Husilerin, Suudi Arabistan'a gönderdiği bir balistik füze ve 4 SİHA düşürüldü

Arap Koalisyonu sözcüsü (Şarku'l Avsat)
Arap Koalisyonu sözcüsü (Şarku'l Avsat)
TT

Husilerin, Suudi Arabistan'a gönderdiği bir balistik füze ve 4 SİHA düşürüldü

Arap Koalisyonu sözcüsü (Şarku'l Avsat)
Arap Koalisyonu sözcüsü (Şarku'l Avsat)

İran destekli Husilerin, Suudi Arabistan'ın güneybatısındaki Cizan kentini hedef alan bir balistik füzesi ile 4 silahlı insansız hava aracının (SİHA) düşürüldüğü bildirildi.
Arap Koalisyonu, Husi milisleri tarafından fırlatılan ve ülkenin güneybatısındaki Cizan kentindeki sivilleri hedef alan balistik füzenin düşürüldüğü duyuruldu.
Koalisyon tarafından yapılan açıklamada ayrıca, terörist Husi milislerinin gönderdiği 4 SİHA'nın da vurularak, etkisiz hale getirildiği vurgulandı.
Yemen'de meşru hükümeti destekleyen Arap Koalisyonu, sivillerin ve sivil hedeflerin korunmasında atılan adımların, uluslararası hukuka uygun olduğunu vurguladı.



Seyfülislam Kaddafi öldürüldü... Libya’da kanlı olaylar dizisi

Dibeybe’ye yakın bir tugay, suikastla ilgisi olduğunu yalanladı
Dibeybe’ye yakın bir tugay, suikastla ilgisi olduğunu yalanladı
TT

Seyfülislam Kaddafi öldürüldü... Libya’da kanlı olaylar dizisi

Dibeybe’ye yakın bir tugay, suikastla ilgisi olduğunu yalanladı
Dibeybe’ye yakın bir tugay, suikastla ilgisi olduğunu yalanladı

Libya’nın devrik lideri Muammer Kaddafi’nin oğlu Seyfülislam’a yakın kaynaklar, dün akşam Zintan kentinde yaşanan silahlı çatışmalar sırasında Seyfülislam’ın hayatını kaybettiğini duyurdu. Kentte meydana gelen olayların ardından ölümünün koşullarına ilişkin çelişkili bilgiler bulunduğu belirtildi.

rgtbhyjuk

Seyfülislam Kaddafi’nin üvey kardeşi Muhammed Kaddafi, kendisine ait olduğu belirtilen Facebook hesabından yaptığı paylaşımla, dün akşam yaşanan ölümü doğruladı. Muhammed Kaddafi paylaşımında, “Kardeşin kaybı çok acı. Bu musibetin ağırlığını kelimeler tarif etmekte yetersiz kalıyor. Onu Allah’a emanet ediyor, rahmetiyle kuşatmasını ve bize sabır ve metanet vermesini diliyoruz” ifadelerini kullandı.

Muhammed Kaddafi ayrıca, “Kardeşimin kaybından duyduğumuz üzüntüyü ailemiz ve sevdiklerimizle paylaşırken, Allah’tan vatanımızı her kaybın ardından telafi etmesini, tüm Libyalılara sabır ve teselli vermesini, bu anların ayrışma ve çekişmeye değil, sağduyuya ve merhamete vesile olmasını diliyoruz” dedi.

Seyfülislam’ın çatışmalar sırasında öldürüldüğü yönündeki anlatımlar ağırlık kazanırken, Muhammed Kaddafi, kardeşinin ‘ani bir felç sonucu’ hayatını kaybettiğini öne sürdü.

Şarku’l Avsat’a konuşan Libyalı bir siyasetçi, Seyfülislam’ın ölümünün “Libya’da yeni bir kan dökülmesi sürecinin önünü açacağı, kaosu artıracağı ve ulusal uzlaşmaya dair tüm umutları sona erdireceği” değerlendirmesinde bulundu.

Seyfülislam’ın avukatı Halid ez-Zaidi de Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, ölümü doğruladı ancak ayrıntı vermedi.

Öte yandan, Seyfülislam’ın Libya Siyasi Diyalog Forumu’ndaki temsilcisi Abdullah Osman, Seyfülislam’ın dün akşam ülkenin batısında yaşanan kanlı çatışmaların ardından hayatını kaybettiğini teyit etti.

