Almanya, Taliban ile ‘sınırlı iş birliğini’ doğruladı

ABD, Afganistan’a yapılan kişisel transferlere izin veriyor

Bir Taliban savaşçısı, Kabil’deki bir bankadan paralarını çekmeyi bekleyen kalabalığın önünde duruyor (EPA)
Bir Taliban savaşçısı, Kabil’deki bir bankadan paralarını çekmeyi bekleyen kalabalığın önünde duruyor (EPA)
TT

Almanya, Taliban ile ‘sınırlı iş birliğini’ doğruladı

Bir Taliban savaşçısı, Kabil’deki bir bankadan paralarını çekmeyi bekleyen kalabalığın önünde duruyor (EPA)
Bir Taliban savaşçısı, Kabil’deki bir bankadan paralarını çekmeyi bekleyen kalabalığın önünde duruyor (EPA)

Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier, Taliban ile sınırlı iş birliğinin gerekli olduğunu düşündüğünü söyledi.
Şarku’l Avsat’ın Alman haber ajansı DPA’dan bildirdiğine göre Steinmeier dün Slovakya’nın başkenti Bratislava’da Slovakya Devlet Başkanı Zuzana Caputova ile yaptığı görüşmeden sonra, Afganistan’da ikamet eden Alman vatandaşlarının veya yerel işçilerin sınır dışı edilmesi konusunda şunları kaydetti:
“Taliban tarafından temsil edilen Afganistan’daki yeni siyasi liderlikle asgari düzeyde temastan kaçınamayız.”
Ayrıca İngiltere Dışişleri Bakanı Dominic Raab dün Katar’ın başkenti Doha’da Afganistan’daki Taliban ile iletişim kurmanın gerekli olduğunu, ancak ülkesinin şu anda hükümetini tanıma niyetinde olmadığını söyledi.
Raab, Taliban’ın geçen ay iktidarı ele geçirmesinden bu yana Afganistan’dan tahliye edilen mülteciler için Doha’da sığınma evlerini ziyaret etti.
Bu arada, ABD Hazine sözcüsü, dün, bakanlığın finans kuruluşlarını Afganistan’a kişisel transferleri halledebileceği konusunda bilgilendirdiğini söyledi.
Reuters’e göre Afganistan, göçmenlerden ve yurtdışındaki işçilerden gelen havalelere büyük ölçüde güveniyor. Nitekim bu havaleler gayri safi yurtiçi hasılanın yaklaşık yüzde dördünü oluşturuyor.
Dünyanın en büyük para transferi şirketleri Western Union ve MoneyGram, Taliban’ın 15 Ağustos’ta iktidarı ele geçirmesinin ardından bu hizmetleri askıya alarak, günlük yaşamları için onlara bağımlı olan birçok aileye para akışını durdurdu.
Bu durum, ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Victoria Nuland’ın Çarşamba günü yaptığı açıklamada, konuşan devletlerin Taliban’ın sözlerini değil eylemlerini yargılayacağını söylediği sırada yaşandı.
Nuland, “Onların sözlerini değil, eylemlerini ele alacağız. Dolayısıyla geçmiş eylemlerine dayanarak kanıtlayacakları çok şey var. Eğer Afganistan’ı geçen seferki iktidardan tamamen farklı bir şekilde yönetebilirlerse, kazanacakları çok şey olacak” dedi.
Avrupa Komisyonu’nun Asya ve Pasifik direktörü Gunnar Wiegand, AB’nin kapsayıcı bir hükümet oluşturmadan, insan haklarına saygı göstermeden ve yardım görevlilerine sınırsız erişim sağlamadan Afganistan’daki İslamcı hareketi resmen tanımayacağını söyledi.
Reuters ajansına göre, “(AB) üye devletlerinde ve G7 bağlamında Taliban’la başa çıkmamız gerektiğine hiç şüphe yok... Taliban’ı etkilememiz gerekiyor” diyen Brüksel’deki Avrupa Parlamentosu üyeleri, “Ancak bu yeni oluşumu tanımak veya resmi ilişkiler kurmak için acele etmeyeceğiz” ifadelerini kullandı.

 


İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.


Netanyahu: İran, İsrail'e saldırırsa "hayal edilemez" bir karşılıkla yüzleşecek

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
TT

Netanyahu: İran, İsrail'e saldırırsa "hayal edilemez" bir karşılıkla yüzleşecek

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD Başkanı Donald Trump'ın Tahran'a karşı askeri harekât olasılığına tekrar işaret etmesinin ardından, ülkesinin İran'ın saldırısına güçlü bir şekilde karşılık vereceği uyarısında bulundu.

Netanyahu, askeri bir tören sırasında televizyonda yayınlanan konuşmasında, "Eğer bize saldırma hatasını yaparlarsa, hayal bile edemeyecekleri bir karşılık alacaklar" dedi.

Trump, bir anlaşmaya varılmadığı takdirde İran'ı bombalamakla defalarca tehdit etti ve bölgeye iki uçak gemisi, savaş gemileri ve uçaklar göndererek saldırı olasılığını artırdı.

dfvgthy
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, (AP)

İsrail Başbakanı, Gazze Şeridi'nin silahsızlandırılmasından önce yeniden inşa edilmeyeceğini belirterek, "Müttefikimiz Amerika Birleşik Devletleri ile Gazze silahsızlandırılmadan önce yeniden inşa edilmeyeceği konusunda anlaştık" dedi. Başkan Trump'ın temsilcisi Steve Witkoff da dahil olmak üzere Amerikalı yetkililer, somut ilerleme kaydedildiğini ve Hamas'ın silahlarını bırakması için baskı altında olduğunu vurguladı. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre İsrail, Hamas'tan küçük kalibreli kişisel silahların müsadere edilmesi de dahil olmak üzere geniş kapsamlı kısıtlamalar getirme tehdidinde bulundu.