İsrail merkezli yaklaşık 40 hareket ve sivil toplum kuruluşu, İsrail-Filistin barışı sorununu ve iki devletli çözümü yeniden ön plana çıkaran kitlesel bir kampanya başlatma kararı aldı. Bu adım, İsrail Başbakanı Naftali Bennett ve bakanların, şuan barış sürecini yeniden başlatmayı uygun görmediklerini açıkça söyleyerek Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas ile görüşmeyi reddettiklerini açıklamalarına yanıt olarak atıldı.
Bahsi geçen kuruluşlar, her kuruluşun ülkenin barış için her gün tanık olduğu bağımsız olarak gerçekleştirdikleri ilgili diğer faaliyetleriyle birlikte önümüzdeki Cuma günü, ülke çapında bir gösteri düzenlemeyi kararlaştırdılar. Bu çerçevede İsrail merkezli ‘Kadınlar Barıştırır’ adlı sivil toplum hareketi, Yahudiler Arş Bayramı’na denk gelen Çarşamba günü (yarın) çok sayıda Yahudi ve Arap kasabasıyla kavşaklarda gösteriler düzenlemeye karar verdi. Hareket, kadınları dünyanın çeşitli bölgelerinde kalıcı barışın anahtarı olarak gören Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin (BMGK) 31 Ekim 2014 tarihinde kabul edilen 1325 sayılı kararının ruhuyla çalıştığını söyledi. BMGK kararına, kadınların siyasi kararlara katılımını teşvik etmek amacıyla hükümetler için bir başvuru programı da eşlik etmişti. Hareket, İsrail hükümetinin kararı uygulamaktan kaçındığını, Filistinlilerle barış fikrinden uzaklaştığını ve sivillerin yaşadığı yerlerin yakınlarındaki şiddetli çatışmalar karşısında başını kuma gömdüğünü belirtti.
Yine İsrail merkezli sivil toplum kuruluşu Peace Now (Barış Hemen Şimdi) Hareketi de yarın İsrail halkı için Doğu Kudüs’ün Silvan beldesinde yer alan Batın El-Hava Mahallesi'nde üç saat sürecek bir yürüyüş düzenleyecek. Batın El-Hava Mahallesi'nde Filistinlilerin evlerinden çıkarılıp yerlerine Yahudi yerleşimcilerin geçtiği büyük bir Yahudileştirme süreci yaşanıyor. Hareket, önümüzdeki Pazar günü de Batı Şeria'nın Nablus kentindeki yerleşim birimlerinde altı saat sürecek bir yürüyüş daha yapılması çağrısında bulundu. Göstericiler burada Filistinlilerle bir araya gelerek, onlara yerleşim birimlerinin nasıl kurulduğunu ve İsrail yönetiminin yerleşimcilerin saldırgan faaliyetlerini ne ölçüde desteklediğini açıklayacaklar. Bu faaliyetler, yerleşimcilerin kamuoyunda kendi fikirlerini yaymak, halkı kendilerinin ‘haklı’ olduklarına ikna etmek ve onları yerleşim yerlerine taşınmaya davet etmek için düzenlediği gezilere yanıt olarak gerçekliyor.
En büyük gösteri ise önümüzdeki Cuma günü, “Birlikte barışı yeniden gündeme getiriyoruz. İsrail-Filistin barışının zamanı geldi’ başlığı altında kuzeyde Kibbutz Nahtun'un avlusunda yapılacak.
Gösteri çağrısında şu ifadeler yer aldı:
“İsrail-Filistin çatışması yanı başımızda kalmaya devam ediyor ve hiçbir yerde son bulmuyor. İki halk olarak bedelini biz ödüyoruz. Bize barışı getirecek kimse yok. Liderlerin uyanmasını bekleyecek zamanımız da yok. Bu acil bir durum. Çünkü bu mesele bizim hürriyetimize ve kanımızın akmasına mal oluyor. Halk tabanında barış, liderlere ilham verir ve onları iyi bir şeyler yapmaya teşvik eder.”
