Belçika'daki havalimanında sekerek yürüyen Afgan kız çocuğu gündem oldu: "Hoşgeldin küçük kız!"

Eski Belçika Başbakanı fotoğrafın ülkeler "mültecileri koruduğunda" neler olduğunu gösterdiğini söyledi

Küçük kızın fotoğrafı bu hafta Reuters fotoğrafçısı Johanna Geron tarafından Brüksel yakınlarındaki bir askeri havalimanında çekilmişti (Reuters)
Küçük kızın fotoğrafı bu hafta Reuters fotoğrafçısı Johanna Geron tarafından Brüksel yakınlarındaki bir askeri havalimanında çekilmişti (Reuters)
TT

Belçika'daki havalimanında sekerek yürüyen Afgan kız çocuğu gündem oldu: "Hoşgeldin küçük kız!"

Küçük kızın fotoğrafı bu hafta Reuters fotoğrafçısı Johanna Geron tarafından Brüksel yakınlarındaki bir askeri havalimanında çekilmişti (Reuters)
Küçük kızın fotoğrafı bu hafta Reuters fotoğrafçısı Johanna Geron tarafından Brüksel yakınlarındaki bir askeri havalimanında çekilmişti (Reuters)

Kabil'den tahliye edildikten sonra bir havalimanının asfalt pistinde sekerek yürüyen küçük bir Afgan kız çocuğunun fotoğrafı viral oldu; sosyal medya kullanıcıları görüntüyü Afganistan'daki kriz devam ederken iç açıcı bir an olarak kutladı.
Reuters fotoğrafçısı Johanna Geron'un çarşamba günü Belçika'da, Brüksel yakınlarındaki Melsbroek askeri havalimanında çektiği fotoğrafta küçük bir çanta taşıyan sarı elbiseli bir kız çocuğunun sekerek yürüdüğü görülüyor.
Kız çocuğu ve ailesi, ülkenin Afganistan'daki operasyonlarını sonlandırmasından önce Belçika'ya tahliye edilen yaklaşık bin 400 kişi arasındaydı.
Eski Belçika Başbakanı Guy Verhofstadt, fotoğrafı Twitter hesabında "harika" övgüsüyle paylaştı.
The Independent'ta yer alan habere göre, Verhofstadt, perşembe günü paylaştığı tweet'te “Mültecileri koruduğunuzda işte bu olur. Belçika'ya hoş geldin küçük kız!" ifadelerini kullandı.
Önceki günlerde şu anki Belçika Başbakanı Alexander De Croo, ülkesinin insanları Kabil'den Pakistan'a taşıyan tahliye uçuşlarını sonlandırdığını söylemişti.
Başbakan, “Belçika, tahliye edilenleri [önümüzdeki günlerde] ülkemize göndermeye devam edecek” demişti.
De Croo, Afganistan'daki güvenlik durumu "çok ciddi şekilde kötüleştiği" ve yetkililer "yakın zamanda gerçekleşecek" bir terör saldırısı "tehlikesi" olduğuna dair istihbarat aldığı için hükümetin çarşamba günü tahliyeleri durdurma kararı aldığını da eklemişti.
Yetkililer perşembe günü Kabil'in uluslararası havalimanının dışında düzenlenen intihar saldırılarında en az 95 Afgan'ın öldüğünü ve ölü sayısının önümüzdeki birkaç gün içinde daha da artmasının beklendiğini doğruladı.
ABD yönetimi de yabancı birliklerin Afganistan'ı terk edeceği 31 Ağustos tarihinden önce yeni saldırı girişimlerinin beklendiğine dair uyarılarda bulundu.



