BM: Etiyopya'nın Tigray eyaletine giren yüzlerce yardım tırı geri dönmedi

Birleşmiş Milletler, Etiyopya'da abluka altında tutulan Tigray eyaletine giren yüzlerce yardım tırının geri dönmediğini açıkladı.

AA
AA
TT

BM: Etiyopya'nın Tigray eyaletine giren yüzlerce yardım tırı geri dönmedi

AA
AA

BM'den yapılan açıklamada, geçen hafta eyalete giren 149 tırdan hiçbirinin geri dönmediği, 12 Temmuz'dan bu yana bölgeye ulaşan 466 tırdan ise sadece 38'inin bölgeden çıkış yaptığı aktarıldı.
Açıklamada bu durumun endişe yarattığı ve halka yardım ulaştırılabilmesi için bu araçlara ihtiyaç duyulduğu kaydedildi.
Etiyopya hükümeti, tırların federal ordu güçleriyle çatışan Tigray Halk Kurtuluş Cephesince (TPLF) kendi lojistik amaçlarında kullanılmak üzere alıkonulmuş olabileceği açıklaması yaptı.
TPLF Sözcüsü Getachew Reda ise suçlamaları reddederek tır şoförlerinin yakıt kıtlığı ve güvenlikten şikayetçi olduğunu, meselenin Tigray hükümetiyle ilgisinin bulunmadığını belirtti.
Federal ordu ile TPLF arasında ülkenin kuzeyindeki Tigray eyaletinde yaşanan güç mücadelesinin komşu eyaletlere sıçramasının ardından bölgedeki insani kriz arttı.
Sadece Tigray'da yaklaşık 2 milyon kişi yerinden olurken halen 5 milyondan fazla kişi de acil yardıma ihtiyaç duyuyor.
Etiyopya ordusu, Kasım 2020'de isyancılara karşı başlatılan operasyonlarda kısmi başarı sağlasa da insani durumu gerekçe göstererek 28 Haziran'da Tigray'ın başkenti Mekelle'den çekilmişti.
Tek taraflı ateşkes ilan eden hükümet, TPLF'nin kuzeydeki hızlı ilerleyişi sonrası karşı saldırıya geçmişti.



Trump: Savaşın sona ermesi için Hürmüz Boğazı meselesinin çözülmesi gerekmiyor

Dün sabaha karşı İran'ın orta kesimlerindeki İsfahan şehrinde bir mühimmat deposundan yükselen duman ve alevler (sosyal medya)
Dün sabaha karşı İran'ın orta kesimlerindeki İsfahan şehrinde bir mühimmat deposundan yükselen duman ve alevler (sosyal medya)
TT

Trump: Savaşın sona ermesi için Hürmüz Boğazı meselesinin çözülmesi gerekmiyor

Dün sabaha karşı İran'ın orta kesimlerindeki İsfahan şehrinde bir mühimmat deposundan yükselen duman ve alevler (sosyal medya)
Dün sabaha karşı İran'ın orta kesimlerindeki İsfahan şehrinde bir mühimmat deposundan yükselen duman ve alevler (sosyal medya)

ABD Başkanı Donald Trump, İran'la savaşa ilişkin yeni bir denklem çizerek “Bu savaşın sona ermesi, Hürmüz Boğazı meselesinin çözülmesine bağlı değil” dedi. Ancak Trump, boğazın deniz trafiğine yeniden açılmasını talep etmeye devam etti ve bölgenin petrolüne en fazla bağımlı olan ülkelerden bu görevde daha fazla sorumluluk üstlenmelerini istedi. Bu tutum, ABD Savaş Bakanlığı’nın (Pentagon) boğazdaki seçeneklerini açık tutarken, ABD ve İsrail, İran'daki askeri ve hayati altyapıya yönelik saldırılarını genişleterek sürdürdü.

ABD Savaş Bakanı Pete Hegseth, ülkesinin Hürmüz Boğazında harekete geçmek için çeşitli seçeneklere sahip olduğunu, ancak nihai kararın Başkan Trump'a ait olduğunu belirterek, kara kuvvetlerinin kullanılması seçeneğini dışlamadığını söyledi. Genelkurmay Başkanı General Dan Keen ise, ABD’nin askeri operasyonlarının İran'ın deniz varlıklarına ve mayın döşeme yeteneklerine, ayrıca askeri üretim ve nükleer araştırma tesislerine odaklandığını açıkladı.

ABD'li bir yetkili, ülkesinin İran’ın İsfahan şehrindeki büyük bir mühimmat deposunu yaklaşık 1 tonluk zırh delici bombalarla vurduğunu söylerken, İran basını saldırının Keşm Adası'ndaki bir deniz suyu arıtma tesisini devre dışı bıraktığını bildirdi. Diğer taraftan İsrail ordusu, İran'daki silah üretim tesislerine ve hava savunma sistemlerine yönelik saldırılar düzenlediğini açıkladı.

Öte yandan Tahran, siyasi ve askeri tepkisini daha da katılaştırdı. İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO), ABD merkezli şirketlere tehditler savururken, Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi altyapı tesislerinin hedef alınacağı uyarısında bulundu. Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ise İran’ın savaşı sona erdirmek istediğini, ancak saldırının tekrarlanmamasını garanti edecek teminatlar talep ettiğini belirtti.


