Hamideti ve Hamduk’tan geçişi destekleme ve sivil-askeri ortaklığını güçlendirme sözü

Sudan Başbakanı Hamduk, Hızlı Destek Kuvvetleri’ne hukuka ve demokrasiye saygı duyma çağrısında bulundu.

Hamideti ve Hamduk, 15 Eylül’de Hartum’da bir araya geldi (Hızlı Destek Kuvvetleri)
Hamideti ve Hamduk, 15 Eylül’de Hartum’da bir araya geldi (Hızlı Destek Kuvvetleri)
TT

Hamideti ve Hamduk’tan geçişi destekleme ve sivil-askeri ortaklığını güçlendirme sözü

Hamideti ve Hamduk, 15 Eylül’de Hartum’da bir araya geldi (Hızlı Destek Kuvvetleri)
Hamideti ve Hamduk, 15 Eylül’de Hartum’da bir araya geldi (Hızlı Destek Kuvvetleri)

Sudan Egemenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Muhammed Hamdan Daklu (Hamideti) ve Başbakan Abdullah Hamduk, geçiş döneminin başarısı ve devrimin özgürlük, barış ve adalet hedeflerine ulaşılmasının önemini vurguladılar. Hamduk’un ‘Sudan demokratik geçiş modeli’ olarak nitelendirdiği süreci başarıya ulaştırmak amacıyla çalışma taahhüdünde bulundular.
Söz konusu açıklamalar, geçici otorite partileri tarafından anayasal belgede kararlaştırılan temeller ve hedefler doğrultusunda, Hamduk’un komutanlar ve subaylarla görüştüğü ‘Hızlı Destek Kuvvetleri’ni teftiş ettiği ziyaret sırasında geldi.
Hamideti yaptığı konuşmada, çalışmanın ‘askeri ve sivil anayasal belgede iki taraf arasındaki ortaklığın anlam ve sonuçlarını açık ve net bir şekilde somutlaştıracağını’ ve ‘ülke tarihindeki bu karmaşık ve hassas aşamadaki engelleri aşmak için vatansever ruhu göstereceğini’ vurguladı. Hamideti sözlerine şöyle devam etti:
“Bu aşama, insanlara yakışır bir yaşam arayışı içinde zorlu koşullarda yaşayan vatandaşın acısını hafifletmek için şu an gösterdiğimizden daha fazla çaba gerektirmektedir.”
Egemenlik Konseyi Başkan Yardımcısı, siyasi sahnedeki karmaşıklıklara, büyük bölünmelere, güvenlik durumunun kırılganlığına, nefret söyleminin büyümesine, ırkçılığa, bölgeciliğe, kabileciliğe ve devrim güçleri, siviller ve ordu arasında ayrışmaya karşı uyarıda bulundu. Muhammed Daklu Hamideti açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Ülkemizin karşı karşıya olduğu ciddi zorluklar, askeri ve sivil ayrımına odaklanmadan, en önemli önceliklere göre kapsamlı ve derin bir reform sürecini birlikte yürütmek için hepimizin birlikte çalışmasını gerektiriyor.”
 ‘Geleceği, ortak güveni, ulusal değerlere ve kurumlara olan inancı inşa etmek için partizan, bölgesel ve kabile farklılıklarının üstesinden gelmek ve hataları cesaretle karşılamak amacıyla’ ortak eyleme hazır olduğunu yineledi.
Hamideti, Hızlı Destek Güçleri’nin devrimde oynadığı role de işaretle “Hızlı Destek Güçleri şanlı devrimin zaferine öncülük etti ve bunun için büyük fedakarlıklar yaptı” dedi. Adını vermediği taraflarca sistematik olarak hedef alınmasına rağmen vatanı korumaya devam edeceğini vurgulayan Hamideti sözlerini şöyle sürdürdü:
“Halkımıza ‘güvenlik ve istikrarı korumak, geçiş dönemi hedeflerine kapsamlı bir barış içinde ulaşmak, özgür ve adil seçimler yoluyla gerçek demokrasiye giden bir vatandaşlık devleti kurmak’ için verdiğimiz sözü tutacağız.”
Sudan Başbakanı Abdullah Hamduk da 15 Eylül’de Hartum’daki güçlere yaptığı konuşmasında ziyaretinin hedefinde ‘subaylar, astsubaylar ve askerlerle evlerinde bir araya gelmek’ olduğunu syledi.  “Çünkü vatanı ve halkı koruma sorumluluğunun büyük bir kısmını onlar taşıyor” dedi. Hamduk açıklamasını şöyle sürdürdü:
