Irak Cumhurbaşkanı Salih: Beşar Esad'la görüştüm, çerçevede mutabakata vardık

Muhammed Zahid Gül ve Nevzat Çiçek, Irak temaslarını kaleme aldı

Irak Cumhurbaşkanı Salih: Beşar Esad'la görüştüm, çerçevede mutabakata vardık
TT

Irak Cumhurbaşkanı Salih: Beşar Esad'la görüştüm, çerçevede mutabakata vardık

Irak Cumhurbaşkanı Salih: Beşar Esad'la görüştüm, çerçevede mutabakata vardık

Cumartesi günü yapılacak olan Irak'a Komşu Ülkeler Konferansı vesilesiyle Arap ve yabancı medya heyetleriyle birlikte Irak'ın başkenti Bağdat'tayız. 
Türkiye, Mısır, BAE, İran, Ürdün, Somali başta olmak üzere dünyanın farklı coğrafyalarından gelen gazetecilerle birlikte, Irak Cumhurbaşkanı Behram Salih ve Başbakan Mustafa Kazımi başta olmak üzere, gerek sivil gerekse de askeri uzmanları dinliyoruz.
Independent Türkçe'den Muhammed Zahid Gül ve Nevzat Çiçek'in haberine göre, Cumhurbaşkanı Behram Salih ve Başbakan Kazımi'nin konuşmalarından anladığımız, aslında yeni bir Bağdat Paktı'na ihtiyaç duydukları ve Beşar Esad'la olan görüşmeler sonrası Suriye için yeni bir yol haritasının yakında kamuoyuna açıklanacağı yönünde. 
Mısır'ın teklifiyle, Şam yönetimi ile yumuşamanın ön adımı olarak Suriye'nin tekrar Arap Ligi'ne davet edileceği belirtiliyor.
Iraklı yetkililer, komşu ülkeler toplantısının bölgesel ve uluslararası anlamda büyük öneme haiz olduğunu belirterek, gerek ABD'nin Afganistan'dan çekilme kararında, gerek IŞİD sonrası bölgenin geleceğinin şekillenmesinde bu toplantıya çok önem verdiklerini ifade ettiler. 
Toplantıda, sorunlarının nasıl fırsata dönüşeceği üzerinde kafa yoracaklarını ve sorunlarla yüzleşmeden bunun fırsata çevrilmesinin mümkün olmadığının altını çizen Iraklı yetkililer, bölgesel işbirliklerine her zamankinden daha çok ihtiyaç olduğunu vurguladılar.
Independent Türkçe (1).jpeg
Fotoğraf: Independent Türkçe
Bizim bütün temaslardan anladığımız Bağdat, yeni bir Bağdat Paktı istiyor ve bunun için çalışıyor.
Birinci görüşmemizi Başbakan Mustafa el-Kazımi ile gerçekleştiriyoruz. İstihbarat başkanlığı görevindeyken yaptığımız görüşme sonrasında bu Kazımi ile yaptığımız ikinci görüşme. 
Kazımi aslında Irak'ta ne yapmak istediğini bilen, yol haritasını kafasına koyan bir isim. Bir gazeteci olan Kazımi, yakın zamana kadar Irak'ta gazeteciler sendikası üyesiydi.
Gazeteciler, Irak Gazeteciler Sendikası Başkanı Mueyyet Ellami'nin ev sahipliğinde Cumhurbaşkanı ve Başbakan ile görüştü.
Irak Gazeteciler Sendikası Başkanı Mueyyet Ellami.jpg
Irak Gazeteciler Sendikası Başkanı Mueyyet Ellami
Kazımi, gazetecilerle buluştuğunda, meslektaşlarıyla birlikte olmaktan duyduğu memnuniyetinden bahsetti. 
Gazeteciliğin bir sorumluluk ve doğruyu nakletmede bir emanet görevi taşıdığını ifade eden Kazımi, haber ve yazı yazma özleminin ağır bastığını, bu nedenle eski günlerdeki gibi makaleler yazmayı çok özlediğini ifade etti.
Bağdat'ın "medeniyetlerin anası" olduğunu söyleyen Kazımi, aynı zamanda zıt kutupları barındıran bu kentin, medeniyetlerin kesişme noktasına ev sahipliği yaptığını anlattı. Bunun tarihsel olarak böyle geliştiğini ifade eden Kazimi, son dönemlerde ise sıkıntılar yaşadıklarını belirtti. 
Irak'ta her yıl 1 milyon 250 bin çocuk doğduğunu ve bunlara iş bulmaları gerektiğini söyleyen Kazımi, bazı sorunlarla ülke olarak tek başına mücadele edemeyeceklerini belirterek, yardıma ihtiyaçları olduğunu kaydetti.

