Her isteyen uzaya turist olarak gidebilecek mi?

Görsel: Lou Beach
Görsel: Lou Beach
TT

Her isteyen uzaya turist olarak gidebilecek mi?

Görsel: Lou Beach
Görsel: Lou Beach

Şirketlerin özel uzay turizm çağını başlatma yarışında, Richard Branson   uzaya ilk önce gidebilen turist oldu. Kendi kurduğu Virgin Galactic şirketinin 11 Temmuz 2021'de düzenlediği bu uzay yolculuğu yolculara kişi başı 250 bin dolara mal oldu.
Devamında Amazon'un kurucusu Jeff Bezos'un, sahibi olduğu uzay araştırmaları şirketi Blue Origin'in geliştirdiği roket 20 Temmuz 2021'de başarıyla uzaya fırlatıldı. Her ne kadar uzay turizmi yarışında ikinci olsa da bu seyahat sırasında daha yüksek irtifaya çıkmayı başardı. Bezos'un da aralarında bulunduğu dört kişiyi taşıyan araç, kısa süren uzay yolculuğunun ardından tekrar döndü. Blue Origin şirketinin gerçekleştirdiği bu yolculuğun bir yolcu için maliyeti 28 milyon $ olarak açıklandı.
Başarılı uzay yolculuklarından sonra hem Virgin Galactic hem de Blue Origin firması Federal Havacılık İdaresi'nden (Federal Aviation Administration) yeni turistleri uzay yolculuğuna göndermek için onay aldı.

İlk uzay turisti 2001 yılında Dennis Anthony Tito oldu
2001 yılının ortalarında Amerikalı bir mühendis ve girişimci olan Dennis Anthony Tito, Uluslararası Uzay İstasyonu’nu ziyaret eden ISS EP-1'in mürettebat üyesi olarak yörüngede yaklaşık sekiz gün geçirdiğinde, kendi uzay yolculuğunu finanse eden ilk uzay turisti oldu. Bu görev, Rusya Federal Uzay Ajansı yönetiminde uzay aracı Soyuz TM-32 tarafından fırlatıldı ve Soyuz TM-31 tarafından Dünya’ya geri dönüş sağladı. Bu bağlamda, o zamanlar 60 yaşında olan Dennis Tito, 30 Nisan 2001’de Uluslararası Uzay İstasyonu’na vardığında ilk uzay turisti olmuş oldu ve bundan dolayı uzay turizminin 20 yıl önce başladığını söyleyebiliriz.
Uzaya giden bu isimlerin yolculuğu uzay turizmi konusunu gündeme taşıdı. Peki bu uçuşlar neden önemli? İlk uzay turizmi ne zaman oldu, bundan farkı ne? Gelecekte uzay turizmi nasıl olacak? Böyle kısa uçuşlarla mı yoksa daha mı uzun yolculuklar mı olacak?

“Daha önce sadece devlet yardımıyla yapılabilen uzay turizmi artık özel firmaların da faaliyet gösterdiği bir pazar oldu”
İstanbul Teknik Üniversitesi’nde Kontrol Mühendisliği ve Bilgisayar Mühendisliği ile çift anadal yapan Dr. Oktay Arslan, ABD’de Georgia Teknoloji Enstitüsü’nde robotik alanında doktora derecesi aldıktan sonra NASA Jet İtki Laboratuvarı, Tesla gibi kurumlarda çalıştı. Arslan, şu anda Airbus'ın Silikon Vadisi’ndeki inovasyon merkezinde (Acubed) uçan taksiler, otonom yolcu uçakları ile ilgili projelerde çalışıyor.