Netanyahu dönemini sorgulayan yoğun katılımlı seçimler

İsrail seçimlerinde yarışan Benjamin Netanyahu ve rakibi Gadi Eisenkot, dün eşleriyle birlikte oy kullanırken, (Reuters)
İsrail seçimlerinde yarışan Benjamin Netanyahu ve rakibi Gadi Eisenkot, dün eşleriyle birlikte oy kullanırken, (Reuters)
TT

Netanyahu dönemini sorgulayan yoğun katılımlı seçimler

İsrail seçimlerinde yarışan Benjamin Netanyahu ve rakibi Gadi Eisenkot, dün eşleriyle birlikte oy kullanırken, (Reuters)
İsrail seçimlerinde yarışan Benjamin Netanyahu ve rakibi Gadi Eisenkot, dün eşleriyle birlikte oy kullanırken, (Reuters)

İsrail’de seçmenler, daha önce görülmemiş ölçüde yüksek katılımla sandık başına giderken, başlıca iki rakip arasındaki rekabet de giderek kızıştı. Yarışın bir tarafında mevcut Başbakan ve sağ koalisyonun lideri Binyamin Netanyahu, diğer tarafında ise eski Genelkurmay Başkanı ve muhalefetin önde gelen isimlerinden Gadi Eisenkot yer aldı. Sandık merkezlerinde gözlenen bu yoğun katılım, İsraillilerin Netanyahu’nun uzun süredir devam eden iktidar dönemini sorguladığı; bu dönemi uzatmak ya da rakibine oy vererek sona erdirmek istediklerine ilişkin bir gösterge olarak değerlendirildi.

İlk sonuçlara göre Netanyahu’nun partisi 25 sandalye, Eisenkot’un partisi ise 22 sandalye kazandı. Bu tablo, yeni hükümetin kurulmasını zorlaştırırken, Knesset’te en büyük bloğun hangisi olacağının kesinleşmesini de geciktirdi. Yarışın sonucunu belirlemede etkili olabilecek Arap partilerinin kazanacağı sandalye sayısı da yakından takip ediliyor.


“İran Savaşı”na ilişkin sızıntı İsrail seçimlerinin ertelenmesine ramak bıraktı

Netanyahu, 3 Mart 2026’da Savunma Bakanı Yısrael Katz ve Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir ile görüşürken. (DPA)
Netanyahu, 3 Mart 2026’da Savunma Bakanı Yısrael Katz ve Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir ile görüşürken. (DPA)
TT

“İran Savaşı”na ilişkin sızıntı İsrail seçimlerinin ertelenmesine ramak bıraktı

Netanyahu, 3 Mart 2026’da Savunma Bakanı Yısrael Katz ve Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir ile görüşürken. (DPA)
Netanyahu, 3 Mart 2026’da Savunma Bakanı Yısrael Katz ve Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir ile görüşürken. (DPA)

İsrail ordusu ile Başbakan Binyamin Netanyahu’nun ofisi arasında karşılıklı bilgi sızıntılarının yaşanmasının ardından, İsrail hükûmetinin İran’la üçüncü bir savaşa hazırlanmak amacıyla kamuoyuna açık askerî hazırlıklar yapılmasını istediğine dair güçlü işaretler ortaya çıktı. Ancak Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir’in bu girişimi “engellediği” öne sürüldü.

İsrail’in Kanal 13 televizyonuna göre Zamir, savaş hazırlığının ilan edilmesi konusunda siyasi, askerî ve istihbarat liderlikleri arasında görüşmeler yapılmasını talep etti. Bunun ardından Netanyahu’nun yakın çevresine, seçimleri kazanması hâlinde Zamir’i Genelkurmay Başkanlığı görevinden almayı düşündüğünü söylediği bildirildi.

Geçen cumartesi günü Palmachim askerî üssünde yapılan toplantıda Zamir, savaşı yeniden başlatmaya yönelik hazırlıkların İran liderliği tarafından yanlış anlaşılabileceğini ve hatalı değerlendirmelere yol açabileceğini belirtti. Bunun seçimlerden önce askerî bir çatışmayı tetikleyebileceğini ve sonuçta seçimlerin ertelenmesine neden olabileceğini ifade etti.

Zamir İsrail seçimlerine katılmıyor. Ancak seçimlerin sonuçları ve Netanyahu’nun seçimlerdeki şansı, Zamir’in Genelkurmay Başkanlığı görevini sürdürmesini doğrudan etkileyebilir. Zamir, Mart 2025’ten beri bu üst düzey askerî görevi yürütüyor.

Haberlere göre Zamir, askerî alarm ilan edilmesini “doğru ve sağlıklı olmayan” bir adım olarak nitelendirdi ve şöyle dedi: “Seçimlerden birkaç gün sonrasına kadar beklenebilir. Şu anda acil olan hiçbir şey yok.”

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Savunma Bakanı Yısrael Katz ve Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir. (DPA)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Savunma Bakanı Yısrael Katz ve Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir. (DPA)

Görüş ayrılıkları

İsrail’in Kanal 12 televizyonuna göre Zamir, güvenlik kurumlarının diğer başkanları arasında görüşüyle yalnız kaldı. Mossad Başkanı Roman Gofman, Netanyahu’nun tutumunu destekledi. Gofman’ın, “Zaman bizim lehimize işlemiyor; İran’a karşı hızla harekete geçmeliyiz” dediği belirtildi.

Savunma Bakanı Yısrael Katz ve Şin Bet Başkanı David Zini de Netanyahu’yu destekledi. Buna karşılık Hava Kuvvetleri Komutanı Omer Tischler ve Askerî İstihbarat (AMON) Başkanı Shlomi Binder’ın tutumlarına ilişkin haberlerde çelişkili bilgiler yer aldı. Bazı kaynaklar bu iki ismin başbakanı, diğerleri ise Zamir’i desteklediğini bildirdi.

Kanal 12, Mossad’daki üst düzey yetkililerden bazılarının da Genelkurmay Başkanı’na benzer bir tutum aldığını, buna karşın kurumun başkanı Roman Gofman’ın Netanyahu’yu desteklediğini kaydetti.

Şarku’l Avsat’ın Kanal 13’ten aktardığına göre siyasi yönetim, hafta sonuna doğru güvenlik kurumlarına imzalı bir belge sundu. Belgede Netanyahu’nun İran’a karşı olası bir harekât düzenlenmesine ilişkin talebi yer alıyordu. Ancak Zamir’in itirazının ardından belgeye dayanan girişimin reddedildiği bildirildi.

Kanal, Zamir’in görüş ayrılıklarını ABD Genelkurmay Başkanı Dan Caine’e de aktardığını ve uyarısının, ABD Başkanı Donald Trump’ın İsrail’in İran’a yönelik saldırısını reddetmesinde etkili olan nedenlerden biri olduğunu öne sürdü.

ABD kaynaklarına dayandırılan haberlerde, petrol fiyatlarının yükselmesi endişesiyle geniş çaplı bir saldırının ABD Kongresi seçimlerinden sonraya ertelenmesinin tercih edildiği belirtildi. Ayrıca İran’ın doğrudan karşılık vermesi veya Husilerin saldırılar düzenlemesi ihtimaline karşı İsrail’in füze savunmasında ABD desteğine ihtiyaç duyduğu ifade edildi.

İsrail Başbakanı ve Likud Partisi lideri Binyamin Netanyahu ile ABD Başkanı Donald Trump’ın yer aldığı bir afişin önünden geçen bir kişi, Kudüs, (Reuters)
İsrail Başbakanı ve Likud Partisi lideri Binyamin Netanyahu ile ABD Başkanı Donald Trump’ın yer aldığı bir afişin önünden geçen bir kişi, Kudüs, (Reuters)

Saldırının zamanı ve hedefleri konusunda anlaşmazlık

Haaretz gazetesi, Tahran’ın kışkırtılması ve kontrol edilmesi zor bir çatışmanın başlatılması ihtimaline ilişkin endişeleri aktardı. Bu kaygılar, Irak’ta İran yanlısı gruplara yönelik saldırı haberlerinin gündeme geldiği bir dönemde ortaya çıktı. Söz konusu saldırıların bazılarının İsrail tarafından gerçekleştirildiği öne sürüldü.

Şarku’l Avsat gazetesi, geçen cumartesi günü Iraklı kaynaklara dayandırdığı haberinde, Bağdat’ın Çin yapımı hava savunma sistemlerinin depolandığı iki noktanın geçen hafta İsrail hava saldırılarına maruz kaldığından şüphelendiğini bildirmişti.

Netanyahu, İran’a karşı hızlı bir askerî operasyon düzenlenmesi yönünde girişimde bulundu. Israel Hayom gazetesine göre Gofman bu adımı desteklerken Zamir karşı çıktı ve operasyon hakkında önceden bilgilendirilmedi.

Konuyla ilgili bilgi sahibi olduğu belirtilen bir kaynak, operasyonun seçimlerden bağımsız olarak “haklı mesleki gerekçelere” dayandığını öne sürdü. Kaynağa göre operasyon, geniş çaplı bir saldırının yeniden başlatılması anlamına gelmeden çatışmayı tekrar alevlendirebilirdi. Ancak anlaşmazlık yalnızca saldırının zamanlamasıyla ve yöntemleriyle sınırlı değildi; İran rejiminin devrilmesinin hedefler arasında bulunup bulunmayacağı da tartışma konusuydu.

Haaretz, Mossad yetkililerinin operasyonların zamanlaması konusunda çekinceler taşıdığını ve Netanyahu’nun değerlendirmelerinin seçim kaygılarından etkilenmiş olabileceğinden şüphelendiğini bildirdi. Bu çekincelere rağmen kurum başkanının operasyonu desteklediği ifade edildi.

Mossad ise kurum içindeki görüş farklılıklarının gerilim göstergesi değil, kurumsal gücün bir unsuru olduğunu savundu ve teşkilatın siyasi tartışmaların dışında tutulması çağrısında bulundu.

Kanal 12’nin askerî ve siyasi kaynaklara dayandırdığı habere göre talep edilen önlemler, kayda değer bir ihtimalle seçimlerin ertelenmesine yol açabilirdi.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile muhalefetin önde gelen isimlerinden Gadi Eisenkot’un yer aldığı bir televizyon kampanyası. (AP)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile muhalefetin önde gelen isimlerinden Gadi Eisenkot’un yer aldığı bir televizyon kampanyası. (AP)

Nankör

Askerî bir kaynak, “Bugün saat 22.00’ye kadar olağan dışı bir adım atmayacağız; ancak son sözü kimin söyleyeceğini göreceğiz” dedi. Aynı kaynak Zamir’i “küçük bir siyasetçi”, İran’la yeni bir askerî çatışmayla yüzleşmekten kaçınan “korkak ve zayıf” biri olarak nitelendirdi ve onun “derin devletten yana saf tutmaya karar verdiğini” ileri sürdü.

Kanal 13, kapalı kapılar ardında yapılan görüşmelerde Netanyahu’nun Zamir’e karşı büyük öfke duyduğunu ve onu “nankör” olarak nitelendirdiğini aktardı. Kanal 12’ye konuşan kaynaklar ise Netanyahu’nun bir sonraki hükûmeti kurmakla görevlendirilmesi durumunda Zamir’in görevinde kalmayabileceğini öne sürdü.

Askerî sansürün yayımlanmasına izin verdiği bu sızıntıların ardından Netanyahu’nun ofisi haberleri “sahte” olarak nitelendirerek, başbakanın Zamir’i görevden alma niyetinde olduğunu reddetti. İsrail ordusu da değerlendirmelerinin yalnızca mesleki, nesnel ve kurumsal ölçütlere dayandığını açıkladı.

İsrail Savunma Bakanı Yısrael Katz da Zamir’in görevden alınacağına ilişkin haberleri yalanladı ve bunları, seçimler öncesinde Likud Partisi’ne zarar vermeyi amaçlayan diğer iddialar gibi “tamamen uydurma ve yalandan ibaret” olarak nitelendirdi.

Katz, “Zamir’in Genelkurmay Başkanı olarak atanmasını öneren bendim. İsrail’in güvenliği için birlikte çalıştık ve gelecekte de bunu sürdürmeye niyetliyim” ifadelerini kullandı.


Rusya ile Avrupa arasındaki ilişkilerde sınırlı bir yumuşama

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Norveç Başbakanı Jonas Gahr Støre ve Finlandiya Cumhurbaşkanı Alexander Stubb, 20 Ekim’de Oslo’da düzenlenen ortak basın toplantısında. (AFP)
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Norveç Başbakanı Jonas Gahr Støre ve Finlandiya Cumhurbaşkanı Alexander Stubb, 20 Ekim’de Oslo’da düzenlenen ortak basın toplantısında. (AFP)
TT

Rusya ile Avrupa arasındaki ilişkilerde sınırlı bir yumuşama

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Norveç Başbakanı Jonas Gahr Støre ve Finlandiya Cumhurbaşkanı Alexander Stubb, 20 Ekim’de Oslo’da düzenlenen ortak basın toplantısında. (AFP)
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Norveç Başbakanı Jonas Gahr Støre ve Finlandiya Cumhurbaşkanı Alexander Stubb, 20 Ekim’de Oslo’da düzenlenen ortak basın toplantısında. (AFP)

Rusya ile Avrupa ülkeleri arasındaki gergin ilişkilerde bugün sınırlı bir yumuşama yaşandı. Finlandiya Cumhurbaşkanı Alexander Stubb ile Norveç Başbakanı Jonas Gahr Store’nin Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile gerçekleştirdiği ortak telefon görüşmesi, aylardır yapılan ilk diplomatik temaslardan biri olarak dikkat çekti.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, 2 Eylül 2025’te Pekin’de Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vučić ile görüşürken. (Reuters)
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, 2 Eylül 2025’te Pekin’de Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vučić ile görüşürken. (Reuters)

Kremlin’in yayımladığı açıklamaya göre üçlü görüşme kapsamlı geçti ve Rusya ile Avrupa arasındaki ilişkilerde gündemde bulunan anlaşmazlık konuları ele alındı. Bununla birlikte girişim, bazı Avrupa ülkelerinde hoşnutsuzlukla karşılandı.

Rusya Devlet Başkanlığı tarafından yapılan açıklamada, telefon görüşmesinin iki Avrupalı liderin girişimiyle gerçekleştirildiği belirtildi. Kremlin, Putin’in Ukrayna’da çatışma bölgesindeki duruma ilişkin değerlendirmelerini ve çatışmanın temel nedenlerini aktardığını bildirdi. Açıklamada, kalıcı ve adil bir barışın ancak Rusya’nın meşru çıkarlarının bütünüyle dikkate alınmasıyla mümkün olabileceği vurgulandı.

Finlandiya ve Norveç tarafları ise görüşmenin ardından, Avrupa’nın tamamını değil, kendi ülkelerini temsil ettiklerini özellikle belirtti. Buna rağmen Danimarka ve Litvanya başta olmak üzere bazı Avrupa ülkelerinden itirazlar yükseldi.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, çarşamba günü St. Petersburg’da ABD Özel Temsilcisi Steve Witkoff ile görüştü. (AP)
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, çarşamba günü St. Petersburg’da ABD Özel Temsilcisi Steve Witkoff ile görüştü. (AP)

Şarku’l Avsat'ın AP’den aktardığına göre Finlandiya Cumhurbaşkanı Stubb, görüşmeyi “açık ve esaslı” olarak nitelendirdi. Stubb, ülkelerinin Rusya ile komşu olduğunu belirterek, savaşın sonuçlarının hem kendi güvenliklerini hem de daha geniş anlamda Avrupa’nın güvenliğini doğrudan etkileyeceğini söyledi. Çatışmanın sona erdirilmesi için yüzleşmenin ve doğrudan görüşmelerin gerekli olduğunu ifade etti.

Norveç Başbakanı Store ise savaşın yol açtığı ağır insani ve maddi kayıplara dikkat çekerek, yıkımın ve acıların etkisinin nesiller boyunca süreceğini belirtti. Görüşmede gerilimin derhâl düşürülmesi gerektiğine odaklandıklarını söyledi.

ABD Başkanı Donald Trump ve Ukrayna Devlet Başkanı Volodymyr Zelenskiy,(AFP)
ABD Başkanı Donald Trump ve Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy,(AFP)

Kremlin açıklamasında Putin’in, Avrupa Birliği ve NATO’nun izlediği çatışmacı politikaların askerî faaliyetlerin uzamasına neden olduğunu savunduğu da kaydedildi.

Putin ayrıca Stubb ve Store’ye, Herson bölgesindeki Oleşki’de insani ateşkesin başlatılması ve Herson yönünde geçici ateşkes uygulanması hakkında bilgi verdi. Bu gelişmeler, Moskova’nın gerilimi azaltmaya yönelik adımlara hazır olduğu şeklinde değerlendirildi.

ABD Başkanı Donald Trump, 15 Ağustos 2025’te Alaska’da düzenlenen ortak basın toplantısı sırasında Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile tokalaşırken. (AP)
ABD Başkanı Donald Trump, 15 Ağustos 2025’te Alaska’da düzenlenen ortak basın toplantısı sırasında Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile tokalaşırken. (AP)

Açıklamada görüşmenin ayrıntıları paylaşılmadı. Ancak liderlerin Baltık Denizi ile Kuzey Avrupa bölgelerinde güvenlik ve istikrarın sağlanmasını da ele aldıkları belirtildi. Putin ve iki Avrupalı lider, Moskova, Kiev ve Washington arasında gelecek ay yapılması planlanan üçlü görüşmeler konusunda da memnuniyetlerini dile getirdi.

Açıklamaya göre Rusya, Ukrayna ve ABD arasındaki üçlü görüşmelerin kasım ayının ilk yarısında Abu Dabi’de yeniden başlatılması konusunda anlaşmaya varıldı. Görüşmelerin özellikle çatışmaların sona ermesinin ardından Rusya ve Ukrayna’nın güvenliğinin sağlanmasına odaklanması bekleniyor.

Finlandiya Cumhurbaşkanı ve Norveç Başbakanı, telefon görüşmesinde uluslararası deniz hukukuna ve seyrüsefer özgürlüğü ilkesine bağlı kalmanın önemini yeniden vurguladı.

Telefon görüşmesi, Norveç’in son haftalarda Avrupa-ABD ve Ukrayna-ABD arasındaki temasları kolaylaştırmaya yönelik çabalarının devamı niteliğinde görüldü. Finlandiya’nın da bu girişimlere katılması, iki ülkenin Putin ile diyalog kanallarını yeniden etkinleştirme konusunda ortak bir yaklaşım benimsediğine işaret etti.

Norveç, bir hafta önce Oslo’da ABD Başkanı’nın özel temsilcisi Steve Witkoff, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Finlandiya Cumhurbaşkanı ve Norveç Başbakanı’nın katıldığı görüşmelere ev sahipliği yapmıştı. Donald Trump’ın damadı Jared Kushner da toplantıya uzaktan katıldı.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Ukraynalı mevkidaşı Volodimir Zelenskiy. (AFP)
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Ukraynalı mevkidaşı Volodimir Zelenskiy. (AFP)

Ertesi gün Witkoff, Putin tarafından kabul edilmek üzere St. Petersburg’a gitmişti. Putin’in, ABD’li arabulucuya ABD, Ukrayna ve Rusya arasındaki üçlü istişareleri yeniden başlatmaya hazır olduklarını bildirdiği aktarılmıştı. Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov da toplantının kasım ayının ilk yarısında Birleşik Arap Emirlikleri’nde düzenlenebileceğini açıklamıştı.

Putin ile görüşmesinin hemen ardından Stubb, Norveç Başbakanı ile birlikte Zelenskiy’yi aradıklarını ve Rusya lideriyle yapılan görüşmenin içeriği hakkında kendisini bilgilendirdiklerini duyurdu.

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Rusya’nın Ukrayna’yı işgali sürerken, 22 Ekim’de Kiev’de Finlandiya Başbakanı ile yapacağı görüşme öncesinde basın mensuplarına konuşurken el hareketi yapıyor. (AFP)
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Rusya’nın Ukrayna’yı işgali sürerken, 22 Ekim’de Kiev’de Finlandiya Başbakanı ile yapacağı görüşme öncesinde basın mensuplarına konuşurken el hareketi yapıyor. (AFP)

Stubb, Finlandiya’nın olası bir Rus saldırısına ilişkin herhangi bir kanıtı bulunmadığını da belirterek, ülkeler arasındaki iletişimin güçlendirilmesi gerektiğini savundu. Sosyal medyada yaptığı paylaşımda Zelenskiy ile verimli bir telefon görüşmesi gerçekleştirdiklerini açıkladı. Finlandiya Cumhurbaşkanlığı da görüşmede Ukrayna’daki savaşın ve çatışmayı sona erdirmeye yönelik diplomatik çabaların ele alındığını bildirdi.

