ABD uçağından düşen Afgan milli futbolcunun ailesi pilotların yargılanmasını istiyor

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
TT

ABD uçağından düşen Afgan milli futbolcunun ailesi pilotların yargılanmasını istiyor

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

ABD tahliye uçağından düşerek hayatını kaybeden 17 yaşındaki Afganistan Genç Milli Futbol Takım oyuncusu Zeki Enveri'nin ailesi, pilotların kusurlu olduğunu, yargılanmaları gerektiğini söylüyor.
Zeki'nin 23 yaşındaki abisi Muhammed Nasır Enveri ve 75 yaşındaki babası Hacı Gulam Gavs Enveri, olayla ilgili Kabil’deki Serin Karva semtindeki evlerinde AA muhabirine açıklama yaptıi. Anne Enveri ise konuşmak istemedi.
Aile üyeleri, Zeki Enveri'nin futbol aşkı ile dolu bir genç olduğunu, ulusal çapta birçok karşılaşmada boy gösterdiğini, çevresinde çok sevildiğini ve telefon aksesuarı satan dükkanlarında kendilerine yardım eden saygılı biri olduğunu söyledi.
Öte yandan, Zeki'nin 12. sınıfta okuduğu, yabancı bir ülkede ekonomi okumayı arzuladığı ve ülkeden ayrılmak istediği aktarıldı.

"Haber vermeden havaalanına gitti"
Yedi kardeşin en küçüğünün Zeki olduğunu aktaran abi Enveri, kardeşinin sosyal medyadan ABD ve Avrupa ülkelerinin Afganları tahliye ettiği haberlerini gördüğünü ve 16 Ağustos sabah 10.00 sularında havaalanına gittiğini söyledi.
Enveri, Zeki'nin evden çıktıktan 2 saat sonra hayatını kaybettiğini öğrendiklerini ve sosyal medyaya yansıyan uçaktan düşme görüntülerini daha sonra gördüklerini anlattı.
Cesedi bir gün sonra bulabildiklerini belirten Enveri, Zeki için "Kimseye haber vermeden havaalanına gitmiş. Havaalanının duvarını aştıktan sonra annemi aramış. Demiş ki ben gidiyorum, dua edin" ifadelerini kullandı.
Enveri, Zeki'yi engellemeye çalıştıklarını ancak başarılı olamadıklarını ve bir gün sonra da hastaneden cesedini aldıklarını söyledi.

Aile, pilotların yargılanmasını istiyor
Enveri, uçağın kanatlarında ve iniş takımlarında insanlar olmasına rağmen uçağın havalanması ve ölümlerine yol açmaları nedeniyle pilotları suçlayarak yargılanmalarını istedi.
Abi Enveri, "Bu olayda asıl suç pilotların, o uçak sonuçta araba değil, pilotlar görmüyor mu, her yerde kamera var neticede. Aldığımız bilgilere göre o uçağın kanadında 20'den fazla insan vardı. Pilotların yargılanmalarını istiyoruz." dedi.
Enveri, bu taleplerinin dışında ABD’den tazminat, kan parası ya da benzer başka bir isteklerinin olmadığını belirtti.

