Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye kimsenin kapı kulu değildir

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
TT

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye kimsenin kapı kulu değildir

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis'in açıklamalarına ilişkin Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye kimsenin bu noktada kapı kulu değildir." dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler 76. Genel Kurulu'na katılmak üzere ABD'ye hareketi öncesi Atatürk Havalimanı'nda basın toplantısı düzenledi.
Başkanlığını Büyükelçi Volkan Bozkır'ın üstlendiği geçen yılki genel kurulun Kovid-19 salgını nedeniyle fiziken yapılamadığını hatırlatan Erdoğan, 14 Eylül itibarıyla görevini tamamlayan Bozkır'ı zorlu dönemde sergilediği yöneticilik meziyetleri için tebrik etti.
Erdoğan, bu yılki genel kurulun "Kovid-19 Salgınının Atlatılması, Sürdürülebilirliğin Yeniden İnşası, Gezegenin İhtiyaçlarına Cevap Verilmesi, İnsanların Haklarına Saygı ve Birleşmiş Milletlerin Yeniden Canlandırılması İçin Dayanıklılığın Umut Yoluyla Tesisi" temasıyla gerçekleştirdiğini dile getirerek, şu bilgileri paylaştı:
"Büyük önem atfettiğimiz ve öncü rol oynadığımız sağlık, iklim ve sürdürülebilir kalkınmaya dair meseleler, genel görüşmelerin gündeminde ağırlıklı yer tutuyor. Genel kurula 110 civarında ülkenin devlet ve hükümet başkanı düzeyinde fiziki katılım sağlanması bekleniyor. Görüşmelerin ilk gününde 21 Eylül Salı günü Birleşmiş Milletler Genel Kuruluna hitap edeceğim. Konuşmamda Türkiye'nin çok taraflılığa ve daha adil bir dünya düzeninin tesisi hedefine olan güçlü desteğini vurgulayacağım. Birleşmiş Milletlerin gündeminde yer alan temel meselelere ilişkin görüşlerimizi paylaşacağım. Tüm insanlığı tehdit eden meydan okumalara yönelik yaklaşımımızı genel kurul kürsüsünden dile getireceğim. Geçtiğimiz yıllardan farklı olarak bu sene genel kurul kapsamında düzenlenecek etkinliklerin bir bölümü çevrimiçi olarak icra edilecek. Bu çerçevede çevrimiçi icra edilecek BM Gıda Sistemleri Zirvesi'yle BM Yüksek Düzeyli Enerji Diyaloğu Toplantısı'na birer video mesajla iştirak edeceğim. Ziyaretim vesilesiyle BM Genel Sekreterinin yanı sıra çok sayıda devlet ve hükümet başkanıyla ikili görüşmelerim olacak."

