Kudüslü ikizler dünyanın en etkili 100 insanı arasında

Doğu Kudüs’teki Şeyh Cerrah Mahallesi’nin en önde gelen aktivistlerinden Muhammed ve Muna el Kurd (AFP)
Doğu Kudüs’teki Şeyh Cerrah Mahallesi’nin en önde gelen aktivistlerinden Muhammed ve Muna el Kurd (AFP)
TT

Kudüslü ikizler dünyanın en etkili 100 insanı arasında

Doğu Kudüs’teki Şeyh Cerrah Mahallesi’nin en önde gelen aktivistlerinden Muhammed ve Muna el Kurd (AFP)
Doğu Kudüs’teki Şeyh Cerrah Mahallesi’nin en önde gelen aktivistlerinden Muhammed ve Muna el Kurd (AFP)

ABD merkezli Time dergisinin 2021’in en etkili 100 kişisi arasında Şeyh Cerrah Mahallesinde Muna el Kurd ve ikiz kardeşi Muhammed el Kurd yer alıyor. Muhammed el Kurd konuyla ilgili yaptığı açıklamada, “ Bu küresel ve kamusal alanda Filistin davasının merkeziliğine yönelik olumlu bir göstergeyi temsil ediyor. Ancak tüm bir halkın mücadelesini tek bir yüze indirgeyen semboller yapmak, Filistin halkını desteklemek için yeterli değil” ifadelerini kullandı.
Sakinlerinin zorla tehcir edilmeye çalışıldığı Şeyh Cerrah Mahallesi’nden Filistinli aktivist sosyal medya hesabından, Time dergisini de içeren medya sistemini, kurtuluş hareketleri ve her türlü Filistin direnişi hakkında konuşmaya daha cüretkar olmaya davet ederek sistemde radikal ve somut bir değişiklik yapılması talebinde bulundu. Kurd açıklamasında, Filistinlilerin tanık olduğu yeni çağın, “Yetmiş yıldır hiçbir teşekkür veya uluslararası tanınma olmaksızın sömürgeci sisteme karşı savaşan yüz binlerce Filistinlinin örgütlenmesi ve kümülatif mücadelesinin ürünü” olduğunu söyledi.
Time dergisinin 2021'in En Etkili 100 Kişisi arasında gösterilen Muhammed ve Muna el Kurd, Filistinlilerin Kudüs’te işgal altında yaşadıkları hayatı medya aracılığıyla anlatıyor. Kurd kardeşler Filistin-İsrail çatışmasıyla ilgili farklı bir uluslararası görüş yarattı. Time dergisi, Kurd kardeşlerin medyada yer alarak dünyaya ‘Doğu Kudüs’te işgal altında yaşama penceresi’ açtıklarını söyledi.
Muna ve Muhammed'in faaliyetleri, İsrail ve Filistin ile ilgili uluslararası söylemin oluşmasına yardımcı oldu. Time haberinde, “On yıldan fazla bir süredir Kurd ailesi, Şeyh Cerrah mahallesindeki onlarca komşusu ile evlerinin İsrailli yerleşimciler tarafından zorla tahliye edilme olasılığına karşı mücadele ediyor. Geçtiğimiz Mayıs ayında Çeyh Cerrah mahallesindeki gerilimler, İsrail güçlerinin Mescid-i Aksa’da ibadet edenlere saldırmaları ve Gazze’deki Hamas üyelerinin İsrail’e roket atarak karşılık vermesiyle Kudüs’ün eski şehrine yayıldı. İsrail makamları tarafından bu yaz kısa süreliğine gözaltına alınan Muhammed ve Muna, şiddetin ağırlıklı olarak Filistinliler tarafından yapıldığı iddialarına yanıt verdikleri yayınlar ve röportajlar aracılığıyla Filistin direnişiyle ilgili anlatılara meydan okudu ” vurgusunda bulundu.
Cesur kişiliğe sahip olan Muna ve Muhammed, 12 yaşından beri İsrailli yerleşimcilerin Şeyh Cerrah mahallesindeki evlerini ele geçirme girişimlerini belgelemeye çalışırken, özellikle son savaşta Şeyh Cerrah'ta evlerini kaybetmekle tehdit edilenlerin en ünlü sesi haline geldiler.
Muhammed'in sayfalarında ustalaştığı ve sosyal medyada dünyaya hitap ettiği İngilizce, Doğu Kudüs'teki olaylar hakkında bir kaynak olarak ünlenmesine yardımcı oldu. Birkaç ay önce CNN’in Kurd kardeşlerle yaptığı röportajda, kardeşlerin belirli terimlere doğru yanıt vermesi ve ‘tahliye’ terimi kullanmayı reddetmesi geniş bir etkileşim aldı. Kurd kardeşler röportajda, Şeyh Cerrah mahallesi sakinlerinin nelere maruz kaldıklarının bir açıklaması olarak, asıl tarifin ‘yasadışı ve işgalci bir otorite tarafından etnik yerinden edilme’ olduğunu söyledi. Muhammed el-Kurd, yerleşimcilerin bu evleri inşa etmediğini ve bu topraklara sahip olmadıklarını söyleyerek, “İlk kez 1948'de Hayfa'dan yerimizden edildik ve yerleşimciler 2009'da evimizin yarısını zorla aldı. Şimdi ikinci bir zorla yerinden edilme ile karşı karşıyayız” ifadelerini kullandı.
CNN muhabiri Muhammed’e, Şeyh Cerrah mahallesi sakinlerini destekleyen “şiddetli gösterileri” destekleyip desteklemediği sorusunun sordu. Muhammed ise, “Bizim maruz kaldığımız zorla yerinden edilmeyi destekliyor musunuz?” şeklinde cevap verdi. İsrail polisi geçtiğimiz Haziran ayında ikiz kardeşler Muhammed ve Muna’yı ‘düzeni ve barışı bozan isyankar eylemler’ suçlamasıyla  gözaltına aldı. Kurd kardeşler serbest bırakılmadan önce Filistin toprakları içinde ve dışında geniş bir destek gördü. Şimdi ise Kurd kardeşler, dünyanın en önde gelen isimleri ve liderleri ile birlikte 2021 yılının en etkili isimleri arasına girdi. 



