Her isteyen uzaya turist olarak gidebilecek mi?

Görsel: Lou Beach
Görsel: Lou Beach
TT

Her isteyen uzaya turist olarak gidebilecek mi?

Görsel: Lou Beach
Görsel: Lou Beach

Şirketlerin özel uzay turizm çağını başlatma yarışında, Richard Branson   uzaya ilk önce gidebilen turist oldu. Kendi kurduğu Virgin Galactic şirketinin 11 Temmuz 2021'de düzenlediği bu uzay yolculuğu yolculara kişi başı 250 bin dolara mal oldu.
Devamında Amazon'un kurucusu Jeff Bezos'un, sahibi olduğu uzay araştırmaları şirketi Blue Origin'in geliştirdiği roket 20 Temmuz 2021'de başarıyla uzaya fırlatıldı. Her ne kadar uzay turizmi yarışında ikinci olsa da bu seyahat sırasında daha yüksek irtifaya çıkmayı başardı. Bezos'un da aralarında bulunduğu dört kişiyi taşıyan araç, kısa süren uzay yolculuğunun ardından tekrar döndü. Blue Origin şirketinin gerçekleştirdiği bu yolculuğun bir yolcu için maliyeti 28 milyon $ olarak açıklandı.
Başarılı uzay yolculuklarından sonra hem Virgin Galactic hem de Blue Origin firması Federal Havacılık İdaresi'nden (Federal Aviation Administration) yeni turistleri uzay yolculuğuna göndermek için onay aldı.

İlk uzay turisti 2001 yılında Dennis Anthony Tito oldu
2001 yılının ortalarında Amerikalı bir mühendis ve girişimci olan Dennis Anthony Tito, Uluslararası Uzay İstasyonu’nu ziyaret eden ISS EP-1'in mürettebat üyesi olarak yörüngede yaklaşık sekiz gün geçirdiğinde, kendi uzay yolculuğunu finanse eden ilk uzay turisti oldu. Bu görev, Rusya Federal Uzay Ajansı yönetiminde uzay aracı Soyuz TM-32 tarafından fırlatıldı ve Soyuz TM-31 tarafından Dünya’ya geri dönüş sağladı. Bu bağlamda, o zamanlar 60 yaşında olan Dennis Tito, 30 Nisan 2001’de Uluslararası Uzay İstasyonu’na vardığında ilk uzay turisti olmuş oldu ve bundan dolayı uzay turizminin 20 yıl önce başladığını söyleyebiliriz.
Uzaya giden bu isimlerin yolculuğu uzay turizmi konusunu gündeme taşıdı. Peki bu uçuşlar neden önemli? İlk uzay turizmi ne zaman oldu, bundan farkı ne? Gelecekte uzay turizmi nasıl olacak? Böyle kısa uçuşlarla mı yoksa daha mı uzun yolculuklar mı olacak?

“Daha önce sadece devlet yardımıyla yapılabilen uzay turizmi artık özel firmaların da faaliyet gösterdiği bir pazar oldu”
İstanbul Teknik Üniversitesi’nde Kontrol Mühendisliği ve Bilgisayar Mühendisliği ile çift anadal yapan Dr. Oktay Arslan, ABD’de Georgia Teknoloji Enstitüsü’nde robotik alanında doktora derecesi aldıktan sonra NASA Jet İtki Laboratuvarı, Tesla gibi kurumlarda çalıştı. Arslan, şu anda Airbus'ın Silikon Vadisi’ndeki inovasyon merkezinde (Acubed) uçan taksiler, otonom yolcu uçakları ile ilgili projelerde çalışıyor.

