Yemen Cumhurbaşkanı: Husi tehditlerine son verilmeli

Yemen Cumhurbaşkanı Abdurabbu Mansur Hadi, BM Yemen Özel Elçisi Hans Grundberg ile görüşmede (SABA)
Yemen Cumhurbaşkanı Abdurabbu Mansur Hadi, BM Yemen Özel Elçisi Hans Grundberg ile görüşmede (SABA)
TT

Yemen Cumhurbaşkanı: Husi tehditlerine son verilmeli

Yemen Cumhurbaşkanı Abdurabbu Mansur Hadi, BM Yemen Özel Elçisi Hans Grundberg ile görüşmede (SABA)
Yemen Cumhurbaşkanı Abdurabbu Mansur Hadi, BM Yemen Özel Elçisi Hans Grundberg ile görüşmede (SABA)

Yemen Cumhurbaşkanı Abdurabbu Mansur Hadi, Birleşmiş Milletler (BM) Yemen Özel Elçisi Hans Grundberg ile dün bir araya gelerek, Yemen’de siyasi çözüm umutları ile kalıcı ve adil bir barışa ulaşmak için izlenilmesi gereken yaklaşım hakkında görüştü.
Yemen resmi haber ajansı SABA’ya göre Hadi, kapsamlı bir ateşkese ulaşma konusundaki görevlerini kolaylaştırmak için BM elçisine tam desteğini dile getirerek, Husi milislerin ihlallerine son verilmesinin önemini vurguladı.
Toplantıda, Husi milislerin neden olduğu Yemen krizinin siyasi kökenleri ve milislerin siyasi süreci engellemesinin nedenleri gözden geçirildi.
Yemen Cumhurbaşkanı, hükümetin bağlı olduğu Körfez Girişimi, Ulusal Diyalog Konferansı’nda alınan kararlar ve BM Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) 2216 sayılı kararını içeren üç referansın adil ve kapsamlı bir barışa ulaşmak için bir temel olduğunu belirtti.
Toplantıda, İran’ın Yemen’deki yıkıcı rolüne ek olarak, Husi milislerin Yemen ve bölgenin güvenliği ile istikrarını bozmayı amaçlayan İran gündemiyle bağlantısına da değinildi.
Hadi, Husi milislerin deniz mayınları, patlayıcı yüklü tekneler veya şehirler ile limanları hedef alarak Kızıldeniz’in güvenliği ve uluslararası denizciliğe yönelik oluşturduğu tehditlere son vermenin önemini vurguladı.
Cumhurbaşkanı, Husilerin büyük çevresel ve insani felaketi riski taşıyan Safer petrol tankeri konusuna sorumsuzca yaklaşmasını da hatırlattı.
Hadi konuşmasının sonunda, “Bizim tercihimiz barıştır. Halkımız ve tüm insanlık için bir yaşam tercihi olarak her zaman barış ve uyumun savunucusu olacağız. Bu yolda Yemenlilerin kanının akmasıyla birçok taviz verdik” dedi.
BM Yemen Özel Elçisi Grundberg ise, “Barışı sağlama, önceki çabaları değerlendirme, neyin başarılı olup neyin olmadığını belirleme ve güvenlik, barış ve istikrar için can atan Yemen halkının özlemlerini elde etmek için en iyi yolu bulmak için çalışacağız. Ayrıca ilgili BMGK kararlarına uygun olarak çalışacağız ve üç referansa bağlı kalacağız. Yemen halkının hak ettiği adil barışı sağlama yolunda ilerlemeye devam edeceğiz. İyi yönetim, vatandaşlara genel olarak ve adil bir şekilde hizmet eden devlet kurumları aracılığıyla sağlanır” şeklinde konuştu.
Öte yandan, Yemen Cumhurbaşkanı Hadi, dün Riyad’da ABD’nin Yemen Özel Temsilcisi Tim Lenderking ile de bir görüşme gerçekleştirdi.
Hadi bu görüşmede, “İran tecrübesinin Yemen’e aktarılmaması, bölgesel ve uluslararası nakliye hatlarının güvenliğinin sağlanması ve terörle mücadele gibi stratejik konularda ABD ile hemfikiriz” dedi.
Cumhurbaşkanı, masum halkı, yerlerinden edilenlerin barındığı kampları, şehirleri ve limanları hedef alan saldırıları durdurmak için milisler üzerindeki uluslararası baskının önemini bir kez daha dile getirdi.
Lenderking ise, Yemen halkı için barışı arzulayan Cumhurbaşkanı ve meşru hükümetine verdikleri desteği vurgulayarak, Yemen’e, birliğine ve adil bir barışa karşı uluslararası toplumun aynı duruşta olduğunu söyledi.