"Irak-Mısır ve Ürdün anlaşmaları çok önemli"
Irak-Mısır ve Ürdün arasında birçok alanı kapsayan anlaşmaya, üç ülke yetkilileri de çok büyük önem veriyor. Gerek geçen hafta görüştüğümüz Ürdün Başbakanı Bişr el-Hasavne gerekse de Irak'ta yaptığımız temaslar, bu anlaşmalardan çok şey beklendiği yönünde. 
Nitekim Irak Başbakanı Mustafa Kazımi, ülkesinin ekonomi, ticaret ve yatırım alanlarının yanı sıra enerji, elektrik ve ulaşım konularında Mısır ve Ürdün ile işbirliği yapma konusundaki isteğini dile getirerek, üç ülke arasında imzalanan anlaşmaların şu anda uygulanmaya başladığını söyledi.
Kazımi, Irak ekonomisinin uzun süre petrole dayalı gidemeyeceğinin farkında. Bu nedenle alternatiflere yönelmiş durumda. Özellikle Türkiye'nin turizm deneyiminden örnekler veren Kazımi, bu anlamda Türkiye'ye hayranlık duyduğunu ifade etti.
"Mısır ve Ürdün ile petrol sahasında elektrik bağlantı projeleri ve işbirlikleri büyük önem arz edecek ve üç ülkenin ekonomisine fayda sağlayacak" diyen Kazımi, Irak'ın, Arap ve Müslüman olan dost ülkelerle siyasi, ekonomik ve sosyal bir ortaklık kurmaya çok ihtiyacı olduğuna vurgu yaptı.
Geçmişte komşu ülkeler ve dostlarla sorunlar yaşandığını belirten Kazımi, ancak bugün ekonomik ve sosyal bütünleşmeyi sağlamak için bu ülkelerle ortaklık istediklerini dile getirdi.
Mustafa el-Kazımi.jpeg
Mustafa el-Kazımi / Fotoğraf: Independent Türkçe
Siyasi birlikten önce bölgede sosyal birliğin önemli olduğunu ve halkların birleşmesi için alt yapının bölgenin kültürü olduğunu ifade eden Kazımi, "Kültürü ihya etmeden siyasi birliğe ulaşamayız" şeklinde konuştu. 
Bağdat kültür hayatı için çok önemli olan Osmanlı döneminden kalma Mutenebbi çevresini restore etmeye başladıklarını, buranın Bağdat kültür hayatı için cazibe alanı olacağını ifade etti.
Başbakan Kazımi, "Yaşadığımız sorunları ortadan kaldırmak için komşu ülkeler ve bölge ile işbirliği yapmak ve bunları aştıktan sonra Irak kültür mirasını korurken başarılı ortaklıklara imza atmak istiyoruz. Kültürel boyuta odaklanıp, iyi ekonomik ilişkileri kurarak komşularımızla ilişkilerimizi de yeniden kurmak istiyoruz" dedi.
Sohbet esnasında, son 20 yılda Irak'ta bulunan kültür bakanlarının kültürden başka her işle uğraştığını ama kültüre çok zaman ayırmadıklarını söyleyen Kazımi, ilk defa iki yıldır gerçekten kültürün içerisinden gelen bir bakanları olduğunu ve onunla çalıştığı için mutlu olduğunu ifade etti.

"IŞİD Irak'ta tutunmaya çalışıyor ama ağır darbelere maruz kalıyor"
Bağdat'ın barış şehri olduğu için barışı, sevgiyi ve kardeşliği yaymadaki rolünü yeniden kazanması gerektiğini söyleyen Kazımi, "Savaşlar halkların yıkımıdır ve barışın inşası cesur ve güçlülerin politikasıdır" ifadelerini kullandı.
Irak'ta terör örgütü IŞİD'in geçmişin bir parçası haline geldiğini kaydeden Kazımi, "DEAŞ kalıntıları Irak'ta tutunmaya çalışıyor, ancak her gün Irak güvenlik güçlerinin ağır darbelerine maruz kalıyor" diye konuştu.
Irak'ın IŞİD için bir barınma merkezi olmadığının altını çizen Başbakan, "Ama ne yazık ki bazı haber siteleri bunu böyle yansıtıyor. Buna son vermeliler" dedi.
Irak güvenlik güçlerinin son zamanlarda kuzey vilayetlerinde çok sayıda IŞİD unsurunu öldürdüğünü belirten Kazımi, Irak ordusunun gücüne kavuştuğunu bildirerek şöyle devam etti;
"DEAŞ ve El Kaide ölüm kültürünü seviyor. Ancak ulusal kimliğini yeniden kazanan Irak halkı, inşa ve kalkınma politikasını seviyor. Bu nedenle Irak topraklarında onlar için bir barınma merkezi yok."
Irak seçimlerinin bir buçuk ay sonra yapılacağını söyleyen Başbakan, "Seçimlerin adil ve şeffaf olmasını ve Irak halkının bunları kabul etmesini bekliyorum. Seçimler, Irak tarihinde çok önemlidir" ifadelerini kullandı.
Başbakan Kazımi'den sonra bir sonraki durağımız Irak Cumhurbaşkanı Behram Salih. 
Bir önceki Cumhurbaşkanı Celal Talabani'nin liderliğini yaptığı Kürdistan Yurtseverler Birliği'nde siyaset yapan Salih, Talabani'nin vefatından sonra onun yerine geçti. 
Salih, özellikle Irak ve bölgenin sorunlarına aşina bir isim. Türkiye'yi de çok yakından tanıyan Salih, bölge ülkelerinin beraber büyük projelere imza atmadıkları takdirde işsizlik başta olmak üzere bir çok soruna çözüm bulamayacaklarını belirtiyor. 
Yakın zamanda Milli Eğitim Bakanı ile yaptığı görüşmeyi anlatan Salih, acil olarak 14 bin okula ihtiyaçları olduğunu ve bunu sağladıkları takdirde bunlara nasıl iş bulacakları sorusuna ülke olarak tek başına cevap veremeyeceklerinin altını çizdi.
Independent Türkçe (4).jpeg
"Bölge ve dünyada her yerde büyük dönüşümlere tanıklık ediyoruz"
Mısır Cumhurbaşkanı Sisi ve Ürdün Kralı 2. Abdullah'ın, çeşitli ekonomik ve kalkınma yönlerini içeren üçlü işbirliği sistemi aracılığıyla Irak ile işbirliği yapmaya istekli olduğunu ifade eden Salih, "Irak'a Komşu Ülkeler Konferansı, Irak ile komşu olan ülkeler ile bölgedeki dost ülkeler arasında ekonomik entegrasyon ve işbirliğini tesis etmek için Irak'ın bölgesel meseleler ve ortaklık yolları konusundaki vizyonunu teyit etmesi için bir fırsat olacak" dedi.
Bölge ve dünyanın her düzeyde büyük dönüşümlere tanık olduğunu söyleyen Salih, başta terör ve radikalizm, ekonomik durumdaki dalgalanmalar, genç işsizliğindeki artış, ciddi iklim değişiklikleri ve çevreyi koruma ihtiyacı olmak üzere büyük ortak zorluklar olduğunun altını çizdi.