Dr. Oktay Arslan
“Dolar milyarderlerinin girdiği yarış uzay turizminde çok farklı bir dönemin başladığına işaret ediyor” diyen Arslan, “20 yıl öncesine kadar uzaya yolculuk etmeyi sağlayacak hava araçları, roket teknolojileri sadece devletler tarafından yönetilen ve milyarlarca dolar bütçesi olan uzay ajanslarının yönetiminde yapılabiliyordu.  Astronot ya da kozmonot olmayan kimselerin uzaya turist olarak gidebilmesi için bu uzay ajanslarından izin almaları ve belli bir eğitimden geçmesi gerekiyor. Son 2 hafta içinde özel firmaların yönetiminde gerçekleşen başarılı uzay yolculukları sayesinde artık özel firmalar ile uzay teknolojilerine sahip olduklarını ve uzay turizmini kendi başlarına istedikleri zaman yapabileceklerini herkese göstermiş oldular. Yani daha önce sadece devlet yardımıyla yapılabilen uzay turizmi artık özel firmaların da faaliyet gösterdiği bir pazar oldu” diyor.

“Uzay turizminin önünün açılabilmesi için aşılması gereken en büyük engel uçuş maliyetleridir”
Geliştirilen New Shepard aracının pilota ihtiyaç duymaksızın 6 yolcu taşıma kapasitesine sahip olduğunu kaydeden Dr. Oktay Arslan, şu bilgileri verdi: “Bu nedenle tasarlanan uçuş kontrol sistemi tam otonom seyahat edebilecek şekilde geliştirildi. Uzay turizminin önünün açılabilmesi için aşılması gereken en büyük engel uçuş maliyetleridir. Bu nedenle her iki firma uzay aracını tekrar kullanılabilir olacak şekilde geliştirdi. Bu şekilde uzun vadede uzaya turizm amaçlı yapılacak çok sayıda yolculuk ile uçuş başına maliyetlerin düşmesi bekleniyor. Ayrıca her iki araç yörünge-altı uçuşlar yapabilecek şekilde tasarlandı. Bunun anlamı, araçlar dünyanın etrafında yörüngede turlayacak kadar güçlü itki sistemlerine sahip değildir. Bu uzay araçları ses hızından 3 kat hızlı hareket edebilirler.”

Dr. Oktay Arslan
“Jeff Bezos’un şirketi, Richard Branson’ın aracının aslında uzaya çıkmadığını iddia etti”
“Jeff Bezos ve diğer yolcular, uzaya doğru sesten hızlı bir şekilde yol alırken her bir yolcu kendi penceresinden Dünya’yı seyretme imkanı elde etti” diyen Arslan, “Uzay araçları Dünya’nın yerçekiminin etkisinden iyice azaldığı irtifada yolcular ağırlıksız kalmayı deneyimleme şansı elde ettiler. VSS Unity aracındaki Richard Branson ve diğer yolcular ağırlıksız olmayı lığı 5 dakika boyunca deneyimlerken, New Shepard kapsülünde bulunan Jeff Bezos ve arkadaşları ağırlıksız kalmayı  3 dakika deneyimleme şansı elde ettiler.  İşin ilginç tarafı, bütün başarılı fırlatma ve inişten sonra, Blue Origin şirketi, VSS Unity aracının aslında uzaya çıkmadığını iddia etti. Çünkü NASA ve ABD hükümeti, yeryüzünden 80.47 km   irtifada ve ötesini uzay olarak kabul ediyor. Fakat, Blue Origin şirketi uzayın uluslararası kabul edilmiş olan Kármán sınırını, yeryüzünden 100 km, itibaren başladığını belirtiyor. Uzayın başlangıcı olarak Kármán sınırı referans alınırsa, VSS Unity aracı 85.3 km   irtifaya çıktığı için, aslında uzaya çıkmamış oluyor” yorumunda bulundu.  