Store de Putin ile yapılan görüşmede kendisi ve Finlandiya Cumhurbaşkanı’nın Ukrayna’da gerilimin azaltılmasının önemini vurguladığını açıkladı.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Arktik bölgesindeki ülkelerin ve bölgelerin dışişleri temsilcileriyle birlikte. (Reuters)
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Arktik bölgesindeki ülkelerin ve bölgelerin dışişleri temsilcileriyle birlikte. (Reuters)

Avrupa’dan itirazlar

Diplomatik girişimler bazı Avrupa ülkelerinde temkinli karşılandı. Danimarka, yayımladığı açıklamada Putin ile doğrudan iletişim kurulmasının verebileceği mesajlar konusunda uyarıda bulundu.

Litvanya Cumhurbaşkanı Gitanas Nauseda ise Ukrayna veya Avrupa ülkelerinin temsilcilerinin katılmadığı Rusya görüşmelerinin tehlikeli olduğunu düşündüğünü belirtti.

Nauseda, barış anlaşmasının sonuçlarına Avrupa’nın da katlanacağını, bu nedenle Avrupalıların ve Ukraynalıların müzakere sürecine dâhil edilmesi gerektiğini söyledi. Rusya ile ABD arasında oluşturulabilecek bazı müzakere formatlarını tehlikeli bulduğunu ifade ederek, Avrupa’nın görüşmelerin dışında bırakılmasını ve Ukrayna’nın toplantılara çağrılmamasını kabul edilemez olarak nitelendirdi.

Ayrıca egemen bir ülkenin geleceğinin, o ülkenin katılımı olmadan görüşülmesine kesinlikle karşı olduğunu belirtti.

Soldan sağa: Norveç Başbakanı Jonas Gahr Store, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Finlandiya Cumhurbaşkanı Alexander Stubb ve Steve Witkoff. (AP)
Soldan sağa: Norveç Başbakanı Jonas Gahr Store, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Finlandiya Cumhurbaşkanı Alexander Stubb ve Steve Witkoff. (AP)

Oleşki’de insani ateşkes

Diplomatik temaslarla eş zamanlı olarak, Ukrayna ile Rusya arasında Herson bölgesindeki Oleşki’de sınırlı bir insani ateşkes bugün sabah erken saatlerde yürürlüğe girdi. Buna rağmen Ukrayna’nın birçok bölgesinde askerî operasyonlar ve saldırılar devam etti.

ABD’nin arabuluculuğunda ve Melania Trump’ın öncülük ettiği girişimle sağlanan ateşkes, haftalardır gıda ve ilaç sıkıntısı çeken sivillerin bulunduğu, erişimin güç olduğu bölgede insani yardım operasyonunun gerçekleştirilmesini amaçlıyor.

Rusya Savunma Bakanlığı, Telegram üzerinden yaptığı açıklamada, Oleşki’deki insani operasyon hazırlıkları kapsamında Rus kuvvetlerinin Moskova saatiyle 04.00’ten, yani Greenwich saatine göre 01.00’den itibaren Herson yönündeki ateşi durdurduğunu duyurdu.

Ukrayna Parlamentosu İnsan Hakları Komiseri Dmytro Lubinets de Telegram’da sessizlik rejiminin başladığını ve Ukrayna tarafının taahhütlerine bağlı kaldığını bildirdi.

Melania Trump, cuma günü insani yardımların ulaştırılmasını kolaylaştırmak amacıyla ateşkesi duyurmuştu. Bu adım, Donald Trump ile Rusya arasındaki diplomatik yakınlaşma ortamında atıldı ve Ukrayna ile Avrupalı müttefiklerinde rahatsızlık yarattı.

