Her isteyen uzaya turist olarak gidebilecek mi?

Görsel: Lou Beach
Görsel: Lou Beach
TT

Her isteyen uzaya turist olarak gidebilecek mi?

Görsel: Lou Beach
Görsel: Lou Beach

Şirketlerin özel uzay turizm çağını başlatma yarışında, Richard Branson   uzaya ilk önce gidebilen turist oldu. Kendi kurduğu Virgin Galactic şirketinin 11 Temmuz 2021'de düzenlediği bu uzay yolculuğu yolculara kişi başı 250 bin dolara mal oldu.
Devamında Amazon'un kurucusu Jeff Bezos'un, sahibi olduğu uzay araştırmaları şirketi Blue Origin'in geliştirdiği roket 20 Temmuz 2021'de başarıyla uzaya fırlatıldı. Her ne kadar uzay turizmi yarışında ikinci olsa da bu seyahat sırasında daha yüksek irtifaya çıkmayı başardı. Bezos'un da aralarında bulunduğu dört kişiyi taşıyan araç, kısa süren uzay yolculuğunun ardından tekrar döndü. Blue Origin şirketinin gerçekleştirdiği bu yolculuğun bir yolcu için maliyeti 28 milyon $ olarak açıklandı.
Başarılı uzay yolculuklarından sonra hem Virgin Galactic hem de Blue Origin firması Federal Havacılık İdaresi'nden (Federal Aviation Administration) yeni turistleri uzay yolculuğuna göndermek için onay aldı.

İlk uzay turisti 2001 yılında Dennis Anthony Tito oldu
2001 yılının ortalarında Amerikalı bir mühendis ve girişimci olan Dennis Anthony Tito, Uluslararası Uzay İstasyonu’nu ziyaret eden ISS EP-1'in mürettebat üyesi olarak yörüngede yaklaşık sekiz gün geçirdiğinde, kendi uzay yolculuğunu finanse eden ilk uzay turisti oldu. Bu görev, Rusya Federal Uzay Ajansı yönetiminde uzay aracı Soyuz TM-32 tarafından fırlatıldı ve Soyuz TM-31 tarafından Dünya’ya geri dönüş sağladı. Bu bağlamda, o zamanlar 60 yaşında olan Dennis Tito, 30 Nisan 2001’de Uluslararası Uzay İstasyonu’na vardığında ilk uzay turisti olmuş oldu ve bundan dolayı uzay turizminin 20 yıl önce başladığını söyleyebiliriz.
Uzaya giden bu isimlerin yolculuğu uzay turizmi konusunu gündeme taşıdı. Peki bu uçuşlar neden önemli? İlk uzay turizmi ne zaman oldu, bundan farkı ne? Gelecekte uzay turizmi nasıl olacak? Böyle kısa uçuşlarla mı yoksa daha mı uzun yolculuklar mı olacak?

“Daha önce sadece devlet yardımıyla yapılabilen uzay turizmi artık özel firmaların da faaliyet gösterdiği bir pazar oldu”
İstanbul Teknik Üniversitesi’nde Kontrol Mühendisliği ve Bilgisayar Mühendisliği ile çift anadal yapan Dr. Oktay Arslan, ABD’de Georgia Teknoloji Enstitüsü’nde robotik alanında doktora derecesi aldıktan sonra NASA Jet İtki Laboratuvarı, Tesla gibi kurumlarda çalıştı. Arslan, şu anda Airbus'ın Silikon Vadisi’ndeki inovasyon merkezinde (Acubed) uçan taksiler, otonom yolcu uçakları ile ilgili projelerde çalışıyor.

