Seçim için geri sayımın başladığı Irak’ta rekabet giderek kızışıyor

Irak Seçim Komiserliği bir memurunun kayıplara karıştığını ilan etti. Ortak Operasyonlar Komutanlığı seçimlere hile karıştırma girişiminde bulunanları sert cezalarla tehdit etti.

Fotoğraf (Reuters)
Fotoğraf (Reuters)
TT

Seçim için geri sayımın başladığı Irak’ta rekabet giderek kızışıyor

Fotoğraf (Reuters)
Fotoğraf (Reuters)

Irak Bağımsız Yüksek Seçim Komiserliği ile Ortak Operasyonlar Komutanlığı’nın 10 Ekim’de düzenlenmesi planlanan parlamento seçimlerinin güvenliğiyle ilgili yaptığı uyarılara ve Iraklı siyasi liderlerin imzaladığı Seçim Davranış Yönergesi’ne rağmen seçim güvenliğine yönelik tehditler sürüyor.
Seçim Komiserliği, dün yaptığı açıklamada, Bağdat’ta çalışanlarından birinin seçimle ilgili verilerin bulunduğu bir bilgisayarla birlikte kayıplara karıştığını bildirdi. Ortak Operasyonlar Komutanlığı ise seçim sürecine zarar veren veya süreci manipüle edenlere karşı katı önlemler aldığını açıkladı.
Komiserlik, açıklamasında, 1125 numaralı Yusufiye Seçim Merkezi’ne mensup ve ilçedeki oy sayım cihazını güncellemekle görevlendirilen çalışanlarından birinin işini tamamladıktan sonra beraberindeki bilgisayar ve Merkez’e özel flaş bellekle birlikte kayıplara karıştığını belirtti. Komiserlik olayın güvenlik birimlerine intikal ettiğini ifade etti.
Ortak Operasyonlar Komutanlığı ise seçim sürecine zarar veren veya süreci manipüle edenlere karşı katı önlemler aldığını ilan etti. Ortak Operasyonlar Komutanlığı Sözcüsü, yaptığı açıklamada, “Ortak Operasyonlar Komutanlığı seçim sürecinin güvenliği ve her türlü güvenlik ihlalinden korunması için özel güvenlik planları oluşturdu. Bu planlar aynı zamanda oy sandıklarının taşınmasını da içeriyor. Güvenlik güçleri seçimlere zarar verenlerin yasal takibata uğramalarını garanti eden bir plan oluşturdu. Seçim sürecinde kim kaos yayma girişiminde bulunursa tutuklanacak” dedi.
Hafaci, Seçim Komiserliği’nin açıklamasıyla eşzamanlı yaptığı açıklamasında, “Seçmen üzerinde baskı olmasına izin vermeyeceğiz. Seçim süreci için güvenlik uygulamalarının uygulanması yoluyla çalışmalar şimdiye kadar devam ediyor. Silah taşıyan herkese karşı sıkı önlemler olacak. Ortak Operasyonlar, seçim sürecini korumak için tüm tedbirleri ve güvenlik önlemlerini aldığı konusunda bütün vatandaşları temin eder” ifadelerini kullandı. Hafaci ayrıca “seçim sürecine zarar vermenin Irak’ın imajına zarar vermesi anlamına geleceği için” Ortak Operasyonlar Komutanlığı ile Yüksek Yargı Konseyi’nin seçim sürecine zarar verenlere ağır cezalar verilmesi konusunda hemfikir olduğunu vurguladı.
Seçim Komiserliği, 22 Eylül 2021’de tüm Irak genelinde şehirlerde bulunan toplam bin 79 seçim merkezinde 3’üncü ve son seçim simülasyonunu gerçekleştirmeye hazır olduğunu duyurdu. Komiserlik seçimlere hazırlık süreciyle ilgili yaptığı haftalık basın açıklamasında, Komiserliğin 10 Ekim’de düzenlenecek meclis seçimleri hazırlıkları kapsamında 22 Eylül 2021’de tüm Irak genelinde şehirlerdeki toplam bin 79 seçim merkezinde 3’üncü ve son seçim simülasyonunu gerçekleştirmeye hazır olduğunu kaydetti. Açıklamada, söz konusu simülasyonun seçimler için elektronik cihazlar üreten Koreli şirket, Alman araştırma şirketi, Birleşmiş Milletler Seçim Yardım Ofisi, Uluslararası Seçim Sistemleri Ajansı (IFES) ve siber güvenliğin gözetiminde yapılacağı bilgisi paylaşıldı.
Irak'taki İnsan Hakları Strateji Merkezi, Seçim Komiserliği’ne, seçimden önce oy kullanma hakkına sahip seçmenin sayısını açıklaması çağrısında bulundu. İnsan Hakları Strateji Merkezi Başkan Yardımcısı Hazım er-Rideyni, açıklamasında, “Sadece oy kullanma hakkına sahip seçmenler uzun ve kısa vadeli seçim kartı taşıyabilir. 2020 Yılı Seçim Yasası’nın 9. Maddesine göre her ilde 83 seçim dairesi esası üzerine seçim kartını alanların sayısı açıklanmalı ve kayıtlı seçmenlerden kartını almayanlar ise uzaklaştırılmalıdır. Bu yasa, sistem ve işlemler uyarınca bu kişiler oy kullanma hakkına sahip değiller. Seçimlerden sonra katılımcıların sayısı bu esas üzerine hesaplanacak” dedi.
Seçimde aday olan kişilerin yürüttükleri seçim kampanyaları, siyasi liderlerin kendi seçmenlerinin veya rakiplerinin seçmenlerinin olduğu bölgelerde yaşadığı güven krizini gözler önüne seriyor. Bu güven krizinin arkasında ise 2005-2018 arasındaki seçimlerde bu yana uygulanan eski seçim yasası Sainte-Lague’nin aksine yeni seçim yasasının çoklu seçim bölgelerini esas alması bulunuyor.
Erken seçim kararı, Ekim 2019’da patlak veren büyük ayaklanma sonrasında alındı. Halihazırda seçim rekabeti, yeni Seçim Yasası’ndan faydalanmak isteyen yeni siyasi gruplar ile devlet imkanlarına, silaha ve parti gücüne sahip olan geleneksel partiler arasında yaşanıyor. Geleneksel partilerin elindeki bu imkanlar seçime olan güvenirliği tehdit ederken, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) seçim sürecini izlemeleri için Irak’a yüzlerce gözlemci gönderdi.



