Lübnan hükümeti 24 bakanla gün ışığına çıkıyor

Lübnan Cumhurbaşkanı Avn hükümetin kurulmasına yönelik kararnameleri imzaladı. (Dalati & Nohra)
Lübnan Cumhurbaşkanı Avn hükümetin kurulmasına yönelik kararnameleri imzaladı. (Dalati & Nohra)
TT

Lübnan hükümeti 24 bakanla gün ışığına çıkıyor

Lübnan Cumhurbaşkanı Avn hükümetin kurulmasına yönelik kararnameleri imzaladı. (Dalati & Nohra)
Lübnan Cumhurbaşkanı Avn hükümetin kurulmasına yönelik kararnameleri imzaladı. (Dalati & Nohra)

Lübnan'da hükümeti kurmakla görevlendirilen Necip Mikati dün, Müslümanlar ve Hıristiyanlar arasında eşitlik gözetecek şekilde 24 bakandan oluşan hükümeti kurdu. Mikati’nin söz konusu hükümeti ‘olabileceğin en iyisi’ olarak değerlendiren Cumhurbaşkanı Mişel Avn ile gerçekleştirdiği görüşmenin ardından yaptığı açıklamaya göre Özgür Yurtsever Hareket (ÖYH) hükümete güven vermeyi planlıyor.
Sabah saatleri itibariyle siyasi arenaya, hükümet oluşumu konusunda nihai mutabakata varılmasına yönelik iyimser bir atmosfer hakimdi. Cumhurbaşkanı ile temasta bulunan Mikati’nin hükümeti sunmak için Cuma Namazı’nın hemen ardından Baabda Sarayı'nı ziyaret etmesi kararlaştırıldı. Kadronun öğleden sonra açıklanacağını duyuran Mikati, “Lübnan devletini geri döndürmek için halkın güveni ve tüm Lübnanlıların el ele vermesi önemli. Güçlü bir devlet herkesin çıkarınadır. Biz de bu yönde çalışıyoruz” dedi.
Mikati'den yaklaşık 15 dakika sonra Temsilciler Meclisi Başkanı Nebih Berri Cumhurbaşkanlığı Sarayı’na gitti. Ardından hükümet kadrosu imzalandı.
Bakanlar Kurulu Sekreteri Mahmud Mekiyye, Hasan Diyab hükümetinin sunduğu istifanın kabul edildiği, Mikati'nin başbakan olarak atandığı yeni hükümetin kurulduğu kararnameleri, hükümet üyelerinin isimlerini ve görevlerini okudu. Hatıra fotoğrafının çekilmesinin ardından hükümetin ilk toplantısının önümüzdeki pazartesi sabahı saat 11.00’da Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda yapılacağı bilgisini verdi.
Cumhurbaşkanı Avn, hükümetin kurulmasının ardından medyaya yaptığı ilk açıklamada şunları söyledi:
“Bu hükümet vardığımız en iyi noktadır. Listeye güven verilecek. Uçurumun kenarındayız; buradan geri dönmek için çalışmalıyız. Şu an cehennemi yaşıyoruz ve bu uçurumdan geri döneceğiz. Bir sonuca vardık ve hükümet kuruldu. Öncelik Lübnanlıların dertleri olacak. Benzin, akaryakıt, ekmek gibi temel sorunları çözmeye başlayacağız. 30 yıl önceki kötü yönetimden miras aldığımız krizlerle birlikte yoksulluk, borç, grev, koronavirüs salgını ve liman patlaması gibi felaketler de yaşadık. Bu sorunlarla başa çıkmak için yeterli maddi gücümüz yok. Şu an için gerekli adımları attık. Önemli olan birlikte çalışmaktır.”
Avn, Suriye ile ilişkilerin geleceği hakkında da “Suriye ile ilişki kaçınılmazdır ve olmalıdır” dedi.
Mikati de Cumhurbaşkanı ile görüşmesinin ardından yaptığı açıklamada, ‘hayal kırıklığı ve umutsuzluğu önlemek ve kardeşlerle ilişkilerdeki kesintileri kapatmak için bir ekip olarak çalışılacağını, milli uzlaşma belgesi ve anayasaya bağlı kalındığını’ vurguladı.
Başbakan Hassan Diyab hükümetinin sunduğu istifanın 13 ay ardından yaşanan zorluklara dikkat eken Mikati, Lübnanlı ailelerin yaşadığı zor yaşam koşullarından bahsederken gözleri doldu. Mikati açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Lübnanlıların maaşları kriz öncesindekinin yüzde 10'u bile değil. Hayal kırıklığını önlemek ve umutsuzluğa son vermek için birlikte çalışacağız. Gözyaşlarım yürekten geliyor. Polemiği, siyaseti bir kenara bırakalım; artık çalışmak istiyoruz. Yürütülen çalıştay, insanların asgari ihtiyaçlarını garanti altına alacak.
Hükümetin belirli grupları değil, tüm Lübnan'ı temsil ettiğini vurgulayan Mikati, “Lübnan halkının temel ihtiyaçlarını güvence altına almak için tüm uluslararası kuruluşlarla iletişim kuracağım” dedi. Ülkedeki çöküşü durdurmak konusunda başarılı olmayı umduğunu ifade eden Mikati sözlerini şöyle sürdürdü:
“Tüm Arap ülkeleriyle iletişim kuracağım. Zira Lübnan'ın kurtulmaya ihtiyacı var. Şimdi polemiğin değil, çalışmanın zamanı. Lübnan’ın ayağa kalkması için çalışılacak.”
Hükümetin Suriye ile kuracağı ilişkiler hakkında da “Hükümet, Lübnan'ın çıkarına olacak her ülke ile iletişim kuracak. İsrail hariç” dedi..
Mikati, Cibran Basil başkanlığındaki Özgür Yurtsever Hareket (ÖYH) bloğunun hükümete güven oyu verip vermeyeceği konusunda da açıklamalarda bulundu. Güçlü Lübnan Bloğu ile iletişim halinde olduğunu, hükümete güven oyu vereceğini belirten Cumhurbaşkanı Avn ile temasa geçtiğini söyledi. Mikati “Eski hükümet başkanlarıyla iletişim devam ediyor. Bana güven oyu verdiler. Vicdanım neye meylediyorsa onu yapıyorum. Onlar için önemli olan hükümetin kurulmasıdır” ifadesini kullandı.
Yaklaşan parlamento seçimleriyle ilgili olarak oylamanın zamanında yapılacağını belirten Mikati, adaylığı ile ilgili olarak kararını daha sonra açıklayacağı bilgisini verdiği açıklamasına şöyle devam etti:
 “Parlamento seçimlerinin zamanında yapılacağına söz veriyorum. Önümüzdeki mayıs ayında başta belediye olmak üzere diğer seçimleri de düzenlemeyi hedefliyorum. Hükümetin ülkeyi kurtarmak için atacağı adımlar var. Sübvansiyonun kaldırılması gibi bir niyetimiz yok. Ancak bunu sürdürmek için yeterli maddi gücümüz yok.”



Analistler: Fas ve Etiyopya arasındaki askeri iş birliği Mısır’ı endişelendirmiyor

Etiyopya ve Fas arasında Ortak Savunma Komitesi'nin ilk toplantısı gerçekleşti (ENA)
Etiyopya ve Fas arasında Ortak Savunma Komitesi'nin ilk toplantısı gerçekleşti (ENA)
TT

Analistler: Fas ve Etiyopya arasındaki askeri iş birliği Mısır’ı endişelendirmiyor

Etiyopya ve Fas arasında Ortak Savunma Komitesi'nin ilk toplantısı gerçekleşti (ENA)
Etiyopya ve Fas arasında Ortak Savunma Komitesi'nin ilk toplantısı gerçekleşti (ENA)

Fas ve Etiyopya arasındaki askeri iş birliği konusunda yapılan bir toplantı, özellikle Büyük Etiyopya Rönesans Barajı'nın su güvenliğine yönelik tehdidi konusunda Addis Ababa ile anlaşmazlık yaşayan Mısır'ın tutumu hakkında soru işaretlerine yol açtı.

Dün Şarku’l Avsat’a konuşan Mısırlı bir kaynak, Kahire'nin henüz resmi olarak yorum yapmadığı Fas-Etiyopya askeri iş birliğinin ‘Kahire'yi endişelendirmediğini ve bu konuda Rabat ile sessiz diplomatik görüşmeler yapılacağını’ söyledi.

Mısır ordusunda eski üst düzey bir subay olan bir askeri uzman da bu görüşe katılıyor. Bu iş birliğinin ‘Kahire için endişe kaynağı olmadığını’ doğrulayan uzman, Fas'ın ‘şu anda Kahire'nin düşmanı ve su haklarına karşı çıkan’ Etiyopya ile iş birliği yapmasına şaşırdığını belirtti.

dfrgt6y
Büyük Etiyopya Rönesans Barajı (Etiyopya Başbakanı'nın Facebook sayfası)

Ancak Etiyopyalı bir milletvekili Şarku’l Avsat'a yaptığı açıklamada, Fas ile yapılan bu işbirliğinin Kahire'ye yönelik olmadığını veya herhangi bir tehdit mesajı ya da çatışma niyeti taşımadığını belirtti.

Addis Ababa'nın ülkesinin yeniden doğuşuna ve kalkınmasına odaklandığını ve kimseyle askeri çatışmaya girmeye niyetli olmadığını belirtti.

Tartışmalı toplantı

Fas gazetesi Hespress, bu ayın ortalarında, Fas-Etiyopya Ortak Askeri Komitesi'nin ilk toplantısını Addis Ababa'da yaptığını ve toplantıda ‘iki ülke arasında askeri ve savunma iş birliği alanında bir eylem planının’ tartışıldığını bildirdi.

Aynı kaynağa göre 2025 yılının haziran ayında Rabat'ta imzalanan askeri iş birliği anlaşması, eğitim, bilimsel araştırma ve askeri tıp alanlarında iş birliğinin yanı sıra bu ortak askeri komitenin kurulmasını da öngörüyordu. Etiyopya Haber Ajansı (ENA) bir sonraki gün, Addis Ababa ve Rabat'ın çeşitli askeri alanlarda ikili iş birliğini güçlendirmek amacıyla ilk ortak savunma komitesi toplantısını gerçekleştirdiğini bildirdi.

ENA’nın haberine göre görüşmelerde ‘iki ülke arasındaki askeri iş birliğinin, savunma kurumları, eğitim ve öğretim, savunma sanayii, teknoloji transferi ve diğer askeri faaliyet alanlarında karşılıklı fayda sağlayacak şekilde teşvik edilmesi’ konuları ele alındı.

Etiyopya Ulusal Savunma Kuvvetleri (ENDF) Dış İlişkiler ve Askeri İşbirliği Genel Müdürü Teshome Gemechu, o dönemde Etiyopya ile Fas arasındaki ilişkilerin birçok sektörde istikrarlı bir şekilde güçlendiğini ve iki ülke arasındaki uzun soluklu dostluğun Afrika dayanışmasını ve karşılıklı çıkarlar için birlikte çalışma konusundaki ortak taahhüdü yansıttığını vurguladı.

Gemechu, ayrıca, ortak komite toplantısının ‘Etiyopya-Fas ilişkilerinde tarihi bir dönüm noktası olduğunu ve mutabık kalınan iş birliği alanlarının pratik olarak uygulanması için yeni bir aşama açtığını’ belirtti.

ENA, Fas Silahlı Kuvvetleri Tedarik Direktörü Tuğgeneral Abdulkadir Osman'ın toplantı sırasında varılan anlaşmayı ‘askeri ilişkilerde önemli bir gelişme’ olarak nitelendirdiğini aktardı.

Tuğgeneral Osman, ‘Fas'ın Etiyopya ile savunma iş birliğini daha da güçlendirmeye kararlı olduğunu’ vurguladı.

“Sessiz diplomasi”

Bu konuda Şarku’l Avsat’a değerlendirmelerde bulunan Mısırlı bir kaynak, Fas-Etiyopya iş birliğinin ‘açıklığa kavuşturulması gerektiğini, ancak genel olarak endişe verici olmadığını, özellikle de Kahire'nin Rabat ile ilişkilerinin çok iyi olduğunu’ söyledi.

Kaynak, Rabat ile ‘sessiz diplomasi’ yaklaşımının benimseneceğini ve bu konuyla ilgili tartışmaların ‘suçlama bağlamında değil, sorunun doğasını anlamak ve Mısır'ın bu konudaki endişelerini tartışmak amacıyla’ yapılacağını düşünüyor.

Fas-Etiyopya görüşmesi, ABD Başkanı Donald Trump'ın bu ayın ortalarında Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi'ye gönderdiği mektupla aynı zamana denk geldi. Trump, mektupta “Nil Nehri'nin suyunun paylaşımı sorununu temelden ve sonsuza kadar çözmek için Mısır ve Etiyopya arasında ABD'nin arabuluculuğunu yeniden başlatmaya hazırım” ifadelerini kullandı. Trump, daha önce de defalarca kez, yönetiminin Kahire ile Addis Ababa arasında bir savaşı önlediğini söylemiş, ancak daha fazla ayrıntı vermemişti.

Mısırlı kaynak, Etiyopya'nın Mısır'a mesajlar göndermeye çalıştığına inanıyor. Bu mesajlar, Mısır ve Sudan'ın duyarlılığı ve Addis Ababa'nın yorum yapmaması üzerine Trump'ın arabuluculuk açıklamasının ardından artacak.

Öte yandan Etiyopyalı Milletvekili Muhammed Nur Ahmed, Fas ile iş birliğinin sadece askeri alanda değil, ticaret ve diplomasiyi de kapsadığını ve kimseye tehdit oluşturmaktan ziyade, bölge ülkeleriyle ilişkileri güçlendiren mesajlar taşıdığını düşünüyor.

Etiyopyalı Milletvekili Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Mısır'ın Etiyopya’nın ortaklarından biri olduğunu vurgulayarak “Mısır ile savaşmadılar ve savaşmayacaklar, özellikle de Addis Ababa ilerleme ve refahla ilgileniyor ve Mısır veya başka bir ülkeyle savaşma niyetinde değil” dedi.

Buna karşın Mısırlı askeri stratejist Tümgeneral Samir Ferec, Etiyopya'nın bu gerekçelerini reddetti. Şarku’l Avsat’a değerlendirmelerde bulunan Tümgeneral Ferec, Addis Ababa'yı ‘Mısır'ın su haklarının düşmanı’ olarak nitelendirdi.

Mısır'ın ‘bu iş birliğinden endişe duymadığını” belirten Tümgeneral Ferec, “Arap Birliği üyesi bir ülke, Mısır'ın çıkarlarını tehdit eden başka bir ülkeyle nasıl iş birliği yapabilir?” diye sordu.

Etiyopya'nın bu toplantılardan çıkan mesajlarının Mısır'ı güvenlik veya askeri açıdan etkilemeyeceğini düşünen Mısırlı askeri stratejist, Mısır'ın bu konuyu Rabat ile hemen gündeme getirmeyeceğini, ancak iki ülke arasında gelecekte yapılacak toplantılarda ‘Mısır-Fas ilişkilerine önemli bir etkisi olmadan tutumunu ifade edeceğini’ tahmin ediyor.


Üst düzey askeri komutan Aden'deki bombalı saldırıdan sağ kurtuldu

Hamdi Şukri es-Subeyhi, özellikle Lahic'de, güçlerinin kontrolündeki bölgelerde güvenliğin sağlanmasında önemli bir rol oynuyor (X)
Hamdi Şukri es-Subeyhi, özellikle Lahic'de, güçlerinin kontrolündeki bölgelerde güvenliğin sağlanmasında önemli bir rol oynuyor (X)
TT

Üst düzey askeri komutan Aden'deki bombalı saldırıdan sağ kurtuldu

Hamdi Şukri es-Subeyhi, özellikle Lahic'de, güçlerinin kontrolündeki bölgelerde güvenliğin sağlanmasında önemli bir rol oynuyor (X)
Hamdi Şukri es-Subeyhi, özellikle Lahic'de, güçlerinin kontrolündeki bölgelerde güvenliğin sağlanmasında önemli bir rol oynuyor (X)

Dün, Yemen'in geçici başkenti Aden'de, Amalika Tugayları İkinci Tugay Komutanı ve Aden'de güvenliğin sağlanmasındaki kilit isimlerden biri olan Tuğgeneral Hamdi Şukri es-Subeyhi’nin konvoyuna bomba yüklü araçla saldırı düzenlendi. Gelen haberlere göre Tuğgeneral Subeyhi, askeri konvoyun trafiğin yoğun olduğu Dar Sad bölgesinin Caule beldesinden geçerken meydana gelen patlamadan sağ kurtuldu.

Saldırı, Hadramut'un en büyük şehri Mukelle'deki yerel yetkililerin, yaklaşık üç hafta önce Yemen'den çekilen Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) tarafından yönetilen Güney Geçiş Konseyi (GGK) gruplarının gözetiminde bulunan gizli hapishaneleri ve suikastlarda kullanılan patlayıcıları ortaya çıkarmasından bir gün sonra meydana geldi.

Olay, Yemen’deki Meşruiyeti destekleyen Suudi Arabistan liderliğindeki Arap Koalisyonu’nun GGK’yı feshetmesinin ardından ülkenin güney illerinde istikrarı yeniden tesis etmeye ve askeri ve güvenlik güçlerini birleştirmeye çalıştığı bir dönemde güvenlik endişelerini yeniden gündeme getirdi.


Eş-Şebab, Somali'deki stratejik öneme sahip bir adaya saldırı başlattı

"Gençlik Hareketi" üyeleri (Arşiv- AFP)
"Gençlik Hareketi" üyeleri (Arşiv- AFP)
TT

Eş-Şebab, Somali'deki stratejik öneme sahip bir adaya saldırı başlattı

"Gençlik Hareketi" üyeleri (Arşiv- AFP)
"Gençlik Hareketi" üyeleri (Arşiv- AFP)

Çeşitli kaynaklara göre, eş-Şebab militanları dün Somali'nin güneyindeki stratejik bir adaya saldırdı ve yarı özerk Cubaland bölgesinde konuşlanmış askeri birliklerle çatıştı.

Yaklaşık yirmi yıldır El-Kaide ile bağlantılı olan eş-Şebab, Somali hükümetiyle savaşıyor.

Cubaland yetkilileri saldırıyı püskürttüklerini açıkladı, ancak grup daha önce operasyonları için bir fırlatma noktası olarak hizmet veren Kuday Adası'ndaki bir askeri üssü ele geçirdiklerini iddia etti.

Kismayo sahil kentindeki bir topluluk lideri AFP'ye verdiği demeçte, militanların "Kuday kasabasının dışındaki askeri üsse baskın düzenledikten sonra adayı kuşattıkları" bilgisini aldığını belirterek, "şu anda neler olduğunun ayrıntılarını bilmenin hala zor olduğunu" ifade etti.

Kismayo'dan askerlere yardım etmek için birkaç tekne gönderildiğini, ancak Cubaland güçlerinin yardım çağrısı yapmasından kısa bir süre sonra adadaki iletişimin kesildiğini söyledi.

Cubaland yetkilileri tarafından yapılan açıklamada, "güvenlik güçleri düşmana ağır kayıplar verdirdi ve saldırıda kullanılan birçok askeri aracı imha etti" denildi.

“Eş-Şebab Hareketi” ise savaşçılarının “ada içinde ve dışında 3 askeri üssün tam kontrolünü ele geçirmeyi başardığını” duyurdu.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre Kismayo'nun yaklaşık 130 kilometre güneybatısında bulunan Kuday Adası, 2015 yılının başlarında Somali Ulusal Ordusu'nun Kenya Savunma Kuvvetleri ile iş birliği içinde gerçekleştirdiği bir operasyonla "Eş-Şebab" hareketinin elinden kurtarıldı.