İİT, Rabıta ve Körfez ülkelerinden Kabil Havaalanı’na düzenlenen saldırıya kınamahttps://turkish.aawsat.com/home/article/3155226/i%CC%87i%CC%87t-rab%C4%B1ta-ve-k%C3%B6rfez-%C3%BClkelerinden-kabil-havaalan%C4%B1%E2%80%99na-d%C3%BCzenlenen-sald%C4%B1r%C4%B1ya
İİT, Rabıta ve Körfez ülkelerinden Kabil Havaalanı’na düzenlenen saldırıya kınama
Kabil Havaalanı’na düzenlenen saldırının ardından yaralılar hastaneye kaldırıldı (Reuters)
Cidde/Şarku’l Avsat
TT
TT
İİT, Rabıta ve Körfez ülkelerinden Kabil Havaalanı’na düzenlenen saldırıya kınama
Kabil Havaalanı’na düzenlenen saldırının ardından yaralılar hastaneye kaldırıldı (Reuters)
İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT), Dünya İslam Birliği (Rabıta) ve Körfez ülkeleri, Afganistan’ın başkenti Kabil’deki havaalanı yakınında meydana gelerek çok sayıda ölüm ve yaralanmalara yol açan menfur terör saldırısını en güçlü şekilde kınadı.
İİT Genel Sekreterliği, terörün tüm tezahürlerine karşı kararlı ve ilkeli duruşunu bir kez daha vurgulayarak, terörle mücadele çabaları ve uluslararası işbirliğinin iki katına çıkarılması gereğini ifade etti.
Dünya İslam Birliği (Rabıta) Genel Sekreteri Şeyh Dr. Muhammed el-İsa ise, Kabil Havaalanı’nı hedef alan terör saldırısını güçlü bir şekilde kınayarak, Afgan halkının ve onların güvenli, onurlu bir yaşam haklarının yanında yer aldıklarını bildirdi.
Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), güvenlik ve istikrarı bozmayı amaçlayan, insani değerler ve ilkelerle bağdaşmayan her türlü şiddet ve terörün reddedildiğini belirterek, kardeş Afgan halkının yanında olduğunu duyurdu.
Afganistan’daki son gelişmeleri yakından takip ettiğini ifade eden BAE, ülkede istikrar ve güvenliğin sağlanması yönünde acil ihtiyaç olduğunu vurguladı.
Bahreyn ise, bu menfur terör eyleminin ahlaki ve insani değerler ile ilkelerle bağdaşmadığını teyit ederek, Afganistan’a güvenlik, istikrar ve barışın geri dönmesi yönündeki arzusunu belirtti.
Katar ise, gerekçesi her ne olursa olsun şiddet ve terörü reddeden kararlı duruşunu yineledi.
BAE: Flydubai yardımcı pilotu intihar saldırısı planlamışhttps://turkish.aawsat.com/k%C3%B6rfez/5327850-bae-flydubai-yard%C4%B1mc%C4%B1-pilotu-intihar-sald%C4%B1r%C4%B1s%C4%B1-planlam%C4%B1%C5%9F
BAE: Flydubai yardımcı pilotu intihar saldırısı planlamış
Flydubai uçağı (Reuters)
Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Federal Başsavcısı Hamad Seyf eş-Şemsi, 30 Eylül’de Dubai’den Tel Aviv’e gitmek üzere havalanan Flydubai’nin FZ1073 sefer sayılı uçuşunda yaşanan olaya ilişkin soruşturmanın, Umman vatandaşı yardımcı pilotun önceden hazırladığı terör amaçlı bir planı uygulamaya koymaya çalıştığını ortaya çıkardığını açıkladı. Şüphelinin uçağın kontrolünü ele geçirerek Tel Aviv’deki Ben Gurion Havalimanı’nın yolcu terminaline intihar saldırısı düzenlemeyi ve mümkün olan en fazla sayıda kişinin ölümüne yol açmayı amaçladığı belirtildi.
BAE Haber Ajansı WAM’ın aktardığına göre Başsavcı eş-Şemsi, soruşturma kapsamında 29 yaşındaki şüphelinin düşünsel gelişiminin ve mesleki geçmişinin incelendiğini söyledi. Şüphelinin aşırılıkçı ve terör yanlısı eğilimlerinin ilk işaretlerinin 2017’de Avustralya’da eğitim gördüğü dönemde ortaya çıktığı belirlendi. Şüphelinin bu dönemde aşırılıkçı yayınları okuyarak ve terör örgütlerini ve intihar saldırılarını yücelten çevrim içi içerikleri takip ederek tekfirci düşüncelerden etkilendiği kaydedildi.