Kremlin pazartesi günü benzer insani ateşkeslerin başka bölgelerde de uygulanmasına hazır olduğunu açıkladı ve özellikle Melania Trump’ın çabaları olmak üzere Amerikalı müzakerecilerin girişimlerine değer verdiğini belirtti.

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Steve Witkoff’a sarılırken; yanlarında Norveç Başbakanı ve Finlandiya Cumhurbaşkanı da bulunuyor. (Reuters)
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Steve Witkoff’a sarılırken; yanlarında Norveç Başbakanı ve Finlandiya Cumhurbaşkanı da bulunuyor. (Reuters)

Ukrayna ve Rusya, Oleşki’de bir insani kriz yaşandığını kabul etmekle birlikte sorumluluk konusunda birbirlerini suçluyor. İki taraf da diğerini gıda yardımlarının ulaştırılmasını ve sivillerin tahliyesini engellemekle itham ediyor.

2023’te bir barajın patlamasının ardından meydana gelen büyük sel felaketinden etkilenen Oleşki’nin nüfusu, yaklaşık 24 binden 2 bin civarına geriledi. Kiev, barajın patlamasından Rusya’yı sorumlu tutmuştu.

Rusya Savunma Bakanlığı cuma günü, yardım koridorunun güvenliğini sağlamak ve sivillerin tahliyesini mümkün kılmak amacıyla bölgede teknik keşif çalışması yapılacağını açıklamıştı. Melania Trump da bölgeden ayrılmak isteyen sivillere koordineli yardım ve seçtikleri varış noktasına ulaşmaları için ulaşım desteği sağlanacağını bildirmişti.

Ancak Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy, pazar günü yaptığı açıklamada Rusya’nın sivilleri Rusya kontrolündeki bölgelere gitmeye ve orada kalmaya yönlendirmek için elinden geleni yapacağını öne sürdü.

Ukrayna’daki askerî operasyonlar sürüyor

Rusya Savunma Bakanlığı, diplomatik temaslar ve insani ateşkese paralel olarak Ukrayna’nın askerî sanayi altyapısına ve lojistik tesislerine yönelik saldırıların sürdüğünü duyurdu. Bakanlığa göre gece saldırılarında Kiev ve Harkiv’de ulaşım ve lojistik tesisleri, silah depoları ve insansız hava araçlarıyla ilgili noktalar hedef alındı.

Rusya’nın açıklamasına göre Kiev’de uzun ve orta menzilli insansız hava araçlarının üretildiği ve depolandığı belirtilen bir sanayi tesisi, Oacline şirketine ait olduğu ifade edilen bir İHA montaj atölyesi ve sabit kanatlı İHA’ların montajının yapıldığı başka bir atölye vuruldu. Açıklamada ayrıca, askerî yüklerin karayolu ve demiryoluyla taşınmasında kullanıldığı ileri sürülen Yujniy Köprüsü’nün hedef alındığı belirtildi.

Harkiv bölgesinde ise Rusya, Bölgesel Lojistik Merkezi şirketine ait bir gümrük boşaltma tesisinin hedef alındığını bildirdi. Moskova’ya göre tesis, Ukrayna Silahlı Kuvvetlerinin ihtiyaçları için kullanılan malzemelerin, teknik ekipmanların ve çift kullanımlı ürünlerin depolanması ve dağıtımında kullanılıyordu. Ayrıca Odesa bölgesindeki Çornomorsk Limanı’na Ukrayna ordusunun ihtiyaçları için yük taşıdığı belirtilen bir kargo gemisinin vurulduğu açıklandı.

Rusya Savunma Bakanlığı son olarak, hava savunma sistemlerinin bir gece içinde Novgorod, Tver, Belgorod, Bryansk, Kursk, Kaluga, Oryol, Tula, Voronej, Smolensk ve Rostov bölgeleri ile Krasnodar Krayı, Kırım ve Karadeniz üzerinde toplam 222 Ukrayna insansız hava aracını önlediğini ve imha ettiğini duyurdu. Bu sayı, Rusya Savunma Bakanlığının açıklamasına dayanmaktadır; bağımsız doğrulama bilgisi sunulmamıştır.