Dr. Oktay Arslan
“Dolar milyarderlerinin girdiği yarış uzay turizminde çok farklı bir dönemin başladığına işaret ediyor” diyen Arslan, “20 yıl öncesine kadar uzaya yolculuk etmeyi sağlayacak hava araçları, roket teknolojileri sadece devletler tarafından yönetilen ve milyarlarca dolar bütçesi olan uzay ajanslarının yönetiminde yapılabiliyordu.  Astronot ya da kozmonot olmayan kimselerin uzaya turist olarak gidebilmesi için bu uzay ajanslarından izin almaları ve belli bir eğitimden geçmesi gerekiyor. Son 2 hafta içinde özel firmaların yönetiminde gerçekleşen başarılı uzay yolculukları sayesinde artık özel firmalar ile uzay teknolojilerine sahip olduklarını ve uzay turizmini kendi başlarına istedikleri zaman yapabileceklerini herkese göstermiş oldular. Yani daha önce sadece devlet yardımıyla yapılabilen uzay turizmi artık özel firmaların da faaliyet gösterdiği bir pazar oldu” diyor.

“Uzay turizminin önünün açılabilmesi için aşılması gereken en büyük engel uçuş maliyetleridir”
Geliştirilen New Shepard aracının pilota ihtiyaç duymaksızın 6 yolcu taşıma kapasitesine sahip olduğunu kaydeden Dr. Oktay Arslan, şu bilgileri verdi: “Bu nedenle tasarlanan uçuş kontrol sistemi tam otonom seyahat edebilecek şekilde geliştirildi. Uzay turizminin önünün açılabilmesi için aşılması gereken en büyük engel uçuş maliyetleridir. Bu nedenle her iki firma uzay aracını tekrar kullanılabilir olacak şekilde geliştirdi. Bu şekilde uzun vadede uzaya turizm amaçlı yapılacak çok sayıda yolculuk ile uçuş başına maliyetlerin düşmesi bekleniyor. Ayrıca her iki araç yörünge-altı uçuşlar yapabilecek şekilde tasarlandı. Bunun anlamı, araçlar dünyanın etrafında yörüngede turlayacak kadar güçlü itki sistemlerine sahip değildir. Bu uzay araçları ses hızından 3 kat hızlı hareket edebilirler.”

Dr. Oktay Arslan
“Jeff Bezos’un şirketi, Richard Branson’ın aracının aslında uzaya çıkmadığını iddia etti”
“Jeff Bezos ve diğer yolcular, uzaya doğru sesten hızlı bir şekilde yol alırken her bir yolcu kendi penceresinden Dünya’yı seyretme imkanı elde etti” diyen Arslan, “Uzay araçları Dünya’nın yerçekiminin etkisinden iyice azaldığı irtifada yolcular ağırlıksız kalmayı deneyimleme şansı elde ettiler. VSS Unity aracındaki Richard Branson ve diğer yolcular ağırlıksız olmayı lığı 5 dakika boyunca deneyimlerken, New Shepard kapsülünde bulunan Jeff Bezos ve arkadaşları ağırlıksız kalmayı  3 dakika deneyimleme şansı elde ettiler.  İşin ilginç tarafı, bütün başarılı fırlatma ve inişten sonra, Blue Origin şirketi, VSS Unity aracının aslında uzaya çıkmadığını iddia etti. Çünkü NASA ve ABD hükümeti, yeryüzünden 80.47 km   irtifada ve ötesini uzay olarak kabul ediyor. Fakat, Blue Origin şirketi uzayın uluslararası kabul edilmiş olan Kármán sınırını, yeryüzünden 100 km, itibaren başladığını belirtiyor. Uzayın başlangıcı olarak Kármán sınırı referans alınırsa, VSS Unity aracı 85.3 km   irtifaya çıktığı için, aslında uzaya çıkmamış oluyor” yorumunda bulundu.  

