Türkiye’den üst düzey bir yetkili, Rusya tarafından Suriye’nin kuzeybatısında yer alan İdlib vilayetine düzenlenen hava saldırılarındaki artışı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin arasında Eylül ayı sonlarında Rusya’nın tatil beldesi Soçi’de yapılması planlanan Astana Görüşmeleri çerçevesinde İran’ın da katılacağı üçlü zirve öncesinde Moskova'nın Ankara üzerindeki baskıyı artırma arzusuna bağladı.
Kimliğinin açıklanmasını istemeyen yetkili, hükümete yakın Hürriyet gazetesine yaptığı açıklamada, iki taraf arasında 5 Mart 2020 tarihinde imzalanan İdlib Ateşkes Anlaşması’nda öngörülen şartların tam olarak uygulanmadığının da altını çizerek Erdoğan ve Putin'in Soçi'deki görüşmesinin ana gündem maddesinin Suriye ve özellikle de İdlib olacağını söyledi.
Rusya ve Suriye savaş uçaklarının son haftalarda İdlib'deki hedeflere düzenlediği yoğun hava saldırılarının, geçtiğimiz yıl imzalanan ateşkes anlaşmasından bu yana bölgeye sakinliğin hakim olduğuna işaret ettiğini söyledi. Ateşkes anlaşması, Suriye rejim güçlerinin 27 Şubat 2020 tarihinde İdlib'de Türkiye’ye ait bir askeri karakola düzenlediği ve 33 askerin şehit olduğu saldırının ardından imzalanmıştı. Türk yetkili, Rusya’nın İdlib'deki hava saldırılarının bir anda artmasının, Moskova'nın Ankara'ya başka nedenlerle baskı yapma çabaları bağlamında okunabileceğine dikkati çekti.
Hürriyet gazetesi yazarı Sedat Ergin, geçtiğimiz haftalarda Rusya ve Suriye rejimi tarafından İdlib'e düzenlenen hava saldırılarının yoğunlaşmasının, Afganistan’daki krize ilişkin gelişmeleri izlerken Türkiye'nin dikkatini Suriye'nin kuzeybatısına çektiğini söyledi. Ergin, Türkiye'nin Suriye'nin kuzeybatısındaki İdlib vilayetindeki askeri varlığı ve bölgedeki tansiyonun yeniden yükselmesiyle Türkiye’yi Afganistan’la pek çok alanda benzerlik gösteren bir realitenin beklediği konusunda uyardı. Geçtiğimiz hafta İdlib Gerginliği Azaltma Bölgesi’nde (İGAD) Türkiye’ye ait bir askeri aracın hedef alındığı saldırının ardından 3 asker şehit olmuş, 4 asker de yaralanmıştı. Saldırıyı ‘Ebu Bekir Sıddık’ın Yardımcıları Seriyyesi’ isimli bir örgüt üstlendi. Ancak Ergin, örgütün saldırıyı üstlendiğini açıklamasının, gerçekten de saldırıyı onun gerçekleştirdiği anlamına gelmediğini ve saldırıyı gerçekleştirenlerin Ankara için henüz netlik kazanmadığını söyledi.
Rusya’nın İdlib'de düzenlediği hava saldırılarındaki ani artışın, Ankara'yı başka siyasi nedenlerle sıkıştırma amaçlı olarak okunabileceğini söyleyen Ergin, özellikle bu ayın sonlarında Astana süreci kapsamında Soçi'de Rusya, Türkiye ve İran liderlerinin bir araya gelmeleri beklenen üçlü zirve öncesi Rusya’nın Türkiye karşısında müzakere pozisyonunu ve elindeki kartları güçlendirmeye çalıştığının öne sürülebileceğini kaydetti.
Terör örgütlerinin yuvalandığı İdlib'de Türkiye’nin karşı karşıya olduğu açmazlardan birinin de sınırlarına doğru büyük bir göç dalgasının yaşanması olduğuna dikkati çeken Ergin, Türkiye’nin, İdlib bölgesindeki askeri varlığı ile Esed rejiminin bu bölgeye yönelik, yeni bir göç dalgasını tetikleyebilecek muhtemel bir askeri operasyonunu caydırmayı hedeflediğini söyledi.
