Lübnan’da hükümetin güvenoyu alması için gözler ÖYH’de

Başbakan Necip Mikati geçen Cuma Baabda Sarayı'nda gazetecilere kabinede yer alan isimlerin listesini gösteriyor (Reuters)
Başbakan Necip Mikati geçen Cuma Baabda Sarayı'nda gazetecilere kabinede yer alan isimlerin listesini gösteriyor (Reuters)
TT

Lübnan’da hükümetin güvenoyu alması için gözler ÖYH’de

Başbakan Necip Mikati geçen Cuma Baabda Sarayı'nda gazetecilere kabinede yer alan isimlerin listesini gösteriyor (Reuters)
Başbakan Necip Mikati geçen Cuma Baabda Sarayı'nda gazetecilere kabinede yer alan isimlerin listesini gösteriyor (Reuters)

Lübnan'da hükümeti kurmakla görevlendirilen Necip Mikati, geçtiğimiz Cuma günü hükümetin kurulduğunu açıkladı.
Bunun ardından hükümete güvenoyu verip vermeyeceği ile ilgili gözler Özgür Yurtsever Hareket’e (ÖYH) çevrildi. ÖYH’nin pozisyonu daha önce hükümeti kurmakla görevlendirilen Saad Hariri'nin önünde engel teşkil etmişti. Mikati'nin bu görevi yerine getirmekle görevlendirilmesinden sonra ÖYH’nin pozisyonu tekrar gündeme geldi.
Mikati, Cumhurbaşkanı Mişel Avn ile görüşmesinin ardından cumhurbaşkanlığı sarayından açıklamalarda bulundu. Mikati’nin ÖYH’nin pozisyonu ile ilgili soruya ilk cevabı, “Bu konuyu Güçlü Lübnan Bloğu ile iletişim halinde olan cumhurbaşkanı ile görüştük. ÖYH, kesinlikle hükümete güvenoyu verecek” şeklinde geldi. Ancak Avn, Mikati'nin konuşmasından kısa bir süre sonra yaptığı açıklamada ÖYH’nin “hükümetin programına” güvenoyu vereceğini belirtti. ÖYH tarafından dün yapılan açıklamada da bu durum belirtilmiş, hareketin hükümete katılmayacağı ifade edilmişti. Gözler Cumhurbaşkanı'na yakın altı bakanda. Bu bakanların seçimleri mevcut milletvekili ve Özgür Yurtsever Hareket (ÖYH) lideri Cibran Basil ile anlaşarak yapıldı.
Bağımsız Merkez Bloğu Milletvekili Nikolas Nahas, hükümetin üzerine kurulduğu temellerden birinin, Cumhurbaşkanı'nın ÖYH’nin hükümete güvenoyu vereceğine dair teminatı olduğunu söyledi. Şarku'l Avsat'a yaptığı açıklamada Cumhurbaşkanı Avn'a yakın bakanların Basil tarafından seçildiğini belirten Nahas, “Bu konu net. Cumhurbaşkanına yakın isimleri bakan olarak bizzat seçen ve Güçlü Lübnan Bloğunun hükümete güvenoyu vereceğini başbakana söyleyen kişi ÖYH lideridir. Güvenoyu verme süreci bir zorlama süreci değildir. Mevcut anlaşmazlıkları aşmak, her şeyden önce ülkeyi kurtarmak ve parlamento seçimleri yapmak hedefiyle hükümetin görevlerini başarılı kılmak için birlikte çalışmak ve işbirliği yapmak gerekli” dedi.
Öte yandan, Cumhurbaşkanı'na yakın ÖYH kaynakları Şarku'l Avsat'a şunları söyledi: “Cumhurbaşkanı Avn, ÖYH’nin hükümete güvenoyu verilmesi ile hükümet programının onaylanmasını ilişkilendirdi. Mikati, gidişatın kavgalardan uzak, olumlu bir şekilde seyrettiğini söylerken bu ayrıntıyı unuttu. Bu durum, Kabine'nin misyonunun başarısına, özellikle de ülkeyi kurtarmaya katkıda bulunacaktır.”
ÖYH, haftalık toplantısının ardından dün yaptığı açıklamada, Güçlü Lübnan Bloğu’nun hükümete güvenoyu verme konusundaki tutumunu belirlemek için bakanlık açıklamasını beklediği ifade edildi. Toplanan komisyon tüm iftiraları, eylemleri ve yalanları ortadan kaldıran yeni hükümetin kurulmasını memnuniyetle karşıladı. Bu iftira, eylem ve yalanlar bütün bir yıl boyunca kurumları, anlaşmaları, dengeleri, normları ve ilkeleri bozmayı amaçladı. Aynı zamanda cumhurbaşkanının yetkilerine saldırarak anayasaya darbe vurmayı, hükümetin kurulmasını engellemek için senaryolar yazmayı ve kriz ve bahaneler üretmeyi hedefledi. Ta ki hakikat yerini bulana ve anayasaya ve tüzüğe göre bir hükümet kurulana kadar.
ÖYH’den yapılan açıklamanın devamında şu ifadelere yer verildi: “Hükümete katılmayan ÖYH, hükümetin doğuşunu kolaylaştırmak için vatani görevini yerine getirdi. ÖYH, hükümete güvenoyu verme konusundaki tutumunu belirlemek için bakanlık açıklamasını beklerken, bu konuyu tartışmaya kapı araladı. Hükümet, hızlı bir mali toparlanma planı geliştirmek, IMF ile müzakerelere başlamak ve Temsilciler Meclisi ile birlikte, ihtiyaç duyulması halinde Sermaye Kontrol Kanunu ve yurtdışına aktarılan fonların geri alınması başta olmak üzere gerekli mevzuatı çıkarmak için çalışmalı. Bunun yanı sıra hükümetin ceza denetimleri yapması ve reformlar ve yolsuzlukla mücadele için net bir program oluşturması gerekiyor. Bunlar hükümetin hareketin, halkın ve uluslararası toplumun güvenini kazanması için yapması gereken çok önemli hususlardır. Yeni hükümet, elektrik, akaryakıt ve ilaç krizlerine acil çözümler bulmak, finansman kartını hızlandırmak ve sosyal güvenlik ağı sağlamak için yola çıkmalı. Enerji güvenliği konusunda Lübnan bakanlar heyetinin Şam ziyareti ve Lübnan'ın Amman toplantısına katılımı olumlu. Lübnan için gerekli enerjiyi sağlamak için bu adımlar tamamlanmalı. Parlamento, Lübnan Merkez Bankası’nın (Banque du Liban) Lübnan Elektrik Kurumuna günde en az 16 saat elektrik üretmek üzere akaryakıt satın alması için yeterli bir avans vermesini sağlayacak bir yasa çıkarmalı. Çünkü bu, ekonomiyi canlandırmak ve Lübnanlıların daha pahalı olan jeneratörler için dizel ithal etmeleri sonucunda mevduat kayıplarını azaltmak için gerekli bir koşuldur.”



Ulusal İstihbarat Servisi karargahına düzenlenen İHA saldırısı Bağdat'taki ateşkesi ihlal etti

Irak İstihbarat Servisi tarafından yayınlanan fotoğrafta, dün İHA saldırısında öldürülen bir subayın cenazesi görülüyor
Irak İstihbarat Servisi tarafından yayınlanan fotoğrafta, dün İHA saldırısında öldürülen bir subayın cenazesi görülüyor
TT

Ulusal İstihbarat Servisi karargahına düzenlenen İHA saldırısı Bağdat'taki ateşkesi ihlal etti

Irak İstihbarat Servisi tarafından yayınlanan fotoğrafta, dün İHA saldırısında öldürülen bir subayın cenazesi görülüyor
Irak İstihbarat Servisi tarafından yayınlanan fotoğrafta, dün İHA saldırısında öldürülen bir subayın cenazesi görülüyor

Bağdat'ta dün yeni bir güvenlik gerilimi yaşandı. Başkentin merkezindeki Mansur bölgesinde bulunan Ulusal İstihbarat Servisi karargahına düzenlenen İHA saldırısında iletişim kulesi ve sunucu sistemleri vuruldu. Saldırıda bir görevli hayatını kaybetti, bazı kişiler ise ağır yaralandı.

İstihbarat servisi, saldırı sonucu hayatını kaybeden bir subayının ölümünden duyduğu üzüntüyü dile getirerek, olayı kanunsuz unsurlar tarafından gerçekleştirilen bir "terörist" eylem olarak nitelendirdi ve operasyonun, istihbarat servisini engelleme girişiminin başarısızlıkla sonuçlandığını vurgulayarak, sorumluların yakalanıp, adalete teslim edileceği sözünü verdi.

Buna paralel olarak, "Mağara Yoldaşları" grubu, Bağdat havaalanı yakınlarındaki «Victoria» üssünü hedef aldığını duyurdu. Bu, "Ketaib Hizbullah" tarafından iki gün önce ilan edilen ve yalnızca ABD Büyükelçiliği ile sınırlı olan gayri resmi ateşkesi fiilen sona erdiren bir gelişme oldu.

Tuzhurmatu’daki Hileve askeri üssünde, Haşdi Şabi” birliklerine yönelik saldırılar yaşandı; bu saldırılarda bir savaşçı hayatını kaybetti, birçok kişi de yaralandı.


Hamas’a silah bırakma teklifi iletildi: 90 günlük süreçte neler öngörülüyor?

Hamas, bağımsız Filistin devletinin kurulmasının önünü açmayacak tekliflere yanaşmayacaklarını bildirmişti (AP)
Hamas, bağımsız Filistin devletinin kurulmasının önünü açmayacak tekliflere yanaşmayacaklarını bildirmişti (AP)
TT

Hamas’a silah bırakma teklifi iletildi: 90 günlük süreçte neler öngörülüyor?

Hamas, bağımsız Filistin devletinin kurulmasının önünü açmayacak tekliflere yanaşmayacaklarını bildirmişti (AP)
Hamas, bağımsız Filistin devletinin kurulmasının önünü açmayacak tekliflere yanaşmayacaklarını bildirmişti (AP)

Hamas'a silahlarını kademeli olarak bırakması için teklif sunuldu.

Adlarının paylaşılmaması şartıyla Times of Israel'e konuşan Arap diplomatlara göre teklif, Hamas'ın 90 gün içinde füze ve roketatar gibi ağır silahlarıyla Gazze Şeridi'ndeki tünel ağının haritalarını teslim etmesini öngörüyor.

Kaynaklar, silahlarını teslim eden örgüt üyelerine iş ve maddi destek sağlanacağını da söylüyor.

Hamas önceden de ağır silahlarını bırakabileceğini ancak örgüt üyelerinin kendilerini savunabilmek için hafif silahlarını vermeyeceğini bildirmişti.

Teklife göre silahların, bölgede yeni kurulacak polis gücüne verilmesi öngörülüyor. ABD Başkanı Donald Trump'ın öncülüğünde oluşturulan Barış Kurulu'na bağlı Gazze İdaresi Ulusal Komitesi de süreci takip edecek.

Daha önce Hamas bünyesinde memur olarak görev yapmış Filistinlilerin yeni polis teşkilatına başvurmalarına da izin verilecek. Ancak bu kişilerin kabul edilmesi için İsrail'in güvenlik incelemesinden geçmesi şart koşulacak. Buna ek olarak İsrail'in 7 Ekim 2023'teki Aksa Tufanı'nda yer aldığını savunduğu örgüt üyelerine bu hakların tanınmayabileceği aktarılıyor.

Silahların yetkililere teslim edilmesinin Gazze'nin güneyinden başlaması öngörülüyor. Bölgede süreç tamamlandıktan sonra İsrail askerlerinin buradan çekilmesi, onların yerine Filistin polisi ve Uluslararası İstikrar Gücü'nün geçmesi planlanıyor.

Silahsızlanma süreci devam ederken, İsrail askerlerinin de Gazze'den kademeli olarak çekilmesi isteniyor. Ayrıca Tel Aviv yönetiminin bölgeye inşaat ve insani yardım malzemelerinin girişine izin vermesi talep ediliyor.

İsrail yönetimi, kademeli silah bırakma planına yanaşmayacağını birçok kez dile getirmişti. Bunun yerine Hamas'ın tek seferde tüm silahlarını teslim etmesini istemişti.

Ancak Arap diplomatların anlattığına göre arabulucu Türkiye, ABD, Katar ve Mısır, Binyamin Netanyahu yönetiminin talebini gerçekçi bulmadı.

İsrail yönetimi, bu hafta Kahire'de Hamas müzakerecilerine sunulan tekliften haberdar. Kaynaklara göre Netanyahu yönetimi, Hamas'ın teklifi reddedeceğini öngörerek plana itiraz etmemiş.

New York Times'ın analizindeyse Netanyahu yönetiminin, ABD'nin baskısıyla kademeli silahsızlanma planını kabul ettiği savunuluyor.

Habere göre Filistinli örgütün teklife haftaya yanıt vermesi bekleniyor. Gazzeli analist Ekrem Atallah, Hamas'ın iki devletli çözümü garanti etmeyen bu teklifi reddedeceğini savunuyor:  

Bu, bildiğimiz şekliyle Hamas'ın, yani İsrail'e silahla direnen bir örgütün dağılmasını gerektiriyor. Üstelik bu hamle, bir Filistin devleti kurulmasını bile sağlamayacak.

Analize göre kabul edilmesi halinde Barış Kurulu'nun teklifinin uygulanması 8 aya kadar sürebilir.

Independent Türkçe, Times of Israel, New York Times


Fransa’nın Lübnan'daki arabuluculuk çabalarında ortaya çıkan belgede hangi önemli maddeler yer alıyor?

İsrail topçuları, Lübnan topraklarının derinliklerine doğru ilerleme girişimleriyle eş zamanlı olarak Lübnan topraklarına ateş açtı (AFP)
İsrail topçuları, Lübnan topraklarının derinliklerine doğru ilerleme girişimleriyle eş zamanlı olarak Lübnan topraklarına ateş açtı (AFP)
TT

Fransa’nın Lübnan'daki arabuluculuk çabalarında ortaya çıkan belgede hangi önemli maddeler yer alıyor?

İsrail topçuları, Lübnan topraklarının derinliklerine doğru ilerleme girişimleriyle eş zamanlı olarak Lübnan topraklarına ateş açtı (AFP)
İsrail topçuları, Lübnan topraklarının derinliklerine doğru ilerleme girişimleriyle eş zamanlı olarak Lübnan topraklarına ateş açtı (AFP)

İsrail, Lübnan ile ateşkes sağlamaya yönelik arabuluculuk çabalarına karşı, dört eksende eş zamanlı kara saldırıları düzenleyerek saldırı alanını genişletiyor ve işgale karşı direnen savunma güçlerini dağıtmaya ve herhangi bir görüşme öncesinde Lübnan'a ateş gücüyle baskı uygulamaya çalışıyor.

İsrail'in Lübnan sınırına takviye birlikleri göndermesi üzerine, İsrail ordusu Hıyam ve Taybe eksenlerine yönelik saldırılarını yeniledi ve Bint Cibeyl şehri civarındaki Marun er-Ras ve Aytarun eksenindeki hareketlerine devam ederken, batı kesiminde Naqura kasabasına doğru yeni bir eksen açtı.

Bu saldırı, Lübnan'ın iç kesimlerindeki onlarca kasabayı hedef alan yoğun hava ve topçu bombardımanıyla birlikte gerçekleşti ve saldırılardan biri sivil savunma merkezini vurdu.

 Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot’un Tel Aviv ziyareti, İsrail’in Fransız arabuluculuğuna karşı herhangi bir taviz vermesiyle sonuçlanmasa da Şarku’l Avsat, üç aşamadan bahseden ve Lübnan’ın İsrail’i tanıdığını açıkça belirtmeyen Fransız belgesinin içeriğini elde etti. İlk madde, “Lübnan Devleti'nin İsrail'in egemenliğini ve toprak bütünlüğünü saygı gösterme taahhüdünü” teyit ederken, ikinci madde ise “Lübnan'ın İsrail ile kapsamlı ve kalıcı bir saldırmazlık anlaşması imzalamaya hazır olduğunu” belirtmektedir. Ancak en önemli paragraf, “kapsamlı ve kalıcı bir saldırmazlık anlaşmasının imzalanmasını, böylece Lübnan ve İsrail’in aralarındaki savaş durumunun sona erdiğini ilan etmelerini ve birbirlerine karşı herhangi bir güç kullanmaktan kaçınmayı taahhüt etmelerini” öngörüyor.