Tunus Cumhurbaşkanı Said’in politikalarını eleştiren vekilin tahliye talebi reddedildi

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said / Fotoğraf: AFP
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said / Fotoğraf: AFP
TT

Tunus Cumhurbaşkanı Said’in politikalarını eleştiren vekilin tahliye talebi reddedildi

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said / Fotoğraf: AFP
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said / Fotoğraf: AFP

Tunus’un Manouba şehrindeki Asliye Mahkemesi, geçtiğimiz hafta bağımsız milletvekili Yasin el-Ayari’nin şartlı serbest bırakılması talebini reddetti.
25 Temmuz tarihinde Cumhurbaşkanı Kays Said tarafından açılanan istisnai tedbirlere itiraz eden en önemli partiyi temsil eden Emel ve Eylem Hareketi’nin lideri Ayari, sosyal medyada meclisin askıya alınması ve milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılmasıyla ilgili yaptığı paylaşımlar nedeniyle Askeri Usul ve Ceza Kanunu’na göre askeri savcılık tarafından açılan davalar dahil yedi davayla karşı karşıya kaldı. Ayari, Said’in Hişam el Meşişi hükümetini görevden alma kararlarını da eleştirmişti.
Manouba Hapishanesi’nde olan Yasin el Ayari’nin avukatı Malik bin Omar açıklamasında, Tunus yargısının, milletvekili hakkındaki sosyal medyada dolandırıcılık suçlamasıyla yapılan iki şikâyeti değerlendirdiğini söyledi.
Askeri yargı, kararının uygulanması için 30 Temmuz’da Ayari’yi sivil bir cezaevine göndererek, bu kararın 6 Aralık 2018’de Askeri Temyiz Mahkemesi tarafından milletvekiline aleyhine verilen bir kararının uygulanması çerçevesinde alındığını beyan etti. Tunus askeri yargısı, ordunun itibarını zedeleme suçlamasıyla  Ayari’ye iki ay hapis cezası verdi.
Bu bağlamda Anayasa Hukuku Profesörü Muhammed el Sagir el Zekravi bir sonraki siyasi aşamanın özelliklerine değinerek, yaklaşık altı ay sürecek olan geçiş döneminde Cumhurbaşkanı'nın geçici makam teşkilatının kurulmasını hızlandırmak için çalışacağını ve siyasi sistemin mahiyetini bu teşkilâtın belirleyeceğini vurguladı. Said’in bir Başbakan veya hükümet başkanı atayacağını söyleyen Zekravi, Nahda Hareketi’nin lideri Raşid Gannuşi’nin başkanlık ettiği meclisin Cumhurbaşkanlığı sorumluluğunda olacağını ve muhtemelen Haziran 2022’de yapılması beklenen erken seçimler onaylanana kadar Gannuşi’nin göreve dönmeyeceğini aktardı.
Profesör açıklamasında, Tunus’un iki ayı geçmeyen bir süre içinde ülke için yeni bir anayasa taslağının hazırlanmasını ve kamu işlerinin yönetilebilmesi adına dört ay sonra anayasa üzerinde bir referandum beklendiğini söyledi.
Tunuslu siyasi analist Ziyad Krishan, Said tarafından bir başbakan atamamanın temel amacının devlet başkanının yürütme yetkisindeki eylem ve siyasi görünüm aşamasını boşaltmak olduğunu söyledi. Krishan açıklamasında, Cumhurbaşkanının Tunus halkına hitap etmek için kullandığı resepsiyonlarla mevcut politikasının özüne odaklanarak, tüm devlet aygıtının tek denetleyicisi olarak görünmeye hevesli olduğunu belirterek, devlete yönelik genel tehlikenin yolsuzlukla bağlantılı parti sisteminin yanı sıra devletin en önemli kurumları olan meclis ve hükümetten kaynaklandığını bildirdi.



Irak, Suriye'den getirilen DEAŞ mahkumlarını yargılayacak

Irak sınır muhafızları, dün Irak'ın kuzeyindeki Sincar'da Suriye sınırında devriye geziyor (AP)
Irak sınır muhafızları, dün Irak'ın kuzeyindeki Sincar'da Suriye sınırında devriye geziyor (AP)
TT

Irak, Suriye'den getirilen DEAŞ mahkumlarını yargılayacak

Irak sınır muhafızları, dün Irak'ın kuzeyindeki Sincar'da Suriye sınırında devriye geziyor (AP)
Irak sınır muhafızları, dün Irak'ın kuzeyindeki Sincar'da Suriye sınırında devriye geziyor (AP)

Irak yargısı, uluslararası koalisyonla koordineli olarak yürütülen bir operasyonla Suriye'nin kuzeydoğusundan transfer edilen DEAŞ üyelerinin ilk grubuna yönelik soruşturmaya başladı.