Rusya’nın hava saldırılarının yoğunlaşması ve geçtiğimiz Cumartesi günü bir tarama operasyonu sırasında 3 Türk askerinin şehit olduğu saldırı sonrası Türk yetkililer, Suriye-Türkiye sınırında bir sorun yaşanması ve güç dengelerinde bir değişim olması konusunda endişeliler. İki Türk yetkili geçtiğimiz Cuma günü yaptıkları açıklamalarda, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu ayın sonlarında Rus mevkidaşı ile Moskova ve Ankara'nın çatışmanın birer tarafını destekledikleri Suriye'nin kuzeybatısında tırmanan şiddeti görüşmek üzere Rusya'yı ziyaret edeceğini söylediler.
Rusya, geçtiğimiz yılın Mart ayında ateşkes anlaşmasının imzalanmasından bu yana Suriye dosyasına ilişkin Rusya-Türkiye ilişkilerindeki her gerilimde veya krizde genellikle Heyetu Tahriru'ş Şam’a (HTŞ) bağlı grupları hedef almaya odaklanıyor. İdlib, Suriye'de muhalif güçlerin elindeki son büyük bölge olarak biliniyor. Türk ve Rus güçleri, İdlib’deki ateşkes anlaşmasının ardından Halep-Lazkiye Uluslararası Karayolu (M-4) dahil olmak üzere bölgede ortak devriyeler yürütüyordu. Ancak Rusya, İdlib'deki ateşkes anlaşmasının başlamasından birkaç ay sonra, Türkiye'nin ılımlı muhalif gruplar ile aşırılık yanlısı grupları ve terörist grupları bir birinden ayırma konusunda anlaşma kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmediğini iddia ederek devriyelere katılmayı bıraktı. Türkiye, Ağustos 2020'den bu yana devriyeleri tek başına yürütüyor.
Gözlemciler, Rusya’nın gerilimi tırmandırmasının, askeri seçeneğin İdlib krizini çözmenin tek yolu olduğuna inanan Suriye rejimi açısından bir rahatlama olduğuna inanıyor. Hem Türkiye hem de Rusya muhaliflerin son kalesi olan İdlib bölgesiyle ilgili 18 ay önce imzalanan ateşkes anlaşmasının ihlal edilmesinden şikayet ediyorlar. Moskova, M-4 karayolunun kontrolünün yeniden Suriye ordusuna geçirmesini talep ederken Türkiye, bunu reddediyor ve rejim güçlerinin İdlib anlaşmasında belirlenen sınırlara geri çekilmelerinde ısrar ediyor.
Sahada rejim güçlerinin ve Rusya’nın İdlib’e yönelik saldırılarını belgeleyen aktivist Mahir el-Yasin, 18 Ağustos Cumartesi sabahından bu yana, dört Rus savaş uçağının sırayla İdlib ve Lazkiye kırsallarında birçok bölgeyi hedef aldıklarını söyledi. Yasin’in aktardığı bilgilere göre İdlib'in güneyindeki Cebel ez-Zaviye’deki el-Bara, Kansafra, el-Kinde, Meşun ve Besames köy ve beldelerine yönelik hava saldırılarına bir sivil öldü, dört sivil ağır yaralandı ve evler ağır hasar gördü.
Rus savaş uçaklarının, Lazkiye'nin doğu kırsalındaki et-Tulul el-Hadar, Kebbane ve Cebel el-Ekrad bölgelerine de hava saldırıları düzenlediklerini belirten Yasin, eş zamanlı olarak Hama’nın kuzeybatı kırsalındaki Cevreyn ve Mirza kışlalarının yanı sıra İdlib'in güneyindeki Cebel ez-Zaviye köylerinde konuşlu rejim güçleri ve İranlı milisler tarafından topçu atışları ve füze saldırıları düzenlendiğini, ancak bu bölgelerde bombardımanlarla ilgili can kaybı bildirilmediğini aktardı.
Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR), bu ayın başlarından bu yana, Rus savaş uçakları tarafından Suriye'nin kuzeybatısındaki ‘Putin - Erdoğan Anlaşma Bölgesi’ olarak bilinen İGAB’ı hedef alan yaklaşık 139 hava saldırısının sonuçlarıyla ilgili verileri paylaştı. Rus savaş uçaklarının yüksek tahribatlı basınç bombaları kullandığını belirten SOHR, el-Bara, Kansafra, Kefer Uveyd, Feleyfil, Ayn Laruz, Marayan, Belyon, Urum el-Cuz, Beyneyn, Maa'rat Misrin, Zerur, el-Hammame ve çevresinin yanı sıra İdlib kırsalındaki el-Eramil ve Meryem kamplarının hedef alındığını aktardı. SOHR aynı zamanda Lazkiye ve Hama kırsalındaki Cebel el-Ekrad, Kebbane, et-Tulul el-Hadar ve es-Sermaniye bölgeleri ile Cebel eş-Şeyh Bereket ve Halep'in batısındaki Daret İzze köyünün hedef alındığını bildirdi.
Aktivist Muhammed el-Esmer, Rus hava saldırılarıyla eş zamanlı olarak, rejim güçleri ve İranlı milisler tarafından Cebel ez-Zaviye köylerinin, Halep kırsalındaki bölgelere ve İdlib’in batısındaki Cisr eş-Şuğur şehri civarına kadar topçu atışlarıyla hedef alındıklarını söyledi. Esmer, bölgelerde yaklaşık 50 bin sivilin yaşadığı tahmin edildiğini ve saldırıların sivilleri korkutarak yeni bir göç dalgasına neden olmasından endişe edildiğini kaydetti.
Esmer, Cebel ez-Zaviye’nin, İdlib şehri ve Halep’in batı kırsalı bölgelerinin geçtiğimiz Haziran ayının başından bu yana rejim güçleri ve Rusya tarafından karadan ve havadan daha önce eş-benzeri görülmemiş bir şekilde yoğun olarak bombalandığını ve bu saldırılar sırasında 51’i çocuk ve 23’ü kadın olmak üzere yaklaşık 138 sivilin öldürüldüğünü de sözlerine ekledi.
Öte yandan sağlık görevlileri ve Beyaz Baretliler olarak bilinen Suriye Sivil Savunma ekipleri, rejim güçlerinin karadan ve havadan düzenledikleri saldırılar sonucunda 80'den fazlası çocuk olmak üzere 340'dan fazla kişiyi kurtarırken, temas hattına yakın köylerden yaklaşık 6 bin kişinin yerinden edildiğini bildirdiler.
Diğer taraftan muhalif gruplardan oluşan Fethu'l Mubin Operasyon Odası Sözcüsü, muhalif grupların Cumartesi sabahı, Halep'in güneybatısındaki rejim güçlerine bağlı 46. Alay’a ait askeri mevzileri havan mermileri ve ağır toplarla hedef aldıklarını açıkladı. Sözcüye göre sivillerin yaşadığı muhaliflerin kontrolündeki bölgelerin bombalanarak can kaybına yol açılmasına tepki olarak muhalif gruplar ayrıca Kefer Nebil yakınlarındaki başka bir askeri bölgeyi de hedef aldılar. İdlib'in güneyindeki Kefer Batih ve Serakib çevresinde ise 3 rejim üyesi öldürüldü.
HTŞ ve diğer savaşan gruplar, Suriye'nin kuzeybatısındaki Halep, Hama ve Lazkiye vilayetlerinin yanı sıra İdlib’in yaklaşık yarısını kontrol ediyor. Bölge, ülke içinde yerlerinden edilmiş yaklaşık 3 milyon kişiye ev sahipliği yapıyor. Bölgede, 6 Mart 2020 tarihinde Şam'ı destekleyen Moskova ile silahlı grupları destekleyen Ankara tarafından duyurulan ve İdlib ile çevresini kapsayan ateşkes halen yürürlükte.
İdlib'deki gerilimin nedeni Erdoğan-Putin zirvesi
Rusya, Suriye'nin kuzeybatısında hava saldırıları düzenledi
Rusya tarafından Suriye'nin kuzeyinde yer alan Halep ilinin batısındaki Cebel Şeyh Bereket’e düzenlenen hava saldırısının ardından bölgenin üzerinde dumanlar yükseldi (Şarku’l Avsat)
İdlib'deki gerilimin nedeni Erdoğan-Putin zirvesi
Rusya tarafından Suriye'nin kuzeyinde yer alan Halep ilinin batısındaki Cebel Şeyh Bereket’e düzenlenen hava saldırısının ardından bölgenin üzerinde dumanlar yükseldi (Şarku’l Avsat)
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة