FII Enstitüsü CEO’su Attias, Şarku’l Avsat’a konuştu: Ekim ayında politikacılar ve özel sektör için bazı göstergeler açıklayacağız

Attias: FII Enstitüsü insanlığa yardım etmek için diyalog yoluyla çözümler üretmeye çalışıyor

FII Enstitüsü önümüzdeki Ekim ayında yapılacak oturumla etkinliklerine yeniden başlayacak
FII Enstitüsü önümüzdeki Ekim ayında yapılacak oturumla etkinliklerine yeniden başlayacak
TT

FII Enstitüsü CEO’su Attias, Şarku’l Avsat’a konuştu: Ekim ayında politikacılar ve özel sektör için bazı göstergeler açıklayacağız

FII Enstitüsü önümüzdeki Ekim ayında yapılacak oturumla etkinliklerine yeniden başlayacak
FII Enstitüsü önümüzdeki Ekim ayında yapılacak oturumla etkinliklerine yeniden başlayacak

Suudi Arabistan’da faaliyet gösteren ve yenilikçi alanlarla ilgilenen yatırım şirketi Gelecek Yatırım Girişimi Enstitüsü (Future Investment Initiative Institute/FII Enstitüsü) CEO’su Richard Attias, enstitünün belirli alanlardan etkili olmak amacıyla diyalog kavramını güçlendirmeye katkıda bulunan yenilikçi bir çalışma modeliyle insanlığa yardım etmek için gerçekçi çözümler üretmeyi hedeflediğini söyledi. Attias, FII Enstitüsü’nün şuan beş ilgi alanına odaklandığını da sözlerine ekledi.
Attias, Şarku’l Avsat’a verdiği röportajda, insanlığa somut gerçekleri ve rakamları sunmayı öncelediğini söylediği FII Enstitüsü’nün, insanlığın geleceğine yatırımı destekleyen rakamlar ve gerçekler aracılığıyla politikacıların ve özel sektörün doğru yönde ilerlemesine yardımcı olacak çeşitli göstergeleri sunmak üzere olduğunu açıkladı.
FII Enstitüsü tarafından Ekim ayında beşincisi düzenlenecek olan konferansın, 2020 yılının Şubat ayından bu yana yüz yüze gerçekleşecek ilk uluslararası toplantı olacağına dikkati çeken Attias, konferansta, insanlığın yararına olacak en önemli konuların ele alınacağını belirtti. FII Enstitüsü CEO’su, girişimin enstitüye dönüşmesinden sonra belirlediği vizyonuna, eylem mekanizmasına ve yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını sonrası aşamada konferans düzenlemenin önemine değindi.
İşte FII Enstitüsü CEO’su Richard Attias’ın Şarku’l Avsat’a verdiği röportajın tam metni:

Girişimin enstitüye dönüşmesinden sonra, FII Enstitüsü, üreticilik konusunda nasıl bir rol oynayabilir ve ‘İnsanlığı Etkilemek’ sloganı altında olumlu bir fikrin gerçeğe dönüştürmesini sağlayan asıl değişim nedir?
Bugünün dünyası, birkaç ay öncekinden çok farklı. Her ne kadar yeni fırsatlar oluştursa da beraberinde endişeleri de getiren tam bir belirsizlik içinde yaşıyoruz. Ülkelerin çoğu, sınırlarının birkaç hafta mı, yoksa birkaç ay mı açık kalacağını bilmiyor. Bunun yanı sıra bazı teknoloji şirketlerinin ve hisse senetlerinin Kovid-19 salgını krizinde kazanç elde etmelerine rağmen işlerin yolunda gidip gitmeyeceğini bilmeyen şirketler var. Bir yandan dünya açılmaya ve toparlanmaya başlarken diğer yandan örneğin perakende şirketlerinin, yeni Kovid-19 varyantlarının ortaya çıktığı dönemde yeniden gelişmeye başladıklarını gördük. Herkesin yaşadığı sorunlarla karşı karşıyayız. Bundan bahsediyorum çünkü neredeyse periyodik olarak ortaya çıkmaya başlayan belirsizlik dönemlerinde, insanlığa nasıl yardım edileceğini düşünmek, ihtiyacı olanlara yardım etmek ve girişimcileri, yenilikçileri ve çözüm bulmaya çalışanları desteklemek önemli bir konu haline geldi. Bu nedenle sadece ‘İnsanlığa Yatırım’ başlığı altında birçok önemli alanda çalışan yeni nesil kurumlardan olacak olan FII Enstitüsü gibi küresel bir kar amacı gütmeyen kuruluş konseptinde çok yenilikçi bir yapı oluşturmaya karar verdik. Enstitü, çalışmalarında önce kendisine ‘İnsanlık için ne yapabiliriz? Suudi Arabistan'da veya bölgede ya da tüm dünyada neler yapabiliriz?’ sorularını soruyor.

