Suudi Arabistan, 11 Eylül saldırılarıyla ilgili belgelerin gizliliğinin kaldırılmasını memnuniyetle karşıladı

Suudi Arabistan, 11 Eylül saldırılarıyla ilgili belgelerin gizliliğinin kaldırılmasını memnuniyetle karşıladı
TT

Suudi Arabistan, 11 Eylül saldırılarıyla ilgili belgelerin gizliliğinin kaldırılmasını memnuniyetle karşıladı

Suudi Arabistan, 11 Eylül saldırılarıyla ilgili belgelerin gizliliğinin kaldırılmasını memnuniyetle karşıladı

Suudi Arabistan’ın Washington Büyükelçiliği, 11 Eylül 2001’de ABD’ye yönelik terör saldırılarına ilişkin gizli belgelerin yayınlanmasını memnuniyetle karşılayarak, Riyad’ın saldırılarda suç ortağı olduğuna dair herhangi bir iddianın yanlış olduğunu vurguladı.
Büyükelçiliğin internet sitesinde yer alan açıklamada, “20 yıl önceki o korkunç günden beri, Suudi Arabistan liderliği, ABD’nin saldırılara yönelik soruşturmayla ilgili tüm materyallerin gizliliğinin kaldırılması için sürekli çağrıda bulundu” denildi.
Suudi Arabistan’ın uzun süredir 11 Eylül trajedisiyle ilgili şeffaflık çağrısında bulunduğuna dikkat çekilen açıklamada şu ifadelere yer verildi;
“11 Eylül Komisyonu ve ‘28 sayfa’ adı verilen belgelerin yayınlanması da dahil olmak üzere önceki soruşturmaların ortaya koyduğu gibi, Suudi Arabistan hükümeti ya da yetkililerinin terör saldırısını önceden bildiğine ya da bu saldırıların planlanması ve uygulanmasına müdahil olduğuna dair hiçbir kanıt yoktur. Suudi Arabistan’ın 11 Eylül saldırılarına müdahil olduğuna dair tüm suçlamalar yalandır.”
ABD’nin şu ana kadar ki dört yönetiminin de teyit ettiği gibi, Suudi Arabistan’ın yakın müttefiki ve ortağı olan ABD’ye karşı işlenen talihsiz suçları tereddütsüz bir şekilde kınadığına vurgu yapılan açıklama şöyle devam etti;
“Suudi Arabistan, ideolojisi ve eylemleriyle El Kaide’nin temsil ettiği kötülüğü çok iyi biliyor. ABD ile birlikte 11 Eylül saldırılarından önce bile El Kaide’nin en büyük hedefiydi.  Suudi Arabistan terör ve radikalizmin tüm tezahürleriyle mücadele etmek için hiçbir çabadan kaçınmadı. Suudi Arabistan, terörün finansmanını engelleme çabaları, hem kamusal alanda hem de internette radikal ideolojiye karşı kapsamlı stratejileri de dahil olmak üzere terörle mücadele sicilinden gurur duyuyor.”
Suudi Arabistan’ın ABD için önemli bir terörle mücadele ortağı olduğunun altı çizilen açıklamada, ABD ve Suudi Arabistan’ın Irak, Suriye, Yemen gibi ülkelerde DEAŞ’a karşı birlikte mücadele verdiğine dikkat çekilerek, Arap Yarımadası’nda El Kaide’ye, Yemen’de ise DEAŞ’a ciddi yenilgi yaşatıldığı belirtildi.
Büyükelçiliğin açıklamasında ayrıca şöyle denildi;
“Suudi Arabistan ve ABD’nin son 20 yılda terör planlarını bozmak ve engellemek için koordineli çalışması, şüphesiz binlerce Suudi ve ABD’linin hayatını kurtardı ve dünyayı daha güvenli bir yer haline getirdi. Terörizmin, kurban olan masum erkekler, kadınlar ve çocuklar üzerindeki dehşet ve kalıcı etkisinin ilk elden tanığı olarak Suudi Arabistan, o unutulmaz günde sevdiklerini kaybeden ailelerin tarif edilemez acıları ve yaşadığı zorlukları anlıyor. Düşüncelerimizde ve dualarımızda kalmaya devam ediyorlar.”
Büyükelçiliğin açıklaması, “Suudi Arabistan, ABD’nin terör saldırılarına ilişkin soruşturmasıyla ilgili her türlü belge ve materyalin gizliliğinin tamamen kaldırılmasına yönelik uzun süredir devam eden desteğini, ancak bu belgelerin tam olarak yayınlanmasının kendisine yönelik asılsız iddiaları sona erdireceği umuduyla yineleyebilir” ifadeleriyle sona erdi.



Suudi Arabistan ekonomisi 2025 yılında yüzde 4,5’lik güçlü bir büyüme kaydetti

Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’ın genel görünümü (Reuters)
Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’ın genel görünümü (Reuters)
TT

Suudi Arabistan ekonomisi 2025 yılında yüzde 4,5’lik güçlü bir büyüme kaydetti

Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’ın genel görünümü (Reuters)
Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’ın genel görünümü (Reuters)

Suudi Arabistan Genel İstatistik Kurumu (GASTAT) tarafından yayımlanan son veriler, ülke ekonomisinin 2025 yılında dikkat çekici bir performans sergilediğini ortaya koydu. Buna göre reel gayrisafi yurt içi hasıla (GSYİH), 2024 yılına kıyasla yüzde 4,5 oranında büyüme kaydetti. Ekonomideki bu ivme özellikle 2025’in dördüncü çeyreğinde daha belirgin hale geldi ve söz konusu dönemde ekonomi yüzde 5 oranında büyüme gösterdi.

GASTAT’ın verilerine göre büyüme tek bir sektörle sınırlı kalmadı; başlıca ekonomik faaliyetlerin tamamında artış yaşandı. Petrol faaliyetleri yüzde 5,7’lik büyümeyle başı çekti. Bu artışın, üretim seviyelerindeki istikrar ve küresel talebin güçlü seyriyle bağlantılı olduğu değerlendiriliyor.

Ekonomik çeşitlendirme kapsamında petrol dışı sektörler de olumlu performansını sürdürdü. Petrol dışı faaliyetler yüzde 4,9 oranında büyüyerek ülkenin ekonomik tabanını genişletmeye ve petrole bağımlılığı azaltmaya yönelik ulusal stratejilerin sonuç verdiğini gösterdi. Hükümet faaliyetleri ise yüzde 0,9 oranında daha sınırlı ancak istikrarlı bir büyüme kaydetti.


Suudi Arabistan: Pezeşkiyan’ın açıklamaları gerçeklerle çelişiyor. İran'ın saldırıları uydurma bahanelerle devam etti

Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'dan bir kare  (SPA)
Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'dan bir kare (SPA)
TT

Suudi Arabistan: Pezeşkiyan’ın açıklamaları gerçeklerle çelişiyor. İran'ın saldırıları uydurma bahanelerle devam etti

Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'dan bir kare  (SPA)
Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'dan bir kare (SPA)

Suudi Arabistan tarafından bugün yapılan açıklamada, İran'ın Suudi Arabistan’a, Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkelerine ve diğer bazı Arap, Müslüman ve dost ülkeye yönelik ‘hiçbir koşulda kabul edilemez ve haklı gösterilemez’ olarak nitelendirilen elim saldırıları kategorik olarak bir kez daha kınandı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı tarafından yayınlanan açıklamada, Suudi Arabistan’ın, güvenliğini ve egemenliğini, vatandaşlarının ve ülkede yaşayan sakinlerin güvenliğini korumak ve saldırıları caydırmak için gerekli tüm önlemleri alma hakkını tam olarak kullandığı teyit etti.

Bakanlık açıklamasında, ‘sivil hedefleri, havaalanları ve petrol tesislerine saldırmanın, yalnızca güvenliği ve istikrarı tehdit etme kararlılığını gösterdiği ve uluslararası sözleşmeler ile uluslararası hukuku açıkça ihlal ettiği’ belirtildi.

Açıklamada ayrıca şu ifadeler yer aldı:

“İran İslam Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı'nın, komşu ülkelere saldırı planları olmadığı ve bu yönde bir kararın Geçici Liderlik Konseyi tarafından alındığının açıklığa kavuşturduğu açıklamasına ilişkin olarak Suudi Arabistan, İran tarafının bu açıklamayı İran Cumhurbaşkanı'nın konuşması sırasında veya sonrasında uygulamaya koymadığını ve hiçbir gerçeğe dayanmayan zayıf argümanlara dayanarak saldırılarına devam ettiğini teyit ediyor. Suudi Arabistan, savaşa katılmak için savaş uçakları ve yakıt ikmal uçakları gönderdiği yönündeki iddialar da dahil olmak üzere bu iddiaların doğru olmadığını zaten açıklamıştı. Oysa bu uçaklar, Suudi Arabistan’ın ve KİK ülkelerinin hava sahasını İran'ın füzeleri ve insansız hava araçlarından (İHA) korumak ve izlemek için hava devriyesi görevi gerçekleştiriyor.”

Suudi Arabistan, İran'ın saldırılarına devam etmesinin gerilimi daha fazla tırmandıracağını vurgulayarak, bunun mevcut ve gelecekteki ilişkiler üzerinde derin bir etki yaratacağını belirtti.

Açıklama şu şekilde sona erdi:

“İran'ın bizlere yönelik mevcut eylemlerinin, daha fazla tırmanıştan kaçınmaya yönelik bir bilgelik ve kendi çıkarları tarafından yönlendirilmediğini vurgulamak isteriz. Böyle bir tırmanışta en büyük kaybeden İran olacaktır.”


Avustralya, diplomatik personelinin ailelerinden BAE'yi terk etmelerini istedi

İran saldırısının ardından Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki Cebel Ali limanından yükselen dumanlar (Arşiv-Reuters)
İran saldırısının ardından Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki Cebel Ali limanından yükselen dumanlar (Arşiv-Reuters)
TT

Avustralya, diplomatik personelinin ailelerinden BAE'yi terk etmelerini istedi

İran saldırısının ardından Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki Cebel Ali limanından yükselen dumanlar (Arşiv-Reuters)
İran saldırısının ardından Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki Cebel Ali limanından yükselen dumanlar (Arşiv-Reuters)

İran'ın Körfez ülkelerini bombalamasıyla Ortadoğu'daki çatışmaların tırmanmasının ardından Avustralya, Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki diplomatik personelinin aile üyeleri ve refakatçilerinden ülkeyi terk etmelerini istedi.

ABD Başkanı Donald Trump, Air Force One uçağında gazetecilere yaptığı açıklamada, küresel enerji fiyatlarının yükselmesine, iş dünyasının aksamasına ve hava trafiğinin engellenmesine yol açan ABD ve İsrail'in İran'a yönelik askeri saldırılarını sona erdirmek için müzakere arayışında olmadığını söyledi.

Avustralya Dışişleri Bakanı Penny Wong, bölgedeki güvenlik durumunun kötüleştiğini belirtti. X platformunda yaptığı paylaşımda, "Seyahat tavsiyelerimiz bu eğilimi yansıtacak şekilde güncellendi. Avustralyalılara BAE'ye seyahat etmemelerini tavsiye etmeye devam ediyoruz" ifadelerini kullandı.

Wong, şu ana kadar bin 700'den fazla Avustralyalının BAE'den ticari uçuşlarla eve döndüğünü belirtti.

Çatışmanın on gün önce başladığında Ortadoğu'da yaklaşık 115 bin Avustralyalı bulunuyordu.

Amerika Birleşik Devletleri'nin yakın müttefiki olan Avustralya, çatışmanın tırmanması durumunda Ortadoğu'ya asker göndermeyeceğini, ancak İran'ın insansız hava araçları (İHA) ve füzelerinden ülkeleri koruma konusunda yardım taleplerini değerlendirdiğini ifade etti.