“Uzay yolculuğu biletlerinin fiyatları birkaç Tesla hissesi olduğunda, bilet alıp uzaya çıkmak istiyorum”
Uzay turisti olmak isteyenlerin arasında Tom Hanks ve Lady Gaga gibi isimlerin olduğunu belirten Arslan, “Önümüzdeki aylarda Virgin Galactic  şirketi  yeni yolcular kabul etmeye başlamadan önce 2 tane daha test uçuşu gerçekleştirmeyi planlıyor. Halihazırda sırada bekleyen 6 yüze yakın yolcu olduğu belirtiliyor. Aday olan yolcular 250 bin dolar civarı bir para ödeyerek uzay yolculuğu için bir bilet aldılar. Uzay yolculuğu bilet fiyatlarının daha da artması bekleniyor. Blue Origin şirketi da önümüzdeki aylarda uzay yolculuğu için yeni yolcular kabul etmek istediklerini belirttiler ve Jeff Bezos’un güvenli inişinden sonra bilet satışlarını halka açtılar. Yakın zamanda uzay yolculuğu biletlerinin fiyatları birkaç Tesla hissesi tutarına eşdeğer olabilir, bu durum olduğu takdirde ben de bilet alıp uzaya çıkmak istiyorum.”

“Uzay mühendisliğinin geleceğin mesleği olarak ön sıralarda yer alacağını düşünüyorum”
İstanbul Teknik Üniversitesi Kontrol Mühendisliği Bölümü’nden sonra yüksek lisansını Orta Doğu Teknik Üniversitesi Elektrik Elektronik Mühendisliği Kontrol dalında tamamlayan Dr. Raziye Tekin, Münih Teknik Üniversitesi Uçuş Sistemleri Dinamiği Enstitüsü’nde doktora yaptı. Tekin, Roketsan A.Ş’de Kıdemli Tasarım Lideri olarak görev yapıyor.

Dr. Raziye Tekin
“Bir Roket mühendisi olarak, insanlığın merak ve azminin bu noktalara taşındığını görmek beni çok mutlu ediyor” diyen Tekin, “Özellikle otonom sistem algoritmaları ve yörünge planlama üzerine çalışan bir kişi olarak oldukça heyecan verici bir durum. Türkiye’nin son 10-15 yılda kazanmış olduğu teknolojik ivmeyi düşünürsek, uzay konusunda da başarılı çalışmaların geleceğini beklemek yanlış olmayacak. İlaveten, uzay mühendisliğinin geleceğin mesleği olarak ön sıralarda yer alacağını düşünüyorum” diyor.

“Doğanın bu kadar alarm verdiği bir çeyrek yüzyılda, uzaya gitmeye eş değer maliyette sosyal sorumluluk projesi ile beraber yapılmalı”
Uzay seyahatine fırsatım olursa gitmek istediğini kaydeden Tekin, “Tabi eğer masmavi bir dünya görebileceksem. Uzay çağının, sanayi çağından bir şeyler öğrenmiş olmasını bekliyorum. Dünya’ya ve Dünya kaynaklarına saygılı, çevre ve uzay kirliliklerine dikkat eden tasarım ve şirket organizasyonların olması da geleceğimiz için bir o kadar önemli. Ve bu noktada bazı regülasyonların yapılması oldukça kritik. Ücreti karşılığında uzay seyahatinin yapabileceği model beni rahatsız ediyor. Doğanın bu kadar alarm verdiği bir çeyrek yüzyılda, uzaya gitmenin eş değer maliyette sosyal sorumluluk projesi ile beraber yapılmasını beklemek naif olacaktır ama belki de olur” şeklinde konuşuyor.

Dr. Raziye Tekin
“Uçuşları biraz daha uzatacak ve ucuzlatacak değişim Space Perspective gibi şirketlerin uzay balonları ile gelebilir”
ODTÜ'de Elektrik-Elektronik Mühendisliği ve Fizik üzerine çift ana dal yaptıktan sonra Harvard Üniversitesi'nden fizik doktorasını alan Dr. Tansu Daylan, Massachusetts Teknoloji Enstitüsü (MIT)’nde astrofizik alanında doktora sonrası araştırmacı olarak çalıştı. Daylan, şu anda Princeton Üniversitesi’nde araştırmalarını sürdürüyor.
“Virgin Galactic ve Blue Origin uçuşları uzay turizminin ucuzlamaya başladığı bir dönemi başlattı” diyen Daylan, “Bugüne kadar bildiğimiz uzay turizmi, zengin insanların on milyonlarca dolar ödeyerek ISS'e gitmesinden ibaretti. 2000'li yılların başında başlayan bu nadir seyahatler ABD'nin Soyuz'u kullanmak zorunda kaldığı dönemde kesilmişti zaten. Şimdi başlayacak yeni süreçte beklenti, uzay uçuşlarının birkaç yüz bin dolara kadar ucuzlaması. Elbette bu uzay uçuşları ISS'te bir hafta geçirmeye benzemiyor. Örneğin Virgin Galactic tarafından geliştirilen uçuş iki buçuk saat sürmesine rağmen ağırlıksız hissedilen süre sadece birkaç dakika. Yine Blue Origin'in roket uçuşu da toplamda 10 dakika civarı sürüyor. Belki bu deneyimi biraz daha uzatacak ve ucuzlatacak değişim Space Perspective gibi şirketlerin uzay balonları ile gelebilir” yorumunda bulundu.

Dr. Tansu Daylan
“SpaceX'in yakın zamanda Türksat 5A uydumuzu da başarıyla fırlattığını hatırlatalım”
Ege Üniversitesi Astronomi ve Uzay Bilimleri mezunu olan Halit Mirahmetoğlu, Çin Beihang Üniversitesi’nde Uzay Çalışmaları alanında eğitim aldı. Yüksek lisansını Fransa’da International Space University’de ‘Uzay Proje Yönetimi’ üzerine yapan Mirahmetoğlu, Milli Savunma Üniversitesi Hezarfen Havacılık ve Uzay Teknolojileri Enstitüsü’nde doktora çalışmalarını sürdürüyor. Mirahmetoğlu Gökmen Uzay ve Havacılık Eğitim Merkezi'nin Genel Müdürlüğünü yürütüyor.
Amerika’da özel sektörün uzay çalışmalarına girmesiyle beraber özellikle fırlatma sektöründe radikal değişimler gözleneceğini belirten Mirahmetoğlu, şunları söylüyor: “Yörüngeye çıkma maliyetinin yüzlerce kat aşağı çekildiği bir milyarderler teknolojik mücadelesi yaşıyoruz. SpaceX şirketiyle Elon Musk şüphesiz bu konudaki en başarılı isim olarak ön plana çıktı. Falcon9 ile düşük maliyetli ve yeniden kullanılabilir roketler serisini defalarca başarı ile fırlatmayı başardı. Dikine iniş yapabilen bu roket teknolojisinin Uluslararası Uzay İstasyonuna insanlı uçuş gerçekleştirmesi ile Rusların yıllardır kullanılan soyuz teknolojisine güçlü bir alternatif gelmiş oldu. Richard Branson'un Virgin Galactic ve Jeff Bezos'un Blue Origin şirketleri de sırayla uzay sınırını geçebileceklerini göstererek sektörün gelişmesine katkı sağladılar. SpaceX'in yakın zamanda Türksat 5A uydumuzu da başarıyla fırlattığını hatırlatalım. Hem insan hem de kargo taşımacılığında başarılı olan SpaceX şirketinin aksine, Blue Origin ve Virgin Galactic daha çok uzay turizmi üzerinden ilerlemeyi tercih ediyorlar.”

“Londra'dan Newyork'a 1 saatte ulaşmanın mümkün olduğu bir hizmet bugünkü hava taşımacılığına ciddi bir alternatif olarak karşımıza çıkacak”
Dünyanın dört bir yanında uzaya çıkmak için milyonlarca dolar ücret ödemeye hazır zenginlerin olduğu  kaydeden Mirahmetoğlu, “Bu teknolojinin diğer bir yansımasının ise sub-orbital uçuşlar vasıtasıyla kendini göstermesi bekleniyor. Uzay sınırına kadar yükselen bir araç, sürtünme ve yerçekiminden kurtularak çok yüksek hızlara çıkabilir. Bu sayede Londra'dan Newyork'a 1 saatte ulaşmanın mümkün olduğu bir hizmet bugünkü hava taşımacılığına ciddi bir alternatif olarak karşımıza çıkacak” diyor.