Messi ve Neimar Zeki'nin idol futbolcularıydı
Zeki'nin Afganistan'da birçok futbol maçında yer aldığını aktaran abi Enveri, "En sevdiği takım Barselona'ydı. Oyunculardan da Messi ve Neymar'ı severdi. Futbol oynarken, Messi hareketlerini yaparak kendisine Messi diyordu" ifadelerini kullandı.
Enveri, Zeki'nin ölümünün anne ve babası için çok ağır olduğunu dile getirerek, Zeki"nin Afgan Genç Milli Futbol Takımına seçildiğini ancak ülke içinde birçok futbol müsabakasında oynamasına rağmen ülke dışındaki maçlara gidemediğini sözlerine ekledi.
75 yaşındaki baba Hacı Gulam Gavs Enveri'nin ise yaşlılığa bağlı konuşma zorlukları çektiği ve görüntü alınmasından rahatsız olduğu gözlemlendi.
Baba Enveri, Zeki'nin küçüklüğünde de çevresinde sevilen bir çocuk olduğunu ve kimsenin ondan rahatsız olmadığını söyledi.
Enveri, oğlu Zeki için, "Ağzından kötü bir laf çıkmazdı. Çalışkan biriydi. Okuldan döndükten sonra ödevleriyle ilgileniyordu. Ailesine de yardım ediyordu" ifadelerini kullandı.
Zeki'nin spora büyük bir tutkuyla bağlı olduğunu aktaran baba Enveri, onun spor sevgisini şöyle anlattı:
"Futbola öylesine bir tutkuyla bağlıydı ki ayağını ve burnunu defalarca kırdı. Futbola gitme dememize rağmen gidiyordu. Hatta bu yıl bile birkaç defa hastanelik oldu."
Afganistan'daki askeri varlığını sonlandıran ABD'nin kendisi için çalışan Afganları ülkeden tahliye etme sürecinde binlerce kişi daha iyi bir yaşam umuduyla havaalanına akın etmişti.
ABD ve Avrupa ülkelerinde yeni bir yaşam kurmak isteyen Afganların ülkeden ayrılış süreci dramatik sahnelerin ortaya çıkmasına yol açmıştı.
Afganistan Genç Milli Futbol Takımı oyuncusu Zeki Enveri de ülkeden ayrılmak için ABD askeri kargo uçağının iniş takımlarına girmiş ancak kalkıştan kısa bir süre sonra düşerek hayatını kaybetmişti.



Küba Amerika Birleşik Devletleri ile "diyaloğa hazır" ancak "baskı olmadan"

Küba'da yakıt krizi nedeniyle bir benzin istasyonunda araç kuyruğu oluştu (Reuters)
Küba'da yakıt krizi nedeniyle bir benzin istasyonunda araç kuyruğu oluştu (Reuters)
TT

Küba Amerika Birleşik Devletleri ile "diyaloğa hazır" ancak "baskı olmadan"

Küba'da yakıt krizi nedeniyle bir benzin istasyonunda araç kuyruğu oluştu (Reuters)
Küba'da yakıt krizi nedeniyle bir benzin istasyonunda araç kuyruğu oluştu (Reuters)

Küba Devlet Başkanı Miguel Díaz-Canel yaptığı açıklamada, ülkesinin ABD ile "diyaloğa hazır" olduğunu, ancak Washington'dan "baskı olmadan" görüşme yapılması gerektiğini belirtti. ABD, komünist adaya yönelik tehditlerini artırmıştı.

Ulusal televizyonda dün yayınlanan basın toplantısında Díaz-Canel, "Küba, ABD ile diyaloga hazır; görüşmek istediğimiz her konuda diyaloga hazırız. Şartlar neler? Baskı olmadan, ön koşulsuz" dedi. Görüşmelerin "eşit şartlarda, egemenliğimize, bağımsızlığımıza ve kendi kaderimizi tayin etme hakkımıza saygı gösterilerek" ve "iç işlerimize müdahale edilmeden" yürütülmesi gerektiğini ifade etti.

ABD Başkanı Donald Trump, son aylarda komünist yönetim altındaki Küba'yı defalarca tehdit ederek petrol tedarikini kesme tehdidinde bulundu ve adanın "çöküşün eşiğinde" olduğu konusunda uyardı. Küba, ekonomik bir krizle boğuşuyor. ABD ordusu sosyalist başkanı Nicolas Maduro'yu geçen ay devirene kadar, yıllardır Venezuela'dan gelen petrol tedarikine bağımlıydı.

ABD başkanı, o zamandan beri ülkesinin Venezuela'nın petrolünü kontrol ettiğini iddia ederek Küba'ya petrol tedarikini kesmek ve yardım etmeye çalışan herhangi bir ülkeye gümrük vergisi uygulamakla tehdit etti. Bu baskı taktikleri, Küba'yı karanlığa sürüklemekle tehdit ederken, elektrik santralleri yakıt kıtlığı nedeniyle üretim yapmakta zorlanıyor.

Ülkenin doğusunda yüz binlerce kişi, dün şebeke arızası nedeniyle saatlerce elektriksiz kaldı.

Diaz-Canel, ülkesinin "ciddi bir yakıt kıtlığı" durumuyla karşı karşıya kalırken, hâlâ isimsiz dostları olduğunu vurguladı. "Yaptığımız her şeyi kamuoyuna açıklayamayız, ancak Küba yalnız değil" ifadelerini kullandı.

Meksika Cumhurbaşkanı Claudia Sheinbaum bu hafta, ülkesinin Küba'ya ham petrol sevkiyatının yeniden başlamasını sağlamak için mevcut tüm diplomatik kanalları kullandığını, ancak ABD'nin cezalandırıcı gümrük vergilerine maruz kalma riskini göze almayacağını ifade etti.

Diaz-Canel, Küba'nın karşı karşıya kaldığı baskıların, daha çevre dostu enerji kaynaklarına yönelme ve başkalarına olan bağımlılığını azaltma çabalarının önemini vurguladığını belirtti.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığı yakın zamanda yayınlanan resmi verilere dayanarak yaptığı analize göre, ada geçen yıl elektrik ihtiyacının sadece yarısını karşılayabiliyor. Havana bunu, gıda ve ilaç tedarikini de etkileyen katı ABD yaptırımlarına bağlıyor.

Ancak, ülke ekonomisinin kötü yönetimi ve COVID-19 pandemisinin ardından turizmin çökmesi, ada sakinlerinin çektiği acıları daha da artırdı. Trump, Küba yönetimiyle "bir anlaşma yapmak" istediğini defalarca dile getirdi, ancak bu anlaşmanın ne olacağını belirtmedi.


Washington ve Tahran, niyetlerini test etmek amacıyla görüşmeler yapacak

ABD Donanm personeli, USS Abraham Lincoln uçak gemisinden kalkış için savaş uçaklarını hazırlıyor (CENTCOM/X)
ABD Donanm personeli, USS Abraham Lincoln uçak gemisinden kalkış için savaş uçaklarını hazırlıyor (CENTCOM/X)
TT

Washington ve Tahran, niyetlerini test etmek amacıyla görüşmeler yapacak

ABD Donanm personeli, USS Abraham Lincoln uçak gemisinden kalkış için savaş uçaklarını hazırlıyor (CENTCOM/X)
ABD Donanm personeli, USS Abraham Lincoln uçak gemisinden kalkış için savaş uçaklarını hazırlıyor (CENTCOM/X)

Bölgede artan askeri teyakkuz ve yaklaşan savaş tehdidi ortamında, İran ve Amerikan yetkilileri bugün Umman'ın başkenti Maskat'ta niyetleri değerlendirmek amacıyla görüşmeler yapıyor.

Washington, Tahran'ın füze programını ve bölgesel rolünü görüşmelere dahil etmeyi amaçlarken, Tahran ise görüşmeleri nükleer meseleyle sınırlamakta ısrar ediyor. Tahran, zenginleştirme ve füze yeteneklerinin dokunulmaz kırmızı çizgiler olduğunu savunuyor.

ABD elçisi Steve Wittkoff, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi'den önce Maskat'a geldi; bu sırada birçok bölgesel ülke, gerginliğin artmasını ve savaşı önlemek için temas ve çabalarını yoğunlaştırdı.

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, İran liderliğinin mali hamlelerinin Tahran'da "sonun" yaklaştığını gösterdiğini söylerken, ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance, İran ile müzakerelerin, ABD'nin Yüksek Lider Ali Hamaney ile doğrudan temasının olmaması nedeniyle karmaşıklaştığını ifade etti.

