İlham Ahmed: ABD'nin Suriye'deki varlığı siyasi çözümün garantisidir

Şarku’l Avsat’a konuşan Ahmed, Moskova’dan Şam ile aralarında arabuluculuk yapmasını istediğini söyledi.

Demokratik Suriye Meclisi (DSM) Yürütme Kurulu Başkanı İlham Ahmed (Şarku’l Avsat)
Demokratik Suriye Meclisi (DSM) Yürütme Kurulu Başkanı İlham Ahmed (Şarku’l Avsat)
TT

İlham Ahmed: ABD'nin Suriye'deki varlığı siyasi çözümün garantisidir

Demokratik Suriye Meclisi (DSM) Yürütme Kurulu Başkanı İlham Ahmed (Şarku’l Avsat)
Demokratik Suriye Meclisi (DSM) Yürütme Kurulu Başkanı İlham Ahmed (Şarku’l Avsat)

Demokratik Suriye Meclisi (DSM) Yürütme Kurulu Başkanı İlham Ahmed, ABD Yakın Doğu Asya İşlerinden Sorumlu Dışişleri Müsteşar Vekili Joey Hood ile görüşmesinin detaylarını Şarku’l Avsat’a anlattı.
Ahmed, Hood ile görüşmesinde, ABD’nin Kuzeydoğu Suriye’deki varlığının siyasi uzlaşmalara varmanın garantisi olduğunu ilettiğini söyledi. Ahmed’in bu açıklaması, Hood’un daha önce sanal ortamda düzenlenen bir toplantı sırasında ABD güçlerinin Suriye’den çekilmeyeceğini ve DEAŞ ile savaşmak için operasyonlarını sürdüreceğini vurgulamasının ardından geldi.
Ahmed’in aktardığına göre Hood, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) 2254 sayılı kararının bir uygulaması olarak, Washington’un Suriyelilerin siyasi uzlaşıya varmalarına yardım etmek için askeri güçlerini Fırat’ın doğusunda tutmaya bağlı kaldığını yineledi. Ahmed, “ABD tarafına, Suriye’ye henüz siyasi çözümün gelmediğini ve ABD’nin (Suriye’deki) varlığının siyasi uzlaşmalara varmanın garantisi olduğunu söyledik. ABD’nin çekilme kararı alması halinde, ABD garantörlüğünün ortadan kalkması bölgenin geleceği için tehlikeli olacaktır” diye konuştu.
Ahmed, ABD’nin Afganistan’dan çekilmesine ilişkin bir soruya, “(ABD’nin) çekilmesi bir çeşit zaafiyet yaratacak. Fakat biz eski tecrübelerden faydalanarak daima alternatifler arıyoruz. Halkımızın kazanımlarını korumak ve bu kazanımların ikinci kez kesintiye uğramasını önlemek için müttefiklerimizin ve alternatiflerimizin olması gerektiğini düşünüyoruz. Kuzeydoğu Suriye heyeti Hood’a, ABD’nin çekilme kararı alması halinde bunun, üzerinde çalışılmış bir plana bağlı takvim çerçevesinde olması gerektiğini bildirdi. Böylece bölgenin kaderi hakkında kalıcı siyasi çözümlere ve uzlaşılara varmış olacağız” diye yanıt verdi.
Rusya ile ilişkilere de değinen Ahmed, “Rusya Dışişleri, Rusya Savunma Bakanı, Hmeymim Üssü’ndeki Rus Kuvvetleri Komutanlığı ve bölgede konuşlanan Rus (kontrol) noktaları ile en üst düzeyde ilişkilere sahibiz. Bu diyaloglar kesilmedi ve yerel koordinasyon sürüyor. (Rusya ile yapılan) önceki toplantılarda Suriye çözümüne ilişkin bakış açımızı sunduk ve onlarla doğrudan diyaloğa girdik. Aynı şekilde müzakere masasına oturmak ve askıdaki meseleleri barışçıl yolla çözmek için rejim ile aramızda arabuluculuk yapmasını talep ettik” dedi. Ancak bu girişimin sonuç vermediğine işaret eden Ahmed, “Suriye’deki çatışmada onlardan (Ruslardan) tarafsız bir rol görmedik. Onlar daha çok rejimin tarafında yer aldılar. Bu da arzu edilen herhangi bir sonuca ulaşamamanın doğrudan sebebiydi” ifadesini kullandı. DSM Başkanlığı’ndan oluşan bir heyetin, bu yılın başında hükümet ile resmi bir toplantı gerçekleştirdiğini hatırlatan Ahmed, bu toplantıdan sonra hükümet ile ikinci bir toplantı veya görüşme yapmadıklarını belirtti.
Kapsamlı bir siyasi çözüme kapı açacak, Suriye’de yaşayan veya yurtdışında bulunan tüm vatandaşları memnun edecek gerçek bir siyasi sürece dahil olması noktasında Suriye rejimine baskı uygulamak için muhalif bileşenler arasındaki diyaloğu ve ortak bir fikir birliğine ulaşmayı desteklediklerini belirten Ahmed, DSM ve Suriyeli aktörlerin tüm muhalif kesimleri kapsayacak genel bir konferans düzenlemek için çalıştığını bildirdi.
Ahmed, “Rejimin politikalarıyla mücadele etmek ve rejime siyasi çözümü dayatmak için uyumlu bir blok oluşturmak amacıyla muhalif kesimlere genel bir konferans düzenlemeyi teklif ettik. Muhalefetin, tüm muhalifleri temsil edecek bir yapının kurulmasına acil ihtiyacı var. Barışa çağırdığımızı ve siyasi çözümler istediğimizi anlatmak için İdlib halkı ve iç kesimlerdeki şehirlerle: Şam, Humus, Hama ve Kuneytra ile temas kurmak istiyoruz” ifadelerini kullandı. Ahmed bu kapsamda muhalefet kanadında yer alan Suriye Ulusal Koalisyonu ve Suriye Müzakere Heyeti’ne “siyasi muhalefet saflarını birleştirmeye ve herkesi temsil eden muhalif bir siyasi organ oluşturmaya çalışmak için gösterdikleri çaba ve gayretlere katılma” çağrısında bulundu.
Ahmed, “DSM, Suriye’nin güneyindeki saha gelişmelerini ve Rusya ile İran’ın desteğini alan rejimin silah gücüyle Dera’da devlet otoritesini dayatma çabalarını endişeyle takip ediyor. Rejimin, askeri seçeneği izlemekte ısrar etmesi onun başarısızlığını kanıtlıyor. Sözde uzlaşı ve çözümler krizin çözümü için uygun bir seçenek olmayacak. Bu seçeneği, ülkede gerçek anlamda istikrar ve çözümü sağlamanın tek yolu olan siyasi diyaloğun doğru bir alternatifi olarak görmüyoruz” dedi.
Suriye’nin kuzeyinde Suriye Demokratik Güçleri’ne (SDG) ait mevzilere ve bölgelere yönelik Türkiye’nin artan operasyonları hakkında konuşan Ahmed, ABD Dışişleri Müsteşar Vekili Joey Hood’un, bölgede konuşlu tüm taraflardan gerginliği düşürme ve çözüme ulaşmanın gerekliliğine bağlı kalmalarını istediğini aktardı.



ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
TT

ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)

Suriye kaynakları Şarku’l Avsat'a, ABD arabuluculuğuyla Suriye'nin güneyindeki Süveyda vilayetinde bir esir takası konusunda görüşmelerin devam ettiğini doğruladı.

İl yönetiminin medya ilişkileri direktörü Kuteyba Azzam, Suriye hükümeti ile Şeyh el-Akl ve Hikmet el-Hicri'ye bağlı "Ulusal Muhafız Kuvvetleri" arasında, esir takası anlaşmasına varılması amacıyla görüşmelerin yapıldığını belirtti.

Medyada yer alan haberlere göre ABD elçisi Tom Barrack'ın ofisi, 2025 yazındaki olaylardan bu yana Şam kırsalında gözaltında tutulan Süveyda'dan 61 sivilin serbest bırakılması karşılığında, Savunma ve İçişleri Bakanlıklarından "Ulusal Muhafızlar" tarafından Süveyda'da tutulan 30 mahkumun teslim edilmesini içeren anlaşmanın sonuçlandırılması için her iki taraftan da onay aldı.

Süveyda Valisi Mustafa Bakur, geçen ay Suriye hükümetinin bu sivilleri aşiret güçlerinden teslim aldığını ve takas ayarlamak üzere gözaltına aldığını duyurdu.

Geçtiğimiz temmuz ayındaki olaylardan dolayı gözaltına alınanların serbest bırakılması, geçen eylül ayında Şam'dan Amerikan ve Ürdün'ün desteğiyle açıklanan "yol haritasının" maddelerinden biridir.


Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.