Kanada, Fransa, Almanya, İtalya ve İngiltere, İsrail'in Lübnan'a karadan düzenleyeceği bir saldırının sonuçları konusunda uyarıda bulundu

İsrail savaş araçları dün Lübnan'ın güneyindeki harap olmuş bir köyden geçiyor (AFP)
İsrail savaş araçları dün Lübnan'ın güneyindeki harap olmuş bir köyden geçiyor (AFP)
TT

Kanada, Fransa, Almanya, İtalya ve İngiltere, İsrail'in Lübnan'a karadan düzenleyeceği bir saldırının sonuçları konusunda uyarıda bulundu

İsrail savaş araçları dün Lübnan'ın güneyindeki harap olmuş bir köyden geçiyor (AFP)
İsrail savaş araçları dün Lübnan'ın güneyindeki harap olmuş bir köyden geçiyor (AFP)

Kanada, Fransa, Almanya, İtalya ve İngiltere dün yaptıkları ortak açıklamada, olası vahim insani sonuçlar göz önüne alındığında, Lübnan'da "büyük bir İsrail kara saldırısının" önlenmesi gerektiğini belirtti.

Beş ülke, "İsrail'in geniş çaplı bir kara saldırısının yıkıcı insani sonuçlar doğuracağını ve uzun süreli bir çatışmaya yol açabileceğini" ifade etti.

İsrail'in kuzeyindeki Yukarı Celile bölgesinde, sınıra yakın bir mevzide kendinden tahrikli bir obüs, güney Lübnan'a doğru top atışları yapıyor (AFP).İsrail'in kuzeyindeki Yukarı Celile bölgesinde, sınıra yakın bir mevzide kendinden tahrikli bir obüs, güney Lübnan'a doğru top atışları yapıyor (AFP).

Açıklamada şu ifadeler yer aldı: "Kara harekatından kaçınılmalıdır; Lübnan'daki insani durum, devam eden kitlesel yer değiştirmeler de dahil olmak üzere, zaten son derece endişe vericidir."

Açıklamada, beş ülkenin Lübnan hükümetinin İran destekli Hizbullah grubunu silahsızlandırma çabalarına verdiği destek teyit edildi.