“Bu, sivil ve demokratik geçişin desteklenmesi bağlamında askeri ve güvenlik kurumlarına yaptığım benzer ziyaretdizisinin devamıdır. Geçiş otoritesinin tüm taraflarınca üzerinde anlaşmaya varılan temelleri ve hedefleri vurgulamaktadır. Anayasal belge de bunun bir ürünüydü.”
Hamduk, askerlere hitaben yaptığı konuşmada ordu ve güvenlik sektörü reformunun ‘tüm geçiş süreci için kilit bir mesele olduğunu’ ve onsuz sivil devletin inşası da dahil olmak üzere herhangi bir sorunun çözülemeyeceğini vurguladı. Başbakan ayrıca Hızlı Destek Kuvvetleri’nin özel bir yapıya sahip olduğunu ve değişimde olumlu bir rol oynadığını dile getirdi.
Hızlı Destek Kuvvetleri’ne ‘halkın yanında yer almaya devam etme’ çağrısında bulunan Hamduk konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
“Dünyanın en büyük orduları, haklarının seçimleriyle aynı eğilimde olanlardır. Biliyorsunuz ki Sudan halkı, aralık ayındaki büyük devriminde demokrasiyi ve sivil bir devlet yolunu seçti. Bu nedenle en büyük göreviniz anayasayı korumak ve sivil demokratik dönüşümü desteklemek olmuştur.”
Hamduk, ‘Ulusal Kriz ve Geçiş Sorunları- İleriye Giden Yol’ girişiminin, ordunun tüm konularda çok önemli bir rol oynadığını ve ordu ile ve siviller arasındaki ayrımın ‘işlevsel ve profesyonel’ olduğunu kaydetti. Başbakan, “Yasama Meclisi’nin oluşumu gibi bir konu, ekonomik istikrar, barış, adalet, dış politika ve ulusal egemenlik başlıklarının yanı sıra sivil ve askeri durumdan da etkilenir” dedi.
Siviller ve askerler arasındaki ortaklığın, Sudan’a özgü bir model olduğunu yineleyen Başbakan Abdullah Hamduk sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bazıları, siviller ve ordu arasındaki ortaklık hakkında çok fazla konuştuğumu düşünebilir. Ancak bu olayı tekrar etme biçimim, her zaman amacına uygun şekilde olacaktır. Bu eşsiz deneyim, yalnızca bir mirasa ve devrimler, değişim ve geçiş deneyimleri geçmişine sahip Sudanlılardan kaynaklanmaktadır.”
Hamduk, Hızlı Destek Komutanı’nın girişime verdiği desteğe de övgüde bulunurken bunu ‘insanların beklediğini yapmanın önemine olan inancının bir göstergesi’ olarak nitelendirdi. Başbakan Hamduk sözlerini şöyle sonlandırdı:
“Hızlı Destek Kuvvetleri, General Hamideti’nin ‘demokratik ulusal devletin gereklerine bağlı kalma, yasalara saygı gösterme ve demokratik yönetimin temellerini sağlamlaştırma’ mesajını anlamalıdır.”



Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.


BM, Hızlı Destek Kuvvetlerini el Faşir'de soykırım yapmakla suçladı

Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
TT

BM, Hızlı Destek Kuvvetlerini el Faşir'de soykırım yapmakla suçladı

Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)

Sudan'daki bağımsız uluslararası araştırma misyonu dün, geçen ekim ayında "Hızlı Destek Kuvvetleri"nin (HDK) eline geçmesinden bu yana birçok vahşete tanık olan Sudan'ın el Faşir kentinde "soykırım eylemlerinin" meydana gelmesini kınadı.

Birleşmiş Milletler misyonu, Sudan'ın batı Darfur bölgesindeki bu şehirde HDK'nin sistematik eylemlerinden çıkarılabilecek tek makul sonucun soykırım niyeti olduğu sonucuna varan bir rapor yayınladı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre ABD Hazine Bakanlığı, el Faşir'deki suistimalleri nedeniyle üç HDK komutanına yaptırım uyguladı. Bakanlık, bu kişilerin HDK'nin şehri ele geçirmesinden önce 18 ay süren el Faşir kuşatmasında yer aldığını belirtti.