Lübnan Cumhurbaşkanı, İsrail'in hava saldırılarını kınayarak, bu saldırıların ülkede istikrarın sağlanmasına yönelik çabaları baltalamayı amaçladığını söyledi

 Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi bölgesinde bulunan Bednayel köyünde, İsrail hava saldırılarının ardından ağır hasar gören bina (AFP)
Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi bölgesinde bulunan Bednayel köyünde, İsrail hava saldırılarının ardından ağır hasar gören bina (AFP)
TT

Lübnan Cumhurbaşkanı, İsrail'in hava saldırılarını kınayarak, bu saldırıların ülkede istikrarın sağlanmasına yönelik çabaları baltalamayı amaçladığını söyledi

 Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi bölgesinde bulunan Bednayel köyünde, İsrail hava saldırılarının ardından ağır hasar gören bina (AFP)
Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi bölgesinde bulunan Bednayel köyünde, İsrail hava saldırılarının ardından ağır hasar gören bina (AFP)

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, İsrail'in dün gece karadan ve denizden Sayda (Sidon) bölgesini ve Bekaa Vadisi'ndeki kasabaları hedef alan saldırılarını şiddetle kınayarak, "Bu saldırıların devam etmesi, Lübnan'ın başta Amerika Birleşik Devletleri olmak üzere dost ülkelerle istikrarı sağlamak ve İsrail'in Lübnan'a yönelik düşmanlıklarını durdurmak için yürüttüğü diplomatik çabaları ve girişimleri engellemeyi amaçlayan açık bir saldırganlık eylemidir" dedi.

Ulusal Haber Ajansı, Avn'un şu sözlerini aktardı: "Bu baskınlar, Lübnan'ın egemenliğinin yeni bir ihlalini ve uluslararası yükümlülüklerin açık bir şekilde çiğnenmesini temsil ediyor ve uluslararası toplumun iradesine, özellikle de Birleşmiş Milletler'in 1701 sayılı Kararına tam uyulmasını ve tüm hükümlerinin uygulanmasını öngören kararlarına karşı bir saygısızlığı yansıtıyor."

Bölgede istikrarı destekleyen ülkelere, "Lübnan'ın egemenliğini, güvenliğini ve toprak bütünlüğünü korumak ve bölgeyi daha fazla gerilim ve gerginlikten kurtarmak için saldırıları derhal durdurma ve uluslararası kararlara saygı gösterilmesi yönündeki sorumluluklarını üstlenmeleri" çağrısını yineledi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre İsrail ordusunun Lübnan'ın doğusundaki Hizbullah komuta merkezlerini hedef aldığını söylediği baskınlarda en az 6 kişi öldü ve 25 kişi de yaralandı.


"Barış Konseyi"... Trump'ın vaatlerinin yeni bir sınavı

 Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)
Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)
TT

"Barış Konseyi"... Trump'ın vaatlerinin yeni bir sınavı

 Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)
Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)

Washington, önceki gün Barış Konseyi'nin resmi açılışına tanık oldu. Bu hamleyi ABD Başkanı Donald Trump, kendisini bir barış başkanı olarak tanıtarak ve mesajını öncelikle Amerikan kamuoyuna yönelterek siyasi söyleminin merkezine yerleştirdi. Amerika Birleşik Devletleri artık dış politika dosyalarının iç mücadelenin bir parçası haline geldiği ve her diplomatik hamlenin seçmenler önünde Amerikan rolünün imajının yeni bir sınavı olduğu bir seçim yılına giriyor.