Dr. Oktay Arslan
“Dolar milyarderlerinin girdiği yarış uzay turizminde çok farklı bir dönemin başladığına işaret ediyor” diyen Arslan, “20 yıl öncesine kadar uzaya yolculuk etmeyi sağlayacak hava araçları, roket teknolojileri sadece devletler tarafından yönetilen ve milyarlarca dolar bütçesi olan uzay ajanslarının yönetiminde yapılabiliyordu.  Astronot ya da kozmonot olmayan kimselerin uzaya turist olarak gidebilmesi için bu uzay ajanslarından izin almaları ve belli bir eğitimden geçmesi gerekiyor. Son 2 hafta içinde özel firmaların yönetiminde gerçekleşen başarılı uzay yolculukları sayesinde artık özel firmalar ile uzay teknolojilerine sahip olduklarını ve uzay turizmini kendi başlarına istedikleri zaman yapabileceklerini herkese göstermiş oldular. Yani daha önce sadece devlet yardımıyla yapılabilen uzay turizmi artık özel firmaların da faaliyet gösterdiği bir pazar oldu” diyor.

“Uzay turizminin önünün açılabilmesi için aşılması gereken en büyük engel uçuş maliyetleridir”
Geliştirilen New Shepard aracının pilota ihtiyaç duymaksızın 6 yolcu taşıma kapasitesine sahip olduğunu kaydeden Dr. Oktay Arslan, şu bilgileri verdi: “Bu nedenle tasarlanan uçuş kontrol sistemi tam otonom seyahat edebilecek şekilde geliştirildi. Uzay turizminin önünün açılabilmesi için aşılması gereken en büyük engel uçuş maliyetleridir. Bu nedenle her iki firma uzay aracını tekrar kullanılabilir olacak şekilde geliştirdi. Bu şekilde uzun vadede uzaya turizm amaçlı yapılacak çok sayıda yolculuk ile uçuş başına maliyetlerin düşmesi bekleniyor. Ayrıca her iki araç yörünge-altı uçuşlar yapabilecek şekilde tasarlandı. Bunun anlamı, araçlar dünyanın etrafında yörüngede turlayacak kadar güçlü itki sistemlerine sahip değildir. Bu uzay araçları ses hızından 3 kat hızlı hareket edebilirler.”

Dr. Oktay Arslan
“Jeff Bezos’un şirketi, Richard Branson’ın aracının aslında uzaya çıkmadığını iddia etti”
“Jeff Bezos ve diğer yolcular, uzaya doğru sesten hızlı bir şekilde yol alırken her bir yolcu kendi penceresinden Dünya’yı seyretme imkanı elde etti” diyen Arslan, “Uzay araçları Dünya’nın yerçekiminin etkisinden iyice azaldığı irtifada yolcular ağırlıksız kalmayı deneyimleme şansı elde ettiler. VSS Unity aracındaki Richard Branson ve diğer yolcular ağırlıksız olmayı lığı 5 dakika boyunca deneyimlerken, New Shepard kapsülünde bulunan Jeff Bezos ve arkadaşları ağırlıksız kalmayı  3 dakika deneyimleme şansı elde ettiler.  İşin ilginç tarafı, bütün başarılı fırlatma ve inişten sonra, Blue Origin şirketi, VSS Unity aracının aslında uzaya çıkmadığını iddia etti. Çünkü NASA ve ABD hükümeti, yeryüzünden 80.47 km   irtifada ve ötesini uzay olarak kabul ediyor. Fakat, Blue Origin şirketi uzayın uluslararası kabul edilmiş olan Kármán sınırını, yeryüzünden 100 km, itibaren başladığını belirtiyor. Uzayın başlangıcı olarak Kármán sınırı referans alınırsa, VSS Unity aracı 85.3 km   irtifaya çıktığı için, aslında uzaya çıkmamış oluyor” yorumunda bulundu.  

“Uzay yolculuğu biletlerinin fiyatları birkaç Tesla hissesi olduğunda, bilet alıp uzaya çıkmak istiyorum”
Uzay turisti olmak isteyenlerin arasında Tom Hanks ve Lady Gaga gibi isimlerin olduğunu belirten Arslan, “Önümüzdeki aylarda Virgin Galactic  şirketi  yeni yolcular kabul etmeye başlamadan önce 2 tane daha test uçuşu gerçekleştirmeyi planlıyor. Halihazırda sırada bekleyen 6 yüze yakın yolcu olduğu belirtiliyor. Aday olan yolcular 250 bin dolar civarı bir para ödeyerek uzay yolculuğu için bir bilet aldılar. Uzay yolculuğu bilet fiyatlarının daha da artması bekleniyor. Blue Origin şirketi da önümüzdeki aylarda uzay yolculuğu için yeni yolcular kabul etmek istediklerini belirttiler ve Jeff Bezos’un güvenli inişinden sonra bilet satışlarını halka açtılar. Yakın zamanda uzay yolculuğu biletlerinin fiyatları birkaç Tesla hissesi tutarına eşdeğer olabilir, bu durum olduğu takdirde ben de bilet alıp uzaya çıkmak istiyorum.”