İsrail, Gazze Şeridi ve Batı Şeria’da 16 Filistinliyi öldürdü

Ez-Zevayide kasabasının girişine yakın bir yerde hedef alınan polis aracı (AFP)
Ez-Zevayide kasabasının girişine yakın bir yerde hedef alınan polis aracı (AFP)
TT

İsrail, Gazze Şeridi ve Batı Şeria’da 16 Filistinliyi öldürdü

Ez-Zevayide kasabasının girişine yakın bir yerde hedef alınan polis aracı (AFP)
Ez-Zevayide kasabasının girişine yakın bir yerde hedef alınan polis aracı (AFP)

Sağlık yetkilileri, İsrail güçlerinin Gazze Şeridi ve Batı Şeria’da 16 Filistinliyi öldürdüğünü açıkladı. Bu, haftalardır kaydedilen en yüksek vefat sayısının görüldüğü günlerden biri olarak kayıtlara geçti. Aynı zamanda İsrail, Lübnan ve İran’a yönelik saldırılarını sürdürdü.

Şarku’l Avsat’ın Reuters’tan aktardığına göre Gazze Şeridi’ndeki sağlık görevlileri ve İçişleri Bakanlığı, ez-Zevayide kasabasının girişine yakın bir yerde gerçekleşen İsrail hava saldırısında bir üst düzey polis yetkilisi ile sekiz kişinin hayatını kaybettiğini bildirdi.

Gazze Şeridi’ndeki Sağlık Bakanlığı, çoğunluğu yoldan geçen kişiler olmak üzere en az 14 kişinin de yaralandığını açıkladı.

Dün sabah saatlerinde ise sağlık yetkilileri, Nuseyrat Mülteci Kampı’na düzenlenen bir başka hava saldırısında, hamile bir kadın ve çocuğunun bulunduğu bir aileden üç kişinin yaşamını yitirdiğini duyurdu.

safrgt
İsrail’in Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Nuseyrat’ta bir eve düzenlediği saldırıda hayatını kaybeden Filistinlilerin cenaze töreninden (Reuters)

İsrail ordusu, dün Gazze’ye düzenlediği saldırının, bir gün önce Hamas mensuplarının İsrail güçlerine ateş açmasına karşılık olduğunu açıkladı.

Ordu, polisin hayatını kaybettiği saldırıya mı yoksa Nuseyrat’taki saldırıya mı atıfta bulunduğunu belirtmedi. İşgal altındaki Batı Şeria’da ise Filistin sağlık yetkilileri, İsrail güçlerinin bir aileden anne, baba ve iki çocuğu araçlarında katlettiğini açıkladı. İsrail ordusu, olayla ilgili inceleme yürüttüğünü bildirdi.

Gazze Şeridi, 7 Ekim 2023’te Hamas önderliğindeki saldırıların ardından patlak veren ve iki yıl süren yıkıcı savaşın ardından geçtiğimiz ekim ayında yürürlüğe giren ateşkesten bu yana tekrarlanan şiddet dalgalarına tanık oldu.

Bölge sakinleri, sağlık görevlileri ve analistlere göre, ABD ile İsrail’in İran’a karşı başlattığı savaşın başlangıcında Gazze Şeridi’ne yönelik saldırılar azalmış, ancak daha sonra yeniden artış göstermeye başlamıştı.

Gazze Şeridi’ndeki sağlık yetkilileri, İsrail’in İran’la savaşın başlamasından bu yana en az 36 Filistinliyi öldürdüğünü açıkladı.

Öte yandan Gazze Şeridi’ndeki Sağlık Bakanlığı, ekim ayındaki ateşkesten bu yana en az 670 kişinin İsrail saldırıları sonucu hayatını kaybettiğini duyurdu. İsrail ise aynı dönemde Gazze’de militanlar tarafından dört askerinin öldürüldüğünü açıkladı.

“Bize doğrudan ateş açıldı”

Batı Şeria’daki Tammun kasabası sağlık yetkilileri, 37 yaşındaki Ali Halid Beni Avde, eşi 35 yaşındaki Vâd ve çocukları 5 yaşındaki Muhammed ile 7 yaşındaki Osman’ın başlarından vurularak öldürüldüğünü, iki çocuğun da yaralandığını açıkladı.

İsrail ordusu, Tammun’da ‘güvenlik güçlerine karşı terör faaliyetlerine karıştıkları’ iddiasıyla aranan Filistinlileri yakalamak için bir operasyon düzenlendiğini duyurdu.