Peki, ne yapabilirsiniz?
Dünyanın dört bir yanından yetenekli ve parlak beyinleri bir araya getirip onların gelişimlerine katkıda bulunarak önemli ve kapsamlı adımlar atmamız, fikirlerini gerçekçi çözümlere dönüştürmemiz gerekiyor. Bu yüzden insanların yaşayış biçimini değiştirecek olan yapay zeka ve insanlık için büyük çözümler üretebilecek robotik ve en etkili üçüncü alan olan eğitim başta olmak üzere şimdilik başlıca beş çalışma alanına odaklanma kararı aldık. Özellikle pandemi nedeniyle halen eğitimlerine devam edemeyen milyonlarca çocuğun olması karşısında; ‘Neden eğitime erişimleri yok? İnternet bağlantısı veya bilgisayarı yoksa internet üzerinden eğitime nasıl ulaşılabilir?’ sorusunu soruyoruz. Koca bir neslin eğitime erişimi yok. Onlar için neler yapabileceğimize bakmalıyız, bu önemli. Bahsettiğim beş ilgili alanından dördüncüsü sağlık alanı, beşincisi ise gezegenimizin sürdürülebilirliği.

Yani bunlar, FII Enstitüsü’nün etkili olmak istediği beş alan, ama bu nasıl olacak?
FII Enstitüsü’nün hedeflerini, çatısı altında buluşturan tek bir kural ile hızlı düşünmek, fikir alışverişinde bulunmak ve harekete geçmek mümkün. Parlak beyinlerin bir araya gelerek aydın fikirler bulmaya çalıştıkları bir düşünce sütunu yapılabilir. Bunun üzerine birçok çalışma, anket ve gösterge yayınlayacağız. Değişim kavramını barındıran ikinci sütunda, bu fikirler bir araya getirilip konferanslarda, zirvelerde ve etkinliklerde tartışılarak sonuca ulaşılması sağlanabilir. Son olarak FII Enstitü’yü diğerlerinden ayıran en önemli nokta olan çalışma sütunu geliyor. Beş ilgi alanımız içinde gelecekte öncü olabilecek büyük projelere yatırım yaparak çalışacağız. Ayrıca, FII Enstitüsü’nün şuan doğru yerde ve zamanda olduğuna inanıyoruz.

FII Enstitüsü bir sonraki aşama için neler planlıyor?
Önceliklerimiz, nasıl eylem odaklı olabiliriz sorusunu sorarak pratik yönelimlerle belirleniyor. İnsanlara bazı somut gerçekleri ve rakamları sunmamız gerekiyor. Bu nedenle, politikacıların ve özel sektörün doğru yönde hareket etmesine yardımcı olacak bazı göstergeler sunacağız. Örneğin, bir başkan veya bir dünya lideri, bu göstergeler sayesinde sağlık sisteminin zayıf veya hatalı olduğunu anlayabilir. Göstergelerden edinilen bu bilgiler, sağlık sektörü için daha fazla bütçe ayırmasına ve bunu diğer ülkeler ve hükümet girişimleriyle karşılaştırmasına yardımcı olacaktır. Bu nedenle önümüzdeki üç ay içinde bir takım etkinlikler başlatmak, bazı göstergeler sunmak, çeşitli rapor ve anketler yayınlamak önceliklerimiz arasında yer alıyor. Bunların karar mercilerinin karar alma aşamalarında etkisi olacaktır. Bu sebeple raporlarımıza ‘etki’ adı veriliyor. Ayrıca, fiili katılımın önemine dikkati çekerek bazı forumlara ve konferanslara ev sahipliği yapmaya çalışıyoruz. Eylül ayında New York'ta sağlık konulu yüz yüze bir etkinlik düzenlemeyi umuyoruz. Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurul Toplantısı oturum aralarında yapılacak olan etkinlik, üç saat sürecek. İlaç ve aşıların geleceğiyle ilgili neler yapabileceğimizi tartışmak üzere düzenleyeceğimiz etkinlikte, özel sektörden seçkin uzmanlar ve çok sayıda karar vericiyi ağırlayacağız. Dünya son 9 ay içinde 5-6 aşı üretebildi. Ama daha fazla harcama gerektiren herhangi bir olumsuz gelişmeyle mücadele etmek için aşılamayı, araştırma ve geliştirmeyi nasıl iyileştireceğimizi de bilmemiz gerekiyor. Ancak bu şekilde harcama yapılması gereken doğru alanların belirlenmesine yardımcı oluyoruz. Ayrıca, gelecek Ekim ayında FI Enstitüsü tarafından beşincisi düzenlenecek olan ‘İnsanlığa Yatırım’ başlıklı yıllık konferansımızda diğer önemli konularla birlikte bu konu da tartışılacak.
Geçtiğimiz yıl Ocak ayında, tüm dünyaya 2021 yılında bir toparlanmayla ilgili oldukça iyimser olduğumuza dair bir mesaj gönderdiğimizi hatırlıyorum. Hiç yanılmadık, bu toparlanmayı birçok sektörde göreceğiz. Çünkü birçok sektörle birlikte turizm sektörü de yeniden canlandı. Bugün eskisi gibi değiliz. Sektörler toparlanmaya başlıyor, ancak sürdürülebilirlik için uzun vadede çözümler bulmak ve insanlığa yatırım yapmak gerekiyor.
Suya, gıdaya, tarıma, teknolojiye ve sürdürülebilirliğe yatırım yapmamız gerekiyor. Bunlar da tartışacağımız ana konular arasında yer alıyor. Ekim ayında gerçekten faydalı bir iş yaptığımızdan emin olmak amacıyla önümüzdeki üç ay için harika fikirler üretmeyi ve pandemi sonrası insanların direkt olarak yüz yüze katıldığı ilk platform olmayı önceliyoruz. 