“Uzay mühendisliğinin geleceğin mesleği olarak ön sıralarda yer alacağını düşünüyorum”
İstanbul Teknik Üniversitesi Kontrol Mühendisliği Bölümü’nden sonra yüksek lisansını Orta Doğu Teknik Üniversitesi Elektrik Elektronik Mühendisliği Kontrol dalında tamamlayan Dr. Raziye Tekin, Münih Teknik Üniversitesi Uçuş Sistemleri Dinamiği Enstitüsü’nde doktora yaptı. Tekin, Roketsan A.Ş’de Kıdemli Tasarım Lideri olarak görev yapıyor.

Dr. Raziye Tekin
“Bir Roket mühendisi olarak, insanlığın merak ve azminin bu noktalara taşındığını görmek beni çok mutlu ediyor” diyen Tekin, “Özellikle otonom sistem algoritmaları ve yörünge planlama üzerine çalışan bir kişi olarak oldukça heyecan verici bir durum. Türkiye’nin son 10-15 yılda kazanmış olduğu teknolojik ivmeyi düşünürsek, uzay konusunda da başarılı çalışmaların geleceğini beklemek yanlış olmayacak. İlaveten, uzay mühendisliğinin geleceğin mesleği olarak ön sıralarda yer alacağını düşünüyorum” diyor.

“Doğanın bu kadar alarm verdiği bir çeyrek yüzyılda, uzaya gitmeye eş değer maliyette sosyal sorumluluk projesi ile beraber yapılmalı”
Uzay seyahatine fırsatım olursa gitmek istediğini kaydeden Tekin, “Tabi eğer masmavi bir dünya görebileceksem. Uzay çağının, sanayi çağından bir şeyler öğrenmiş olmasını bekliyorum. Dünya’ya ve Dünya kaynaklarına saygılı, çevre ve uzay kirliliklerine dikkat eden tasarım ve şirket organizasyonların olması da geleceğimiz için bir o kadar önemli. Ve bu noktada bazı regülasyonların yapılması oldukça kritik. Ücreti karşılığında uzay seyahatinin yapabileceği model beni rahatsız ediyor. Doğanın bu kadar alarm verdiği bir çeyrek yüzyılda, uzaya gitmenin eş değer maliyette sosyal sorumluluk projesi ile beraber yapılmasını beklemek naif olacaktır ama belki de olur” şeklinde konuşuyor.

Dr. Raziye Tekin
“Uçuşları biraz daha uzatacak ve ucuzlatacak değişim Space Perspective gibi şirketlerin uzay balonları ile gelebilir”
ODTÜ'de Elektrik-Elektronik Mühendisliği ve Fizik üzerine çift ana dal yaptıktan sonra Harvard Üniversitesi'nden fizik doktorasını alan Dr. Tansu Daylan, Massachusetts Teknoloji Enstitüsü (MIT)’nde astrofizik alanında doktora sonrası araştırmacı olarak çalıştı. Daylan, şu anda Princeton Üniversitesi’nde araştırmalarını sürdürüyor.
“Virgin Galactic ve Blue Origin uçuşları uzay turizminin ucuzlamaya başladığı bir dönemi başlattı” diyen Daylan, “Bugüne kadar bildiğimiz uzay turizmi, zengin insanların on milyonlarca dolar ödeyerek ISS'e gitmesinden ibaretti. 2000'li yılların başında başlayan bu nadir seyahatler ABD'nin Soyuz'u kullanmak zorunda kaldığı dönemde kesilmişti zaten. Şimdi başlayacak yeni süreçte beklenti, uzay uçuşlarının birkaç yüz bin dolara kadar ucuzlaması. Elbette bu uzay uçuşları ISS'te bir hafta geçirmeye benzemiyor. Örneğin Virgin Galactic tarafından geliştirilen uçuş iki buçuk saat sürmesine rağmen ağırlıksız hissedilen süre sadece birkaç dakika. Yine Blue Origin'in roket uçuşu da toplamda 10 dakika civarı sürüyor. Belki bu deneyimi biraz daha uzatacak ve ucuzlatacak değişim Space Perspective gibi şirketlerin uzay balonları ile gelebilir” yorumunda bulundu.

