FII Enstitüsü CEO’su Attias, Şarku’l Avsat’a konuştu: Ekim ayında politikacılar ve özel sektör için bazı göstergeler açıklayacağız

Attias: FII Enstitüsü insanlığa yardım etmek için diyalog yoluyla çözümler üretmeye çalışıyor

FII Enstitüsü önümüzdeki Ekim ayında yapılacak oturumla etkinliklerine yeniden başlayacak
FII Enstitüsü önümüzdeki Ekim ayında yapılacak oturumla etkinliklerine yeniden başlayacak
TT

FII Enstitüsü CEO’su Attias, Şarku’l Avsat’a konuştu: Ekim ayında politikacılar ve özel sektör için bazı göstergeler açıklayacağız

FII Enstitüsü önümüzdeki Ekim ayında yapılacak oturumla etkinliklerine yeniden başlayacak
FII Enstitüsü önümüzdeki Ekim ayında yapılacak oturumla etkinliklerine yeniden başlayacak

Suudi Arabistan’da faaliyet gösteren ve yenilikçi alanlarla ilgilenen yatırım şirketi Gelecek Yatırım Girişimi Enstitüsü (Future Investment Initiative Institute/FII Enstitüsü) CEO’su Richard Attias, enstitünün belirli alanlardan etkili olmak amacıyla diyalog kavramını güçlendirmeye katkıda bulunan yenilikçi bir çalışma modeliyle insanlığa yardım etmek için gerçekçi çözümler üretmeyi hedeflediğini söyledi. Attias, FII Enstitüsü’nün şuan beş ilgi alanına odaklandığını da sözlerine ekledi.
Attias, Şarku’l Avsat’a verdiği röportajda, insanlığa somut gerçekleri ve rakamları sunmayı öncelediğini söylediği FII Enstitüsü’nün, insanlığın geleceğine yatırımı destekleyen rakamlar ve gerçekler aracılığıyla politikacıların ve özel sektörün doğru yönde ilerlemesine yardımcı olacak çeşitli göstergeleri sunmak üzere olduğunu açıkladı.
FII Enstitüsü tarafından Ekim ayında beşincisi düzenlenecek olan konferansın, 2020 yılının Şubat ayından bu yana yüz yüze gerçekleşecek ilk uluslararası toplantı olacağına dikkati çeken Attias, konferansta, insanlığın yararına olacak en önemli konuların ele alınacağını belirtti. FII Enstitüsü CEO’su, girişimin enstitüye dönüşmesinden sonra belirlediği vizyonuna, eylem mekanizmasına ve yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını sonrası aşamada konferans düzenlemenin önemine değindi.
İşte FII Enstitüsü CEO’su Richard Attias’ın Şarku’l Avsat’a verdiği röportajın tam metni:

Girişimin enstitüye dönüşmesinden sonra, FII Enstitüsü, üreticilik konusunda nasıl bir rol oynayabilir ve ‘İnsanlığı Etkilemek’ sloganı altında olumlu bir fikrin gerçeğe dönüştürmesini sağlayan asıl değişim nedir?
Bugünün dünyası, birkaç ay öncekinden çok farklı. Her ne kadar yeni fırsatlar oluştursa da beraberinde endişeleri de getiren tam bir belirsizlik içinde yaşıyoruz. Ülkelerin çoğu, sınırlarının birkaç hafta mı, yoksa birkaç ay mı açık kalacağını bilmiyor. Bunun yanı sıra bazı teknoloji şirketlerinin ve hisse senetlerinin Kovid-19 salgını krizinde kazanç elde etmelerine rağmen işlerin yolunda gidip gitmeyeceğini bilmeyen şirketler var. Bir yandan dünya açılmaya ve toparlanmaya başlarken diğer yandan örneğin perakende şirketlerinin, yeni Kovid-19 varyantlarının ortaya çıktığı dönemde yeniden gelişmeye başladıklarını gördük. Herkesin yaşadığı sorunlarla karşı karşıyayız. Bundan bahsediyorum çünkü neredeyse periyodik olarak ortaya çıkmaya başlayan belirsizlik dönemlerinde, insanlığa nasıl yardım edileceğini düşünmek, ihtiyacı olanlara yardım etmek ve girişimcileri, yenilikçileri ve çözüm bulmaya çalışanları desteklemek önemli bir konu haline geldi. Bu nedenle sadece ‘İnsanlığa Yatırım’ başlığı altında birçok önemli alanda çalışan yeni nesil kurumlardan olacak olan FII Enstitüsü gibi küresel bir kar amacı gütmeyen kuruluş konseptinde çok yenilikçi bir yapı oluşturmaya karar verdik. Enstitü, çalışmalarında önce kendisine ‘İnsanlık için ne yapabiliriz? Suudi Arabistan'da veya bölgede ya da tüm dünyada neler yapabiliriz?’ sorularını soruyor.

Peki, ne yapabilirsiniz?
Dünyanın dört bir yanından yetenekli ve parlak beyinleri bir araya getirip onların gelişimlerine katkıda bulunarak önemli ve kapsamlı adımlar atmamız, fikirlerini gerçekçi çözümlere dönüştürmemiz gerekiyor. Bu yüzden insanların yaşayış biçimini değiştirecek olan yapay zeka ve insanlık için büyük çözümler üretebilecek robotik ve en etkili üçüncü alan olan eğitim başta olmak üzere şimdilik başlıca beş çalışma alanına odaklanma kararı aldık. Özellikle pandemi nedeniyle halen eğitimlerine devam edemeyen milyonlarca çocuğun olması karşısında; ‘Neden eğitime erişimleri yok? İnternet bağlantısı veya bilgisayarı yoksa internet üzerinden eğitime nasıl ulaşılabilir?’ sorusunu soruyoruz. Koca bir neslin eğitime erişimi yok. Onlar için neler yapabileceğimize bakmalıyız, bu önemli. Bahsettiğim beş ilgili alanından dördüncüsü sağlık alanı, beşincisi ise gezegenimizin sürdürülebilirliği.

