Fransa: Avrupalılar ABD ile ittifakı gözden geçirmeli

Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Yves Le Drian (AP)
Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Yves Le Drian (AP)
TT

Fransa: Avrupalılar ABD ile ittifakı gözden geçirmeli

Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Yves Le Drian (AP)
Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Yves Le Drian (AP)

Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Yves Le Drian, ABD’nin Avustralya’nın Fransa ile imzaladığı anlaşmayı iptal etmesi karşısında Fransa ile istişarede bulunmamasını eleştirdi. Le Drian, Birleşmiş Milletler (BM) 76. Genel Kurulu öncesinde New York'ta düzenlediği basın toplantısında "Konu öncelikle anlaşmanın iptal edilmesi değildir. Elbette (bu anlaşmanın) iptal Fransa için olumsuz. Asıl konu müttefiklerin arasında güvenin kırılmasıdır" dedi.
Le Drian, bu güvenin kırılmasının Avrupalıların arasında "müttefik" ve "ortaklık" kavramları üzerinde düşünmeye, gözden geçirmeye çağırdığını belirtti.
Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Ursula von der Leyen ve AB Konseyi Başkanı Charles Michel'in bu konuda yaptığı açıklamaların endişelerinin AB tarafından paylaşıldığını gösterdiğini aktaran Le Drian, Avrupalıların çok taraflılık konusunda kararlılığını göstermesi ve yolunu çizmesi gerektiğini dile getirdi.
Le Drian, Avustralya'nın imzaladığı sözleşmeyi iptal etmesinin beklenmediği aktardı. Müttefikin "şeffaflık", "konuşmak", "anlatmak" ve "gizlememek" anlamına geldiğini ifade eden Le Drian, yaşanan tüm bu gelişmelerin izah edilmesi gerektiğini ifade eden Le Drian, "Bir konu da Hint-Pasifik stratejisi. Çin'e karşı oldukça çatışmacı olduğunu düşündüğümüz bu yönelim ne anlama geliyor?" diye konuştu.
Çin ile bir rekabetin olduğunu ancak her ülkeye egemenliğini koruduğu bir alternatifin sunulması gerektiğini aktaran Le Drian, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile ABD Başkanı Joe Biden arasında gelecek günlerde bir telefon görüşmesinin gerçekleşeceğini belirtti.
Le Drian, BM 76. Genel Kurulu kapsamında ABD'li mevkidaşıyla bir görüşme planlamadığını kaydetti. Denizaltı projesi konusunda ABD'nin tutumunu "hayal kırıklığı" olarak nitelendiren Le Drian, "Tek taraflılık, öngörememek, müttefike saygı göstermemek geçmişte kaldığını sanıyorduk" dedi.
Le Drian, müttefiklerin arasında bir şeylerin gizlenmemesi gerektiğini belirtti. "Bu olay Avrupalıların da temel çıkarlarını ilgilendiriyor. Bu ABD'nin çıkarlarına aykırı geldiğini anlamına gelmez. Eğer öyleyse birbirimize söylememiz gerekiyor. Avrupalıların temel çıkarları ABD tarafından dikkate alınmalı." ifadesini kullanan Le Drian, Avrupalıların bu konuda ABD ile görüşmesi gerektiğini söyledi.
Le Drian, İran'ın nükleer anlaşması konusunda daha önce verdiği taahhütlerini ihlal etmeye devam ettiğini, bu konuyu Rusya ve Çin ile görüşeceğini dile getirdi.



Sudan, dünyadaki en büyük yerinden edilme sayısını kaydetti

Batı ve güney Sudan'da, Kuzey Darfur ve Güney Kordofan'da kıtlık yayılıyor (AP)
Batı ve güney Sudan'da, Kuzey Darfur ve Güney Kordofan'da kıtlık yayılıyor (AP)
TT

Sudan, dünyadaki en büyük yerinden edilme sayısını kaydetti

Batı ve güney Sudan'da, Kuzey Darfur ve Güney Kordofan'da kıtlık yayılıyor (AP)
Batı ve güney Sudan'da, Kuzey Darfur ve Güney Kordofan'da kıtlık yayılıyor (AP)

UNICEF'in Ortadoğu ve Kuzey Afrika şubesi dün yaptığı açıklamada, Sudan'ın dünyadaki en büyük iç göç dalgasına sahne olduğunu ve 18 eyalette yaklaşık 9,5 milyon insanın yerinden edildiğini belirtti.

