Ümit Özdağ'ın işyerinin fotoğrafını paylaştığı Afgan genç, marketinin ismini değiştirdi

Afganistan'da da market işlettiğini, ülkesinde yaşanan olaylar sonrasında Türkiye'ye geldiğini belirten M.S, Kırşehir'i sevdiğini söyledi

Ümit Özdağ, bir süre önce Afganistanlı M.S'nin işlettiği marketin fotoğrafını "Afgan Market-Sahibi Afganistanlı bir genç" notuyla paylaşmıştı / Fotoğraf: Twitter @umitozdag
Ümit Özdağ, bir süre önce Afganistanlı M.S'nin işlettiği marketin fotoğrafını "Afgan Market-Sahibi Afganistanlı bir genç" notuyla paylaşmıştı / Fotoğraf: Twitter @umitozdag
TT

Ümit Özdağ'ın işyerinin fotoğrafını paylaştığı Afgan genç, marketinin ismini değiştirdi

Ümit Özdağ, bir süre önce Afganistanlı M.S'nin işlettiği marketin fotoğrafını "Afgan Market-Sahibi Afganistanlı bir genç" notuyla paylaşmıştı / Fotoğraf: Twitter @umitozdag
Ümit Özdağ, bir süre önce Afganistanlı M.S'nin işlettiği marketin fotoğrafını "Afgan Market-Sahibi Afganistanlı bir genç" notuyla paylaşmıştı / Fotoğraf: Twitter @umitozdag

Kırşehir'de sosyal medyada iş yerinin fotoğrafı paylaşılan Afgan genç, marketinin ismini değiştirdi.
Alınan bilgiye göre, İstanbul Milletvekili Ümit Özdağ, bir süre önce sosyal medya hesabından, Afganistanlı M.S'nin işlettiği marketin fotoğrafını paylaşarak, "Kırşehir merkezde Afgan Market-Sahibi Afganistanlı bir genç" ifadesini kullandı.
Paylaşımında Afgan genci hedef gösterdiğini savunan birçok kişi, Özdağ'a tepki gösterdi.
Bunun üzerine polis ekipleri de market çevresinde güvenlik önlemi aldı. Birkaç gün iş yerini açmayan M.S, "Afgan" olan marketinin ismini de "Armağan" olarak değiştirerek, tabelalarını yeniledi.
AA muhabirine konuşan M.S, yaklaşık 3 ay önce açtığı marketin fotoğrafının sosyal medyada paylaşılmasından duyduğu üzüntüyü dile getirdi.
Afganistan'da da market işlettiğini, ülkesinde yaşanan olaylar sonrasında Türkiye'ye geldiğini belirten M.S, Kırşehir'i sevdiğini söyledi.
Kendisine ya da marketine karşı bir tepki olmadığını ancak tedbiren iş yerinin ismini değiştirdiğini anlatan M.S, elinden geldiğince hizmet vermeye devam edeceğini anlattı.



Axios: İran, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması ve savaşın sona ermesi için ABD'ye yeni bir teklif sundu

İran'ın Keşm adası açıklarında, Hürmüz Boğazı'nda bir sürat teknesi kargo gemisinin yakınından geçiyor (AP)
İran'ın Keşm adası açıklarında, Hürmüz Boğazı'nda bir sürat teknesi kargo gemisinin yakınından geçiyor (AP)
TT

Axios: İran, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması ve savaşın sona ermesi için ABD'ye yeni bir teklif sundu

İran'ın Keşm adası açıklarında, Hürmüz Boğazı'nda bir sürat teknesi kargo gemisinin yakınından geçiyor (AP)
İran'ın Keşm adası açıklarında, Hürmüz Boğazı'nda bir sürat teknesi kargo gemisinin yakınından geçiyor (AP)

Axios haber sitesi, bir ABD yetkilisi ve iki bilgili kaynağa atıfta bulunarak, İran'ın Pakistanlı aracılar vasıtasıyla ABD'ye Hürmüz Boğazı'nı yeniden açmak ve savaşı sona erdirmek için yeni bir teklif sunduğunu bildirdi.

Şarku’l Avsat’ın Axios'tan aktardığına göre öneri nükleer müzakerelerin daha sonraki bir aşamaya ertelenmesini içeriyor.