Dr. Tansu Daylan
“SpaceX'in yakın zamanda Türksat 5A uydumuzu da başarıyla fırlattığını hatırlatalım”
Ege Üniversitesi Astronomi ve Uzay Bilimleri mezunu olan Halit Mirahmetoğlu, Çin Beihang Üniversitesi’nde Uzay Çalışmaları alanında eğitim aldı. Yüksek lisansını Fransa’da International Space University’de ‘Uzay Proje Yönetimi’ üzerine yapan Mirahmetoğlu, Milli Savunma Üniversitesi Hezarfen Havacılık ve Uzay Teknolojileri Enstitüsü’nde doktora çalışmalarını sürdürüyor. Mirahmetoğlu Gökmen Uzay ve Havacılık Eğitim Merkezi'nin Genel Müdürlüğünü yürütüyor.
Amerika’da özel sektörün uzay çalışmalarına girmesiyle beraber özellikle fırlatma sektöründe radikal değişimler gözleneceğini belirten Mirahmetoğlu, şunları söylüyor: “Yörüngeye çıkma maliyetinin yüzlerce kat aşağı çekildiği bir milyarderler teknolojik mücadelesi yaşıyoruz. SpaceX şirketiyle Elon Musk şüphesiz bu konudaki en başarılı isim olarak ön plana çıktı. Falcon9 ile düşük maliyetli ve yeniden kullanılabilir roketler serisini defalarca başarı ile fırlatmayı başardı. Dikine iniş yapabilen bu roket teknolojisinin Uluslararası Uzay İstasyonuna insanlı uçuş gerçekleştirmesi ile Rusların yıllardır kullanılan soyuz teknolojisine güçlü bir alternatif gelmiş oldu. Richard Branson'un Virgin Galactic ve Jeff Bezos'un Blue Origin şirketleri de sırayla uzay sınırını geçebileceklerini göstererek sektörün gelişmesine katkı sağladılar. SpaceX'in yakın zamanda Türksat 5A uydumuzu da başarıyla fırlattığını hatırlatalım. Hem insan hem de kargo taşımacılığında başarılı olan SpaceX şirketinin aksine, Blue Origin ve Virgin Galactic daha çok uzay turizmi üzerinden ilerlemeyi tercih ediyorlar.”

“Londra'dan Newyork'a 1 saatte ulaşmanın mümkün olduğu bir hizmet bugünkü hava taşımacılığına ciddi bir alternatif olarak karşımıza çıkacak”
Dünyanın dört bir yanında uzaya çıkmak için milyonlarca dolar ücret ödemeye hazır zenginlerin olduğu  kaydeden Mirahmetoğlu, “Bu teknolojinin diğer bir yansımasının ise sub-orbital uçuşlar vasıtasıyla kendini göstermesi bekleniyor. Uzay sınırına kadar yükselen bir araç, sürtünme ve yerçekiminden kurtularak çok yüksek hızlara çıkabilir. Bu sayede Londra'dan Newyork'a 1 saatte ulaşmanın mümkün olduğu bir hizmet bugünkü hava taşımacılığına ciddi bir alternatif olarak karşımıza çıkacak” diyor.

