Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye kimsenin kapı kulu değildir

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
TT

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye kimsenin kapı kulu değildir

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis'in açıklamalarına ilişkin Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye kimsenin bu noktada kapı kulu değildir." dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler 76. Genel Kurulu'na katılmak üzere ABD'ye hareketi öncesi Atatürk Havalimanı'nda basın toplantısı düzenledi.
Başkanlığını Büyükelçi Volkan Bozkır'ın üstlendiği geçen yılki genel kurulun Kovid-19 salgını nedeniyle fiziken yapılamadığını hatırlatan Erdoğan, 14 Eylül itibarıyla görevini tamamlayan Bozkır'ı zorlu dönemde sergilediği yöneticilik meziyetleri için tebrik etti.
Erdoğan, bu yılki genel kurulun "Kovid-19 Salgınının Atlatılması, Sürdürülebilirliğin Yeniden İnşası, Gezegenin İhtiyaçlarına Cevap Verilmesi, İnsanların Haklarına Saygı ve Birleşmiş Milletlerin Yeniden Canlandırılması İçin Dayanıklılığın Umut Yoluyla Tesisi" temasıyla gerçekleştirdiğini dile getirerek, şu bilgileri paylaştı:
"Büyük önem atfettiğimiz ve öncü rol oynadığımız sağlık, iklim ve sürdürülebilir kalkınmaya dair meseleler, genel görüşmelerin gündeminde ağırlıklı yer tutuyor. Genel kurula 110 civarında ülkenin devlet ve hükümet başkanı düzeyinde fiziki katılım sağlanması bekleniyor. Görüşmelerin ilk gününde 21 Eylül Salı günü Birleşmiş Milletler Genel Kuruluna hitap edeceğim. Konuşmamda Türkiye'nin çok taraflılığa ve daha adil bir dünya düzeninin tesisi hedefine olan güçlü desteğini vurgulayacağım. Birleşmiş Milletlerin gündeminde yer alan temel meselelere ilişkin görüşlerimizi paylaşacağım. Tüm insanlığı tehdit eden meydan okumalara yönelik yaklaşımımızı genel kurul kürsüsünden dile getireceğim. Geçtiğimiz yıllardan farklı olarak bu sene genel kurul kapsamında düzenlenecek etkinliklerin bir bölümü çevrimiçi olarak icra edilecek. Bu çerçevede çevrimiçi icra edilecek BM Gıda Sistemleri Zirvesi'yle BM Yüksek Düzeyli Enerji Diyaloğu Toplantısı'na birer video mesajla iştirak edeceğim. Ziyaretim vesilesiyle BM Genel Sekreterinin yanı sıra çok sayıda devlet ve hükümet başkanıyla ikili görüşmelerim olacak."

