Zaghari-Ratcliffe’nin serbest bırakılması için başlatılan kampanya kapsamında 10 İranlıya yaptırım çağrısında bulunuldu

İran asıllı İngiliz Nazenin Zaghari-Ratcliffe (Reuters)
İran asıllı İngiliz Nazenin Zaghari-Ratcliffe (Reuters)
TT

Zaghari-Ratcliffe’nin serbest bırakılması için başlatılan kampanya kapsamında 10 İranlıya yaptırım çağrısında bulunuldu

İran asıllı İngiliz Nazenin Zaghari-Ratcliffe (Reuters)
İran asıllı İngiliz Nazenin Zaghari-Ratcliffe (Reuters)

İran’da bu hafta tutuklu olarak 2 bininci günü dolacak olan İran asıllı İngiltere vatandaşı Nazenin Zaghari-Ratcliffe’nin serbest bırakılması için bir kampanya başlatıldı.
The Guardian gazetesine göre, kampanya kapsamında İngiltere Dışişleri Bakanlığı’na, 1979’dan bu yana İran’da gözaltına alma olayına doğrudan karışan 10 İranlıya acil yaptırımlar uygulanması çağrısında bulunuldu.
Buna göre ilk kez mal varlığı dondurma ve seyahat yasakları getirme yoluyla İranlılara yaptırım çağrısında bulunuluyor.
İngiltere’nin yeni Dışişleri Bakanı Liz Truss, bu hafta New York’taki Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu toplantısının oturum aralarında İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan ile bir araya gelecek.
Bu, 2018’den bu yana iki ülke arasında bu düzeydeki ilk görüşme olacak.
Zaghari-Ratcliffe’nin serbest bırakılması talebiyle başlatılan kampanya dosyası, Dışişleri Bakanı Truss’a gönderildi.
Söz konusu dosyada yaptırıma tabi tutulması gereken 10 İranlının isimleri de yer alıyor.
Önümüzdeki aylarda, İranlı yetkililerin isimlerini içeren iki liste daha sunulacak.
Listenin gözaltına alınan, hapse atılan ve ardından müzakere aracı olarak kullanılan 25 aileyle görüşülerek derlendiği öğrenildi.
Yaptırıma tabi tutulacak 10 İranlının ilk gözaltı süreci, sorgulama, yasal işlemler ve cezaevinde işkenceye varan istismara kadar çeşitli gözaltı aşamalarında yer aldığı söyleniyor.
Truss, Zaghari-Ratcliffe dosyası teslim edilen beşinci İngiltere dışişleri bakanı oldu.
Çifte vatandaşlığı olan Zaghari-Ratcliffe, Nisan 2016’da gözaltına alındı ve beş yıllık cezasını tamamlamasına rağmen şu anda Tahran’dan ayrılmasına izin verilmiyor.
Zaghari-Ratcliffe’in eşi Richard, eşinin İran’daki hapishaneden kurtulması için Ağustos ayında Birleşmiş Milletler’den (BM) İngiltere ve İran hükümetleri ile birlikte çalışmasını isteyen özel talepte bulundu.
Eşi adına acil eylem talebi ve bireysel şikayette bulunduğunu belirten Richard, BM Keyfi Tutuklamalar Çalışma Grubu’nu iki hükümetle görüşmeye ve eşinin serbest bırakılmasını sağlamaya çağırdı.
İran medyası, o süreçte Tahran’ın, 2016’dan bu yana tutuklu bulunan Zaghari-Ratcliffe ve diğer İran asıllı İngiliz mahkumları serbest bırakma planlarını durdurduğunu bildirdi.



İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.


Netanyahu: İran, İsrail'e saldırırsa "hayal edilemez" bir karşılıkla yüzleşecek

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
TT

Netanyahu: İran, İsrail'e saldırırsa "hayal edilemez" bir karşılıkla yüzleşecek

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD Başkanı Donald Trump'ın Tahran'a karşı askeri harekât olasılığına tekrar işaret etmesinin ardından, ülkesinin İran'ın saldırısına güçlü bir şekilde karşılık vereceği uyarısında bulundu.

Netanyahu, askeri bir tören sırasında televizyonda yayınlanan konuşmasında, "Eğer bize saldırma hatasını yaparlarsa, hayal bile edemeyecekleri bir karşılık alacaklar" dedi.

Trump, bir anlaşmaya varılmadığı takdirde İran'ı bombalamakla defalarca tehdit etti ve bölgeye iki uçak gemisi, savaş gemileri ve uçaklar göndererek saldırı olasılığını artırdı.

dfvgthy
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, (AP)

İsrail Başbakanı, Gazze Şeridi'nin silahsızlandırılmasından önce yeniden inşa edilmeyeceğini belirterek, "Müttefikimiz Amerika Birleşik Devletleri ile Gazze silahsızlandırılmadan önce yeniden inşa edilmeyeceği konusunda anlaştık" dedi. Başkan Trump'ın temsilcisi Steve Witkoff da dahil olmak üzere Amerikalı yetkililer, somut ilerleme kaydedildiğini ve Hamas'ın silahlarını bırakması için baskı altında olduğunu vurguladı. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre İsrail, Hamas'tan küçük kalibreli kişisel silahların müsadere edilmesi de dahil olmak üzere geniş kapsamlı kısıtlamalar getirme tehdidinde bulundu.