UCM: HDK, Sudan'daki “savaş suçlarını” gizlemek için toplu mezarlar açtı

UCM Genel Merkezi (AFP)
UCM Genel Merkezi (AFP)
TT

UCM: HDK, Sudan'daki “savaş suçlarını” gizlemek için toplu mezarlar açtı

UCM Genel Merkezi (AFP)
UCM Genel Merkezi (AFP)

Uluslararası Ceza Mahkemesi Savcı Yardımcısı Nazhat Shameem Khan dün, Sudan'daki Hızlı Destek Kuvvetleri’ni (HDK) ‘ülkenin batısındaki Darfur bölgesinde işlenen savaş suçlarını ve insanlığa karşı suçları’ gizlemek için toplu mezarlar kazmakla’ suçladı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığı habere göre Khan, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ne (BMGK) verdiği brifingde, Savcılık Ofisi'nin ‘Faşir'de, özellikle ekim ayı sonlarında HDK'nın şehri kuşatmasının zirveye ulaştığı dönemde, savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar işlendiği sonucuna vardığını’ söyledi.

Kendisine ABD'ye giriş vizesi verilmediğini açıklayan Khan, videolu brifinginde, Savcılık Ofisi’nin suçlamalarını ‘toplu katliamları ve toplu mezarlar kazarak suçları gizleme girişimlerine dair ses ve video materyalleri ile uydu görüntülerine’ dayandırdığını söyledi.

HDK, 2024 yılının mayıs ayında Kuzey Darfur eyaletinin yönetim şehri Faşir'e uyguladığı kuşatmayı sıkılaştırdı ve 2025 yılının ekim ayında şehrin tam kontrolünü ele geçirdi.

Fransız Haber Ajansı AFP tarafından aralık ayında analiz edilen uydu görüntüleri, 3 bin 600 metrekareyi kaplayan bir alana mezarların yayıldığını gösteriyordu.

ABD’deki Yale Üniversitesi İnsani Yardım Araştırma Laboratuvarı tarafından kasım ayı sonlarında yapılan benzer bir analiz, taşınmış, gömülmüş veya yakılmış ‘insan kalıntılarına benzeyen nesnelerden oluşan yığınlar’ tespit etti.

Faşir savaşından sağ kurtulanlar, sivillerin şehirden kaçarken hedef alındığını, hatta yargısız infazlara ve cinsel şiddete maruz kaldıklarını bildirdi.

Darfurluların ‘toplu işkenceye’ uğradığı uyarısında bulunan Khan, “Faşir’in düşüşü, Arap olmayan toplulukları en derin acılara maruz bırakmak için sistematik ve planlı bir kampanyayla birlikte gerçekleşti” değerlendirmesinde bulundu.

Savcı Yardımcısı, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Araştırmalarımıza göre tecavüz dahil cinsel şiddet, Darfur'da bir savaş aracı olarak kullanılıyor ve yavaş yavaş ortaya çıkan tablo, toplu infazlar ve zulümler dahil olmak üzere büyük çaplı organize suçların korkunç bir görüntüsüdür.”

Bu suçların geniş bir coğrafyayı kapsadığını ve Faşir ile sınırlı olmadığını vurgulayan Khan, ‘2023 yılında El-Cenine'de işlenen zulümlerin 2025 yılında Faşir'de tekrarlandığını ve bu suçların Darfur'daki bir bölgeden diğerine aktarıldığını’ gösteren kanıtlardan bahsetti.

Savcı Yardımcısı, bu suçların ‘mevcut çatışma ve cezasızlık sona erene kadar’ devam edeceği konusunda uyarıda bulundu.

Birleşmiş Milletler (BM) uzmanları, HDK’nın Batı Darfur'un El-Cenine kentinde çoğu Masalit kabilesinden olmak üzere 10 bin ila 15 bin kişiyi öldürdüğünü tahmin ediyor.

Khan, Sudanlı yetkililere, UCM’nin tutuklama emri çıkardığı kişileri, özellikle de eski Cumhurbaşkanı Ömer el-Beşir döneminde iktidar partisinin lideri olan Ahmed Harun'u teslim etmeleri çağrısını yineledi.