"Türkevi binamızın açılışını gerçekleştireceğiz"
New York'ta bulunduğu süre zarfında Türk Amerikan Ulusal Yönlendirme Komitesi (TASK) tarafından düzenlenecek "Daha Adil Bir Dünya Mümkün" başlıklı konferansta ABD'deki vatandaşlarla, soydaşlarla ve Amerikan Müslüman toplumunun temsilcileriyle bir araya geleceğini ifade eden Erdoğan, "New York'ta diplomatik temsilciliklerimize ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti temsilciliğine ev sahipliği yapacak olan Türkevi binamızın açılışını yerli ve yabancı çok sayıda dostumuzla, misafirimizle birlikte pazartesi günü anlamlı bir törenle gerçekleştireceğiz. BM binasının hemen karşısında yer alan arsamız üzerinde tarihi ve geleneksel mimari unsurların en modern tekniklerle birleşmesi neticesinde inşa edilen binamız, milletimize kazandırdığımız yeni bir şaheser olarak hizmete girmiş olacak" diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, aynı gün Amerikan düşünce kuruluşlarından Dış Politika Derneği ve SETA DC tarafından ortaklaşa düzenlenecek etkinlikte Amerikan akademik çevreleriyle buluşacağını, ayrıca ABD'deki bazı basın yayın organı temsilcileriyle görüşme ve mülakatlar gerçekleştireceğini söyledi.
Türk ve Amerikan iş dünyasının temsilcileriyle de görüşmeleri olacağını bildiren Erdoğan, Türk-Amerikan İş Konseyi tarafından düzenlenecek 11. Türkiye Yatırım Konferansı'na da iştirak edeceğini belirtti.
Ziyaretinde son derece yoğun bir temas ve toplantı trafiği içerisinde bulunacağını dile getiren Erdoğan, "Daha Adil Bir Dünya Mümkün eserimizi de gerek İngilizce gerek Arapça gerek Türkçe gerek Fransızca, bu tür yabancı dillerde hazırladık. Onları da muhataplarına aynı şekilde inşallah takdim edeceğiz. 4 dilde hazırlıklar yapıldı ve BM'de, açılış törenimizde de bunları muhataplara takdim edeceğiz" dedi.
Bir gazetecinin "Fahiş fiyat artışlarıyla ilgili atılacak farklı adımlar var mı? Emlak sektöründe de benzer bir manzara var. Bazı öğrenciler kiralık ev bulma noktasında sıkıntı yaşıyor. Bu konuda da ne gibi adımlar atılması bekleniyor?" sorusu üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, böyle bir konuyu zail addettiğini belirterek, şöyle devam etti:
"Zira bizim işimiz zaten böyle bir adaletsizlik, böyle bir zulüm, böyle bir suistimal varsa bunun sorumlusu olan bakan arkadaşlarım, bunları yakın takibe almak suretiyle bu zulmün önüne geçeceğiz. Yalnız şunu çok açık ve net söyleyeyim özellikle yurt konusunda bir defa Türkiye'de biz bugüne kadar hiçbir iktidarın yapmadığı yatırımları yaptık. Bizim bir milyona yakın yatak kapasitesi olan yurtlarımız var. Bizden önceki dönemlerde böyle yurt söz konusu değildi. Bunları biz yaptık, gayet de lüks yurtlar yaptık. Bu yurtlar çift yatak, bilemediniz 3 yataklı odalar olmak üzere gayet modern şekilde bu yurtlarımızı yaptık. Bu konuda da yurtlarımızla iftihar ediyorum. Kredi ve Yurtlar Kurumumuzun attığı bu adımlarla da iftihar ediyorum.
Tabii Bay Kemal'e kalırsa, Bay Kemal'e ne yaparsanız yapın, yediremezsiniz. Çünkü onun dünyası farklı, dikili bir taşı yok, dikili bir ağacı yok. Ama yalan mı? Aman yarabbi, bunda bol. Onunla beraber hareket eden bazı medya grupları da var. Onlar devamlı karalama kampanyasını da sürdürüyorlar. Ne yaparlarsa yapsın, kervan yürüyor ve yürüyeceğiz. Hiçbir dönemde olmadığı kadar yoğun bir şekilde öyle bir yalan atıyor ki bir sene içinde Türkiye'de bu sorunu bitirecekmiş. Zaten böyle abartılacak bir sorun yok ki. Ne abartıyorsun? Şu anda bizim üniversite öğrencilerimize yönelik atılan bu adımlar hiç bir dönemde atılmış değil. Gayet başarılı şekilde yürüyor."
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Dün baktım yine sözcüsü bir şeyler söylüyor. Söylediği ne? Aman yarabbi yine yalan, yine yalan. Diyor ki 'çiftçi battı.'. Ben daha bir gün önce şekerpancarı ile ilgili fiyat açıkladım. Açıkladığım fiyat ne? Yüzde 25 şeker pancarına biz zam yaptık. Çaydaki zam enflasyonun çok çok üzerinde fındık da hakeza öyle. Bütün bunlar birer gerçekken adam çıkıyor, yalanın daniskasını atıyor. Ben de diyorum ki bu yalancılara değil, benim vatandaşım ne diyor? Benim vatandaşım ise gayet memnun" diye konuştu.