“NASA ile ciddi kontratları olan Fatih ve Eren Özmen çiftinden güzel haberler alacağım”
“İsmi yeterince zikredilmeyen ama NASA ile ciddi kontratları olan bir diğer uzay şirketi ise SNC” diyen Mirahmetoğlu, “Sahipleri ise, Fatih ve Eren Özmen çifti. Dreamchaser adlı araçları mini bir uzay mekiği görünümünde. Yakın zamanda kendilerinden de güzel haberler alacağımdan eminim” yorumunda bulunuyor.

“Yakın zamanda Roketsan ve DeltaV şirketlerimizin fırlatma denemeleri başarı ile sonuçlandı”
Son yıllarda Türkiye’deki uzay çalışmalarının ciddi bir ivme kazandığını belirten Mirahmetoğlu, şu bilgileri veriyor: “Türkiye Uzay Ajansının kurulması ve 9 şubat 2021 tarihinde Milli Uzay Programının açıklanması ile hedeflerimiz netleşti. 10 stratejik hedef doğrultusunda fırlatma sistemlerimizin geliştirilmesinde, uydu üretim çalışmalarına, ay görevlerinden, uzay farkındalığı oluşturmaya kadar geniş bir perspektifte çalışmalar hızlandı. Yakın zamanda Roketsan ve DeltaV şirketlerimizin fırlatma denemeleri başarı ile sonuçlandı. Konulan hedeflerin tamamı ulaşılabilir ve kapasitemizin yeterli olduğu hedefler. Türksat 6A ile yerli ve milli teknoloji oranımızı oldukça yukarı çekiyoruz. Göktürk1 yenileme anlaşması henüz imzalandı ve sektöre değerli kazanımlar getireceğimden hiç şüphem yok.”

Halit Mirahmetoğlu
“Ülkemizden bu konuda bir çalışma gelmesini beklemiyorum”
Bilgisinin dahilinde uzay turizmi üzerine ülkemizde ayakları yere basan bir girişim olmadığını söyleyen Mirahmetoğlu, “Yurtdışındaki girişimlerin ülkemizde pazarlanması amacıyla zaman zaman bazı girişimcilerin çabalarını görüyoruz. Lakin uzay turizminin kuralları henüz tam olarak konulmadı. 20 sene önce öğrenciliğim sırasında konuşulan her şey bugün de aynen devam ediyor. Teknoloji insanı uzaya çıkarabilecek düzeye çıktı. Fakat uzayda daha uzun süre geçirmek için henüz yeterince ucuz ve güvenli değil. Ülkemizden bu konuda bir çalışma gelmesini beklemiyorum” şeklinde yorumda bulundu.  
Independent Türkçe



Kaliforniya'daki inşaat işçileri 40 milyon yıllık hayvan kemikleri keşfetti

Kaliforniya'nın güneyindeki ekipler, bu antik memeliye ait olabilecek kemikleri ortaya çıkardı (Roger Witter/NPS)
Kaliforniya'nın güneyindeki ekipler, bu antik memeliye ait olabilecek kemikleri ortaya çıkardı (Roger Witter/NPS)
TT

Kaliforniya'daki inşaat işçileri 40 milyon yıllık hayvan kemikleri keşfetti

Kaliforniya'nın güneyindeki ekipler, bu antik memeliye ait olabilecek kemikleri ortaya çıkardı (Roger Witter/NPS)
Kaliforniya'nın güneyindeki ekipler, bu antik memeliye ait olabilecek kemikleri ortaya çıkardı (Roger Witter/NPS)

Julia Musto Bilim ve İklim Muhabiri 

Kaliforniya'da bir altyapı projesinde çalışan ekipler bu ay, 40 milyon yıl önce bölgenin eski taşkın ovalarında yaşamış büyük, toynaklı bir memelinin fosilleşmiş kemiklerini ortaya çıkarınca şaşkına döndü.

Oceanside Belediyesi projesinin rutin izleme çalışmaları sırasında bu keşfi yapan paleontolog Dr. Joseph El Adli'ye göre bulgular arasında birkaç kaburga kemiği, bir uyluk kemiği ve "gök gürültüsü canavarı" diye de bilinen bir brontotere ait olabilecek diğer kol-bacak kemikleriyle parçaları bulunuyor.

Belediye çarşamba günü yaptığı açıklamada, yaprak yiyen brontoterlerin boyut açısından fille yarıştığını ve genellikle burunlarında Y şeklinde bir boynuz bulunduğunu belirtti.

Adli'ye göre bir diğer alternatif ise kemiklerin otobur bir amynodonta ait olması: Boynuzsuz, su aygırı şeklindeki bu "bataklık gergedanının" köpek dişlerinin olması gereken yerde fildişleri var.

Her iki Kuzey Amerika türü de "tek toynaklı" memeliler olan Perissodactyla takımına ait. Bir takımda, birbiriyle yakından ilişkili hayvan familyaları yer alıyor.

İşçiler, San Diego ilçesinin kuzeybatısı boyunca uzanan kalın kaya tabakası Santiago Formasyonu'nun yaklaşık 3,5 metre derinliğinde fosilleri keşfetti.

Bu formasyon, dinozorların yok olmasından sonra gelen ve memelilerin büyük boyutlara evrimleştiği Eosen dönemine dayanıyor.

Şehirde daha önce bulunan fosiller de aynı döneme tarihlenmişti.

Belediye basın açıklamasında, "Çevredeki kayaların bilinen yaşı ve bu birimde bulunan organizma türlerine dayanarak paleontologlar, fosillerin 40 ila 45 milyon yaşında olduğunu ve Uintan Kuzey Amerika Kara Memelileri Çağı'na ait olduğunu tahmin ediyor" ifadelerini kullandı.

İşçilerin yaklaşık 3,5 metre derinlikte bulduğu fosiller arasında bir uyluk kemiği ve diğer kol-bacak kemikleri de var (Oceanside Belediyesi/Facebook)
İşçilerin yaklaşık 3,5 metre derinlikte bulduğu fosiller arasında bir uyluk kemiği ve diğer kol-bacak kemikleri de var (Oceanside Belediyesi/Facebook)

Birkaç tonluk çamurtaşının altındaki kemikler bir hafta boyunca açıkta bırakıldıktan sonra alçıdan bir kalıba yerleştirilerek kazı alanı dışındaki ısı kontrollü bir laboratuvara güvenli şekilde nakledildi.

Kemikler, alçı kalıptan çıkarılıp, temizlenip, müze kalitesinde yapıştırıcı ve reçinelerle sertleştirilip önümüzdeki haftalarda incelendikten sonra müzeye gönderilecek.

Belediye, "İçine gömülü olduğu kayadan tamamen çıkarıldıktan sonra kemikler üzerinde yapılacak daha ayrıntılı incelemeler, paleontologların Oceanside'da keşfedilen fosilin kesin kimliğini belirlemesine olanak sağlayacaktır" dedi.

Kemikler, onları çevreleyen alçı kalıptan ve kayadan çıkarıldıktan sonra yapıştırıcılar ve reçine kullanılarak sertleştirilecek (Oceanside Belediyesi/Facebook)
Kemikler, onları çevreleyen alçı kalıptan ve kayadan çıkarıldıktan sonra yapıştırıcılar ve reçine kullanılarak sertleştirilecek (Oceanside Belediyesi/Facebook)

İşçiler ayrıca, bu fosillerin hangi hayvana ait olduğunu kesinleştirmeyi sağlayabilecek kafatası gibi başka kemikler arıyor.

Belediyeye göre birkaç blok hâlâ trafiğe kapalı. Kazı alanının bütünlüğünü korumak amacıyla bulguların yeri paylaşılmıyor.

Brontoter ve amynodontlar daha önce Oregon'daki Hancock Memeli Ocağı da dahil Kuzey Amerika'nın çeşitli yerlerinde bulunmuştu. Bu memelilere ait kafatasları, Kimberly'deki John Day Fosil Yatakları Ulusal Anıtı'nın ziyaretçi merkezinde sergileniyor.

Independent Türkçe,independent.co.uk/news


Tarihte tam maraton koşan ilk robot, yeni nesil teknolojilerin önünü açıyor

Güney Kore'de düzenlenen Sangju Kuru Hurma Maratonu'na katılan RAIBO2 (KAIST)
Güney Kore'de düzenlenen Sangju Kuru Hurma Maratonu'na katılan RAIBO2 (KAIST)
TT

Tarihte tam maraton koşan ilk robot, yeni nesil teknolojilerin önünü açıyor

Güney Kore'de düzenlenen Sangju Kuru Hurma Maratonu'na katılan RAIBO2 (KAIST)
Güney Kore'de düzenlenen Sangju Kuru Hurma Maratonu'na katılan RAIBO2 (KAIST)

Tarihte ilk tam maratonu koşan robotu geliştiren araştırmacılar bulgularını açıkladı.

RAIBO2 adlı robot, Kasım 2024'te Güney Kore'de düzenlenen Sangju Kuru Hurma Maratonu'nun 42 bin 195 km'lik tam parkurunu 4 saat 20 dakikadan biraz daha kısa sürede tamamlamıştı. İlk kez böyle bir robot bu mesafeyi tamamlamış ve bataryasının değiştirilmesine gerek kalmamıştı.

Bilim insanları, dünyada ilk olma özelliği taşıyan bu başarıyı, diğer robotların uzun mesafelerde çalışmasını sağlayabilecek ve teknolojiyi daha işlevsel amaçlar için kullanılabilir hale getirecek faydalı bulgulara dönüştürdüklerini söylüyor.

Araştırmacılar, robotun öneminin sadece maraton koşma yeteneğiyle sınırlı olmadığını belirtiyor. Son zamanlarda makinelerin çeşitli ortamlarda kullanılmasına yönelik artan ilgi, robotların koşu hızlarında ve zorlu koşullarda hareket etme yeteneklerinde çığır açıcı gelişmelere neden oldu. Ancak araştırmacılar, çok fazla güç harcamadan, aşırı ısınmadan, bataryası tükenmeden veya dengesizleşmeden uzun süre çalışabilen bir robot üretmeyi mümkün kılmanın da en az bunun kadar önemli olduğunu söylüyor.

Araştırmacılar, bu soruna daha büyük bataryalar veya daha verimli motorlar gibi tek tek bileşenler üzerinden yaklaşmak yerine, onu "bütünsel robot sistemi sorunu" olarak ele aldı. Dört ayaklı robotlar bacaklarını hareket ettirirken vücutlarının çeşitli kısımlarından enerji kaybettiği için bu tür çetin görevleri üstlenebilecek bir robot geliştirmek, bütün tasarımını optimize etmek anlamına geliyor.

Ekip, tasarımın işe yaradığından emin olmak için maraton boyunca robotla birlikte koştu ve voltaj, sıcaklık ve batarya durumunun yanı sıra diğer verileri de kaydetti. Robot ayrıca resmi bir katılımcı olarak kaydedildi ve yolculuğu boyunca görüntülendi.

Araştırmacılar bu tek robot araştırmasından elde edilen verileri, seri üretime uygun ve endüstriyel ortamlarda kullanılabilecek bir ürüne dönüştürmeyi umuyor. RAIBO2 robotu elle tasarlanıp üretildi ancak onu gerçek bir ürüne dönüştürmek için tasarımın birden fazla robotta güvenle kullanılabilir hale getirilmesi ve zorlu endüstriyel ortamlarda da güvenilirliğinin sağlanması gerekecek.

Robotun geliştirildiği Kore İleri Bilim ve Teknoloji Enstitüsü'nden (KAIST) Jemin Hwang, "Bu çalışma, dört ayaklı bir robotun ne kadar uzağa koşabileceğini göstermenin ötesine geçiyor" diyor.

Hem yüksek hareket performansı hem de enerji verimliliği elde etmek için robotun tamamının nasıl tasarlanması gerektiğini gerçek maraton verilerini kullanarak gösterdik. Laboratuvarda elde edilen dünya standartlarındaki performansı, endüstriyel ortamlarda herkesin güvenle kullanabileceği ürünlere taşıyacağız.

Çalışma, hakemli dergi Nature'da yayımlanan "A quadruped robot designed to complete a marathon on a single battery charge" (Tek bir batarya şarjıyla maratonu tamamlamak üzere tasarlanmış dört ayaklı robot) başlıklı yeni makalede aktarılıyor.

Independent Türkçe


SpaceX, dünyanın en büyük roketini ilk yörünge uçuşuna hazırlıyor

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

SpaceX, dünyanın en büyük roketini ilk yörünge uçuşuna hazırlıyor

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

SpaceX, mega roketi Starship'in ilk yörünge uçuş denemesine hazırlanıyor.

Gelecek pazartesi gerçekleşmesi planlanan bu kritik görev, NASA'nın Artemis programı kapsamında insanları Ay yüzeyine gönderme takvimini koruyup koruyamayacağını belirleyebilir.

ABD uzay ajansı, Elon Musk'ın bir gün Mars'ta kalıcı bir koloni kurmak için kullanılacağını iddia ettiği 124 metrelik roketin geliştirilmesindeki sorunlar nedeniyle, Artemis'in zaman çizelgesinde zaten erteleme yapmak zorunda kalmıştı.

SpaceX, devasa birinci kademe güçlendiricisini Teksas'ın güneyinde yer alan Starbase tesisindeki fırlatma rampasına pazartesi günü taşıdı.

Super Heavy diye bilinen 33 motorlu roket, daha sonra Starship'in 6 motorlu ikinci kademesiyle birleştirilecek. Tamamen birleştirildiğinde Starship, bugüne kadar uçurulan en büyük ve en güçlü roket olacak.

Yaklaşan Starship uçuşu, programın bugüne kadarki en iddialı görevi olacak. Bu görevde, ikinci aşama roketin 10 saatlik bir uçuşla yörüngeye gönderilmesi ve Dünya'nın etrafında 6 tur attıktan sonra Büyük Okyanus'un Şili açıklarındaki kısmına inmesi hedefleniyor.

Bu uçuş denemesi aynı zamanda SpaceX'in yeni nesil Starlink V3 uydularını alçak Dünya yörüngesine yerleştiren ilk görev olacak.

Bunlar, yörüngede 11 binden fazla Starlink uydusuyla halihazırda dünyanın en büyük yapay uydu ağı olan uzay internet ağının bir sonraki parçasını oluşturacak.

Musk, pazartesi günü X'te paylaştığı gönderide, "Yörüngeye 7 gün içinde yapılacak ilk Starship fırlatması, operasyonel kullanım amaçlı Starlink V3 uydularını taşıyacak" diye yazdı.

Temmuzdaki en son Starship fırlatmasında roket, test amaçlı 20 adet Starlink V3 uydusunu yörüngeye yerleştirme hedefini tamamladıktan sonra Hint Okyanusu'na başarıyla iniş yapmıştı.

Bu görevde Starship'in üst kademesi ilk kez bir yörünge altı uçuştan patlamadan geri dönmüş ve SpaceX, uçuş denemesi hakkında değerli veriler elde etmeyi başarmıştı.

frgthyju
SpaceX mühendisleri, temmuzda gerçekleştirilen uçuş denemesinin ardından 27 Ağustos 2026'da Hint Okyanusu'ndaki Christmas Adası açıklarında bulunan Starship'i inceliyor (SpaceX)

SpaceX, roketin her iki kademesini de tamamen ve hızlıca yeniden kullanılacak şekilde tasarladığından, bunların başarıyla suya inmesini sağlamak, son uçuşun en önemli sınavlarından biri olacak.

SpaceX'in "roketçiliğin kutsal kasesi" diye tanımladığı bu hedefe ulaşmak, gelecek yıl yapılması planlanan Artemis III görevi öncesinde Starship'in geliştirilmesini hızlandırmaya katkı sağlayacak.

14 gün sürecek görevde, NASA'nın Orion uzay aracındaki 4 astronot, alçak Dünya yörüngesindeyken Starship'le kenetlenecek.

Yörünge deneyi, 2028'de Artemis IV kapsamında gerçekleştirilecek ilk insanlı Ay inişinden önce kenetlenme mekanizmalarını ve uzay aracı arayüzlerini test etmeyi amaçlıyor.

Independent Türkçe