Tunus Genel İşçi Sendikaları’ndan yeni anayasa çağrısı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said, AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell'i Kartaca Sarayı'nda kabul etti (EPA)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said, AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell'i Kartaca Sarayı'nda kabul etti (EPA)
TT

Tunus Genel İşçi Sendikaları’ndan yeni anayasa çağrısı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said, AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell'i Kartaca Sarayı'nda kabul etti (EPA)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said, AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell'i Kartaca Sarayı'nda kabul etti (EPA)

Nahda hareketinin liderliğini yaptığı eski iktidar koalisyonuna karşı çıkan çok sayıda Tunuslu siyasi parti ve işçi sendikaları eski iktidarın tasfiye edilmesi, yeni bir anayasa hazırlanması, parlamento seçimlerinin düzenlenmesi ve seçim yasasının değiştirilmesi yoluyla siyasi eylem için yeni temeller oluşturulması adına baskı yapıyor. Söz konusu siyasi partiler ve işçi sendikaları ayrıca bir önceki iktidar koalisyonunu, kamu işlerinin yönetimindeki başarısızlıktan sorumlu tuttu.
Abir Musa liderliğindeki muhalefetteki Özgür Anayasa Partisi, Tunus'ta "İslamcı milletvekillerini kuşatma" kampanyasına öncülük ediyor. Musa, Nahda hareketinin çalışmalarını reddeden milletvekillerinin imzalarını Cumhurbaşkanı Said'e sunduğunu belirtti. Söz konusu milletvekillerinin hedefi parlamentoyu feshetmek için herhangi bir anayasal mekanizmayı kolaylaştırmak ve yasal süre içinde erken seçim çağrısı yapmak.
Öte yandan devleti parçalamayı ve bilinmezliğe doğru itmeyi reddettiklerini dile getiren diğer milletvekilleri, Cumhurbaşkanı Kays Said’e Raşid Gannuşi'nin ayaklarının altındaki halıyı çekmesi ve İhvan’a meşru otoritede rol oynama fırsatı vermemesi çağrısında bulundular. 
Aynı bağlamda, Tunus'un en büyük ulusal ve sendika örgütü olan Tunus Genel İşçi Sendikaları Konfederasyonu (UGTT) dün yaptığı açıklamada yeni bir parlamentonun seçilmesinin ardından anayasanın görüşülmesi ve hükümet sisteminin değiştirilmesi için çağrıda bulundu. Böylece, geçtiğimiz 25 Temmuz'da istisnai önlemleri açıklayan ardından yeni bir adım atmayan Cumhurbaşkanı Said'in üzerinde baskı artıyor.
UGTT Sekreteri Nureddin Tabbubi, dün Manastır kentinde düzenlediği bir sendika toplantısında, istisnai önlemlerin ardından uzun süre bekleyiş dönemine girilmesi üzerine cumhurbaşkanına örtülü eleştiriler yöneltti. Tabbubi, “Bugün sorulması gereken soru “siyasi akılla ve meşruiyet çerçevesinde bir durumdan diğerine nasıl geçilir?” olmalı. Değişim gereklidir. Reforma açığız ama hukukun üstünlüğü ve kurumlar olmalı. Ülkenin bu durumda kalması mantıksız” dedi.
Sendika, yeni bir parlamento oluşturacak erken yasama seçimlerinin yapılmasını, ardından anayasanın tartışılmasını ve siyasi sistemin toplumun bileşenleri ile katılımcı bir çerçevede değiştirilmesini destekliyor. Ancak bu, Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said'in Danışmanı Velid el-Haccam'ın saray içinde anayasayı askıya alma ve siyasi sistemi değiştirme eğiliminin olduğunu ifade eden açıklamalarıyla çelişiyor.
Sendika kaynakları, önceki gün Tebbubi ile Musa arasında önemli bir toplantı yapıldığını ve toplantıdan sonra Musa’nın, partisinin, “Cumhurbaşkanı'nın anayasal çerçeveler içinde parlamentoyu feshetme görevini kolaylaştırma ve devleti ve kurumlarını parçalamadan yasal süreler içinde erken seçim çağrısı yapma girişimlerinde İşçi Sendikası ile birlikte hareket edeceğini ifade etti.
Söz konusu kaynakların aktardığına göre Özgür Anayasa Partisi’nden yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Özgür Anayasa Partisi, devletin karanlık bir tünele girmesine ve Raşid Gannuşi'nin kurban rolü oynamasına ve kendisini darbeye maruz kalmış meşru bir otorite olarak sunmasına izin vermeyecek.”