"Irak bölgede önemli bir ülke. Herkesle dengeli olan ilişkileri ve coğrafi konumu, onu diyalogda aktif bir unsur ve bölgesel çıkarların yakınlaşması için bir platform kılıyor" diyen Salih, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Irak'ın tam egemenliğe sahip bir devlet aracılığıyla eski rolüne geri dönmesi, bölgesel güvenlik ve istikrar için bir temel olacak. Irak, uzun süredir krizler, savaşlar, despotluk, terör ve başkasının hesaplaşma sahası olmaya maruz kaldı. Bunun sonucunda tüm bölge etkilendi. Bir önceki aşamanın ötesine geçmenin ve bölgeyi bir araya getiren birçok ortak noktaya ve birlikte karşılaştığı ortak zorluklara odaklanarak, bölgesel istikrarın temel direklerini pekiştirmek için çalışmanın zamanı geldi."
Independent Türkçe (2).jpeg
Independent Türkçe
"Irak'ta çözüm Iraklılardan gelecek. Yolsuzluk için uluslararası bir komisyona ihtiyacımız var"
Bölgede devam eden krizlerin, yaşanan savaşlar ve çatışmaların, Irak'ın doğal rolünden yoksun kalmasından kaynaklandığını dile getiren Salih, Irak'ın 70 yıllık savaşlar, çatışmalar, anlaşmazlıklar ve terörden sonra bir güvenlik ve istikrar ortamı yaratmayı dört gözle beklediğini dile getirdi.
Salih, "Bütün Irak halkı, devletin temel direkleri ve egemenliği güçlendirmek, kazanımlarını korumak ve Irak'ın binlerce yıldır olduğu gibi komşu ülkeler arasında bir buluşma noktası olması konusunda kararlıdır. Bölgenin ortak güvenliğe ve ekonomik karşılıklı bağımlılığa dayalı yeni bir çalışma sistemine ihtiyacı var. Irak'ın güvenliği ve istikrarı, bunun sağlanmasında vazgeçilmez bir unsurdur" dedi.
Irak'taki çözümün Iraklılardan geleceğinin altını çizen Cumhurbaşkanı, "Iraklılar yetenekli bir devlete, istenen reforma doğru ilerlemeye ve ülkenin karşı karşıya olduğu iç zorluklarla yüzleşmeye kararlılar" diyerek, yaklaşan seçimler için hazırlıkların sürdüğünü belirtti.
Şiddet, terör ve radikalizm ile yakından bağlantılı yolsuzluk belası ile mücadele ve teröre karşı savaşın sürdürülmesi gerektiğini dile getiren Salih, "Yolsuzluk ve terörizm bir madalyonun iki yüzüdür. Terörle mücadelede temel bir unsur olarak yolsuzlukla mücadele için uluslararası bir komisyonun kurulması çağrısında bulunuyoruz" dedi.
Independent Türkçe (3).jpeg
Irak Cumhurbaşkanı Salih,  Independent Türkçe'nin sorularını yanıtladı
"Beşar Esad'la yakın zamanda görüştüm ve çerçevede anlaştık"
Gazetecilerle soru cevap bölümünde Independent Türkçe'nin sorduğu, 'Suriye meselesi çözülmeden bölgede çözüm olmaz dediniz. Yakın zamanda Ürdün Kralı 2. Abdullah'ın da Washington temaslarında bunu dile getirdiğini biliyoruz. Mısır, Suriye'nin Arap Ligi'ne dönmesini istiyor. Irak'ın bu bağlamda bakışı nedir' sorusuna cevaben Salih, şunları söyledi:
"Dediğinize katılıyorum. Doğrudur. Irak'ın istikrarını Suriye'nin istikrarı olmadan sağlamamız çok zor. Örneğin El Hol Kampı, Suriye'nin bize taşıdığı bir mesele. Bir ahlaki, güvenlik ve insani durum söz konusu. Bu sıkıntıyı çözmeden Irak'ta problemleri çözmeniz çok zor. Bu kamp çözülmeden Suriye sorununu da çözümünüz çok zor.
Siyasi süreçle ilgili olarak yakın zamanda Beşar Esad'la görüştüm. Çok uzun bir görüşmemiz oldu. Siyasi çözüm üzerine genel mutabakata vardık. Şüphesiz bu görüşmenin içeriğini ben meslektaşlarıma yakın zamanda paylaşacağım. Bu müzakere sonucunda yeni öneriler ve hareketliliğin geleceğine inanıyorum. Suriye'ye istikrar gelmeden bölgede hiç birimizin istikrarı sağlaması mümkün gözükmüyor."