Savcı Yardımcısı, Harun'un teslim edilmesini öncelikli bir konu olarak görüyor. Çünkü Harun, 2000’li yılların başlarında Darfur'da ve 2011 yılında Güney Kordofan'da yetkililerin isyanı bastırma sürecinde işlediği cinayet, tecavüz ve işkence dahil olmak üzere onlarca insanlığa karşı suç ve savaş suçu ile suçlanıyor. Harun ise hakkındaki bu suçlamaları reddediyor.


Lübnan ordus komutanı, şubat ayı başlarında kritik bir ziyaret için Washington'a gidiyor

Lübnan Ordu Komutanı General Rudolph Heykel, askeri personel eşliğinde (Ordu Komutanlığı)
Lübnan Ordu Komutanı General Rudolph Heykel, askeri personel eşliğinde (Ordu Komutanlığı)
TT

Lübnan ordus komutanı, şubat ayı başlarında kritik bir ziyaret için Washington'a gidiyor

Lübnan Ordu Komutanı General Rudolph Heykel, askeri personel eşliğinde (Ordu Komutanlığı)
Lübnan Ordu Komutanı General Rudolph Heykel, askeri personel eşliğinde (Ordu Komutanlığı)

Lübnan Ordusu Komutanı General Rudolph Heykel, önümüzdeki ayın başlarında Washington'a yapacağı resmi ziyaret için hazırlık yapıyor. Bu ziyaret hem siyasi hem de askeri düzeyde çok önemli bir olay. Ziyaret, Lübnan Ordusu'nu desteklemeye adanmış ve 5 Mart'ta yapılması planlanan Paris Konferansı öncesinde kritik bir döneme denk geliyor.

Bu arada, artan gerilimler ve güneydeki devam eden İsrail hava saldırıları nedeniyle Lübnan ordusu güney sınır boyunca yüksek alarma geçirildi. Yerel kaynaklar Şarku'l Avsat'a şunları söyledi: "Lübnan ordusu Adaysseh kasabasının güneyinde yeni bir mevzi kurarken, İsrail ordusu sınır duvarının dışına bir Merkava tankı yerleştirerek, Lübnan askerlerini geri çekilmeye zorlamak amacıyla toplarını onlara çevirerek doğrudan bir provokasyonda bulundu. Ancak Lübnan ordusu geri çekilmeyi reddetti ve bölgedeki mevzisini kurmaya devam etti."


Irak İçişleri Bakanı: Suriye'de olup bitenleri yakından takip ediyoruz ve Suriye ile olan sınırımız en yoğun şekilde tahkim edilmiş sınır

Irak'taki el-Kaim ile Suriye'deki el-Bukamal arasındaki sınır geçişinin Irak tarafı (AFP)
Irak'taki el-Kaim ile Suriye'deki el-Bukamal arasındaki sınır geçişinin Irak tarafı (AFP)
TT

Irak İçişleri Bakanı: Suriye'de olup bitenleri yakından takip ediyoruz ve Suriye ile olan sınırımız en yoğun şekilde tahkim edilmiş sınır

Irak'taki el-Kaim ile Suriye'deki el-Bukamal arasındaki sınır geçişinin Irak tarafı (AFP)
Irak'taki el-Kaim ile Suriye'deki el-Bukamal arasındaki sınır geçişinin Irak tarafı (AFP)

Irak İçişleri Bakanı Abdülemir el-Şemmari dün yaptığı açıklamada, Irak'ın Suriye'deki gelişmeleri günlük olarak takip ettiğini ve özellikle Suriye ile olan uluslararası sınırları boyunca tahkimatlar kurulduğunu söyledi.

Irak Haber Ajansı, el-Şemmari'nin şu sözlerini aktardı: "Tüm Irak sınırları güvenli... ve Suriye ile olan sınırımız en güvenli ve tahkim edilmiş olanıdır."

Irak ordusuna ait, Suriye ile 600 kilometrelik sınırda bulunan bir gözlem kulesi (AFP)Irak ordusuna ait, Suriye ile 600 kilometrelik sınırda bulunan bir gözlem kulesi (AFP)

Bakan açıklamasında, tahkimat çalışmalarının sınır boyunca 620 kilometre uzunluğunda bir hendek kazılmasını ve sınır noktalarına gece gündüz çalışan termal kameraların yerleştirilmesini içerdiğini belirtti.

Sınırda konuşlandırılan birliklerin yeterli olduğunu, hepsinin gerekli teçhizat ve personelle donatıldığını ve herhangi bir acil durumda müdahale etmeye hazır yedek birliklerin bulunduğunu da belirten yetkili, "Irak sınırına yaklaşan herkesin ateşle karşılanacağı" uyarısında bulundu.