İran, Hürremşehr-4 füzelerinin konuşlandırıldığını duyururken, İran askeri sözcüsü ABD üslerine erişimin "kolay" olduğunu ve bunun da üslerin "zaafiyetini" artırdığını belirtti. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre İran Yüksek Lideri'nin danışmanı Ali Şemhani, üst düzey bir savunma komitesinin başına atandı.

İsrail'de Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir, Tahran'ın savaşa girmesi durumunda ordunun sürpriz saldırılara hazır olduğunu ifade etti.


Davos Forumu, başkanının Jeffrey Epstein ile olan ilişkisini araştırıyor

Davos Forumu Başkanı ve CEO'su Borge Brende, forumun arifesinde düzenlenen basın toplantısında (EPA)
Davos Forumu Başkanı ve CEO'su Borge Brende, forumun arifesinde düzenlenen basın toplantısında (EPA)
TT

Davos Forumu, başkanının Jeffrey Epstein ile olan ilişkisini araştırıyor

Davos Forumu Başkanı ve CEO'su Borge Brende, forumun arifesinde düzenlenen basın toplantısında (EPA)
Davos Forumu Başkanı ve CEO'su Borge Brende, forumun arifesinde düzenlenen basın toplantısında (EPA)

Her yıl Davos zirvesini düzenleyen Dünya Ekonomik Forumu, dün yaptığı açıklamada, genel başkanının hükümlü cinsel suçlu Jeffrey Epstein ile olan ilişkisini soruşturacağını duyurdu.

Eski Norveç Dışişleri Bakanı Borge Brende (60), 2017'den beri Dünya Ekonomik Forumu'nun başkanlığını yürütüyor. Forum, dünyanın en zengin ve etkili insanlarının İsviçre'nin Davos kentindeki yıllık buluşmasını düzenliyor.

Dünya Ekonomik Forumu, yaptığı açıklamada, "CEO'su Borge Brende'nin Jeffrey Epstein ile üç iş yemeğine katılması ve ardından e-posta ve kısa mesaj yoluyla yaptığı yazışmalarla ilgili son ortaya çıkan bilgileri açıklığa kavuşturmayı amaçladığını" belirtti.

Açıklamada ayrıca, bu durum ışığında, "yönetim kurulunun denetim ve risk komitesinden konuyu incelemesini istediği ve komitenin bağımsız bir inceleme başlatmaya karar verdiği" ifade edildi.

Forum, Brende'nin inceleme sürecine katılmadan görevine devam edeceğini belirtti.

Brende'nin adı, ABD Adalet Bakanlığı tarafından geçen hafta yayınlanan Epstein ile ilgili milyonlarca yeni belgede 60'tan fazla kez geçti.

Dosyalarda adının geçmesi, mutlaka herhangi bir suç işlediği anlamına gelmez.

Epstein, 2019'da hapishane hücresinde intihar etmeden önce cinsel istismar ve insan ticareti suçlamalarına muhataptı.

Brende yaptığı açıklamada, 2018'de New York'a yaptığı bir ziyaret sırasında eski Norveç Başbakan Yardımcısı Terje Rod-Larsen'den, diğer bazı liderlerin yanı sıra "kendisine Amerikalı bir yatırımcı olarak tanıtılan Jeffrey Epstein" ile birlikte bir akşam yemeğine katılma daveti aldığını söyledi.

"Ertesi yıl, diğer diplomatlar ve iş insanlarıyla birlikte Epstein'le benzer iki akşam yemeğine katıldım. Bu akşam yemekleri ve birkaç e-posta ve kısa mesaj, onunla olan etkileşimlerimin tamamını oluşturdu" ifadelerini kullandı.

"Epstein'in geçmişinden ve suç faaliyetlerinden tam olarak haberdar değildim," diye devam ederek sözlerine şöyle sürdürdü: "Eğer bilseydim, ilk akşam yemeği davetini ve daha sonraki tüm davetleri veya temasları reddederdim."