Örgüt açıklamasında, yaklaşık üç yıl önce başlayan ordu ve Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) arasındaki çatışmanın yol açtığı savaş, salgın hastalıklar ve kıtlık nedeniyle çocukların insani bir felaketten muzdarip olduğunu vurguladı.

Birleşmiş Milletler'e göre Nisan 2023'te başlayan çatışma, ülke içinde ve dışında 12,5 milyondan fazla insanı yerinden etti; bunların 4 milyonu komşu ülkelere sınır geçmek zorunda kaldı. UNICEF, Sudan'daki duruma çözüm bulmak için daha fazla medya desteğine ve fonlamaya ihtiyaç duyulduğunu vurguladı.

Öte yandan, AB'nin dış politika şefi Kaja Kallas dün, AB'nin HDK ve ordunun unsurlarını hedef alan yeni yaptırımları onayladığını duyurdu. Kallas, "Bu önlemler tek başına savaşı sona erdirmeyecek, ancak sorumlular için maliyeti artıracaktır" ifadelerini kullandı.


Trump, İran'a yönelik olarak savaş gemilerini kullanmak zorunda kalmayacağını umuyor

Trump, eşi Melania hakkındaki bir belgeselin gösterimi sırasında konuşuyor (AP)
Trump, eşi Melania hakkındaki bir belgeselin gösterimi sırasında konuşuyor (AP)
TT

Trump, İran'a yönelik olarak savaş gemilerini kullanmak zorunda kalmayacağını umuyor

Trump, eşi Melania hakkındaki bir belgeselin gösterimi sırasında konuşuyor (AP)
Trump, eşi Melania hakkındaki bir belgeselin gösterimi sırasında konuşuyor (AP)

ABD Başkanı Donald Trump dün, İran'a karşı askeri harekatın önlenebileceği umudunu dile getirirken, Tahran ile olası bir nükleer anlaşma konusunda daha fazla görüşme yapma olasılığını dışlamadığını belirtti.

Trump, eşi Melania hakkındaki bir belgeselin galasında gazetecilere yaptığı açıklamada, "İlk dönemimde orduyu güçlendirdim ve şimdi İran denen yere doğru giden bir grup savaş gemimiz var ve umarım onları kullanmak zorunda kalmayız" dedi.

Tahran ile görüşme olasılığına ilişkin olarak ise "Bunu daha önce de yaptım ve yapmayı planlıyorum. Evet, şu anda İran'a doğru seyreden çok sayıda çok büyük ve çok güçlü gemimiz var ve bunları kullanmak zorunda kalmasak harika olurdu" ifadelerini kullandı.


İranlı reformist lider Mir-Hüseyin Musevi siyasi değişim istedi

Reformcu medya kuruluşları tarafından yayınlanan yeni bir fotoğrafta Mir-Hüseyin Musevi ve eşi Zehra Rahneverd görülüyor.
Reformcu medya kuruluşları tarafından yayınlanan yeni bir fotoğrafta Mir-Hüseyin Musevi ve eşi Zehra Rahneverd görülüyor.
TT

İranlı reformist lider Mir-Hüseyin Musevi siyasi değişim istedi

Reformcu medya kuruluşları tarafından yayınlanan yeni bir fotoğrafta Mir-Hüseyin Musevi ve eşi Zehra Rahneverd görülüyor.
Reformcu medya kuruluşları tarafından yayınlanan yeni bir fotoğrafta Mir-Hüseyin Musevi ve eşi Zehra Rahneverd görülüyor.