Yani bunlar, FII Enstitüsü’nün etkili olmak istediği beş alan, ama bu nasıl olacak?
FII Enstitüsü’nün hedeflerini, çatısı altında buluşturan tek bir kural ile hızlı düşünmek, fikir alışverişinde bulunmak ve harekete geçmek mümkün. Parlak beyinlerin bir araya gelerek aydın fikirler bulmaya çalıştıkları bir düşünce sütunu yapılabilir. Bunun üzerine birçok çalışma, anket ve gösterge yayınlayacağız. Değişim kavramını barındıran ikinci sütunda, bu fikirler bir araya getirilip konferanslarda, zirvelerde ve etkinliklerde tartışılarak sonuca ulaşılması sağlanabilir. Son olarak FII Enstitü’yü diğerlerinden ayıran en önemli nokta olan çalışma sütunu geliyor. Beş ilgi alanımız içinde gelecekte öncü olabilecek büyük projelere yatırım yaparak çalışacağız. Ayrıca, FII Enstitüsü’nün şuan doğru yerde ve zamanda olduğuna inanıyoruz.

FII Enstitüsü bir sonraki aşama için neler planlıyor?
Önceliklerimiz, nasıl eylem odaklı olabiliriz sorusunu sorarak pratik yönelimlerle belirleniyor. İnsanlara bazı somut gerçekleri ve rakamları sunmamız gerekiyor. Bu nedenle, politikacıların ve özel sektörün doğru yönde hareket etmesine yardımcı olacak bazı göstergeler sunacağız. Örneğin, bir başkan veya bir dünya lideri, bu göstergeler sayesinde sağlık sisteminin zayıf veya hatalı olduğunu anlayabilir. Göstergelerden edinilen bu bilgiler, sağlık sektörü için daha fazla bütçe ayırmasına ve bunu diğer ülkeler ve hükümet girişimleriyle karşılaştırmasına yardımcı olacaktır. Bu nedenle önümüzdeki üç ay içinde bir takım etkinlikler başlatmak, bazı göstergeler sunmak, çeşitli rapor ve anketler yayınlamak önceliklerimiz arasında yer alıyor. Bunların karar mercilerinin karar alma aşamalarında etkisi olacaktır. Bu sebeple raporlarımıza ‘etki’ adı veriliyor. Ayrıca, fiili katılımın önemine dikkati çekerek bazı forumlara ve konferanslara ev sahipliği yapmaya çalışıyoruz. Eylül ayında New York'ta sağlık konulu yüz yüze bir etkinlik düzenlemeyi umuyoruz. Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurul Toplantısı oturum aralarında yapılacak olan etkinlik, üç saat sürecek. İlaç ve aşıların geleceğiyle ilgili neler yapabileceğimizi tartışmak üzere düzenleyeceğimiz etkinlikte, özel sektörden seçkin uzmanlar ve çok sayıda karar vericiyi ağırlayacağız. Dünya son 9 ay içinde 5-6 aşı üretebildi. Ama daha fazla harcama gerektiren herhangi bir olumsuz gelişmeyle mücadele etmek için aşılamayı, araştırma ve geliştirmeyi nasıl iyileştireceğimizi de bilmemiz gerekiyor. Ancak bu şekilde harcama yapılması gereken doğru alanların belirlenmesine yardımcı oluyoruz. Ayrıca, gelecek Ekim ayında FI Enstitüsü tarafından beşincisi düzenlenecek olan ‘İnsanlığa Yatırım’ başlıklı yıllık konferansımızda diğer önemli konularla birlikte bu konu da tartışılacak.
Geçtiğimiz yıl Ocak ayında, tüm dünyaya 2021 yılında bir toparlanmayla ilgili oldukça iyimser olduğumuza dair bir mesaj gönderdiğimizi hatırlıyorum. Hiç yanılmadık, bu toparlanmayı birçok sektörde göreceğiz. Çünkü birçok sektörle birlikte turizm sektörü de yeniden canlandı. Bugün eskisi gibi değiliz. Sektörler toparlanmaya başlıyor, ancak sürdürülebilirlik için uzun vadede çözümler bulmak ve insanlığa yatırım yapmak gerekiyor.
Suya, gıdaya, tarıma, teknolojiye ve sürdürülebilirliğe yatırım yapmamız gerekiyor. Bunlar da tartışacağımız ana konular arasında yer alıyor. Ekim ayında gerçekten faydalı bir iş yaptığımızdan emin olmak amacıyla önümüzdeki üç ay için harika fikirler üretmeyi ve pandemi sonrası insanların direkt olarak yüz yüze katıldığı ilk platform olmayı önceliyoruz. 