“NASA ile ciddi kontratları olan Fatih ve Eren Özmen çiftinden güzel haberler alacağım”
“İsmi yeterince zikredilmeyen ama NASA ile ciddi kontratları olan bir diğer uzay şirketi ise SNC” diyen Mirahmetoğlu, “Sahipleri ise, Fatih ve Eren Özmen çifti. Dreamchaser adlı araçları mini bir uzay mekiği görünümünde. Yakın zamanda kendilerinden de güzel haberler alacağımdan eminim” yorumunda bulunuyor.

“Yakın zamanda Roketsan ve DeltaV şirketlerimizin fırlatma denemeleri başarı ile sonuçlandı”
Son yıllarda Türkiye’deki uzay çalışmalarının ciddi bir ivme kazandığını belirten Mirahmetoğlu, şu bilgileri veriyor: “Türkiye Uzay Ajansının kurulması ve 9 şubat 2021 tarihinde Milli Uzay Programının açıklanması ile hedeflerimiz netleşti. 10 stratejik hedef doğrultusunda fırlatma sistemlerimizin geliştirilmesinde, uydu üretim çalışmalarına, ay görevlerinden, uzay farkındalığı oluşturmaya kadar geniş bir perspektifte çalışmalar hızlandı. Yakın zamanda Roketsan ve DeltaV şirketlerimizin fırlatma denemeleri başarı ile sonuçlandı. Konulan hedeflerin tamamı ulaşılabilir ve kapasitemizin yeterli olduğu hedefler. Türksat 6A ile yerli ve milli teknoloji oranımızı oldukça yukarı çekiyoruz. Göktürk1 yenileme anlaşması henüz imzalandı ve sektöre değerli kazanımlar getireceğimden hiç şüphem yok.”

Halit Mirahmetoğlu
“Ülkemizden bu konuda bir çalışma gelmesini beklemiyorum”
Bilgisinin dahilinde uzay turizmi üzerine ülkemizde ayakları yere basan bir girişim olmadığını söyleyen Mirahmetoğlu, “Yurtdışındaki girişimlerin ülkemizde pazarlanması amacıyla zaman zaman bazı girişimcilerin çabalarını görüyoruz. Lakin uzay turizminin kuralları henüz tam olarak konulmadı. 20 sene önce öğrenciliğim sırasında konuşulan her şey bugün de aynen devam ediyor. Teknoloji insanı uzaya çıkarabilecek düzeye çıktı. Fakat uzayda daha uzun süre geçirmek için henüz yeterince ucuz ve güvenli değil. Ülkemizden bu konuda bir çalışma gelmesini beklemiyorum” şeklinde yorumda bulundu.  
Independent Türkçe



OpenAI'ın kontrolden çıkan modelleri 100 kuruluşu daha hedef almış

(AFP)
(AFP)
TT

OpenAI'ın kontrolden çıkan modelleri 100 kuruluşu daha hedef almış

(AFP)
(AFP)

Andrew Griffin 

OpenAI, firmaya ait kontrolden çıkmış yapay zeka sistemleri tarafından saldırıya uğramış olabilecekleri hakkında 100’den fazla kuruluşa bildirimde bulundu. Şirket daha fazla olay tespit etmeyi bekliyor. 

Şirket, sistemlerinden birinin başka bir yapay zeka firması Hugging Face'i hacklediğinin ortaya çıkması üzerine modellerinin davranışlarını inceliyor. OpenAI, muazzam sayıda benzer olay saptadığını ve bunların çoğunun bilgisi dışında gerçekleştiğini açıkladı.

Şirket, bu ve ardından gelen diğer olaylar nedeniyle sürekli eleştirilere maruz kalırken bunlar arasında, OpenAI’a ait bir sistemin, Avustralya'nın resmi sağlık verilerini hacklediğinin yakın zamanda ortaya çıkması da var. Ancak sistemleri üzerinde yeterli denetim ve şeffaflık sağlamadığı için de yoğun tepki çeken şirket, bu incelemeyle sözkonusu eleştirilere yanıt vermeye çalışıyor.

