Suriye çölünde DEAŞ operasyonu: Son 24 saatte rejim ve rejimi destekleyen güçlere bağlı 7 unsur öldü

Rejimin Suriye çölünde düzenlediği hava saldırılarına ait arşiv fotoğrafı.
Rejimin Suriye çölünde düzenlediği hava saldırılarına ait arşiv fotoğrafı.
TT

Suriye çölünde DEAŞ operasyonu: Son 24 saatte rejim ve rejimi destekleyen güçlere bağlı 7 unsur öldü

Rejimin Suriye çölünde düzenlediği hava saldırılarına ait arşiv fotoğrafı.
Rejimin Suriye çölünde düzenlediği hava saldırılarına ait arşiv fotoğrafı.

Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR) birçok Rus savaş uçağının cumartesi gece yarısından pazar sabah saatlerine kadar DEAŞ örgütünün Suriye çölünde tahkim ettiği mevzilere nöbetleşe hava saldırıları düzenlediğini bildirdi. Suriye resmi haber ajansı SANA ise ABD güçlerinin Kamışlı kentinde Suriye Demokratik Güçleri’ne (SDG) ait hapishanelerde tutulan onlarca DEAŞ unsurunu Haseke kentinin güneyindeki Eş-Şeddadi kentinde yer alan ABD üssüne taşıdığını belirtti.
Rus savaş uçakları, DEAŞ unsurlarına yönelik operasyonlar kapsamında Humus kırsalındaki El-Amur Dağı ve Es-Suhne Çölü ile Rakka kırsalındaki Er-Risafe Çölü’ne 50’den fazla hava saldırısı düzenledi. Bu hava saldırıları, rejim ve onu destekleyen silahlı grupların son günlerde çöl bölgelerinde DEAŞ karşısında verdiği kayıpların ardından geldi. Gözlemevi’nin aktardığına göre, Rusya’nın desteklediği ve rejimin tarafında yer alan Kudüs Tugayı’nın Humus’un doğu kırsalındaki Tedmür kentine bağlı El-Amur Dağı’nda bulunan mevzilerine DEAŞ tarafından düzenlenen saldırılar sonucu tugaya bağlı 5 unsur öldü. Deyrizor kentinin idari sınırlarının yakınında bulunan Humus kentinin doğu kırsalında bulunan Es-Suhne Çölü’nde cumartesi günü DEAŞ unsurları ile rejim güçleri arasında çıkan çatışmalarda ise 2 rejim unsuru öldü. Böylece son 24 saatte rejim güçleri ve onu destekleyen silahlı gruplara bağlı 7 unsur öldü, 7 unsur da yaralandı. Yaralılardan bazılarının durumunun kritik olduğu, ölü sayısının artabileceği belirtildi.
Söz konusu çatışmalar, DEAŞ’ın çöl bölgelerinde önemli ölçüde aktif olmaya devam ettiği bir dönemde geldi. Gözlemevi, yayınladığı raporda, Deyrizor’un doğusundaki El-Meyadin Çölü’nde yer alan El-Mezari bölgesi yakınlarında önceki gün rejim güçlerine bağlı bir unsurun cansız bedenine ulaşıldığını ve ölüm sebebinin henüz belli olmadığını aktardı. Bu bölgede İran’a bağlı en büyük milis gruplar faaliyet gösteriyor.
Gözlemevi’nin verilerine göre, 24 Mart 2019’dan bu yana DEAŞ’ın Fırat Nehri’nin batısı, Deyrizor Çölü, Rakka, Humus, Süveyda, Hama ve Halep’te düzenlediği bombalı saldırılarda ve kurduğu pusularda rejim güçleri ve bağlı birliklerden Suriyeli veya Suriye uyruklu olmayan bin 554 unsur öldü. Bu saldırılarda ayrıca en az 3 Rus askeri ve İran’a bağlı Suriye uyruklu olmayan 153 milis öldü. DEAŞ’ın bölgede düzenlediği saldırılarda ise doğalgaz sahalarında çalışan 4 sivile ek olarak aralarında çocuk ve kadınların bulunduğu onlarca sivil hayatını kaybetti. Gözlemevi, aynı zaman aralığında DEAŞ mevzilerine düzenlenen hava saldırıları ve bombardımanlarda örgüte bağlı bin 50 unsurun öldürüldüğünü belirtti.
Öte yandan Suriye resmi haber ajansı SANA, ABD güçlerinin, Kamışlı kentinde Suriye Demokratik Güçleri’ne (SDG) ait hapishanelerde tutulan onlarca DEAŞ unsurunu Haseke kentinin güneyindeki Eş-Şeddadi kentinde bulunan ABD üs merkezine taşıdığını bildirdi. SANA’nın özel kaynaklara dayandırdığı haberine göre, DEAŞ unsurlarını taşımak için tahsis edilen 2 ABD helikopteri Haseke’nin güney kırsalındaki Eş-Şeddadi kentindeki ABD üssüne iniş yaptı. Haberde “Helikopterlerin içinde Kamışlı kentindeki Nafkur Cezaevi’nde tutulan 60 DEAŞ teröristinin bulunduğu ve taşımadan önce bu kişilere koronavirüs aşısı uygulandığı” belirtildi.
SANA’ya bilgi veren kaynaklar, “Taşınan teröristlerin büyük bir kısmının Irak, Suudi Arabistan ve Tunus uyruklu kişilerden oluştuğunu, bu kişilerin daha önce örgüt içinde sözde Deyrizor polisi ve sözde eğitim ve cezaevi sorumlusu gibi görevler icra ettiğini” aktardı.
 



ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
TT

ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)

Suriye kaynakları Şarku’l Avsat'a, ABD arabuluculuğuyla Suriye'nin güneyindeki Süveyda vilayetinde bir esir takası konusunda görüşmelerin devam ettiğini doğruladı.

İl yönetiminin medya ilişkileri direktörü Kuteyba Azzam, Suriye hükümeti ile Şeyh el-Akl ve Hikmet el-Hicri'ye bağlı "Ulusal Muhafız Kuvvetleri" arasında, esir takası anlaşmasına varılması amacıyla görüşmelerin yapıldığını belirtti.

Medyada yer alan haberlere göre ABD elçisi Tom Barrack'ın ofisi, 2025 yazındaki olaylardan bu yana Şam kırsalında gözaltında tutulan Süveyda'dan 61 sivilin serbest bırakılması karşılığında, Savunma ve İçişleri Bakanlıklarından "Ulusal Muhafızlar" tarafından Süveyda'da tutulan 30 mahkumun teslim edilmesini içeren anlaşmanın sonuçlandırılması için her iki taraftan da onay aldı.

Süveyda Valisi Mustafa Bakur, geçen ay Suriye hükümetinin bu sivilleri aşiret güçlerinden teslim aldığını ve takas ayarlamak üzere gözaltına aldığını duyurdu.

Geçtiğimiz temmuz ayındaki olaylardan dolayı gözaltına alınanların serbest bırakılması, geçen eylül ayında Şam'dan Amerikan ve Ürdün'ün desteğiyle açıklanan "yol haritasının" maddelerinden biridir.


Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.