"Bu ciddi fiyat farklılıklarını da süratle kaldıracağız"
Şehirleri dolaştığını, nerede ne var hepsini yerinde gezerek gördüğünü ifade eden Erdoğan, "Bunların yalanlarına inanmak mümkün değil" dedi.
Göreve geldiklerinde üniversite öğrencilerinin aldığı bursun 45 lira olduğunu, bu miktarın 650 liraya çıktığını dile getiren Erdoğan, "Bunun yanında artık asistan seviyesinde olanlar neredeyse asgari ücret seviyesinde bir ücret alıyor. Ama bunlar bunu görmek istemiyorlar. Görmeyecekler de... Harçlar biliyorsunuz uzun yılların sorunuydu. Bu harçları kim kaldırdı? Biz kaldırdık. Önce bunu onlara sormak lazım. Sizin döneminizin sorunu olan bu harçları, üniversite öğrencilerinin eylem yaptığı o dönemleri biz unutmadık. Bunlar, CHP döneminden gelen sorunlardı ama biz bunları kaldırdık" değerlendirmesinde bulundu.
Özellikle Ticaret Bakanı'nın sorununun biraz yoğun olacağını ifade eden Erdoğan, "O da nedir? Zincir marketler başta olmak üzere tüm marketlerdeki bu denetimleri ciddi bir şekilde sürdürmek suretiyle, bu zincir marketlerdeki fiyat farklılıklarını, üzerine üzerine gitmek suretiyle buralardaki bu ciddi fiyat farklılıklarını da süratle kaldıracağız. Bunu inşallah Amerika dönüşü de bizzat işin üzenine kendim de ilgilenmek suretiyle gideceğiz" dedi.

"Yaptığımız çalışmayı belli bir noktaya getirip, hiç uzatmadan meclise göndereceğiz"
Bir gazetecinin, "Sayın Devlet Bahçeli 'Yüzde 7 konusunda Cumhur İttifakı olarak tescilledik.' dedi. Bundan sonraki yasal süreç nasıl ilerleyecek? Ayrıca seçim yasasında başka değişiklikler planlanıyor mu daraltılmış bölge gibi?" sorusu üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu yanıtı verdi:
"Bu konuyla ilgili görevlendirdiğimiz arkadaşlar çalışmalarını artık belli bir noktaya getirdiler. İnşallah Amerika dönüşü tekrar kendilerini dinleyeceğiz. Dinledikten sonra da yolumuza her oradaki başlıklarla yürüyeceğiz. Temennimiz odur ki inşallah 2023 seçimlerine girerken çok daha faklı bir şekilde girelim. Türkiye'nin de arzuladığı, beklediği bir sistemi inşallah yakalamış olalım. Bu konuda da biliyorsunuz meclis şu anda kapalı. Meclis açıldığı anda da inşallah bu yaptığımız çalışmayı belli bir noktaya getirip, hiç uzatmadan meclise göndereceğiz ve müzakerelere de bu şekilde başlamış olacağız."

