Sudan’da kriz: Aşiretler Port Sudan Limanı’nı kapattı

Aşiret güçleri Sudan'ın en büyük ticaret merkezi Port Sudan limanını ulaşıma kapattı. Hartum Hükümeti krizi diyalogla çözeceğiz mesajı verdi

Kızıldeniz'de Port Sudan limanı (Shutterstock)
Kızıldeniz'de Port Sudan limanı (Shutterstock)
TT

Sudan’da kriz: Aşiretler Port Sudan Limanı’nı kapattı

Kızıldeniz'de Port Sudan limanı (Shutterstock)
Kızıldeniz'de Port Sudan limanı (Shutterstock)

Sudan'ın en büyük ticaret merkezi olan Port Sudan kentinde hükümet karşıtı protestocular, başkent Hartum’a giden ana yol ile limanları ulaşıma kapattı.
Doğudaki Beja Kabilesi Konseyi’nin liderlerinden Ahmed Musa, eylemcilerin Port Sudan'daki Güney Limanı ve Osif Limanı ile Sevakin Limanı ve başkent Hartum’a giden yolları kapattıklarını söyledi.
Hükümet: Sorunu diyalog ile çözeceğiz
Sudan Kabine İşleri Bakanı Halid Ömer Yusuf, ise doğu bölgesi ve Port Sudan limanı sorununun şiddet yoluyla değil, diyalog yoluyla çözüme ulaşılacağını belirterek, çözümün öncelikle siyasi olduğunu vurguladı. Bakan Yusuf, şiddetin Doğu'nun sorunlarına çare olmayacağına, bu tür konuları ülkedeki demokratik geçiş sürecini baltalamak için kullanan bazı gündemler olduğuna dikkati çekti.
Sudanlı Bakanın konuşması, ülkenin ana limanı olan Port Sudan’ın kapatılmasının ikinci gününde, bir dizi aşiret liderinin ve sivil idarenin doğu bölgesini tecrit etme ve bölgenin üç eyaletini (Kızıldeniz, Kassala ve Gedaref) başkent Hartum’a bağlayan ulusal yolu kesme yönündeki adımına sivil hükümetin ilk resmi tepkisi oldu.
Bazı aşiret liderleri ve sivil idareler, geçiş hükümeti ile ülkenin bazı eyaletlerinde bir dizi silahlı ve sivil grup arasında imzalanan Cuba Barış Anlaşması'ndaki doğu yolu maddesinin iptal edilmesi çağrısında bulundu. Bu arada, Beja milliyetçisi Muhammed el-Emin Türk’ün başlattığı krizin, ülkenin doğusunda güvenlik ve istikrarı baltalayan aşiret ve sosyal bileşenler arasında silahlı çatışmaya yol açacağına dair endişeler artıyor.
Kabine İşleri Bakanı Yusuf, sosyal medyada yayınladığı konuşmasında, geçiş hükümetinin, Doğu sorununun çözümünün, bu bileşenler içinde meydana gelebilecek zıtlaşmalar yoluyla değil, tartışma ve diyalog yoluyla gerçekleşmesi için çalışmaya kararlı olduğunu belirtti.
Bakan, geçiş hükümetinin kapsamlı bir çözüme ulaşmak için tüm taraflarla iletişim kuracağını da sözlerine ekledi. Hükümetin, ülkede değişim ve dönüşümü baltalamaya çalışan birçok gündem olduğunun farkında olduğunu belirtti. Ülkenin doğusunda yaşananlara atıfta bulunarak, bu gündemlerin amacına ulaşmak için çeşitli konuları kullandığına dikkat çekti.
Kabine İşleri Bakanı, "Doğu Sudan'daki krizi, herhangi bir tarafı ötekileştirmeden ve dışlamadan kapsamlı ve adil bir yaklaşımla ele alacağız. Bölgenin tüm bileşenleri çatışmayı sona erdirmeli ve barışçıl yollarla, tartışma ve diyalog üslubuyla bir çözüme ulaşmak için hükümetle masaya oturmalıdır” dedi. Yusuf, hükümetin şu anda olanlarla hiçbir ilgisi olmadığını ve bir tarafı diğerine karşı güçlendirmek için iç bölünmelere yatırım yaparak tecrit rejimi yaklaşımıyla çalışmayacağını vurguladı.
Sudan Kabine İşleri Bakanı, Doğu Sudan yol anlaşmasının bölgedeki tüm tarafları içermediği için eksik olduğunu kabul ederek, “Geçiş hükümeti daha önce Doğu halklarının anlaşmazlıklarının üstesinden gelebilmesi için kapsayıcı bir toplantı düzenlemeyi önermişti. Bazı taraflar bunu reddetse bile Doğu Yolu Anlaşmasına katılmayan diğer bileşenlerle ayrı bir görüşme yapılması konusunda anlaşmıştık” dedi.
Beja milliyetçisi Muhammed el-Emin Türk’ün destekçileri, üç doğu eyaletinin sınırlarındaki ana yolu barikatlar kurarak ve lastik yakarak kapattı. Doğu Sudan'daki Beja Gözetim Yüksek Meclisi ve Amudiye Özgürlük Konseyi, Cuma günü, geçiş hükümetinin, geçen yıl Cuba’da imzalanan barış anlaşmasındaki doğu yolu maddesinin kaldırılmasına dair taleplerine yanıt vermemesi nedeniyle ülkenin bazı doğu bölgelerini kapatma sürecinin başladığını duyurdu. Beja lideri daha önce geçiş hükümeti üzerinde yoğun bir baskı uygulamış, destekçilerini harekete geçirmiş ve Kassala Eyaleti'ne bölgedeki aşiretlerden bir vali atanması için geçiş hükümetine karşı çıkmaya teşvik ederek hükümeti kararından dönmek zorunda bırakmıştı.



ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
TT

ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)

Suriye kaynakları Şarku’l Avsat'a, ABD arabuluculuğuyla Suriye'nin güneyindeki Süveyda vilayetinde bir esir takası konusunda görüşmelerin devam ettiğini doğruladı.

İl yönetiminin medya ilişkileri direktörü Kuteyba Azzam, Suriye hükümeti ile Şeyh el-Akl ve Hikmet el-Hicri'ye bağlı "Ulusal Muhafız Kuvvetleri" arasında, esir takası anlaşmasına varılması amacıyla görüşmelerin yapıldığını belirtti.

Medyada yer alan haberlere göre ABD elçisi Tom Barrack'ın ofisi, 2025 yazındaki olaylardan bu yana Şam kırsalında gözaltında tutulan Süveyda'dan 61 sivilin serbest bırakılması karşılığında, Savunma ve İçişleri Bakanlıklarından "Ulusal Muhafızlar" tarafından Süveyda'da tutulan 30 mahkumun teslim edilmesini içeren anlaşmanın sonuçlandırılması için her iki taraftan da onay aldı.

Süveyda Valisi Mustafa Bakur, geçen ay Suriye hükümetinin bu sivilleri aşiret güçlerinden teslim aldığını ve takas ayarlamak üzere gözaltına aldığını duyurdu.

Geçtiğimiz temmuz ayındaki olaylardan dolayı gözaltına alınanların serbest bırakılması, geçen eylül ayında Şam'dan Amerikan ve Ürdün'ün desteğiyle açıklanan "yol haritasının" maddelerinden biridir.


Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.