ABD güvenlik birimleri silahlı saldırganın Trump ve yönetimini hedef aldığını değerlendiriliyor… Görüşmelerin iptali sonrası İran’la anlaşma umutları zayıfladı

ABD güvenlik birimleri silahlı saldırganın Trump ve yönetimini hedef aldığını değerlendiriliyor… Görüşmelerin iptali sonrası İran’la anlaşma umutları zayıfladı
TT

ABD güvenlik birimleri silahlı saldırganın Trump ve yönetimini hedef aldığını değerlendiriliyor… Görüşmelerin iptali sonrası İran’la anlaşma umutları zayıfladı

ABD güvenlik birimleri silahlı saldırganın Trump ve yönetimini hedef aldığını değerlendiriliyor… Görüşmelerin iptali sonrası İran’la anlaşma umutları zayıfladı

ABD’de Adalet Bakan Vekili Todd Blanche, bugün (pazar) yaptığı açıklamada, güvenlik birimlerinin Beyaz Saray Muhabirleri Derneği yemeğinin düzenlendiği otelde ateş açan saldırganın ABD Başkanı Donald Trump ile yönetimden bazı üst düzey yetkilileri hedef almayı planladığını belirtti. Olayın İran’la bağlantılı olup olmadığı ise henüz netlik kazanmadı.

Öte yandan, ABD-İsrail’in İran’a yönelik savaşı bağlamında diplomatik bir ilerleme sağlanmasına yönelik umutlar da zayıfladı. Tarafların müzakere koşullarını yumuşatma konusunda istekli görünmemesi nedeniyle, görüşmelerin yeniden canlandırılmasına yönelik çabaların tıkandığı ifade ediliyor. Pakistan hükümetinden kaynaklara göre, ABD güçleri başkent İslamabad’dan bazı güvenlik ekipmanlarını geri çekti. Bu durum, ABD heyetinin yakın zamanda yeniden görüşmeler için bölgeye dönmesinin düşük bir ihtimal olduğuna işaret ediyor.

Beyaz Saray Muhabirleri Derneği yemeğinde silahlı saldırı düzenlemekle suçlanan kişinin, olaydan dakikalar önce ailesine gönderdiği mesajlarda kendisini “Dostane Federal Suikastçı” olarak tanımladığı ve Trump yönetimi politikalarına sert şekilde karşı çıktığı ortaya çıktı. Güvenlik yetkililerine göre bu yazışmalar saldırının siyasi motivasyonlu olduğuna dair güçlü işaretler içeriyor.

Washington Hilton’da silah seslerinin duyulmasından kısa süre önce gönderilen mesajlarda, ABD Başkanı Donald Trump’a doğrudan isim vermeden sık sık atıfta bulunulduğu ve yönetimin çeşitli uygulamalarına yönelik şikâyetlerin dile getirildiği belirtildi. Yetkili, bu şikâyetler arasında ABD’nin Doğu Pasifik’te uyuşturucu kaçakçılığı yapan teknelere yönelik operasyonlarının da yer aldığını ifade etti.

Soruşturmacılar, söz konusu yazışmaların yanı sıra şüphelinin sosyal medya paylaşımları ve aile üyeleriyle yapılan görüşmeleri, zanlının zihniyeti ve olası motivasyonlarına dair en somut kanıtlar arasında değerlendiriyor.

Yetkililer ayrıca, şüpheliyle bağlantılı çok sayıda Trump karşıtı sosyal medya paylaşımına ulaşıldığını açıkladı. Şüpheli, 31 yaşındaki Kaliforniya sakini Cole Tomas Allen olarak tanımlanırken, etkinlikteki güvenlik noktasını aşmaya çalışırken birden fazla silahla yakalandığı bildirildi.

Yetkilinin verdiği bilgiye göre Allen’ın kardeşi, söz konusu yazıları aldıktan sonra Connecticut eyaletinin New London kentinde polise başvurdu. Polis sözcüsü, bu bilginin ardından federal kolluk kuvvetleriyle temasa geçildiğini söyledi.

Federal ajanların Maryland’de yaşayan kız kardeşiyle de görüştüğü ve kardeşin, Allen’ın Kaliforniya’daki bir silah mağazasından yasal olarak birkaç silah satın aldığını, bunları ailelerinin Torrance’taki evinde onların bilgisi dışında sakladığını anlattığı aktarıldı. Kız kardeşi ayrıca Allen’ın zaman zaman radikal söylemlerde bulunduğunu belirtti.

Yetkililer, Allen’ın Ekim 2023’te .38 kalibrelik yarı otomatik tabanca, iki yıl sonra ise 12 kalibrelik bir pompalı tüfek satın aldığını ifade etti.

Soruşturma kapsamında, Allen’ın hedeflerinin ne kadar spesifik olduğu henüz netlik kazanmadı. Yetkililer, şüphelinin öfkesinin doğrudan Donald Trump ve Başkan Yardımcısı JD Vance’e mi yöneldiğini yoksa daha geniş kapsamlı bir yönetim karşıtlığını mı yansıttığını araştırıyor.


İran ve ABD ablukaları arasında Hürmüz Boğazı

Körfez, Hürmüz Boğazı ve Umman Körfezi’ndeki deniz trafiğini gösteren bir hava fotoğrafı (AFP)
Körfez, Hürmüz Boğazı ve Umman Körfezi’ndeki deniz trafiğini gösteren bir hava fotoğrafı (AFP)
TT

İran ve ABD ablukaları arasında Hürmüz Boğazı

Körfez, Hürmüz Boğazı ve Umman Körfezi’ndeki deniz trafiğini gösteren bir hava fotoğrafı (AFP)
Körfez, Hürmüz Boğazı ve Umman Körfezi’ndeki deniz trafiğini gösteren bir hava fotoğrafı (AFP)

ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth cuma sabahı yaptığı açıklamada, Amerikan güçlerinin Hürmüz Boğazı üzerindeki ablukayı ‘gerektiği sürece’ sürdüreceğini bildirdi. Bir gün önce ise üst düzey bir İranlı yetkili sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, savaşçılarının boğaz içindeki deniz mağaralarında saklandığını ve ‘saldırganları yok etmeye’ hazır olduklarını duyurdu.

ABD ile İran, ateşkes üzerinde anlaşmalarının ardından Hürmüz Boğazı’nda kontrol sağlama çabalarını artırdı. İran, yalnızca İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) tarafından izin verilen gemilerin geçişine müsaade edileceğini belirtirken, ABD Donanması İran limanlarından gelen ya da bu limanlara giden tüm gemilere müdahale ettiğini açıkladı.

Özetle, Hürmüz Boğazı gibi hayati öneme sahip bir deniz yolunda kimin kontrolü elinde tuttuğunu kesin olarak belirlemek mümkün görünmüyor. Ancak kesin olan şu ki, boğazın geleceği yalnızca ABD ile İran arasındaki çatışmanın çözümü açısından değil, aynı zamanda küresel ekonomi için de kritik bir mesele haline gelmiş durumda. Bu dar su yolunda yaşananlara dair bilinenler ise şöyle:

Gemilerin çoğu hareket etmiyor

İran güçleri çarşamba günü Hürmüz Boğazı yakınlarında iki yük gemisine el koyduklarını açıkladı. ABD ordusu ise cuma günü yaptığı açıklamada, İran limanlarına yönelik ablukanın başlamasından bu yana 34 geminin durdurularak yönünün değiştirildiğini bildirdi.

Nakliye şirketleri ve onlara bağlı sigorta kuruluşları, İran’ın ana deniz yollarına mayın döşemiş olabileceğinden ve ticari gemilere saldırı düzenleyebileceğinden endişe ediyor. Bu durum, Arap Körfezi içinde mahsur kalan yüzlerce geminin büyük bölümünü bölgeden ayrılma girişiminden caydırmış durumda.

sdvfdvbf
İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) Deniz Piyadeleri, Hürmüz Boğazı’ndan geçmeye çalışan bir gemiye baskın düzenledi. (AFP)

Buna rağmen İran, kendi gemileri de dahil olmak üzere bazı gemilerin, kıyılarına yakın bir güzergâhı kullanarak Hürmüz Boğazı üzerinden geçişine izin verdi; bu rotanın İran limanlarında duraklamayı da içerebileceği belirtiliyor. Küresel gemi takip şirketi Kpler verilerine göre, 7 Nisan’da ilan edilen ateşkesten bu yana en az 150 gemi boğazdan geçti.

Bununla birlikte, boğazdaki günlük trafik hacmi savaş öncesi seviyelerin oldukça altında kalmaya devam ediyor. Normal koşullarda, dünya petrol arzının yaklaşık beşte biri ve önemli miktarda doğal gaz tankerler aracılığıyla bu dar geçitten taşınıyordu. Ancak bölgedeki gerilim, küresel enerji piyasalarında dalgalanmaya yol açarken petrol fiyatları yeniden varil başına 100 dolar seviyesine yaklaştı.

Kpler verileri, çarşamba ile perşembe günleri arasında 17 geminin bu su yolundan geçtiğini ortaya koydu.

İran ticaretin büyük bir kısmını engelleyebilir

İsrail ile ABD’nin çatışmanın erken aşamalarında düzenlediği saldırılar sonucu İran donanmasının önemli bir bölümü imha edilmiş olsa da, DMO küçük ve hızlı botlar konuşlandırmayı sürdürüyor. ‘Sivrisinek filosu’ olarak bilinen bu güç, çoğunlukla füze ve insansız hava araçları (İHA) kullanarak gemi trafiğini taciz etmek üzere tasarlandı.

İranlı yetkililer ayrıca, savaş öncesinde gemi geçişi için belirlenmiş iki ana koridorun bulunduğu Hürmüz Boğazı içinde deniz mayınları döşediklerini açıkladı. Bu durum, gemileri İran kıyılarına daha yakın ve dolayısıyla İran güçlerinin daha kolay kontrol edebileceği bir rotayı kullanmaya zorladı.

Tahran yönetimi son dönemde bu su yolundan geçişe ilişkin yeni kurallar da getirdi. Buna göre, önceden belirlenmiş rotalar için izin alınması zorunlu hale gelirken, İranlı yetkililer boğazdan geçmek isteyen gemilerden ücret alınmasını öngören yasa tekliflerini de parlamentoya sundu.

ABD Donanması’nın gözünden hiçbir şey kaçmaz

ABD Başkanı Donald Trump, Amerikan donanmasının ablukayı İran ile kalıcı bir barış anlaşmasına varılana kadar sürdüreceğini açıkladı. İran ise görüşmelere yeniden başlamanın şartı olarak ablukanın kaldırılmasını öne sürüyor.

Güçlü hava desteği ile Umman Denizi ve Arap Denizi’nde devriye gezen savaş gemilerinden oluşan bir filonun desteğiyle ABD Donanması, İran limanlarından çıkan ticari gemileri takip ediyor; geçişi başaran gemilerle karşı karşıya gelerek onları geri dönmeye zorluyor ya da gemiye çıkma riskiyle karşı karşıya bırakıyor.

bfrbg
İki adet AH-64 Apache tipi Amerikan saldırı helikopteri Hürmüz Boğazı üzerinde uçuyor. (CENTCOM)

Hegseth cuma günü yaptığı açıklamada, 34 geminin durdurularak geri gönderildiğini bildirdi. Ayrıca İran bayrağı taşıyan Tosca adlı yük gemisinin, pazar günü ablukayı aşmaya çalıştığı sırada donanma ateşiyle etkisiz hale getirildiği ve 19 Nisan’da Arap Denizi’nde mürettebatıyla birlikte alıkonulduğu belirtildi. İran, gemiye el konulmasını ‘korsanlık’ olarak nitelendirerek kınadı.

ABD ordusu, hiçbir İran gemisinin ablukayı aşamadığını savunsa da, Lloyd’s List analistleri, 13 Nisan 2026’dan bu yana İran bağlantılı en az yedi geminin Hürmüz Boğazı ve daha geniş çaplı ablukayı aşmayı başardığını ifade ediyor.

Bazı gemilerin, menşe veya varış noktası bilgilerini sahte şekilde girerek ve kendilerini başka bir gemi gibi göstererek ablukayı atlattığı belirtiliyor. Ayrıca gemilerin, konumlarını ileten cihazlarını geçici olarak kapatarak bir noktada kaybolup başka bir yerde yeniden ortaya çıkmış gibi görünebildikleri kaydediliyor.