Kırım'da bir Rus askeri nakliye uçağı düştü: 29 ölü

Antonov An-26 tipi bir Rus askeri nakliye uçağı (Arşiv)
Antonov An-26 tipi bir Rus askeri nakliye uçağı (Arşiv)
TT

Kırım'da bir Rus askeri nakliye uçağı düştü: 29 ölü

Antonov An-26 tipi bir Rus askeri nakliye uçağı (Arşiv)
Antonov An-26 tipi bir Rus askeri nakliye uçağı (Arşiv)

Rusya merkezli haber ajansları, Savunma Bakanlığı tarafından yapılan bir açıklamada, Antonov An-26 tipi bir Rus askeri nakliye uçağının Kırım Yarımadası'nda düştüğünü ve uçaktaki 29 kişinin hayatını kaybettiğinin bildirildiğini belirtti.

Basında yer alan haberlere göre kurtarma ekibi uçağın enkazını bulurken uçaktaki 23 yolcu ile 6 mürettebatın hayatını kaybettiği belirlendi. Kazanın teknik bir arızadan kaynaklandığı düşünülüyor. Aynı haberlere göre uçak enkazında herhangi bir dış etki izine rastlanmazken bu aşamada kazanın muhtemel nedeninin teknik bir arıza olduğu belirtildi. Şarku'l Avsat'ın TASS Haber Ajansı'ndan aktardığına göre düşmeden önce iletişimi kesilen Antonov An-26 uçağı kayalık bir yamaca çarparak düştü.

Bir diğer Rus haber ajansı RIA Novosti ise ilk değerlendirmeye dayanarak, kazanın nedeninin teknik arıza olduğunun düşünüldüğünü bildirdi. Rusya Savunma Bakanlığı, mesai saatleri dışında yapılan yorum talebine henüz yanıt vermedi.


Rubio: İran'a karşı savaşın "son noktasına" geldiğimizi görüyoruz, NATO ile ilişkilerimizi yeniden değerlendireceğiz

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio (Reuters)
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio (Reuters)
TT

Rubio: İran'a karşı savaşın "son noktasına" geldiğimizi görüyoruz, NATO ile ilişkilerimizi yeniden değerlendireceğiz

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio (Reuters)
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio (Reuters)

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, beşinci haftasına giren İran'la savaşta Washington'ın "son çizgiyi" gördüğünü ve çatışma sona erdikten sonra ABD'nin NATO ile ilişkisini yeniden değerlendireceğini söyledi.

Rubio Fox News'e dün verdiği demeçte, "Son çizgiyi görüyoruz," dedi. "Bugün değil, yarın değil ama yaklaşıyor."

Savaş, 28 Şubat'ta ABD ve İsrail'in İran'a saldırmasıyla başladı. Tahran ise İsrail'e ve ABD üslerinin bulunduğu Körfez ülkelerine saldırılar düzenleyerek karşılık verdi. İran'a yönelik ABD-İsrail ortak saldırıları ve Lübnan'daki İsrail saldırıları binlerce kişinin ölümüne ve milyonlarca kişinin yerinden edilmesine yol açtı. Savaş ayrıca petrol fiyatlarının yükselmesine ve küresel piyasaların sarsılmasına neden oldu.

Rubio, İran ile ABD arasında yazışmalar yapıldığını ve iki taraf arasında bir ara “yüz yüze görüşme” yapılabileceğini belirtti. Rubio, “Mesajlar gönderiliyor, görüşmeler sürüyor. Bir ara yüz yüze görüşme yapılması ihtimali var” dedi.

ABD Başkanı Donald Trump dün yaptığı açıklamada, Amerika Birleşik Devletleri'nin askeri operasyonlarını iki ila üç hafta içinde sona erdirebileceğini söyledi. Savaş için İran hükümetini devirmekten askeri ve bölgesel etkisini zayıflatmaya kadar değişen farklı zaman çizelgeleri ve hedefler ortaya koydu.

Rubio, İran'la bir savaş sonrasında Washington'ın NATO ile ilişkisini yeniden gözden geçirmek zorunda kalacağını belirtti. "Sonuçta bu, başkanın vereceği bir karar," dedi. Askeri üslerin kullanımına değinerek şöyle konuştu: "Ancak ne yazık ki, uzun zamandır bu ülkeye iyi hizmet etmiş olan bu ittifakın hala aynı amaca hizmet edip etmediğini veya artık tek yönlü bir yol haline gelip gelmediğini yeniden değerlendirmek zorunda kalacağımızı düşünüyorum; burada Amerika Birleşik Devletleri'nin görevi Avrupa'yı savunmakla sınırlı kalırken, müttefiklerimizin yardımına ihtiyaç duyduğumuzda, üslerini kullanma hakkımızı reddediyorlar ve toprakları üzerinde uçmamızı engelliyorlar."

Avrupa liderleri İran'ı hedef alan saldırı operasyonlarına katılmayı reddetti.

Rubio, ABD senatörü olduğu dönemde "NATO'nun en ateşli savunucularından biri" olduğunu, çünkü "NATO'ya büyük değer verdiğini" belirtti. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Rubio'nun açıklamaları, Avrupa ülkelerinin ABD ordusunun kendi topraklarındaki askeri üsleri kullanmasına kısıtlamalar getirmesinin ardından geldi.