FII Enstitüsü’nün ‘düşünme, görüş alışverişi ve eylem’ olarak belirlediği üç sacayağıyla belirlenen vizyona nasıl ulaşılacağına dair herhangi bir ayrıntı var mı? Bu sacayaklarının vizyonunuzu uygulamaya ne gibi bir faydası olabilir?
Vizyonumuz, ‘İnsanlığa nasıl yardım edebiliriz?’ sorusu üzerine inşa edildi. Biz sadece teorisyen değiliz. Enstitünün vizyonunu desteklemek için gündemimiz ve misyonumuz kesinlikle büyük fikirleri desteklemek amacıyla üretici olmak olduğundan fikirleri hayata geçirmeyi planlıyoruz. ÜVizyonun üç sacayağına gelince düşünce sütunu, FII Enstitüsü’nü Avrupa, Afrika ve ABD’deki üniversitelerin yanı sıra çeşitli bilim ve araştırma kurumları ile çoklu ortaklıklar ve gerçek somut anlaşmalar yapan bir düşünce kuruluşu haline getirmeyi amaçlıyor.
Şirketler için her zaman aklınızda bulundurmanız gereken çevresel ve sosyal yönetim ilkelerine dayalı çoklu fikir ve projeleri hayata geçirmek için birlikte hareket etmeye çalışacağız. Görüş alışverişi sütunu ise, FII Enstitüsü’nü sadece bir etkinlik düzenleyicisi olarak değil, bir diyalogcu olarak öne çıkaran tartışmalar, konferanslar ve etkileşimli zirveler için platformlar oluşturmaktan sorumludur. Bu sütun aracılığıyla, özellikle tüm gençler için kapsayıcılık ve açıklık ilkesini aktifleştiriyoruz. FII Enstitü olarak onları destekliyoruz, onlara yardım ediyoruz ve bazı projeleri destekleyerek ve bunları küresel tartışmalara dahil ederek bilgi ve finansmana erişimlerini sağlıyoruz. Eğer genç nesil bugünkü tartışmalarımızın bir parçası olmayacaksa neden bir sonraki nesil için çalışalım ki.
Barıştan işe, toplumsal cinsiyet eşitliğine ve diğer konulara kadar diyalog olmadan hiçbir meselenin çözülemeyeceğine inanıyoruz. Bunu Kovid-19 salgını sırasında da olumlu bir etkisi olan tartışmalar gerçekleştirme amacıyla çevrimiçi konferanslar düzenleyerek yaptık. New York'ta ve Riyad’daki fiili katılımlı beşinci konferansımızda da bunu yapacağız.
Üçüncü sacayağı olan eylemin ise FII Enstitüsü’nün bahsi geçen; yapay zeka, robotik, eğitim, sürdürülebilirlik ve sağlık şeklindeki beş ilgi alanında gelişen projelere yatırım yapmayı hedeflediğini söylemek isterim.  Bu nedenle, Enstitüde ticari bir şirket veya bir risk sermayesi şirketi olarak hareket eden, uygun projeleri seçen, inceleyen ve değerlendiren bir yatırım ekibimiz görev alıyor. Şimdiden değerleri yarım milyon ile iki milyon dolar arasında değişen 4 ilginç projeye yatırım yaptık bile.

FII Enstitüsü’nün sürdürülebilirlik, sağlık, eğitim, yapay zeka ve robotik olarak sıralanan beş ilgili alanından konuştuk. Peki, ama neden özellikle bu alanlar?
FII Enstitüsü’nün Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman tarafından kuruldu. FII fikrinin başlangıcında FII Enstitüsü Yönetim Kurulu Başkanı Yasir er-Rumayyan ile birlikte kendisiyle tanışma şerefine nail olduğumda söylediklerinden alıntı yapacağım. Veliaht Prens, Suudi Arabistan’ı dünyanın her yerinden herkesin görmesi, nereye ve nasıl para yatırılması gerektiğini, en faydalı ve başarılı alanların ve bu anlayışı gerçekleştiren yatırımların neler olduğunu bilmesi gereken bir destinasyon olarak tanımladı. Bu nedenle, önceki konferanslarımızda ve gerçekleşen tüm tartışma ve diyaloglarda, insanlığın ve dünyanın en önemli güncel konularını ve gelecekteki ilgi alanlarını ele alabildik. Bunları 2019 yılında kurulan FII Enstitüsü’nün stratejisine dahil ettik. Dolayısıyla FII Enstitüsü’nün kuruluşu, stratejisi ve çalışma alanları, devlet başkanlarından, bilim adamlarından, düşünürlerden, CEO'lardan ve iş adamlarından dünyanın en önemli beyinlerinin ve şahsiyetlerinin etkili diyaloglarının bir ürünü ve özetinden ibaret olduğunu söyleyebiliriz.

‘İnsanlığa Yatırım’ başlığı altında gerçekleştirilecek olan beşinci FII Enstitüsü konferansında yeni neler yer alıyor? Size neler ilham veriyor? Ne istiyorsunuz? Beklentiniz nedir?
Beşinci konferans muhtemelen geçtiğimiz yılın Şubat ayından bu yana fiili katılımlı ilk uluslararası etkinlik olacak. Şimdiden 200'den fazla uluslararası konuşmacımız ve Riyad'a geleceklerini teyit eden bin 300'den fazla uluslararası katılımcımız var. Konferansın sağlık prosedürlerine ve önlemlerine uygun bir şekilde gerçekleşmesi için Sağlık Bakanlığı, havayolları ve lojistik hizmetleri ile koordinasyon içinde çalışıyoruz. Tüm katılımcıların güvenliğini sağlayan uygun ve sağlıklı bir ortam yaratmak önceliklerimizden biridir.
Yenilikler arasında fiili katılım yer alacak. Bir diğer yenilik ise, sağlık, sürdürülebilirlik, eğitim, teknoloji, yapay zeka ve robotik gibi sonuçlarının olumlu ve tüm insanlığa faydalı olması şartıyla ve devlet varlık fonları, yatırım şirketleri, büyük şirketler ve önemli yatırım alanlarında tanınmış aile kuruluşlarının desteğiyle insanlık yararına olan en önemli konulara odaklanacağız. Bu nedenle, söz konusu konferansın avantajı, tek gündem maddesi olan yani ‘insanlığı’ önceleyen ilk büyük uluslararası toplantı olmasıdır.
Bunun yanı sıra metaverse (sanal gerçeklik teknolojisi ve internet ekosisteminin bir araya geldiği kurgusal evren), hibrit (hem yüz yüze hem çevrimiçi) eğitim, şirketler için çevresel ve sosyal yönetim ve diğerleri gibi bazı hayati konuların ele alınacağı etkileşimli zirveler düzenlenecek.
Sadece petrol ve petrolün geleceği, enerji kaynaklarının geleceği, imalat veya arabaların geleceği hakkında konuşmayacağız. Gündemimiz; ‘Halkımız ve tüm dünya halkları için ne yapabiliriz?’ sorusunun yanıtını aramak olacak.
Özellikle dünyanın halen devam eden Kovid-19 salgını yüzünden büyük sıkıntılar çekmesinden sonra, her şeyi yeniden yapılandırma sürecine girdik. Özellikle tüm dünya bir değişim sürecinden geçtiğinden ve iş, seyahat, eğitim ve sağlık gibi birçok alan değişimlere uğradığından bu salgından ders çıkarmamız, kaçınmamız ve toparlamamız gerekiyor. Örneğin, parçası olduğunuz basın alanında, haberleri takip etmek eskisi gibi olmayacak. Yalan haber dünyasında yaşadığımızdan bilgileri en az üç kere kontrol etmeniz gerekecek. Şuan duyduğumuz veya gördüğümüz hiçbir şeye inanamayız. Durumu kontrol altına almamız gerekiyor. Çünkü eğer bir aşı hakkında veya salgınla ilgili yanlış bir haber verirseniz tüm dünyada paniğe yol açarsınız. Bu nedenle, herkes sorumlu ve hesap verebilir olmalıdır. FII Enstitüsü’nde çevreci ve sosyal bir kurumsal yönetim ilkesi doğrultusunda sorumlu ve hesap verebilir olmaya çalışıyoruz, çünkü insanlığı önemsiyoruz. Bu çok önemli. Bağlı olduğumuz misyon bu. İşimizi sadece bir iş olarak görmüyoruz. Tüm çalışma arkadaşlarımız, bu işi önemli bir hedef olarak görüyor. Ayrıca FII Enstitüsü ekibinin, finans, yatırım, pazarlama, akademik çalışma, uluslararası ilişkiler, iletişim ve halkla ilişkiler gibi birçok sektörde seçkin ve birikimli insanlardan oluştuğunu belirtmeliyim. Hepimiz, somut bir mirasa sahip olmak istediğimizden yorulmak nedir bilmeden çalışıyoruz. En önemlisi de bu. Mirasımız, bir gün uyanmak ve insanlığımız için iyi bir şey yaptığımızı söylemektir. Evet, bu kadar basit.

Kovid-19 pandemisinden sonra devasa bir uluslararası etkinliğin gerçekleşmesinin en önemli kısmı nedir?
Etkinliğin pandemi sonrasında değil, pandemi sırasında gerçekleşeceğini vurgulamak istiyorum. Çünkü pandemi halen devam ediyor. Konferansının en önemli kısmı dünya liderlerinin vizyonunun ne olduğunu ve yaşananlardan neler öğrendiklerini tartışmak olacak. Bu sadece bizimle ilgili değil. Tüm dünya liderlerinin ve CEO'ların pandemi krizinden öğrendikleriyle ilgili. Dünyanın dört bir yanından yüzden fazla CEO hakkında araştırma yaptık ve başkalarına daha fazla kulak vermeleri gerektiğini öğrendik. Dünya büyük ölçüde değişiyor ve bizim daha açık olmamız gerekiyor. Bu sorunuzu yanıtlarken 5. FII Enstitüsü Konferansı'nın sadece bir etkinlik olmadığını, bu açık görüşmeleri ve diyalogları başarılı kılmak için mümkün olan her şeyi yapmanın bizim misyonumuz olduğunu hissediyorum.  Bu yüzden en iyi akademisyenleri, en iyi araştırmacıları, düşünürleri ve aktivistleri, en iyi girişimcileri ve CEO'ları bulacağız. İstenen sonuçları elde etmek için hükümet liderlerine, politikacılara, kamuya mal olmuş kişilere ve yenilikçilere ihtiyacımız olacak.
Biliyorsunuz, konferans, İklim Değişikliği Zirvesi başta olmak üzere çeşitli küresel etkinliklerin yapıldığı bir dönemde gerçekleşecek. Bu da küresel konuşmaların ve diyalogların merkezinde olacağımız anlamına geliyor. Bu yüzden en iyi sonuçlara ulaşmak için oyunun kurallarını değiştirenler arasına girmek isteyen herkesi konferansımıza katılmaya davet ediyorum.



Dünya Bankası baş ekonomistlerinden Roberta Gatti Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan enerji piyasalarının istikrarında merkezi rol oynuyor

Basra Körfezi’nden  Hürmüz Boğazı’na doğru yol alan yük gemisi (Reuters)
Basra Körfezi’nden  Hürmüz Boğazı’na doğru yol alan yük gemisi (Reuters)
TT

Dünya Bankası baş ekonomistlerinden Roberta Gatti Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan enerji piyasalarının istikrarında merkezi rol oynuyor

Basra Körfezi’nden  Hürmüz Boğazı’na doğru yol alan yük gemisi (Reuters)
Basra Körfezi’nden  Hürmüz Boğazı’na doğru yol alan yük gemisi (Reuters)

Jeopolitik gerilim dalgalarının hayati su yollarının istikrarını sarstığı bir dönemde, Körfez bölgesindeki büyük ekonomik hedeflerin, küresel ekonomi için “vazgeçilmez bir yaşam damarı” olan Hürmüz Boğazı sınavı karşısında dayanma kapasitesine ilişkin temel sorular öne çıkıyor. Dünya Bankası’nın Orta Doğu, Kuzey Afrika, Afganistan ve Pakistan (MENAAP) bölgesinin başekonomisti Roberta Gatti, Şarku’l Avsat’a verdiği demeçte, mevcut jeopolitik gerilimlerin bölgedeki ekonomik çeşitlenme hedeflerini gerçek bir sınavla karşı karşıya bıraktığı uyarısında bulundu. Buna karşılık, Suudi Arabistan’ın küresel enerji piyasalarındaki merkezi rolüne dikkat çekerek, tedarik zincirlerinin güvenilirliğini artırmaya yönelik tedbirlerinin yalnızca ihracatçılara hizmet etmekle kalmayıp; enflasyon, ticaret ve küresel büyüme üzerinde de olumlu etkiler yarattığını vurguladı.

Geçtiğimiz hafta, Dünya Bankası, Uluslararası Para Fonu ile yapılacak bahar toplantıları öncesinde yayımladığı raporda, Suudi Arabistan ekonomisini 2026 yılı için yüzde 3,1 büyüme beklentisiyle ilk sırada sabit tuttu. Böylece ülke, bölgeye ilişkin tahminlerde yapılan sert aşağı yönlü revizyonlara rağmen, mevcut jeopolitik krizin etkileriyle başa çıkma kapasitesi en yüksek Körfez ekonomisi olarak öne çıktı. Rapordaki verilere göre kamu maliyesi açığının 2025’teki yüzde 6 seviyesinden 2026’da yarı yarıya azalarak yüzde 3’e düşmesi; cari işlemler dengesinin ise eksi yüzde 2,7’den artı yüzde 3,3’e geçerek belirgin bir fazla vermesi bekleniyor.

vd
Roberta Gatti, Dünya Bankası’nın Orta Doğu, Kuzey Afrika, Afganistan ve Pakistan bölgesi başekonomistidir.(Worldbank)

Geçtiğimiz pazartesi gününden itibaren Amerika Birleşik Devletleri, Pakistan’da hafta sonu çöken barış görüşmelerinin ardından, hayati petrol geçişinin yeniden açılması için baskıyı artırma amacıyla İran limanlarına deniz ablukası uygulamaya başladı. Bu müzakerelerin önümüzdeki günlerde yeniden başlaması bekleniyor.

Suudi Arabistan merkezi bir rol oynuyor; bugün bu rol özellikle küresel enerji piyasalarında öne çıkıyor” diyerek, krallığın dayanıklılığı artırmaya yönelik çabalarının, Hürmüz Boğazı çevresindeki belirsizliğin arttığı bir dönemde özel önem taşıdığını belirten Gatti, “İster altyapı yatırımları, ister alternatif ihracat yolları, isterse yedek kapasite yoluyla olsun, enerji tedarik zincirlerinin güvenilirliğini artıran tedbirler, bu tür şokların daha geniş çaplı küresel bir krize dönüşme riskini azaltabilir. Bu çabalar yalnızca ihracatçılar açısından dalgalanmaları sınırlamak için değil, aynı zamanda enflasyon, ticaret ve küresel büyüme açısından da önem taşır” ifadelerini kullandı.

Ekonomik çeşitlenme ve dayanıklılık testi

Gatti, mevcut çatışmanın, ulusal kalkınma planlarının ve Körfez İşbirliği Konseyi ülkelerinin benimsediği temel hedef olan ekonomik çeşitlenmenin stratejik önemini doğrudan ortaya koyduğunu söyledi. 28 Şubat’tan bu yana kaydedilen verilerin bu farkı açıkça gösterdiğini belirten Gatti “Nispeten daha çeşitlenmiş ekonomiler, örneğin Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn, büyüme beklentilerinde çok daha sınırlı düşüşler yaşadı. Buna karşılık, Katar ve Kuveyt gibi daha az çeşitlenmiş ekonomilerde düşüş çok daha sert oldu” dedi. Bu gerilemeyi, söz konusu ülkelerin ticaret ve enerji ihracatı için tek geçiş yolu olarak Hürmüz Boğazı’na yüksek bağımlılığına ve alternatif ihracat yollarının yokluğuna bağladı.

Dünya Bankası, Katar ekonomisinin sıvılaştırılmış gaz tedarikindeki aksaklıklar nedeniyle yüzde 5,7 daralmasını; Kuveyt ekonomisinin ise petrol ihracatı için yüzde 100 oranında Hürmüz’e bağımlı olması nedeniyle yüzde 6,4 küçülmesini bekliyor. Buna karşılık, Birleşik Arap Emirlikleri ve Umman için yüzde 2,4; Bahreyn için ise yüzde 3,1 büyüme öngörülüyor.

Gatti, ulusal “vizyon” stratejilerinin, hidrokarbonlara yapısal bağımlılığı azaltma ve özel sektörün büyümedeki rolünü güçlendirme hedefleriyle hâlâ doğru ve gerekli bir seçenek olduğunu vurguladı. Ancak son gelişmelerin, bu stratejilerin uygulanmasının dış şoklara karşı “hassas” olduğunu gösterdiğini, daha çeşitlenmiş ekonomilerin ise güçlü mali rezervler ve daha derin petrol dışı sektörler sayesinde daha dayanıklı olduğunu belirtti.

Ayrıca çeşitlenmenin kapsadığı sektörlerin niteliğinin belirleyici olduğunu ifade eden Gatti, bankacılık ve finans gibi alanların daha dayanıklı olduğunu; buna karşılık süregelen istikrarsızlığın turizm, havacılık ve lojistik gibi hızlı büyüyen sektörlerde yatırım iştahını zayıflatabileceğini söyledi.

Enerji yoksulluğu

Gatti, enerji piyasalarındaki dalgalanmaların en olumsuz yönüne dikkat çekerek, petrol fiyatlarındaki artışın ithalatçı gelişmekte olan ülkeler üzerinde çok yönlü baskı oluşturduğunu belirtti. Bu artışın elektrik ve toplu taşıma maliyetlerini yükselttiğini, gübre maliyetleri üzerinden gıda fiyatlarını artırdığını ve ticaret açıklarını büyüttüğünü ifade etti.

Bu durumun özellikle sınırlı rezervlere sahip yoksul ülkelerde kamu maliyesi üzerinde ciddi yük oluşturduğunu belirten Gatti, enerji fiyatlarını sübvanse etme girişimlerinin de ağır maliyetler doğurduğunu vurguladı.

Gatti, güvenilir ve uygun fiyatlı enerjinin sadece bir hizmet değil, hane halkı ve işletmeler için hayati bir unsur olduğunu belirterek, yakıt ve gaz piyasalarındaki dalgalanmaların bu ekonomilere “çifte darbe” vurduğunu söyledi. Hane halklarının temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanırken, şirketlerin pahalı ve güvensiz enerjiyle karşı karşıya kaldığını, bunun da sanayi büyümesini daha yavaş, daha riskli ve daha az rekabetçi hâle getirdiğini ifade etti. Bu nedenle kısa vadeli fiyat artışlarının, uzun vadeli yapısal dönüşümü de sekteye uğratabileceğini kaydetti.

Alternatif enerji yollarının maliyeti

Gatti, dar deniz geçitlerini aşan kara yolları ve boru hatlarına yatırım yapılmasının, ekonomik verimlilik ile dayanıklılık arasında hassas bir denge gerektirdiğini belirtti. Coğrafi ve teknik açıdan petrol ve gazın Hürmüz Boğazı üzerinden taşınmasının hâlâ en düşük maliyetli seçenek olduğunu ifade etti. Ancak mevcut şokların, ticaret yollarının çeşitlendirilmesini kaçınılmaz kıldığını söyledi.

Bu kapsamda Suudi Arabistan’ın, Doğu-Batı boru hattı üzerinden Kızıldeniz’deki Yanbu Limanı’na günlük 7 milyon varil kapasiteyle ihracat yönlendirebildiğini; BAE’nin ise Habşan-Fuceyre hattı ile yaklaşık 1,8 milyon varil kapasiteye sahip olduğunu belirtti. Buna karşılık Kerkük-Ceyhan Boru Hattı’nın, Irak’taki onarım gecikmeleri nedeniyle 1,5 milyon varillik kapasitesine rağmen yalnızca 0,4 milyon varil seviyesinde çalıştığını ifade etti.

Yalnızca verimlilik dönemi sona erdi

Gatti, küresel tedarik zincirlerinin Kovid-19 pandemisi ve bölgesel çatışmalarla ağır bir sınavdan geçtiğini belirterek, aşırı derecede coğrafi olarak yoğunlaşmış üretim ağlarına bağımlılığın kırılganlığını ortaya çıkardığını söyledi. “Artık yalnızca verimlilik yeterli değil” diyen Gatti, hükümetler ve şirketlerin stoklarını artırması, kaynaklarını çeşitlendirmesi ve daha esnek lojistik sistemler kurması gerektiğini vurguladı.

dfvdf
Suudi Arabistan önemli deniz limanlarından Yanbu

Dünya Bankası’nın bu dönüşümü desteklemek amacıyla kapsamlı çalışmalar yürüttüğünü belirten Gatti, 2020 Dünya Kalkınma Raporu’na atıfta bulunarak, gelişmekte olan ülkelerin küresel değer zincirlerindeki zorluklarının ele alındığını hatırlattı. Gatti  yakında yayımlanacak “Kaynaklardan Dayanıklılığa: Petrol ve Gaz İhracatçıları İçin Ekonomik Çeşitlenme” başlıklı yeni raporun, Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Asya-Pasifik’teki ihracatçılar için bir yol haritası sunacağını ifade etti.

Son olarak Gatti, bir ekonominin petrol ve gaz şoklarına karşı dayanıklılığının; ithal enerjiye bağımlılık düzeyi, üretim sektörlerinin enerji yoğunluğu ve tüketici ile hükümetlerin fiyat artışlarına verdiği tepkinin esnekliği gibi faktörlere doğrudan bağlı olduğunu vurguladı.


Suudi Arabistan Kamu Yatırım Fonu’nun 2026–2030 stratejisi Veliaht prens Muhammed bin Selman başkanlığında onaylandı

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman
TT

Suudi Arabistan Kamu Yatırım Fonu’nun 2026–2030 stratejisi Veliaht prens Muhammed bin Selman başkanlığında onaylandı

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman

Suudi Arabistan’ın ekonomik geleceğine yön verecek önemli bir adım olarak, Kamu Yatırım Fonu’nun (PIF) yönetim kurulu, Veliaht Prens  Muhammed bin Selman başkanlığında 2026–2030 stratejisini onayladı. Yeni strateji, fonun “hızlı büyüme ve genişleme” aşamasından “sürdürülebilir değer yaratma ve etkiyi maksimize etme” aşamasına geçişini temsil eden köklü bir dönüşüm olarak değerlendiriliyor.

Strateji kapsamında yatırımlar üç ana portföy altında yeniden yapılandırılırken, hedef; rekabetçi yerel ekonomik ekosistemler oluşturmak ve Suudi Arabistan’ın küresel liderliğini güçlendirmek olarak belirlendi.

Vizyon 2030 ile uyum

Yeni beş yıllık plan, Suudi Arabistan Vizyon 2030’un üçüncü aşamasıyla uyumlu şekilde hazırlandı. PIF’in son yıllarda elde ettiği başarılar üzerine inşa edilen strateji, fonun yönetim altındaki varlıklarını 3,4 trilyon riyalin (906,6 milyar dolar) üzerine çıkarmasının ardından geliyor.

vbfe
Veliaht Prens Muhammed bin Selman, Suudi Arabistan Kamu Yatırım Fonu’nun 2021-2025 stratejisinin lansmanı sırasında daha önce bir toplantıya başkanlık etmişti (SPA)

Fon; yapay zekâ, yenilenebilir enerji ve ileri teknolojiler gibi kritik sektörlerde kaydettiği büyüme sayesinde, küresel ekonomide stratejik bir aktör konumunu pekiştirdi.

Üç ana yatırım portföyü

Yeni strateji kapsamında PIF yatırımları üç ana portföyde toplanacak:

1- Vizyon portföyü:
Ekonominin öncelikli sektörleri arasında entegrasyonu artırmayı, yerel büyümeyi desteklemeyi ve ulusal hedeflere katkı sağlamayı amaçlıyor. Bu portföy; turizm ve eğlence, kentsel gelişim, ileri sanayi ve inovasyon, lojistik ve sanayi, temiz enerji ve su altyapısı ile NEOM gibi mega projeleri kapsayan altı entegre ekonomik ekosistemi içeriyor. Ayrıca yerel özel sektörle iş birliklerini artırmayı ve uluslararası yatırımcıları çekmeyi hedefliyor.

2- Stratejik yatırımlar portföyü:
Stratejik varlıkların getirilerini artırmaya, PIF şirketlerinin küresel oyunculara dönüşmesini desteklemeye ve ekonomik etkiyi büyütmeye odaklanıyor. Uzun vadeli küresel eğilimler doğrultusunda yatırımlar sürdürülecek.

3- Finansal yatırımlar portföyü:
Fonun mali gücünü desteklemek ve gelecek nesiller için ulusal serveti büyütmek amacıyla sürdürülebilir finansal getiriler hedefleniyor. Küresel piyasalarda doğrudan ve dolaylı yatırımlarla portföy çeşitliliği ve esneklik artırılacak.

Rumiayan: Yeni fırsatlar doğacak

PIF Başkanı Yasir el-Rumayyan, stratejinin fonun yerel ve uluslararası büyümesini sürdüreceğini belirterek, son on yılda gerçekleştirilen mega projeler ve stratejik yatırımlar sayesinde önemli kazanımlar elde edildiğini vurguladı.

fbfdb
Yasir el-Rumayyan’ın daha önce katıldığı bir konferans sırasında (Şarku’l Avsat)

Rumayyan, fonun varlıklarının altı kat büyüdüğünü, uluslararası yatırımcıların Suudi ekonomisine çekildiğini ve önümüzdeki dönemde de Vizyon 2030 hedeflerine katkının süreceğini ifade etti.

Küresel ve yerel esneklik vurgusu

Yeni dönemde PIF, hem yerel hem de küresel yatırımlarda esnek bir yaklaşım benimseyecek. Hızla değişen küresel ekonomik koşullara uyum sağlanarak, yatırım verimliliği artırılacak; veri ve yapay zekâ teknolojilerinden yararlanılarak kurumsal mükemmeliyet hedeflenecek.

Stratejinin, fonun uzun vadeli yönünü belirleyerek onu hem yerel hem de küresel ölçekte etkili bir yatırımcı olarak konumlandırması bekleniyor.

Önceki başarıların üzerine inşa edilecek

Yeni strateji, önceki dönem kazanımlarını temel alıyor. Öne çıkan veriler şöyle:

Varlıklar 2015’te 500 milyar riyalden 2025’te 3,4 trilyon riyalin üzerine çıktı

2017’den bu yana yıllık ortalama Yüzde 7’nin üzerinde hissedar getirisi sağlandı

2021–2025 döneminde yaklaşık 750 milyar riyal yerel yatırım yapıldı

2021–2024 arasında petrol dışı GSYH’ye 910 milyar riyal katkı sağlandı

2024 itibarıyla petrol dışı GSYH’nin yaklaşık Yüzde 10’u PIF katkısıyla oluştu

2021–2024 döneminde 590 milyar riyal yerel içerik harcaması yapıldı

Asya, Avrupa ve Amerika’da yeni ofisler açılarak küresel varlık genişletildi

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşlarından yüksek notlar alındı (Moody’s: Aa3, Fitch: A+)

PIF’in 2026–2030 stratejisi, Suudi Arabistan’ın ekonomik dönüşüm sürecinde belirleyici bir yol haritası olarak öne çıkıyor.


Suudi Arabistan, devletlerin egemenliğinin ihlal edilmesini ve bölgenin güvenliğine yönelik tehditleri kesin bir dille reddetti

Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, dün Cidde’de düzenlenen Bakanlar Kurulu toplantısına başkanlık etti. (SPA)
Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, dün Cidde’de düzenlenen Bakanlar Kurulu toplantısına başkanlık etti. (SPA)
TT

Suudi Arabistan, devletlerin egemenliğinin ihlal edilmesini ve bölgenin güvenliğine yönelik tehditleri kesin bir dille reddetti

Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, dün Cidde’de düzenlenen Bakanlar Kurulu toplantısına başkanlık etti. (SPA)
Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, dün Cidde’de düzenlenen Bakanlar Kurulu toplantısına başkanlık etti. (SPA)

Suudi Arabistan Bakanlar Kurulu, devletlerin egemenliğinin ihlal edilmesini ve bölge güvenliği ile istikrarını tehdit eden girişimleri kesin bir dille reddettiğini vurguladı. Bakanlar Kurulu ayrıca, Irak topraklarından fırlatılan insansız hava araçlarıyla (İHA) Suudi Arabistan ve Körfez ülkelerini hedef alan saldırıları en sert ifadelerle kınayarak, Irak hükümetinin bu tehditlere karşı sorumlulukla hareket etmesinin önemine dikkat çekti.

Açıklama, Veliaht Prens Muhammed bin Selman başkanlığında dün Cidde’de gerçekleştirilen Bakanlar Kurulu toplantısının ardından yapıldı. Toplantıda, Suudi Arabistan Silahlı Kuvvetleri’nin ülkeyi savunma ve kazanımlarını koruma konusundaki ‘kahramanca rolü’ ve ‘cesareti’ takdir edilirken, İran kaynaklı saldırılar ve bölgedeki tehlikeli gelişmelere karşı gösterilen direncin altı çizildi. Suudi Arabistan’ın güvenlik ve istikrarın merkezi olmayı sürdürdüğü ve bölgesel-uluslararası istikrarı destekleme yönünde kararlı adımlar attığı ifade edildi.

