Lübnan'da Kovid-19 kısıtlamalarına direnen lokanta ve kafeler akaryakıt krizine yenik düştü

Arşiv_AA
Arşiv_AA
TT

Lübnan'da Kovid-19 kısıtlamalarına direnen lokanta ve kafeler akaryakıt krizine yenik düştü

Arşiv_AA
Arşiv_AA

Lübnan'da ekonomik kriz ve yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını kısıtlamaları nedeniyle yaklaşık 2 yıldır iş yapamayan restoran ve kafeler, yaz aylarında hayatı felç eden akaryakıt kriziyle dayanma güçlerini kaybetti.
Kovid-19 salgını ve 4 Ağustos 2020'de Beyrut Limanı'nda meydana gelen patlamanın yol açtığı yıkımın ardından bir yıldan uzun süredir devam eden yönetim boşluğu, Lübnan'da 2019'da patlak veren ekonomik krizi her geçen gün daha da derinleştirmeye devam ediyor.
Yoksulluk ve işsizlik rakamlarının giderek yükseldiği Lübnan, yaz mevsiminin gelmesiyle ekonomisini ayakta tutan en büyük sektörlerinden biri olan turizm gelirleri ile rahatlamayı bekliyordu.
Ancak döviz likidite sorununa bağlı olarak birkaç aydır devam eden akaryakıt krizi, ülke genelinde elektrik kesintilerinin 22 saati bulmasına ve ulaşımın ciddi anlamda aksamasına sebep oldu.
Yazın başından beri süren elektrik kesintileri ile akaryakıt krizi, restoran ve kafeler başta olmak üzere turizm sektörüne bağlı çalışan çok sayıda işletmeyi kapanmaya zorladı.
Başkent Beyrut'un en işlek bölgelerinden Hamra'da bile akaryakıt krizinden sonra birçok restoran ve kafe kapandı. Birkaç hafta önce kapanan caddenin meşhur restoranlarından birinin önüne, "Ülkedeki felaket ve mazot krizi nedeniyle ikinci bir duyuruya kadar çalışmalarımıza ara verdik" yazılı bir afiş asıldı.
Sosyal İşler ve Turizm Bakanı Remzi Muşerrefiye de elektrik kesintileri ve akaryakıt krizinin turizm sektörünü derinden etkilediğini belirtti.

Lübnan'daki lokanta ve kafelerin yüzde 35'i kapandı
Lübnan'daki Restoran ve Kafe Sahipleri Sendikası Üyesi Semir Yakup, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ülkedeki lokanta ve kafelerin yüzde 35'inin akaryakıt krizi nedeniyle kapandığını, geriye kalanların ise yetersiz yakıt ve elektrik kesintilerinden dolayı sadece belli saatlerde hizmet verdiğini söyledi.
Kovid-19 salgını ve yerel para biriminin dolar karşısında yaşadığı değer kaybından sonra hiç beklemedikleri akaryakıt krizine yakalandıklarını dile getiren Yakup, halihazırda mazot ve elektrik krizinin işletmelerin faaliyetini etkilediği gibi benzin krizinin de ulaşım sektörünü vurduğuna dikkati çekti.
Benzin krizi nedeniyle çalışanların işlerine gitme konusunda sorunlar yaşadığına vurgu yapan Yakup, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Ulaşım çok zorlaştı ve tüm bunlar da turizm sektörünü etkiledi. Bugün Lübnan'a seyahat etmek isteyen biri, hem rahatlamayı hem de ülkenin farklı bölgelerini görmek için ulaşımı düşünür. Ancak mazot, benzin ve elektrik olmayınca ne yapabilir ki?"
Lübnan'da ekonomik krizden önce yaklaşık 200 bin kişinin istihdam edildiği turizm sektörünün yıllık gelirinin 10 milyar doları bulduğuna dikkati çeken Yakup, turizm sektörünün bu yıl yüzde 50 zarar edebileceğini aktardı.
Kovid-19 salgınına karşı kısıtlamalar döneminde turizm sektörünün çok büyük zarar ettiğini ifade eden Yakup, umutla bekledikleri yaz mevsiminin gelmesiyle başlayan akaryakıt krizinin sektöre daha büyük darbe vurduğunu kaydetti.

Mazot karaborsadan temin ediliyor
Turizm İşletmeleri Sendikası Sekreteri Gassan Abdullah da turizm sektöründe henüz kapıya kilit vurmayan işletmelerin de tüketim ürünlerindeki aşırı maliyet artışından dolayı faaliyete devam etmelerinin gittikçe zorlaştığını belirtti.
İşletmelerin devletin sübvanse ettiği akaryakıtı bulamadığını ve mazotu karaborsadan çok daha yüksek fiyatlarla aldığını anlatan Abdullah, devletin 98 bin Lübnan lirası olarak fiyatlandırdığı 20 litrelik mazotun halihazırda karaborsada 350-400 bin liradan satıldığına işaret etti.
Abdullah, geçen yıl yaz mevsimini salgın kısıtlamaları nedeniyle kapalı geçirdiklerini, bu yaz geçen yıla göre daha iyi olsa da kârdan zarar ettiklerini dile getirdi.

Beyrut'un en işlek caddesi Hamra'da kapanan lokantalar
Başkent Beyrut'un en işlek caddelerinin başında gelen Hamra'da 40 yıldır lokanta işleten Ali Saad, akaryakıt krizinden sonra komşu 3 restoranın kapandığını ve kendisinin de buna mecbur kalmaktan korktuğunu söyledi.
Elektrik kesintileri ve yakıt krizinin yanı sıra tüp gaz ve içme suyu bulamadıkları zamanlar olduğunu aktaran Saad, ayrıca maliyetleri artan tüketim ürünlerini bile temin etmekte geciktiklerini anlattı.
Tüm bu zorlukların yanında müşteri sayısında da büyük düşüş olduğunu vurgulayan Saad, mevcut krizler gölgesinde bir sonraki gün lokantasını açıp açamayacağını bilmeden direnmeye çalıştığını kaydetti.



Irak, Suriye'ye roketli saldırı düzenledikleri iddiasıyla 4 kişiyi gözaltına aldı

Suriye'nin Haseke kentindeki Tel Bider Askeri Üssü, 8 Haziran 2025 (Reuters)
Suriye'nin Haseke kentindeki Tel Bider Askeri Üssü, 8 Haziran 2025 (Reuters)
TT

Irak, Suriye'ye roketli saldırı düzenledikleri iddiasıyla 4 kişiyi gözaltına aldı

Suriye'nin Haseke kentindeki Tel Bider Askeri Üssü, 8 Haziran 2025 (Reuters)
Suriye'nin Haseke kentindeki Tel Bider Askeri Üssü, 8 Haziran 2025 (Reuters)

Irak, dün akşam, bir gün önce Suriye'nin kuzeydoğusundaki bir askeri üsse roketli saldırı düzenleyen dört kişiyi gözaltına aldığını duyurdu.

Irak Silahlı Kuvvetler Genel Komutanlığı Sözcüsü Sabah Numan yaptığı açıklamada şunları söyledi:

“Pazartesi akşamı, yasadışı unsurlar Rabia bölgesinden Kia marka bir araçla Suriye topraklarına doğru bir dizi roket fırlattı."

Irak güvenlik güçlerinin ‘dört faili yakalayıp aracı ele geçirdiğini ve soruşturma için ilgili makamlara sevk ettiğini’ belirtti.

Irak Başbakanlığı ise Salı akşamı, yetkililerin Suriye'nin kuzeydoğusundaki bir askeri üsse düzenlenen roket saldırısına karıştıkları şüphesiyle dört kişiyi gözaltına aldığını doğruladı.

Iraklı iki güvenlik kaynağı pazartesi günü Reuters’a, Irak'ın Rabia beldesinden Suriye'nin kuzeydoğusundaki bir ABD askeri üssüne en az yedi füze atıldığını söyledi. Suriye ordusu, bundan birkaç saat sonra, ülkenin kuzeydoğusundaki Haseke'deki askeri üslerinden birinin füze saldırısına uğradığını duyurdu. Ancak üssün Amerikan üssü olup olmadığına veya burada Amerikan güçlerinin olup olmadığına dair herhangi bir açıklama yapmadı.

Suriye Savunma Bakanlığı, bu ayın başlarında, 2014 yılından beri DEAŞ ile savaşmak için Washington liderliğindeki Uluslararası Koalisyon güçlerinin çekilmesinin ardından, ordu güçlerinin Rumeylan Askeri Üssü’nü ele geçirdiğini açıklamıştı.


Irak Kürdistanı: İran, Peşmerge güçlerine yönelik bombalamanın "yanlışlıkla" gerçekleştiğini belirtti

Erbil'de bir yerleşim bölgesinin üzerinde hava savunma sistemlerinin bir füze veya İHA’yı engellemesi sonucu pencereleri kırılan binadaki hasarını inceleyen sakinler (Arşiv- AFP)
Erbil'de bir yerleşim bölgesinin üzerinde hava savunma sistemlerinin bir füze veya İHA’yı engellemesi sonucu pencereleri kırılan binadaki hasarını inceleyen sakinler (Arşiv- AFP)
TT

Irak Kürdistanı: İran, Peşmerge güçlerine yönelik bombalamanın "yanlışlıkla" gerçekleştiğini belirtti

Erbil'de bir yerleşim bölgesinin üzerinde hava savunma sistemlerinin bir füze veya İHA’yı engellemesi sonucu pencereleri kırılan binadaki hasarını inceleyen sakinler (Arşiv- AFP)
Erbil'de bir yerleşim bölgesinin üzerinde hava savunma sistemlerinin bir füze veya İHA’yı engellemesi sonucu pencereleri kırılan binadaki hasarını inceleyen sakinler (Arşiv- AFP)

Irak Kürdistan Bölgesi Başkanı Neçirvan Barzani, İran'ın dün 6 kişinin ölümüne neden olan Peşmerge güçlerine yönelik iki balistik füze saldırısının "yanlışlıkla" yapıldığını "itiraf ettiğini" açıkladı.

Barzani, Erbil ilinin Soran ilçesinde ölenler için düzenlenen taziye töreninde yerel televizyon kanallarına şunları söyledi: «Bu olay meydana gelir gelmez İran ile temasa geçtik; onlar da bunun bir hata sonucu olduğunu kabul ettiler ve konuyla ilgili soruşturma açacaklarına söz verdiler.» Bu iki saldırı, savaşın başlamasından bu yana Bölgesel Hükümet'e bağlı Peşmerge güçleri arasında can kaybına yol açan ilk saldırılar olarak kabul ediliyor.

Barzani, bölgenin «komşu ülkelerden hiçbirine, özellikle de tüm komşular arasında İran Cumhuriyeti'ne bir tehdit oluşturmadığını» vurgulayarak, «Biz bu savaşın bir parçası değildik ve olmayacağız» ifadelerini kullandı.


Lübnan, İran Büyükelçisine ve müdahalesine “kırmızı kart” gösterdi

Cumhurbaşkanı Joseph Avn, bu ayın başlarında Dışişleri Bakanı Yusuf Recci’yi kabul etti (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)
Cumhurbaşkanı Joseph Avn, bu ayın başlarında Dışişleri Bakanı Yusuf Recci’yi kabul etti (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)
TT

Lübnan, İran Büyükelçisine ve müdahalesine “kırmızı kart” gösterdi

Cumhurbaşkanı Joseph Avn, bu ayın başlarında Dışişleri Bakanı Yusuf Recci’yi kabul etti (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)
Cumhurbaşkanı Joseph Avn, bu ayın başlarında Dışişleri Bakanı Yusuf Recci’yi kabul etti (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)

Lübnan dün, İran’ın Beyrut Büyükelçisine ve ülkesinin Lübnan iç işlerine müdahalesine karşı ‘kırmızı kart’ gösterdi. Lübnan Dışişleri Bakanlığı, İran Büyükelçisi Muhammed Rıza Şibani’yi ‘istenmeyen kişi’ ilan ederken ona önümüzdeki pazar gününe kadar ülkeyi terk etmesi için süre tanıdı.

Karar, Dışişleri Bakanı Yusuf Recci tarafından alınmış olsa da Şarku’l Avsat’a konuşan Lübnanlı yetkili bir kaynak, kararın Cumhurbaşkanı Joseph Avn ve Başbakan Nevvaf Selam ile istişare edilerek alındığını doğruladı.

Kararın Dışişleri Bakanı’nın yetki alanına girdiğini, ancak ilişkilerin kesilmesinin Bakanlar Kurulu'nun yetki alanına girdiğini belirten kaynak, İran'ın ‘Lübnan'ın istikrarını ve dostlarıyla ilişkilerini tehdit eden’ tutumunun devam etmesi halinde bu senaryonun nihayetinde gündeme gelebileceğine dikkat çekti.

Lübnan Dışişleri Bakanlığı, Büyükelçi Şibani'nin akreditasyonuna verilen onayın geri çekilmesinin ‘İran ile diplomatik ilişkilerin kesilmesi olarak değerlendirilemeyeceğini, aksine büyükelçinin Lübnan'da atanmış bir büyükelçi olarak diplomatik ilişkilerin kurallarına ve gerekliliklerine uymaması nedeniyle alınan bir önlem olduğunu’ açıkladı.

İç krizin bir göstergesi olarak, karar Şii İkilisi dışında Lübnan'daki siyasi güçler tarafından memnuniyetle karşılandı. Şarku’l Avsat’a konuşan Şii İkilisi’nden (Hizbullah ve Emel Hareketi) kaynaklar, büyükelçiden kalmasını istediklerini ve ‘ayrılmayacağını’ doğruladı.

Hizbullah, kararı ‘büyük bir günah’ olarak nitelendirirken, Meclis Başkanı Nebih Berri, yakın çevresinden sızan bilgiler ‘büyük bir rahatsızlık’ olduğuna işaret ederken, yorum yapmaktan kaçındı.

Öte yandan Beyrut'un kuzeyindeki Keservan bölgesi üzerinde önlenen bir İran füzesinin parçalarının düşmesi, Cünye bölgesinin savaştan uzak bir bölge olması nedeniyle geniş çaplı endişe yarattı.