Bu etkilenmenin zamanla şiddeti ve terörü teşvik eden fikirleri benimsemeye dönüştüğü, şüphelinin 11 Eylül 2001 saldırılarından esinlendiği ve bir uçak kullanarak benzer bir saldırı düzenleme fikrini geliştirdiği belirtildi. Söz konusu düşüncenin, şüphelinin kendi itiraflarına göre pilotluk mesleğine yönelmesiyle bağlantılı olduğu ifade edildi.
Eş-Şemsi, şüphelinin meslek hayatı boyunca farklı ülkelerdeki çeşitli hava yolu şirketlerinde çalıştığını belirtti. Şüphelinin 2020-2024 yılları arasında Umman Havayolları’nda görev yaptığı, 2025’in başında Royal Air Maroc’a katılarak burada birkaç ay çalıştığı ve ardından Ocak 2026’da Flydubai bünyesine geçtiği bildirildi.
Şüpheli, Avustralya’nın Melbourne kentinde eğitim gördüğü sırada Royal Melbourne Teknoloji Enstitüsüne (RMIT) bağlı bir camiye gidip geldiğini ve bu vesileyle “My Centre” adlı merkezin yöneticileriyle tanıştığını itiraf etti. İfadesinde, merkezi “Ebu Hamza” adıyla bilinen Lübnanlı bir kişinin yönettiğini ve merkezin Müslüman Kardeşler’le bağlantılı bir dernek tarafından desteklendiğini öne sürdü. Şüphelinin, terörü teşvik eden içerikleri daha yoğun biçimde takip ederek ve özel bir eğitmenden boks dersleri alarak saldırı planına fiziksel ve psikolojik açıdan hazırlandığı belirtildi.
BAE Federal Başsavcısı Danışmanı Dr. Hamad Seyf eş-Şemsi (WAM)
Soruşturma, şüphelinin terör planını hazırlamak amacıyla daha önce Tel Aviv’e yaptığı iki uçuşu güzergâhı ve havalimanını incelemek için kullandığını ortaya koydu. Şüphelinin planını 30 Eylül 2026’da gerçekleştirdiği üçüncü uçuş sırasında uygulamaya koymaya çalıştığı kaydedildi.
Soruşturma kapsamında şüphelinin Flydubai’ye işe alınma süreci de incelendi. Şüphelinin pilotluk lisansı, iyi hâl belgesi ve gerekli diğer kontroller dâhil olmak üzere mesleki ve güvenlik şartlarını yerine getirdiği belirlendi. İşe alım sürecinde yapılan incelemelerde, şüphelinin aşırılıkçı eğilimlerini veya terör saldırısı düzenleme niyetini ortaya koyan herhangi bir işarete rastlanmadığı bildirildi.
Olay günü şüphelinin kokpitte uçak kaptanına aniden saldırarak acil durum baltasıyla vurduğu belirtildi. Kaptanın saldırıya karşı koyduğu ve yardım çağırmaya çalıştığı kaydedildi. O sırada dönüş uçuşunun kaptanı da uçakta bulunuyordu. Kokpitin yakınında olduğu sırada kapının alışılmadık biçimde tekrar tekrar açılıp kapandığını fark eden pilot şüphelenerek kapıya yaklaştı ve şifreyi kullanarak içeri girmeye çalıştı. Sonunda kokpite girmeyi başardı.
Şarku’l Avsat’ın WAM’dan aktardığı habere göre dönüş uçuşunun kaptanı, şüphelinin uçak kaptanına saldırdığını gördü. Bunun üzerine bir kabin görevlisi ve bazı yolcuların yardımıyla olaya müdahale ederek yaralı kaptanı kurtardı ve şüpheliyi etkisiz hâle getirdi. Dönüş uçuşunun kaptanı ve yardımcısı daha sonra uçağın kontrolünü yeniden sağlayarak rotasını değiştirdi ve Suudi Arabistan’daki Tebük Havalimanı’na güvenli şekilde iniş yaptı.
Şüpheli, avukatının huzurunda ve kendisine tanınan tüm yasal güvenceler sağlanarak verdiği ayrıntılı ifadede saldırının gerekçelerini, planlama aşamalarını ve uygulama girişimini anlattı. Eylemi tek başına gerçekleştirdiğini ve başka kimsenin olaya katılmadığını kabul eden şüpheliye ilişkin soruşturmada, bu beyanın doğruluğunu teyit etme çalışmaları sürüyor.
Başsavcılık ayrıca uçak kaptanının, dönüş uçuşunun kaptanının ve yardımcısının yanı sıra mürettebat üyelerinin ifadelerine başvurdu. Adli tıp raporunda, uçak kaptanının yaralarının baş bölgesinde yoğunlaştığı ve hayati tehlike oluşturduğu belirtildi. Yaraların olay sırasında meydana geldiği ve niteliği itibarıyla acil durum baltasıyla gerçekleştirilen bir saldırıyla uyumlu olduğu kaydedildi. Bulguların şüphelinin ve kaptanın ifadeleriyle tanıkların beyanlarını desteklediği ifade edildi.
BAE Başsavcılığı, delillerin incelenmesine, olası suç ortaklarının veya başka bağlantıların bulunup bulunmadığının araştırılmasına ve kayıtlarla teknik raporların tamamlanmasına devam edildiğini bildirdi. Soruşturmanın selameti doğrultusunda elde edilecek yeni sonuçların kamuoyuyla paylaşılacağı belirtildi.
Bölgenin güvenlik ve istikrarını desteklemek için Suudi Arabistan-Mısır koordinasyonuhttps://turkish.aawsat.com/k%C3%B6rfez/5327586-b%C3%B6lgenin-g%C3%BCvenlik-ve-istikrar%C4%B1n%C4%B1-desteklemek-i%C3%A7in-suudi-arabistan-m%C4%B1s%C4%B1r
Bölgenin güvenlik ve istikrarını desteklemek için Suudi Arabistan-Mısır koordinasyonu
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan ve Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdülati
Suudi Arabistan ve Mısır, bölgedeki güvenlik ve istikrarın desteklenmesine katkı sağlamak amacıyla gerekli çabaların gösterilmesinin ve iki ülke arasındaki koordinasyonun sürdürülmesinin önemini vurguladı.
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, dün Mısırlı mevkidaşı Dışişleri Bakanı Bedr Abdülati ile gerçekleştirdiği telefon görüşmesinde bölgesel gelişmeleri ele aldı.
Abdülati, ülkesinin Abha ve Kral Halid havalimanlarını hedef alan saldırıları en sert ifadelerle kınadığını belirtti.
Mısırlı Bakan, Suudi Arabistan topraklarını hedef alan saldırıların ve artan gerilimin, bölgenin genelinde güvenlik ve istikrarı tehdit ettiğini vurguladı.
Abdülati ayrıca Mısır’ın Suudi Arabistan ile tam dayanışma içinde olduğunu belirterek, ülkenin güvenliğini, istikrarını ve toprak bütünlüğünü tehdit edebilecek her türlü girişim karşısında Suudi Arabistan’ın yanında yer aldıklarını ifade etti.
Birleşmiş Milletler, Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik saldırılarını sürdürmesini kınadıhttps://turkish.aawsat.com/k%C3%B6rfez/5327583-birle%C5%9Fmi%C5%9F-milletler-husilerin-suudi-arabistan%E2%80%99-y%C3%B6nelik-sald%C4%B1r%C4%B1lar%C4%B1n%C4%B1-s%C3%BCrd%C3%BCrmesini
Birleşmiş Milletler, Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik saldırılarını sürdürmesini kınadı
Birleşmiş Milletler Sözcüsü Stéphane Dujarric. (BM)
Birleşmiş Milletler (BM), Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik saldırılarını sürdürmesini, özellikle salı ve çarşamba günleri Riyad’daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı ile Abha Uluslararası Havalimanı’nı hedef alan son saldırıları şiddetle kınadı. Saldırılarda vatandaşlar ve ülkede ikamet edenler arasında ölü ve yaralıların olduğu bildirildi.
BM Sözcüsü Stéphane Dujarric, dün düzenlenen günlük basın toplantısında, sivillerin ve sivil altyapının hedef alınmasının uluslararası insancıl hukuk kapsamında yasak olduğunu vurguladı.
Dujarric, azami itidal gösterilmesi, sivillerin ve sivil altyapının korunması için gerekli bütün önlemlerin alınması ve bu kesimlerin askerî operasyonların yol açabileceği tehlikelerden uzak tutulması gerektiğinin altını çizdi.
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة