Sudan Egemenlik Konseyi üyesi Feki, siyasi denklemin değiştirilmesine karşı uyardı

Feki dün Hartum'da konuşma yaptı. (SUNA)
Feki dün Hartum'da konuşma yaptı. (SUNA)
TT

Sudan Egemenlik Konseyi üyesi Feki, siyasi denklemin değiştirilmesine karşı uyardı

Feki dün Hartum'da konuşma yaptı. (SUNA)
Feki dün Hartum'da konuşma yaptı. (SUNA)

Sudan Egemenlik Konseyi Üyesi Muhammed el-Feki Süleyman, herhangi bir taraf lehine mevcut siyasi denklemi değiştirme girişimlerinin son iki yıldır harcanan çabayı boşa çıkaracak risklere kapı aralayacağı konusunda uyardı.
Şarku'l Avsat’a açıklamalarda bulunan kaynaklara göre Yüksek Barış Konseyi'nin geçen cuma günü düzenlediği toplantıda hükümette yer alan sivil ve askeri taraflar arasında sert tartışmalar yaşandı. Egemenlik Konseyi Başkanlığı’nın ordudan sivillere devredileceği tarih yaklaşırken taraflara Sudan'ın doğusundaki güvenlik dosyasını siyasi kazanımlar elde etmek için kullanma suçlamaları yöneltildi. Sivil oluşum, güvenlik ve askeri kurumları ülkedeki güvenlik kaosunu çözememekle suçladı. Ordu ve güvenlik bileşenleri ise emniyet güçlerinin üyelerini kovuşturmadan koruyan güçlü bir yetki istediğini belirtti. Ancak sivil taraf, barışçıl gösteri hakkı konusundaki tutumuna bağlı kalarak yasaların güvenlik servislerine operasyonlar için yeterli yetkiyi verdiğini ve güvence altına aldığını savundu.
Feki açıklamasında, geçiş aşamasının devlet sistemi içindeki ve dışındaki devrik rejimin kalıntıları tarafından tehdit edildiğini ifade etti. Feki dün Hartum'daki özel bir çalıştayda, devrik rejimin etkilerinin ortadan kaldırılması hakkında yaptığı konuşmada, buna karşı yapılacak eylemlerin sonuçlarına yönelik uyarıda bulundu. Feki ayrıca büyük zorluklarla formüle edilen geçiş döneminin siyasi denklemini değiştirmek isteyen açgözlülere ve maceraperestlere kapı aralamamak için kararlı bir şekilde mücadele edilmesi gerektiğinin altını çizdi.
Diğer yandan Doğu Sudan'daki bir sivil lidere göre geçiş otoritesindeki ortak askeri oluşumu Abdullah Hamduk başkanlığındaki sivil hükümeti devirmeye teşvik ederken, destekçileri ülkenin Kızıldeniz kıyısındaki Port Sudan Limanı’nı kapatmaya devam ettiler. Aynı zamanda ülkenin doğusunu başkente ve diğer eyaletlere bağlayan ulusal yolu üçüncü gün de kestiler. Beca kabilelerinden Hudendve kabilesinin lideri Muhammed el-Emin Türk, Doğu Sudan'da ayrı bir devlet kurma seçeneğine dikkat çekerek aşiretinin güçlerinden oluşan büyük bir askeri geçit töreni düzenleyerek adeta yönetime meydan okudu. Hükümet ie ülke genelindeki ticareti büyük ölçüde etkilemesi beklenen limanın kapatılması karşısında herhangi bir adım atmadı.
Ülkenin doğusundaki Sinkat bölgesinde toplanan kalabalığa seslenen Türk, Egemenlik Konseyi'nde ordu dışında herhangi bir müzakere veya diyalogu kabul etmeyeceğini ve sivil otorite liderliğindeki hükümetin meşruiyetini tanımadığını vurguladı.
 Doğu Sudan bölgesindeki, toplumsal ve siyasi açıdan ağırlıkları olan aşiret grupları, Hudendve aşiret liderinin geçiş hükümeti karşısındaki sert adımlarına şiddetle karşı çıkarak bunun bölgede barış içinde bir arada yaşama etkisi konusunda uyardılar. 
Buna paralel olarak geçiş hükümeti, Doğu Sudan'daki aşiret gruplarıyla iletişim kurmakla görevli bir komite kurdu. Komitenin dün bölgeye gitmesi planlanıyordu. Ancak yaşanan gelişmeler ziyaretin ertelenmesine neden oldu.
 Feshedilen Ulusal Kongre Partisi üyesi Türk, Egemenlik Konseyi Başkanı Abdulfettah el-Burhan ve ordunun geri kalanını sivil hükümeti devirmeye ve ülkede geçici bir askeri konsey oluşturmaya çağırdı. Kendisini daha önce 2010 seçimlerinde Yasama Konseyi'ne aday gösteren Ulusal Kongre Partisi’ne övgüde bulunan Türk,  partinin birçok olumlu yönü olduğunu kaydetti.
Doğu Sudan Yüksek Konseyi adlı oluşuma liderlik eden Türk, geçiş hükümeti ile Devrimci Cephe grupları arasında imzalanan Cuba Barış Anlaşması’nın bölgenin tüm bileşenlerini kapsamadığını belirterek iptal edilmesi çağrısında bulundu.
Türk ayrıca geçiş hükümetinin dağıtılmasını istedi.  Ordunun devrim sürecini iyileştirmek için iktidarı devralmasına karşılık Port Sudan Limanı'nın kapatılmasına son verme ve ulusal yoldaki barikatları kaldırma sözü verdi. 
Sudan hükümeti ise ülkenin doğusundaki krizin çözümünün güvenlik operasyonları ile değil, bölgedeki tüm sosyal ve siyasi bileşenlerin katıldığı bir siyasi denklemle, diyalog yoluyla mümkün olacağını bildirdi.



ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
TT

ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)

Suriye kaynakları Şarku’l Avsat'a, ABD arabuluculuğuyla Suriye'nin güneyindeki Süveyda vilayetinde bir esir takası konusunda görüşmelerin devam ettiğini doğruladı.

İl yönetiminin medya ilişkileri direktörü Kuteyba Azzam, Suriye hükümeti ile Şeyh el-Akl ve Hikmet el-Hicri'ye bağlı "Ulusal Muhafız Kuvvetleri" arasında, esir takası anlaşmasına varılması amacıyla görüşmelerin yapıldığını belirtti.

Medyada yer alan haberlere göre ABD elçisi Tom Barrack'ın ofisi, 2025 yazındaki olaylardan bu yana Şam kırsalında gözaltında tutulan Süveyda'dan 61 sivilin serbest bırakılması karşılığında, Savunma ve İçişleri Bakanlıklarından "Ulusal Muhafızlar" tarafından Süveyda'da tutulan 30 mahkumun teslim edilmesini içeren anlaşmanın sonuçlandırılması için her iki taraftan da onay aldı.

Süveyda Valisi Mustafa Bakur, geçen ay Suriye hükümetinin bu sivilleri aşiret güçlerinden teslim aldığını ve takas ayarlamak üzere gözaltına aldığını duyurdu.

Geçtiğimiz temmuz ayındaki olaylardan dolayı gözaltına alınanların serbest bırakılması, geçen eylül ayında Şam'dan Amerikan ve Ürdün'ün desteğiyle açıklanan "yol haritasının" maddelerinden biridir.


Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.