"Türkevi binamızın açılışını gerçekleştireceğiz"
New York'ta bulunduğu süre zarfında Türk Amerikan Ulusal Yönlendirme Komitesi (TASK) tarafından düzenlenecek "Daha Adil Bir Dünya Mümkün" başlıklı konferansta ABD'deki vatandaşlarla, soydaşlarla ve Amerikan Müslüman toplumunun temsilcileriyle bir araya geleceğini ifade eden Erdoğan, "New York'ta diplomatik temsilciliklerimize ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti temsilciliğine ev sahipliği yapacak olan Türkevi binamızın açılışını yerli ve yabancı çok sayıda dostumuzla, misafirimizle birlikte pazartesi günü anlamlı bir törenle gerçekleştireceğiz. BM binasının hemen karşısında yer alan arsamız üzerinde tarihi ve geleneksel mimari unsurların en modern tekniklerle birleşmesi neticesinde inşa edilen binamız, milletimize kazandırdığımız yeni bir şaheser olarak hizmete girmiş olacak" diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, aynı gün Amerikan düşünce kuruluşlarından Dış Politika Derneği ve SETA DC tarafından ortaklaşa düzenlenecek etkinlikte Amerikan akademik çevreleriyle buluşacağını, ayrıca ABD'deki bazı basın yayın organı temsilcileriyle görüşme ve mülakatlar gerçekleştireceğini söyledi.
Türk ve Amerikan iş dünyasının temsilcileriyle de görüşmeleri olacağını bildiren Erdoğan, Türk-Amerikan İş Konseyi tarafından düzenlenecek 11. Türkiye Yatırım Konferansı'na da iştirak edeceğini belirtti.
Ziyaretinde son derece yoğun bir temas ve toplantı trafiği içerisinde bulunacağını dile getiren Erdoğan, "Daha Adil Bir Dünya Mümkün eserimizi de gerek İngilizce gerek Arapça gerek Türkçe gerek Fransızca, bu tür yabancı dillerde hazırladık. Onları da muhataplarına aynı şekilde inşallah takdim edeceğiz. 4 dilde hazırlıklar yapıldı ve BM'de, açılış törenimizde de bunları muhataplara takdim edeceğiz" dedi.
Bir gazetecinin "Fahiş fiyat artışlarıyla ilgili atılacak farklı adımlar var mı? Emlak sektöründe de benzer bir manzara var. Bazı öğrenciler kiralık ev bulma noktasında sıkıntı yaşıyor. Bu konuda da ne gibi adımlar atılması bekleniyor?" sorusu üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, böyle bir konuyu zail addettiğini belirterek, şöyle devam etti:
"Zira bizim işimiz zaten böyle bir adaletsizlik, böyle bir zulüm, böyle bir suistimal varsa bunun sorumlusu olan bakan arkadaşlarım, bunları yakın takibe almak suretiyle bu zulmün önüne geçeceğiz. Yalnız şunu çok açık ve net söyleyeyim özellikle yurt konusunda bir defa Türkiye'de biz bugüne kadar hiçbir iktidarın yapmadığı yatırımları yaptık. Bizim bir milyona yakın yatak kapasitesi olan yurtlarımız var. Bizden önceki dönemlerde böyle yurt söz konusu değildi. Bunları biz yaptık, gayet de lüks yurtlar yaptık. Bu yurtlar çift yatak, bilemediniz 3 yataklı odalar olmak üzere gayet modern şekilde bu yurtlarımızı yaptık. Bu konuda da yurtlarımızla iftihar ediyorum. Kredi ve Yurtlar Kurumumuzun attığı bu adımlarla da iftihar ediyorum.
Tabii Bay Kemal'e kalırsa, Bay Kemal'e ne yaparsanız yapın, yediremezsiniz. Çünkü onun dünyası farklı, dikili bir taşı yok, dikili bir ağacı yok. Ama yalan mı? Aman yarabbi, bunda bol. Onunla beraber hareket eden bazı medya grupları da var. Onlar devamlı karalama kampanyasını da sürdürüyorlar. Ne yaparlarsa yapsın, kervan yürüyor ve yürüyeceğiz. Hiçbir dönemde olmadığı kadar yoğun bir şekilde öyle bir yalan atıyor ki bir sene içinde Türkiye'de bu sorunu bitirecekmiş. Zaten böyle abartılacak bir sorun yok ki. Ne abartıyorsun? Şu anda bizim üniversite öğrencilerimize yönelik atılan bu adımlar hiç bir dönemde atılmış değil. Gayet başarılı şekilde yürüyor."
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Dün baktım yine sözcüsü bir şeyler söylüyor. Söylediği ne? Aman yarabbi yine yalan, yine yalan. Diyor ki 'çiftçi battı.'. Ben daha bir gün önce şekerpancarı ile ilgili fiyat açıkladım. Açıkladığım fiyat ne? Yüzde 25 şeker pancarına biz zam yaptık. Çaydaki zam enflasyonun çok çok üzerinde fındık da hakeza öyle. Bütün bunlar birer gerçekken adam çıkıyor, yalanın daniskasını atıyor. Ben de diyorum ki bu yalancılara değil, benim vatandaşım ne diyor? Benim vatandaşım ise gayet memnun" diye konuştu.

