Uluslararası alandan Grundberg ile ön koşulsuz olarak çalışma çağrısı

ABD’nin ve uluslararası toplumun Yemen'deki çatışmayı sona erdirecek barışa ulaşmak için çabaları sürüyor.

Yemen Dışişleri Bakanı Mübarek dün Riyad'da BM Yemen Özel Temsilcisi Grundberg (solda) ile bir araya geldi. (SABA)
Yemen Dışişleri Bakanı Mübarek dün Riyad'da BM Yemen Özel Temsilcisi Grundberg (solda) ile bir araya geldi. (SABA)
TT

Uluslararası alandan Grundberg ile ön koşulsuz olarak çalışma çağrısı

Yemen Dışişleri Bakanı Mübarek dün Riyad'da BM Yemen Özel Temsilcisi Grundberg (solda) ile bir araya geldi. (SABA)
Yemen Dışişleri Bakanı Mübarek dün Riyad'da BM Yemen Özel Temsilcisi Grundberg (solda) ile bir araya geldi. (SABA)

Yemen’de görev yapan beş ülkenin büyükelçileri, Riyad'ın Yemen krizine çözüm arayışı doğrultusundaa yürütülen diplomatik çabaların önemine dikkat çektiler. ABD'nin Yemen Büyükelçiliği tarafından yapılan açıklamaya göre büyükelçiler ayrıca BM Yemen Özel Elçisi Hans Grundberg ile doğrudan çalışmanın önemini vurguladılar. 
Söz konusu açıklama, Grundberg’in görevine atanmasından bu yana Yemen hükümetiyle ilk görüşmelerine başlamasının ardından geldi. Yemen Temsilcisi’nin Husi darbesi nedeniyle çıkan şiddetli çatışmaları sona erdirmek amacıyla  yeni bir BM planını formüle etmek üzere Riyad ve Sana’nın yanı sıra birçok başkentte toplantılar düzenlemesi planlanıyor. 
Yemen hükümeti, üç referansa dayalı çözüm konusundaki tutumunu sürdürürken ülke siyasetinde, Husi milislerin askeri adımlarını sürdürmekte ısrar etmesi, ekonomik kriz ve geri alınan bölgelerdeki çatışmaların sürmesi, meşru hükümetin geçici başkent Aden'e dönememesi ve görevlerini yerine getirememesi nedeniyle iyimserlik azalmış durumda.  
ABD'nin Yemen Büyükelçiliği resmi internet sitesinde yapılan açıklamada Çin, Fransa, Rusya, Birleşik Krallık ve ABD'nin Yemen heyet başkanları ile ABD'nin Yemen Özel Temsilcisi Tim Lenderking'in Riyad’da BM Özel Temsilcisi Hans Grundberg ile bir araya geldiği bildirildi.
Açıklamaya göre büyükelçiler, BM Temsilcisi’nin Yemen'deki çatışmayı sona erdirme çabalarına tam destek veridklerini vurguladılar. Tüm tarafları söz konusu çabalar doğrultusunda yapıcı ve ön koşulsuz olarak çalışmaya çağırdılar.
Açıklamada, "Yedi yıllık savaşın ardından Yemen halkının her taraftan barışa gerçek bir bağlılığa ihtiyacı var" ifadesi kullanıldı.
Aynı kapsamda Yemen hükümeti de Dışişleri Bakanı Ahmed Avad bin Mübarek'in Riyad'da BM ve ABD elçileriyle gerçekleştirdiği iki ayrı görüşmede yaptığı açıklamalarda çözüm vizyonunu vurguladığını aktardı.
Resmi kaynaklara göre Bakan Mübarek, hükümetin BM Temsilcisi’ne desteğini dile getirerek çabalarının barışa hizmet edecek, darbeyi ve savaşı sona erdirecek ve devleti yeniden kuracak şekilde görevlerini kolaylaştırdığını ifade etti. Kalıcı ve adil bir barışa ulaşmak için takip edilmesi gereken yöntem ve siyasi çözüm ufuklarını gündeme getiren Mübarek aynı zamanda İran’ın  Yemen’deki ve bölgedeki yıkıcı rolüne dikkat çekti.
Yemen resmi haber ajansı SABA’ya göre Bakan Mübarek, Birleşmişl Milletler Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) 2216 sayılı kararı kapsamındaki üç referansın, tüm Yemenliler arasında eşitliği garanti eden, şiddete ve zorbalığa karşı çıkan, devletin silahları tekeline aldığı ve demokratik sürece geri dönüş yoluyla Yemen halkının görüşlerine başvurulan adil ve kapsamlı bir barışa ulaşmanın temeli olmaya devam edeceğini vurguladı. 
Yemenli kaynaklara göre BM Yemen Özel Elçisi Grundberg de şu açıklamayı yaptı:
“Barışı sağlama, önceki çabaları değerlendirme, neyin başarılı olup neyin olmadığını belirleme ve güvenlik, barış ve istikrar için can atan Yemen halkının özlemlerini elde etme konusunda en iyi yolu bulmak için çalışacağız. Ayrıca ilgili BMGK kararlarına ve üç referansa bağlı kalacağız. Yemen halkının hak ettiği adil barışı sağlama yolunda ilerlemeye devam edeceğiz.”
Kaynaklar ayrıca Bakan Mübarek'in ABD'nin Yemen Özel Temsilcisi Tim Lenderking ile Yemen'deki son gelişmeleri ve barışı sağlamanın yollarını görüştüğünü aktardılar.
Kaynaklara göre Yemenli Bakan, ülkesinde barış sürecini yeniden sağlamanın, Husi milislerine saldırılarını durdurmaları ve kapsamlı bir ateşkesi kabul etmeleri için baskı yapmakla başlayacağını belirtti. Bakan bunun, başta Husi milislerin çeşitli bölgelerde ve cephelerde sürdürdüğü savaşın yıkıcı ekonomik ve insani etkilerini hafifletme olmak üzere çeşitli başlıklara olumlu yansıyacağını vurguladı. 
Yemen Dışişleri Bakanı ABD Temsilcisi’ne şunları söyledi:
“Husi milislerinin sahadaki eylemleri, savaşı sona erdiren kapsamlı ve sürdürülebilir bir siyasi çözüme ulaşmayı amaçlayan tüm uluslararası girişimleri ve çabaları açıkça reddettiğini yansıtıyor. Marib'e ve yerinden edilenlere yönelik devam eden eylemlerin yanı sıra insani yardımların dağıtımını engellemeyi amaçlayan saldırılar, milislerin müzakere masasına geri dönme ve ülkede barışı tesis etme konusunda isteksiz olduklarını yansıtıyor.”
Hükümetin ABD'ye ve uluslararası topluluğa Husi milislerine, özellikle sivillere ve sivil nesnelere yönelik saldırganlıklarını ve ihlallerini durdurmaları için daha fazla baskı uygulama çağrısında bulunan Yemenli Bakan, hükümetin üç referansa uygun olarak Yemen'de kalıcı ve adil barışı sağlama çabalarına verdiği desteğin ve bağlılığın altını çizdi.
SABA haber ajansı, ABD Temsilcisi’nin ülkesinin Yemen'de savaşı sona erdirme ve kapsamlı bir barış sağlama ihtiyacına yönelik tutumunu bir kez daha vurguladığını bildirdi. Aynı zamanda insani krizin etkilerini azaltmak ve tüm bölgelere insani yardımın akışını sağlamak için taraflarla birlikte ortak çaba gösterme ve çalışma ihtiyacına dikkat çektiği kaydedildi.
Yemen Cumhurbaşkanı Abdurabbu Mansur Hadi de yeni BM Yemen Özel Temsilcisi’nin yanı sıra BM’nin çabalarını desteklemek için bölgeye dönen ABD temsilcisi ile görüştü.
BM Özel Temsilcisi’nin, Husilerin uzlaşmazlığı ve özellikle liderlerinin başta Marib olmak üzere hükümetin kontrolü altındaki bölgelerde savaşmaya ve saldırmaya devam etme sözü verdiği bir dönemde izleyeceği yöntemin ayrıntıları ise henüz net değil. 
Grundberg, BM Güvenlik Konseyi üyelerine verdiği ilk brifingde, çatışmanın taraflarının 2016'dan bu yana kapsamlı bir çözüm için görüşmede buulunmaması dolayısıyla barış sürecinin durduğunu belirtmişti. Grundberg açıklamasında şu ifadeleri kullanmıştı:
“Çatışmanın taraflarının, Birleşmiş Milletler'in de kolaylaştırdığı kapsamlı bir çözüm temelinde, iyi niyetle ve ön koşulsuz olarak birbirleriyle barışçıl bir diyaloga girmeleri zorunludur. BM’nin çatışmayı sona erdirme yaklaşımı herkesi kapsamalı. İleriye dönük en iyi yolu belirlemek için geçmiş çabaları değerlendirmeyi, neyin işe yarayıp neyin yaramadığını belirlemeyi ve mümkün olduğunca çok sayıda Yemenliyi dinlemeyi planlıyorum. İzlenecek yol, Yemen halkının talepleri doğrultusunda yönlendirilmeli.”



ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
TT

ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)

Suriye kaynakları Şarku’l Avsat'a, ABD arabuluculuğuyla Suriye'nin güneyindeki Süveyda vilayetinde bir esir takası konusunda görüşmelerin devam ettiğini doğruladı.

İl yönetiminin medya ilişkileri direktörü Kuteyba Azzam, Suriye hükümeti ile Şeyh el-Akl ve Hikmet el-Hicri'ye bağlı "Ulusal Muhafız Kuvvetleri" arasında, esir takası anlaşmasına varılması amacıyla görüşmelerin yapıldığını belirtti.

Medyada yer alan haberlere göre ABD elçisi Tom Barrack'ın ofisi, 2025 yazındaki olaylardan bu yana Şam kırsalında gözaltında tutulan Süveyda'dan 61 sivilin serbest bırakılması karşılığında, Savunma ve İçişleri Bakanlıklarından "Ulusal Muhafızlar" tarafından Süveyda'da tutulan 30 mahkumun teslim edilmesini içeren anlaşmanın sonuçlandırılması için her iki taraftan da onay aldı.

Süveyda Valisi Mustafa Bakur, geçen ay Suriye hükümetinin bu sivilleri aşiret güçlerinden teslim aldığını ve takas ayarlamak üzere gözaltına aldığını duyurdu.

Geçtiğimiz temmuz ayındaki olaylardan dolayı gözaltına alınanların serbest bırakılması, geçen eylül ayında Şam'dan Amerikan ve Ürdün'ün desteğiyle açıklanan "yol haritasının" maddelerinden biridir.


Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.