Yüksek Yargı Konseyi dün yaptığı açıklamada, tutukluların Adalet Bakanlığına bağlı cezaevlerine yerleştirildiğini ve mağdurların haklarının güvence altına alınması amacıyla anayasa ve ilgili yasalara uygun olarak yargı süreçlerine tabi tutulduklarını vurguladı.

Resmi kaynaklar, ilk grubun yaklaşık 150 Iraklı ve yabancı uyruklu kişiden oluştuğunu, sonraki grupların ise güvenlik değerlendirmelerine göre belirleneceğini ifade etti.

Kaynaklar Şarku’l Avsat’a, tüm sanıkların "sadece Irak yargısının yetkisine tabi olacağını, ailelerinin savaşçılardan ayrı tutulmasına ve şehirlerden uzakta, tam adli gözetim altında, özel kamplar ve merkezlerde barındırılmalarına karar verildiğini, böylece onaylanmış insani ve güvenlik standartlarına uyularak hesap vermekten kaçmalarının önleneceğini" belirtti.


Lübnan yargısı, Hizbullah'ın Avn'a karşı yürüttüğü kampanyayla yüzleşiyor

Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)
Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)
TT

Lübnan yargısı, Hizbullah'ın Avn'a karşı yürüttüğü kampanyayla yüzleşiyor

Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)
Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)

Lübnan yargısı dün, Hizbullah destekçilerinin Cumhurbaşkanı Joseph Avn'a karşı yürüttüğü kampanyaya karşılık olarak, çarşamba günü İsrail'in güneydeki kasabaları bombalamasının ardından, Avn'a hakaret ve iftira atmakla suçlanan aktivistlere celp gönderdi.

Avn'ın silahlanmayı sınırlama konusundaki tutumu ve devlet otoritesini tüm topraklarına yayma kararlılığı zemininde, çarşamba günkü bombalamanın ardından Avn'a karşı yürütülen kampanya artarken, parti, Meclis Başkanı Nebih Berri'nin "İsrail saldırganlığına" "ulusal birlik" ile karşı koyma çağrısıyla çelişen bu kampanyalara karşı herhangi bir açıklama yapmadı.

Ayrıca Maliye Bakanı Yasin Cabir, Lübnan'ın geçen aralık ayında harap olmuş güney bölgesini ekonomik bölgeye dönüştürme yönündeki Amerikan teklifini reddettiğini ve bu teklifin "daha doğmadan öldüğünü" söyledi.


Mazlum Abdi: Suriye'deki ateşkesi korumak için yoğun çaba sarf ediyoruz

ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack ve Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi (Mazlum Abdi'nin X hesabı)
ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack ve Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi (Mazlum Abdi'nin X hesabı)
TT

Mazlum Abdi: Suriye'deki ateşkesi korumak için yoğun çaba sarf ediyoruz

ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack ve Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi (Mazlum Abdi'nin X hesabı)
ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack ve Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi (Mazlum Abdi'nin X hesabı)

Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi dün yaptığı açıklamada, "gerçek bir entegrasyonu sağlamak ve mevcut ateşkesi korumak için tüm mevcut araçlarla ve ciddiyetle çalışacağını" söyledi.

Abdi, X platformunda yaptığı açıklamada, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'dan bir telefon aldığını ve Macron'un "bizim ve Suriye'de ateşkesin sağlanması ile diyalog ve müzakerelere geri dönülmesi için çalışan tarafların çabalarına destek verdiğini, bunun amacının tüm bölgenin çıkarlarına hizmet eden kalıcı bir çözüm bulmak olduğunu" ifade ettiğini belirtti.

Abdi, "X" platformundaki bir başka paylaşımında, Irak Kürdistan'ında ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack ve ABD Merkez Komutanlığı Komutanı Amiral Brad Cooper ile görüştüğünü ifade etti.

“ABD’nin ve Başkan Trump’ın ateşkes sürecine yönelik politikasının yanı sıra Büyükelçi Barrack’ın Suriye hükümeti ile aramızdaki diyaloğu ve müzakereleri yeniden başlatma çabaları da ciddi, önemli ve memnuniyet vericidir” ifadelerini kullandı.

Suriye Savunma Bakanlığı salı günü, devlet tarafından açıklanan mutabakatlar doğrultusunda ve “yapılan ulusal çabaların başarısına duyulan endişe nedeniyle” SDG ile dört günlük bir ateşkes ilan etti.

Suriye Devlet Başkanı Ahmed el-Şara, pazar günü SDG ile ateşkesi ve hükümet ile SDG arasında tam entegrasyonu öngören yeni bir anlaşma imzaladı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre anlaşma, "gerekli güvenlik incelemelerinin ardından, SDG'nin tüm askeri ve güvenlik unsurlarının Suriye Savunma ve İçişleri Bakanlıklarının yapısına bireysel olarak entegre edilmesini, askeri rütbelerin verilmesini, mali hakların ve gerektiği gibi lojistik desteğin sağlanmasını ve Kürt bölgelerinin özerkliğinin korunmasını" öngörüyor.