Çin'de okul müdürü, öğrencileri israfa karşı uyarmak için artık yemekleri yedi

Kimilerinin temel hijyen gereksinimlerini karşılamadığı için eleştirdiği, kimilerininse yiyecek israfıyla ilgilendiği için müdürü övdüğü faaliyet geniş çapta paylaşıldı (Unsplash)
Kimilerinin temel hijyen gereksinimlerini karşılamadığı için eleştirdiği, kimilerininse yiyecek israfıyla ilgilendiği için müdürü övdüğü faaliyet geniş çapta paylaşıldı (Unsplash)
TT

Çin'de okul müdürü, öğrencileri israfa karşı uyarmak için artık yemekleri yedi

Kimilerinin temel hijyen gereksinimlerini karşılamadığı için eleştirdiği, kimilerininse yiyecek israfıyla ilgilendiği için müdürü övdüğü faaliyet geniş çapta paylaşıldı (Unsplash)
Kimilerinin temel hijyen gereksinimlerini karşılamadığı için eleştirdiği, kimilerininse yiyecek israfıyla ilgilendiği için müdürü övdüğü faaliyet geniş çapta paylaşıldı (Unsplash)

Çin'in Hunan eyaletinde öğrencilerini yiyecek israfı konusunda uyarmak için benzersiz bir yaklaşım benimseyen bir okul müdürü, okul kafeteryasında öğrencilerden kalan yemek artıklarıyla beslendiğini açıkladı.
South China Morning Post'un haberine göre özel bir ortaokulun müdürü Wang Yongxin'in girişimi sosyal medyada viral hale geldi ve böyle bir faaliyetin güvenlik ve hijyeni tehlikeye atabileceğini düşünen izleyicilerden büyük tepki topladı.
Viral videoda Yongxin, okul kafeteryasındaki bir çöp kutusunun yanında elinde tabağı ve yemek çubuklarıyla dururken görülüyor. Öğrencilerin yemek artıklarını çöpe atmasını engelleyen müdür, bitmemiş yiyecekleri yemek için öğrencilerden alıyor. Videoda Yongxin'in etrafında toplanan mahcup öğrencilerin okul müdürünün yemek artıklarını yemesini izlerken gülümsediği görülüyor. Yemeğini atması engellenen öğrencilerden birinin tabağıyla yerine geri döndüğü görülürken, bir diğeri de Yongxin'in yanında tabağında kalan yemeği bitiriyor.
Videoda sadece çelik tabakları boş olan öğrenciler, okul müdürü tarafından korunan çöp kutusuna tabaklarını rahatlıkla atıyor.
Yerel basından Xiaoxang Morning Post gazetesine konuşan Yongxin, bu hareketin atıkları azaltmayı amaçladığını söyledi. Yongxin, "Çocuklara örnek olmak, yiyecek israfının iyi bir şey olmadığını anlamalarını sağlamak istiyorum" dedi.
Sonuçları anlatan okul müdürü, şunları söyledi:
"Yaptıklarım çocukları da öğretmenleri de şaşırtmadı. Çocukların çoğu benim artakalan pilavı yediğimi görünce tabaklarını bitirmeye çalıştı ve kimisi de mutfak çalışanlarına kendilerine doğru miktarda yemek vermesini söyledi. Bu, israfı azaltmayı sağlıyor."
58 yaşındaki okul müdürü, bir yerel gazeteye verdiği demeçte günde üç öğün bu şekilde beslendiğini söyledi. Haberde geçen haftaki öğle yemeğinde müdürün neredeyse 6-7 öğrencinin artakalan yemeğini yediği de belirtildi.
Kimilerinin temel hijyen gereksinimlerini karşılamadığı için eleştirdiği, kimilerininse yiyecek israfıyla ilgilendiği için müdürü övdüğü faaliyet geniş çapta paylaşım aldı.
The Independent'ın haberine göre, bir Weibo kullanıcısı şunları söyledi:
"Tutumlu olmak iyi ama başkalarının artıklarını yemek salgın kontrolü açısından kötü bir örnek teşkil ediyor. Belki de öğrencileri eğitmenin farklı yollarını düşünmeliler."
Bu, öğrencileri kendi çocukları olarak gördüğünü ve bu yüzden "aklında hiçbir sınır olmadığını" söyleyen Yongxin için endişe konusu değil.
Yiyecek israfına ilişkin 2018'de yayımlanan bir rapora göre yemeklerin ortalama yüzde 11,7'si restoran müşterileri tarafından israf ediliyor.
Çin merkezi hükümeti de bu yıl nisanda, aşırı miktarda yemek artığı çıkaran restoranlara ve sahiplerine para cezası verilmesini öngören ve tıka basa yemek yemeyi teşvik eden gösterilerde yer alınmasını yasaklayan bir yasa çıkarmıştı.

 


Prens William, Britanyalı futbol severlerin ABD'de en çok şaşırdığı şeyi anlattı

(Reuters)
(Reuters)
TT

Prens William, Britanyalı futbol severlerin ABD'de en çok şaşırdığı şeyi anlattı

(Reuters)
(Reuters)

Tom Murray ABD Kültür Haberleri Editörü 

New Heights podcast'inin cuma günkü bölümünün sürpriz konuğu Prens William, futbolla ilgili düşüncelerini paylaştı. Program, podcast sunucularından Travis Kelce'nin New York'ta Taylor Swift'le evlenmesine sadece birkaç saat kala yayımlandı.

Kansas City Chiefs'in yıldızı Travis'in podcast'i birlikte sunduğu emekli NFL oyuncusu kardeşi Jason Kelce, William'ı dinleyicilerine "İngiltere'nin Londra kentinden gelen 190 boyundaki prens" diye tanıttı.

Jason, William'ın taşıdığı birçok unvanı sıralayarak devam etti. 

Evet, doğru, İngiliz Futbol Birliği Başkanı, Galler Rugby Birliği'nin Kraliyet Temsilcisi Yardımcısı, Cambridge Dükü, Cornwall Dükü, Adalar Lordu, İskoçya Prensi ve Büyük Vekilharcı, Chester Kontu ve Galler Prensi… Hoşgeldiniz Majesteleri Prens William.

Travis daha sonra prense, bu yıl ABD, Kanada ve Meksika'nın ortak ev sahipliğinde düzenlenen FIFA Dünya Kupası'nı izlemek için ABD'ye giden İngiliz taraftarların yaşadığı "en büyük kültür şokunun" ne olduğunu düşündüğünü sordu.

Travis, "Light bira mı?" diye sorarak espri yaptı.

Prens William, Travis Kelce'yle Taylor Swift'in düğün günü yayımlanan New Heights bölümüne konuk oldu (Wondery)Prens William, Travis Kelce'yle Taylor Swift'in düğün günü yayımlanan New Heights bölümüne konuk oldu (Wondery)

"Evet, biranın tadı kesinlikle farklı gelir" diye onaylayan William, "Birleşik Krallık'tan gelen bir sürü bira severi görmeden denginizi bulmuş sayılmazsınız" diye ekledi.

Prens sözlerine "Bence stadyumlarınızın büyüklüğü, boyutları birçok taraftar için gerçekten büyük bir kültür şoku olacak" diye devam etti.

Futboldan gerçekten anlıyoruz, bu yüzden daha büyük stadyumları ve burada da taklit edebileceğimiz o muhteşem atmosferi görmek epey önemli bir şey.

Mayısta Heart Radio'nun sabah programına konuk olan geleceğin kralı, Swift ve Kelce'nin düğününe davet edilmesiyle ilgili espri yapmıştı. Bu soru sorulduğunda ilk başta "Yorum yok" deyip gülmüştü. William sonra şunları eklemişti: 

Bu bir şov dünyası bahanesi gibi gelebilir ama değil. Umuyorum ve eminin ki bir davetiye gelecektir ama göreceğiz.

Swift'le kişisel bir bağı olan prens, geçen yıl en büyük iki çocuğu George ve Charlotte'ı Londra'daki Eras Turnesi konserine götürmüş ve sahne arkasında onları şarkıcıyla tanıştırmıştı.

Ayrıca evsizlere yönelik hayır kuruluşu Centrepoint'e destek amacıyla Kensington Sarayı'nda 2013'te düzenlenen bir yardım etkinliğinde, Swift ve rock yıldızı Jon Bon Jovi'ye sahnede katılarak Bon Jovi'nin Livin' On A Prayer şarkısını doğaçlama seslendirdiği de biliniyor.

Independent Türkçe,independent.co.uk/arts-entertainment


İki Oscarlı yıldız: F1 Filmi yapay zekayla yapılmış gibi

F1'in müzikleri, 68 yaşındaki çifte Oscarlı besteci Hans Zimmer imzasını taşıyor (Apple TV+)
F1'in müzikleri, 68 yaşındaki çifte Oscarlı besteci Hans Zimmer imzasını taşıyor (Apple TV+)
TT

İki Oscarlı yıldız: F1 Filmi yapay zekayla yapılmış gibi

F1'in müzikleri, 68 yaşındaki çifte Oscarlı besteci Hans Zimmer imzasını taşıyor (Apple TV+)
F1'in müzikleri, 68 yaşındaki çifte Oscarlı besteci Hans Zimmer imzasını taşıyor (Apple TV+)

Jodie Foster, ABD'nin Colorado eyaletinde düzenlenen Aspen Fikirler Festivali'nde eski Sony CEO'su Michael Lynton'la birlikte Hollywood'un geleceğini değerlendirdi.

Salı günü seyircilerin önünde gerçekleştirilen oturumda pandemi, grevler ve izleyici alışkanlıklarının yanı sıra yapay zekanın sinemaya etkisi konuşuldu. 

Lynton, yapay zekanın yazarların ya da oyuncuların yerini alabileceğine inanıp inanmadığını Foster'a sordu. 

63 yaşındaki oyuncu, yönetmen ve yapımcı, "Bunu zaten yapıyoruz. iPhone'unuzda yapabildiğiniz tüm yüz değiştirme gibi şeylerin çok daha iyisini çok daha gelişmiş yöntemlerle yapabiliyoruz" dedi.

Foster, geçen sene vizyona giren F1 Filmi'ne (F1: The Movie) işaret ederek şu ifadeleri kullandı:

Bunu küçümseyerek söylemiyorum, nasıl küçümseyebilirim ki? Bu film milyonlarca dolar kazandı ama F1 Filmi'ne bakıyorum ve 'Bu film yapay zeka tarafından yapılmış gibi' diyorum. Öyle değil miydi? Yapısı, tam olarak okulda öğretilenler gibiydi. Oyuncuların replikleri, o anda söylenmesi gereken en doğru şeyin ne olduğunu belirlemiş bir bilgisayar tarafından yazılmış gibiydi. Teknolojiye hükmederek büyük ve güzel bir şey yapmayı başardılar ve muhtemelen kullandıkları pek çok bilgi de başka kaynaklardan geliyor.

Dünya çapında 634 milyon doları aşan gişe geliriyle F1 Filmi, 2025'in en çok kazanan filmlerinden olmuş ve Apple'ın bugüne kadarki en büyük sinema başarısına imza atmıştı. 

Aynı zamanda başroldeki Brad Pitt'in kariyerindeki en yüksek gişe rakamına ulaşan film olmuştu.

4 dalda Oscar'a aday gösterilen yapım, En İyi Ses dalında ödül kazanmıştı.

Joseph Kosinski'nin yüksek tempolu spor draması; Kerry Condon, Javier Bardem ve Damson Idris gibi yıldızlarla Formula 1 dünyasında geçen sürükleyici bir geri dönüş hikayesi sunuyor.

Jodie Foster, 1989'da Sanık (The Accused), 1992'de de Kuzuların Sessizliği'yle (The Silence of the Lambs) En İyi Kadın Oyuncu dalında Oscar'a layık görülmüştü. 

Independent Türkçe, Deadline, Hollywood Reporter, Variety


Gişelerde korku dalgası: Viral YouTube dizisi için 11 stüdyo yarıştı

Gişelerde korku dalgası: Viral YouTube dizisi için 11 stüdyo yarıştı
Gişelerde korku dalgası: Viral YouTube dizisi için 11 stüdyo yarıştı
TT

Gişelerde korku dalgası: Viral YouTube dizisi için 11 stüdyo yarıştı

Gişelerde korku dalgası: Viral YouTube dizisi için 11 stüdyo yarıştı
Gişelerde korku dalgası: Viral YouTube dizisi için 11 stüdyo yarıştı

Düşük bütçelerle çekilen Saplantı (Obsession) ve Backrooms'un sinemalarda elde ettiği muazzam başarının ardından yapım stüdyoları gözlerini The Mandela Catalogue'a dikti. 

Viral YouTube dizisinin yeni gişe rekortmeni olacağını düşünen 11 stüdyonun rekabetinde kazanan United Artists, Steven Spielberg'ün şirketi Amblin Entertainment ve Amazon MGM Stüdyoları oldu. 

Korku filminde yönetmen koltuğu, projenin yaratıcısı Alex Kister'a bırakılacak. 22 yaşındaki Amerikalı, senaryoyu Tyler Clifton'la birlikte yazdı. 

The Mandela Catalogue, 100 milyondan fazla izlenmeye ulaşarak, Local 58 ve Backrooms'la birlikte YouTube'un en önemli analog korku dizilerinden biri oldu. 

2021'de başlayan dizi, ABD'nin Wisconsin eyaletindeki kurgusal Mandela County'de geçiyor. 

Hikayede neredeyse ölümsüz ve şekil değiştirebilen yaratıkların bölgeyi istilası işleniyor.

21 yaşındaki Kane Parsons'ın sadece 10 milyon dolarlık bütçeyle çektiği Backrooms, vizyona girdiği 29 Mayıs'tan bu yana dünya çapında 330 milyon doları aşkın hasılat elde etti. 

26 yaşındaki Curry Barker imzalı ve sadece 750 bin dolar bütçeli Saplantı da aynı gün sinemaseverlerle buluştuktan sonra küresel gişe hasılatında 374 milyon doları gördü. 

Üç Oscar ödüllü usta yönetmen Steven Spielberg, 12 Haziran'da vizyona giren yeni bilimkurgu filmi İfşa Günü'nün (Disclosure Day) özel gösteriminde konuşurken Saplantı ve Backrooms'un muazzam başarısını yorumlamıştı:

Onlar adına çok mutluyum. Bence bu harika bir gelişme. Neredeyse hiç paraları yoktu; özellikle Saplantı 1 milyon doların altında bir bütçeyle çekildi, diğerininki ise belki 9 ya da 10 milyon dolardı. Buna rağmen gişede harika sonuçlar alıyorlar. Onları ayakta alkışlıyorum. Backrooms'u henüz izlemedim, bu yoğunluğum bittiğinde mutlaka izleyeceğim. Ancak Saplantı'yı izledim ve filme bayıldım.

Independent Türkçe, Deadline, TheWrap