Şarkul Avsat Türkçe https://turkish.aawsat.com Şarkul El-Avsat gazetesi dünyaca en ünlü günlük Arapça gazetesi sayılır. Farklı dört kıtada bulunan 12 şehirde aynı anda basılmaktadır. http://feedly.com/icon.svg

Tahran’ın nükleer müzakerelere yeniden başlama şartı: Yaptırımların kaldırılması

Tahran’ın nükleer müzakerelere yeniden başlama şartı: Yaptırımların kaldırılması

Salı, 21 Eylül, 2021 - 10:30
İran Atom Enerjisi Kurumu (IAEA) Başkanı Muhammed İslami, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı'nın (UAEA) dün Viyana'da düzenlediği yıllık konferansında konuşma yapıyor (AFP)

İran Atom Enerjisi Kurumu (IAEA) Başkanı Muhammed İslami, nükleer müzakere masasına dönüşü yaptırımların kaldırılmasına bağladı. Hem Tahran ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) arasındaki iş birliği düzeyini savunan hem de UAEA’nın İran'ın nükleer tesislerine yönelik saldırılara yanıt vermedeki ‘durgunluğunu’ eleştiren İslami, kendi deyimiyle ‘barışçıl nitelikteki’ nükleer tesislere yönelik saldırıların yasaklanması çağrısında bulundu.

Dün UAEA’nın Viyana'daki yıllık genel konferansında yaptığı konuşmada, UAEA’nın tüzüğü mucibince üye devletlere barışçıl nükleer faaliyetler geliştirmelerinde ‘ayrımcılık ve siyasileştirme olmaksızın’ yardımcı olması gerektiğini söyleyen İslami, Kapsamlı Ortak Eylem Planı'nın (KOEP/nükleer anlaşma) İran nükleer programının ilerleyişi önündeki engelleri kaldırmayı amaçladığını belirtti.

Anlaşmayı ‘bariz bir iyi niyet örneği’ olarak değerlendiren İslami, UAEA’yı İran dosyasını ele aldığı sırada siyasileştirmeden kaçınmaya, bağımsızlığı, tarafsızlığı ve profesyonelliği muhafaza etmeye çağırdı.

İran’ın müzakerelerin geleceğine ilişkin tutumunu ve yaptırımların kaldırılması taleplerini yineleyen İslami, şöyle söyledi:

“Maksimum baskı politikası başarısız oldu. ABD hükümetinin tek taraflı yaptırımlara ve uluslararası hukuka saygıya olan bağımlılığını bırakmaktan başka seçeneği yok. ABD’nin kapsamlı ekonomik yaptırımları sürekli olarak artırması, üç Avrupa ülkesinin ve Avrupa Birliği'nin (AB) taahhütleri yerine getirme yönünde pratik adımlar atmamasından yaklaşık iki buçuk yıl sonrasında, İran parlamentosu 2 Aralık 2020'de bir yasa çıkardı. Hükümet, anlaşma tarafları uyumsuzluğa devam ettiği için, anlaşma teminatlarının ötesindeki tüm doğrulama ve izleme faaliyetlerini yasanın yürürlüğe girmesi ardından iki ay içerisinde askıya almak zorunda kaldı. Şimdi ise ABD için yanlış politikalarını düzeltme, tüm yaptırımları uygulanabilir ve doğrulanabilir bir şekilde kaldırma zamanı. Yeni hükümet, İran halkına yönelik haksız baskıları ve yaptırımları kaldırmayı amaçlayan verimli müzakereler istiyor.”

Kendi deyimiyle ‘barışçıl nitelikteki’ tesislere yönelik herhangi bir saldırının yasaklanmasını talep eden İslami, “Barışçıl amaçlarla kullanılan bir nükleer tesise saldırı uluslararası hukuka aykırıdır. Barışçıl nükleer tesislere yapılan tüm silahlı saldırılar açıkça yasaklanmalı” ifadelerine başvurdu. Kendi deyimiyle Birleşmiş Milletler (BM) ve UAEA’nın nükleer tesislere karşı ‘terörist eylemlerini’ ele almadaki ‘durgunluğunu’ da eleştirdi.

Natanz’daki uranyum zenginleştirme tesisi Haziran 2020 ve Nisan 2021'de tarihlerinde iki farklı saldırıya maruz kalmıştı. Geçtiğimiz Haziran ayında Kerec’deki üçüncü bir santrifüj montaj tesisi bir drone ile hedef alınmış ve bir patlama meydana gelmişti. Aynı zamanda İsrail Dış İstihbarat Servisi Mossad, İran'ın nükleer beyni olarak bilinen İran Savunma Bakan Yardımcısı Muhsin Fahrizade’ye suikast düzenlemişti.

ABD’nin Mayıs 2019’da çekildiği nükleer anlaşma taahhütlerini terk etme yolunun yeni bir resmini sunmaya çalışan İslami’nin değindiği söz konusu yasa, ABD Başkanı Joe Biden göreve geldiği dönemde yürürlüğe girmişti. Ancak İslami, İran'ın eski Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani döneminde nükleer taahhütlerini durdurduğunu açıkladığı altı aşamaya değinmedi.

İsrail'in ‘gizli nükleer silah programı’ konusundaki endişelerini dile getirirken Orta Doğu'yu ‘nükleer silahlardan arınmış bir bölge’ ilan etmek için 1974'teki Şah rejimine dayanan bir diplomatik girişimden bahseden İslami, “Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Antlaşması’nın (NPT) gözden geçirilmesinin 1995'teki kabulüne ve diğer eylem planlarının 2009 ve 2010 yıllarında kabul edilmesine rağmen, bu rejimin ve nükleer tesislerin faaliyetleri, UAEA’nın kapsamlı güvenceler anlaşmasına tabi değildir. Barışçıl nükleer tesislere karşı terörist faaliyetler kaydedildi, nükleer bilim adamlarına suikast düzenlendi, bölgenin istikrar ve güvenliği ve NPT tehdit edildi” vurgusunda bulundu. 


Editörün Seçimi

Multimedya