"Filistinlilerin hakları gerçekleşmeden barış olmaz"
Cumhurbaşkanı Salih, Irak'ın Filistin meselesindeki tutumunun, Filistin halkının haklarını savunma, özlemlerini gerçekleştirme ve onların tam ve meşru haklarını elde etme konusunda sabit olduğunun altını çizerek, "Filistinlilerin tam ve meşru hakları gerçekleşmeden Ortadoğu'da barış olmayacak" ifadelerini kullandı.

 


Lübnan ordusu güneydeki mevzilerini boşaltıyor... İsrail sınır ötesi operasyon düzenliyor

İsrail’in kuzey sınırına yakın Güney Lübnan’a düzenlediği hava saldırılarının ardından yükselen dumanlar (AFP)
İsrail’in kuzey sınırına yakın Güney Lübnan’a düzenlediği hava saldırılarının ardından yükselen dumanlar (AFP)
TT

Lübnan ordusu güneydeki mevzilerini boşaltıyor... İsrail sınır ötesi operasyon düzenliyor

İsrail’in kuzey sınırına yakın Güney Lübnan’a düzenlediği hava saldırılarının ardından yükselen dumanlar (AFP)
İsrail’in kuzey sınırına yakın Güney Lübnan’a düzenlediği hava saldırılarının ardından yükselen dumanlar (AFP)

Lübnan ordusu bugün, İsrail ordusunun Güney Lübnan’daki konuşlanmasını güçlendirdiğini açıklamasının ardından bazı ileri mevzilerini tahliye etti.

Lübnan Ulusal Haber Ajansı (NNA), ordunun işgal altındaki Filistin ile sınır hattındaki bazı ileri mevzilerini başka noktalara taşıdığını duyurdu.

Reuters’a konuşan görgü tanıkları, Lübnan ordusunun sınır hattında en az yedi ileri operasyon mevzisinden çekildiğini aktardı.

Öte yandan bir Lübnanlı yetkili Reuters’a, İsrail güçlerinin Lübnan sınırının bazı kesimlerinde ilerleme girişiminde bulunduğunu söyledi.

Kuzey kasabalarının ‘ön cephe savunması’

Diğer yandan İsrail Ordu Sözcüsü Avichay Adraee, ordunun kuzeydeki kasabaları korumak amacıyla ‘ileri savunma’ olarak nitelendirdiği bir operasyon başlattığını duyurdu. Bu adımın, saha koşullarına dayalı bir değerlendirme sonucunda alındığını belirtti.

X platformunda yayımlanan açıklamasında, 91. Tümen’in şu anda Güney Lübnan’da stratejik noktalara konuşlandığını ve bu hareketin sınır hattındaki savunma sistemini güçlendirme çerçevesinde yürütüldüğünü, eş zamanlı olarak da ‘Aslanın Kükremesi’ operasyonlarının devam ettiğini söyledi.

Adraee, İsrail ordusunun kuzeydeki yerleşimlerin güvenliğini sağlamak için ek bir güvenlik katmanı oluşturduğunu, bu amaçla Hizbullah’a ait altyapılara yönelik geniş çaplı hava saldırıları düzenlediğini ve olası tehditleri bertaraf ederek İsrail topraklarına sızma girişimlerini engellemeyi hedeflediğini ifade etti.

‘İlerleme ve kontrol’ talimatları

İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, Hizbullah’ın İsrail’in kuzeyine düzenlediği saldırıların ardından askerlerine Lübnan’daki yeni mevzileri ‘kontrol altına almak’ için talimat verdiğini açıkladı.

Katz, Başbakan Binyamin Netanyahu ile kendisinin, İsrail ordusunun Lübnan’daki stratejik yeni mevzilere ilerleyerek sınır bölgelerine yönelik saldırıları engellemesini onayladığını söyledi.

Katz, Hizbullah’ın çatışmaya İran talimatıyla girdiğini ve bunun tüm sonuçlarından sorumlu olduğunu belirtti. Katz, İsrail ordusunun vatandaşlarını korumak için gerekli tüm önlemleri almaya devam edeceğini vurguladı.

İsrail ordusu Rıza Hazai’nin ölümünü duyurdu

Adraee, İsrail Deniz Kuvvetleri’nin dün Askeri İstihbarat Teşkilatı talimatıyla Beyrut’a bir saldırı düzenlediğini duyurdu. Operasyon sonucunda, Hizbullah’ın ‘askeri kapasite geliştirme sorumlusu’ olduğu öne sürülen Rıza Hazai öldürüldü.

Açıklamada Hazai, Hizbullah’ın kapasite inşasında merkezi bir isim olarak tanımlandı. Hazai’nin, özellikle askeri ihtiyaçları Tahran’ın sağladığı kaynaklarla uyumlu hale getirme sorumluluğunu üstlendiği belirtildi.