FII Enstitüsü’nün ‘düşünme, görüş alışverişi ve eylem’ olarak belirlediği üç sacayağıyla belirlenen vizyona nasıl ulaşılacağına dair herhangi bir ayrıntı var mı? Bu sacayaklarının vizyonunuzu uygulamaya ne gibi bir faydası olabilir?
Vizyonumuz, ‘İnsanlığa nasıl yardım edebiliriz?’ sorusu üzerine inşa edildi. Biz sadece teorisyen değiliz. Enstitünün vizyonunu desteklemek için gündemimiz ve misyonumuz kesinlikle büyük fikirleri desteklemek amacıyla üretici olmak olduğundan fikirleri hayata geçirmeyi planlıyoruz. ÜVizyonun üç sacayağına gelince düşünce sütunu, FII Enstitüsü’nü Avrupa, Afrika ve ABD’deki üniversitelerin yanı sıra çeşitli bilim ve araştırma kurumları ile çoklu ortaklıklar ve gerçek somut anlaşmalar yapan bir düşünce kuruluşu haline getirmeyi amaçlıyor.
Şirketler için her zaman aklınızda bulundurmanız gereken çevresel ve sosyal yönetim ilkelerine dayalı çoklu fikir ve projeleri hayata geçirmek için birlikte hareket etmeye çalışacağız. Görüş alışverişi sütunu ise, FII Enstitüsü’nü sadece bir etkinlik düzenleyicisi olarak değil, bir diyalogcu olarak öne çıkaran tartışmalar, konferanslar ve etkileşimli zirveler için platformlar oluşturmaktan sorumludur. Bu sütun aracılığıyla, özellikle tüm gençler için kapsayıcılık ve açıklık ilkesini aktifleştiriyoruz. FII Enstitü olarak onları destekliyoruz, onlara yardım ediyoruz ve bazı projeleri destekleyerek ve bunları küresel tartışmalara dahil ederek bilgi ve finansmana erişimlerini sağlıyoruz. Eğer genç nesil bugünkü tartışmalarımızın bir parçası olmayacaksa neden bir sonraki nesil için çalışalım ki.
Barıştan işe, toplumsal cinsiyet eşitliğine ve diğer konulara kadar diyalog olmadan hiçbir meselenin çözülemeyeceğine inanıyoruz. Bunu Kovid-19 salgını sırasında da olumlu bir etkisi olan tartışmalar gerçekleştirme amacıyla çevrimiçi konferanslar düzenleyerek yaptık. New York'ta ve Riyad’daki fiili katılımlı beşinci konferansımızda da bunu yapacağız.
Üçüncü sacayağı olan eylemin ise FII Enstitüsü’nün bahsi geçen; yapay zeka, robotik, eğitim, sürdürülebilirlik ve sağlık şeklindeki beş ilgi alanında gelişen projelere yatırım yapmayı hedeflediğini söylemek isterim.  Bu nedenle, Enstitüde ticari bir şirket veya bir risk sermayesi şirketi olarak hareket eden, uygun projeleri seçen, inceleyen ve değerlendiren bir yatırım ekibimiz görev alıyor. Şimdiden değerleri yarım milyon ile iki milyon dolar arasında değişen 4 ilginç projeye yatırım yaptık bile.

FII Enstitüsü’nün sürdürülebilirlik, sağlık, eğitim, yapay zeka ve robotik olarak sıralanan beş ilgili alanından konuştuk. Peki, ama neden özellikle bu alanlar?
FII Enstitüsü’nün Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman tarafından kuruldu. FII fikrinin başlangıcında FII Enstitüsü Yönetim Kurulu Başkanı Yasir er-Rumayyan ile birlikte kendisiyle tanışma şerefine nail olduğumda söylediklerinden alıntı yapacağım. Veliaht Prens, Suudi Arabistan’ı dünyanın her yerinden herkesin görmesi, nereye ve nasıl para yatırılması gerektiğini, en faydalı ve başarılı alanların ve bu anlayışı gerçekleştiren yatırımların neler olduğunu bilmesi gereken bir destinasyon olarak tanımladı. Bu nedenle, önceki konferanslarımızda ve gerçekleşen tüm tartışma ve diyaloglarda, insanlığın ve dünyanın en önemli güncel konularını ve gelecekteki ilgi alanlarını ele alabildik. Bunları 2019 yılında kurulan FII Enstitüsü’nün stratejisine dahil ettik. Dolayısıyla FII Enstitüsü’nün kuruluşu, stratejisi ve çalışma alanları, devlet başkanlarından, bilim adamlarından, düşünürlerden, CEO'lardan ve iş adamlarından dünyanın en önemli beyinlerinin ve şahsiyetlerinin etkili diyaloglarının bir ürünü ve özetinden ibaret olduğunu söyleyebiliriz.