İran ile gerginliğin artmasıyla birlikte bölgedeki büyük askeri yığılma göz önüne alındığında şu soru gündeme geliyor: "İran'a önümüzdeki iki hafta içinde askeri bir saldırı düzenlenmesi durumunda Gazze ile ilgili müzakere edilen iyimser planlar nasıl gerçekçi olabilir?"

Öte yandan, "Gazze Şeridi Yönetimi Ulusal Komitesi"nin geçen akşam Geçici Polis Gücü'nde iş başvurularının alınmaya başlanacağını duyurmasının hemen ardından, Gazze'deki gençler başvurularını yapmak için yarışa girdiler.


Mladenov'un ofisi ile Filistin Yönetimi arasında iletişim ve koordinasyon için bir irtibat bürosu kurulması

Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)
Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)
TT

Mladenov'un ofisi ile Filistin Yönetimi arasında iletişim ve koordinasyon için bir irtibat bürosu kurulması

Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)
Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)

Gazze Barış Konseyi Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov yaptığı açıklamada, Gazze Şeridi için hazırlanan Amerikan barış planının uygulanması kapsamında, ofisi ile Filistin Yönetimi arasında resmi bir irtibat bürosu kurulduğunu duyurdu.

Mladenov'un ofisinden dün yapılan açıklamada, "Filistin Yönetimi ile irtibat bürosunun kurulmasını memnuniyetle karşılıyoruz" denilerek, bu adımın iki taraf arasında resmi ve organize bir iletişim ve koordinasyon kanalı sağlayacağı, yazışmaların açık bir kurumsal mekanizma aracılığıyla alınıp iletilmesini güvence altına alacağı belirtildi.

Şarku'l Avsat'ın DPA'den aktardığına göre açıklamada Mladenov'un "(Barış Konseyi) ile Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi arasındaki irtibat görevlisi sıfatıyla, Gazze Şeridi'ndeki geçiş yönetimi, yeniden yapılanma ve kalkınmanın çeşitli yönlerinin (dürüstlük ve etkinlik içinde) uygulanmasını sağladığı" ifade edildi.

Yapılan açıklamada, Filistin Yönetimi irtibat bürosunun, ABD Başkanı Donald Trump tarafından açıklanan 20 maddelik barış planını, Güvenlik Konseyi'nin 2803 sayılı 2025 tarihli kararına uygun olarak uygulamak ve Gazze halkı ile bölge halkı için daha istikrarlı bir gelecek inşa etmeye katkıda bulunmak amacıyla, Filistin Yönetimi irtibat bürosuyla birlikte çalışma konusundaki istekliliği ifade edildi.

Filistin Yönetimi Başkan Yardımcısı Hüseyin eş-Şeyh ise yaptığı kısa açıklamada, duyuruyu memnuniyetle karşılayarak şunları söyledi: "Filistin Yönetimi'ne bağlı bir irtibat bürosunun kurulması duyurusunu memnuniyetle karşılıyoruz. Bu büro, Başkan Trump'ın planını ve Güvenlik Konseyi'nin 2803 sayılı kararını uygulamak için (Barış Konseyi) temsilcisinin ofisi ile Filistin Yönetimi arasında resmi bir koordinasyon ve iletişim kanalı sağlayacaktır."

Bu gelişme, ABD Başkanı Donald Trump'ın Gazze Şeridi'ndeki savaşı sona erdirmeye yönelik planının ikinci aşamasının uygulanması bağlamında gerçekleşiyor. Kasım 2025'te BM Güvenlik Konseyi tarafından 2803 sayılı kararla onaylanan plan, yönetimi ve yeniden yapılanmayı denetlemek üzere geçici bir organ olarak "Barış Konseyi"nin kurulmasını ve geçici bir uluslararası istikrar gücünün konuşlandırılmasını destekliyor.

Bulgar bir diplomat ve 2015-2020 yılları arasında Ortadoğu barış sürecinde BM özel temsilcisi olarak görev yapmış olan Mladenov, 2015 sonbaharından beri devam eden kırılgan ateşkes ortamında, yaygın yıkımın ardından yeniden yapılanmada büyük zorluklarla karşı karşıya olan Gazze'de "Barış Konseyi" ile Gazze Ulusal Yönetim Komitesi arasında koordinasyonu sağlamaktan sorumludur.

İrtibat ofisinin kurulması, Ramallah'taki Filistin Yönetimi ile Gazze'de yeni mekanizmalar arasındaki koordinasyonu artırmak için pratik bir adım olarak görülürken, kapsamlı silahsızlanma ve İsrail güçlerinin çekilmesi gibi planın bazı hükümlerinin uygulanması, Filistinli grupların tutumlarına ve sahadaki gelişmelere bağlı kalmaktadır.