2011'den beri ev hapsinde bulunan İranlı reformcu lider Mir Hüseyin Musevi, İslam Cumhuriyeti'ndeki mevcut yetkililere iktidardan çekilmeleri çağrısında bulunarak, son protestoların yaygın bir şekilde bastırılmasını "büyük bir suç" ve İran tarihinin "kara bir sayfası" olarak nitelendirdi. Musevi, kapsamlı bir anayasa referandumu yoluyla ve herhangi bir yabancı müdahale olmaksızın siyasi değişim talep etti.

Musevi, resmi internet sitesinde yayınladığı sert açıklamada, “İran milletinin uzun tarihine karanlık bir sayfa daha eklendi” diyerek, “yaşananların boyutları her geçen gün daha da korkunç hale geliyor” ve yaşananları “halkımıza karşı bir ihanet ve büyük bir suç” olarak nitelendirdi. “Evler yas içinde, sokaklar yas içinde, şehirler ve köyler yas içinde” diyen Musevi, yaşananların “on yıllarca, hatta yüzyıllarca hatırlanacak bir felaket” olduğunu ifade etti.

Musevi, İranlı yetkililere hitaben, “İnsanlar bu rejimi istemediklerini ve yalanlarınıza inanmadıklarını hangi dilde söyleyecekler? Yeter artık. Oyun bitti” dedi. Rejimi politikalarıyla “yabancı müdahaleye zemin hazırlamakla” suçlayan Musevi, sözlerine şöyle devam etti: “Siz halka sadık olanları ezerken ve insan haklarını savunmak için en ufak bir doğru sözü bile engellerken, yabancı müdahaleye kırmızı halı seriyordunuz.”

Mousevi, yetkililerin "ülkenin krizlerinin hiçbirine çözüm bulamadığını" vurgulayarak, "halkın talepleri karşılanana kadar tekrar protesto etmekten başka seçeneği olmadığını" belirtti. "8 ve 9 Ocak trajedisini tekrarlayamazsınız," diyen Musevi, "ordu ve güvenlik güçlerinin er ya da geç, belki de daha da erken, baskı yükünü taşımaya devam etmeyi reddedeceğini" öngördü.

Musevi, silahlı ve güvenlik güçlerine “silahlarını bırakmaları” ve “iktidardan çekilmeleri” çağrısında bulunarak şunları söyledi: “Silahlarınızı bırakın ve iktidardan çekilin ki, milletin kendisi bu ülkeyi özgürlüğe ve refaha doğru yönlendirebilsin.”

Krizden çıkış yolu konusunda Musevi, üç ilkeye dayalı olarak tüm siyasi yönelimleri kapsayan geniş bir ulusal cephe oluşturarak anayasa konusunda referandum yapılmasını önerdi: yabancı güçlerin müdahale etmemesi, iç baskının reddedilmesi ve barışçıl demokratik geçiş. Kalıcı barış ve güvenliğin sağlanmasının ve ülkenin iktidardaki baskının kötülüklerinden kurtarılmasının ancak halkın iradesiyle ve herhangi bir yabancı müdahale olmaksızın mümkün olabileceğini vurguladı.

Musevi, açıklamasını "özgür ve müreffeh bir İran" için dua ederek sonlandırdı ve "özellikle yükselen yeni nesli için İran'ın şan ve esenliği" umudunu dile getirdi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Musevi, Humeyni'nin ölümünden sonra Yüksek Lider olan Ali Hamaney'in başkanlığı döneminde 1981'den 1989'a kadar başbakanlık yaptı.

Musevi, aday olduğu 2009 cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ardından yaşanan protesto hareketinde önemli bir rol oynadı. Daha sonra eşi Zehra Rahneverd ile birlikte ev hapsine alındı; bu karar, yaygın insan hakları eleştirilerine konu olmaya devam ediyor.

İnsan hakları örgütleri, bu protestolar sırasında binlerce kişinin öldürüldüğünü doğruladı, ancak toplam sayının on binlerce kişiye ulaşmış olabileceği ihtimalini de göz ardı etmiyorlar.