‘İnsanlığa Yatırım’ başlığı altında gerçekleştirilecek olan beşinci FII Enstitüsü konferansında yeni neler yer alıyor? Size neler ilham veriyor? Ne istiyorsunuz? Beklentiniz nedir?
Beşinci konferans muhtemelen geçtiğimiz yılın Şubat ayından bu yana fiili katılımlı ilk uluslararası etkinlik olacak. Şimdiden 200'den fazla uluslararası konuşmacımız ve Riyad'a geleceklerini teyit eden bin 300'den fazla uluslararası katılımcımız var. Konferansın sağlık prosedürlerine ve önlemlerine uygun bir şekilde gerçekleşmesi için Sağlık Bakanlığı, havayolları ve lojistik hizmetleri ile koordinasyon içinde çalışıyoruz. Tüm katılımcıların güvenliğini sağlayan uygun ve sağlıklı bir ortam yaratmak önceliklerimizden biridir.
Yenilikler arasında fiili katılım yer alacak. Bir diğer yenilik ise, sağlık, sürdürülebilirlik, eğitim, teknoloji, yapay zeka ve robotik gibi sonuçlarının olumlu ve tüm insanlığa faydalı olması şartıyla ve devlet varlık fonları, yatırım şirketleri, büyük şirketler ve önemli yatırım alanlarında tanınmış aile kuruluşlarının desteğiyle insanlık yararına olan en önemli konulara odaklanacağız. Bu nedenle, söz konusu konferansın avantajı, tek gündem maddesi olan yani ‘insanlığı’ önceleyen ilk büyük uluslararası toplantı olmasıdır.
Bunun yanı sıra metaverse (sanal gerçeklik teknolojisi ve internet ekosisteminin bir araya geldiği kurgusal evren), hibrit (hem yüz yüze hem çevrimiçi) eğitim, şirketler için çevresel ve sosyal yönetim ve diğerleri gibi bazı hayati konuların ele alınacağı etkileşimli zirveler düzenlenecek.
Sadece petrol ve petrolün geleceği, enerji kaynaklarının geleceği, imalat veya arabaların geleceği hakkında konuşmayacağız. Gündemimiz; ‘Halkımız ve tüm dünya halkları için ne yapabiliriz?’ sorusunun yanıtını aramak olacak.
Özellikle dünyanın halen devam eden Kovid-19 salgını yüzünden büyük sıkıntılar çekmesinden sonra, her şeyi yeniden yapılandırma sürecine girdik. Özellikle tüm dünya bir değişim sürecinden geçtiğinden ve iş, seyahat, eğitim ve sağlık gibi birçok alan değişimlere uğradığından bu salgından ders çıkarmamız, kaçınmamız ve toparlamamız gerekiyor. Örneğin, parçası olduğunuz basın alanında, haberleri takip etmek eskisi gibi olmayacak. Yalan haber dünyasında yaşadığımızdan bilgileri en az üç kere kontrol etmeniz gerekecek. Şuan duyduğumuz veya gördüğümüz hiçbir şeye inanamayız. Durumu kontrol altına almamız gerekiyor. Çünkü eğer bir aşı hakkında veya salgınla ilgili yanlış bir haber verirseniz tüm dünyada paniğe yol açarsınız. Bu nedenle, herkes sorumlu ve hesap verebilir olmalıdır. FII Enstitüsü’nde çevreci ve sosyal bir kurumsal yönetim ilkesi doğrultusunda sorumlu ve hesap verebilir olmaya çalışıyoruz, çünkü insanlığı önemsiyoruz. Bu çok önemli. Bağlı olduğumuz misyon bu. İşimizi sadece bir iş olarak görmüyoruz. Tüm çalışma arkadaşlarımız, bu işi önemli bir hedef olarak görüyor. Ayrıca FII Enstitüsü ekibinin, finans, yatırım, pazarlama, akademik çalışma, uluslararası ilişkiler, iletişim ve halkla ilişkiler gibi birçok sektörde seçkin ve birikimli insanlardan oluştuğunu belirtmeliyim. Hepimiz, somut bir mirasa sahip olmak istediğimizden yorulmak nedir bilmeden çalışıyoruz. En önemlisi de bu. Mirasımız, bir gün uyanmak ve insanlığımız için iyi bir şey yaptığımızı söylemektir. Evet, bu kadar basit.

Kovid-19 pandemisinden sonra devasa bir uluslararası etkinliğin gerçekleşmesinin en önemli kısmı nedir?
Etkinliğin pandemi sonrasında değil, pandemi sırasında gerçekleşeceğini vurgulamak istiyorum. Çünkü pandemi halen devam ediyor. Konferansının en önemli kısmı dünya liderlerinin vizyonunun ne olduğunu ve yaşananlardan neler öğrendiklerini tartışmak olacak. Bu sadece bizimle ilgili değil. Tüm dünya liderlerinin ve CEO'ların pandemi krizinden öğrendikleriyle ilgili. Dünyanın dört bir yanından yüzden fazla CEO hakkında araştırma yaptık ve başkalarına daha fazla kulak vermeleri gerektiğini öğrendik. Dünya büyük ölçüde değişiyor ve bizim daha açık olmamız gerekiyor. Bu sorunuzu yanıtlarken 5. FII Enstitüsü Konferansı'nın sadece bir etkinlik olmadığını, bu açık görüşmeleri ve diyalogları başarılı kılmak için mümkün olan her şeyi yapmanın bizim misyonumuz olduğunu hissediyorum.  Bu yüzden en iyi akademisyenleri, en iyi araştırmacıları, düşünürleri ve aktivistleri, en iyi girişimcileri ve CEO'ları bulacağız. İstenen sonuçları elde etmek için hükümet liderlerine, politikacılara, kamuya mal olmuş kişilere ve yenilikçilere ihtiyacımız olacak.
Biliyorsunuz, konferans, İklim Değişikliği Zirvesi başta olmak üzere çeşitli küresel etkinliklerin yapıldığı bir dönemde gerçekleşecek. Bu da küresel konuşmaların ve diyalogların merkezinde olacağımız anlamına geliyor. Bu yüzden en iyi sonuçlara ulaşmak için oyunun kurallarını değiştirenler arasına girmek isteyen herkesi konferansımıza katılmaya davet ediyorum.



Erdoğan’ın ziyareti sonrası Ankara-Riyad hattında ekonomik sıçrama

3 Şubat’ta Riyad’da Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında yapılan görüşmeden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
3 Şubat’ta Riyad’da Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında yapılan görüşmeden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
TT

Erdoğan’ın ziyareti sonrası Ankara-Riyad hattında ekonomik sıçrama

3 Şubat’ta Riyad’da Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında yapılan görüşmeden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
3 Şubat’ta Riyad’da Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında yapılan görüşmeden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Suudi Arabistan’a gerçekleştirdiği ziyaret, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerde yeni bir ivme sağladı ve ticaret, enerji ile ortak yatırımlar alanlarında yeni iş birliği ufukları açtı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çarşamba günü Riyad’a yaptığı ziyaretin ardından yayımlanan ortak bildiride, iki ülkenin siyasi ve ekonomik ortaklıklarını ileriye taşıma konusundaki kararlılığı vurgulandı.

Bildiride, Riyad’ın Suudi Arabistan 2030 Vizyonu ile Ankara’nın Türkiye Yüzyılı Vizyonu’nun sunduğu fırsatlardan yararlanarak ekonomik ve yatırım ortaklığını derinleştirme konusunda mutabık kaldığı belirtildi. Bu çerçevede, petrol dışı ticaretin geliştirilmesi, özel sektörün rolünün güçlendirilmesi ve Suudi-Türk İş Konseyi’nin etkinleştirilmesi öncelikler arasında yer aldı.

Enerji alanında iş birliği

Enerji alanı, iki tarafın da özel önem verdiği başlıklar arasında öne çıktı. Ortak bildiride; petrol, petrokimya ve yenilenebilir enerji alanlarında iş birliğinin yanı sıra elektrik enterkoneksiyonu, temiz hidrojen ve enerji tedarik zincirleri konularının ele alındığı, bunun enerji güvenliği ve sürdürülebilirliğini güçlendireceği vurgulandı.

xdfvgthy
Erdoğan’ın ziyareti kapsamında Riyad’da yenilenebilir enerji alanında iş birliği anlaşmasının imzalanması sırasında Suudi Arabistan ve Türkiye enerji bakanları (Türkiye Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı’nın X hesabından)

Taraflar ayrıca, küresel enerji dönüşümünü desteklemek amacıyla madencilik ve kritik mineraller alanında iş birliğini teyit etti. Ziyaret kapsamında toplanan Suudi-Türk Koordinasyon Konseyi toplantısında enerji, adalet, uzay ile araştırma-geliştirme alanlarını kapsayan çok sayıda anlaşma ve mutabakat zaptı imzalandı.

Bu çerçevede, enerji alanındaki stratejik iş birliğini somutlaştırmak amacıyla Suudi Arabistan Enerji Bakanı Prens Abdülaziz bin Selman ile Türkiye Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar arasında, 2 milyar dolarlık yenilenebilir enerji yatırımlarını kapsayan bir anlaşma imzalandı. Anlaşma, yenilenebilir enerji santrali projelerinde iş birliğini öngörüyor.

Anlaşmanın; yenilenebilir enerji, yeşil teknolojiler alanlarında iş birliğini güçlendirmeyi, yüksek kaliteli projelerin geliştirilmesi ve hayata geçirilmesini desteklemeyi, enerji arz güvenliğini artırmayı ve düşük karbonlu ekonomiye geçişi hızlandırmayı hedeflediği belirtildi.

dfgthy
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Riyad’da Suudi ve Türk heyetlerinin katılımıyla gerçekleştirilen geniş kapsamlı toplantıda (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Bu kapsamda, Türkiye’de toplam 5 bin megavat kurulu güce sahip güneş enerjisi santrali projelerinin iki aşamada geliştirilmesi planlanıyor. İlk aşamada Sivas ve Karaman illerinde toplam 2 bin megavat kapasiteli iki güneş enerjisi santrali kurulacak. İkinci aşamada ise taraflar arasında belirlenecek çerçeve doğrultusunda 3 bin megavat ilave kapasite hayata geçirilecek.

İlk aşama projelerinin, Türkiye’deki diğer yenilenebilir enerji santrallerine kıyasla son derece rekabetçi elektrik satış fiyatları sunacağı belirtilirken, yaklaşık 2 milyar dolarlık yatırımla hayata geçirilecek bu santrallerin 2 milyondan fazla Türk hanesine elektrik sağlayacağı ifade edildi. Üretilen elektriğin, devlete ait bir Türk şirketi tarafından 30 yıl süreyle satın alınacağı, projelerin uygulanması sırasında yerli ekipman ve hizmetlerden azami ölçüde yararlanılacağı kaydedildi.

