Koronavirüsün HIV, tüberküloz ve sıtmayla mücadele üzerindeki yıkıcı etkisi

Burkina Faso'nun başkenti Vagadugu’nun kuzeydoğusunda, Ağustos 2019'da sıtma aşısı yapılan bir çocuk. (AFP)
Burkina Faso'nun başkenti Vagadugu’nun kuzeydoğusunda, Ağustos 2019'da sıtma aşısı yapılan bir çocuk. (AFP)
TT

Koronavirüsün HIV, tüberküloz ve sıtmayla mücadele üzerindeki yıkıcı etkisi

Burkina Faso'nun başkenti Vagadugu’nun kuzeydoğusunda, Ağustos 2019'da sıtma aşısı yapılan bir çocuk. (AFP)
Burkina Faso'nun başkenti Vagadugu’nun kuzeydoğusunda, Ağustos 2019'da sıtma aşısı yapılan bir çocuk. (AFP)

Küresel AIDS, Tüberküloz ve Sıtmayla Mücadele Fonu tarafından yayımlanan rapora yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının diğer hastalıklar üzerindeki etkisini gözler önüne serdi. Raporda pandeminin 2020'de HIV, tüberküloz ve sıtmaya karşı mücadele üzerinde "yıkıcı" bir etkisi olduğu vurgulandı.
Raporda, Küresel Fon’un 2002 yılında kurulmasından bu yana ilk kez söz konusu mücadelede bir gerileme yaşadığı bildirildi.
Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığı habere göre özellikle ilaca dirençli tüberküloz (TB) ile mücadele programlarında etkili olan TB testleri ve tedaviye ulaşabilenlerin sayısındaki keskin düşüşün yanı sıra, HIV/AIDS tanı ve önleme hizmetlerindeki belirgin gerileme endişeye neden oldu.
Küresel Fon'un İcra Direktörü Peter Sands konuya ilişkin yaptığı açıklamada “2020 verileri farklı bir zorluklara işaret ediyor ve Kovid-19 pandemisinden korktuğumuz durumu doğruluyor” dedi.
Sands açıklamasını şöyle sürdürdü:
“Endekslerimizin düşük oldu bir dönemde meydana gelen Kovid-19'un durum üzerinde yıkıcı bir etkisi oldu. Kovid-19, birçok ülkenin sağlık sistemini, tanı testlerini ve tedavilere erişimi ciddi şekilde etkiledi.”
Salgının özellikle TB’la mücadelede ‘felaket’ denilebilecek yansımaları oldu. 2020 yılında ilaca dirençli TB tedavisi gören kişi sayısı yüzde 19 azaldı. Küresel Fonun yatırım yaptığı ülkelerde, 2019'a göre bir milyon daha az olmak üzere sadece yaklaşık 4,7 milyon kişi tedavi gördü.
Buna karşılık HIV/AIDS ile mücadelede de salgın nedeniyle gerileme yaşandı. Bununla birlikte, HIV hastaları için hayat kurtarıcı olan Antiretroviral tedavisi gören seropozitif kişi sayısı 2020 yılında yüzde 9 oranında arttı.
Küresel Fon’un yatırım yaptığı ülkelerde antiretroviral tedavisi görenlerin sayısı 2020’de 21,9 kişiye milyona yükseldi.
Rapor ayrıca, önemli savunmasız gruplar için yürütülen önleme ve teşhis hizmetlerinde de endişe verici bir düşüş olduğunun altını çizdi.
AIDS önleme programlarındaki kişi sayısı 2020 yılında yüzde 11, genç gruplar arasında da yüzde 12 oranında azaldı.
HIV’ın bebeklerine bulaşmasını önlemek için ilaç alan anneler yüzde 4,5 oranında azaldı. HIV testi oranları da dünya genelinde yüzde 22 düştü. Bu durum çoğu ülkede tedavi sağlanmasını geciktirdi.
Rapora göre Kovid-19 salgınından bugüne kadar en az etkilenen hastalığın sıtma olduğu belirlendi.
Bazı ülkelerde, hastalıkla mücadele çabalarına katılan gönüllüler, pandemi nedeniyle büyük merkezlerle yaptıkları iş birliğini durdurarak çabalarını evden, mobil dağıtım üzerine yoğunlaştırdılar. Ancak bu hastalık için test yaptıranların sayısı 2020'de yüzde 4,3 azaldı. Fona göre tüberkülozu yok etme çabaları durdu.
Küresel Fon, Kovid-19 salgınının dünyadaki sağlık sistemlerinin kritik önemde olduğunu gösterdiğini vurguladı. Ayrıca salgın; AIDS, TB ve sıtma ile mücadele girişimlerine yerel düzeyde katkı sağlanmasına yol açarak nispeten de olsa sevindirici gelişmelerin yaşanmasına sebep oldu.
Örneğin Nijerya'da Ulusal AIDS Ajansı, Kovid-19 PCR testi yaptırmak için tıp merkezlerine giden kişilere HIV testleri yapmaya başladı. Küresel Fon'a göre bu, virüs bulaşmış kişilerin daha doğru tespit edilmesine yol açtı.
Bununla birlikte hükümetleri, sivil toplum kurumlarını, hastalıklardan etkilenenleri ve özel sektörü bir araya getiren Küresel Fon 2020’de HIV, tüberküloz ve sıtmaya karşı mücadeleye devam etmek için 4,2 milyar dolar harcandı.
Söz konusu mali kaynakların yarısı AIDS ayrılırken diğer kısmı da sıtma ve TB için kullanıldı.
Raporlar, Küresel Fon’un kurulduğu 2002 yılından bu yana 44 milyon hayat kurtardığını ortaya koyuyor.



The Big Bang Theory'nin yıldızı, rasgele insanların hastane borçlarını ödüyormuş

Kunal Nayyar (sağda) paranın kendisine "başkalaına yardım etme" özgürlüğü verdiğini söylüyor (CBS)
Kunal Nayyar (sağda) paranın kendisine "başkalaına yardım etme" özgürlüğü verdiğini söylüyor (CBS)
TT

The Big Bang Theory'nin yıldızı, rasgele insanların hastane borçlarını ödüyormuş

Kunal Nayyar (sağda) paranın kendisine "başkalaına yardım etme" özgürlüğü verdiğini söylüyor (CBS)
Kunal Nayyar (sağda) paranın kendisine "başkalaına yardım etme" özgürlüğü verdiğini söylüyor (CBS)

The Big Bang Theory'nin eski oyuncusu Kunal Nayyar, finansal başarısından dolayı duyduğu minnettarlığı dile getirerek yabancıların GoFundMe sayfalarına bağış yapmaktan ve onların hayatlarını değiştirmeye katkı sağlamaktan keyif aldığını söyledi.

The i Paper'a verdiği röportajda 44 yaşındaki aktör, CBS'in popüler komedi dizisinin 12 sezonunun tamamında astrofizikçi Rajesh Koothrappali'yi canlandırdıktan sonra finansal istikrara ulaştığını açıkladı.

Yayın kuruluşuna konuşan aktör "Para bana daha fazla özgürlük verdi ve en büyük hediye, başkalarına yardım etme, insanların hayatlarını değiştirme imkanı" dedi.

Ayrıca kendisi ve moda tasarımcısı eşi Neha Kapur'un, dezavantajlı kesimdeki gençler için üniversite bursları fonlamak gibi, başkalarına yardım ettikleri bazı nazik davranışları da paylaştı.

Oyuncu "Köpekleri sevdiğimiz için hayvanlara yönelik hayır kurumlarını da destekliyoruz. Ama asıl sevdiğim şey, geceleri GoFundMe'ye girip rasgele ailelerin sağlık masraflarını ödemek" diye ekledi. 

Bu benim maskeli adalet savaşçısı tarafım.

Servetinin kendisine "ağır gelmediğini" ve "yük gibi hissettirmediğini" belirten Nayyar, bunun "evrenin bir lütfu" olduğunu vurguladı. Ayrıca herkes GoFundMe sayfalarına kendisi gibi katkı sunamasa da başkalarını desteklemenin bir yolunu bulmanın mümkün olduğunu savundu.

Aktör "Şu anda insanlar mutlu değil çünkü hepimiz başkalarının düşünceli davranmasını bekliyoruz. Bir başkanın, bir politikacının, bir liderin gelip bize dünya barışını getirmesini bekliyoruz" dedikten sonra başını iki yana salladı. 

Ama komşunuz çayına şeker istemek için kapınıza geldiğinde kapıyı kilitleyip 'Git buradan' derseniz dünya barışı olmaz.

Nayyar 26 yaşındayken Jim Parsons, Kaley Cuoco, Simon Helberg ve Johnny Galecki'yle birlikte The Big Bang Theory'nin kadrosuna alındığında üne kavuştu. Dizinin muazzam bir başarıya ulaşmasıyla Nayyar, sonraki sezonlarda bölüm başına 1 milyon dolar kazanmaya başladı.

Nayyar'ın servet hakkındaki yorumlarının yayımlanmasından sadece bir ay önce Fortune, aktörün net değerinin 45 milyon dolar olduğunu bildirmişti. Yine de Nayyar, yaşam tarzının çoğu insandan epey farklı olduğunu kabul ediyor.

Ocak ayında dergiye verdiği röportajda Nayyar "Benim düzenli bir 9-5 işim yok, bu yüzden durum farklı. Çekim yaparken, programımın kölesi oluyorum" demişti. 

O günler, 6 saatlik molalarla 16 saatlik günlere dönüşebiliyor.

Bu stresli günlerde sakinleşmek için kendi kendine tek bir sözü tekrarlıyormuş:

Teslim ol.

Oyuncu "Bazen kendimi gerçekten bir şeye kafamı vururken bulursam ve her şeyin ters gittiği günlerden biriyse, kendime teslim olmam gerektiğini söylüyorum" diye açıklamıştı. 

Nefes al. Bir ara ver. Ne olacağını görelim.

Independent Türkçe


Camda veri depolama icat edildi: İnsanlık için dönüm noktası mı?

Üzerinde Microsoft Flight Simulator harita verilerinin kopyası bulunan, yazılı bir cam parçası (Microsoft Research)
Üzerinde Microsoft Flight Simulator harita verilerinin kopyası bulunan, yazılı bir cam parçası (Microsoft Research)
TT

Camda veri depolama icat edildi: İnsanlık için dönüm noktası mı?

Üzerinde Microsoft Flight Simulator harita verilerinin kopyası bulunan, yazılı bir cam parçası (Microsoft Research)
Üzerinde Microsoft Flight Simulator harita verilerinin kopyası bulunan, yazılı bir cam parçası (Microsoft Research)

Yeni bir depolama türü icat eden bilim insanları, bunun insanlık tarihinin seyrini değiştirebileceğini öne sürüyor.

Bu sistem, bilgiyi kodlamak için lazerle modifiye edilmiş cam kullanıyor. Bilim insanları bu bilginin 10 bin yıldan fazla süreyle saklanabileceğini söylüyor.

Dünya, hiç olmadığı kadar çok bilgi üretiyor. Ancak bu bilgiyi depolamak zor: Örneğin, bilgisayarlarımızın içindeki sabit diskler nispeten hızlı bir şekilde bozuluyor ve bu da ürettiğimiz çok büyük miktardaki bilginin yakında kaybolabileceği korkusuna yol açıyor.

Araştırmacılar geçmişte, bu bilgiyi camda depolamanın gelecekteki medeniyet için onu korumanın faydalı bir yolu olabileceğini öne sürmüştü. Ancak şimdiye kadar bu verileri gerçekten yazmak veya geri getirmek imkansızdı.

Şimdiyse Microsoft'tan Project Silica adlı ekipte çalışan bilim insanları, özel bir lazer kullanarak bunu yapmanın yolunu bulduklarını söylüyor. Lazer, voksel adı verilen üç boyutlu pikselleri cama kodlayabiliyor ve bunu bilgiyi depolamak için kullanabiliyor.

12 santimetre karelik, 2 milimetre derinliğindeki tek bir cam parçasında 4,84 terabayt veri depolanabiliyor. Bu, yaklaşık iki milyon kitaba veya 4K çözünürlükte 5 bin filme eşdeğer.

Deneyler, 290 derece Celsius'ta saklandığında 10 bin yıla kadar dayanabileceğini gösteriyor. Bilim insanları bunun oda sıcaklığında daha da uzun süre dayanabileceği anlamına geldiğini söylüyor.

Ancak mekanik stres veya kimyasallarla aşındırılma nedeniyle hasar görebileceğini, bunun da malzemeyi ve üzerinde depolanan verileri bozacağını belirtiyorlar.

Araştırmaya dahil olmayan bilim insanları bu keşfin, önceki depolama tekniklerine benzer şekilde insanlığın gidişatını değiştirebileceğini öne sürdü.

Araştırmacılar Feng Chen ve Bo Wu, çalışmaya eşlik eden bir makalede, "[Silika] büyük ölçekte uygulandığında, kehanet kemikleri, ortaçağ parşömenleri veya modern sabit disk gibi bilgi depolama tarihinde dönüm noktası olabilir" diye yazdı.

Bir gün tek bir cam parçası, insan kültürünün ve bilgisinin meşalesini binlerce yıl boyunca taşıyabilir.

Bu çalışma, Nature adlı akademik dergide yayımlanan "Laser writing in glass for dense, fast and efficient archival data storage" (Yoğun, hızlı ve verimli arşiv verisi depolama için cama lazerle yazma) başlıklı makalede anlatıldı.

Independent Türkçe


39 yıllık serinin yıldızı: 5 günde izlenme listelerini salladı

Predator: Vahşi Topraklar'da android Thia'yı canlandıran 27 yaşındaki Amerikalı yıldız Elle Fanning, The Great'teki performansıyla Emmy adaylığı elde etmişti (20th Century Studios)
Predator: Vahşi Topraklar'da android Thia'yı canlandıran 27 yaşındaki Amerikalı yıldız Elle Fanning, The Great'teki performansıyla Emmy adaylığı elde etmişti (20th Century Studios)
TT

39 yıllık serinin yıldızı: 5 günde izlenme listelerini salladı

Predator: Vahşi Topraklar'da android Thia'yı canlandıran 27 yaşındaki Amerikalı yıldız Elle Fanning, The Great'teki performansıyla Emmy adaylığı elde etmişti (20th Century Studios)
Predator: Vahşi Topraklar'da android Thia'yı canlandıran 27 yaşındaki Amerikalı yıldız Elle Fanning, The Great'teki performansıyla Emmy adaylığı elde etmişti (20th Century Studios)

Dan Trachtenberg'in yönettiği Predator: Vahşi Topraklar (Predator: Badlands), Hulu'da yönetmenin 2022'de çektiği Prey'den bu yana en büyük film prömiyerine imza atarak platformun yeni bir numarası oldu. Geçen yılın çok konuşulan filmlerinden Vahşi Topraklar, platformdaki ilk 5 gününde dünya genelinde yaklaşık 9 milyon izlenmeye ulaştı.

Geçen sonbaharda vizyona giren film, Kuzey Amerika'da 40 milyon dolar, küreselde ise 80 milyon dolar açılış hasılatıyla serinin rekorunu kırmıştı. 

20th Century ve Disney ortak yapımı bilimkurgu, gişe yolculuğunu da 39 yıllık seri için yine rekor sayılan 184,5 milyon dolarlık küresel hasılatla tamamlamıştı. Predator serisi, toplamda dünya genelinde 925 milyon doların üzerinde gişe geliri elde etti.

Trachtenberg'ün Prey senaristi Patrick Aison'la birlikte geliştirdiği Vahşi Topraklar, 1987'de John McTiernan imzalı Av'la (Predator) başlayan 9 filmlik ikonik seriye yeni bir sayfa açıyor.

Predator: Vahşi Topraklar'da, Dimitrius Schuster-Koloamatangi tarafından canlandırılan yırtıcı Predator Dek, başrolde yer alıyor ve Elle Fanning'in hayat verdiği android Thia'yla bir araya geliyor. 

Hem eleştirmenlerden hem de sinemaseverlerden övgü alan film, klanı tarafından dışlanan Dek'in, Thia'yla beklenmedik bir ittifak kurarak en büyük rakibinin karşısına çıkmasını konu alıyor.

Hulu'nun paylaştığı verilere göre izleyiciler, Disney+ ve Hulu üzerinden Predator serisini dünya genelinde 300 milyon saatin üzerinde izledi. Platform, Disney+ ve Hulu'daki "Predator Creators Collection" seçkisine de 15 yeni video ekledi.

5 Ağustos 2022'de yayına giren Prey, Hulu'ya göre platformun bugüne kadarki "en çok izlenen film prömiyeri" unvanını koruyor. Hulu, filmin ilk hafta sonu performansına ilişkin izlenme verilerini ise açıklamamıştı.

Predator serisi, Türkiye'de Disney+ üzerinden izlenebiliyor. 

Independent Türkçe, Deadline, The Walt Disney Company