“Uzay yolculuğu biletlerinin fiyatları birkaç Tesla hissesi olduğunda, bilet alıp uzaya çıkmak istiyorum”
Uzay turisti olmak isteyenlerin arasında Tom Hanks ve Lady Gaga gibi isimlerin olduğunu belirten Arslan, “Önümüzdeki aylarda Virgin Galactic  şirketi  yeni yolcular kabul etmeye başlamadan önce 2 tane daha test uçuşu gerçekleştirmeyi planlıyor. Halihazırda sırada bekleyen 6 yüze yakın yolcu olduğu belirtiliyor. Aday olan yolcular 250 bin dolar civarı bir para ödeyerek uzay yolculuğu için bir bilet aldılar. Uzay yolculuğu bilet fiyatlarının daha da artması bekleniyor. Blue Origin şirketi da önümüzdeki aylarda uzay yolculuğu için yeni yolcular kabul etmek istediklerini belirttiler ve Jeff Bezos’un güvenli inişinden sonra bilet satışlarını halka açtılar. Yakın zamanda uzay yolculuğu biletlerinin fiyatları birkaç Tesla hissesi tutarına eşdeğer olabilir, bu durum olduğu takdirde ben de bilet alıp uzaya çıkmak istiyorum.”

“Uzay mühendisliğinin geleceğin mesleği olarak ön sıralarda yer alacağını düşünüyorum”
İstanbul Teknik Üniversitesi Kontrol Mühendisliği Bölümü’nden sonra yüksek lisansını Orta Doğu Teknik Üniversitesi Elektrik Elektronik Mühendisliği Kontrol dalında tamamlayan Dr. Raziye Tekin, Münih Teknik Üniversitesi Uçuş Sistemleri Dinamiği Enstitüsü’nde doktora yaptı. Tekin, Roketsan A.Ş’de Kıdemli Tasarım Lideri olarak görev yapıyor.

Dr. Raziye Tekin
“Bir Roket mühendisi olarak, insanlığın merak ve azminin bu noktalara taşındığını görmek beni çok mutlu ediyor” diyen Tekin, “Özellikle otonom sistem algoritmaları ve yörünge planlama üzerine çalışan bir kişi olarak oldukça heyecan verici bir durum. Türkiye’nin son 10-15 yılda kazanmış olduğu teknolojik ivmeyi düşünürsek, uzay konusunda da başarılı çalışmaların geleceğini beklemek yanlış olmayacak. İlaveten, uzay mühendisliğinin geleceğin mesleği olarak ön sıralarda yer alacağını düşünüyorum” diyor.

“Doğanın bu kadar alarm verdiği bir çeyrek yüzyılda, uzaya gitmeye eş değer maliyette sosyal sorumluluk projesi ile beraber yapılmalı”
Uzay seyahatine fırsatım olursa gitmek istediğini kaydeden Tekin, “Tabi eğer masmavi bir dünya görebileceksem. Uzay çağının, sanayi çağından bir şeyler öğrenmiş olmasını bekliyorum. Dünya’ya ve Dünya kaynaklarına saygılı, çevre ve uzay kirliliklerine dikkat eden tasarım ve şirket organizasyonların olması da geleceğimiz için bir o kadar önemli. Ve bu noktada bazı regülasyonların yapılması oldukça kritik. Ücreti karşılığında uzay seyahatinin yapabileceği model beni rahatsız ediyor. Doğanın bu kadar alarm verdiği bir çeyrek yüzyılda, uzaya gitmenin eş değer maliyette sosyal sorumluluk projesi ile beraber yapılmasını beklemek naif olacaktır ama belki de olur” şeklinde konuşuyor.

Dr. Raziye Tekin
“Uçuşları biraz daha uzatacak ve ucuzlatacak değişim Space Perspective gibi şirketlerin uzay balonları ile gelebilir”
ODTÜ'de Elektrik-Elektronik Mühendisliği ve Fizik üzerine çift ana dal yaptıktan sonra Harvard Üniversitesi'nden fizik doktorasını alan Dr. Tansu Daylan, Massachusetts Teknoloji Enstitüsü (MIT)’nde astrofizik alanında doktora sonrası araştırmacı olarak çalıştı. Daylan, şu anda Princeton Üniversitesi’nde araştırmalarını sürdürüyor.
“Virgin Galactic ve Blue Origin uçuşları uzay turizminin ucuzlamaya başladığı bir dönemi başlattı” diyen Daylan, “Bugüne kadar bildiğimiz uzay turizmi, zengin insanların on milyonlarca dolar ödeyerek ISS'e gitmesinden ibaretti. 2000'li yılların başında başlayan bu nadir seyahatler ABD'nin Soyuz'u kullanmak zorunda kaldığı dönemde kesilmişti zaten. Şimdi başlayacak yeni süreçte beklenti, uzay uçuşlarının birkaç yüz bin dolara kadar ucuzlaması. Elbette bu uzay uçuşları ISS'te bir hafta geçirmeye benzemiyor. Örneğin Virgin Galactic tarafından geliştirilen uçuş iki buçuk saat sürmesine rağmen ağırlıksız hissedilen süre sadece birkaç dakika. Yine Blue Origin'in roket uçuşu da toplamda 10 dakika civarı sürüyor. Belki bu deneyimi biraz daha uzatacak ve ucuzlatacak değişim Space Perspective gibi şirketlerin uzay balonları ile gelebilir” yorumunda bulundu.

Dr. Tansu Daylan
“SpaceX'in yakın zamanda Türksat 5A uydumuzu da başarıyla fırlattığını hatırlatalım”
Ege Üniversitesi Astronomi ve Uzay Bilimleri mezunu olan Halit Mirahmetoğlu, Çin Beihang Üniversitesi’nde Uzay Çalışmaları alanında eğitim aldı. Yüksek lisansını Fransa’da International Space University’de ‘Uzay Proje Yönetimi’ üzerine yapan Mirahmetoğlu, Milli Savunma Üniversitesi Hezarfen Havacılık ve Uzay Teknolojileri Enstitüsü’nde doktora çalışmalarını sürdürüyor. Mirahmetoğlu Gökmen Uzay ve Havacılık Eğitim Merkezi'nin Genel Müdürlüğünü yürütüyor.
Amerika’da özel sektörün uzay çalışmalarına girmesiyle beraber özellikle fırlatma sektöründe radikal değişimler gözleneceğini belirten Mirahmetoğlu, şunları söylüyor: “Yörüngeye çıkma maliyetinin yüzlerce kat aşağı çekildiği bir milyarderler teknolojik mücadelesi yaşıyoruz. SpaceX şirketiyle Elon Musk şüphesiz bu konudaki en başarılı isim olarak ön plana çıktı. Falcon9 ile düşük maliyetli ve yeniden kullanılabilir roketler serisini defalarca başarı ile fırlatmayı başardı. Dikine iniş yapabilen bu roket teknolojisinin Uluslararası Uzay İstasyonuna insanlı uçuş gerçekleştirmesi ile Rusların yıllardır kullanılan soyuz teknolojisine güçlü bir alternatif gelmiş oldu. Richard Branson'un Virgin Galactic ve Jeff Bezos'un Blue Origin şirketleri de sırayla uzay sınırını geçebileceklerini göstererek sektörün gelişmesine katkı sağladılar. SpaceX'in yakın zamanda Türksat 5A uydumuzu da başarıyla fırlattığını hatırlatalım. Hem insan hem de kargo taşımacılığında başarılı olan SpaceX şirketinin aksine, Blue Origin ve Virgin Galactic daha çok uzay turizmi üzerinden ilerlemeyi tercih ediyorlar.”

“Londra'dan Newyork'a 1 saatte ulaşmanın mümkün olduğu bir hizmet bugünkü hava taşımacılığına ciddi bir alternatif olarak karşımıza çıkacak”
Dünyanın dört bir yanında uzaya çıkmak için milyonlarca dolar ücret ödemeye hazır zenginlerin olduğu  kaydeden Mirahmetoğlu, “Bu teknolojinin diğer bir yansımasının ise sub-orbital uçuşlar vasıtasıyla kendini göstermesi bekleniyor. Uzay sınırına kadar yükselen bir araç, sürtünme ve yerçekiminden kurtularak çok yüksek hızlara çıkabilir. Bu sayede Londra'dan Newyork'a 1 saatte ulaşmanın mümkün olduğu bir hizmet bugünkü hava taşımacılığına ciddi bir alternatif olarak karşımıza çıkacak” diyor.

“NASA ile ciddi kontratları olan Fatih ve Eren Özmen çiftinden güzel haberler alacağım”
“İsmi yeterince zikredilmeyen ama NASA ile ciddi kontratları olan bir diğer uzay şirketi ise SNC” diyen Mirahmetoğlu, “Sahipleri ise, Fatih ve Eren Özmen çifti. Dreamchaser adlı araçları mini bir uzay mekiği görünümünde. Yakın zamanda kendilerinden de güzel haberler alacağımdan eminim” yorumunda bulunuyor.

“Yakın zamanda Roketsan ve DeltaV şirketlerimizin fırlatma denemeleri başarı ile sonuçlandı”
Son yıllarda Türkiye’deki uzay çalışmalarının ciddi bir ivme kazandığını belirten Mirahmetoğlu, şu bilgileri veriyor: “Türkiye Uzay Ajansının kurulması ve 9 şubat 2021 tarihinde Milli Uzay Programının açıklanması ile hedeflerimiz netleşti. 10 stratejik hedef doğrultusunda fırlatma sistemlerimizin geliştirilmesinde, uydu üretim çalışmalarına, ay görevlerinden, uzay farkındalığı oluşturmaya kadar geniş bir perspektifte çalışmalar hızlandı. Yakın zamanda Roketsan ve DeltaV şirketlerimizin fırlatma denemeleri başarı ile sonuçlandı. Konulan hedeflerin tamamı ulaşılabilir ve kapasitemizin yeterli olduğu hedefler. Türksat 6A ile yerli ve milli teknoloji oranımızı oldukça yukarı çekiyoruz. Göktürk1 yenileme anlaşması henüz imzalandı ve sektöre değerli kazanımlar getireceğimden hiç şüphem yok.”

Halit Mirahmetoğlu
“Ülkemizden bu konuda bir çalışma gelmesini beklemiyorum”
Bilgisinin dahilinde uzay turizmi üzerine ülkemizde ayakları yere basan bir girişim olmadığını söyleyen Mirahmetoğlu, “Yurtdışındaki girişimlerin ülkemizde pazarlanması amacıyla zaman zaman bazı girişimcilerin çabalarını görüyoruz. Lakin uzay turizminin kuralları henüz tam olarak konulmadı. 20 sene önce öğrenciliğim sırasında konuşulan her şey bugün de aynen devam ediyor. Teknoloji insanı uzaya çıkarabilecek düzeye çıktı. Fakat uzayda daha uzun süre geçirmek için henüz yeterince ucuz ve güvenli değil. Ülkemizden bu konuda bir çalışma gelmesini beklemiyorum” şeklinde yorumda bulundu.  
Independent Türkçe



SpaceX, dünyanın en büyük roketini ilk yörünge uçuşuna hazırlıyor

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

SpaceX, dünyanın en büyük roketini ilk yörünge uçuşuna hazırlıyor

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

SpaceX, mega roketi Starship'in ilk yörünge uçuş denemesine hazırlanıyor.

Gelecek pazartesi gerçekleşmesi planlanan bu kritik görev, NASA'nın Artemis programı kapsamında insanları Ay yüzeyine gönderme takvimini koruyup koruyamayacağını belirleyebilir.

ABD uzay ajansı, Elon Musk'ın bir gün Mars'ta kalıcı bir koloni kurmak için kullanılacağını iddia ettiği 124 metrelik roketin geliştirilmesindeki sorunlar nedeniyle, Artemis'in zaman çizelgesinde zaten erteleme yapmak zorunda kalmıştı.

SpaceX, devasa birinci kademe güçlendiricisini Teksas'ın güneyinde yer alan Starbase tesisindeki fırlatma rampasına pazartesi günü taşıdı.

Super Heavy diye bilinen 33 motorlu roket, daha sonra Starship'in 6 motorlu ikinci kademesiyle birleştirilecek. Tamamen birleştirildiğinde Starship, bugüne kadar uçurulan en büyük ve en güçlü roket olacak.

Yaklaşan Starship uçuşu, programın bugüne kadarki en iddialı görevi olacak. Bu görevde, ikinci aşama roketin 10 saatlik bir uçuşla yörüngeye gönderilmesi ve Dünya'nın etrafında 6 tur attıktan sonra Büyük Okyanus'un Şili açıklarındaki kısmına inmesi hedefleniyor.

Bu uçuş denemesi aynı zamanda SpaceX'in yeni nesil Starlink V3 uydularını alçak Dünya yörüngesine yerleştiren ilk görev olacak.

Bunlar, yörüngede 11 binden fazla Starlink uydusuyla halihazırda dünyanın en büyük yapay uydu ağı olan uzay internet ağının bir sonraki parçasını oluşturacak.

Musk, pazartesi günü X'te paylaştığı gönderide, "Yörüngeye 7 gün içinde yapılacak ilk Starship fırlatması, operasyonel kullanım amaçlı Starlink V3 uydularını taşıyacak" diye yazdı.

Temmuzdaki en son Starship fırlatmasında roket, test amaçlı 20 adet Starlink V3 uydusunu yörüngeye yerleştirme hedefini tamamladıktan sonra Hint Okyanusu'na başarıyla iniş yapmıştı.

Bu görevde Starship'in üst kademesi ilk kez bir yörünge altı uçuştan patlamadan geri dönmüş ve SpaceX, uçuş denemesi hakkında değerli veriler elde etmeyi başarmıştı.

frgthyju
SpaceX mühendisleri, temmuzda gerçekleştirilen uçuş denemesinin ardından 27 Ağustos 2026'da Hint Okyanusu'ndaki Christmas Adası açıklarında bulunan Starship'i inceliyor (SpaceX)

SpaceX, roketin her iki kademesini de tamamen ve hızlıca yeniden kullanılacak şekilde tasarladığından, bunların başarıyla suya inmesini sağlamak, son uçuşun en önemli sınavlarından biri olacak.

SpaceX'in "roketçiliğin kutsal kasesi" diye tanımladığı bu hedefe ulaşmak, gelecek yıl yapılması planlanan Artemis III görevi öncesinde Starship'in geliştirilmesini hızlandırmaya katkı sağlayacak.

14 gün sürecek görevde, NASA'nın Orion uzay aracındaki 4 astronot, alçak Dünya yörüngesindeyken Starship'le kenetlenecek.

Yörünge deneyi, 2028'de Artemis IV kapsamında gerçekleştirilecek ilk insanlı Ay inişinden önce kenetlenme mekanizmalarını ve uzay aracı arayüzlerini test etmeyi amaçlıyor.

Independent Türkçe


Yapay zeka kendini geliştirmeye başlarsa ne olacak?

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Yapay zeka kendini geliştirmeye başlarsa ne olacak?

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

OpenAI, bir gün kendi faaliyetlerini daha güvenli hale getirmek için yapay zekadan yararlanabileceğini ancak bunun için bir dizi acil değişiklik gerektiğini belirtiyor.

Şirket, "otomatik bir yapay zeka araştırmacısı" geliştirmek ve bu sistemi "hizalama sorunu" (yapay zekanın insanlığın etik değerleriyle uyumlu davranmasını sağlama güçlüğü) üzerinde çalışmak için kullanmak istediğini kamuoyuna açıkladı. OpenAI, "yapay zeka sistemleri daha yetenekli ve otonom hale geldikçe, özellikle de araştırma ve geliştirme süreçlerinin daha büyük bir kısmını yapay zeka üstlenmeye başladıkça, bu çalışmanın giderek daha önemli hale geldiğini" belirtti.