Türkiye’ye doğrudan yatırımlar ivme kazandı

Türkiye Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, anlaşmanın imzalanmasına ilişkin değerlendirmesinde, bunun Türkiye’ye yönelik doğrudan yabancı yatırım akışına önemli bir katkı olduğunu söyledi.

Şimşek, çarşamba günü X platformundaki paylaşımında, Türkiye’ye yönelik doğrudan yabancı yatırımların hızlandığını ve bunun uygulanan ekonomik programa duyulan güveni yansıttığını belirtti. Suudi Arabistan ile imzalanan anlaşma kapsamında yenilenebilir enerji projelerine yönlendirilecek 2 milyar dolarlık yatırımın, yeşil dönüşümü hızlandıracağını, enerji güvenliğini güçlendireceğini ve enerji ithalatına olan yapısal bağımlılığı azaltacağını vurguladı.

Şimşek, 2025 yılının ilk 11 ayında Türkiye’ye gelen doğrudan yabancı yatırımların 12,4 milyar dolara ulaştığını, bunun 2024’ün aynı dönemine göre yüzde 28 artış anlamına geldiğini kaydetti.

Son iki yılda Suudi Arabistan-Türkiye ekonomik ilişkilerinde kaydedilen hızlı gelişme, ticaret hacmine de yansıdı. Türkiye’nin bu ilişkilere verdiği önemin bir göstergesi olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan, Riyad ziyaretine, Suudi Arabistan ile ticari ve ekonomik ilişkileri geliştirmekle ilgilenen yaklaşık 200 şirket temsilcisinden oluşan geniş bir iş heyetiyle katıldı.

Özel sektörün iki ülke arasındaki ortaklıkta kilit rol oynadığı vurgulanırken, Erdoğan’ın ziyareti kapsamında toplanan Suudi-Türk Ekonomi Forumu Konseyi’nde, ortak projelerin uygulanmasında yeni bir aşamaya geçilmesi hedefi dile getirildi.

Ticarette hızlanan büyüme

Türk şirketlerinin Suudi Arabistan’daki doğrudan yatırımları 2 milyar doları aşmış durumda. Bu yatırımlar; imalat, gayrimenkul, inşaat, tarım ve ticaret gibi çeşitli sektörlere yayılıyor.

Türkiye Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Nail Olpak, Suudi Arabistan ile ticaretin hızla büyüdüğünü belirterek, yurt dışında Türk müteahhitlik şirketlerinin faaliyetlerinde bir miktar yavaşlama görülmesine rağmen, Suudi Arabistan’da hâlen çok önemli projeler yürütüldüğünü söyledi.

Şarku'l Avsat'ın Suudi Arabistan’ın resmi kurumlarından aktardığı verilere göre, iki ülke arasındaki ticaret hacmi 2025 yılında yaklaşık 8 milyar dolara ulaştı ve bir yıl içinde yüzde 14 büyüme kaydetti. Geçen yılın sonuna kadar Suudi Arabistan’da faaliyet gösteren Türk şirketleri için 1473 yatırım kaydı düzenlendi.

fgt
3 Şubat’ta Riyad’da gerçekleştirilen Suudi-Türk Yatırım İş Birliği Forumu’ndan bir kare (Türkiye Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın X hesabından)

Suudi Arabistan, Türkiye’ye ham petrol ve petrokimya ürünleri ihraç ederken; Türkiye’den halı, inşaat amaçlı işlenmiş taşlar, tütün ürünleri, gıda ve mobilya gibi çeşitli ürünler ithal ediyor.

Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, iki ülke arasındaki ticaret hacmi 2015’te 5,59 milyar dolar, 2016’da 5,007 milyar dolar, 2017’de 4,845 milyar dolar, 2018’de 4,954 milyar dolar ve 2019’da 5,107 milyar dolar oldu.

Kovid-19 salgını nedeniyle 2020 ve 2021’de yaşanan düşüşün ardından ticaret yeniden yükselişe geçti; 2022’de 6,493 milyar dolar, 2023’te 6,825 milyar dolar olan ticaret hacmi, 2024’te 7 milyar doların üzerine çıktı.

2025’te Türkiye’nin Suudi Arabistan’a ihracatı 3 milyar 149,6 milyon dolara ulaştı; toplam ticaret hacmi ise yaklaşık 8 milyar dolar olarak kaydedildi.


Suudi Arabistan-Almanya görüşmelerinde ilişkiler ve son gelişmeler ele alındı

Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman dün Riyad’da Almanya Şansölyesi Friedrich Merz ile resmi bir görüşme gerçekleştirdi. (SPA)
Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman dün Riyad’da Almanya Şansölyesi Friedrich Merz ile resmi bir görüşme gerçekleştirdi. (SPA)
TT

Suudi Arabistan-Almanya görüşmelerinde ilişkiler ve son gelişmeler ele alındı

Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman dün Riyad’da Almanya Şansölyesi Friedrich Merz ile resmi bir görüşme gerçekleştirdi. (SPA)
Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman dün Riyad’da Almanya Şansölyesi Friedrich Merz ile resmi bir görüşme gerçekleştirdi. (SPA)

Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman dün akşam Riyad’da Almanya Şansölyesi Friedrich Merz ile bölgesel ve uluslararası gelişmeleri ve bu konularda yürütülen çabaları ele aldı.