"Koridorun açılması, açılmaması meselesi siyasi bir mesele"
Afganistan'da Türkiye'nin insani yardım konusunda çalışmalarının olup olmadığı sorulan Erdoğan, insani yardım konusunda Türkiye'nin hiçbir zaman tereddütünün olmadığını hatırlatarak, dost ülkelere her zaman insani yardımı gerçekleştirdiklerini, bu dönemde gerek devlet olarak gerek STK'larla Afganistan'a insani yardım gönderileceğini söyledi.
Azerbaycan ve Nahcivan arasında bir koridor açılması planıyla ilgili Ermenistan Başbakanı Paşinyan'ın bu koridorun oluşmasına izin vermemesi açıklamasıyla ilgili görüşleri sorulan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu cevabı verdi:
"Bu koridorun açılması, açılmaması meselesi siyasi bir mesele. Bir taraftan bunu söylerken bir diğer taraftan da benimle görüşme arzu etmesi herhalde düşündürücüdür. Eğer Tayyip Erdoğan'la bir görüşme arzu ediyorsa işte burada artık belli adımların da atılması lazım. Biz görüşmelere kapalı değiliz, görüşmeleri yaparız. Nitekim, Gürcistan Başbakanıyla da görüşme arzusunu bana iletti, o da bana geldi. Ama dediğim gibi biz bu görüşmeleri yaparken burada onların olumlu yaklaşım göstermek suretiyle bu adımları atması lazım. Bu konularda Gürcistan Başbakanı'nın bu diyalog talebini bana ulaştırması ve burada yeni bir sürecin başlaması için böyle bir adımın atılması, eğer bu konuda gerçekten samimiyse ben de samimiyetimizi gösterir ve diplomasiyi orada başlatırız. Diplomasi başladığı zaman tabii burada bir şeylerin alınıp verilmesi lazım. Temenni ederim ki burada olumsuzluklar değil, olumlu yaklaşımlar hakim olur. Böylece inşallah Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki bu sıkıntı, bu koridorların açılması vesilesiyle aşılmış olur."

"Türkiye, gereken adımların karşı taraftan da atılmasını bekliyor"
Yunanistan Başbakanı Miçotakis'in yaptığı açıklamalar hatırlatılarak, Liderler Zirvesi'nde göçmenler konusunda bir mesajı olup olmadığı sorulan Erdoğan, "Göçmenler konusunda tabii ki mesajımız olacak çünkü bunun en büyük yükünü, kahrını çeken biziz" dedi.
Türkiye'de 4 buçuk milyon göçmen olduğunu hatırlatan Erdoğan, şunları kaydetti:
"Bunlarla ilgili de bu yükü kaldırmaya çalışan Türkiye, gereken adımların karşı taraftan da atılmasını bekliyor. Birinci derecede Batı bunun karşı tarafta en önemli adım atması gereken bir blok. Bunu kendilerinden görmemiz lazım. Tabii Miçotakis'in görüşme talebini de yine aynı şekilde biz Amerika'da gerçekleştireceğiz. Kendisiyle de orada görüşmemiz var. Maalesef arzu edilmeyen orada bazı beyanlar oldu. Tabii bunun üzerinde de Dışişleri Bakanlığımız gerekli açıklamaları yaptı. Bunda ne derece samimiler, ne derece direnecekler bunu da göreceğiz. Türkiye kimsenin bu noktada kapı kulu değildir. Atılması gereken adımları da biz dürüst bir şekilde karşımızdakilerden görmemiz lazım. Eğer görmezsek gereken kararı alır ve ona göre de adımlarımızı atarız."

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ABD'ye gitti
Açıklamaların ardından apronda bulunan askeri tören kıtasını selamlayan Erdoğan'ı, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, AK Parti İstanbul İl Başkanı Osman Nuri Kabaktepe ve AK Parti İstanbul Milletvekili Ahmet Hamdi Çamlı uğurladı.
"TC-TRK" uçağıyla ABD'ye hareket eden Erdoğan'a eşi Emine Erdoğan, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Ticaret Bakanı Mehmet Muş, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ve AK Parti Genel Başkanvekili Binali Yıldırım eşlik etti.



Maduro operasyonu: Venezuela-Kolombiya sınırında gerilla savaşı alevlenebilir

Catatumbo'da hak iddia eden ELN, Petro yönetimiyle iki yıldır yürütülen barış görüşmelerinde silah bırakmayı reddetmişti (AFP)
Catatumbo'da hak iddia eden ELN, Petro yönetimiyle iki yıldır yürütülen barış görüşmelerinde silah bırakmayı reddetmişti (AFP)
TT

Maduro operasyonu: Venezuela-Kolombiya sınırında gerilla savaşı alevlenebilir

Catatumbo'da hak iddia eden ELN, Petro yönetimiyle iki yıldır yürütülen barış görüşmelerinde silah bırakmayı reddetmişti (AFP)
Catatumbo'da hak iddia eden ELN, Petro yönetimiyle iki yıldır yürütülen barış görüşmelerinde silah bırakmayı reddetmişti (AFP)

ABD'nin Karakas yönetimine düzenlediği askeri operasyon, Venezuela-Kolombiya sınırındaki gerilla çatışmalarının artmasına yol açabilir.

Kolombiya'nın Venezuela sınırındaki Catatumbo bölgesi, gerilla savaşlarının en sık yaşandığı noktalardan biri.

Geniş koka bitkisi tarlaları ve kokain laboratuvarlarının yer aldığı bölgenin kontrolü için Ulusal Kurtuluş Ordusu (ELN) ve silah bırakan Kolombiya Devrimci Silahlı Güçleri'nden (FARC) ayrılan 33. Cephe (Frente 33) mücadele ediyor.  

Kolombiya Ombudsman Ofisinden Iris Marin, 5 Ocak'ta yaptığı açıklamada bölgede çatışmaların yeniden alevlendiğini, vatandaşların Venezuela sınırındaki Cucuta şehrine kaçtığını bildirmişti.

ABD ordusunun 3 Ocak'ta Venezuela'ya düzenlediği askeri operasyon nedeniyle Kolombiya yönetimi, halihazırda Cucuta şehrine tank ve birlik sevk etmişti.

Geçen yılın başından beri yer yer alevlenen Catatumbo çatışmalarında bölgede yerinden edilenlerin sayısı 60 bini geçti.

İki örgüt özellikle 16 Ocak'ta koka tarlalarının ve uyuşturucu kaçakçılığı rotalarının kontrolü için şiddetli çatışmalara girmiş, en az 100 kişi yaşamını yitirmişti.

Guardian'ın analizinde, ELN'in Venezuela Ulusal Muhafızları'yla yakın bağlantılara sahip olduğuna dikkat çekilerek, Washington'ın Karakas baskınının Catatumbo'daki çatışmaları alevlendirebileceği yazılıyor.

Kolombiya merkezli düşünce kuruluşu Ideas for Peace'den güvenlik analisti Javier Flores, ABD'ye kaçırılan Nicolas Maduro'ya yakın hükümet yetkililerinin çoğunun hâlâ görevde olduğunu söylüyor. ELN'nin "Venezuela resmi makamlarıyla iletişiminin devam edeceğini" savunuyor.

Aralık ortasında ELN, ABD Başkanı Donald Trump'ın Venezuela'ya "müdahale" tehditlerine yanıt olarak askeri tatbikatlar yapmak üzere kontrolü altındaki bölgelerde üç gün sokağa çıkma yasağı getirmişti.

Insight Crime'a göre, yaklaşık 6 bin savaşçıya sahip ELN, Kolombiya'nın birçok bölgesinde faaliyet gösteriyor. Örgüt, komşu ülke Venezuela'nın da 24 eyaletinden 8'inde aktif.

Bazı analistler, ELN'nin Maduro'ya desteği nedeniyle Venezuela'da faaliyet gösteren bir "paramiliter kuvvete" dönüştüğünü de savunuyor.

Flores, Maduro yerine ülkenin geçici lideri olan Delcy Rodriguez yönetiminin, ABD'nin talebiyle Venezuela'daki ELN militanlarına baskı uygulaması durumunda örgüt mensuplarının Kolombiya'ya kaçabileceğini, bunun da yeni çatışmaları tetikleyebileceğini söylüyor.

ABD Adalet Bakanı Pam Bondi, Maduro'ya "uyuşturucu terörizmi, kokain kaçakçılığı, ABD'ye karşı makineli tüfek ve yıkıcı cihazlara sahip olma" suçlamalarının yöneltildiğini açıklamıştı.

Maduro ve eşi Flores, pazartesi günü New York'ta düzenlenen duruşmada suçlamaların tamamını reddetmişti.

Trump, Venezuela'ya askeri müdahaleyi eleştiren Kolombiya'nın solcu lideri Gustavo Petro'yu hedef alarak "Kıçını kollasa iyi olur" demişti.

Independent Türkçe, Guardian, ABC


Rusya, Elon Musk’ın uydu alıcılarını atlarla cepheye taşıyor

Komutanlar, cephedeki çatışmaları Starlink uydu alıcıları sayesinde canlı olarak izliyor (@bayraktar_1love/X)
Komutanlar, cephedeki çatışmaları Starlink uydu alıcıları sayesinde canlı olarak izliyor (@bayraktar_1love/X)
TT

Rusya, Elon Musk’ın uydu alıcılarını atlarla cepheye taşıyor

Komutanlar, cephedeki çatışmaları Starlink uydu alıcıları sayesinde canlı olarak izliyor (@bayraktar_1love/X)
Komutanlar, cephedeki çatışmaları Starlink uydu alıcıları sayesinde canlı olarak izliyor (@bayraktar_1love/X)

Rusya cephede internete erişebilmek için Starlink terminallerini atlı birliklerle taşıyor.

Telegraph'ın haberinde, Rusya'nın Ukrayna'nın doğusundaki cephe hatlarında avantaj sağlamak için bölgeye son dönemde daha fazla süvari birliği gönderdiği yazılıyor.

Bu birliklerin bir kısmının, Elon Musk'ın şirketi SpaceX tarafından üretilen Starlink terminallerinden taşıdığı aktarılıyor.

Atların eyerlerine yerleştirilen uydu alıcılarıyla Rus ordusu, cephede internet bağlantısını korumaya çalışıyor.

X'te paylaşılan bazı görüntülerde, Rus askerlerinin eşeklerin sırtına sinyal bozucu elektronik harp cihazları yerleştirdiği de dikkat çekiyor.

Ukrayna ordusuna bağlı 92. Tugay tarafından geçen ay yayımlanan bir videoda, açık alanda at süren Rus askerlerinin drone'larla vurulduğu anlar paylaşılmıştı.

Telegraph'ın ekimdeki haberinde, Rus ordusuna bağlı 9. Tugay'ın Storm biriminin, Donetsk cephesine göndermek üzere atlı saldırı ekipleri hazırladığı da belirtilmişti.

Savaş yanlısı Rus blogger Semyon Pegov, hayvanlara savaş alanında patlama ve silah seslerinden korkmamaları için özel eğitim verildiğini yazıyor.

Ayrıca Rus askerlerinin engebeli arazilerde veya çamurlu yollarda cepheye mühimmat ve ağır ekipmanları taşımak için eşek, at ve hatta deve kullandığı ifade ediliyor.

SpaceX'ten 2023'te yapılan açıklamada, Ukrayna'ya gönderilen Starlink'lerin "saldırı amaçlı kullanılmaması gerektiği" bildirilmiş, buna göre belirli coğrafi kısıtlamalar uygulandığı ifade edilmişti.

Ancak Ukrayna ordusu, Starlink'i drone saldırıları ve cepheler arası iletişim başta olmak üzere Rus mevzilerine operasyonlarda aktif olarak kullanıyor.

Çatışmalar sonucu bu uydu alıcılarından bazılarının Rus askerlerin eline geçtiği de bildirilmişti.

Batılı istihbarat servislerinin, Rusya'nın Starlink'e yönelik yeni bir "anti-uydu silahı" geliştirdiğini öne sürdüğü raporu, AP tarafından geçen ay paylaşılmıştı. Çalışmada, Kremlin'in Starlink'i "ciddi bir tehdit" olarak gördüğü belirtilmişti.

Independent Türkçe, Telegraph, AP


İsrail, Gazze enkazını, el koyduğu Filistin parasıyla kaldırmayı teklif etti

İsrail ordusunun 70 binden fazla Filistinliyi katlettiği Gazze'de öğrenciler, harabelerin arasında eğitimlerini sürdürmeye çalışıyor (AFP)
İsrail ordusunun 70 binden fazla Filistinliyi katlettiği Gazze'de öğrenciler, harabelerin arasında eğitimlerini sürdürmeye çalışıyor (AFP)
TT

İsrail, Gazze enkazını, el koyduğu Filistin parasıyla kaldırmayı teklif etti

İsrail ordusunun 70 binden fazla Filistinliyi katlettiği Gazze'de öğrenciler, harabelerin arasında eğitimlerini sürdürmeye çalışıyor (AFP)
İsrail ordusunun 70 binden fazla Filistinliyi katlettiği Gazze'de öğrenciler, harabelerin arasında eğitimlerini sürdürmeye çalışıyor (AFP)

İsrail el koyduğu Filistin vergi gelirlerini Gazze'deki molozların temizlenmesinde kullanmayı planlıyor.

Filistin Ulusal Yönetimi'nden adının paylaşılmaması şartıyla Times of Israel'e konuşan bir yetkili, İsrail'in el koyduğu vergileri, Gazze'deki inşaat projeleri için molozların temizlenmesi amacıyla kullanmayı teklif ettiğini söylüyor.

Ayrıca Tel Aviv yönetimi, vergileri Gazze İnsani Yardım Vakfı'nın (GHF) savaştaki masraflarını karşılamak için kullanmayı teklif etmiş.

Ramallah yönetimi her iki teklife de yanaşmayacaklarını belirtiyor. İsrail ordusunun, Gazze'de yok ettiği yerleri yeniden inşa etmek için "çalıntı fonları" kullanma hakkı olmadığını vurguluyor.

GHF'nin Gazze'deki yardım dağıtım faaliyetleri de büyük skandal yaratmıştı. Erzak noktalarında yüzlerce Filistinli, İsrail ordusu tarafından hedef alınarak öldürülmüştü. Birleşmiş Milletler başta olmak üzere uluslararası yardım kuruluşları, GHF'nin faaliyetlerini "ölüm tuzağı" diye nitelemişti.

İsrail ordusu ise sivillerin kasten hedef alındığına dair iddiaları yalanlamıştı.

Filistin Ulusal Yönetimi yetkilisi, GHF'nin "savaş suçu" işlediğini belirterek, İsrail'in el koyduğu fonları vakfın masraflarını karşılamak için kullanmasına izin verilemeyeceğini söyledi.

1993 Oslo Anlaşmaları gereği İsrail, Filistin topraklarına giren mallardan alınan vergi ve gümrük gelirlerini topluyor ve bunları Filistin Yönetimi'ne her ay aktarmakla yükümlü.

Ancak İsrail Bakanlar Kurulu, 3 Kasım 2023'te Filistin hükümeti adına topladığı vergi fonundan Gazze Şeridi'ne ve Filistinli tutuklulara ayrılan miktarın kesilmesine karar vermişti. Tel Aviv yönetimi, paranın Hamas'ın eline geçebileceğini öne sürmüştü.

Radikal sağcı İsrail Maliye Bakanı Bezalel Smotrich de geçen yıl mayısta 4 milyar dolarlık vergi gelirinin Ramallah yönetimine aktarımını durdurmuştu.

ABD yönetimi ise İsrail'e fonları serbest bırakması için baskı uyguluyor.

ABD Başkanı Donald Trump, geçen hafta sonu İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'yla yaptığı görüşmede bu talebini yinelemişti.

Smotrich ise fonların serbest bırakılması halinde istifa ederek Netanyahu'nun radikal sağcı koalisyonunu çökertme tehdidinde bulunmuştu.

BM'nin uydu görüntülerini incelediği geçen ayki raporuna göre, Hamas'ın 7 Ekim 2023'teki Aksa Tufanı harekatıyla patlak veren Gazze savaşında bölgede 123 binden fazla bina yıkılırken, 75 bine yakın yapı da çeşitli derecelerde hasar gördü. Bu rakamlar toplamda bölgedeki yapıların yüzde 81'ine denk geliyor.

Gazze'deki enkaz temizleme çalışmalarını denetleyen BM Kalkınma Programı'na (UNDP) göre, savaş nedeniyle bölgede 68 milyon tonluk enkaz oluştu.

Independent Türkçe, Times of Israel, Euronews