İsrail hapishanesinden kaçan altı Filistinli tutuklu kim?

Altı tutuklunun kaçışını kutlamak için El-Halil’de yürüyüş yapan Filistinliler (EPA)
Altı tutuklunun kaçışını kutlamak için El-Halil’de yürüyüş yapan Filistinliler (EPA)
TT

İsrail hapishanesinden kaçan altı Filistinli tutuklu kim?

Altı tutuklunun kaçışını kutlamak için El-Halil’de yürüyüş yapan Filistinliler (EPA)
Altı tutuklunun kaçışını kutlamak için El-Halil’de yürüyüş yapan Filistinliler (EPA)

Dün İsrail hapishanesinden Hollywood filmlerini aratmayacak bir kaçış planıyla firar eden altı Filistinli tutuklunun, İslami Cihad ve El Fetih hareketlerinin üyeleri oldukları öğrenildi. Kaçan Filistinlilerin haklarında, İsrail’de bazı hedeflere saldırılar düzenlemekle ilgili suçlamalar bulunuyor.
Altı Filistinli firari hakkında elde edilen bilgiler ise şöyle:

Zekeriya ez-Zebidi: El Fetih’in silahlı kanadı El-Aksa Şehitleri Tugayı  liderlerinden biriydi. 2000-2005 yılları arasındaki ikinci Filistin İntifadası sırasında aktif rol aldı.
Zebidi, 2007 yılında İsrail'in ismini arananlar listesinden çıkarma anlaşması karşılığında silahlarını bırakma sözü verdi. Ancak İsrail İç Güvenlik Servisi'nin (Şin Bet) yaptığı açıklamaya göre Zebidi’nin birkaç saldırı gerçekleştirmesinin ardından anlaşma geçerliliğini yitirdi.
Zebidi’nin 2019 yılında tutuklanmasının ardından Şin Bet, kendisinin ve işgal altındaki Doğu Kudüs'ten bir avukat olan ortağının, Kasım 2018 ile Ocak 2019 tarihleri arasında Ramallah bölgesindeki yerleşimlerin yakınındaki İsraillilere ait sivil otobüsleri hedef alan bir dizi silahlı saldırı düzenlemek amacıyla Filistin Yönetimi’ne ait resmi bir aracı kullandıklarını öne sürdü.

Batı Şeria'nın kuzeyindeki Cenin Mülteci Kampı’ndan olan Zebidi, daha önce de Filistin Yönetimi tarafından 2002 yılında kalp krizi nedeniyle ölen Cenin Valisi Kaddura Musa'nın evine düzenlenen silahlı saldırıya katılmakla suçlanmıştı.
Ramallah Asliye Ceza Mahkemesi, tutukluluk koşullarını protesto etmek için açlık grevine başlaması üzerine hakkında beraat kararı verdi ve Zebidi, 2012 yılında serbest bırakıldı.

Mahmud Abdullah el-Ârida: Batı Şeria'nın kuzeyindeki Cenin'in bölgesinin güneybatısındaki Arraba beldesinden olan Ârida , uzun zamandır İran'la bağlantıları olduğu iddia edilen Filistin'in önde gelen silahlı gruplarından biri olan İslami Cihad Hareketi’ne üye.
el-Ârida 1992 yılında hapse atıldıktan sonra 1994 yılında Oslo Barış Anlaşmaları'nın imzalanmasının ardından serbest bırakıldı.
Ancak Ârida sadece birkaç ay sonra 1996 yılında İslami Cihad Hareketi’nin üstlendiği İsrail'e karşı düzenlenen saldırılar nedeniyle yeniden tutuklandı ve müebbet hapis cezasına çarptırıldı.
Ârida, İslami Cihad Hareketi’nin internet sitesinde yer alan biyografisine göre tutukluluk süresince çok sayıda kitap kaleme aldı. Ârida, 2014 yılında da Gilboa (Şata) Hapishanesi’nden kaçmak için bir tünel kazması nedeniyle hücre hapsine alınmıştı.
Ârida , diğer tutuklularla birlikte firar ettiği güne kadar Gilboa Hapishanesi’nde İslami Cihad Hareketi’nin liderlerinden biri oldu. Yerel basın, hakkında müebbet hapis cezası kararı olan Ârida’nın kaçış planının beyni olduğunu aktardılar.
Mahmud el-Ârida, İsrail askerlerine molotof kokteyli atmakla ünlü olmadan önce Batı Şeria'nın kuzeyinde, İslami Cihad Hareketi’nin genç destekçileri için örnek bir dergi çıkardı.

Ârida, 2002 yılındaki İkinci Filistin İntifadası sırasında İslami Cihad Hareketi’nin askeri kanadındaki rolü nedeniyle İsrail ordusu tarafından tutuklandı ve müebbet hapis cezasına çarptırıldı.
İslami Cihad’ın internet sitesindeki biyografisinde Ârida’nın, üniversite eğitimini tamamladığı aktarıldı. Gazze Şeridi'ndeki El Aksa Üniversitesi tarih bölümünden yazışma yoluyla diplomasını alan Ârida, Kahire Üniversitesi’nde de aynı yöntemle kamu yönetimi alanında yüksek lisans yaptı.

Yakub Mahmud Kadri: Cenin'in güneybatısındaki Bir el-Başa beldesinde doğan Yakub Kadri, 2003 yılından beri İsrail hapishanelerinde tutuklu bulunuyor. Kadri, 2002 yılında İsrailli yerleşimcilere düzenlenen saldırıya katıldığı gerekçesiyle müebbet hapis cezasına çarptırıldı.
Şarku’l Avsat’ın Fransız Haber Ajansı AFP’den aktardığı habere göre silahlı saldırı bir İsraillinin ölümüne ve Havat Şakid yerleşim birimi yakınlarındaki bir yolda aracını sürmekte olan Rumen uyruklu bir kişinin yaralanmasına neden oldu.

Eyhem Fuad Kemamci: Cenin'in kuzeybatısındaki Kefer Dan köyünden olan Kemamci, 2006 yılında İsrailli yerleşimci Eliyahu Aşeri'yi kaçırmak ve öldürmekten tutuklanarak ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı.
Kemamci, üyesi olduğu İslami Cihad Hareketi’ne göre mide ve bağırsaklarından hastaydı ve İsrail Hapishane Hizmetleri tarafından doğru bir şekilde tedavi edilmiyordu.

Yakub Nufeyat: İslami Cihad Hareketi’nin önde gelen üyelerinden biri olan Nufeyat, Cenin'in Ya'bad beldesinden. Silahlı hareketteki faaliyeti nedeniyle geçen 2020 yılından beri tutuklu olan Nufeyat, kaçmadan önce mahkemenin hakkında vereceği kararı bekliyordu.

Muhammed Kasım el-Ârida: Cenin’e bağlı Arraba beldesinde doğan 39 yaşındaki Ârida, 2002 yılında İsrail tarafından kurulan bir pusuyla tutuklandı. Ardından aynı yılın Mart ayının ortalarında serbest bırakıldı. Yine 2002 yılının Mayıs ayında Ramallah'ta bir kez daha tuzağa düşürülerek tutuklanan Ârida, müebbet hapis cezasına çarptırıldı.



ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
TT

ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)

Suriye kaynakları Şarku’l Avsat'a, ABD arabuluculuğuyla Suriye'nin güneyindeki Süveyda vilayetinde bir esir takası konusunda görüşmelerin devam ettiğini doğruladı.

İl yönetiminin medya ilişkileri direktörü Kuteyba Azzam, Suriye hükümeti ile Şeyh el-Akl ve Hikmet el-Hicri'ye bağlı "Ulusal Muhafız Kuvvetleri" arasında, esir takası anlaşmasına varılması amacıyla görüşmelerin yapıldığını belirtti.

Medyada yer alan haberlere göre ABD elçisi Tom Barrack'ın ofisi, 2025 yazındaki olaylardan bu yana Şam kırsalında gözaltında tutulan Süveyda'dan 61 sivilin serbest bırakılması karşılığında, Savunma ve İçişleri Bakanlıklarından "Ulusal Muhafızlar" tarafından Süveyda'da tutulan 30 mahkumun teslim edilmesini içeren anlaşmanın sonuçlandırılması için her iki taraftan da onay aldı.

Süveyda Valisi Mustafa Bakur, geçen ay Suriye hükümetinin bu sivilleri aşiret güçlerinden teslim aldığını ve takas ayarlamak üzere gözaltına aldığını duyurdu.

Geçtiğimiz temmuz ayındaki olaylardan dolayı gözaltına alınanların serbest bırakılması, geçen eylül ayında Şam'dan Amerikan ve Ürdün'ün desteğiyle açıklanan "yol haritasının" maddelerinden biridir.


Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.