Çağrıyı yapan sivil toplum kuruluşları arasında, Barış Hemen Şimdi, İsrail Barış Örgütleri Forumu, Kadınlar Barıştırır, İnsan Hakları Güvercinleri, Barış ve Eşitlik için Demokratik Cephe (HADAŞ), sol eğilimli Meretz (Güç) Partisi, Savaş Yerine Umut Hareketi, Sikkuy Derneği, İsrailli ve Filistinli Yas Tutan Aileler Forumu, İsrail ordusu askerleri tarafından kurulan Shovrim Shtika (Sessizliği Bozmak) adlı sivil toplum kuruluşu, Barış için Savaşanlar, İbrahim Girişimi, Yan Yanayız Derneği, solun değerleri ve aşırı sağa karşı mücadele için sosyal ağlarda faaliyet gösteren sol eğilimli Mehzekim Hareketi ve diğer bazı kuruluşlar yer alıyor.
Öte yandan Ortak Arap Listesi milletvekilleri, ABD Dışişleri Bakanı Anthony Blinken'a bir mektup gönderdiler. Mektupta, ‘Filistinlilere karşı tehlikeli adımlar attığını’ belirttikleri önceki ABD yönetimi tarafından İsrailli aşırı sağcı grupları ve hedeflerini tatmin etmek için kapatılan Doğu Kudüs'teki sadece Filistinlilere hizmet veren başkonsolosluğun yeniden açılmasını talep ettiler. Milletvekilleri, Konsolosluğun kapatılmasına, İsrail hükümeti tarafından başlatılan yasadışı ilhak girişiminin teşvik edilmesine ve Filistinlilerin yaşamlarını ve Filistin halkının kaderini kontrol etmeye inanan Büyük İsrail fikrine verilen desteğin eşlik ettiğine işaret ettiler. Aynı zamanda Konsolosluğun kapatılmasının ABD’nin İsrail Büyükelçiliği'nde kendilerine işlemleri için bir ofis tahsis edilen Filistin halkının statüsünün gerilemesine neden olduğunun altını çizdiler. Atılan bu adımlar sadece Filistinli liderler ve halk tarafından değil, aynı zamanda iki taraf arasında adil ve kalıcı bir barışa gerçekten inanan İsrailliler tarafından da reddedildi.
Söz konusu mektubu, Başbakan Naftali Bennett ve İsrail hükümetinin konsolosluğun açılmaması taleplerinin ardından gönderen milletvekilleri, her iki taraf için ayrı diplomatik misyonlar kurulması, Doğu Kudüs'ün bağımsız Filistin Devleti'nin başkenti olarak tanınması ve işgale son verilmesi anlamına gelen eşitliğin sağlanmasının bir gerekliliği olduğunu vurguladılar. Milletvekilleri, sembolik de olsa bu adımın atılmamasının, ABD yönetimine olan güveni sarsacağı ve Ortadoğu'da barış talebinin, kararlılık, barış içinde bir arada yaşama ve hukukun üstünlüğü gibi küresel öz ilkelerden ziyade İsrail'in iç politikasına tabi olacağına dair bir mesaj olarak hizmet edeceğini belirttiler.
İsrailli STK’lar barış sürecini canlandırmaya çalışıyor
Ortak Arap Listesi milletvekilleri, Blinken’dan Kudüs'te sadece Filistinlilere hizmet veren başkonsolosluğun tekrar açılmasını talep ettiler
Filistinli göstericiler, yasadışı yerleşim birimlerini reddeden ülkelerin bayraklarını Batı Şeria'daki bir yerleşim bölgesi yakınların diktiler (AFP)
İsrailli STK’lar barış sürecini canlandırmaya çalışıyor
Filistinli göstericiler, yasadışı yerleşim birimlerini reddeden ülkelerin bayraklarını Batı Şeria'daki bir yerleşim bölgesi yakınların diktiler (AFP)
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة

