Fas: Üç farklı seçim ilk defa aynı gün içerisinde düzenlendi

Milli Bağımsızlar Birliği (RNI) ile Özgünlük ve Modernlik (PAM) partilerinin birincilik için yarışması bekleniyor

Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) Genel Sekreteri Sadeddin el-Osmani, oyunu Rabat'ta kullandı (Şarku’l Avsat)
Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) Genel Sekreteri Sadeddin el-Osmani, oyunu Rabat'ta kullandı (Şarku’l Avsat)
TT

Fas: Üç farklı seçim ilk defa aynı gün içerisinde düzenlendi

Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) Genel Sekreteri Sadeddin el-Osmani, oyunu Rabat'ta kullandı (Şarku’l Avsat)
Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) Genel Sekreteri Sadeddin el-Osmani, oyunu Rabat'ta kullandı (Şarku’l Avsat)

Kovid-19 salgını tedbirleri uygulanırken Fas'taki seçmenler dün (Çarşamba) sabahın erken saatlerinde Temsilciler Meclisi (parlamentodaki ilk oda) üyelerini, yerel ve bölgesel (belediye) üyeleri seçmek için sandık başına gitti. Bu seçimler 2011 anayasasından bu yana yapılan üçüncü, Fas Kralı 6. Muhammed yönetimi altındaki beşincisi sayılıyor. Üç farklı seçim ilk defa aynı gün içerisinde düzenleniyor.
İş insanı ve Tarım ve Balıkçılık Bakanı Aziz Akhannouch liderliğindeki Ulusal Bağımsızlar Topluluğu (RNI) ile Özgünlük ve Modernlik (PAM) partilerinin birincilik için yarışacağı, Adalet ve Kalkınma Partisi’nin (PJD) üçüncü, İstiklal Partisi’nin ise dördüncü sırada kalacağı bekleniyor. Her şeyin değişebileceği ihtimali de bir köşede duruyor.
Dün yaptığı açıklamada sandıkların açılımı sürecinin ‘normal’ bir atmosferde gerçekleştiğini belirten İçişleri Bakanlığı, akşam saat 17.00’a dek katılım oranının yüzde 36 olduğunu açıkladı. Birkaç gün önce Şarku'l Avsat'a konuşan kaynaklar, katılım oranının yüzde 40'ı geçeceği tahmininde bulunmuştu. Bu katılım oranı, 2016'da yapılan ve öğlen saat 12.00’e dek yüzde 12 olduğu kaydedilen (öğlen ise yüzde 10) katılım oranına kıyasla yüksek kalıyor.
Gözlemciler, bu yılki seçimlerin ilk defa bir gün içerisinde yapılacak olması dolayısıyla yüksek katılımın kaydedildiğine değiniyor. Nitekim yerel seçimlerde, milletvekili seçimlerine kıyasla yüksek bir katılım kaydediliyor. Cuma günü yerine Çarşamba günü düzenlenmesinin de bu yöndeki sebeplerden olduğu, zirâ cuma namazı dolayısıyla seçimlere katılımın azaldığı da söyleniyor.
PJD Genel Sekreteri Sadeddin el-Osmani ve eşi, oylarını Rabat yakınlarındaki Sale şehrinin Selam mahallesindeki Lfqih Lamrini Lisesi’nde kullandı. Çeşitli bölgelerdeki sandık merkezlerinde dikkate değer bir katılım olduğuna işaret eden Osmani, bunu katılımın yüksek olacağına dair bir gösterge olarak değerlendirdi. Osmani, Rabat'ın çevreleyen bölgede Temsilciler Meclisi'nde yer almak için yarışıyor.
Eşi ve çocukları ile birlikte oylarını Agadir'in Ben Sergao ilçesindeki oy verme merkezinde kullanan Ulusal Bağımsızlar Topluluğu Partisi Başkanı Akhannouch ise Agadir’deki yerel seçimlerde şehrin belediye başkanlığı için yarışıyor.
Oyunu Rabat’taki Riyad mahallesinde İbn Tufeyl Ortaokulu'nda kullanan İstiklal Partisi Genel Sekreteri Nizar Bereke ise Larache şehrinde yasama bölgesi için yarışıyor. Basın açıklamasında bulunan Bereke, “Seçim tarihi, Fas'ın Sahra sorunu, ardından ekonomik durum ve koronavirüs salgını krizinin getirdiği zorluklar ve ayrıca yeni kalkınma modelinin getirilmesi ışığında geliyor” ifadelerine başvurdu.
Riyad mahallesindeki Charif Idrissi Lisesi’nde oy kullanan PAM Genel Sekreteri Abdullatif Vehbi, sandıktan ayrılırken ‘demokrasi için oy verdiğini’ vurguladı. Demokratik süreçte başarıya varışın PAM’ın en büyük hedefi olduğunu göz önünde bulundurarak Faslıları seçimlere katılımlarını artırmaya çağırdı.
Eşiyle birlikte Rabat’ın Mabella mahallesindeki Ümmü’l Benin Ortaokulu'nda oy kullanan İlerleme ve Sosyalizm Partisi'nin Genel Sekreteri Nebil Ben Abdullah ise Rabat'ı çevreleyen bölgenin Temsilciler Meclisi’ndeki koltukları için yarışıyor. Abdullah, oy verdikten sonra yaptığı açıklamada “Krallık genelinde geniş çaplı bir kampanya yürüttük” vurgusunda bulundu. Tüm aktörlerin çalışmalarına övgüde bulunan Abdullah, ‘bu demokratik süreci başarılı kılmak için’ çok sayıda seçmenin sandık başına gitmesi umudunu dile getirdi.
Halk Hareketi Partisi Genel Sekreteri Muhanned el-Ansar, Boulemane bölgesindeki Imouzzer Marmoucha kasabasında oy kullandıktan sonra yaptığı açıklamada bu seçimlerin Fas demokrasisinin pekiştirileceği bir istasyon sayıldığını söyledi. Aynı zamanda “Yasama, bölgesel ve toplu seçimler için oy vermenin önemi göz önüne alındığında bugün Fas ve demokrasimiz için ayrıcalıklı bir gün” ifadelerine başvurdu.
Halk Gücü Sosyalist Birliği Partisi (UNFP) Genel Sekreteri İdris Laşkar ise Rabat’ta oy kullanması ardından yaptığı açıklamada Kovid-19 salgını dolayısıyla istisnai durum ışığında ‘mevcut ve gelecekteki durumlara cevap verme yönünde seçimlerin birincil rolünün öneminden bahsetti.
Anayasal Birlik Partisi (UC) Genek Sekreteri Muhammed Sacid, Kazablanka şehrinde yaptığı oylamanın ardından bulunduğu açıklamada, Fas'ın salgın kısıtlamalarına rağmen üç farklı seçim düzenleme yönünde her düzeyde muazzam çaba sarf ettiğini vurguladı.
Anayasadaki 47. madde Kral’ın Temsilciler Meclisi'nde en fazla sandalyeye sahip partiden başbakanı atayacağını şart koştuğu için dikkatler milletvekili seçimlerini yönetecek partiye çevriliyor. Ancak Fas seçim sistemine göre hiçbir partinin tek başına salt çoğunluğu elde edemeyecek (parlamentoda 395 sandalye mevcut) oluşu, birinci seçilecek partinin bir hükümet koalisyonu oluşturması gerektiği anlamına geliyor.
PJD 2016 yılındaki seçimlerde 125 sandalye kazanmıştı. Ancak seçim sürecinin seçmen bazında değil de seçim listelerinde kayıtlı olanlar bazında yürütülmesi dolayısıyla partinin bu seçimlerde böyle bir sonuç elde etme ihtimali oldukça düşük.
İki dönem üst üste hükümeti yöneten PJD’nin parti dahilindeki sorunlar, İsrail ile normalleşmeye gidilmesinden muhafazakar seçmen tabanının etkilenmesi, Hint keneviri yasa tasarısının onaylanması, özellikle istihdam alanında seçim vaatlerinin yerine getirilmemesi nedeniyle birinci sırayı almakta zorlanacağı düşünülüyor.
Oy sayımına başlanması ve oylamanın sona ermesinin birkaç saat ardından sonuçların açıklanacağı, Temsilciler Meclisi seçimlerindeki kesin sonuçların açıklanması sonrasında ise Muhammed'in başbakan atayacağı bekleniyor. Atanan başbakan, yeni bir hükümet çoğunluğu oluşturmak için parlamentodaki partilerin liderleriyle istişare etmek zorunda kalacak.

 


Gazze anlaşmasının ikinci aşaması, yaşanan aksaklıkların üstesinden gelmek için ‘kontrollü bir geçiş’ hedefliyor

Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)
Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)
TT

Gazze anlaşmasının ikinci aşaması, yaşanan aksaklıkların üstesinden gelmek için ‘kontrollü bir geçiş’ hedefliyor

Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)
Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)

Gazze Şeridi’ndeki ateşkes anlaşmasının ikinci aşaması, ABD’li yetkililerin teorik olarak başlatıldığını duyurmasından bu yana yaklaşık bir aydır ilerleme kaydedemiyor. Sürecin, istikrarın sağlanması ve çatışmaların yeniden başlamasının önlenmesi için düzenli bir geçişle sürdürülmesi yönünde çağrılar yapılıyor.

Şarku’l Avsat’a konuşan uzmanlar, ikinci aşamaya geçişin eş zamanlı ve kademeli şekilde yürütülmesi gerektiğini, Hamas ile İsrail’in yükümlülüklerini paralel biçimde yerine getirmesinin mevcut tıkanıklığı aşabileceğini belirtti. Uzmanlar, savaşın yeniden patlak verme ihtimali ve anlaşmanın uygulanmasındaki gecikmelere ilişkin kaygılara dikkat çekerken, ABD Başkanı Donald Trump’ın Nobel Barış Ödülü hedefi doğrultusunda kişisel bir başarı elde etmek için baskı yapabileceği değerlendirmesinde bulundu.

Mısır resmi haber ajansı MENA dün yaptığı açıklamada, Mısır Kızılayı’nın 15’inci yaralı, hasta ve engelli Filistinli grubunun karşılanması, uğurlanması ve geçiş işlemlerinin tamamlanmasına refakat edilmesine yönelik insani çabalarını sürdürdüğünü bildirdi.

Gazze Şeridi’ne dönmeyi bekleyen bu kişilerin umutları, Washington’ın 15 Ocak’ta başladığını duyurduğu ikinci aşamasında aksaklıklar yaşanan ateşkes anlaşmasına bağlanmış durumda. Uluslararası toplum ise anlaşmayı tehdit eden risklere dikkat çekiyor.

Birleşik Krallık Dışişleri Bakanı Yvette Cooper, Ortadoğu’da kalıcı barış ve güvenliğe ulaşmak için şiddet ve acı döngüsünü kırmaya yönelik önemli bir fırsat bulunduğunu belirtti. Ancak Gazze Şeridi’ndeki ateşkesin kırılganlığını koruduğunu ve her iki taraftan gelen ihlallerin ABD’nin barış planı sürecini zayıflatabileceğini ifade etti.

Cooper, cuma akşamı yaptığı açıklamada, ikinci aşamaya düzenli bir geçiş çağrısında bulunarak, İsrail ordusunun çekilmesiyle eş zamanlı olarak uluslararası bir istikrar gücünün konuşlandırılması ve insani krizin ele alınması gerektiğini vurguladı. Ayrıca Hamas’ın silahsızlandırılması ve gelecekte Gazze Şeridi’nin yönetiminde herhangi bir rol üstlenmemesi şartına dikkat çekti.

dfvgth
Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Nuseyrat Mülteci Kampı’nda yıkılmış evler (AFP)

El-Ahram Siyasi ve Stratejik Araştırmalar Merkezi uzmanlarından Dr. Amr el-Şobaki, ikinci aşamanın esas olarak eş zamanlı bir geçiş gerektirdiğini belirterek, “Trump planı Hamas’ın silahsızlandırılmasını öngörürken, aynı zamanda İsrail’in Gazze Şeridi’nden tamamen çekilmesini de içeriyor. Bu nedenle Gazze’ye tek bir perspektiften bakılmalı ve yükümlülükler bir taraf üzerinde yoğunlaşmadan herkese hatırlatılmalı” dedi.

El-Şobaki, ikinci aşamanın Hamas’ın askeri varlığının sona erdirilmesini kapsadığını ifade ederek, bunun ancak İsrail’in de Gazze Şeridi’nden çekilme, Filistinlileri hedef almama, siyasi bir ufka yönelme, Filistinli bir polis gücüne izin verme ve Gazze’de bir teknokrat komitenin çalışmasına olanak tanıma gibi yükümlülüklerini yerine getirmesi halinde mümkün olacağını söyledi.

Filistinli siyasi analist Eymen er-Rakab ise ikinci aşamanın yalnızca düzenli değil, aynı zamanda sorunsuz bir geçişe ihtiyaç duyduğunu kaydetti. Ancak er-Rakab, bu hususların büyük ölçüde şeklî olduğunu, zira anlaşmanın silahsızlanma, İsrail’in çekilmesi, uluslararası istikrar gücünün konuşlandırılması ve diğer maddeler konusunda mutabakat eksikliği nedeniyle uygulama aşamasında çok sayıda engelle karşı karşıya bulunduğunu dile getirdi.

Bu gelişmelerin gölgesinde AFP, cuma günü Hamas’ın Gazze Şeridi’nde İsrail ordusunun çekildiği bir bölgenin kontrolünü yeniden sağladığını, yerel bir polis gücü konuşlandırdığını ve kamu kurumlarını yeniden faaliyete geçirmeye çalıştığını bildirdi.

ABD Başkanı Donald Trump tarafından Gazze’de savaş sonrası koordinasyonu denetlemek üzere görevlendirilen Nikolay Mladenov, Barış Konseyi toplantısında yaptığı açıklamada, başvuruların açılmasının ardından ilk saatlerde yaklaşık 2 bin Filistinlinin polis teşkilatına kaydolduğunu söyledi.

Gazze Şeridi’ndeki çok uluslu barış gücünün komutanı olarak atanan ABD’li Tümgeneral Jasper Jeffers ise aynı toplantıda, uzun vadeli planın bölgede görev yapacak yaklaşık 12 bin polisi eğitmek olduğunu ifade etti.

scdfgh
Gazze şehrindeki Meçhul Asker Meydanı yakınlarında bulunan bir mülteci kampındaki çadırlar ve barınaklar (AFP)

Er-Rakab, 12 bin polisin eğitileceğine ilişkin açıklamaların Gazze Şeridi’nin güvenliğini sağlamaya yeterli olmayacağını belirterek, Hamas’a bağlı polis gücünün sahadan çekilmesinin yerine bir alternatif oluşturulmadan gerçekleşmesi halinde güvenlik boşluğu doğacağını söyledi. Er-Rakab, Hamas’ın böyle bir durumu kabul etmeyeceğini ve aylar sürebilecek bir geçiş döneminde kısmi bir yetki devri önereceğini ifade etti. Bu nedenle düzenli ve sorunsuz bir geçişin mutabakatlarla hızlandırılması gerektiğini vurgulayan er-Rakab, mevcut durgunluk ortamında Washington’ın İsrail’in kontrolü altındaki bölgelerde yeniden imar sürecini başlatabileceği ve Tel Aviv’e harekete karşı askeri operasyonlara izin verebileceği uyarısında bulundu.

Er-Rakab, en uygun geçiş yolunun Hamas ile güvenlik görevlerinin devrinde kademeli bir anlayışa dayalı mutabakatlardan geçtiğini belirterek, “Sahada gördüklerimiz çatışmayı sona erdirecek bir çözüm değil; krizi uzatmaktan başka sonuç doğurmayan geçici pansuman tedbirlerdir” değerlendirmesinde bulundu.

El-Şobaki ise İsrail’in yalnızca Hamas’ın bedel ödemesinde ısrarcı olduğunu savundu. Buna karşın el-Şobaki, ABD Başkanı Donald Trump’ın kendisini bir barış adamı olarak konumlandırdığına ve Nobel Barış Ödülü dahil çeşitli uluslararası kazanımlar elde etme arayışında olduğuna dikkat çekerek, planın başarısızlığa uğramaması için hâlâ fırsat bulunduğunu ve Trump’ın karmaşık ayrıntılar ile çok sayıdaki zorluğa rağmen daha fazla baskı uygulayabileceğini ifade etti.


Filistin Sivil Toplum Kuruluşları Ağı: Prefabrik evler Gazze Şeridi'ne ulaşmadı

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)
TT

Filistin Sivil Toplum Kuruluşları Ağı: Prefabrik evler Gazze Şeridi'ne ulaşmadı

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)

Filistinli sivil toplum kuruluşlarının çatı kuruluşu Filistin Sivil Toplum Kuruluşları Ağı (PNGO) Başkanı Emced eş-Şeva dün yaptığı açıklamada, yerinden edilmiş kişilerin insani ihtiyaçlarının çok büyük olmasına rağmen, şimdiye kadar hiçbir prefabrik evin Gazze Şeridi'ne girmediğini söyledi. Şeva, İsrail ordusunu, ‘Gazze Şeridi'nin geniş alanlarını kontrol etmeye devam etmekle ve sarı hat olarak bilinen alanı yerleşim bölgelerine doğru genişletmekle’ suçladı.

Şeva, Alman Haber Ajansı DPA’nın aktardığı basın açıklamasında, gerçek konut çözümlerinin bulunmaması ve insani yardım anlaşmalarında öngörülen prefabrik evlerin girişine izin verilmemesi nedeniyle binlerce ailenin halen harap haldeki çadırlarda veya açıkta yaşadığını söyledi.

vfvfd
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkıntılar arasında yapılan toplu iftar (EPA)

İsrail ordusunun ‘Gazze Şeridi'nin yaklaşık yüzde 60'ını fiilen kontrol ettiğini’ belirten Şeva, ‘sarı hattın’ genişletilmesinin, özellikle Gazze Şeridi'nin doğu ve kuzey kesimlerinde, sakinlerin kullanabileceği alanları azalttığını kaydetti.

Bu hamlelerin devam etmesinin yardım çalışmalarını zorlaştırdığını ve yerel ve uluslararası kuruluşların en çok etkilenen gruplara ulaşma kabiliyetini sınırladığını söyleyen Şeva, ‘barınak malzemeleri, yeniden inşa malzemeleri ve insani yardımın girişine izin vermek için sınır geçişlerinin tamamen ve düzenli olarak açılması’ çağrısında bulundu.

Sınır geçişlerinin hareketliliği ile ilgili olarak Şeva, yardımların girişinin ‘ihtiyaç duyulanın altında’ kaldığını açıkladı. PNGO Başkanı, inşaat malzemeleri ve prefabrik evlerin girişine getirilen kısıtlamaların, aylardır kötüleşen konut krizini çözme çabalarını engellediğini belirtti. İsrail tarafı bu açıklamalara ilişkin herhangi bir yorumda bulunmadı.

Bu durum, 7 Ekim 2023'te İsrail ile Hamas arasında patlak veren savaşın ardından Gazze Şeridi'nde yaşanan zorlu insani koşullar ve altyapı ile evlerin yaygın olarak tahrip olmasıyla ortaya çıktı.

dsvds
Binlerce Filistinli aile, Gazze Şeridi'nde yıkık evlerinin enkazı arasında, harap çadırlarda veya açık havada yaşamaya devam ediyor (AFP)

Geçtiğimiz ekim ayında bir ateşkes anlaşması yürürlüğe girdi, ancak Gazze'deki yerel kuruluşlar, hareket ve geçiş kısıtlamalarının bölgeye giren yardım ve yeniden inşa malzemelerinin hızını etkilemeye devam ettiğini belirtiyor.

“Sarı hat” terimi, İsrail ordusunun konuşlandırıldığı ve Gazze Şeridi sınırı yakınlarında tampon bölge olarak sınıflandırılan, Gazzelilerin erişiminin kısıtlandığı ve konut ve tarım faaliyetleri için kullanılabilir alanın azaldığı bölgeleri ifade etmek için kullanılıyor.

Birleşmiş Milletler (BM) ve yerel kuruluşlar, yüzbinlerce Filistinlinin halen geçici veya kalıcı barınma çözümlerine ihtiyaç duyduğunu tahmin ederken, uluslararası toplum Gazze Şeridi'ne giden sınır kapılarından insani yardım ve yeniden inşa çalışmalarının kolaylaştırılması için çağrılar yapmaya devam ediyor.


ABD'nin İsrail Büyükelçisi'nin açıklamalarına Arap ve İslam dünyası tepki gösterdi

Kahire'deki Arap Birliği Genel Merkezi (Şarku’l Avsat)
Kahire'deki Arap Birliği Genel Merkezi (Şarku’l Avsat)
TT

ABD'nin İsrail Büyükelçisi'nin açıklamalarına Arap ve İslam dünyası tepki gösterdi

Kahire'deki Arap Birliği Genel Merkezi (Şarku’l Avsat)
Kahire'deki Arap Birliği Genel Merkezi (Şarku’l Avsat)

Arap ve Müslüman ülkeler tarafından bugün yapılan ortak açıklamada, ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee'nin, Tevrat'a dayanarak İsrail'in Ortadoğu'nun büyük bir bölümünü kapsayan topraklar üzerinde hakkı olduğunu söylediği açıklamalarını kınadılar.

ABD’li muhafazakar çizgideki gazeteci Tucker Carlson, 2025 yılında Başkan Donald Trump tarafından büyükelçi olarak atanan, eski Baptist papazı ve Yahudi devletinin önde gelen destekçisi Huckabee ile bir röportaj gerçekleştirdi.

Arap ve İslam ülkeleri tarafından yapılan ortak açıklamada şöyle denildi:

"Suudi Arabistan Krallığı, Mısır Arap Cumhuriyeti, Ürdün Haşimi Krallığı, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Endonezya Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti, Türkiye Cumhuriyeti, Bahreyn Krallığı, Katar Devleti, Suriye Arap Cumhuriyeti, Filistin Devleti, Kuveyt Devleti, Lübnan Cumhuriyeti, Umman Sultanlığı, Körfez İşbirliği Konseyi Sekreterliği, Arap Birliği (AL) ve İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT), ABD'nin İsrail Büyükelçisi'nin, işgal altındaki Batı Şeria dahil olmak üzere Arap devletlerine ait topraklar üzerinde İsrail'in kontrolünü kabul ettiğini belirten açıklamalarını kategorik olarak kınıyor ve derin endişelerini ifade ediyor.”

Açıklamada, ‘uluslararası hukuk ilkelerini ve Birleşmiş Milletler (BM) Şartını açıkça ihlal eden ve bölgenin güvenliği ve istikrarına ciddi bir tehdit oluşturan bu tür tehlikeli ve kışkırtıcı açıklamaların kategorik olarak reddedildiği’ vurgulandı.

dfvgthy
ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee (Reuters)

Suudi Arabistan, Büyükelçisi Huckabee’nin açıklamalarını ‘sorumsuzca’ ve ‘tehlikeli bir emsal’ olarak değerlendirirken Ürdün, bu sözleri ‘bölge ülkelerinin egemenliğine yönelik bir ihlal! olarak gördü. Mısır, !İsrail'in işgal altındaki Filistin toprakları veya diğer Arap toprakları üzerinde egemenliği olmadığını’ teyit etti.

Kuveyt, Huckabee’nin açıklamalarını ‘uluslararası hukuk ilkelerinin açık bir ihlali’ olarak kınarken Umman, bu sözlerin ‘barış şansını zedelediğini ve bölgenin güvenliğini ve istikrarını tehdit ettiğini’ vurguladı.

Filistin Yönetimi, Huckabee’nin açıklamalarının ‘ABD Başkanı Donald Trump'ın işgal altındaki Batı Şeria'nın ilhakını reddeden açıklamasının tersi’ olduğunu değerlendirdi.

ABD’nin İsrail Büyükelçisi dün sosyal medya platformu X’te, Siyonizm'in tanımı da dahil olmak üzere röportajda tartışılan diğer konular hakkındaki tutumunu açıklığa kavuşturmak için iki mesaj yayınladı. Ancak İsrail'in Ortadoğu'daki topraklar üzerindeki kontrolüne ilişkin açıklamalarına değinmedi.

Huckabee, söz konusu açıklamaları, İsrail'in 1967'den beri işgal altında tuttuğu Batı Şeria üzerindeki kontrolünü artırmak için önlemlerini yoğunlaştırdığı bir dönemde yaptı.

İsrail, onlarca yıl önce Doğu Kudüs ve Suriye'ye ait Golan Tepeleri'nin bir kısmını ilhak ettiğini açıklamıştı.