Bu arada, Tunus Cumhurbaşkanlığı, Avrupa Birliği Dışişleri Bakanı Josep Borrell'in Tunus ziyaretinin ardından yaptığı açıklamada, "Bu ziyaret, tüm iftiraların yalanlanması ve tüm iddiaların çürütülmesidir. Cumhurbaşkanı, diğer yabancı heyetlerle yaptığı görüşmelerde, Tunus'un egemen bir ülke olduğunu ve egemenliğin halkın elinde olduğunu, Tunus’un ders alan ve notlarını kağıdına yazmayı bekleyen öğrenci konumunda olmayı kabul etmediğini vurguladı. Tunus devletinin egemenliği ve halkının tercihleri tartışılmadı ve hiçbir tarafla müzakere konusu olmayacak.”
Borrell, Cuma günü Tunus Cumhurbaşkanı ile yaptığı görüşmenin ardından yaptığı açıklamada Kays Said'in aldığı istisnai önlemlerin ardından ülkedeki siyasi durumla ilgili Avrupa tarafının "endişelerini" dile getirmişti. Borell, “Avrupa Birliği, Tunus'a nasıl daha iyi destek sağlanacağına karar vermek için önümüzdeki haftalarda alınacak somut kararları sabırsızlıkla bekliyor. Cumhurbaşkanına Tunus'ta ülkenin istikrarını ve refahını sağlamanın tek yolu olan demokrasinin kazanımlarının korunmasına ilişkin Avrupa endişelerini ilettim. Yasama yetkisinin özgürce kullanılması ve parlamenter faaliyetin yeniden başlatılması bu kazanımların bir parçasıdır ve bunlara saygı gösterilmelidir. Avrupa Birliği, hukukun üstünlüğüne ve temel özgürlüklere saygı göstererek Tunus'ta demokrasiyi güçlendirmeye kararlıdır ve bu nedenle ülkeyi kurumsal istikrarı yeniden sağlamaya ve demokratik ilkelerini korumaya yönlendirmek önemlidir.”
Bu arada Nahda hareketi dün cumhurbaşkanlığı sarayından yapılan açıklamalara yanıt olarak anayasayı askıya alma ve siyasi sistemi değiştirmeye yönelik herhangi bir adımı reddettiğini açıkladı.
2019'daki yasama seçimlerini kazanan hareket, "anayasaya aykırı seçenekler" önerilmesini kesin bir şekilde reddettiğini açıkladı. Nahda, 2014 anayasasının “mevcut tüm yürütme ve yasama kurumlarının seçim meşruiyetinin temelini temsil ettiği için çoğu siyasi ailenin ve geniş halk kitlelerinin onayını aldığını belirtti.
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said'in Danışmanı Velid el-Haccam'ın mevcut anayasayı feshetme ve siyasi sistemi değiştirme eğilimi olduğunu belirttiği açıklamalarının ardından Nahda pozisyonunu açıkladı. Haccam’ın açıklaması, Cumhurbaşkanı Kays Said'in ülkede istisnai önlemler alması ve parlamentoyu askıya almaya karar vermesinden haftalar sonra geldi.
Haccam’ın açıklamasına yanıt olarak Nahda dün yaptığı açıklamada, "Bu adım kaçınılmaz olarak rejimin meşruiyetini kaybetmesine ve tek adam yönetimine geri dönülmesine yol açacak" ifadelerine yer verdi.



Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.


BM, Hızlı Destek Kuvvetlerini el Faşir'de soykırım yapmakla suçladı

Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
TT

BM, Hızlı Destek Kuvvetlerini el Faşir'de soykırım yapmakla suçladı

Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)

Sudan'daki bağımsız uluslararası araştırma misyonu dün, geçen ekim ayında "Hızlı Destek Kuvvetleri"nin (HDK) eline geçmesinden bu yana birçok vahşete tanık olan Sudan'ın el Faşir kentinde "soykırım eylemlerinin" meydana gelmesini kınadı.

Birleşmiş Milletler misyonu, Sudan'ın batı Darfur bölgesindeki bu şehirde HDK'nin sistematik eylemlerinden çıkarılabilecek tek makul sonucun soykırım niyeti olduğu sonucuna varan bir rapor yayınladı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre ABD Hazine Bakanlığı, el Faşir'deki suistimalleri nedeniyle üç HDK komutanına yaptırım uyguladı. Bakanlık, bu kişilerin HDK'nin şehri ele geçirmesinden önce 18 ay süren el Faşir kuşatmasında yer aldığını belirtti.