Bakanlar Kurulu ayrıca, saldırılardan etkilenen enerji tesislerinde üretimin yeniden sağlanmasına yönelik operasyonel ve teknik çalışmaların başarısını övdü. Bu hızlı toparlanmanın, ülkenin enerji sisteminin yüksek operasyonel esnekliğini ve kriz yönetim kapasitesini ortaya koyduğu belirtilirken, bunun hem yerel hem de uluslararası piyasalara enerji arzının güvenilirliğini artırdığı ve küresel ekonomiye katkı sağladığı vurgulandı.

x x
 Suudi Arabistan, Irak hükümetinin kendi topraklarından kaynaklanan tehditlere karşı sorumlu bir şekilde hareket etmesinin önemini vurguladı. (SPA)

Suudi Arabistan Bakanlar Kurulu, ülkenin çeşitli alanlarda elde ettiği ardışık başarıları değerlendirdi. Bakanlar Kurulu, Umre ve Ziyaret Forumu çıktılarını takdir ederek, Medine’de gerçekleştirilen etkinliğin geniş uluslararası katılıma sahne olduğunu ve ‘Rahman’ın misafirlerine hizmet’ sisteminin geliştirilmesine katkı sağlayacak çok sayıda anlaşma ve mutabakat zaptının imzalandığını belirtti. Bu adımların, ilgili kurumlar arasındaki koordinasyonu güçlendirdiği vurgulandı.

Bakanlar Kurulu ayrıca, Suudi Arabistan’ın uzay alanında kaydettiği yeni bir başarıyı da öne çıkardı. Şems uydusu adlı uydunun fırlatılması ve görevini tamamen yerli imkânlarla başarıyla yerine getirmesi, ülkenin bilimsel yenilik ve teknoloji geliştirme hedefleri açısından önemli bir ilerleme olarak değerlendirildi. Bu başarının aynı zamanda uluslararası iş birliklerini güçlendirdiği ifade edildi.

Bakanlar Kurulu, eğitim ve sağlık alanlarındaki kurumların Cenevre Uluslararası İcatlar Fuarı 2026 kapsamında elde ettiği çeşitli ödül ve madalyaları da memnuniyetle karşıladı. Bu başarının, devletin söz konusu sektörlere verdiği sürekli desteğin bir göstergesi olduğu belirtilirken, eğitim ve sağlık sistemlerinin gelişim ve liderlik yolunda yeni bir aşamaya geçtiği ifade edildi.

vfbv
 Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, dün Cidde’de düzenlenen Bakanlar Kurulu toplantısına başkanlık etti. (SPA)

Suudi Arabistan Bakanlar Kurulu, Akıllı Şehirler Endeksi 2026 kapsamında ülkenin 8 şehrinin üst sıralarda yer almasını, vatandaşlara sunulan hizmetlerin, altyapının ve yaşam kalitesinin geliştirilmesindeki hızlı ilerlemenin bir göstergesi olarak değerlendirdi.

Bakanlar Kurulu ayrıca, çevrenin korunması ve bitki örtüsünün yeniden canlandırılması alanında atılan adımları takdir etti. Bu kapsamda, ülke genelinde tahrip olmuş arazilerden öncelikli olarak bir milyon hektarın rehabilite edilmesi ve Suudi Yeşil Girişimi çerçevesinde 159 milyondan fazla ağacın dikilmesi öne çıkarıldı.

Bakanlar Kurulu ayrıca bir dizi yeni kararı da onayladı. Bu kapsamda, Lüksemburg Büyük Dukalığı ile siyasi istişareler, Tanzanya ile İslami işler alanında iş birliği, Hong Kong Özel İdari Bölgesi ile bilgi paylaşımı, altyapı ve inşaat alanlarında koordinasyon, Katar ile turizm tanıtımı ve pazarlaması, Ürdün ile ise şehirler ve özel ekonomik bölgeler konusunda mutabakat zabıtları imzalanması kabul edildi.

dvd
Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman başkanlığındaki Bakanlar Kurulu toplantısından (SPA)

Suudi Arabistan Bakanlar Kurulu, sivil havacılık alanında Suriye, Çin, Komorlar, Liberya, Gürcistan ve Seyşeller ile iş birliğini kapsayan mutabakat zabıtlarını onayladı. Ayrıca Suudi Arabistan Veri ve Yapay Zekâ Kurumu (SDAIA) ile İslam Dünyası Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (ICESCO) arasında iş birliği anlaşması, ABD Gümrük ve Sınır Muhafaza Birimi ile gümrük verilerinin elektronik paylaşımına yönelik bir mutabakat ve Birleşmiş Milletler Terörle Mücadele Ofisi (UNOCT) ile Suudi Arabistan Devlet Güvenlik Başkanlığı arasında bir iş birliği anlaşması da kabul edildi.

Bakanlar Kurulu ayrıca, ‘icra sistemini’ onayladı, Kara Para Aklama ile Mücadele Yasası’nda değişiklik yaptı ve Cidde Tarihi Bölgesi projesinin süresini iki yıl uzattı. Hükümet ayrıca, bu yılki hac sezonu sonuna kadar canlı hayvan sevkiyatlarında gümrük ve vergi muafiyeti uygulanmasını kararlaştırdı. Toplantıda ayrıca küçük ve orta ölçekli işletmeler, gıda ve ilaç otoritesi, kültürel kalkınma fonu, bitki zararlıları ve hayvan hastalıklarıyla mücadele merkezi ile Prens Sattam bin Abdulaziz Üniversitesi gibi kurumların önceki yıllara ait kesin hesapları onaylandı.

Bakanlar Kurulu, gündemindeki raporları da değerlendirerek Suudi Arabistan Turizm Geliştirme Fonu ve Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeler Bankası’nın yıllık raporlarını görüştü; ayrıca 14. ve 15. derecelere yönelik atama ve terfileri, büyükelçi ve bakanlık temsilcisi düzeyindeki bazı görev değişikliklerini onayladı.