ABD'de son 24 saatte Kovid-19 nedeniyle 2 bin 277 kişi hayatını kaybetti

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
TT

ABD'de son 24 saatte Kovid-19 nedeniyle 2 bin 277 kişi hayatını kaybetti

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

ABD'de yeni tip koronavirüs (Kovid-19) nedeniyle ölenlerin sayısı son 24 saatte 2 bin 277 artarak 662 bin 262 oldu.
Johns Hopkins Üniversitesinin derlediği verilere göre, ABD'de virüs bulaşanların sayısı 41 milyon 223 bini geçti.
Virüs nedeniyle son 24 saatte 2 bin 277 kişinin hayatını kaybetmesiyle toplam can kaybı 662 bin 262'ye çıktı.
California, 4 milyon 383 bini aşkın vakayla ülkede ilk sırada yer alırken, bu eyaleti 3 milyon 639 bini aşan vakayla Texas ve 3 milyon 223 binden fazla vakayla Florida izledi.
Can kaybı sayısında California 66 bin 36 ile ilk sırada yer aldı. Bu sayı, Texas'ta 57 bin 381, New York'ta 54 bin 282 olarak kayıtlara geçti.

Yetişkin nüfusun yüzde 75'i en az bir doz aşı oldu
ABD'de Kovid-19 aşılama istatistiklerini takip eden Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi (CDC) verilerine göre, yetişkin nüfusun yüzde 75'ine en az bir doz, yüzde 65'ine de her iki doz Kovid-19 aşısı uygulandı.
Ülkede 209 milyon 701 binden fazla kişiye ilk doz, 178 milyon 982 binin üzerinde kişiye ikinci doz aşı yapıldı.



Senatör Graham: Trump, Rusya'ya karşı yaptırım tasarısına yeşil ışık yaktı

Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham Washington'da (AP)
Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham Washington'da (AP)
TT

Senatör Graham: Trump, Rusya'ya karşı yaptırım tasarısına yeşil ışık yaktı

Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham Washington'da (AP)
Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham Washington'da (AP)

Güney Carolina'nın Cumhuriyetçi Senatörü Lindsey Graham, Başkan Donald Trump'ın dün iki parti arasında yapılan toplantının ardından Rusya'ya karşı iki partinin ortaklaşa hazırladığı yaptırım tasarısına “yeşil ışık yaktığını” söyledi.

Graham yaptığı açıklamada, “Önümüzdeki hafta iki partinin güçlü bir oy birliği sağlayacağını umuyorum” ifadelerini kullandı.


Trump, 66 uluslararası kuruluştan çekilme bildirisini imzaladı

ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'daki Oval Ofis'te başkanlık kararnamelerini imzalıyor (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'daki Oval Ofis'te başkanlık kararnamelerini imzalıyor (AFP)
TT

Trump, 66 uluslararası kuruluştan çekilme bildirisini imzaladı

ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'daki Oval Ofis'te başkanlık kararnamelerini imzalıyor (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'daki Oval Ofis'te başkanlık kararnamelerini imzalıyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump dün, “ABD'nin ulusal çıkarlarına aykırı hareket eden” 35 BM dışı kuruluş ve 31 BM kuruluşundan ABD'nin çekilmesini öngören bir bildiri imzaladı.

Beyaz Saray bu kuruluşların isimlerini açıklamadı, ancak bunların “ABD'nin egemenliğini ve ekonomik gücünü zayıflatan aşırı iklim politikaları, küresel yönetişim ve ideolojik programları” desteklediğini belirtti.

Bu kararın, ABD'nin üye veya taraf olduğu tüm hükümetlerarası kuruluşlar, anlaşmalar ve antlaşmaların kapsamlı bir şekilde gözden geçirilmesinin ardından alındığını ifade etti. “Bu çekilmeler, ABD vergi mükelleflerinin, ABD'nin önceliklerini küreselleşme gündemlerine tercih eden veya önemli konuları yeterince verimli veya etkili bir şekilde ele almayan kuruluşlara sağladığı finansmanı ve katılımı sona erdirecektir” diye ekledi. Böylece ABD vergi mükelleflerinin fonları, ilgili misyonları desteklemek için başka yerlere daha iyi yönlendirilebilecek" ifadelerini kullandı.

Beyaz Saray, daha fazla ayrıntı ve kuruluşların listesi talebine henüz yanıt vermedi. Bir yıl önce ikinci dönemine başladığından beri Trump, Birleşmiş Milletler'e sağlanan ABD fonlarını kesmeye çalıştı, ülkesinin BM İnsan Hakları Konseyi'ne katılımını askıya aldı, Birleşmiş Milletler Filistin Mültecilerine Yardım ve Çalışma Ajansı'na (UNRWA) sağlanan fonların askıya alınmasını uzattı ve UNESCO'dan çekildi. Ayrıca Dünya Sağlık Örgütü ve Paris İklim Anlaşması'ndan da çekilme planlarını da açıkladı.


Trump’ın Grönland tehdidi, NATO’nun geleceğine nasıl etki edecek?