Görüşme, Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın Merz’i el-Yemame Sarayı’nda kabul etmesinin ardından gerçekleşti. Resmi karşılama töreninin düzenlendiği ziyarette, iki taraf ayrıca ikili ilişkilerin genel durumu ile farklı sektörlerde iş birliği ve geliştirme fırsatlarını değerlendirdi.

drfgt
Riyad’daki el-Yemame Sarayı’nda Almanya Şansölyesi Friedrich Merz için düzenlenen resmi karşılama töreninden, 4 Şubat 2026 (SPA)

Görüşmeye Suudi tarafından; Enerji Bakanı Prens Abdulaziz bin Selman, Devlet Bakanı Prens Turki bin Muhammed bin Fahd, Riyad Bölgesi Vali Yardımcısı Prens Muhammed bin Abdurrahman, Ulusal Muhafızlar Bakanı Prens Abdullah bin Bender, Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Kültür Bakanı Prens Bedr bin Abdullah bin Ferhan, Ulusal Güvenlik Danışmanı Dr. Musaid el-Ayban, Ticaret Bakanı Dr. Macid el-Kasabi, Maliye Bakanı Muhammed el-Cedan, Yatırım Bakanı Mühendis Halid el-Falih ve Almanya Büyükelçisi Fahd el-Hazal katıldı.

sfrg
Riyad’daki el-Yemame Sarayı’nda gerçekleşen resmi görüşmeden, 4 Şubat 2026 (SPA)

Alman tarafından ise görüşmeye; Hükümet Sözcüsü Stefan Cornelius, Suudi Arabistan Büyükelçisi Michael Kindsgrab, Başbakan’ın dışişleri ve güvenlik politikası danışmanı Dr. Günter Sautter, Başbakan’ın ekonomi-finans politikaları danışmanı Dr. Levin Holle ile çok sayıda üst düzey yetkili katıldı.

Merz dün Suudi Arabistan’a resmi ziyarette bulunmak üzere Riyad’a geldi. Bu, Merz’in Suudi Arabistan’a gerçekleştirdiği ilk resmi ziyaret oldu. Ziyareti sırasında kendisine eşlik eden geniş bir Alman iş insanları heyeti yer aldı. Merz, Kral Halid Uluslararası Havalimanı’nda Riyad Bölgesi Vali Yardımcısı Prens Muhammed bin Abdurrahman, Maliye Bakanı Muhammed el-Cedan, her iki ülkenin büyükelçileri ve çok sayıda yetkili tarafından karşılandı.

fgt
Riyad Bölgesi Vali Yardımcısı Prens Muhammed bin Abdurrahman dün Kral Halid Uluslararası Havalimanı’nda Almanya Şansölyesi Friedrich Merz’i karşıladı. (Riyad Bölgesi Valiliği)

Almanya, Ortadoğu’da etkili bir ülke olarak gördüğü Suudi Arabistan ile stratejik ortaklığı güçlendirmeyi hedefliyor. Hükümet Sözcüsü Stefan Cornelius, Riyad’ın ‘bölgenin istikrarı ve güvenliğinde kilit bir aktör’ olduğunu belirterek, bunun, Berlin’in bölgesel politika alanında Suudi Arabistan ile iş birliğine yönelmesine neden olduğunu vurguladı.

Alman hükümeti kaynaklarına göre Riyad’daki görüşmelerde İran meselesi, bölgedeki gerilimi azaltmaya yönelik iş birliği ve savunma alanındaki ortak çalışmalar ele alınacak.

Kaynaklar, Almanya’nın Suudi Arabistan ile ‘ikili stratejik ilişkileri ve stratejik diyaloğu genişletmeyi’ amaçladığını ve özellikle enerji sektöründe olmak üzere bir dizi ekonomik anlaşmaya varmayı hedeflediğini ifade etti.

vgthy
Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman dün Riyad’daki el-Yemame Sarayı’nda Almanya Şansölyesi Friedrich Merz'i kabul etti. (SPA)

Almanya’dan son günlerde Suudi Arabistan’ı ziyaret eden yetkililer arasında Ekonomi ve Enerji Bakanı Katarina Reiche de yer aldı. Reiche, Riyad’da Suudi Arabistan Enerji Bakanı Prens Abdulaziz bin Selman ile enerji alanında iş birliğini artırmayı hedefleyen anlaşmalar imzaladı.

Reiche, Riyad’dan yaptığı açıklamada, “Anlaşmalar enerji, yapay zekâ, hidrojen, sanayi değer zincirleri ve inovasyon gibi geleceğe dönük çok kritik alanları kapsıyor” dedi. Anlaşmalar kapsamında, Suudi Arabistan’ın Kızıldeniz’e kıyısı olan Yanbu Limanı’ndan Almanya’daki Rostock Limanı’na amonyak sevkiyatı gerçekleştirilecek.

frgthy
Suudi Arabistan Enerji Bakanı Prens Abdulaziz bin Selman ve Almanya Ekonomi ve Enerji Bakanı Katarina Reiche, geçtiğimiz pazar günü mutabakat zaptını imzaladıktan sonra (Suudi Arabistan Enerji Bakanlığı)

Alman hükümeti, hidrojen alanında somut sonuçlar elde etmeyi hedefliyor; bu konu hükümet stratejisinin önemli bir parçası olsa da henüz hedeflerine ulaşabilmiş değil. Almanya, Suudi Arabistan’ın yeşil hidrojen üretimi için elverişli ortamı sayesinde bu alanda merkezi bir rol oynayabileceğini değerlendiriyor.

Reiche, Suudi Arabistan-Almanya Ortak Ekonomik ve Teknik İşbirliği Komitesi’nin 21. toplantısına da katıldı. Toplantıda, enerji, sanayi ve yatırım alanlarında iş birliğinin güçlendirilmesi, yenilenebilir enerji, hidrojen, teknoloji ve sağlık sektörlerindeki fırsatlar ele alındı.

Geçtiğimiz pazartesi günü düzenlenen Suudi Arabistan-Almanya İş Konseyi toplantısında ise enerji alanında genel bir iş birliği çerçevesi oluşturmayı amaçlayan bir niyet mektubu imzalandı. Ayrıca, iki ülkenin kamu ve özel sektör kurumları arasında çeşitli anlaşmalar yapılmasıyla ikili ekonomik ilişkilerin sağlam temelleri bir kez daha ortaya kondu.


Suudi Arabistan Medya Forumu ödüllerinin kazananları açıklandı

Yazar Muhammed Rumeyhi ve editör Abdulhadi Habtur, kazandıkları ödüllerle (Şarku’l Avsat)
Yazar Muhammed Rumeyhi ve editör Abdulhadi Habtur, kazandıkları ödüllerle (Şarku’l Avsat)
TT

Suudi Arabistan Medya Forumu ödüllerinin kazananları açıklandı

Yazar Muhammed Rumeyhi ve editör Abdulhadi Habtur, kazandıkları ödüllerle (Şarku’l Avsat)
Yazar Muhammed Rumeyhi ve editör Abdulhadi Habtur, kazandıkları ödüllerle (Şarku’l Avsat)

Suudi Arabistan Medya Forumu dün akşam Riyad’da düzenlenen törenle ödül kazananları onurlandırdı. Törene çok sayıda medya mensubu katıldı.

Suudi televizyonunda haber spikeri olarak görev yapan Dr. Hüseyin en-Neccar, ‘Yılın Medya Kişiliği’ ödülüne layık görüldü. Şarku’l Avsat ise iki ödül kazandı. Gazetenin yazarlarından Dr. Muhammed Rumeyhi, gazetecilikteki uzun soluklu deneyimi dolayısıyla ‘köşe yazısı’ dalında ödül alırken, gazeteci Abdülhadi Habtur, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile yaptığı röportajla ‘gazetecilik söyleşisi’ dalında ödüle layık görüldü. Ödüller, forumun kapanışı kapsamında dün akşam düzenlenen törende takdim edildi.

El-İktisadiyye gazetesi, gazeteci Halid el-Bedr imzasını taşıyan çalışmayla ‘gazetecilik dosyası’ dalında ödül kazanırken, araştırmacı Lema es-Sehli ise ‘medya alanlarında akademik araştırma’ dalında ödülün sahibi oldu.

dcf
Suudi Arabistan Enformasyon Bakanı Selman ed-Dusari, Dr. Hüseyin en-Neccar'a ‘Yılın Medya Kişiliği’ ödülünü takdim etti. (Şarku’l Avsat)

İçerik ödülleri kapsamında, ABD’den Luma AI ‘yapay zekâ ile üretilen içerik’ dalında ödüle layık görüldü. Fas’tan Rashid Show programı toplumsal sohbet temalı televizyon programları dalında ödül kazanırken, Podcast 1949 ise söyleşi temalı podcast programları kategorisinde birincilik elde etti.

Suudi Arabistan Ulusal Günü’ne yönelik en iyi medya çalışması ödülü, Turizm Geliştirme Fonu’nun hazırladığı ‘Suudi Arabistan hakkında neler duydunuz?’ adlı çalışmaya verildi. Savunma Bakanlığı tarafından hazırlanan ‘el-Avca’ filmi, Suudi Arabistan Kuruluş Günü için en iyi medya çalışması ödülüne layık görülürken, Vizyon 2030 sosyal medya hesabına ait ‘Bayrağımız bizim adımıza konuşuyor’ çalışması ise Bayrak Günü çalışmalarına yönelik ödülün sahibi oldu.

Forumun özel ödülleri kapsamında, Kral Selman Yardım ve İnsani Çalışmalar Merkezi (KSrelief) Genel Müdürü Dr. Abdullah er-Rebia, ‘Küresel Öncü’ ödülüne layık görüldü.

dcfgthy
Abdulhadi Habtur ‘gazetecilik söyleşisi’ ödülünü aldı. (Şarku’l Avsat)

Karar alıcılar, düşünce liderleri ve dünyanın farklı ülkelerinden 300’ü aşkın yönetici ve uzmanın yoğun katılımıyla düzenlenen 5. Suudi Arabistan Medya Forumu’nda gerçekleştirilen paneller, medya sektörünün yaşadığı hızlı dönüşümleri anlamaya ve geleceği keşfetmeye yönelik kapsamlı bir çalışma platformu niteliği taşıdı.

Suudi Arabistan Medya Forumu 2026, benzeri görülmemiş bir ilgiye sahne oldu. Dünyadaki en büyük medya etkinliği olarak kayda geçen forumu 65 bin 603 kişi ziyaret ederken, bu rakamla Guinness Rekorlar Kitabı sertifikası da elde edildi.