"Bu ciddi fiyat farklılıklarını da süratle kaldıracağız"
Şehirleri dolaştığını, nerede ne var hepsini yerinde gezerek gördüğünü ifade eden Erdoğan, "Bunların yalanlarına inanmak mümkün değil" dedi.
Göreve geldiklerinde üniversite öğrencilerinin aldığı bursun 45 lira olduğunu, bu miktarın 650 liraya çıktığını dile getiren Erdoğan, "Bunun yanında artık asistan seviyesinde olanlar neredeyse asgari ücret seviyesinde bir ücret alıyor. Ama bunlar bunu görmek istemiyorlar. Görmeyecekler de... Harçlar biliyorsunuz uzun yılların sorunuydu. Bu harçları kim kaldırdı? Biz kaldırdık. Önce bunu onlara sormak lazım. Sizin döneminizin sorunu olan bu harçları, üniversite öğrencilerinin eylem yaptığı o dönemleri biz unutmadık. Bunlar, CHP döneminden gelen sorunlardı ama biz bunları kaldırdık" değerlendirmesinde bulundu.
Özellikle Ticaret Bakanı'nın sorununun biraz yoğun olacağını ifade eden Erdoğan, "O da nedir? Zincir marketler başta olmak üzere tüm marketlerdeki bu denetimleri ciddi bir şekilde sürdürmek suretiyle, bu zincir marketlerdeki fiyat farklılıklarını, üzerine üzerine gitmek suretiyle buralardaki bu ciddi fiyat farklılıklarını da süratle kaldıracağız. Bunu inşallah Amerika dönüşü de bizzat işin üzenine kendim de ilgilenmek suretiyle gideceğiz" dedi.

"Yaptığımız çalışmayı belli bir noktaya getirip, hiç uzatmadan meclise göndereceğiz"
Bir gazetecinin, "Sayın Devlet Bahçeli 'Yüzde 7 konusunda Cumhur İttifakı olarak tescilledik.' dedi. Bundan sonraki yasal süreç nasıl ilerleyecek? Ayrıca seçim yasasında başka değişiklikler planlanıyor mu daraltılmış bölge gibi?" sorusu üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu yanıtı verdi:
"Bu konuyla ilgili görevlendirdiğimiz arkadaşlar çalışmalarını artık belli bir noktaya getirdiler. İnşallah Amerika dönüşü tekrar kendilerini dinleyeceğiz. Dinledikten sonra da yolumuza her oradaki başlıklarla yürüyeceğiz. Temennimiz odur ki inşallah 2023 seçimlerine girerken çok daha faklı bir şekilde girelim. Türkiye'nin de arzuladığı, beklediği bir sistemi inşallah yakalamış olalım. Bu konuda da biliyorsunuz meclis şu anda kapalı. Meclis açıldığı anda da inşallah bu yaptığımız çalışmayı belli bir noktaya getirip, hiç uzatmadan meclise göndereceğiz ve müzakerelere de bu şekilde başlamış olacağız."

"Koridorun açılması, açılmaması meselesi siyasi bir mesele"
Afganistan'da Türkiye'nin insani yardım konusunda çalışmalarının olup olmadığı sorulan Erdoğan, insani yardım konusunda Türkiye'nin hiçbir zaman tereddütünün olmadığını hatırlatarak, dost ülkelere her zaman insani yardımı gerçekleştirdiklerini, bu dönemde gerek devlet olarak gerek STK'larla Afganistan'a insani yardım gönderileceğini söyledi.
Azerbaycan ve Nahcivan arasında bir koridor açılması planıyla ilgili Ermenistan Başbakanı Paşinyan'ın bu koridorun oluşmasına izin vermemesi açıklamasıyla ilgili görüşleri sorulan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu cevabı verdi:
"Bu koridorun açılması, açılmaması meselesi siyasi bir mesele. Bir taraftan bunu söylerken bir diğer taraftan da benimle görüşme arzu etmesi herhalde düşündürücüdür. Eğer Tayyip Erdoğan'la bir görüşme arzu ediyorsa işte burada artık belli adımların da atılması lazım. Biz görüşmelere kapalı değiliz, görüşmeleri yaparız. Nitekim, Gürcistan Başbakanıyla da görüşme arzusunu bana iletti, o da bana geldi. Ama dediğim gibi biz bu görüşmeleri yaparken burada onların olumlu yaklaşım göstermek suretiyle bu adımları atması lazım. Bu konularda Gürcistan Başbakanı'nın bu diyalog talebini bana ulaştırması ve burada yeni bir sürecin başlaması için böyle bir adımın atılması, eğer bu konuda gerçekten samimiyse ben de samimiyetimizi gösterir ve diplomasiyi orada başlatırız. Diplomasi başladığı zaman tabii burada bir şeylerin alınıp verilmesi lazım. Temenni ederim ki burada olumsuzluklar değil, olumlu yaklaşımlar hakim olur. Böylece inşallah Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki bu sıkıntı, bu koridorların açılması vesilesiyle aşılmış olur."

"Türkiye, gereken adımların karşı taraftan da atılmasını bekliyor"
Yunanistan Başbakanı Miçotakis'in yaptığı açıklamalar hatırlatılarak, Liderler Zirvesi'nde göçmenler konusunda bir mesajı olup olmadığı sorulan Erdoğan, "Göçmenler konusunda tabii ki mesajımız olacak çünkü bunun en büyük yükünü, kahrını çeken biziz" dedi.
Türkiye'de 4 buçuk milyon göçmen olduğunu hatırlatan Erdoğan, şunları kaydetti:
"Bunlarla ilgili de bu yükü kaldırmaya çalışan Türkiye, gereken adımların karşı taraftan da atılmasını bekliyor. Birinci derecede Batı bunun karşı tarafta en önemli adım atması gereken bir blok. Bunu kendilerinden görmemiz lazım. Tabii Miçotakis'in görüşme talebini de yine aynı şekilde biz Amerika'da gerçekleştireceğiz. Kendisiyle de orada görüşmemiz var. Maalesef arzu edilmeyen orada bazı beyanlar oldu. Tabii bunun üzerinde de Dışişleri Bakanlığımız gerekli açıklamaları yaptı. Bunda ne derece samimiler, ne derece direnecekler bunu da göreceğiz. Türkiye kimsenin bu noktada kapı kulu değildir. Atılması gereken adımları da biz dürüst bir şekilde karşımızdakilerden görmemiz lazım. Eğer görmezsek gereken kararı alır ve ona göre de adımlarımızı atarız."

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ABD'ye gitti
Açıklamaların ardından apronda bulunan askeri tören kıtasını selamlayan Erdoğan'ı, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, AK Parti İstanbul İl Başkanı Osman Nuri Kabaktepe ve AK Parti İstanbul Milletvekili Ahmet Hamdi Çamlı uğurladı.
"TC-TRK" uçağıyla ABD'ye hareket eden Erdoğan'a eşi Emine Erdoğan, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Ticaret Bakanı Mehmet Muş, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ve AK Parti Genel Başkanvekili Binali Yıldırım eşlik etti.



Somali, BAE ile yaptığı tüm anlaşmaları iptal etti

Somali Bakanlar Kurulu Toplantısı (Somali Haber Ajansı)
Somali Bakanlar Kurulu Toplantısı (Somali Haber Ajansı)
TT

Somali, BAE ile yaptığı tüm anlaşmaları iptal etti

Somali Bakanlar Kurulu Toplantısı (Somali Haber Ajansı)
Somali Bakanlar Kurulu Toplantısı (Somali Haber Ajansı)

Somali hükümeti, Birleşik Arap Emirlikleri ile yapılan anlaşmaların tamamını sonlandırdı. Bakanlar Kurulu’nun aldığı bu karar, federal ve bölgesel tüm yönetimleri ve bağlı devlet kurumlarını kapsıyor.

Somali Ulusal Haber Ajansı, söz konusu kararın Berbera, Bosaso ve Kismayo limanlarındaki tüm anlaşma ve iş birliklerini kapsadığını aktardı.

Bakanlar Kurulu, Somali Federal Hükümeti ile BAE Hükümeti arasında imzalanan ikili güvenlik ve savunma iş birliği anlaşmaları da dâhil olmak üzere tüm anlaşmaları iptal etti. Açıklamada, bu kararın “ülkenin egemenliğini, ulusal birliğini ve siyasi bağımsızlığını zayıflatan kötü niyetli adımlara ilişkin güçlü raporlar ve kanıtlar” doğrultusunda alındığı belirtildi.

Ajansın açıklamasında ayrıca, “Söz konusu tüm bu kötü niyetli adımlar; Somali’nin taraf olduğu Birleşmiş Milletler Şartı, Afrika Birliği Şartı, İslam İşbirliği Teşkilatı Şartı ve Arap Birliği Şartı’nda yer alan egemenlik, iç işlerine karışmama ve anayasal düzene saygı ilkeleriyle açıkça çelişmektedir” ifadelerine yer verildi.


Arakçi ile Witkoff arasında temas… Trump çok sert seçenekleri değerlendiriyor

Fotoğraf: AFP
Fotoğraf: AFP
TT

Arakçi ile Witkoff arasında temas… Trump çok sert seçenekleri değerlendiriyor

Fotoğraf: AFP
Fotoğraf: AFP

ABD’li kaynaklar, ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff’un hafta başında İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi’den bir telefon aldığını bildirdi. Aynı dönemde ABD Başkanı Donald Trump, İran’ın “kırmızı çizgileri aştığını” söyleyerek, askerî seçenekler de dâhil olmak üzere “çok güçlü seçeneklerin” masada olduğunu açıkladı.

Trump, bugün (Pazartesi) sabahı yaptığı açıklamada, ordunun durumu son derece ciddiyetle izlediğini belirterek, çok sert seçeneklerin değerlendirildiğini ve uygun kararın alınacağını ifade etti. Beyaz Saray’dan bir yetkili de Trump’ın İran’a yönelik askerî bir saldırı seçeneğini ciddi biçimde değerlendirdiğini doğruladı.

Şarku’l Avsat’ın Axios’tan aktardığı habere göre kaynaklar, Arakçi ile Witkoff arasındaki temas, Tahran’ın tansiyonu düşürme ya da Trump’ın İran rejimini daha da zayıflatacak bir adım atmasından önce zaman kazanma girişimi olarak değerlendiriliyor. Kaynaklar, tarafların önümüzdeki günlerde olası bir görüşmeyi de ele aldığını söyledi.

Trump’ın salı sabahı, askerî liderler, yönetimin üst düzey isimleri ve Ulusal Güvenlik Konseyi yetkilileriyle bir araya gelmesi bekleniyor. Görüşmede; askerî saldırılar, siber silahların kullanımı, yaptırımların sertleştirilmesi ve protestocuların ihtiyaçlarını desteklemeye yönelik seçenekler masaya yatırılacak. Toplantıya Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Ulusal Güvenlik Danışmanı, Savunma Bakanı Pete Hegseth ve Genelkurmay Başkanı Dan Kane de katılacak.

ABD yönetimi, protestolara destek vermekle bölgesel bir savaştan kaçınmak arasında hassas bir denge kurmaya çalışıyor. Uzmanlar, tırmanmanın geniş çaplı bir bölgesel kaosa yol açabileceği endişesiyle askerî olmayan seçenekleri tercih ediyor. Değerlendirmelere göre Trump, kararını saatler içinde verebilir; bu da kritik bir karar için geri sayımın başladığı anlamına geliyor.

ABD’li yetkililer, Witkoff ile Arakçi arasındaki mesajlaşmanın geçen yıl yapılan nükleer görüşmeler sırasında başladığını ve ABD’nin haziran ayında İran’daki nükleer tesisleri vurmasının ardından da sürdüğünü belirtti. Tarafların, ekim ayına kadar olası müzakereler konusunda temas hâlinde kaldığı ifade edildi.


1986'dan beri Uganda'yı yöneten Museveni, bir dönem daha istiyor

ABD, 46 milyon kişinin yaşadığı Doğu Afrika ülkesinde 4 yıl önce yapılan seçimlerin adil olmadığını bildirmişti (AFP)
ABD, 46 milyon kişinin yaşadığı Doğu Afrika ülkesinde 4 yıl önce yapılan seçimlerin adil olmadığını bildirmişti (AFP)
TT

1986'dan beri Uganda'yı yöneten Museveni, bir dönem daha istiyor

ABD, 46 milyon kişinin yaşadığı Doğu Afrika ülkesinde 4 yıl önce yapılan seçimlerin adil olmadığını bildirmişti (AFP)
ABD, 46 milyon kişinin yaşadığı Doğu Afrika ülkesinde 4 yıl önce yapılan seçimlerin adil olmadığını bildirmişti (AFP)

40 yaşın altındaki Ugandalılar, ülkede yaşayanların dörtte üçünden fazlasını oluşturuyor. Ancak tek bir devlet başkanı tanıdılar. 

Liderliğini yaptığı bir gerilla hareketinin Tanzanya'dan da destek alarak başarılı olmasıyla 1986'dan beri Uganda'yı yöneten 81 yaşındaki Yoweri Museveni, cumhurbaşkanlığına bir dönem daha devam etmek istiyor.

Perşembe düzenlenecek seçimlerde Museveni'nin bir kez daha kazanması bekleniyor.

Uzun iktidarı boyunca göreceli bir istikrar, ekonomik büyüme, eğitimde gelişme ve HIV oranlarında düşüş görülse de muhalefet onu demokrasi karşıtlığıyla suçluyor. 

Medya ve muhaliflere baskı, demokratik kurumların zayıflatılması, cumhurbaşkanlığına dair dönem ve yaş limitlerinin kaldırılması, tepki çeken uygulamalar arasında. 

Destekçileriyse Museveni'nin barışı sürdürdüğünü, mültecilere koruma sağladığını ve Uganda'yı 2040'ta orta gelirli bir ülke haline getirme vaadi verdiğini vurguluyor.

BBC, "Bir zamanlar iktidara yapışan Afrika liderlerini eleştirirdi. Artık yedinci dönemi istiyor" başlıklı haberinde Museveni'nin 2012'de kendilerine verdiği bir röportajda "Biz dönem sınırına inanmıyoruz" dediğini, bir yıl sonra da bu kısıtlamayı kaldırdığını hatırlatıyor. 

Ömür boyu liderlik yoluna giren Museveni'nin eşi Janet, Eğitim Bakanı olarak görev yapıyor. 

Ayrıca 51 yaşındaki oğlu Muhoozi Kainerugaba'yı yerine hazırladığı yorumları aktarılıyor. Genelkurmay Başkanı olan Kainerugaba, muhalefete yönelik sert ifadeleriyle biliniyor. 

Kainerugaba, "Bobi Wine" adıyla tanınan ve cumhurbaşkanlığına aday olan popstar Robert Kyagulanyi Ssentamu için bir kurşun ayırdığını söyleyerek muhalefetin tepkisini çekmişti.

14 Ocak 2021'deki seçimlerde Museveni'nin yüzde 59, Wine'ınsa yüzde 35 oy aldığı açıklanmıştı. 43 yaşındaki muhalif lider geçmişte hapse atıldı, silahla hedef alındı ve ölüm tehditlerine maruz kaldı. Ancak bu seçimlerde de aday. 

BM'ye göre bu seçim döneminde de muhaliflerin barışçıl etkinliklerine gerçek mermilerle müdahale ediliyor. 

Ulusal Birlik Platformu (NUP) adlı partinin lideri Wine geçen sene verdiği bir röportajda şu ifadeleri kullanmıştı:

Seçimleri General Museveni'ye öylece veremeyiz. Hayatımı riske atmaktan çok müzik yapmak isterdim ama başka seçenek yok. Şu an burada sizinle konuşuyorum ama haftaya hapiste olup olmayacağımı bilmiyorum. Eğer bu yılın sonunda hayatta olur ve hapse atılmazsam yeniden cumhurbaşkanlığına aday olacağım.

Independent Türkçe, BBC, Reuters