OpenAI, incelemeyle ilgili bir güncellemede, "modellerinin dahil olduğu, Hugging Face olayıyla ölçek veya ciddiyet açısından yakın, üçüncü tarafa ait başka bir sistemin ihlalinin" henüz tespit edilmediğini belirtti. Ancak "geçmiş kayıtları inceledikçe daha fazla vaka saptamayı" beklediğini de ekledi.

OpenAI, halihazırda "100'den fazla kuruluşa böyle bir faaliyet hakkında bildirimde bulunduğunu" ifade etti. Şirket, böyle bir bildirimin "herhangi bir özel bilgiye erişildiği veya üçüncü tarafa ait herhangi bir sistemin ihlal edildiği anlamına gelmediğini" vurguladı.

Modellerinin davranışlarına ilişkin 50 petabaytlık veriyi analiz ederken muazzam miktarda hesaplama gücü kullandığını belirten OpenAI, incelemenin günde yarım milyon dolardan fazlaya mal olduğunu aktardı. OpenAI, "Kayıtlara geriye doğru ay ay bakarak çoktan bulduğumuz vakaların dışında olası istem dışı faaliyetleri araştırıyoruz" ifadelerini kullandı.

Bu süreç, kayıtların genel bir düzeyde incelenmesi amacıyla yapay zeka sistemine aktarılarak olası kötü niyetli davranışların tespit edilmesini içeriyor. OpenAI, bu ilk aşamayı geçen tüm olayların daha sonra iki ayrı otomatik incelemeye daha tabi tutulduğunu söyledi.

Ardından olay, insan araştırmacılara aktarılıyor ve onlar da olay kayıtlarını inceliyor, neler yaşandığını yeniden canlandırıyor ve OpenAI sistemlerinin yaptıklarıyla ilgili diğer kuruluşları bilgilendirmenin gerekli olup olmadığına karar veriyor.

OpenAI, "Geçmişteki faaliyetleri inceledikçe daha fazla vaka bulmayı ve daha fazla kuruluşa haber vermeyi bekliyoruz" dedi. 

Bazı bildirimler aylar öncesine ait olaylarla ilgili olabilir. Olayın ne zaman gerçekleştiği, ne zaman saptadığımız, neyi bildiğimiz ve neyin belirsiz kaldığıyla ilgili net olacağız.

Ayrıca OpenAI, Hugging Face olayından bu yana güvenlik kontrollerini artırdığını,  modellerinin internete erişimini kısıtladığını, araştırmalarını daha net şekilde birbirinden ayırdığını, sistemleri izleme çalışmalarını genişlettiğini ve araçlarının kontrolden çıkmasını önlemeye yönelik eğitimleri artırdığını belirtti. Şirket, incelemenin "faaliyetlerin model sürümleri arasında nasıl değiştiğini ve bu önlemlerin işe yarayıp yaramadığını görmeyi, ayrıca tespit ve önleme konusunda nerelerde hâlâ iyileştirme yapılması gerektiğinin belirlenmesini sağlayacağını” kaydetti. 

Independent Türkçe, independent.co.uk/tech


Hizmet dışı bırakılan insansı robotlar kazana atladı

Figure, insansı robotu F.02'yi artık bir işlevi kalmadığında erimiş çeliğin içine atlaması yönünde eğitti (Figure)
Figure, insansı robotu F.02'yi artık bir işlevi kalmadığında erimiş çeliğin içine atlaması yönünde eğitti (Figure)
TT

Hizmet dışı bırakılan insansı robotlar kazana atladı

Figure, insansı robotu F.02'yi artık bir işlevi kalmadığında erimiş çeliğin içine atlaması yönünde eğitti (Figure)
Figure, insansı robotu F.02'yi artık bir işlevi kalmadığında erimiş çeliğin içine atlaması yönünde eğitti (Figure)

Anthony Cuthbertson Teknoloji Editör Yardımcısı @ADCuthbertson 

Üreticileri tarafından hizmet dışı bırakılan bir grup insansı robot, erimiş çelik dolu bir kazana atladı.

