yolsuzluk yapanların yakalanması ve devletin her biriminde yolsuzluğun yayılmasının engellenmesi gerektiğini dile getirdiğini söyledi.
Muslim Cumhurbaşkanı Said’in anayasanın işleyişini askıya almasının olası olduğunu ifade ederek Tunus'taki hak ve özgürlük kazanımlarına hiçbir şekilde dokunulamayacağını söyledi. Muslim, çok sayıda milletvekili ve siyasi yetkiliyi kapsayan ev hapsi durumuyla ilgili yönetimin aldığı kararların gerekçelendirilmesi gerektiğini söyleyerek intikam alma ya da hesapların ödenmesini engellemek için bu alanda yargının rolüne güvenerek her sanık için adil bir yargılama sağlanmasının zaruri olduğunu dile getirdi. Özgürlüklerin uluslararası anlaşmalar tarafından hala garanti altında olduğunu belirterek, insan hakları kazanımlarının korunması için garantiler verilmesi çağrısında bulundu.
Başarısızlık suçlaması
Buna karşılık Kays Said’in anayasayı değerlendirme hususunda yaptığı seçimleri savunan Anayasa Hukuku Profesörü Emin Mahfuz, yaptığı bir basın açıklamasında “Anayasa metninin demokratik geçiş dönemi içerisinde faydalı bir şekilde yorumlanması, hiç şüphesiz demokrasinin kurulmasında başarının temellerinin atılmasını sağlayacaktır. 2014 Anayasası, devrimin temel amacı olan demokrasiyi inşa etmeyi ve adaleti tesis etmeyi başaramadı” şeklinde konuştu.
Tunus Genel İşçi Sendikası (UGTT) Genel Sekreteri Nureddin et-Tabbubi geçtiğimiz haziran ayında Kays Said’in, üzerinde birtakım değişiklikler yaptıktan ve referandumuna sunduktan sonra 1959 yasasını tekrar uygulamak istediğini söylemişti.
2014 Anayasası ya da diğer adıyla “Devrim Anayasası”, Ulusal Kurucu Meclis üyeleri tarafından büyük bir çoğunluk ile kabul edilmiş ve hazırlanması üç yıl sürmüştü.