Açıklamada, Hazai’nin geniş çaplı silah temini operasyonlarını denetlediği, İran menşeli silah ve ekipmanların Lübnan’a getirilmesini sağladığı ve askeri kapasiteyi artırmaya yönelik planları uyguladığı; ayrıca Kuzey Okları Operasyonu sonrasında zarar gören altyapıyı yeniden inşa ettiği vurgulandı.

Hazai’nin, İran’dan Lübnan’a silah sevkiyat yollarını sağlamlaştırmak ve ülkede silah üretim planlarını takip etmekte de rol oynadığı ifade edildi.

İsrail ordusu Dahiye bölgesini bombalamaya devam ediyor

İsrail ordusu bu sabah Güney Beyrut’un Haret Hreik bölgesini hava saldırılarıyla hedef alarak önceki tehditlerini gerçekleştirdi. Saldırılardan biri, Hizbullah’a ait Nur Radyosu binasını vurdu.

Adraee, X platformu üzerinden Güney Beyrut’taki tüm sakinlere uyarı mesajı gönderdi. Uyarıda, Haret Hreik ve Ghobeiry bölgelerindeki haritalarda işaretli iki bina ve çevresindeki yapılar için tahliye çağrısı yapıldı. Adraee, “Siz Hizbullah’a ait tesis ve hedeflerin yakınındasınız. Ordumuz yakın zamanda bu hedeflere operasyon düzenleyecek. Kendi güvenliğiniz ve ailenizin güvenliği için bu binaları ve çevresindekileri hemen boşaltın ve en az 300 metre uzak durun” ifadelerini kullandı.

Arapça yayımlanan resmî açıklamada, yaklaşık 50 köyün isimlerinin yer aldığı bir liste ile “Acil uyarı: Söz konusu köylerde yaşayanlar, güvenliğiniz için evlerinizi derhal boşaltın” denildi.

dfrgt
Bu sabah erken saatlerde Beyrut’un güney banliyölerini hedef alan İsrail hava saldırısında hasar gören binalarda yangın çıktı. (AFP)

Ayrıca, Haret Hreik ve Ghobeiry bölgelerindeki sakinlere yönelik ayrı bir uyarıda, “Siz Hizbullah’a ait tesis ve hedeflerin yakınındasınız; İsrail ordusu yakın zamanda bu hedeflere operasyon düzenleyecek” ifadesi yer aldı.

Hizbullah, İsrail askeri üslerini hedef alıyor

Hizbullah, İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırılarına karşılık olarak üç askeri üssü hedef aldığını duyurdu.

Hizbullah tarafından yapılan açıklamada, bu sabah saat 06:30’ta, işgal altındaki Filistin topraklarında bulunan Miron Hava Kontrol ve Operasyon Merkezi’ne insansız hava araçlarından (İHA) oluşan bir filo ile saldırı düzenlendiği belirtildi.

Saldırının, üs içindeki bir radar ve komuta binasında hasara yol açtığı ifade edildi.

Hizbullah, operasyonun Güney Beyrut dahil olmak üzere onlarca Lübnan şehri ve kasabasına yönelik İsrail saldırılarına yanıt olarak gerçekleştirildiğini vurguladı.

Öncesinde Hizbullah, Lübnan’dan Kuzey Golan’a iki İHA göndermiş ve Kuzey İsrail’e doğru 15 füze fırlatmıştı. Bugün yapılan saldırının, kuzey İsrail’de radar ve komuta merkezlerini hedef aldığı belirtildi.

Hizbullah açıklamasında, “İşgalci devletteki bir askeri üsse karşı direnişin cevabı savunma eylemidir ve meşru bir haktır. İlgililer ve yetkililer, Lübnan’da yaşanan her şeyin doğrudan sebebi olan bu saldırıları durdurmalıdır” ifadelerine yer verildi.

Öte yandan İsrail ordusu, gece saat 01:15 civarında, Güney Beyrut’ta daha önce hedef alacağını duyurduğu bölgeyi bombalayarak yoğun duman bulutlarının yükselmesine yol açtı.