Grönland'daki Pituffik Uzay Üssü, ABD ordusunun en kuzeydeki askeri üssü konumunda (AFP)
Grönland'daki Pituffik Uzay Üssü, ABD ordusunun en kuzeydeki askeri üssü konumunda (AFP)
TT

Trump’ın Grönland tehdidi, NATO’nun geleceğine nasıl etki edecek?

Grönland'daki Pituffik Uzay Üssü, ABD ordusunun en kuzeydeki askeri üssü konumunda (AFP)
Grönland'daki Pituffik Uzay Üssü, ABD ordusunun en kuzeydeki askeri üssü konumunda (AFP)

ABD'nin Venezuela'ya askeri müdahalesinin ardından Grönland meselesi tekrar dünya gündeminde.

ABD Başkanı Donald Trump, ulusal güvenlik gerekçesiyle Grönland'a sahip olmaları gerektiğini pazar günü söylemişti.

Cumhuriyetçi lider, bunun özellikle Rusya'yla Çin'e karşı bir güvenlik önceliği olduğunu savunmuştu.

Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt de dünkü açıklamasında, Trump yönetiminin Grönland'a sahip olmak için "ABD ordusunu kullanmak da dahil" çeşitli seçenekleri değerlendirdiğini belirtti.

Washington'ın Venezuela'nın ardından Grönland'a da askeri müdahalede bulunabileceğine dair endişeler artarken, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, kuzey ülkesini "satın almayı hedeflediklerini" savundu.

Rubio, Kongre üyelerine Venezuela'ya müdahale hakkında yaptığı bilgilendirmede Trump'ın Grönland planlarına ilişkin açıklamalarda bulundu.

Adlarının paylaşılmaması şartıyla Wall Street Journal'a konuşan yetkililere göre Rubio, ABD Başkanı'nın açıklamalarının "yakında gerçekleşecek bir işgalin işareti olmadığını" savundu. Bunun yerine Trump'ın, adayı Danimarka'dan satın almayı planladığını iddia etti.

Grönland, 1979'da Danimarka'dan özerkliğini kazansa da dışişleri, güvenlik ve mali konularda bu ülkeye bağlı.

Guardian'ın analizinde, Trump'ın Grönland'a askeri müdahalede bulunmasının, "76 yıllık bir askeri ittifak olan NATO'nun güvenilirliğini zedeleyeceği" belirtiliyor.

Birleşik Krallık merkezli düşünce kuruluşu Chatham House'tan Marion Messmer, Trump yönetimi altında ABD - Avrupa ilişkilerinin iyice gerildiğine dikkat çekerek şunları söylüyor:

Avrupa ülkeleri, ABD'nin güvenlik garantilerine güvenebileceklerine dair herhangi bir yanılgıya kapılmışsa bu durum, bir daha o dünyaya geri dönmeyeceğimize dair bir uyarı.

Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen de Grönland'ın satılık olmadığını vurgulayarak ABD'nin tehditlerinin NATO'nun bütünlüğünü zedelediğini söylemişti:

ABD Başkanı Trump'ın defalarca Grönland'ı istediğini dile getirmesi ciddiye alınmalı. Yalnız şunu da açıkça belirtmek isterim ki eğer ABD bir başka NATO ülkesine askeri saldırı kararı alırsa, her şey durur. Buna NATO ve II. Dünya Savaşı'nın sonlanmasından bu yana sağlanan güvenlik de dahil.

Diğer yandan NATO'nun temel ilkelerinden 5. maddede, bir üyenin başka bir üyeye saldırması durumunda ne yapılacağı hakkında net ifadeler yer almadığına işaret ediliyor.

Sözkonusu madde, NATO üyesi bir ülkeye düzenlenen saldırının, tüm ittifak mensuplarına yapılan bir saldırı olarak kabul edileceğini söylüyor. Böyle bir durumda ittifak üyeleri, askeri seçenekler de dahil çeşitli şekillerde saldırıya uğrayan ülkenin korunmasına destek sağlamayı taahhüt ediyor.

BBC'nin analizindeyse AB üyesi 27 ülkeden sadece 6'sının Trump'a tepki gösterdiğine dikkat çekiliyor. 2021-2024'te ABD'nin NATO Daimi Temsilcisi olarak görev yapan Julianne Smith, bu durumun "AB'yi parçalama riski yarattığını" ve NATO için bir ikilem oluşturduğunu belirtiyor:

Avrupa, Başkan Trump ve ekibi Grönland'ı 'elde etmekten' bahsettiğinde onları ciddiye almalıdır.

Smith, Avrupa ülkelerinin itidal çağrılarından daha fazlasını yaparak yeni savunma anlaşmaları imzalaması gerekebileceğini de söylüyor.

ABD'nin eski NATO Avrupa Müttefik Kuvvetleri Yüksek Komutanı Amiral James Stavridis de CNN'e şöyle konuşuyor:

Danimarkalıları çok iyi tanıyorum. Onlar sert insanlardır. ABD güçlerine karşı koymak için oraya asker konuşlandırmaları beni şaşırtmaz. Burada NATO'nun sonundan bahsediyoruz. Bunu önleyelim.

Independent Türkçe, Guardian, BBC, CNN