Ordu açıklamasında, “Operasyon sırasında bir araç hızla kuvvetlere doğru ilerledi. Kuvvetler bunu doğrudan bir tehdit olarak görüp ateş açtı. Sonuç olarak, araçtaki dört Filistinli öldü. Olayın ayrıntıları inceleniyor” ifadeleri yer aldı.

Hayatta kalan çocuklardan 12 yaşındaki Halid, Reuters’a verdiği röportajda, annesinin ağladığını ve babasının dua ettiğini duyduğunu, ancak diğer kardeşlerinden hiçbir ses gelmediğini, ardından aracın kurşun yağmuruna tutulmasıyla sessizlik çöktüğünü anlattı.

Halid, “Bir anda doğrudan ateş açıldı. Araçtaki herkes hayatını kaybetti, sadece ben ve kardeşim Mustafa kurtulduk” dedi.

sdfergty
Filistinli Mustafa, dün onları taşıyan araca ateş açan İsrail askerleri tarafından yaralandı; aynı saldırıda anne babası ve iki kardeşi hayatını kaybetti. (AFP)

Halid, askerlerin onu araçtan çıkardıktan sonra kendisine, “Köpekleri öldürdük” dediklerini aktardı.

Filistin Sağlık Bakanlığı, bir Filistinlinin de gece saatlerinde yerleşimciler tarafından düzenlenen bir saldırıda hayatını kaybettiğini açıkladı.

İnsan hakları örgütleri ve sağlık görevlileri, Batı Şeria’daki İsrailli yerleşimcilerin, ABD-İsrail’in İran’a karşı yürüttüğü savaş sırasında uygulanan hareket kısıtlamalarını fırsat bilerek Filistinlilere saldırdıklarını belirtiyor. Ayrıca, askeri kontrol noktalarının ambulansların kurbanlara hızlı ulaşmasını engellediği vurgulanıyor.

Filistin Sağlık Bakanlığı, yerleşimcilerin şubat ayı sonunda başlayan İran savaşıyla birlikte Batı Şeria’da en az beş Filistinliyi öldürdüğünü bildirdi.


Irak, İHA’ların DEAŞ militanlarının kaçmasına neden olabileceğinden endişe ediyor

Tutuklu DEAŞ üyelerinden bir grup (Arşiv-WAA)
Tutuklu DEAŞ üyelerinden bir grup (Arşiv-WAA)
TT

Irak, İHA’ların DEAŞ militanlarının kaçmasına neden olabileceğinden endişe ediyor

Tutuklu DEAŞ üyelerinden bir grup (Arşiv-WAA)
Tutuklu DEAŞ üyelerinden bir grup (Arşiv-WAA)

Irak Adalet Bakanlığı dün, Bağdat Havalimanı yakınlarındaki Ebu Gureyb Hapishanesi'nde tutulan DEAŞ üyelerinin, Amerikan danışmanlarının bulunduğu Victoria üssünün füze ve insansız hava araçlarıyla (İHA) hedef alınması sonucu kaçma olasılığı konusunda uyarıda bulundu.

Şarku’l Avsat'a konuşan bir güvenlik kaynağı, DEAŞ liderlerinin ve mahkumların her bombalamada "Allahu Ekber" diye bağırarak, tıpkı 2013'te olduğu gibi kaçmayı umduklarını açıkladı. Kaynak, "El-Zeytun" istasyonuna yapılan bombalı saldırının ardından cezaevinin elektriğinin kesildiğini de vurguladı.

Öte yandan, Irak Petrol Bakanlığı, Hürmüz Boğazı'nın kapanması ve güneyden yapılan petrol ihracatının tamamen durması nedeniyle Erbil'den, Türkiye'nin Ceyhan limanı üzerinden petrol ihracatına yeniden başlamasını istediğini doğruladı. Ancak Erbil bunu reddetti ve bakanlığın "ihracatla ilgisiz" olarak nitelendirdiği şartlar öne sürdü. Kürt bir yetkili, en önemli talepler arasında silahlı grupların bölgeye yönelik saldırılarının durdurulması ve Bağdat'ın bütçesini kısmasının ardından (2014-2018) bölgenin inşa ettiği boru hattıyla ilgili borçların ödenmesi için mali tazminat sağlanmasının yer aldığını belirtti.