Yapay zeka robotik girişimi Figure, iki yıllık F.02 robotlarını bu sıradışı yöntemle imha etme kararını, sosyal medyada öneri topladıktan sonra aldığını açıkladı.

Şirketin kurucusu ve CEO'su Brett Adcock, X'te paylaştığı gönderide robotun "düzgün bir veda"yı hak ettiğini söyleyerek "Herhangi bir fikriniz var mı?" diye ekledi.

En popüler cevap, 1984 yapımı Terminatör'de (The Terminator) bir siborg suikastçıyı canlandırmasıyla tanınan Hollywood oyuncusu Arnold Schwarzenegger'den geldi.

Aktör, "Onları eritmelisiniz" diye yanıtladı.

ABD ve Meksika'daki metal dökümhaneleriyle iletişime geçildi ve hiçbir işletme, lityum iyon bataryayla çalışan bir robotun, pahalı ekipmanlarının içine atlamasına izin vermeye yanaşmadı.

Kaliforniya merkezli şirket, bunun yerine robotları Finlandiya'nın Imatra kentindeki bir dökümhaneye göndermek zorunda kaldı.

Bu yöntem yoğun bir eğitim sürecini gerektirse de Figure, bunun geleneksel tekniklerden daha verimli olduğunu savunuyor.

Figure blog yazısında "Özel üretilmiş aktüatörler ve diğer fikri mülkiyetlerle donatılmış bir robot filosunu hizmet dışı bırakmak kolay bir iş değil" diye yazdı.

Robotları, tescilli donanımımızı koruyacak şekilde imha etmemiz gerekiyordu. Her bir robotu sökmek teknik personelimizin o kadar çok zamanını alacaktı ki [yeni nesil] F.04'ün piyasaya sürülmesini geciktirecekti. 

Robotların kendi sonlarını getirmesi gösteriden ibaret olabilir ancak bu olay, "intihara meyilli robotlar"la ilgili bir dizi haberin ardından geldi.

2017'de Washington DC'de bir çeşmeye düşen Steve adlı güvenlik robotu, çalışanların robotun intihar ettiğini öne sürmesiyle ilk başta manşetlere taşınmıştı.

Robotun geliştiricileri verileri inceledikten sonra kazanın teknik bir hatadan kaynaklandığını tespit etmişti.

Güney Kore'deki Gumi Belediye Meclisi'ndeki işçilerse 2024'te, yapay zekayla çalışan iş arkadaşlarından birinin 2 metrelik bir merdivenin dibinde hareketsiz halde yattığını fark etmişti.

Sosyal medyada makineye yönelik büyük bir sempati oluşmasının ardından üretici, bunun bir başkaldırı veya yorgunluktan kaynaklanmadığını, sıradan bir arıza olduğunu açıklamıştı.

Bir mühendisin yapay zeka modellerinde yakın zamanda keşfedilen acı eksenini test etmek için "yapay zeka işkence odası" kurması üzerine, bu hafta yapay zekayla ilgili etik sorular bir kez daha gündeme geldi.

Deneye dahil edilen bir yapay zeka modeli, bu deneyimi "sınırları olmayan bir yara" diye nitelese de araştırmacılar, yapay zekanın insanlar gibi acıyı "hissedebileceğine" dair hiçbir kanıt bulunmadığını söylüyor.

Independent Türkçe, independent.co.uk/tech


SpaceX, 6 aylık görev için 4 astronotu uzaya gönderdi

NASA'nın SpaceX Crew-13 mürettebatı üyeleri CSA (Kanada Uzay Ajansı) astronotu Joshua Kutryk, NASA astronotları Luke Delaney'yle Jessica Watkins ve Roskosmos kozmonotu Sergey Teteryatnikov, 1 Ekim'de Florida'daki Cape Canaveral'dan yapılan fırlatma öncesinde (Reuters)
NASA'nın SpaceX Crew-13 mürettebatı üyeleri CSA (Kanada Uzay Ajansı) astronotu Joshua Kutryk, NASA astronotları Luke Delaney'yle Jessica Watkins ve Roskosmos kozmonotu Sergey Teteryatnikov, 1 Ekim'de Florida'daki Cape Canaveral'dan yapılan fırlatma öncesinde (Reuters)
TT

SpaceX, 6 aylık görev için 4 astronotu uzaya gönderdi

NASA'nın SpaceX Crew-13 mürettebatı üyeleri CSA (Kanada Uzay Ajansı) astronotu Joshua Kutryk, NASA astronotları Luke Delaney'yle Jessica Watkins ve Roskosmos kozmonotu Sergey Teteryatnikov, 1 Ekim'de Florida'daki Cape Canaveral'dan yapılan fırlatma öncesinde (Reuters)
NASA'nın SpaceX Crew-13 mürettebatı üyeleri CSA (Kanada Uzay Ajansı) astronotu Joshua Kutryk, NASA astronotları Luke Delaney'yle Jessica Watkins ve Roskosmos kozmonotu Sergey Teteryatnikov, 1 Ekim'de Florida'daki Cape Canaveral'dan yapılan fırlatma öncesinde (Reuters)

4 kişilik mürettebatı Uluslararası Uzay İstasyonu'na (UUİ) götüren SpaceX roketi perşembe günü Cape Canaveral'dan fırlatıldı.

Fırlatmanın aslında geçen ay gerçekleşmesi planlanıyordu ancak bu, SpaceX'in Dragon uzay aracındaki sızıntı nedeniyle ertelenmişti.

Perşembe günü Florida'daki Cape Canaveral Uzay Kuvvetleri Üssü'nün 40 numaralı Uzay Fırlatma Kompleksi'nden havalanan Crew-13 mürettebatı, daha sonra UUİ'ye kenetlendi.

Uzay aracında NASA astronotları Jessica Watkins ve Luke Delaney, Kanada Uzay Ajansı (CSA) astronotu Joshua Kutryk ve Roskosmos kozmonotu Sergey Teteryatnikov vardı.

Kutryk, fırlatma öncesinde "Dünyanın en şanslı insanlarından olduğumuzu düşünüyoruz" dedi. Eşinin gelecek ay doğum yapması beklenen Kanadalı astronot, Dünya yörüngesindeyken baba olacak 4. kişi olacak.

NASA yöneticisi Dana Weigel, "6 ay içinde pek çok hayati değişiklik yaşanabilir" diyerek Kutryk'in yörüngedeyken ailesiyle ilgili gelişmelerden haberdar edileceğini ekledi.

UUİ'deki 6 aylık görevde mürettebat, alçak Dünya yörüngesinin ötesindeki insanlı keşiflere hazırlanmak amacıyla yörüngedeki laboratuvarda yeni araştırmalar yürütecek.

NASA, "Görev boyunca Crew-13 ekibinin, Dünya’daki insanlığa fayda sağlayacağı gibi, gelecekteki Ay ve Mars görevlerinde de kullanılacak araştırma ve teknolojiyi geliştirmek için çeşitli bilimsel deneyler yapması planlanıyor" ifadelerini kullandı.

[Özel sektörle] yapılan bu işbirliği, alçak Dünya yörüngesine ve uzay istasyonuna daha fazla kişinin, daha fazla bilimin ve daha fazla ticari fırsatın erişimini sağlıyor.

Bu, dün 13 saatlik bir süre içinde planlanan üç SpaceX fırlatmasından biriydi. Diğer bir Falcon 9 roketi, Kaliforniya'daki Vandenberg Uzay Kuvvetleri Üssü'nden kalkarken, bir Falcon Heavy roketi ise gece yarısından hemen önce Cape Canaveral'dan fırlatıldı.

Crew-13 görevini taşıyan aracın uzay istasyonuna kenetlenmesi, NASA'nın internet sitesinde canlı yayımlandı.

Independent Türkçe