Bu gelişme, zaten karmaşık olan Libya siyasi tablosunda ani ve köklü bir değişime işaret ediyor. Zira Seyfülislam Kaddafi, temsilcileri aracılığıyla, Başkanlık Konseyi tarafından yürütülen ‘ulusal uzlaşı’ sürecinin etkili aktörlerinden biri olarak görülüyordu.

rbhyju

Libya Ulusal Birlik Hükümeti’ne (UBH) bağlı 444. Muharebe Tugayı, Zintan kentinde yaşanan çatışmalar ve Seyfülislam Kaddafi’nin öldürüldüğüne ilişkin haberlerle herhangi bir bağlantısı olduğu yönündeki iddiaları ‘kesin bir dille’ yalanladı.

Tugaydan yapılan açıklamada, “444. Muharebe Tugayı’nın Zintan kenti içinde ya da coğrafi çevresinde herhangi bir askeri varlığı veya saha konuşlanması bulunmamaktadır. Ayrıca Seyfülislam Kaddafi’nin takibine yönelik tugaya verilmiş herhangi bir talimat ya da emir söz konusu değildir. Bu tür bir görev, askeri ya da güvenlik sorumluluklarımız arasında yer almamaktadır” denildi.

Açıklamada, tugayın Zintan’da yaşananlarla ilgisi olmadığı vurgulanarak, “Orada meydana gelen çatışmalarla doğrudan ya da dolaylı herhangi bir bağımız yoktur” ifadesi kullanıldı.

444. Muharebe Tugayı, medya kuruluşları ve sosyal medya kullanıcılarına da çağrıda bulunarak, bilgilerin aktarımında titiz davranılmasını, resmî açıklamalara dayanılmasını ve ‘kafa karışıklığı yaratmayı, kamuoyunu yanıltmayı amaçlayan söylentilere’ itibar edilmemesini istedi.

Seyfülislam Kaddafi, Muammer Kaddafi’nin ikinci oğluydu ve iktidara geri dönme arayışında olan tek oğul olarak öne çıkıyordu. Ancak 2011’deki ‘devrim’ sırasında, aralarında ülkenin ulusal güvenlik danışmanlığı görevini yürüten Mutasım Billah’ın da bulunduğu üç kardeşi gibi hayatını kaybetti.

ujuj

Kaddafi rejiminin son sözcüsü Musa İbrahim de Seyfülislam Kaddafi’nin ölümünü duyurarak, “Onu haince öldürdüler. O, tüm halkı için birleşik, egemen ve güvenli bir Libya istiyordu. Bir umudu ve geleceği katlettiler, kin ve nefreti ektiler” ifadelerini kullandı.

Musa İbrahim, bunun arkasındaki amacın ‘daha fazla kan dökülmesi, Libya’nın bölünmesi ve ulusal birlik yönündeki her türlü projenin yok edilmesi’ olduğunu savundu.

Açıklamasında, “Seyfülislam’la iki gün önce konuşmuştum; onun gündeminde sadece huzurlu bir Libya ve güvende yaşayan Libyalılar vardı. Filistin ve ümmetin davalarına destek için yazdı ve açıklamalar yaptı. Buna karşın, ülkeyi yöneten ve yabancılar tarafından iktidara getirilenler sessiz kaldı” diyen Musa İbrahim, sözlerini şöyle tamamladı: “Onun en güçlü aday ve ülke genelinde en geniş tabana sahip isim olduğunu biliyorlardı.”

Seyfülislam Kaddafi, Trablus’un 160 kilometre güneybatısında bulunan Zintan kentinde, sıkı güvenlik önlemleri altında yaşamını sürdürüyordu. Yaklaşık 10 yıl boyunca kamuoyunun karşısına çıkmayan Seyfülislam, 2021’de yapılması planlanan seçimler için adaylık başvurusu yapana kadar gözlerden uzak kaldı. Bu süreçte Zintan ile Libya’nın güneyindeki bazı kentler arasında gidip geldiği belirtildi.

İnsan Hakları İzleme Örgütü (Human Rights Watch – HRW), geçtiğimiz haziran ayında Libya’daki adalet sistemine yönelik sert eleştirilerde bulunmuş ve yetkililerden ‘Seyfülislam’ın tutuklanarak Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne (UCM) teslim edilmesini’ talep etmişti.

Seyfülislam’ın öldürüldüğüne ilişkin haberlerin ardından, Zintan ve ülkenin kuzeybatısındaki Beni Velid kentlerinde silahlı ve sivil kalabalıkların toplandığı bildirildi. Bu gelişmeler, 444. Muharebe Tugayı’nın suikasta karıştığı yönündeki suçlamalar eşliğinde yaşandı.

Çatışmalar sırasında, Seyfülislam Kaddafi’nin yakın koruması Tuğgeneral el-Acmi el-Uteyri’nin yaralandığına dair bilgiler de kamuoyuna yansıdı. Öte yandan, Zintan’daki bazı yerel güçlerin Seyfülislam’a yönelik tutumunda dikkat çekici bir değişim yaşandı. 12 Ocak’ta, ‘kendisine atfedilen suçların zaman aşımına uğramadığı’ gerekçesiyle adalete teslim edilmesi yönünde çağrılar yapıldığı ve bunun kentte bölünmeye yol açtığı belirtildi.

Zintan kentini kontrol eden silahlı gruplardan biri olan Ebu Bekir es-Sıddık Tugayı, Doğu Libya Parlamentosu tarafından çıkarılan genel af yasası uyarınca Seyfülislam’ı Haziran 2017’de serbest bırakmıştı. Tugayın, Seyfülislam’ı yaklaşık 10 yıl boyunca gözetimi altında tuttuğu, 2021’de seçimlere adaylık başvurusunda bulunmasıyla birlikte kamuoyunun karşısına çıktığı kaydedildi.


Melania Trump'ın belgeselinden rekor

Melania Trump'ın yeni belgeseli Melania, Rotten Tomatoes'da film eleştirmenlerinden büyük ölçüde olumsuz yorumlar almasına rağmen, izleyicilerden son derece olumlu yorumlar aldı (Muse Films)
Melania Trump'ın yeni belgeseli Melania, Rotten Tomatoes'da film eleştirmenlerinden büyük ölçüde olumsuz yorumlar almasına rağmen, izleyicilerden son derece olumlu yorumlar aldı (Muse Films)
TT

Melania Trump'ın belgeselinden rekor

Melania Trump'ın yeni belgeseli Melania, Rotten Tomatoes'da film eleştirmenlerinden büyük ölçüde olumsuz yorumlar almasına rağmen, izleyicilerden son derece olumlu yorumlar aldı (Muse Films)
Melania Trump'ın yeni belgeseli Melania, Rotten Tomatoes'da film eleştirmenlerinden büyük ölçüde olumsuz yorumlar almasına rağmen, izleyicilerden son derece olumlu yorumlar aldı (Muse Films)

Melania Trump'ın yeni belgeseli Melania, eleştirmen puanlarıyla izleyici puanları arasında son 27 yılın en büyük farkını yaratarak Rotten Tomatoes'da rekor kırdı.

Vizyona girmesinden bu yana eleştiriler büyük ölçüde olumsuz oldu ve film platformda sadece yüzde 10'luk bir puan aldı. Ancak inceleme sitesindeki izleyiciler belgesele yüzde 99 puan vererek Trump'a desteklerini açıkça gösterdi.

The Independent için kaleme aldığı ve yapıma 1 yıldız verdiği eleştiride Nick Hilton şunları yazdı:

Belki de Melania sadece postmodern bir post-eğlence parçasıdır. Sonuçta bir belgesel olmadığı çok açık.

Hilton şöyle devam etti:

Melania çoğu sahnede kendisinin kurgulanmış bir versiyonunu oynuyor ve First Lady'nin çekimleri, Ratner'ın X-Men: Son Direniş'teki (X-Men: The Last Stand) çalışmasına getirdiği tüm dikkatlilikle kurgulanmış. Bu, reality TV'yle saf kurgu arasında bir yerde.

Ancak izleyiciler genel olarak First Lady'nin ABD Başkanı'nın göreve başlama gününe kadar olan hazırlık sürecini görmeye ilgi duydu. Bir Rotten Tomatoes kullanıcısı şöyle yazdı:

Göreve başlama töreninden önce yapılan çalışmalara çok özel bir bakış. İhtiyaç sahibi çocuklara olan bağlılığını gösteriyor.

Belgesele 5 yıldız veren başka bir Rotten Tomatoes kullanıcısı şöyle yazdı:

Beğenmeyecek bir şey yok. Sevgili First Lady'mizden ne muhteşem bir film. Herkese bu filmi izlemesini şiddetle tavsiye ediyorum. Erkek, kadın, solcu veya sağcı olmanız fark etmeksizin ilham verici!!

Eleştirmen yorumları ve izleyici puanları arasındaki büyük farklara benzer diğer örnekler arasında, eleştirmenlerden yüzde 57, izleyicilerdense yüzde 85 puan alan Transformers ve eleştirmenlerin yüzde 26 oranında beğenmediği ancak izleyicilerin yüzde 91 oranında övgüyle karşıladığı 1999 yapımı The Chosen yer alıyor.

Eleştirilerdeki bu fark, belgeselin gişe rakamlarının geçen hafta sonu açıklanmasının ardından ortaya çıktı. Melania, açılış gününde 1778 sinemada 2,9 milyon dolar hasılat elde ederek gişe tahminlerini aşmıştı.

Filmin geçen hafta Kennedy Center'daki prömiyerinde gazetecilere konuşan ABD Başkanı Donald Trump, filmin düşük bilet satışlarına ilişkin haberleri önemsememişti.

Başkan, "Kovid'den sonra sinemalarda bilet satmak çok zor bir iş" demişti.

Bence bu film yayın platformları ve benzeri mecralarda inanılmaz bir performans sergileyecek. Sinema salonlarıysa apayrı bir dünya.

Analistler tartışmalı filmin açılış hafta sonunda 1 milyonla 5 milyon dolar arasında hasılat elde edeceğini tahmin ederken, Variety'nin haberine göre film yaklaşık  8,1 milyon dolar kazanma yolunda.

Film beklenenden daha iyi performans gösterse de Amazon MGM'nin film için ödediği 40 milyon doları geri kazanması pek olası değil. Amazon'un filmi pazarlamak için ek olarak 35 milyon dolar daha harcadığı bildiriliyor.

Melania daha sonra Prime Video'da yayımlanacak.

Independent Türkçe


ABD Sahil Güvenliği: "Karanlık Filo"ya ait yaklaşık 800 gemi dünyada geziyor

 4 Aralık 2022'de Rusya'nın Nakhodka Körfezi'nde bir ham petrol tankeri yanaşıyor (Reuters)
4 Aralık 2022'de Rusya'nın Nakhodka Körfezi'nde bir ham petrol tankeri yanaşıyor (Reuters)
TT

ABD Sahil Güvenliği: "Karanlık Filo"ya ait yaklaşık 800 gemi dünyada geziyor

 4 Aralık 2022'de Rusya'nın Nakhodka Körfezi'nde bir ham petrol tankeri yanaşıyor (Reuters)
4 Aralık 2022'de Rusya'nın Nakhodka Körfezi'nde bir ham petrol tankeri yanaşıyor (Reuters)

Bir ABD Sahil Güvenlik subayı dün yaptığı açıklamada, yaptırımlar altındaki "karanlık filo" olarak adlandırılan gemilerden 800'e yakınının dünya çapında seyrettiğini ve bunlardan sadece birkaçının ele geçirildiğini söyledi.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığı habere göre aralık ayında ABD Başkanı Donald Trump, Venezuela'ya giden ve gelen yaptırım uygulanan petrol tankerlerinin izlenmesi emrini vermişti; bu kampanya şimdiye kadar ABD güçlerinin yedi gemiye el koymasıyla sonuçlandı.

Tuğamiral David Baratta, bir kongre oturumunda, “İran, Venezuela, Çin ve Rusya arasında yaptırım uygulanan Karanlık Filo'ya ait 600 ila 800 arasında gemi olduğunu tahmin ediyoruz” dedi.

Ele geçirilen gemilerin yalnızca bu filonun “çok küçük bir yüzdesini” temsil ettiğini ifade etti.

Baratta, Karanlık Filo gemilerinin konumlarını ve kimliklerini gizlemek için çeşitli yöntemler kullandığını belirterek, “sahte belgeler, sahte sahiplik ve imha edilen gemilerin kimlikleri” gibi yöntemleri örnek gösterdi.

Washington, Karayipler'e büyük bir deniz gücü konuşlandırdı; burada uyuşturucu kaçakçılığında kullanıldığını iddia ettiği teknelere saldırdı, yaptırımlara tabi petrol tankerlerine el koydu ve 3 Ocak'ta Venezuela'nın solcu Devlet Başkanı Nicolas Maduro'nun tutuklanmasıyla sonuçlanan bir askeri operasyon gerçekleştirdi.

Son haftalarda Amerika Birleşik Devletleri tarafından ele geçirilen gemiler arasında, ABD güçlerinin Venezuela kıyılarından Kuzey Atlantik'e kadar takip ettiği, Rusya ile bağlantılı bir gemi de bulunuyordu.

Aynı dönemde, Fransız donanması geçen ay Akdeniz'de Rusya bağlantılı bir petrol tankerini durdurdu ve eylül ayında Rusya bağlantılı başka bir geminin ele geçirilmesinin ardından, gemiye bir Fransız limanına kadar eşlik etti.