Sudan'ın el Ubeyd şehrine düzenlenen İHA saldırısı sonucu elektrik kesintisi yaşandı

Kuzey Kordofan'daki el Ubeyd'de bir İHA saldırısında bir çocuk ve bir kadın yaralandı (Arşiv-Reuters)
Kuzey Kordofan'daki el Ubeyd'de bir İHA saldırısında bir çocuk ve bir kadın yaralandı (Arşiv-Reuters)
TT

Sudan'ın el Ubeyd şehrine düzenlenen İHA saldırısı sonucu elektrik kesintisi yaşandı

Kuzey Kordofan'daki el Ubeyd'de bir İHA saldırısında bir çocuk ve bir kadın yaralandı (Arşiv-Reuters)
Kuzey Kordofan'daki el Ubeyd'de bir İHA saldırısında bir çocuk ve bir kadın yaralandı (Arşiv-Reuters)

Elektrik şirketinden bir yetkilinin açıklamasına göre Hızlı Destek Kuvvetlerine (HDK) ait bir insansız hava aracı (İHA), bu sabah erken saatlerde Sudan'ın Kuzey Kordofan eyaletinin başkenti el Ubeyd'deki ana elektrik santralini bombalayarak şehirde elektrik kesintisine neden oldu.

Yetkili, AFP'ye yaptığı açıklamada, HDK’ne ait bir İHA’nın istasyona saldırarak yangına neden olduğunu söyledi. Hasarın boyutunun hala değerlendirildiğini ifade etti.

HDK ve Sudan ordusu, yaklaşık üç yıldır kanlı bir çatışma içinde bulunuyor; bu çatışma, ülkenin etki alanlarına bölünmesine, altyapının tahrip edilmesine, yaygın kıtlığa ve on binlerce insanın ölümüne yol açtı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre el Ubeyd'deki Karima mahallesinde yaşayan Avad Ali şunları söyledi: "Saat 02:00'de bir patlama sesi duydum ve elektrik santrali yönünden alevler yükseldiğini gördüm. Saat 09:00'ı geçti, elektrik hala verilemedi."

HDK, ordunun kontrolünde olan el Ubeyd'e yeniden kuşatma uygulamaya çalışıyor. Bu arada, HDK'nin komşu Darfur bölgesinin kontrolünü tamamen ele geçirmesinin ardından Güney Sudan'ın Kordofan bölgesi en şiddetli cephe hattı haline geldi.

Kordofan, Darfur bölgesi, başkent Hartum ve ordu kontrolündeki doğu Sudan şehirleri arasında hayati bir geçiş noktasıdır; ancak bu şehirlerden bazılarında son zamanlarda HDK ile ittifak kurmuş yerel güçlerin ilerlemeleri gözlemlenmektedir.


SDG’den üç tugay, 60. Tümen’e katıldı

Suriye Cumhurbaşkanlığı Özel Temsilcisi Tuğgeneral Ziyad el-Ayiş, Haseke Valisi Nureddin Ahmed ve bir dizi askeri liderin huzurunda Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi ile bir araya geldi. (SANA)
Suriye Cumhurbaşkanlığı Özel Temsilcisi Tuğgeneral Ziyad el-Ayiş, Haseke Valisi Nureddin Ahmed ve bir dizi askeri liderin huzurunda Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi ile bir araya geldi. (SANA)
TT

SDG’den üç tugay, 60. Tümen’e katıldı

Suriye Cumhurbaşkanlığı Özel Temsilcisi Tuğgeneral Ziyad el-Ayiş, Haseke Valisi Nureddin Ahmed ve bir dizi askeri liderin huzurunda Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi ile bir araya geldi. (SANA)
Suriye Cumhurbaşkanlığı Özel Temsilcisi Tuğgeneral Ziyad el-Ayiş, Haseke Valisi Nureddin Ahmed ve bir dizi askeri liderin huzurunda Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi ile bir araya geldi. (SANA)

Suriye Cumhurbaşkanlığı Özel Temsilcisi Tuğgeneral Ziyad el-Ayiş, Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi ile Haseke Valisi Nureddin Ahmed ve bir dizi güvenlik yetkilisinin huzurunda bir araya geldi. Görüşmede, 29 Ocak tarihli anlaşma doğrultusunda askeri kurumların entegrasyon mekanizması ele alındı ve uygulamaya yönelik adımlar değerlendirildi.

El-Ayiş, Haseke Valiliği Enformasyon Müdürlüğü’ne yaptığı açıklamada, SDG’ye bağlı üç tugayın, ocak ayı başında Halep’te Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerinin kontrolünü sağlayan operasyonun komutanı Tuğgeneral Avad Muhammed el-Casim’in liderliğindeki 60. Tümen bünyesine entegre edileceğini belirtti.

Tutuklular dosyasına ilişkin olarak ise haklarında herhangi bir suçlama ya da suç bağlantısı kanıtlanmamış 60 kişinin serbest bırakılması için çalışmalara başlanacağını ifade etti. Daha önce devrim faaliyetlerine katılmış tutukluların isim listelerinin de durumlarının incelenmesi ve serbest bırakılmalarına zemin hazırlanması amacıyla teslim edileceğini kaydetti.

rtgt5
Suriye Cumhurbaşkanlığı Özel Temsilcisi Tuğgeneral Ziyad el-Ayiş, Haseke Valisi Nureddin Ahmed ve bir dizi askeri liderin huzurunda Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi ile bir araya geldi. (Haseke Valiliği Enformasyon Müdürlüğü)

Haseke kentine ulaşımı sağlayan yolların da uluslararası M4 kara yolu tam olarak güvence altına alınıncaya kadar hariç tutulmak üzere, beş ayrı güzergâhtan trafiğe açılacağı bildirildi.

El-Ayiş ayrıca, yerinden edilenlerin bölgelerine güvenli dönüşünü sağlamak amacıyla uzman komisyonlar oluşturulduğunu ve Rumeylan ile Suveydiye petrol sahalarının devralınması için teknik bir ekibin kurulduğunu duyurdu.

rvfrt
Suriye hükümetinden bir heyetin, petrol sahalarını incelemek ve Suriye hükümeti ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasında imzalanan anlaşmaları sonuçlandırmak üzere 9 Şubat’ta doğu Suriye’deki Rumeylan şehrini ziyaret etmesi sırasında şehirdeki petrol kuyuları görülüyor. (Reuters)

Cumhurbaşkanlığı, 29 Ocak’ta SDG ile varılan anlaşmanın uygulanması, entegrasyon sürecinin hayata geçirilmesi, devlet otoritesinin güçlendirilmesi, engellerin aşılması ve kamu hizmetlerinin etkinleştirilmesi amacıyla Tuğgeneral Ziyad el-Ayiş’i Cumhurbaşkanlığı Özel Temsilcisi olarak görevlendirdi.

Suriye hükümeti 29 Ocak’ta SDG ile kapsamlı bir anlaşma çerçevesinde ateşkes sağlandığını duyurmuştu. Anlaşma, askeri ve idari güçlerin aşamalı biçimde entegrasyonunu, güvenlik güçlerinin Haseke ve Kamışlı şehir merkezlerine girmesini ve tüm resmî kurumlar ile sınır kapılarının devlet kontrolüne devredilmesini öngörüyor.

Anlaşma maddelerinin uygulanmasından sorumlu el-Ayiş, Haseke Valiliği Enformasyon Müdürlüğü’ne yaptığı açıklamada, dün SDG lideri Mazlum Abdi ile Haseke Valisi Nureddin Ahmed ve vilayetteki güvenlik yetkililerinin katılımıyla geniş kapsamlı bir toplantı düzenlendiğini belirtti. El-Ayiş, yerinden edilenlerin güvenli dönüşünü sağlamak üzere uzman komisyonların oluşturulduğunu, ayrıca Rumeylan ve Suveydiye petrol sahalarının devralınması için teknik ekiplerin kurulduğunu açıkladı.

Bu kapsamda bir hükümet heyeti, Haseke Petrol Sahaları Müdürlüğü’ne ulaştı. Heyete Haseke Valiliği Siyasi İşler Müdürü Abbas Hüseyin, Cumhurbaşkanlığı Heyeti Sözcüsü Ahmed el-Hilali ile Suriye Petrol Şirketi (SPC) bünyesindeki teknik ekipler eşlik etti. Heyetin, petrol sahalarında gerekli idari ve teknik işlemleri takip etmek ve imzalanan anlaşma maddelerinin uygulanmasını tamamlamak üzere toplantılara başladığı, bu çerçevede sahaların hazır olma durumunun değerlendirilmesi ve idari yapısının entegrasyonunun sağlanmasının hedeflendiği bildirildi.