Şirketin bu yorumları, özellikle "yinelemeli kendi kendini geliştirme" (RSI) olasılığına dair endişeler bağlamında, yapay zekanın mevcut durumuna ilişkin daha kapsamlı bir açıklamanın parçası olarak geldi. Bu kavram, yapay zekanın kendisini eğitebildiği ve insan gözetimi yerine kendi çalışmaları sayesinde gelişebildiği aşamayı ifade ediyor.

OpenAI ve diğer yapay zeka şirketleri bunun geliştirme hızında muazzam bir artışa yol açabileceğini öne sürüyor. Şirket yayımladığı yeni yazıda, bu teknolojinin "insanların yaşamlarını doğrudan iyileştireceğini" ve "dünya genelindeki insanların faydalanabilmesi için gelişmiş zeka teknolojilerinin maliyetini düşürebileceğini" belirtiyor.

Ancak şirket, otomatikleştirilmiş araştırmaların tehlikeli yapay zekaya karşı mücadelede de yardımcı olabileceğini ifade etti. OpenAI, "Otomatikleştirilmiş araştırmalar, hizalamayı önemli ölçüde iyileştirmemize ve giderek daha yetenekli hale gelen yapay zekaya karşı savunma mekanizmaları oluşturmamıza yardımcı olabilir zira otomatik bir yapay zeka araştırmacısı, aynı zamanda otomatik bir yapay zeka güvenliği araştırmacısı da olabilir" diye yazdı.

Bununla birlikte şirket, böyle bir gelişmenin tehlikeli olabileceğini ve güvenli biçimde gerçekleştirilebileceği zamana kadar hayata geçirilmemesi gerektiğini belirtti.

Şirket şu uyarıda bulunuyor:

Gerekli özen ve dikkat gösterilmeden gerçekleştirilmesi halinde RSI, insanların yapay zeka geliştirme süreci üzerindeki fiili kontrolünü kaybetmesine ve artık anlayamadıkları araştırma süreçlerini denetleyemez hale gelmesine yol açabilir. Bundan sonra yapay zeka daha tehlikeli, insan değerleriyle daha az uyumlu ve genel anlamda insanlar için bir tehdit unsuru haline gelebilir.

Şirket bu durumun yaşanmasını önlemek ve yapay zekanın kendi üzerinde çalışmasına olanak tanıyacak güvenliği sağlamak amacıyla bir dizi koruyucu önlem alınması çağrısında bulundu. Özellikle iki hususun altını çizdi: Yapay zeka güvenliği ve koruyucu önlemler konusunda yeni ulusal ve uluslararası standartların oluşturulması ve risklerin daha iyi görülmesini sağlayacak yeni ölçütler ve olay bildirim protokolleri geliştirilmesi.

ABD yönetiminden "yapay zeka endüstrisi teknik açıdan en ileri noktada bulunduğu ve finans, ticaret, savunma, teknolojiyle bilgi sistemleri gibi kritik alanlarda küresel ağlarda hâlâ ayrıcalıklı bir konumda bulunduğu" gerekçesiyle bu çalışmalara öncülük etmesi istendi.

Son haftalarda aralarında CEO Sam Altman'ın da bulunduğu OpenAI çalışanları, Anthropic gibi diğer önde gelen araştırma şirketlerinin, yapay zekanın geliştirilmesini yavaşlatma ve güvenli kalmasını sağlayacak yeni düzenlemeler getirme çağrılarına destek verdi. Ancak ABD yönetimi bu çağrıları açıkça reddetti. Başkan Donald Trump, sözkonusu adımların ABD'yi geride bırakacağını ve Çin'in bu teknolojinin geliştirilmesinde liderliği ele geçirmesine olanak tanıyacağını öne sürdü.

Independent Türkçe


ChatGPT artık diğer sitelerde ne yaptığınızı biliyor

17 Eylül 2026'da Kaliforniya'nın San Francisco kentindeki Dreamforce 2026 teknoloji zirvesinde, Moscone Center'daki OpenAI standını ziyaret edenler (Reuters)
17 Eylül 2026'da Kaliforniya'nın San Francisco kentindeki Dreamforce 2026 teknoloji zirvesinde, Moscone Center'daki OpenAI standını ziyaret edenler (Reuters)
TT

ChatGPT artık diğer sitelerde ne yaptığınızı biliyor

17 Eylül 2026'da Kaliforniya'nın San Francisco kentindeki Dreamforce 2026 teknoloji zirvesinde, Moscone Center'daki OpenAI standını ziyaret edenler (Reuters)
17 Eylül 2026'da Kaliforniya'nın San Francisco kentindeki Dreamforce 2026 teknoloji zirvesinde, Moscone Center'daki OpenAI standını ziyaret edenler (Reuters)

OpenAI, ChatGPT'ye kullanıcıların diğer internet sitelerindeki etkinliklerini izleme olanağı tanıyan bir "analitik çerezi" ekledi.

Siber güvenlik araştırmacısı Buchodi, bu izleme mekanizmasını binlerce internet sitesinde aylar boyunca inceledi ve bir satıcının sitesinde aranan, görüntülenen veya satın alınan her şeyin kullanıcının ChatGPT hesabıyla ilişkilendirilebildiğini ortaya çıkardı.

Çerezler, bir internet sitesini ziyaret ettiğinizde tarayıcınıza küçük veri parçaları yerleştirerek çalışıyor. Site daha sonra oturum açma bilgileri veya alışveriş tercihleri ​​gibi unsurları hatırlamak için bu çerezleri okuyabilir.

Reklamverenler, daha alakalı reklamlar sunabilmek amacıyla kişilerin çevrimiçi ortamdaki faaliyetlerini izlemek için sıklıkla çerezlerden yararlanıyor.

ChatGPT'de ortaya çıkarılan bu sisteme benzer reklam izleme yöntemleri Google ve Meta gibi diğer teknoloji şirketleri tarafından da sıklıkla kullanılıyor. Ancak Buchodi bunun bir yapay zeka uygulamasında ilk kez görüldüğünü belirtti.

Buchodi, blog yazısında reklam izleme yazılımını analiz ederken, "Bu mekanizma standart bir reklam teknolojisi uygulaması. Ancak daha önce örneği görülmemiş olan, bu sistemin bir yapay zeka sohbet ürününde çalıştırılması" ifadelerini kullandı.

İnsanlar bu ürünlere, sosyal ağlarda paylaşmayacakları türden şeyler anlatıyor ve bu ürünler giderek artan bir şekilde onlar adına hareket ediyor.

OpenAI, ChatGPT'de reklam testlerine ilk olarak bu yıl ABD'deki kullanıcılarla başlamış, daha sonra pilot reklam uygulamasını Birleşik Krallık, Meksika, Brezilya, Japonya ve Güney Kore'ye genişletmişti.

Çerezin işlevine rağmen OpenAI, "__obi" diye bilinen bu izleyiciyi çerez politikasının "Pazarlama" bölümünde değil, "Analitik" bölümünde sınıflandırıyor.

Politikada, "Bu çerezler kullanıcı sayısı ve kullanıcıların Hizmetlerimizle nasıl etkileşime girdiği gibi konularda, Hizmetlerimizin nasıl performans gösterdiğini ve nasıl kullanıldığını anlamamıza yardımcı olur" ifadesi yer alıyor.

Buchodi şirketle iletişime geçtiğinde, OpenAI Destek ekibi, bulguların incelenmesi için ilgili şirket birimleriyle paylaşılacağını söyledi.

İzleme mekanizması Android için Chrome tarayıcısında gözlemlendi ve yalnızca ChatGPT'nin ücretsiz sürümlerinde mevcut gibi görünüyor.

The Independent, sözkonusu çerez hakkında daha fazla bilgi ve yorum almak için OpenAI'yla iletişime geçti.

Independent Türkçe